Köşe Yazısı

Fransa’da isyan: Yükselen güçler ve Bahçeli’nin kaygısı

12:46 5 dk okuma

Fransa’da banliyö liselerinden başlayıp diğer liselere, üniversitelere ve ülke sathına yayılan, hatta Fransa’yı da aşıp Belçika’ya sıçrayan liseli başkaldırısına hep o sözcük eşlik ediyor: “Öngörülmemiş.” Sözcük, uluslararası medyada benimsenmeden önce Fransa İçişleri Bakanı Laurent Nuñez’in ağzından duyuldu. İçişleri Bakanı öğrencilerin eğitim koşullarına ilişkin isyan düzeyine varan hoşnutsuzluklarına anlam verememişti. Gerçekten de, BBC’ye göre Fransa lise düzeyinde öğrenci başına hükümet harcamaları Avrupa ortalamasının üstündeydi; öğretmen açığı, boş dersler, ders saatlerinin uzunluğu, üniversiteye giriş stresi gibi sorunları vardı ama bunlar Avrupa’nın diğer ülkelerinden kötü olmadığı gibi, görece iyi bile sayılabilirdi. Peki neydi bu isyanın altında yatan neden? BBC doğrudan öze iniyor, konuyu Fransa’nın politik kültürüne getiriyor: “Fransa’da politik güç, çoğu zaman seçilmiş organlar kadar sokaktan da kaynaklanmıştır.”

İçişleri Bakanı ya da uluslararası medya, koşulların “görece iyi” olmasının “epey kötüleştiği” gerçeğini değiştiremeyeceğini anlamıyor olabilirler mi? Gayet olabilirler. Zira, anlamak için karşıdakini dinleme niyeti gerekiyor ve Macron iktidarının 2017’den beri Fransız sistemine vaat ettiği liberalleşmeyle iştahı açılan sermaye çevreleri toplumsal talepleri dinlemeye niyetli de değil, kabiliyetli de. Dinlemek şöyle dursun, temmuz ayında polisin silah kullanma yetkilerini genişletmeye dönük yasal düzenlemeler tasarlayan Macron iktidarı liselilerin başkaldırısını da feci bir polis şiddetiyle karşıladı. Ve fakat öğrenciler polis şiddetine direndiler. Bir öğrencinin polis fişeğiyle elini kaybetmesi sonucunda polisin şok fişekleri kullanımı yasaklandı. Bu, silah kullanma yasasına yönelik “Öldürme İznine Hayır” protestolarını da güçlendirdi ve yasa tasarısının Senato ya da Anayasa Konseyi’nden geçişini tehlikeye attı. Bunu, liseli eylemlerinin iktidar pervasızlığına ilk yanıtı olarak görmek mümkün, demokrasinin ne bedellerle ilerletildiğini anımsatırcasına.

Bu tablo, olayların gidişatına ilişkin hükümetin yapabileceklerinin sınırını da gösteriyor. Kimse hükümetin Ekim ayı sonunda duyuracağını vaat ettiği düzenlemeleri merak etmiyor, zira isyan dalgasının ivmesi hükümetin bütçede önereceği rötuşlarla kesilecek gibi değil. Çekirdekteki lise sendikaları dışında da gayet iyi örgütlendiği anlaşılan öğrenci hareketi bir yakın talepler dizisinden ziyade, Macron iktidarının 2017’den beri güttüğü politikaların ayrımcılık, yoksullaştırma, ihmal gibi sonuçlarını bütüncül olarak hedef alıyor. Macron, önceki protesto dalgası olan Sarı Yelekliler’den pandemi sayesinde kurtuldu; şimdi ise öğrenci isyanı sendikaları, partileri de içine çeken bir girdaba dönüşme eşiğinde görünüyor. Hükümet eylemlerin artık boğulduğu temennisini yayarken Salı günkü Acte V yürüyüşüne 160.000 kişinin katıldığı kaydedildi. Paris Sen nehrinin güneyinden 1871 yılındaki Komün’ün başladığı Hotel de Ville önüne uzanan dev kortejlere tanıklık etti.

68 öğrenci ayaklanmaları, özellikle de işçi sınıfı katılımıyla büyüdükten sonra, De Gaulle’cü bir askeri darbe hazırlıkları üzerine ve özellikle Fransız Komünist Partisi’nin geri basmasıyla dindirilmişti. Bütün yükselişine karşın, 2026 isyanı bu eşikten henüz uzakta görünüyor.

Titremeyen Muhalefet ve Aşırı Sağ Merkeze

Bununla birlikte, öğrenci isyanı Fransa siyasetinin çehresini aniden ve kökten değiştirmiş durumda. Macron ve Sosyalist Parti gibi geleneksel merkez güçler sahneden çekildi ve iki politik güç sokakların toz bulutu arasında öne çıktı.

Bunlardan birincisi, Jean Luc Mélenchon’un liderliğindeki Baş Eğmeyen Fransa hareketi (LFI). Liberal ve sağ basın öğrenci isyanının “aşırı sol”, dolayısıyla da LFI tarafından yönlendirildiği propagandasını başından beri işliyordu. LFI’nin etkisini abartan bu iddia, daha ziyade Mélenchon’u isyanın şiddet görüntüleriyle özdeşleştirme ve seçmenlerin gözünde en büyük rakibi vurma yolunda bir, moda deyimle, “algı operasyonu” gibi görünüyordu. Ama belki de en öğretici olanı, Mélenchon’un bu iddia ve propagandadan hiç etkilenmeden harekete sahip çıkması oldu.

Mélenchon, kendisinin de “öngörülmemiş” diye nitelediği öğrenci isyanıyla yan yana, iç içe görünmekten çekinmedi. İşgal edilmiş okullara gidip öğrencilerle dayanışma görüntüleri sergiledi; isyanın parlayan öğrenci siması Elwan’la yakın pozlar verdi; polis şiddetini ve medya çarpıtmalarını mahkûm eden açıklamalarla kamuoyunda bir karşı propaganda örgütledi. En son, 11 Ekim’de, Claremont-Ferrand’daki mitingde on bin kadar katılımcıya neo-liberalizmin öldüğü dünyada yeni sol politikalar üzerine coşkulu bir söylev verdi. Burada açıkladığı kaidelere sol popülist siyaset tartışmalarında bolca gönderme yapılacağını tahmin ediyorum.

Ve yükselen ikinci güç: aşırı sağ. Buraya kadar çizdiğimiz tabloda safça bir iyimserliğe yer olmadığı, aşırı sağın öğrenci isyanı vesilesiyle tanık olduğumuz yükselişinden belli olmaktadır. Gerçekten de, daha önceki toplumsal olaylar dizisinde görülmemiş biçimde, aşırı sağ bu kez Fransa siyaset sahnesinin her köşesinde yer buldu. Yalnızca sokakta göstericilere saldıran sağcı militanlardan söz etmiyorum. Eli yüzü düzgün, başarılı aşırı sağcı gençlik temsilcileri merkez medyadaki “tartışma” programlarına davet edilip orada öğrenci isyanı temsilcilerine seri halde suçlamalarda bulundular. Hareketin provoke edildiği, kör şiddete başvurulduğu, solun ezilenlerden rol çaldığı, “ayrıcalıklı kesimlerden” oluştuğu ve öğrencilerin yoksulluklarını sömürdüğü gibi propagandalar bu kez liberal medyada değil, aşırı sağcı Le Pen yandaşı genç temsilcilerin ağzından duyuldu. Bu söylemlerin etkisi, çok sağlam olmasından kaynaklanmaz; tam tersine, bir demagoji olmasından, bir demagoji olarak geniş kamuoyu önünde kendine yer bulabilmesinden kaynaklanır. Fransa merkez siyaseti aşırı sağı bu şovdan mahrum bırakmadı.

Tabii bu şova, uluslararası katkıyı da anmamak olmaz: Öğrenci isyanına yönelik aşırı sağ tepkisinin açılışını ABD Başkanı Trump yapmış ve bunu “Fransa’nın kontrolsüz göçmen politikalarına” bağlamıştı. Buna, Siyonizm sempatizanı kesimlerin eylemlerde “Müslüman Kardeşler” izleri görmesini de eklersek öğrenci isyanı karşısında Fransız Le Pen etrafında örülen dalganın boyutlarını resmetmiş oluruz.

Reuters, öğrenci isyanı sonrası anketlerde Mélenchon ile Le Pen’in beş seçim senaryosunda da diğer partileri geride bırakan bir hızla yükseldiklerini bildiriyor. Ama bu sandık rekabetinde Le Pen’in kesin bir üstünlüğü olduğu da ekleniyor. Geleceksizleştirilen, daha doğrusu geleceğin işsiz ve mülksüzleri olan bu gençlerin isyanı karşısında Fransız müesses nizamının tercihi de bu yönde görünüyor.

Ve Bizim Gençlik

Türkiye’nin yönetimindeki aşırı sağcı parti lideri Devlet Bahçeli, Salı günkü grup toplantısında Türkiye’deki gençleri Fransız akranlarına uymamaları yönünde uyardı. Bir süredir “devlet aklının” temsilcisi gibi davranan Bahçeli’nin bu çıkışı da çizdiği imajla tutarlı. Zira Türkiye’deki “müesses nizam” da en ciddi toplumsal talep ve eylemlerin öğrenci gençlik hareketlerince taşındığını deneyimlerle biliyor olsa gerektir.

Gerçek şu ki Türkiye, Fransa’daki öğrenci isyanının bir benzerini yaşadı. 19 Mart eylemleri, sanıyorum Türkiye tarihinin en büyük gençlik eylemleri olarak gerçekleşti. Yalnızca öğrenci değil, mahalleli gençlik kalabalıklarının da katıldığı bu eylemlerde gençler “mitinge değil, eyleme geldik” diye merkez muhalefet kürsülerine seslendiler.

Onların da eylemi “öngörülmemiş” idi. Onlar da Fransa’daki akranları gibi geleceksizleştirilmiş, daha doğrusu geleceğin işsiz ve mülksüzlerine dahil edilmişlerdi. Onlar da Fransa’daki akranları gibi merkez siyasetin kofluğunun bilincine varmıştı. Onlar da Fransa’daki akranları gibi çekirdekte sol eğilimli ama genelde heterojen, çok parçalı, hatta onlardan farklı olarak bir tür “Türkçülük” katkılıydı.

Ama kalıcı bir örgütlenmeleri olmayan Türkiye’deki öğrencilerin isyanı, nabzını tutacak bir lider de bulamadı. Onu bırakalım, BBC’nin Fransa için söylediği gibi “sokak göstericilerinin seçilmişler kadar halkın meşru temsilcisi sayıldığı” bir demokrasi kültürü de bulamadı. Onu da bırakalım, isyanlarını büyüten kitle örgütleri bulamadı. Onu da bırakalım, fikirlerinden beslenebileceği bir siyasal-entelektüel ortam bulamadı. Medya ve sosyal medyadan manipülatif salvolarına alabildiğine açık hale geldi. Kendi göbek bağını kesemedi. Dolayısıyla, gayet doğal olarak geri çekildi.

Ve bütün bu köhne siyaset dünyası karşısında bile çekilirken, iktidarın operasyonunu en azından bir süre frenlemeyi başardı.

Dolayısıyla, Türkiye’deki gençlik Fransa’daki akranlarına ne kadar özenir bilemeyiz. Ama Fransa’dakilere kıyasla köhnelikten daha kesin kopmak, daha cesur ve daha yeni olmak zorunda kalacak bir kuşağı temsil ettikleri kesin.

Kısa Kısa

  1. Maraş’ta inşaattan yayılan koku 20 öğrenciyi hastanelik etti

    Maraş’ın Onikişubat ilçesinde Zekeriya Tanrıverdi İmam Hatip Ortaokulu ile Şehit Ahmet Gülbahar Ortaokulu’nun yanındaki inşaat alanından yayılan koku nedeniyle nefes darlığı ve öksürük yaşayan 20 öğrenci hastaneye kaldırıldı. AA’nın haberine göre kokunun kaynağı olduğu düşünülen bir varile el konuldu, inşaat durduruldu ve iki okulda eğitime bir gün ara verildi.

  2. Zelenskiy: Müttefikler balistik füze saldırısını haber vermedi

    Ukrayna Devlet Başkanı Zelenskiy, Rusya’nın Kiev’e yönelik art arda iki gecelik balistik füze saldırısında ülkesinin Batılı müttefiklerinden önceden uyarı almadıklarını söyledi. Salı gecesi saldırıda başkentteki 4 No’lu termik santral ile bir apartman vuruldu. Açıklama, ABD’nin hafta sonu Kiev’le istihbarat paylaşımını kesmekle tehdit etmesinin ardından geldi. Trump ise paylaşımın sürdüğünü savundu.

  3. Goodyear’da iş cinayeti: Erkan Kundo makineye sıkışarak can verdi

    Sakarya Arifiye’deki Goodyear fabrikasında 33 yaşındaki işçi Erkan Kundo, sabah saatlerinde mekanik bir arızaya müdahale ederken başı makineye sıkışarak yaşamını yitirdi. Ölümün ardından sabah vardiyası iptal edildi, üretim durduruldu. Olayla ilgili soruşturma başlatıldı.

  4. NATO, Türkiye’den memnun: “Fiili bir sanayi devrimi”

    NATO Genel Sekreter Yardımcısı Radmila Shekerinska, Türk savunma sanayiini övdü ve Türkiye’de uzun süredir fiili bir sanayi devrimi yaşandığını söyledi. Shekerinska, Temmuz’daki Ankara Zirvesi’nde yaklaşık 50 milyar dolarlık sözleşme imzalandığını da hatırlattı.

  5. Mazlum Abdi: Entegrasyon bir ayda tamamlanacak

    Mazlum Abdi, Erbil’de düzenlenen bir forumda konuştu. Abdi, Şam ile entegrasyonun bir ay içinde tamamlanacağını söyledi. Dil meselesinde ise henüz uzlaşı sağlanamadığını belirtti. Suriye vatandaşı olmayan bazı kadroların ülkede kalacağını da açıkladı.

  6. İzmir’de sağanak sonrası sokaklar suyla doldu

    İzmir’de gece saatlerinde etkili olan gök gürültülü sağanak, birçok cadde ve sokakta su birikintilerine yol açtı. Sürücüler ve yayalar zor anlar yaşadı. Belediye ekipleri ancak su biriktikten sonra tahliyeye başladı. Her yağışta yaşanan tablo, Cemil Tugay yönetimindeki büyükşehrin altyapı sorununu yeniden gündeme getirdi.

  7. AKP’den gazetecilere milyonluk dava

    AKP Genel Sekreteri Eyyüp Kadir İnan, partinin “itibarını zedeleyen” yayınlar gerekçesiyle iki gazeteciye manevi tazminat davası açtıklarını duyurdu. Davada Şaban Sevinç’ten 500 bin, Timur Soykan’dan 600 bin lira isteniyor.

  8. Cafer Mahiroğlu: “Butlan lideri Kılıçdaroğlu ve ekibi mutlu olabilir"

    Halk TV Yönetim Kurulu Başkanı Cafer Mahiroğlu, kanalın İstanbul’daki binasına sabah saatlerinde polis girdiğini sosyal medya hesabından duyurdu. Mahiroğlu paylaşımında, “Butlan lideri Kılıçdaroğlu ve ekibi mutlu olabilir. Polis Halk TV’de” ifadelerini kullandı. Mahiroğlu hakkında daha önce yakalama kararı çıkarılmıştı.

  9. Kılıçdaroğlu, Halk TV’yi RTÜK’e şikayet etmişti

    Mahkemenin “mutlak butlan” kararıyla CHP’nin başına getirilen Kemal Kılıçdaroğlu, Halk TV’ye kayyum atanmasından günler önce KRT’deki yayında kanalı hedef almıştı. Kanalın sahibinin neden Türkiye’ye gelmediğini soran Kılıçdaroğlu, Halk TV için “Günün 24 saati yalan haber yapıyor” demişti. Kılıçdaroğlu, kanalı RTÜK’e şikayet ettiklerini, RTÜK’ün ise konunun görev alanına girmediğini bildirdiğini de anlatmıştı.

  10. Halk TV’ye kayyum atandı

    Halk TV’nin İstanbul’daki merkez binasına sabah saatlerinde yüzlerce polisle girildi. Kanala kayyum atandı. Genel Yayın Yönetmeni Suat Toktaş’ın kayyum heyeti başkanıyla yayının sürmesi için yaptığı görüşme sonuçsuz kaldı ve yayın durduruldu. Yeni Parti Genel Başkanı Özgür Özel, “Şafak vakti bir televizyon kanalına polis baskını yapıp, kayyım atamak ancak diktatörlerin yapacağı iştir” dedi.

Önceki gün

  1. Trump’tan Yemen sorusuna yanıt: Erdoğan’dan bunu isteyebilirim

    Alaska ziyareti öncesi gazetecilerin sorularını yanıtlayan ABD Başkanı Trump, Türkiye’nin Yemen’e müdahaleye katılmasını isteyip istemeyeceği sorusuna “Bunu isteyebilirim” dedi. Erdoğan’ı çok iyi bir dostu olarak nitelendiren Trump, isterse Erdoğan’ın bunu yapacağına inandığını söyledi.

  2. Hacıosmanoğlu’ndan Bahçeli’ye ziyaret

    TFF Başkanı İbrahim Ethem Hacıosmanoğlu, MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli ile partinin genel merkezinde bir araya geldi. Hacıosmanoğlu, görüşmede gösterilen misafirperverlik ve Türk futboluna sağlanan destek için Bahçeli’ye teşekkür etti, ardından kendisine çalışmalarında başarı dileklerini iletti.

  3. AKP’ye yakın Erenköy Cemaatinden fon çıkışı

    AKP’nin kamu varlıklarını peşkeş çektiği tarikatlardan Erenköy, Aziz Mahmud Hüdayi Vakfı’nın internet sitesinden yaptığı açıklamada fon vurgununu denetimsizlik ve kayırmacılığa bağlayıp hesap sorulmasını istedi. AKP’nin çeyrek asrını öven tarikat, faturayı yalnızca birkaç “sorumluya” kesti.

  4. Mersin Büyükşehir Belediye Baş­kan­ve­kil­li­ği seçimini CHP’li Gülşah Yıldırım Genç kazandı

    Mersin Büyükşehir Belediye Başkanı Vahap Seçer’in tutuklanarak görevden uzaklaştırılmasının ardından Büyükşehir Belediye Meclisi’nde başkanvekilliği seçimi gerçekleştirildi. CHP’nin adayı Gülşah Yıldırım Genç, üçüncü turda 47 oy alarak Mersin Büyükşehir Belediye Başkanvekili seçildi.

  5. Cumhurbaşkanı Erdoğan, Suudi Arabistan Veliaht Prensi Bin Selman ile görüştü

    Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Suudi Arabistan Veliaht Prensi Muhammed bin Selman ile telefon görüşmesi gerçekleştirdi. İletişim Başkanlığı'nın açıklamasına göre görüşmede, bölgedeki son gelişmeler ve Suudi Arabistan’a yönelik saldırılar ele alındı. Erdoğan, Suudi Arabistan topraklarını hedef alan saldırılarını en güçlü şekilde kınadıklarını belirterek hayatını kaybedenler için başsağlığı dileklerini iletti.

  6. Taklit ve tağşiş listesindeki 35 gıda ürünü açıklandı

    Tarım ve Orman Bakanlığı'nın taklit ve tağşiş listesine 35 yeni ürün eklendi. Bunların 6’sı sağlığı tehlikeye düşüren ürünler arasında yer aldı. Listede sucuk, peynir, sirke ve baklava gibi ürünler bulunuyor. Bazı sucuklarda kanatlı eti ve baş eti, tulum peynirinde nişasta, kuşburnu sirkesinde gıda boyası tespit edildi. Fıstıklı baklava ürünlerinde ise ay çekirdeği ve gıda boyası bulundu. Listeye giren ürün ve markaların tamamına Bakanlığın internet sitesinden ulaşılabiliyor.

  7. Özgür Özel patronlarla buluştu

    Yeni Parti Lideri Özgür Özel partisinin genel merkezinde Türk Sanayicileri ve İş İnsanları Derneği (TÜSİAD) temsilcileri ile buluştu. Görüşmede TÜSİAD Yönetim Kurulu Başkanı Ozan Diren ve Ankara Temsilcisi Barış Urhan ile temsil edilirken, Özel'in yanında Ümit Özlale ve Selin Sayek Böke yer aldı. Görüşmenin içeriğine ilişkin ise herhangi bir detay paylaşılmadı.

  8. Mecliste dikkat çeken görüşme: Bahçeli ve Kılıçdaroğlu bir araya geldi

    Mutlak butlan kararının ardından CHP Genel Başkanlığı koltuğuna dönmüş olan Kılıçdaroğlu, görüşme için "iki eski arkadaş olarak görüştük" ifadesini kullanırken Sözcü'den Bala Ateş Irmak'ın CHP kulislerine dayandırdığı bilgiye göre görüşmede "Terörsüz Türkiye" olarak adlandırılan süreç gündeme geldi.

  9. Hatimoğulları: “Bahçeli’nin ‘Siyasallaşma ko­or­di­na­tör­lü­ğü İmralı’da bulunan kişinin hakkıdır’ sözü önemli”

    DEM Parti Eş Genel Başkanı Tülay Hatimoğulları, Abdullah Öcalan’ın koordinatörlüğünde oluşturulacak Barış ve Siyasallaşma Kurulunun bir an önce çalışmalarına başlaması gerektiğini söyledi. MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli’nin “Siyasallaşma koordinatörlüğü İmralı’da bulunan kişinin hakkıdır” sözlerini önemli bulduğunu belirten Hatimoğulları, kurulun faaliyet gösterebilmesi için gerekli koşulların oluşturulması gerektiğini de ekledi.

  10. TMO çeltik alım fiyatlarını açıkladı: Artış oranı enflasyonun yarısı bile değil

    Toprak Mahsulleri Ofisi (TMO), 2026 yılının çeltik alım fiyatlarını açıkladı. Baldo Grubu'nun kilogramı 40 liradan alınırken, Cammeo için 38TL, Osmancık için ise 32TL bedel ödenecek. Çeltik alımı fiyatlarında yıla göre artış yüzde 12,50 ila 18,75 arasında değişirken, TÜİK'in açıkladığı yıllık tüketici enflasyonu (TÜFE) ise yüzde 29,73'te kaldı. Bu rakamlara mazot fiyatlarının son dönemde fahiş biçimde artması ise dahil değil.

  11. Türkiye ile Pakistan arasında üst düzey askerî görüşme

    Genelkurmay Başkanı Orgeneral Selçuk Bayraktaroğlu, Pakistan Savunma Kuvvetleri ve Kara Kuvvetleri Komutanı Mareşal Seyyid Asım Münir ile telefon görüşmesi gerçekleştirdi. Millî Savunma Bakanlığının açıklamasına göre görüşmede, iki ülke arasındaki askerî ilişkilerin yanı sıra savunma sanayii ve askerî eğitim alanlarında iş birliğinin geliştirilmesi ele alındı.

  12. Dışişleri Bakanı Hakan Fidan ile Adalet Bakanı Akın Gürlek bir araya geldi

    Dışişleri Bakanlığı, Hakan Fidan ile Akın Gürlek’in Ankara’da bir görüşme gerçekleştirdiğini duyurdu. Bakanlığın resmi X hesabından yapılan açıklamada, “Bakanımız Hakan Fidan, Adalet Bakanı Akın Gürlek ile Ankara’da bir araya geldi” ifadelerine yer verildi. Görüşmenin içeriğine ilişkin herhangi bir açıklama yapılmadı.

  13. TFF’de skandal: UEFA’ya sahte yazı gönderilmiş

    UEFA Hakem Gözlemcisi Dilan Deniz Gökçek İşcan, eski Merkez Hakem Kurulu Başkanı Ferhat Gündoğdu ve iki yetkili hakkında suç duyurusunda bulundu. İşcan, 2022’de bilgisi dışında UEFA’ya gerçeğe aykırı bir yazı gönderildiğini, Gündoğdu’nun 2024’te yeniden göreve gelmesinin ardından ise baskıların arttığını öne sürdü.

  14. Fon so­ruş­tur­ma­sın­da AKP’li eski Bakan Yardımcısı Mustafa Aksu tutuklandı

    Borsadaki fon vurgununda yaklaşık 100 milyon lira kaybettiğini öne süren eski Tarım ve Orman Bakan Yardımcısı Mustafa Aksu, yürütülen soruşturma kapsamında tutuklandı. Tera’nın likit fonuna yatırım yaptığını ve parasını çekemediğini açıklayan Aksu, geçtiğimiz hafta gazeteci Barış Terkoğlu’na yaptığı açıklamada, “Çok rahatsızım, sinirliyim, rencide oldum, mesele 100 milyon değil kandırılmış olmak” demişti.

  15. Bahçeli’den Suudi Arabistan’a askeri müdahale çağrısı

    MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, partisinin TBMM grup toplantısında Yemen’deki Ensarullah güçlerinin Suudi Arabistan’a yönelik misillemelerini kınayarak Mekke Ortak Savunma Anlaşması kapsamında Suudi Arabistan’a her türlü askeri desteğin sağlanmasını istedi. Bahçeli ayrıca diplomatik girişimlerin yetersiz kalması durumunda askeri caydırıcılığa başvurulması gerektiğini ifade etti.

  16. Abdullah Öcalan’ın başkanlık edeceği silahsızlanma kurulu İmralı’da toplanacak

    İmralı süreci kapsamında oluşturulan ve Abdullah Öcalan’ın başkanlık edeceği belirtilen Silahsızlanma ve Stratejik Koordinasyon Alt Komisyonunun toplantılarını, İmralı’da Öcalan için inşa edilen konutta gerçekleştireceği öne sürüldü. Halk TV’den Helin Yılmaz’ın özel haberine göre kurul, TBMM yerine İmralı’da Öcalan için inşa edilen konutta toplanacak. Kurul üyeleri ise toplantılara katılmak üzere adaya gidip gelecek

  17. İddia: Netanyahu, Yemen’deki savaşa katılmak için Suudi Arabistan’ın onayını almaya çalışıyor

    İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu’nun, Yemen’deki Ensarullah güçlerine karşı yürütülen savaşa katılmak için Suudi Arabistan’ın onayını almaya çalıştığı öne sürüldü. Haaretz’in haberine göre Netanyahu, Yemen’deki savaşa katılarak Suudi Arabistan ile İsrail arasındaki ilişkilerin normalleşmesini hızlandırmayı hedefliyor. Ancak Suudi Arabistan Veliaht Prensi Muhammed bin Selman’ın, ülke içinde oluşabilecek tepkiler nedeniyle İsrail’in savaşa katılmasına karşı çıktığı belirtildi.

  18. İstanbul’da M5 metro hattında patlama: Yolcular tahliye edildi

    İstanbul’da M5 Üsküdar-Sultanbeyli Metro Hattı’nın Ihlamurkuyu İstasyonu’nda, metronun bulunduğu alandaki kablolarda patlama meydana geldi. Patlamanın ardından istasyonu duman kaplarken olay yerine itfaiye ekipleri sevk edildi. Güvenlik amacıyla seferler durduruldu ve istasyonda bekleyen yolcular tahliye edildi. Metro İstanbul, teknik arıza nedeniyle seferlerin yalnızca Üsküdar-Çakmak ve İmam Hatip Lisesi-Sultanbeyli istasyonları arasında sürdürüldüğünü açıkladı.

  19. IMF, Türkiye’nin büyüme tahminini düşürdü

    Uluslararası Para Fonu (IMF), Ekim ayı Dünya Ekonomik Görünüm Raporu’nda Türkiye ekonomisine ilişkin 2026 yılı büyüme tahminini yüzde 2,9’dan yüzde 2,7’ye düşürdü. Raporda, Türkiye ekonomisinin 2027’de yüzde 3,6 büyümesi beklenirken yıl sonu enflasyonunun 2026’da yüzde 31,2, 2027’de ise yüzde 26,5 olacağı öngörüldü. IMF, küresel büyüme tahminini ise 2026 yılı için yüzde 3’ten yüzde 3,1’e yükseltirken 2027 yılı beklentisini yüzde 3,4’te sabit tuttu.

  20. Trump: “Çin ve Rusya’nın İran’a yardım ettiklerini düşünmüyorum”

    ABD Başkanı Donald Trump, sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda, Çin ve Rusya’nın İran’a yardım ettiği yönündeki iddialara ilişkin açıklamalarda bulundu. Bu iddiaların “aşırı solcular” tarafından dile getirildiğini savunan Trump, “Eğer öyleyse, bu çok düşük bir seviyededir ancak yardım ettiklerini düşünmüyorum” dedi. Çin ve Rusya’ya yönelik uyarıda da bulunan Trump, “Kaybedecek çok şeyleri var ve biz bunu anlarız, hem de çok çabuk anlarız” ifadelerini kullandı.

  21. Yandaş Abülkadir Selvi: “Köpek havlamadıysa hırsız tanıdıktır"

    İktidara yakınlığı ile bilinen yazar Abdülkadir Selvi, bugünkü yazısında fon konusunu ele aldı. Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz'la görüşmesini aktaran Selvi, fon krizi için "bunun adı fon krizi değil, organize bir soygun" yorumunu yaparken, borsada ünlü bir söz vardır diyerek “Köpek havlamadıysa hırsız tanıdıktır" ifadesini kullandı. Yazısında sistemdeki gözetim ve denetim eksikliğine dikkat çeken Selvi, AKP iktidarının siyasi sorumluluğuna dair ise yorumda bulunmadı.

  22. Etimesgut Belediyesi'ne yeni operasyon

    Ankara Etimesgut Belediyesi'ne yönelik operasyonda Belediye Başkan Yardımcıları Gültekin Bayındır ve Fikret Gözoğlu dahil çok sayıda kişi gözaltına alındı. Etimesgut Belediye Başkanı Erdal Beşikçioğlu da 30 Temmuz günü gerçekleştirilen operasyonla gözaltına alınmış, 3 Ağustos günü ise tutuklanmıştı.

✓