Başbakan olduğu andan itibaren iç politikada piyasacı ve göçmen düşmanı, dış politikada İsrail yanlısı bir politika izleyen Keir Starmer, İngiltere Başbakanlığından ve İşçi Partisi başkanlığından istifa etti. 2024’te büyük bir çoğunlukla iktidara gelen İşçi Partisini bu politikalar nasıl iflasa sürükledi, Starmer hangi konularda başarısız oldu ve neden istifa etti?
- İşçi Partisindeki kriz yeni değil. 2020 yılında İşçi Partisi başkanı olan Keir Starmer’ın parti içinde yaptığı ilk işlerden birisi Partinin eski lideri ve İsrail aleyhtarı olan Jeremy Corbyn’i partiden “anti-semitizm” gerekçesiyle ihraç etmek oldu. Ancak parti içindeki kriz 1 Mayıs 2025’te yapılan yerel seçimlerinden ardından daha da derinleşti. 2024’te büyük bir çoğunlukla iktidara gelen İşçi Partisi, yerel seçimlerde büyük bir hezimet yaşayarak dördüncülüğe geriledi. Seçimlerde İşçi Partisinin önüne geçen partiler aldıkları oy oranına göre sırayla Reform UK, Liberal Demokratlar ve Muhafazakarlar oldu.
- Yerel seçim yenilgisinin ardından Starmer hükümetinde çatlaklar ortaya çıktı, Sağlık Bakanı Wes Streeting istifa etti. Streeting’in istifası başka istifalar takip etti. Savunma harcamaları konusunda çıkan fikir ayrılıkları dolayısıyla Savunma Bakanı John Healey de istifa etti.
- Ekonomik sorunlar da Starmer hükümetini zor durumda bıraktı. Ukrayna ve İran savaşları, İngiltere ekonomisi üzerindeki baskıları arttırdı. Hükümet, ekonomik sorunların yükünü dar gelirlilerin sırtına yüklemek istedi. Emeklilere yapılan kış yakıt yardımını kaldırma ve engelli yardımlarında kesinti planları İşçi Partili Milletvekillerinin ve seçmenlerin sert tepkileri sonucunda rafa kaldırıldı. Ancak yine de bu planlar Hükümeti yıprattı.
- Starmer’ın konukları için yaptığı hediye ve ağırlama masrafları da İngiliz kamuoyunda tartışma konusu oldu. Bu durum yasal olmasına rağmen ekonomik sorunların mevcut olduğu bir durumda Starmer’ın bütçeden pahalı hediyeler dağıtması ve kimi bakanların bu pahalı hediyeleri kabul etmesi kamuoyunda tepkiyle karşılandı.
- Peter Mandelson skandalı da Starmer’ın prestijini zedeledi. Jeffrey Epstein ile yakın ilişkileri bilinen Peter Mandelson, Keir Starmer tarafından ABD’ye büyükelçi olarak tayin edilmiş ancak kamuoyundan sert tepkiler gelmesi üzerine bu kararından geri adım atmıştı.
- ABD ve İsrail’in İran’a düzenlediği emperyalist saldırıya ilişkin Starmer’ın aldığı çelişkili tutum da bilhassa İşçi Partisi seçmenlerinin tepkisini çekti. Starmer başlangıçta İran’la savaşa dahil olmayı reddetti, ancak daha sonra ABD’nin İran’ın füze rampalarına yönelik düzenleyeceği saldırılar için İngiliz üslerini kullanmasına izin verdi. Starmer’ın bu ikircikli tutumu, Trump ile Starmer arasındaki ilişkileri de gerginleştirdi.
- Göç meselesi de Starmer’ı zayıflatan meselelerden birisi. İngiltere’de yükselen göçmen karşıtlığı, Manş Denizi’nden İngiltere’ye yapılan kaçak göçleri durduramadığı gerekçesiyle Starmer hükümetini de hedef aldı. Starmer göç konusunda sert bir dil kullanmasına rağmen göçmen karşıtı aşırı sağcı Reform UK partisinin güçlenişini önleyemedi.
- Bu krizlerin ve partisi içinden kendisine yönelen tepkilerin üstesinden gelmeyi başaramayan Keir Starmer, 22 Haziran’da İngiltere Kralı III. Charles’la görüşmesinin ardından yaptığı açıklamada Başbakanlıktan ve İşçi Partisi başkanlığından istifa ettiğini açıkladı. Starmer’ın yerine Başbakanlık ve İşçi Partisi başkanlığı makamlarına eski Manchester Belediye Başkanı Andy Burnham’ın geçmesi bekleniyor. Andy Burnham, 2015’te Jeremy Corbyn’e karşı İşçi Partisi başkanlığına adaylığını koymuş ancak kazanamamıştı. Burnham’ın siyasi çizgisi, “Manchesterizm” olarak adlandırılıyor. Manchesterizm, sermayeyle barışık “sosyalizm” olarak biliniyor. Burnham ayrıca İşçi Partisi başkanı olursa ilk yurt dışı ziyaretini İsrail’e yapacağını da geçmişte dile getirmişti.





