İstanbul ve Ankara’daki 2 No’lu baroların seçimleri, çoklu baro sistemiyle kurulan meslek örgütlerinin iktidar partileriyle ilişkilerini yeniden gündeme taşıdı. İstanbul’da AKP ve MHP’nin desteklediği adayın yenilgisi iktidar çevresinde tartışılırken, Ankara’da bir önceki dönem baro başkanı Gökhan Ağdemir’in hakim ve savcı alımlarında bakanlığın kendilerine ayrıcalık tanıdığı yönündeki açıklaması 2 No'lu baroların AKP-MHP ittifakı ile olan ilişkilerinin düzeyini açık etmişti.
İstanbul’da altı oy fark, itiraza ret
İstanbul 2 No’lu Baro’nun 4. Olağan Seçimli Genel Kurulu’nda Rıza Saka 1022 oyla başkan seçildi. AKP ve MHP’nin desteklediği Ali Kasım Tuna 1016 oyla seçimi kaybetti.
İki aday arasındaki farkın altı oyda kalması ve 31 oyun geçersiz sayılması üzerine Tuna sonuca itiraz etti. Üsküdar 2. İlçe Seçim Kurulu, dört sandıktaki geçerli ve geçersiz oylara ilişkin itirazları inceleyerek mevzuata aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle reddetti.
Tayyar’dan “3 No’lu Baro” çıkışı
Seçimin ardından eski AKP Milletvekili Şamil Tayyar, Ankara’nın ardından İstanbul’daki 2 No’lu Baro’da da AKP’li adayların kaybettiğini belirterek çoklu baro düzenlemesini eleştirdi. Baroların bölünmesini ve siyasi kimliklerle anılmasını yanlış bulduğunu söyleyen Tayyar, “İnşallah, şimdi kalkıp ‘3 No’lu Baroyu kuralım’ demezler” dedi.
Kazanan Saka’nın da AKP geçmişine işaret ederek sonucu, parti çevresindeki aday belirleme ve siyaset yapma biçimine yönelik tepki üzerinden yorumladı.
Yeni başkandan AKP’ye ziyaret
Saka, seçim sonucuna ilişkin itirazın reddedildiği 13 Ekim’de AKP İstanbul İl Başkanı Abdullah Özdemir’i ziyaret etti.
Saka ise ziyaret sonrasında baronun kuruluşunu Erdoğan’ın siyasi iradesi ve AKP-MHP ittifakının Meclis desteğiyle açıkladı:
“Baromuzun kuruluşu, Sayın Cumhurbaşkanımızın iradesi ve Cumhur İttifakı mensubu AK Parti ile MHP milletvekillerinin Meclis’teki oylarıyla gerçekleşmiştir.”
Kuruluşa katkı veren siyasi partilerle temaslarını sürdüreceğini belirten Saka’nın ziyareti ve açıklaması, seçim sonucunun iktidarla siyasi bir kopuş olarak değerlendirilemeyeceğini gösterdi.
Ankara’da “70 üyemizi hakim, savcı yaptık” açıklaması
Ankara’daki seçim sürecinde ise dönemin 2 No’lu Baro Başkanı Gökhan Ağdemir’in Bengü Türk TV’de yaptığı açıklama gündeme gelmişti. Ağdemir, iki yıllık görev dönemlerinde baroya kayıtlı 70 avukatın hakim ve savcı olduğunu belirterek bu süreçte referans olduklarını ve bakanlıklarla görüştüklerini söyledi. Bakanlığın tutumunu da “Sağ olsunlar bize o anlamda da bakanlık bir ayrıcalık tanıdı” sözleriyle anlattı. Gelen tepkiler üzerine ise yeni dönem başkanlık adaylığından çekilmek zorunda kaldı.
Yeni başkandan Bahçeli’ye ziyaret
Ankara 2 No’lu Baro’nun 3. Olağan Genel Kurulu’nda başkan seçilen Muhammed Kürşat Üçüncü, MHP Ankara İl Başkanı Alparslan Doğan ile birlikte MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli’yi ziyaret etti.
Ziyareti duyuran Doğan, Üçüncü için “ülküdaşımız” ifadesini kullandı; Bahçeli’nin “elini öpüp hayır dualarını aldıklarını” belirtti. Böylece Ankara’daki yeni başkanın MHP çevresiyle ilişkisi, doğrudan parti il başkanının açıklamasına yansıdı.
MHP’den yeni baroların önünü açma çağrısı
MHP Genel Başkan Yardımcısı Feti Yıldız ise 19 Ekim’de yaptığı açıklamada çoklu baronun kaldırılması çağrılarına karşı çıktı. Sistemi avukatların örgütlenme özgürlüğüyle savunan Yıldız, bazı baroların dar grupların ve belirli ideolojilerin etkisinde olduğunu ileri sürdü.
Yıldız, mevcut kuruluş koşullarının yeni barolar oluşturmayı zorlaştırdığını savunarak iki bin avukat şartının illerdeki avukat sayıları dikkate alınarak yeniden düzenlenmesini istedi.
Seçim sürecindeki açıklamalar ve sonrasında yapılan ziyaretler, 2 No’lu baroların AKP ve MHP ile yakın ilişkilerinin sürdüğünü gösterirken desteklenen adayların kaybetmesi bu ilişkileri sona erdirmedi.