Perşembe, Haziran 25, 2026
ideo
  • Anasayfa
  • Türkiye
  • Dünya
  • Yazı
ideo
  • Anasayfa
  • Türkiye
  • Dünya
  • Yazı
No Result
View All Result
ideo
No Result
View All Result

Futbol Mafyaya Emanet Edilirse…

ideo ideo
25 Haziran 2026
Genel
Futbol Mafyaya Emanet Edilirse…

Zafer Cem Özcan

Gerçekten de bir veya birkaç ufak değişiklikle bütün sorunların çözülebileceğini -hala- düşünüyor musunuz? Futbolun, sporun ve ülkenin kimlere teslim edildiğini sorgulamadan ve bunun tümden değişmesi gerektiğini savunmadan nereye varabiliriz?

Milli Takımın Dünya Kupası’nda aldığı sonuçlar ve bu sonuçların yarattığı hayal kırıklığı, herkesi sorunun kaynağını sorgulamaya itti. Çünkü tek bir parçayı düzeltmek, çalışmayan bir yerin çalışmasını sağlamak ya da son zamanların moda ifadesiyle ‘liyakatli’ bir Milli Takım yapısı oluşturmak ile aranan bu yanıtlar, maalesef hiçbir zaman gerçek ve kalıcı bir çözüme işaret etmiyor. Çünkü sorun başka bir yerde yatıyor.

Ülkenin futbol federasyonunun başında bir mafya, sektörlerinin önde gelen patronlarıyla iş birlikleri ve çıkar ortaklığı içinde bulunan bir federasyon başkanı var. Bu yapının, bir şeyleri doğru yapmasıyla ya da yaşanan bir sorunu herkesin makbul göreceği bir çözüm üreterek gidermesiyle başarının geleceğini sananlar yanılıyor.

Milli Takımın Dünya Kupası serüvenine katılma sürecinde yaşananları hatırlayalım.

Dünya Kupası eleme maçlarının oynandığı Mart ayında TFF Başkanı İbrahim Hacıosmanoğlu’nun, Milli Takım oyuncularının turnuvaya katılım biletini almaları halinde, Muğla Milas’ta devam eden projesinden 1’er villa verileceği vaadi gündeme bomba gibi düşmüştü. Hacıosmanoğlu’nun demeci şu şekildeydi: “22 senedir Dünya Kupası’na katılamıyoruz. Elinde böyle bir imkân varsa bizler de yönetim olarak gereğini yapacağız. Bodrum’da 4 bin tane villa yapacağız. Dünya Kupası’na katıldığımız takdirde bu evlerden futbolcularımıza vereceğiz. Bu evlerin TFF’ye satıldıktan sonra verilmesi gibi bir durum söz konusu değil. Ben kendi cebimden vereceğim futbolcularımıza bu evleri“1 [1]

2007 yılından bu yana devam eden, çeşitli mahkemelerce yürütmesi durdurulan ve uzun bir süre “ÇED olumlu” raporu alamayan bu projenin arkasında Akdeniz İnşaat ve Eğitim Hizmetleri AŞ var. Bu şirket, Ali Ağaoğlu’nun başında olduğu Ağaoğlu Şirketler Grubu’na ait. Yani projenin başında, devletin en üst kademelerinden imtiyazlı bir inşaat patronu var.

Hacıosmanoğlu, yine bir röportajında “Yakın akrabam Ağaoğlu, Bodrum’da çok büyük bir projesi vardı. İnşaatı bıraktığı için biz devraldık orayı. 4 bin tane villa yapacağız. Dünya Kupası’na katıldığımız takdirde bu evlerden futbolcularımıza vereceğiz” şeklinde verdiği demeçle, oyunculara vaat ettiği bu villaların nasıl verileceğini de açıklamış oldu.2

Peki 19 yıl önce ortaya çıkmış, Milas’ta yer alan ancak Hacıosmanoğlu’nun konum için ısrarla Bodrum demeyi tercih ettiği ve henüz inşaatına dahi başlanmamış olan bu proje, nasıl oldu da TFF Başkanı’nın oyunculara prim vaadi olarak projeye ait villalardan verilmesi iddiasına gelebildi?

2008’de mahkeme kararıyla durdurulan bu proje, 13 yıl sonra, 2021’de tekrar “ÇED olumlu” raporu almayı başardı. Muğla 2. İdare Mahkemesi, bu raporun iptali için açılan davada iptal kararı verdi ve Milas Belediyesi de bu projenin ruhsatını iptal etti.

Ancak Şubat 2023’te şirket tekrar “ÇED Olumlu” raporu için başvuru yaptı ve bu defa 1 ay içerisinde sonuç aldılar. Yerel mahkeme bir kez daha bu kararı iptal etti.

Şirket, iptal kararı için Danıştay’a başvurarak Ocak 2025’te iptal kararının kaldırılmasını sağladı. Sanki görünmez bir el, devamlı olarak devreye giriyor ve Ağaoğlu’nun dertlerini çözüyor gibi…

Başlangıçta devasa bir ‘golf turizmi’ hedefiyle yola çıkılan ve 19 yıldır çeşitli mahkeme süreçleriyle sürekli gündeme gelen bu projenin son olarak Milli Takım oyuncularına villa vaadi ile tüm kamuoyunun gündemine gelmesi ise elbette sürpriz değil. Bu villa vaadi sayesinde, projenin önündeki yasal engellemelerin kalkmasını ve kamuoyunun rızasını da kazanmayı planladıkları apaçık ortada.

Fakat evdeki hesap çarşıya uymadı. Milli Takım her ne kadar Dünya Kupası bileti almış olsa da alınan sonuçlar ve 2 maçta gol bile atamadan turnuvadan elenmek, haklı olarak herkesin eleştirisine yol açtı.

Bugün, oyuncuların dahi bu villaları istemedikleri haberleri ortalıkta dolaşıyor. Günlük dertlerini, yaşadıkları ekonomik sıkıntıları bir nebze olsun unutmak ve güzel bir turnuva izlemek isteyen insanların hevesleri kursağında kaldı. Ellerinde kala kala, bu inşaat-rant-menfaat döngüsü etrafında kirletilmiş, yozlaşmış bir futbol iklimi ve memleketin -her köşe başı teslim edilmemiş gibi- en çok rağbet gören sporunun da mafyaya teslimi kaldı.

Kadın voleybolunda dünyanın en başarılı ülkelerinden biri olan Türkiye’nin, kadın Milli Takım oyuncularını ve ekibini uluslararası bir turnuvaya uğurlarken özel bir uçak tahsis etmek yerine tarifeli ekonomik sınıfında gönderdiği, bu Dünya Kupası’na denk gelen zamanda voleybolda devam eden Milletler Ligi’nde 4’te 4 yapan kadın Milli Takımının görmezden gelindiği bu ortamda; ülkenin sporuna çöken bu zihniyet elbette ki tesadüf değil. Bir yanda gericilik ve kadın düşmanlığı, öte yanda piyasacı ve mafyatik bir ilişki ağı ülkenin en çok rağbet gören 2 spor dalında da kendini bir an olsun unutturmuyor.

Rezaletler bunlarla sınırlı değil elbet. Dünya Kupası’nda oynanan ilk müsabaka olan Avustralya maçı öncesinde sosyal medyadaki Milli Takımlar resmi hesaplarından yapılan ve hem AKP’li Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’a hem de AKP’nin gençlik kollarına ve medya iletişim birimlerine teşekkürler ve methiyelerle hazırlanmış paylaşım, ülkenin Milli Takımının iktidarın kendi propaganda aracına çevrildiğinin ilânı oldu. Hazırlanan bu video, üretilen askeri silahlı ekipmanların, yerli yapım olduğu iddia edilen araçların tanıtım videosunu aratmayan ve Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın futbol maçı oynarken attığı gollerle süslenmiş görüntüler içeriyordu. İçerik hem büyük tepki çekti hem de yaşanan başarısızlığın üstüne adeta tuz biber oldu.

Bardağı taşıran son damla ise, ikinci maçın ardından Milli Takımın turnuvadan elenmesinden sonra yine TFF Başkanı Hacıosmanoğlu’nun verdiği bir demeçte, Milli Takım’a ve oyunculara yapılan eleştirilere karşılık Adalet Bakanı Akın Gürlek’i göreve çağırması; gelinen noktanın özeti gibi. Bu gidişle insanların yeni tutuklanma gerekçesi, Milli Takımın başarısızlığını sosyal medyadan eleştirmesi olacak.

Şimdi en başta belirttiğimiz iddiayı yeniden hatırlayalım. Gerçekten de bir veya birkaç ufak değişiklikle bütün sorunların çözülebileceğini -hala- düşünüyor musunuz? Futbolun, sporun ve ülkenin kimlere teslim edildiğini sorgulamadan ve bunun tümden değişmesi gerektiğini savunmadan nereye varabiliriz?

  1. https://www.transfermarkt.com.tr/a-milli-takim-icin-tarihi-odul-iddiasi-dunya-kupasi-bileti-alinmasi-halinde-villa-ve-para-sozu/view/news/477352#:~:text=Kosova%20Başbakanı%20Albin%20Kurti’nin,milyon%20euro%20prim%20verileceğini%20açıkladı ↩︎
  2. https://haber.sol.org.tr/haber/futbolculara-villa-vaadinin-arkasindaki-rant-projesi-haciosmanoglu-agaoglu-ve-milastaki-17 ↩︎
ideo

ideo

Diğer içerikler

Ankara Tıp’ta sağlık emekçileri mağdur
Genel

Ankara Tıp’ta sağlık emekçileri mağdur

ideo
10 Haziran 2026
Siyasal alanı halksızlaştırmak olanaklı mı?
Genel

Siyasal alanı halksızlaştırmak olanaklı mı?

Özgür Tekin
23 Mayıs 2026
Yeşil Gece ya da Tarikatlar Nasıl Kapatılır?
Genel

Yeşil Gece ya da Tarikatlar Nasıl Kapatılır?

Cem İnan
16 Aralık 2025
Devrimin Partisi için kuruluş çalışmaları başladı
Genel

Devrimin Partisi için kuruluş çalışmaları başladı

ideo
30 Ağustos 2025
Tatbikatlar ve anlaşmalar: ABD’nin Güney Kafkasya’daki yeni tahakküm alanı
Genel

Tatbikatlar ve anlaşmalar: ABD’nin Güney Kafkasya’daki yeni tahakküm alanı

ideo
10 Ağustos 2025
ideo

© 2024 ideo

  • Anasayfa
  • Türkiye
  • Dünya
  • Yazı
  • Künye

No Result
View All Result
  • Anasayfa
  • Türkiye
  • Dünya
  • Yazı
  • Künye

© 2024 ideo