Kolombiya’daki Cumhurbaşkanlığı seçiminde mevcut Cumhurbaşkanı Gustavo Petro’nun desteklediği solcu aday Ivan Cepeda’ya karşı ABD Başkanı Donald Trump’ın desteklediği aşırı sağcı aday Abelardo De la Espriella az bir farkla galip geldi. Kolombiya’da çok tartışma yaratan bu sonuç Kolombiya’yı nereye götürecek?
- Trump’ı ve İsrail’i Venezuela ve Gazze’ye ilişkin olarak sert bir şekilde eleştiren ve Trump’la sert polemiklere giren mevcut Cumhurbaşkanı Gustavo Petro’nun ABD ve İsrail’le süren gergin ilişkilerinin gölgesinde Kolombiya Cumhurbaşkanlığı seçimlerine gitti. 21 Haziran’da Kolombiya’da yapılan Cumhurbaşkanlığı seçimlerinin ikinci turuna seçmenlerin %63.5’i katıldı. Oyların %99.9’u sayıldı ve sayım sonucunda solcu Tarihsel Pakt İttifakı adayı Ivan Capeda %48,70, Vatan Savunucuları Hareketi adayı sağcı Abelardo De la Espriella %49.66 oy aldı.
- De la Espriella’nın seçimi kıl payı bir farkla kazanması tartışma yarattı. Capeda 33 bin sandığa itiraz ettiklerini açıklarken mevcut Cumhurbaşkanı Gustavo Petro da seçim sonuçlarına yönelik şüphelerini belirtti. İsrail’in seçimlere müdahale ettiğini belirten Petro oyların bir kez daha sayılmasını talep etti. Sonuçlar dolayısıyla Kolombiya’nın çeşitli bölgelerinde hem kutlama hem de protesto gösterileri yapıldı. Kolombiya’nın en büyük üçüncü şehri olan Cali’de düzenlenen De la Espriella’yı protesto gösterileri sırasında protestocularla polis arasında çatışma yaşandı.
- De la Espriella’yı ilk tebrik edenlerse ABD ve İsrail yetkilileri oldu. ABD Başkanı Donald Trump, De la Espriella’yı Truth Social hesabından “BÜYÜK Kazandı!” yazarak kutladı. ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio ve İsrail Dışişleri Bakanı Gideon Sa’ar da De la Espriella’yı tebrik etti.
- Abelardo De la Espriella, Barranquilla’da bir zafer konuşması yaptı. Yaptığı konuşmada kurşun geçirmez bir kabinden seslenen De la Espriella, “yeni bir dönemin başlangıcını” ilan etti ve yapacağı politika değişikliklerinin sinyalini verdi. Daha sert bir güvenlik politikası izlemesi beklenen De la Espriella, Kolombiya’da başta uyuşturucu çeteleri olmak üzere suçlularla sert bir şekilde mücadele edeceğini belirtti.
- De la Espriella’nın diğer vaatleri arasında başta FARC olmak üzere gerilla gruplarıyla yapılan barış görüşmelerini sonlandırmak da yer alıyor. Bu politikayı De la Espriella “Tam Barış’a karşı Demir Yumruk” politikası olarak adlandırıyor.
- De la Espriella’nın bir diğer vaadi ise “Devleti Küçültmek” adı altında neo-liberal bir ekonomi politikası izlemek. Bu vaat kapsamında kamu kurum ve kuruluşlarında %40 oranında bir küçülme gerçekleştirilmesi ve bunun sonucunda da pek çok kamu emekçisinin işsiz bırakılması planlanıyor. Bunun yanında Gustavo Petro’nun uyguladığı ülkenin madenlerini başta ABD’li olmak üzere çok uluslu maden şirketlerinin yağmasından koruma ve Kolombiya’yı Çin’in Kuşak ve Yol Girişimine dahil etme politikalarından De la Espriella’nın geri adım atması da bekleniyor.
- Dış politikada ise bütünüyle ABD ve İsrail yanlısı bir politika izlemesi beklenen De la Espriella, İsrail’le diplomatik ilişkilerin kurulması ve Birleşmiş Milletlerden çıkılması vaatlerinde bulundu.
- Vaatleri ve politik konumu itibariyle Arjantin Devlet Başkanı Javier Milei ve El Salvador Devlet Başkanı Nayib Bukele’yle aynı konumda bulunan Abelardo De la Espriella’nın itiraz sürecine rağmen 7 Ağustos’ta Cumhurbaşkanlığını devralması bekleniyor. Ancak Kolombiya Kongresinde başta Tarihsel Pakt İttifakı olmak üzere çeşitli solcu grupların ve partilerin güçlü bir konumda bulunmasının De la Espriella’nın işini zorlaştırması bekleniyor.





