Arama

Site İçi Arama

Doğrudan arama yapın Aranıyor... Detaylı Arama
Sonuçlar aranıyor...
Kategorilere Göz Atın
© ideo. Anlatılan senin hikayendir

Köşe Yazısı

Baykalizm 2024: CHP’de bir reddimiras sınavı-2

12:26 4 dk okuma

CHP’nin Gerileme Düsturu

Baykal’cılık üzerinden CHP’ye bakmaya devam ediyoruz. İlk bölümde, Baykal’ın yüzeydeki, “pratik” politikası içindeki tutuculuğunun izini sürmüştük.

Öte yandan, Deniz Baykal’ın Türk siyasetine en az Siirt seçimleri kadar derinlikli bir müdahalesi sıklıkla gözden kaçırılıyor. Oysa bu müdahale, Erdoğan’a karşı muhalefeti alttan alta belirlemiş ve 2023 seçimlerindeki skandal yenilgide başrol oynamıştır: Baykal 2007 yılında, kamuoyunda cumhuriyet duyarlılığının zirvede olduğu dönemde, CHP’nin cumhuriyetçi tabana yaşattığı bir başka “beklenmedik” seçim yenilgisi sonrasında “ben değil, merkez sağ çöktü” formülasyonunu tedavüle sokarak muhalif kamuoyunun önüne lezzetli bir zehir bırakmıştı.

Elbette, AKP’nin yükselişini merkez sağın çöküşüne bağlayan açıklamalar daha 2002 yılında, plaza medyası sütunlarında tek tük işlenmeye başlamıştı. Ama Deniz Baykal 2007’de bu sermaye klişesini siyasetin göbeğine oturttu. Bu formül, ilginçtir, Baykal’ı sorumluluktan azade kılmakla kalmıyor; AKP’nin karşıdevrim sürecinde muhalefetin aracını ve aktörlerini yeniden belirliyor, bu anlamda strateji ve taktiklerin üstüne çıkan bir (program değil) düstur mertebesinde kabul görüyordu.

Her şeyden önce, düstur, mantığı başaşağı çevirmişti. Baykal, bu açıklamasıyla AKP’nin yükselişi ile merkez sağın 2002’ye kadarki sicili arasındaki bağı kopararak merkez sağı temize çekiyordu. Devletçiliğe karşı özelleştirme, parlamentarizme karşı başkanlık, hukuk ihlal ve anayasaya karşı keyfilik, laikliğe karşı dinsellik, bürokrasiye karşı partizanlık, sosyal haklara karşı sadakacılık… AKP karanlığının 12 Mart değilse 12 Eylül Darbesi’nden beri sağın merkez ve aşırı fraksiyonları tarafından aşama aşama örülen bu sütunlar üzerinde yükseldiği gerçeği ihmal ediliyor, sorunun kendisi çare gibi gösteriliyordu. Baykal bu düsturu CHP’nin başından indirildikten sonra, 2011 yenilgisi ertesinde de hatırlatacak ve “Eskiden bir merkez sağ vardı. Bugün iş başındaki hükümetin uygulamalarına ‘evet’ der miydi? Merkez sağ bunlara karşı çıkan bir merkez sağdı,” diyecekti.

Baykal’ın besbelli üniversite yıllarından biriktirdiği sağ hayranlığı siyaset sahnesini ona terk etme sınırına varmıştı: Bu düstur Türkiye’de yürüyen karşıdevrimin çözüm anahtarını sağa veriyor, böylelikle, mantıksal sonucu olarak, ana muhalefet partisi CHP’nin temel görevini de, Türk sağının boşluğunu gerek kendisi sağa kayarak gerek sağı yeniden inşa ederek doldurmak olarak belirliyordu. 12 Eylül sonrasında zaten kimlik kargaşasına düşmüş sosyal-demokrasinin ve CHP’nin ilkesizleşmesi ve programsızlaşmasında bir eşik böylelikle atlandı. CHP’nin, bugün istifa eden Gürsel Tekin gibi siyaset esnafları için harika bir panayıra dönmesi önünde hiçbir engel kalmadı.

Düsturun, cumhuriyet mitinglerinde sol kemalist bir kitle hareketinin ayyuka çıktığı dönemde ortaya atıldığını, bu anlamda kitlenin eğilimine bütünüyle ters istikamette olduğunu vurgulayalım. Bununla sıkıca bağlantılı olarak, Baykal’cılık tam da 2007’de AKP’ye karşı yükselen toplumsal direnci eriten bir asit işlevi görüyordu. CHP’yle birlikte muhalif kamuoyunun dikkati İslamcı tehlikeye karşı cumhuriyetin korunmasından (AKP’nin ilerleyişini engellemek için yeterli değilse de gerekli koşul olan ve milyonluk kitlelerce sahiplenen bu refleksten) partiler içi bizans oyunlarına çevrildi. AKP’ye karşı antagonistik bir siyaset izlemek yerine, AKP’yi içerme politikasına geçildi. Dolayısıyla, siyasetin mekânı giderek daha fazla, dünyanın en adaletsiz ve giderek daha denetimsiz seçim sistemi sınırları içinde sandık hesaplarına ve AKP’den oy çalmaya çevrildi. Sedat Ergin’in “çözüme katkı sağlama” dediği konsept aslında Baykal’ın AKP’ye tepkili kitleleri bilimsel kavramla bir “burjuva uzlaşmasına” sürükleme hamlesinden başka bir şey değildi. Ecevit’in olmadığı bir sahnede CHP-MSP hükümeti ruhunu diriltmek ona düşmüştü.

Elbette, Baykal’cı düstur bu mantıksal sonuçlarına tümüyle Baykal döneminde varmadı. Parlamento dışı muhalefetin pasifize edilemediği, özellikle Gezi gibi tarihsel bir başkaldırının damgasını vurduğu koşullar yanında, düsturun işlemesi için bir de Baykal’ın mantıksal sonucu olan Kılıçdaroğlu’nun CHP başına geçmesi gerekecekti – bir de İslamcılığın cumhuriyetçi tabanı “CHP denetiminde” daha da çaresiz bırakması.

AKP’nin seçim başarısını bir merkez sağ yokluğuna bağlamak, CHP liderliğinden cumhuriyetçi tabana aşılanmış bir zehirin formülüdür. Bu, her demagoji gibi aynı anda öyle basit ve öyle lezzetliydi ki siyaset kulislerinden hızla topluma yayıldı; kahvede parmak hesabı yapmayı bilen amcadan doktorasında öğrendiği şık kavramları dolgun danışmanlık maaşına tedavül etmede sabırsız sosyal bilimciye kadar bütün “entelektüellerce” hevesle vaaz edildi. Anahtarı sağa vermek, AKP’nin açtığı kentsel rant tezgâhından nemalanan “muhalif” müteahhit için de, CHP‘nin paçalarında ücret kavgası vermeyi unutmuş sendikacı için de yani geniş halk kitlelerini pasifize etmekten çıkarı olan herkes için ideal bir bahane oldu. Rastlantı değil: Gezi gibi tarihi bir halk başkaldırısından sonra bile önce Mustafa Sarıgül’ün, ardından Ekmeleddin İhsanoğlu’nun kitlelere dayatılması, Baykal’ın düsturuyla bütünüyle tutarlıdır. Baykal 2007’de bu formülle Cumhuriyet Mitingleri’ni pasifize etmişti, Kılıçdaroğlu’nun nasibine ise Gezi’yi tırpanlamak düştü.

14 Mayıs’ta vefat eden, işte Baykal’ın 2007’de ortaya attığı “AKP’yi sağ ile yenme” düsturudur. 14 Mayıs, Türkiye’de karşıdevrimin sağ ile, burjuva uzlaşması ile, demokrasi havariliği ile geriletilemeyeceği gerçeğini bir tokat gibi cumhuriyetçi kesimin yüzüne çarptı. Sağın Erdoğan’ı sarsacak bir politik seferberlik ve bütünlük oluşturamayacağı, Altılı Masa’nın yalnızca bileşimiyle değil, şekilsiz programıyla ve dağınıklığıyla da kendini gösterdi. Sağ kulvarın hiç de sanıldığı gibi boş olmadığı, Erdoğan ve Cumhur İttifakı’nın Türk sağında temsil edilen sınıfsal-sosyal çıkarları ne kadar olabilirse o kadar tatmin ettikleri, sağı inşa politikasının olsa olsa muhalefette Erdoğan’la pazarlığa hazır, kararsız bir yedek partiler kümesi oluşturduğu görüldü. Baykal’cılığın 14 Mayıs’taki vefatı, aslında CHP’yi de 1980’lerden beri “üçüncü yol” gibi süslü kavramlarla örtbas ettiği kimlik bunalımıyla baş başa bıraktı. İşte 2024 yerel seçimleri öncesinde CHP’de görülen dalgalanmanın kaynağı budur. Bu dalganın boyu şimdi değilse yarın artacaktır ve artmalıdır. CHP’nin bundan sonraki selameti, Baykal’cılığın bu iflasını ne denli bilince çıkardığına ve onun boşalttığı ilke, ideoloji, yön envanterini nasıl doldurabildiğine bağlıdır.

Kısa Kısa

  1. İzmir'de fabrikada patlama: İşçiler yaralandı

    İzmir'in Torbalı ilçesinde İki-El Metal fabrikasında meydana gelen patlamada 7 işçi yaralandı. Olayda 3'ü ağır 7 işçi yaralandı. Yaralılar, ambulanslarla çeşitli hastanelere kaldırıldı.

  2. Can Atalay 24 saatlik açlık grevine başladı

    Anayasa Mahkemesi kararlarına rağmen tutukluluğu devam eden seçilmiş Hatay Milletvekili Can Atalay, TBMM’nin yeni yasama yılının başladığı 1 Ekim’de 24 saatlik açlık grevi kararı aldı. Türkiye İşçi Partisi Hatay Milletvekili Atalay'ın X hesabı üzerinden paylaşılan mesajda karar, "Hatay halkı beni, kendisi adına söz söylemem ve hesap sormam için seçti. O görevden vazgeçmeyeceğim. Artık bıçak kemiğe dayanmıştır" ifadeleriyle duyuruldu.

  3. Fon skandalında iade bilmecesi

    Gazeteci İsmail Saymaz, Fatma Betül Sayan Kaya'nın hisselerden kazandığı 2,2 milyar lirayı iade etmediği iddia ediliyor. Gazeteci İsmail Saymaz katıldığı televizyon yayınında iade iddiasının doğru olmasını ileri sürdü. Dün de Nagehan Alçı benzer bir iddiada bulunmuştu. Ekonomim'in iddiasına göre Kaya ve eşi, söz konusu tutarı Hazine ve Maliye Bakanlığı tarafından bildirilen banka hesabına aktarmıştı.

  4. Tera Portföy yöneticileri hakkında tutuklama kararı

    İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen 'fon soruşturması' kapsamında dün adliyeye sevk edilen Tera Portföy Yönetim Kurulu Başkanı Erdin Özel ve Tera Portföy CEO'su Emir Münir Sarpyener hakkında tutuklama kararı verildi.

  5. Vahap Seçer gözaltına alındı

    Mersin Büyükşehir Belediye Başkanı Vahap Seçer dahil 59 kişi gözaltına alındı. Gözaltına alınanlar arasında aynı zamanda Vahap Seçer'in yanı sıra Vahap Seçer'in yanı sıra Yenişehir Belediye Başkanı Abdullah Özyiğit ve Mezitli Belediye Başkanı Ahmet Serkan Tuncer de bulunuyor.

  6. Akaryakıta zam geldi

    ÖTV artışı nedeniyle benzinin satış fiyatına 4,20, motorine ise 3,70 lira zam geldi. Resmi Gazete'de yayınlanan karara göre, eşel mobil sisteminin sona ermesiyle başlayan yeni dönemde benzindeki ÖTV artışı kasım ve aralık aylarında da kademeli olarak uygulanacak. Böylece benzinde eşel mobil öncesine dönüş nedeniyle beklenen 12,47 liralık fiyat artışı, ÖTV'nin tek seferde değil, kademeli olarak geri getirilmesiyle engellenmiş oldu. LPG'de ise eşel mobil öncesi sisteme dönüldü.

  7. Fon vurgunu: AKP Genel Başkan Yardımcısı Hayat Yazıcı’nın oğlunun malvarlığına konulan tedbir kararı kaldırıldı

    Fon soruşturması kapsamında yönelik kapsamında, eski ticaret bakanı ve AKP Siyasi ve Hukuki İşlerden Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı Hayati Yazıcı’nın oğlu Mustafa Yazıcı’nın tüm mal varlığına hakkında verilen tedbir kararı saatler içinde kaldırıldı. İfadesi alınan Mustafa Yazıcı hakkında, yurt dışına çıkış yasağı şeklinde adli kontrol kararı verildi.

Önceki gün

  1. Fon so­ruş­tur­ma­sın­da AKP'li eski bakan Hayati Yazıcı’nın oğlunun mal varlığına tedbir konuldu

    Fon vurgununa yönelik İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı Terörizmin Finansmanı ve Aklama Suçları Soruşturma Bürosu tarafından yürütülen soruşturma kapsamında, eski ticaret bakanı ve AKP Siyasi ve Hukuki İşlerden Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı Hayati Yazıcı’nın oğlu Mustafa Yazıcı’nın tüm mal varlığına tedbir konuldu.

  2. İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Cemil Tugay, Beştepe’de Cumhurbaşkanı Erdoğan ile görüştü

    Tugay, görüşmenin ardından sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda Erdoğan’a kendisini Beştepe’de kabul ettiği için teşekkür ederken, kente ilişkin projeleri “arz ettiklerini” belirtti. Cemil Tugay, geçtiğimiz aylarda CHP’den istifa etmişti. Tugay’ın Beştepe ziyareti, bir süredir medyada yer alan AKP’ye geçeceğine yönelik iddiaların ardından geldi.

  3. Eylül ayı Milli Güvenlik Kurulu toplantısı sona erdi: Çerçeve Yasa uygulanmaya başlamadı

    Cumhurbaşkanı başkanlığında gerçekleştirilen Milli Güvenlik Kurulu (MGK) toplantısı sonrasında İletişim Başkanlığı tarafından sekiz maddelik bir bildiri yayınlandı. ⁠Bildiride tehdit ve tehlikeler arasında, PKK, KCK ve PYD de yer aldı. Böylece iktidarın "Terörsüz Türkiye" olarak adlandırdığı süreç kapsamında yakın zamanda meclisten geçirilen "Çerçeve Yasa"'nın uygulama aşaması, bir süredir çeşitli kaynaklarca dile getirildiği üzere, ileri bir tarihe kaldı.

  4. Fon vurgunu so­ruş­tur­ma­sın­da yeni gelişme: 5 şirket için TMSF kararı

    Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu (BDDK), fon soruşturması kapsamında Destek Yatırım Bankası, Hedef Yatırım Bankası ve Tera Yatırım Bankası’nın nitelikli paylarına ilişkin temettü dışındaki ortaklık haklarının Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu (TMSF) tarafından kullanılmasına karar verdi. BDDK ayrıca Destek Faktoring ve Tera Finans Faktoring’e pay devri işlemlerinin tamamlanması için altı ay süre tanıdı.

  5. İngiltere Başbakanı Burnham: İngiltere için seçenekler arasında AB’ye yeniden katılmak da var

    İngiltere Başbakanı Andy Burnham, BBC’ye verdiği demeçte mevcut Brexit anlaşmasının “faydadan çok zarar” getirdiğini belirterek, Avrupa ile ilişkileri düzeltmek için neler yapılabileceğini değerlendirmek istediğini söyledi. Burnham İngiltere'nin Avrupa ile uzun vadeli ilişkilerini yeniden şekillendirmek amacıyla hükümetin değerlendirebileceği seçenekler arasında Avrupa Birliği’ne yeniden katılmanın da bulunduğunu ifade etti.

  6. Rusya: S-400 sistemlerinin Türkiye’den çıkarılması için Ankara ile görüşüyoruz

    Kremlin, Türkiye’nin Rusya’dan satın aldığı S-400 hava savunma sistemlerinin başka bir ülkeye konuşlandırılması konusunda Ankara ile temasların sürdüğünü açıkladı. Açıklama, Rusya Dışişleri Bakanı Sergey Lavrov’un geçtiğimiz cumartesi günü S-400’lerin başka bir ülkeye devredilebileceğine ilişkin sözlerinin ardından geldi.

  7. CHP’de ihraçlar devam ediyor

    Mutlak butlan kararıyla CHP’nin başına geçen Kılıçdaroğlu yönetimi, partiden ihraç kararları almaya devam ediyor. Son olarak Kadıköy Belediye Başkanı Mesut Kösedağ, Sarıyer Belediye Başkanı Oktay Aksu ve Sancaktepe Belediye Başkanı Alper Yeğin, kesin ihraç talebiyle disipline sevk edildi.

  8. T24'e erişim engeli

    T24'ün internet haber portalı ve sosyal medya hesapları hakkında kapatma kararı verildi. Karar kapsamında T24'ün son 1 yıl içerisinde 118 LGBT propagandası niteliği taşıyan içerik ürettiği ileri sürüldü. 1. Sulh Ceza Hakimliği tarafından alınan karar uygulanmak üzere Siber Güvenlik Başkanlığı'na gönderildi.

  9. Fon so­ruş­tur­ma­sın­da yeni dalga: 34 kişiye gözaltı

    İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığının yürüttüğü fon soruşturmasında 5'inci dalga operasyonda 34 şüpheli için gözaltı kararı verildi. Bakan Akın Gürlek'in açıklamasına göre şüpheli sayısı 217'ye ulaştı; 56 kişi tutuklandı, 88 kişiye adli kontrol uygulandı. 26 hissedeki manipülatif işlemler de inceleniyor.

  10. Sakarya'da çok sayıda bölge sular altında

    Sakarya’da dünden bu yana etkili olan sağanak yağışların ardından birçok bölgede sel ve su baskınları yaşandı. Karasu ve Darıçayırı'nda Sakarya Nehri ve bölgedeki derelerin taşmasıyla su seviyesi yer yer 1 ila 2 metreye ulaştı. Yaklaşık 60 hanenin etkilendiği bölgede mahsur kalanlar oldu. Ferizli ve Kaynarca'da sokaklar adeta göle dönerken, araçlar tamamen suya gömülürken Erenler'de çok sayıda evi su bastı.

  11. Suriye'de haremlik selamlık düğün kararı: Kadın salonlarına damatlar giremeyecek

    T24'ten Namık Durukan'ın haberine göre, Şam kırsalındaki Sergaya Belde Meclisi 27 Eylül'de kadınlara ayrılan düğün salonlarına damatların girişini yasakladı. Douma Şehir Meclisi de benzer bir karar aldı. Kararlara uymayanlar hakkında yasal işlem uygulanacak.

  12. Fatma Betül Sayan Kaya’nın adı AKP’nin internet sitesinden kaldırıldı

    Fon soruşturması kapsamında gündeme gelen iddiaların ardından AKP’deki görevlerinden ayrılan eski Aile ve Sosyal Politikalar Bakanı Fatma Betül Sayan Kaya’nın adı ve özgeçmişi partinin internet sitesinden kaldırıldı. Kaya’nın MKYK WhatsApp grubundan da çıkarıldığı iddia edildi.

  13. Bilal Erdoğan: "Türkiye belki en normal dönemini yaşıyor"

    AKP'li Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın oğlu Bilal Erdoğan, Konya'da imam hatip öğrencilerine seslendi. İmam hatipleri "normalleşmenin" teminatı ilan eden Erdoğan, dindar muhafazakârlığı "milletin vasatı" olarak tanımladı. İlim Yayma Vakfı Mütevelli Heyeti Başkanı sıfatıyla Konya Anadolu İmam Hatip Lisesi'nde konuşan Erdoğan, "Bu millet galebe çaldı ve bugün hamdolsun Türkiye belki en normal, sosyal olarak kültürel olarak dönemini yaşıyor" dedi

  14. Eski SPK Başkanı ifadeye çağrıldı

    Eski Sermaye Piyasası Kurulu (SPK) Başkanı İbrahim Ömer Gönül, İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı Aklama Suçları Soruşturma Bürosu tarafından yürütülen soruşturma kapsamında şüpheli sıfatıyla bugün savcılığa ifade verecek. Gönül'ün ifadesi, başsavcılığın sermaye piyasasında gerçekleştirilen işlemlere ilişkin yürüttüğü soruşturma kapsamında alınacak.

  15. Kaçırılma alarmının nedeni pilot kavgası çıktı

    İsrail Başbakanlığı, Dubai-Tel Aviv seferini yapan Flydubai uçağında kaçırma olmadığını, acil durumun pilotlar arasında yaşanan kavga nedeniyle ortaya çıktığını açıkladı. Uçak, Ürdün hava sahasında “7500” kaçırılma kodu vermesinin ardından Suudi Arabistan’a yönlendirilmiş, İsrail savaş uçaklarını havalandırmıştı. Olayla ilgili soruşturma sürüyor.

  16. TÜİK verilerine göre “gerçek işsizlik” yüzde 31'e yükseldi

    TÜİK’in “atıl işgücü” olarak tanımladığı geniş işsizlik oranı ağustosta yüzde 31’e yükseldi. İşsiz sayısı ise 2 milyon 740 bin olarak açıklandı. İş aramaktan vazgeçenleri ve eksik çalışanları ayrı kategorilerde değerlendiren TÜİK, yalnızca dar tanımı “işsizlik oranı” olarak sunarak işsizliği olduğundan düşük göstermeye çalışıyor. DİSK-AR’ın hesaplamasına göre geniş tanımlı işsiz sayısı ise 12 milyon 608 bin oldu.

  17. DDK Başkanı Tanrıkulu, Borsa İstanbul'daki görevlerinden ayrıldı

    Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın fon skandalıyla ilgili Devlet Denetleme Kurulu'nu görevlendirmesinin ardından DDK Başkanı Salih Tanrıkulu, Borsa İstanbul'daki yönetim kurulu başkanvekilliği ve denetim komitesi başkanlığı görevlerinden ayrıldı. Tanrıkulu'nun adı kurumun internet sitesindeki listelerden de kaldırıldı.

  18. AKP'li Zeybekci'nin şirketlerinin parası da Tera fonunda kalmış

    Eski Ekonomi Bakanı Nihat Zeybekci'nin ortağı olduğu dört şirketin parası, 17 Eylül'de tasfiye kararı verilen Tera'nın TP2 fonunda kaldı. İsmail Saymaz'a konuşan Zeybekci, kendini 455 bin mağdurdan biri saydı, fona yatırımdan haberi olmadığını söyledi. "Maalesef devletin ihmali var" derken mağduriyetini Erdoğan'a iletmediğini belirtti.

  19. Dubai - Tel Aviv uçağında kaçırılma kodu verildi

    İsrail'de yayın yapan Kanal 12'nin haberine göre, Dubai'den Tel Aviv'e giden yolcu uçağı, uçak kaçırılmasını ifade eden "7500" kodunu yayınladı. Kodun yayınlanması sonrasında, İsrail Hava Kuvvetleri'ne ait savaş uçaklarının yolcu uçağına doğru havalandığı bildirilirdi. Ürdün üzerinde bir süre tur atan ve içerisinde yaklaşık 100 İsrail vatandaşının bulunduğu belirtilen uçak, daha sonra Suudi Arabistan yönüne yönlendirildi.

  20. MEB’den istismarcı Ensar Vakfı’yla iş birliği

    MEB, Ensar Vakfı’nın düzenleyeceği “Sana Emanet Online Bilgi Yarışması”nı ortaokul ve liselere resmi yazıyla duyurdu. Cumhuriyet’ten Ufuk Sepetci’nin haberine göre, yarışmada öğrencilere umre ve teknoloji ödülleri verilecek. Dereceye giren kişilerin öğretmenleri ve okul müdürlerine ise 20 bin TL’ye kadar nakit ödül ödenecek. Ensar Vakfı, Karaman’da 45 çocuğun cinsel istismara maruz bırakıldığı olayla gündeme gelmişti.

  21. AYM, yoksulluk nafakasından "süresiz" ifadesini kaldırdı

    Anayasa Mahkemesi, Türk Medeni Kanunu’nun yoksulluk nafakasını düzenleyen 175. maddesindeki “süresiz olarak” ibaresini iptal etti. Karar, 30 Haziran 2027’de yürürlüğe girecek. Nafakanın süresine ilişkin yeni bir düzenlemenin önümüzdeki dönemde TBMM gündemine gelmesi bekleniyor.

✓