Pazar, Mayıs 31, 2026
ideo
  • Anasayfa
  • Türkiye
  • Dünya
  • Yazı
ideo
  • Anasayfa
  • Türkiye
  • Dünya
  • Yazı
No Result
View All Result
ideo
No Result
View All Result

13. yıldönümünde Gezi Direnişi

ideo ideo
31 Mayıs 2026
Gündem, Manşet, Türkiye
13. yıldönümünde Gezi Direnişi

Türkiye tarihinin en büyük direnişi olan Gezi Direnişi’nin üzerinden 13 yıl geçti. AKP iktidarına karşı verilen ve yankıları günümüze değin süren Gezi Direnişi nasıl ortaya çıktı ve gelişti?

  • 2011 yılında, Genel Seçimler öncesinde dönemin Başbakanı Recep Tayyip Erdoğan, “ustalık dönemi projesi” olarak Taksim Yayalaştırma Projesi’ni ilan etti. Bu projeye göre Taksim’de trafik yeraltına alınacak, meydandaki otobüs durakları kaldırılacak ve en önemlisi de 1939 yılında yıkılan ve yerine Gezi Parkı açılan Selimiye Topçu Kışlası “ihya” edilecekti. Yapılacak yeni kışla binasının alışveriş merkezi (AVM), otel veya rezidans olarak kullanılabileceği açıklandı. 2012 yılı boyunca Taksim Dayanışması Platformu, projeye karşı ufak çaplı eylemler organize ederek bir direniş örmeye çalıştı. 
  • 2013 yılı başında İstanbul 2 Numaralı Kültür Varlıkları Koruma Bölge Kurulu, Topçu Kışlası projesi için ret kararı verdi. Erdoğan 4 Şubat 2013’te ret kararına ilişkin “Üst Kurul Topçu Kışlası’nı reddetmiş. Biz reddi reddedeceğiz, Topçu Kışlası’nı yapacağız” ifadesini kullanarak hukuku tanımayacağını açıkça belirtti.
  • 27 Mayıs 2013’te gece saatlerinde kurulun ret kararına rağmen Gezi Parkı’nda ağaçlar sökülmeye başlandı. Parkta toplanan Taksim Dayanışması üyeleri söküm işlemine karşı direnmeye başladı. Bundan 1 gün sonra polis Gezi Parkı’ndaki direnişçilere saldırdı, çadırlar söküldü. Saldırının ardından dozer ve kepçeler yeniden çalışmaya başladı. Taksim Dayanışması bir metin yayımlayarak halkı Gezi Direnişi’ne destek vermeye çağırdı. 29 Mayıs sabahında polis saldırısı tekrarlandı, ancak öğlene doğru bu saldırıda direnişçiler tarafından püskürtüldü. Aynı gün içerisinde yapılan 3. Köprü temel atma töreninde Erdoğan, Topçu Kışlası Projesi için “Biz kararımızı verdik, yapacağız” dedi.
  • 30 Mayıs sabahı polis saldırısı bu sefer biber gazı ve plastik mermilerle tekrarlandı. Protestolar, Gezi Parkı’ndan taşarak Taksim çevresine yayıldı, direnişçilerle polisler arasında çatışma yaşandı.
  • 31 Mayıs sabahında polis, Gezi Parkı’na yine baskın düzenledi, polisler tarafından parkta direnişçilere ait çadırlar ateşe verildi, parkın etrafı bariyerlerle çevrildi. Bütün gün boyunca polis, Taksim genelinde direnişçilere sert bir şekilde saldırdı. Aynı gün içerisinde İstanbul 6. İdare Mahkemesi, Topçu Kışlası’nın yapımına onay veren kararı iptal etti. 
  • 31 Mayıs’ta eylemler ülke geneline yayılmaya, 1 Haziran’da ise kitleselleşmeye başladı. 31 Mayıs’ı 1 Haziran’a bağlayan gece Kadıköy’den Boğaziçi Köprüsü’nü geçerek Barbaros Bulvarı’na yürüyenlere ve Ankara’da Kızılay Meydanı’nda toplanan direnişçilere polis müdahale etti. Taksim Meydanı’nı ise polis gün içerisinde terk etmek zorunda kaldı. 1 Haziran akşamı Dolmabahçe’deki Başbakanlık Çalışma Ofisi etrafında polisle direnişçiler çatıştı. 1 Haziran günü boyunca İçişleri Bakanlığı verilerine göre 48 ilde 90’dan fazla gösteri gerçekleşti. 31 Mayıs-1 Haziran eylemlerinde ülke genelinde polisle çatışmalar yaşandı ve çok sayıda gözaltı gerçekleşti.
  • Gezi Direnişine başta Çarşı olmak üzere taraftar grupları da aktif bir şekilde katıldı. Fenerbahçe-Galatasaray-Beşiktaş taraftarları kimi eylemlere ortak kortej oluşturarak dahil oldu. Özellikle Çarşı, direnişin tamamında aktif bir şekilde yer aldı. Gezi Direnişi’nden sonra Çarşı hakkında açılan dava 10 yıl sürdü. Davada yargılanan 35 kişi, 10 yıllık yargılamanın sonunda beraat etti.
  • Direnişe pek çok sanatçı da hem Gezi Parkı’nda bulunarak hem de Taksim Dayanışması Platformu içinde yer alarak aktif bir şekilde destek verdi. O sırada Bloomberg’de yayımlanan Kelime Oyunu yarışmasının sunucusu Ali İhsan Varol, yarışmada sorduğu sorularla “Gezi propagandası” yaptığı gerekçesiyle kanaldan ayrılmak zorunda bırakıldı.
  • Recep Tayyip Erdoğan, 2 Haziran günü Kağıthane’de yaptığı bir konuşmada “Biz birkaç çapulcunun o meydana gelip insanımızı yanlış bilgilendirmek suretiyle tahrik etmesine pabuç bırakmayız” diyerek Gezi direnişçileri için “çapulcu” ifadesini kullandı. Gezi direnişçileri bu ifadeyi benimsedi ve yaygın bir şekilde kullanıldı.
  • 1 Haziran günü Kızılay’daki eylemler sırasında Ethem Sarısülük, polis Ahmet Şahbaz’ın silahından çıkan kurşunla başından ağır yaralandı. Sarısülük’ün beyin ölümü 13 Haziran’da gerçekleşti. 2 Haziran’da ise İstanbul 1 Mayıs Mahallesi’nde yol kapama eylemi sırasında bir arabanın çarpıp kaçtığı 19 yaşındaki Mehmet Ayvalıtaş hayatını kaybetti. 2 Haziran’ı 3 Haziran’a bağlayan gece Eskişehir’de Ali İsmail Korkmaz, polislerden kaçarken girdiği bir sokakta pusu kuran polisler ve AKP destekçisi paramiliter gruplarca öldüresiye dövüldü. Gittiği hastanede müdahale edilmeyen Ali İsmail Korkmaz beyin kanaması geçirdi, 38 gün komada kaldı ve 10 Temmuz 2013’te hayatını kaybetti. 3 Haziranda da Abdullah Cömert, Hatay’da polis tarafından yakın mesafeden başına sıkılan gaz kapsülü nedeniyle hayatını kaybetti. 
  • 3 Haziran günü Erdoğan, Devlet Konukevi’nde düzenlediği basın toplantısında “Türkiye’de evlerinde zor tuttuğumuz bir yüzde 50 var” ifadesini kullanarak halkı karşı karşıya getirme imasında bulundu.
  • 3 Haziran’da polislerin sert müdahalesinden dolayı bir grup direnişçi Dolmabahçe’deki Bezm-i Alem Valide Sultan Camisi’ne sığındı, yaralananlara burada ilkyardım yapıldı. Bunun üzerine Anadolu Ajansı, Doğan Haber Ajansı ve Sabah gazetesiyle beraber Fethullahçı medyadan Samanyolu TV ve Cihan Haber Ajansı tarafından “Camide bira içildi” yalanı servis edilmeye başlandı. Caminin müezzini Fuat Yıldırım bu iddiaları yalanladı. Ancak Erdoğan bu yalanı tekrarlamaya devam etti. AKP Meclis Grup toplantısında yaptığı konuşmada Erdoğan “Ayakkabılarla caminin içine gireceksiniz, orada içeceksiniz ve bu ülkenin dini mabetlerine karşı bu saygısızlığı yapacaksınız. Ne adına? Çevre adına. Caminin müezzinini tehdit edeceksiniz, farklı şekilde konuşturacaksınız, ondan sonra böyle bir şey olmadı. Ne olmadı ya, bütün görüntüler elimizde. Ve cuma günü bu görüntüleri arkadaşlarımıza vereceğiz” ifadelerini kullandı. Ancak geçen yüzlerce cumaya karşın görüntüler hiçbir zaman verilmedi.
  • 5 Haziran günü Taksim Dayanışması heyeti, dönemin Başbakan Yardımcısı Bülent Arınç’la görüştü. Heyet, Gezi Parkı’na ilişkin 7 maddelik bir talep listesini Arınç’a sundu.
  • 6 Haziran günü Adana’daki eylemlere müdahale ederken Komiser Mustafa Sarı inşaat halindeki alt geçitten düşerek hayatını kaybetti. Bu sefer de Sarı’nın alt geçitten direnişçiler tarafından aşağıya itildiği yalanı ortaya atıldı. Ancak bu yalan Mustafa Sarı’nın ağabeyi Adem Sarı tarafından yalanlandı. Sonraki günlerde Adana’da Gezi eylemlerinde Mustafa Sarı için anma törenleri düzenlendi.
  • 7 Haziran günü AKP Meclis Grup toplantısında konuşan Erdoğan, “Çok önemli bir yakınımın gelinini yerlerde sürüklediler” ifadesini kullandı. Erdoğan bu ifadeyi kullandıktan sonra dönemin Bahçelievler Belediye Başkanı Osman Develioğlu’nun eşi Zehra Develioğlu, Star gazetesinden Elif Çakır’a bir röportaj verdi. Develioğlu röportajında Kabataş’ta yanında bebeği de varken belden yukarısı çıplak, ellerinde deri eldivenler, başlarında siyah bandanalar bulunan 70-100 kişilik bir direnişçi grubun kendisini 52 saniye boyunca dövdüğünü, kendisine küfürler ettiklerini ve üzerine idrarlarını yaptığını iddia etti. Bu röportajdan sonra Elif Çakır, röportajda yazılanların mobese kayıtlarında olduğunu iddia etti. Ancak sonradan yayımlanan görüntülerle bunun yalan olduğu ortaya çıktı. Yalan olduğu sonradan belli olan bu iddiaları Elif Çakır’la beraber İsmet Berkan, Balçiçek İlter, Aslı Aydıntaşbaş, Abdülkadir Selvi, Nagehan Alçı, Nihal Bengisu Karaca, Sevilay Yılman ve bu isimlere ek olarak başta Zaman gazetesi olmak üzere dönemin Fethullahçı medyası da tekrarladı. Erdoğan da Kabataş yalanını “Benim başörtülü kızlarıma, başörtülü bacılarıma saldırdılar” ifadesini kullanarak tekrarladı.
  • 9 Haziran’da Taksim Dayanışması Platformu, Taksim’de bir büyük miting düzenledi. 11 Haziran’da Taksim’de polis direnişçilere sert müdahale başlattı. Akşama doğru polis müdahalesi yine püskürtüldü. 
  • Hükümetten “Gezi Parkı için referandum yapılabilir” açıklaması geldi. Taksim Dayanışması, açıklamaya tepki gösterdi. Ardından 12 Haziran’da Taksim Dayanışması heyeti, çeşitli meslek odalarının heyetleriyle beraber Erdoğan’la görüştü. Heyet üyelerinin açıklamalarına göre Erdoğan heyette yer alan sanatçıların sözünü kesti, bazılarına söz vermedi, tokalaşmadan odayı terk etti.
  • 15 Haziran’da Taksim Dayanışması, talepler karşılanıncaya değin direnişin devam etmesi kararına varıldığını açıkladı. Erdoğan da Sincan’da yaptığı konuşmada, “Yarın İstanbul mitingimiz var. Taksim Meydanı boşaldı boşaldı. Boşalmadığı takdirde artık bu ülkenin güvenlik güçleri orayı boşaltmayı bilir” dedi. Bu konuşmadan kısa bir süre sonra polis, Gezi Parkı’ndaki direnişçilere müdahale etmeye başladı ve polis, müdahale sonucunda parkı boşalttı. Polisin direnişçilere kimyasal içerikli tazyikli su sıktığı ortaya çıktı. Gezi Parkı’nın boşaltılmasının ardından diğer pek çok parkta “Park Forumları” yapılmaya başlandı.
  • 16 Haziran’da 15 yaşındaki Berkin Elvan, Okmeydanı’nda polisin attığı gaz kapsülünün başına isabet etmesi sonucunda ağır yaralandı. 270 gün komada kalan Berkin Elvan, 11 Mart 2014’te hayatını kaybetti. 
  • 22 Haziran ve 29 Haziran tarihlerinde Taksim Dayanışması’nın Taksim’de düzenlediği mitinge polis müdahalede bulundu ve müdahale sonucunda miting dağıtıldı. 8 Temmuz’da Gezi Parkı, polis tarafından bir kez daha boşaltıldı ve kapatıldı.
  • Gezi Direnişi sırasında Türk bayrağı satarak simge isimlerden biri haline gelen ve “Bayrakçı Ali” diye anılan Ali Sarıçiçek, 6 Temmuz 2013’te İstiklal Caddesi’nde bayrak satarken polislerce darp edilerek gözaltına alındı, ardından da tutuklandı. Sarıçiçek, tepkiler üzerine tutuklandıktan 8 gün sonra serbest bırakıldı.
  • 6 Temmuz’daki polis müdahalesi sırasında Talimhane’de bu sefer de direnişçileri hedef alan “palalı saldırgan” ortaya çıktı. “Palalı Sabri” olarak bilinen Sabri Çelebi hakkında sonradan “Kadınları istismar etmek için ağ kurmak ve yönetmek, insan kaçakçılığı yapmak” suçlamasıyla açılan davada 248 yıla kadar hapis cezası talep edildi. Çelebi, bu davadan beraat etmesinden kısa bir süre sonra 2 Şubat 2024 tarihinde uğradığı silahlı saldırıda öldürüldü.
  • Gezi Direnişi’ne yanıt olarak AKP de “Milli İradeye Saygı” mitingleri düzenlemeye başladı. 23 Haziran’da Erzurum’daki mitingde konuşan Erdoğan “Yurtdışından döndüm baktım hala ordalar. Tahammül sınırım aşıldı. İçişleri Bakanı’ma ‘24 saat içinde orayı temizleyeceksiniz’ dedim. ‘Ardından da parkı temizleyeceksiniz’ dedim. ‘Polise talimatı kim verdi?’ diyorlar. Ben verdim, evet ben verdim” ifadesini kullandı. Ardından Polis Akademisi mezuniyet töreninde konuşan Erdoğan bu sefer de “Polisimiz bir kahramanlık destanı yazmıştır” ifadesini kullandı.
  • Direniş boyunca AKP ve Fethullahçılar ortak bir şekilde direnişi karalamaya çalıştı. Zaman gazetesi, Kabataş yalanını “Darp edilen genç annenin 6 aylık bebeği sütten kesildi” başlığıyla servis etti. Ancak 17 Aralık sürecinden sonra tarafların birbirine girmesiyle Gezi direnişine ilişkin olarak taraflar birbirlerini suçladı. AKP’li medya Gezi Parkı’ndaki çadırların yakılmasını ve eylemler boyunca direnişçilere uygulanan şiddeti “Fethullahçı polislerin organize ettiğini” iddia ederken Fethullahçı medya da “camide içki içildiği” yalanının AKP’li medya tarafından uydurulduğunu itiraf etti.
  • Temmuz’dan itibaren Gezi Direnişi sönümlenmeye başladı. Bu tarihten itibaren eylemler görece daha az kalabalık ve daha dağınık geçti. Ağustos ayında direniş tamamen sönümlendi. Gezi Parkı’na Topçu Kışlası inşa edilemediyse de sonuç olarak AKP iktidarda kaldı ve direniş bu açıdan başarısızlıkla sonuçlandı. Direnişin bilançosu ise şöyleydi; resmi tahminlere göre bütün Türkiye çapında yaklaşık 3,6 milyon kişi Gezi Direnişi’ne katıldı, 1’i polis 8 kişi hayatını kaybetti, 900’den fazla polis ve 8000’den fazla direnişçi yaralandı, çok sayıda direnişçi gözaltına alındı, 126 kişi tutuklandı.
  • Gezi Direnişi büyük çapta sönümlenmiş olsa da Eylül ayında kimi yerlerde eylemlere devam edildi. 10 Eylül’de Hatay’da Abdullah Cömert ile Ali İsmail Korkmaz’ın katillerinin cezasız kalmaması için yapılan eyleme yönelik polis saldırısında 22 yaşındaki Ahmet Atakan hayatını kaybetti.
ideo

ideo

Diğer içerikler

Siyasal alanı halksızlaştırmak olanaklı mı?
Genel

Siyasal alanı halksızlaştırmak olanaklı mı?

Özgür Tekin
23 Mayıs 2026
İstanbul Bilgi Üniversitesi kapatıldı
Türkiye

İstanbul Bilgi Üniversitesi kapatıldı

ideo
22 Mayıs 2026
Patron düzeninin katliamı: Soma
Manşet

Patron düzeninin katliamı: Soma

ideo
13 Mayıs 2026
FKF’den ODTÜ açıklaması: “Ülkemizin bayrağı faşist provokasyonlara alet edilemez”
Manşet

FKF’den ODTÜ açıklaması: “Ülkemizin bayrağı faşist provokasyonlara alet edilemez”

ideo
7 Mayıs 2026
ABD 6. Filosunun tarihçesi
Manşet

ABD 6. Filosunun tarihçesi

ideo
6 Mayıs 2026
ideo

© 2024 ideo

  • Anasayfa
  • Türkiye
  • Dünya
  • Yazı
  • Künye

No Result
View All Result
  • Anasayfa
  • Türkiye
  • Dünya
  • Yazı
  • Künye

© 2024 ideo