Cuma, Şubat 20, 2026
ideo
  • Anasayfa
  • Türkiye
  • Dünya
  • Yazı
ideo
  • Anasayfa
  • Türkiye
  • Dünya
  • Yazı
No Result
View All Result
ideo
No Result
View All Result

CHP Programına Tepkiler: Devrimcilik ve Solcu/Marksist Hocalar

ideo ideo
12 Aralık 2025
Yazı
CHP Programına Tepkiler: Devrimcilik ve Solcu/Marksist Hocalar

CHP’nin temsil ettiği sınıf çıkarlarının halkın çıkarlarıyla çeliştiğini açıkça tespit etmek ve Türkiye’de bir halk devriminin kolaylaştırıcısı değil, önündeki engellerden biri olduğunu söylemek gerekiyor.

Mehmet Yaşar Kaya

Geçtiğimiz günlerde CHP’nin olağan kurultayının ardından yeni MYK ve parti programı kamuoyuna açıklandı. “Sağcı eskisi” tabirinin bile hafif kaldığı, zira sağcılıktan vazgeçtiklerine dair en ufak bir emare bulunmayan; Kılıçdaroğlu trenine binmiş AKP artığı partilerden törenlerle transfer edilen isimlerin MYK’da yer bulması, soldan akademisyenlerin haklı eleştiriler aldı. Partinin yeniden (!) yanlış rotalara savrulma tehlikesi vurgulandı.

MYK’nın yanı sıra, partinin yeni programı da burjuva karşı-devriminin amentüsü olan piyasacılığa dayanan ön kabulleri nedeniyle solcu/Marksist iktisatçıların ve siyaset bilimcilerin eleştirilerine hedef oldu. Programın hataları ve eksikleri sıralandı. Biz bu yazıda programa girmeyeceğiz; zira hocalarımız programı yeterince yetkin bir biçimde irdeledi. Tekrar etmeye gerek yok.

Bu bir polemik yazısı olmadığı için isim saymaya hacet yok. Ancak şu kadarını söylemek gerekir ki, bu solcu/Marksist hocalar geçtiğimiz günlerde ODTÜ’de Korkut Boratav onuruna düzenlenen sempozyumda tarihsel-materyalist mirasa yaslanan, bu mirası ısrarla sonraki kuşaklara aktaran sunumlarıyla, egemen fikirlerin boyunduruğu altındaki akademide can suyunun hâlâ aktığını gösterdiler. Sağ olsunlar.

Marksizm bir tefsir ilmi olmadığı için kimin ne kadar Marksist olduğunu tartışmak niyetinde değiliz. Öte yandan hocaların sınıf ilişkileri ve bölüşüm meselesi konusundaki hassasiyetleri ortadayken, solculuklarından da kimsenin kuşku duymaya hakkı yok. Peki, o hâlde hocaların CHP’den sanki sol ağırlıklı bir MYK ve parti programı çıkabilirmiş gibi beklenti içinde göründükleri eleştirilere ne demeli?

Hocaların bunu toplumsal sorumluluk duygusuyla yaptıklarını teslim etmek gerekiyor. Mesele, “Bu memleketi nasıl düze çıkarırız?” sorusuna yanıt arayışları. Açıkça dile getirilmese de parti programına verilen tepkiler, CHP’den bu arayışa (hadi hafifleterek söyleyelim) bir katkı beklendiğini gösteriyor. AKP karşısındaki en kitlesel ve örgütlü siyasal odak olarak görülen CHP’nin “solculaştırılması”nın memleketi düze çıkarmanın anahtarlarından biri olduğu düşünülüyor. CHP buna yanaşmayınca ise toplumsal derdi olan hocalarımızın öfkesi kabarıyor.

Bu yazının polemik niteliği taşımamasının nedeni, yukarıda özetlediğim eğilimin yalnızca “hocalar”a özgü olmaması; Türkiye’nin dağınık toplumsal muhalefetinin ortak bir refleksine dönüşmüş olmasıdır. Meselemiz, hocalarla bir hesaplaşma isteği değil… Sorun, devrimci bir perspektifin yokluğundan kaynaklanıyor. Yıllardır siyasal katılımı seçim sandığına sıkıştırılmış, bugün ise seçmen özneliği bile elinden alınmaya çalışılan “halkı” yeniden gerçek bir siyasal özne olarak kurma mücadelesinin eksikliğinden. Bu eksiklik, bütün umutların kaçınılmaz biçimde CHP’ye bağlanmasına yol açıyor ve mevcut gerçeklik de bu yönelimi “makul” gösteren bir çerçeve sunuyor. Oysa gerçeklik yalnızca içinde bulunduğumuz tabloyu tarif etmekle kalmıyor; aynı zamanda o tablonun dönüştürülme imkânlarını da içinde barındırıyor.

Hayal kırıklığının da memleketin de çaresini CHP’de aramak beyhude. Bu partinin adının taşıdığı tarihsel yük omuzlarına ağır geleli çok oluyor. CHP’nin temsil ettiği sınıf çıkarlarının halkın çıkarlarıyla çeliştiğini açıkça tespit etmek ve Türkiye’de bir halk devriminin kolaylaştırıcısı değil, önündeki engellerden biri olduğunu söylemek gerekiyor. O zaman kızmaya, küsmeye gerek kalmaz. İnsan düşmanına küsmez; onunla kavga eder.

Bu noktada devrimcilik, ancak örgütlü bir eylemle anlam kazanabileceği için, buna uygun bir iradenin inşası kavganın önümüze koyduğu asli bir görev olarak beliriyor. Geçtiğimiz günlerde kuruluşunu ilan eden Devrim Partisi de tam bu ihtiyaçtan doğmuş bulunuyor ve bu görevi üstlenmeye hazır olduğunu ilan ederek yurttaşları mücadeleye omuz vermeye çağırıyor.

ideo

ideo

Diğer içerikler

Bir Konserden Fazlası: Tarkan ve Nostaljinin Politik Ekonomisi
Yazı

Bir Konserden Fazlası: Tarkan ve Nostaljinin Politik Ekonomisi

ideo
3 Şubat 2026
Suriye’de sarsılan dengeler
Yazı

Suriye’de sarsılan dengeler

Deniz Ali Gür
22 Ocak 2026
Türk ordusu binlerce kilometre ötede kim için ‘gözetleme’ yapacak?
Yazı

Türk ordusu binlerce kilometre ötede kim için ‘gözetleme’ yapacak?

Erkin Öncan
15 Ocak 2026
Emperyalizm saldırırken: Devlet, çözülme ve devrim
Yazı

Emperyalizm saldırırken: Devlet, çözülme ve devrim

Özgür Tekin
12 Ocak 2026
Halep’teki pazarlık
Yazı

Halep’teki pazarlık

Deniz Ali Gür
10 Ocak 2026
ideo

© 2024 ideo

  • Anasayfa
  • Türkiye
  • Dünya
  • Yazı
  • Künye

No Result
View All Result
  • Anasayfa
  • Türkiye
  • Dünya
  • Yazı
  • Künye

© 2024 ideo