- Son dönemlerde Ahbap Derneği üzerinden tartışılan dolandırıcılık haberleri, afet dönemlerinde yurttaşların karşı karşıya kaldığı güven sorununu yeniden gündeme getirdi. Derneğe duyulan güvenin boşa çıkmasıyla birlikte, kamu kurumlarına duyulması gereken güven ve bu kurumların geçmişteki uygulamaları da tartışılmaya başlandı. Peki deprem vergilerine ne olmuştu ve yetkililer neler söylemişti?
- Devlet yetkilileri deprem vergilerinin eğitim, sağlık, ulaşım ve diğer kamu hizmetlerinde kullanıldığını savunurken, bu kaynakların deprem hazırlıkları ve afet risklerinin azaltılması için ne kadarının harcandığı konusunda kamuoyuna ayrıntılı ve şeffaf bir bilanço sunulmadı. Bu durum, her büyük depremin ardından “Toplanan vergiler nerede?” sorusunun yeniden gündeme gelmesine neden oldu.
- Şimşek “harcadık” demişti. 2011 yılında dönemin Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, 1999 Marmara Depremi’nin ardından toplanan ve kamuoyunda “deprem vergisi” olarak bilinen vergilerin akıbetine ilişkin yaptığı açıklamada, bu kaynakların sağlık, eğitim ve duble yollar başta olmak üzere 74 milyon kişinin ihtiyaçlarını karşılamak için kullanıldığını söyledi. Şimşek, vergilerin belirli bir harcama kalemine tahsis edilmesinin uluslararası vergi uygulamalarına uygun olmadığını savunurken, yalnızca bir yıllık sağlık harcamalarının 44 milyar liraya ulaştığını belirtmişti. [1]
- Deprem vergilerinin kullanımına ilişkin bir diğer açıklama ise 2020 yılında Cumhurbaşkanı Erdoğan’dan geldi. Erdoğan, deprem vergilerinin yanı sıra merkezi bütçeden ayrılan kaynaklarla Van ve Bingöl’ün yeniden inşa edildiğini savundu. Ancak deprem sonrasında TOKİ tarafından inşa edilen konutların bedellerinin depremzedelerden uzun vadeli geri ödemelerle tahsil edildiği ortaya çıktı. Bingöl’de konut ödemeleri 18 yıla bölünürken, Van’da yapılan 17 bin 489 konut için geri ödemeler 216 aya yayıldı. Böylece deprem vergileriyle yapılan harcamaların depremzedelere ücretsiz konut sağlanması anlamına gelmediği; konut bedellerinin yurttaşlardan geri alındığı görüldü. [2]
- Deprem vergisi diye bir şey yokmuş. Deprem vergilerinin akıbetine ilişkin tartışmalar sürerken, dönemin AKP Genel Başkan Yardımcısı Hüseyin Çelik, 2011 yılında yaptığı açıklamada kamuoyunda “deprem vergisi” olarak adlandırılan özel bir vergi bulunmadığını savundu. Çelik, “Deprem vergisi diye bir vergi yoktur. Özel iletişim vergisi vardır. Bu vergi, depremden sonra konulmuştur ama deprem vergisi değildir” ifadelerini kullandı. [3]
- Benzer bir açıklama dönemin Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanı Nihat Ergün’den gelmişti. Ergün, “Deprem vergisi diye bir vergi yok. Özel iletişim vergisi var. Bu vergi, depremden sonra konulmuş bir vergi. Ama bunun gelirleri bütçeye gidiyor, bütçeden de her türlü harcama yapılabilir” ifadelerini kullandı.
- Depremzedeler için yardım topladığı dönemde Kızılay’ın harcamaları da kamuoyunda tartışma yarattı. 2020 Elazığ Depremi sonrasında yardım kampanyaları düzenleyen Kızılay’ın aynı dönemde Boğaz manzaralı ve yüzme havuzlu bir köşk için aylık 12 bin dolar kira ödediği, Menzil tarikatı destekçisi Ferhat Danışman’ın şirketi Techno Health’e 716 milyon liralık ihale verdiği, MÜSİAD’a ait hasarlı bir bina için 110 bin lira kira ödediği ve Dünya Gıda Programı tarafından yabancılara yardım amacıyla gönderilen 3 milyon 700 bin lirayla 10 adet 4×4 cip aldığı aktarıldı. Kızılay’ın Yemen’e gönderilmek üzere kiraladığı ancak havalimanından dahi ayrılmayan uçak için de 245 bin dolar ödediği belirtildi. [5]
- Gölcük Depremi’nin ardından İstanbul’da olası bir depremde kullanılmak üzere 480 çadır alanı belirlenmişti. Ancak aradan geçen 22 yılda bu alanların yüzde 90’ından fazlası imara açıldı. Depremzedelerin toplanabileceği yeşil alanlar ve boş araziler birer birer yapılaşmaya açılırken, eski çadır alanlarının üzerine rezidanslar, alışveriş merkezleri ve kamu binaları inşa edildi. Bostancı’da 180 çadır kapasiteli alana Pragon Residence, Ortaköy’de 185 çadır kapasiteli alana bir rezidans, Abide-i Hürriyet Parkı’nda 700 çadır kapasiteli alana Çağlayan Adliyesi ve Üsküdar’da 270 çadır kapasiteli alana Medeniyet Üniversitesi yapıldı. [5]
- Elazığ Depremi’nin yaşandığı dönemde deprem vergilerinin akıbeti kamuoyunda tartışılırken, Recep Tayyip Erdoğan da konuya ilişkin açıklama yapmıştı. Erdoğan, deprem vergilerinin nerede kullanıldığına dair sorulara “Bu tür şeylerin hesabını vermeye zamanımız yok” yanıtını vermişti. [6]
[1] https://www.haberturk.com/ekonomi/makro-ekonomi/haber/683125-deprem-vergileri-nereye-harcandi
[2] https://www.cumhuriyet.com.tr/haber/van-valisinden-aciklama-70625#google_vignette
[3] https://t24.com.tr/gundem/paralari-bakan-mehmet-simsek-bey-cebine-mi-atti,178364?_t=1784288811675
[4] https://www.bloomberght.com/ergun-deprem-vergisi-diye-bir-vergi-yok-1005283




