Brezilya 25 Ekim Pazar günü sandığa dönüyor. 4 Ekim’deki ilk turun ardından yarış, görevdeki Devlet Başkanı Lula da Silva ile hapisteki eski devlet başkanı Jair Bolsonaro’nun en büyük oğlu Senatör Flávio Bolsonaro arasında kaldı. Tablo kâğıt üzerinde 2022'nin tekrarı gibi görünse de ilk turun sonucu ve ikinci tur anketleri bu kez dengenin sağa kaydığını gösteriyor.
İlk tur: Anketleri yanıltan sonuç
Yüksek Seçim Mahkemesi’nin kesin sonuçlarına göre Flávio Bolsonaro 56,1 milyon oyla yüzde 47,03, Lula ise 53,9 milyon oyla yüzde 45,16 aldı. Bu, Lula’nın 1998'den bu yana bir ilk turda aldığı ilk yenilgi. Bolsonaro 2022'de Lula’nın kazandığı 716 belediyeyi aldı. Lula 27 eyaletin 25'inde dört yıl öncesine göre oy kaybetti. Kuzeydoğu’daki kalesini korudu ama oradaki fark öteki bölgelerdeki açığı kapatmaya yetmedi. Katılım da düşük kaldı. Seçime katılmayanların oranı yüzde 21,08'e, yani 33 milyon seçmene ulaştı. Bu, 1998'den beri bir genel seçimin ilk turunda görülen en yüksek oran.
Sağdaki kayma Kongre’ye de yansıdı. Bolsonaro’nun partisi PL Temsilciler Meclisi’nde 22 sandalye artışla 121'e, Senato’da ise 14 artışla 29 sandalyeye çıktı. Tarihsel bir istatistik de Lula’nın aleyhine işliyor: 1989'dan bu yana ilk turu ikinci bitiren hiçbir aday ikinci turu kazanamadı.
Seçim öncesi anketler ne diyordu?
Kabaca özetlemek gerekirse, 2025 sonunda Lula rahat önde görünüyordu. Flávio’nun adaylığını babasının cezaevindeki bir ziyaret sırasında verdiği destekle 5 Aralık 2025'te açıklamasının ardından fark daralmaya başladı. İlkbaharda ikili seçim simülasyonlarında başa baş bir tablo vardı. 13 Mayıs’ta Flávio’yu Banco Master skandalının merkezindeki bankacı Daniel Vorcaro’ya bağlayan ses kayıtları sızdı. Bu kayıtlar Lula’nın üstünlüğünü yaz boyunca yeniden açtı. Ağustos sonu ile eylül başında ise Lula ilk tur anketlerinde çoğunlukla 4 ila 8 puan öndeydi.
Son haftada da çoğu şirket Lula’yı önde gösteriyordu. Datafolha’nın 3 Ekim anketinde Lula yüzde 42, Flávio yüzde 40'taydı. Quaest 40'a 38, MDA ise 43,1'e 38 gibi bir fark ölçüyordu. Flávio’yu önde gösteren yalnızca Futura ve Palver gibi birkaç şirketti. Sonuçta Lula’nın oranı büyük ölçüde doğru ölçülmüştü, Flávio’nunki ise birkaç puan eksik tahmin edilmişti. Kararsızlar ve üçüncü adayların bir kısmı son anda “faydalı oy” mantığıyla Flávio’ya kaymış görünüyor.
İlk turdaki adayların profili
İlk turda 12 aday yarıştı, ancak Lula ve Bolsonaro dışındaki adaylara giden oy toplamı yaklaşık yüzde 8'de kaldı. Bu oyların ideolojik dağılımı ikinci turun kilidi. Sol cephede Lula tek büyük adaydı. Ronaldo Caiado, Renan Santos, Romeu Zema ve diğerleri ise merkez sağdan ve sağdan yarıştı.
Augusto Cury (Avante), %2,89, üçüncü. 68 yaşındaki psikiyatrist, kişisel gelişim ve duygusal zekâ kitaplarıyla tanınan çok satan bir yazar. 35 milyondan fazla kitap satmış, eserleri yaklaşık 70 ülkede yayımlanmış. Daha önce hiç seçilmiş bir görevde bulunmamış. Kampanyasını “kapitalist zihin, sosyal kalp” sloganıyla yürüttü. Kutuplaşmaya alternatif olarak kendini konumlandırdı. 23 Ağustos’taki Band tartışması onu bir anda yükseltti. Lula ile Flávio bu tartışmaya katılmamıştı. Bir ankette oy oranı bir hafta içinde yüzde 2'den 11'e fırladı, ardından hızla eridi. İkinci turda Flávio’yu destekledi. Yine de seçmeni bölünmüş durumda: Quaest’e göre Cury seçmenlerinin yüzde 34'ü Lula’ya, yüzde 30'u Flávio’ya yöneliyor. Yüzde 30'u ise boş ya da geçersiz oy vermeyi veya sandığa gitmemeyi düşünüyor.
Renan Santos (Missão), %2,24, dördüncü. 42 yaşında, ilk kez seçime giriyor. 2014 sonunda Movimento Brasil Livre’yi (MBL) kurdu. MBL, PT hükümetine karşı protestolar düzenledi, Lava Jato soruşturmasını ve Dilma Rousseff’in azlini savundu. Partisi Missão bu hareketin içinden doğdu. Partiyi Wikipedia sağ ile aşırı sağ arasında konumlandırıyor. Santos ise kendini “Bolsonarocu olmayan sağ” olarak tanımlıyor. Ekonomide ultraliberal, toplumsal konularda muhafazakâr çizgisiyle Arjantin’deki Milei modeline yakınlık kuruyor. Programında organize suçla mücadele, mali uyum, Bolsa Família’nın yerine yeni bir sistem ve kotaların kaldırılması yer alıyor. İkinci turda kimseyi desteklemedi.
Ronaldo Caiado (PSD), %2,18, beşinci. Brezilya sağının eski kuşağından geliyor. Ortopedist olan Caiado, 1980'lerde toprak reformuna karşı büyük toprak sahiplerinin örgütü UDR’nin kurucusuydu ve 1989'da da cumhurbaşkanlığına aday olmuştu. 1991'den bu yana milletvekilliği, senatörlük ve 2019-2026 arasında Goiás valiliği yaptı. Yardımcı adayı, eski São Paulo Belediye Başkanı Gilberto Kassab’dı. Kendi eyaleti Goiás’ta yüzde 12,33 aldı, ülke genelinde ise geride kaldı. Partisi PSD resmen tarafsız kalsa da Caiado kişisel olarak Bolsonaro’yu desteklediğini açıkladı.
Romeu Zema (Novo), %0,27, altıncı. Seçimin en büyük hayal kırıklığı oldu. Ekonomik liberal Novo partisinin adayı olan iş insanı Zema, Minas Gerais’i iki dönem yönetti. 2022'de valiliği ilk turda yüzde 56,18 ile kazanmıştı. Bu kez kendi eyaletinde bile yalnızca yüzde 0,82 aldı. İlkbaharda yüzde 3-5 bandında görünen Zema, çekilip Flávio’yu desteklemesi yönündeki baskılara rağmen yarışta sonuna kadar kaldı. Şimdi Flávio’yu destekliyor.
Diğer adaylar. Geri kalan altı aday toplamda binde ikinin biraz üzerinde oy aldı. Solda Samara Martins (UP, %0,10), Troçkist PSTU’dan Hertz Dias (%0,04) ve Brezilya Komünist Partisi’nden Edmilson Costa (%0,02) ikinci turda Lula’yı destekledi. Hristiyan Demokrasi’den Clariana Barão (%0,03) Flávio’yu destekledi. Democrata’dan Wilson Grassi ile PCO’dan Rui Costa Pimenta (%0,01'er) taraf tutmadı.
Kaba bir hesapla, sağdaki adayların oyları Flávio’nun hanesine eklendiğinde Flávio yüzde 51'i aşıyor. Lula’nın yanındaki solun katkısı ise yüzde 0,2'yi bulmuyor. Bu yüzden Lula’nın kazanabilmesi için kaybeden adaylara giden her 10 oydan 6'sını alması gerekiyor. İlk sinyaller bu yönde değil. İlk turdan sonra yapılan Datafolha anketinde Cury, Santos, Caiado ve Zema seçmenlerinin yüzde 46'sı Flávio’ya, yüzde 32'si Lula’ya yöneliyor.
Son düzlük: 6x1 reformu ve ilk yüz yüze tartışma
İkinci tur kampanyasının en önemli gündem maddesi çalışma süreleri oldu. Lula hükümetinin desteklediği anayasa değişikliği, haftalık azami çalışma süresini 44 saatten 40 saate indiriyor. Haftada iki gün ücretli izni zorunlu kılıyor ve maaş kesintisini yasaklıyor. Brezilya’da milyonlarca kişi bugün haftada altı gün çalışıyor. “6x1” adı da bu düzenden geliyor. Flávio teklifi aylarca eleştirmiş, nasıl oy vereceğini açıklamaktan da kaçınmıştı. Ülke genelinde kalabalık gösterilerin ardından 13 Ekim’de, ev hapsindeki babasını ziyaret ettikten sonra lehte oy vereceğini açıkladı. Gerekçesi, işçilerin çoğunluğunun bu değişikliği istemesiydi. Senato 14 Ekim’de teklifi 75'e karşı 1 oyla kabul etti ve böylece yasama süreci tamamlandı. Öte yandan Flávio’nun patronlara, seçilirse metnin bazı kısımlarını değiştirmek için çalışacağı güvencesini verdiği de basına yansıdı.
18 Ekim akşamı Band kanalında yapılan tartışma, iki adayın kampanya boyunca aynı sahneye ilk çıkışıydı, çünkü ikisi de ilk tur tartışmalarına katılmamıştı. Hakaretler, yolsuzluk suçlamaları ve sürekli söz kesmeler moderatörün defalarca araya girmesine yol açtı. g1'e göre başlıca konular kamu güvenliği, ekonomi, sağlık, verimlilik, ABD ile ilişkiler ve cezai sorumluluk yaşının düşürülmesiydi. teleSUR’un aktardığına göre Lula rakibini yalancılık ve sahtekârlıkla suçladı. Flávio’nun, sakinleşmesi için yanına gelmesini önerdiği anda Lula kürsüsüne dönüp “Senin yanında olmak istemiyorum” dedi. Lula ayrıca ABD’de yaşayan Eduardo Bolsonaro’yu Trump yönetimini Brezilya’ya karşı kışkırtmakla ve vatana ihanetle suçladı. Flávio ise Lula’ya mahkûmların yüzde 73'ünün neden ona oy verdiğini sordu. Lula bu soruya alaycı bir yanıt verdi ve iki adayın banka hesaplarını ve telefon kayıtlarını seçim mahkemesine ve Yüksek Mahkeme’ye açmasını önerdi. Kapanışa doğru Lula, Flávio’ya Arjantin Devlet Başkanı Milei’nin “testere” modelini Brezilya’da uygulayıp uygulamayacağını sordu. Flávio soruyu yanıtlamadı ve Lula’nın bölgedeki müttefiklerini eleştirerek karşılık verdi.
İkinci tur anketleri: Fark daralıyor ama Flávio önde
İlk turun hemen ardından yapılan anketlerin neredeyse tamamı Flávio’yu önde gösterdi. 3-8 Ekim arasında AtlasIntel 51,1'e 45,7, Datafolha 49'a 45, PoderData 49'a 44 ölçtü. Gerp’in 8-12 Ekim anketinde fark 9 puana kadar açıldı. Ekim ortasında ise yarış belirgin biçimde sıkıştı. PoderData 13-15 Ekim’de 47-47 eşitlik buldu. MDA farkı 0,9 puana indirdi, Datafolha ve Quaest ise 2 puanlık fark ölçtü. Lula’yı önde gösteren tek şirket Vox Brasil oldu (46,4'e 44,6). 18 Ekim’deki tartışmadan sonra yayımlanan anketler de aynı tabloyu çiziyor: Ideia 48'e 46, Alfa 48,8'e 45,9, Real Time 48'e 45. BTG/Nexus’un son anketinde geçerli oylar üzerinden fark binde altıya kadar indi (Flávio %50,3, Lula %49,7).
Özetle Flávio’nun ilk günlerdeki 4-5 puanlık avantajı 2-3 puana gerilemiş görünüyor. Bu fark çoğu ankette hata payı sınırında. Yine de ilk turda anketlerin Flávio’yu sistematik biçimde düşük ölçtüğü unutulmamalı. Bu, Lula kampanyası açısından ek bir tedirginlik kaynağı.
Lula’nın elindeki koz, sandığa gitmeyen 33 milyon seçmen ve Cury’nin ikiye bölünmüş tabanı. Kampanyanın son günlerinde, Flávio’nun adı Banco Master soruşturmasında geçiyor. Intercept Brasil de ekimde Flávio’nun seçimleri etkilemek için bir ABD şirketine 600 bin dolar ödediğini iddia etti. Öte yandan, Trump yönetiminin Bolsonaro lehine müdahale edebileceği kaygısıyla bir grup ABD senatörü Dışişleri Bakanı Rubio’ya mektup yazarak yönetimden Brezilya’daki seçim sonuçlarını tanıma sözü vermesini istedi.