ABD’de New York Post’un International Business Times’a dayandırdığı habere göre, yaklaşık 1,5 milyon Amerikalı GTA 6'nın çıkış gününde işe gitmeyecek ve ülke ekonomisi tek günde 1 milyar dolar kaybedecek. Haber kısa sürede dünya basınında da yayıldı.
Rakamın kaynağı belirsiz
Tahmin, Barselona’daki Pompeu Fabra Üniversitesi’nden iktisat profesörü José García Montalvo’ya dayandırılıyor. Ancak Montalvo’nun İspanyol radyosu Cadena SER’e verdiği röportajda herhangi bir çalışan sayısı geçmiyor, IBTimes’ın ikinci haberine göre 1,5 milyon rakamı sonradan ortaya çıkmış. Aynı rakamlar, haberden haftalar önce bir GTA hayran hesabının X paylaşımında zaten yer alıyordu.
Hesaplamanın kendisi de tutarsız. Habere göre tahmin, 1,5 milyon devamsızlık ve çalışan başına yıllık 70 bin dolarlık üretim üzerine kurulu ve yüzde 2'lik verimlilik düşüşü öngörüyor. Oysa basit bir hesapla, 70 bin doları yaklaşık 260 iş gününe bölüp 1,5 milyonla çarptığınızda sonuç 1 milyar değil, 400 milyon dolar civarında çıkıyor. 160 milyonu aşkın çalışanın olduğu ABD’de 1,5 milyon kişi ise iş gücünün yüzde 1'ine bile denk gelmiyor.
Gerçek olan: İzin talepleri
Elle tutulur tek veri, İK yazılımı BambooHR’dan geliyor: 19 Kasım için izin talepleri, kasımın üçüncü perşembesi için olağan seviyenin yüzde 9 ila 17 üzerinde. Şirket, bunun genel olarak izinlerin daha rahat kullanılması eğiliminden de kaynaklanabileceğini not ediyor.
Yani ortada “hasta numarası yapan” kitleler değil, önceden planlanmış, onaylanmış izinler var. Wall Street Journal’ın aktardığı örnekler de bu yönde: Bir yazılım mühendisi çıkış haftası beş gün izin ayırmış, Brezilyalı bir memur 10 günlük tatilini buna saklamış.
Hak olan izin, “kayıp” olarak sunuluyor
Buna rağmen haberler “mass sick day” (toplu hastalık izni) gibi ifadelerle, en çok hasta numarası yapacak grubun 18-30 yaş arası erkekler olduğu iddiasıyla süslendi. Montalvo’nun gerekçesi de dikkat çekici: Teknoloji çalışanları çoğunlukla uzaktan çalıştığı için üzerlerindeki denetim daha zayıfmış, bu yüzden işten “kaçmak” daha kolaymış.
Bu bakış açısında çalışanın zamanı ona değil, patrona ait. Mesai saatleri dışındaki her an, kullanılan her izin günü potansiyel bir “kayıp” olarak kaydediliyor. Oysa haberi ilk yayan IBTimes bile, işten bir gün uzak kalmanın üretimin kaybolması anlamına gelmediğini, patronların yerine adam ayarlayabileceğini ve teslim tarihlerini öne çekebileceğini kabul ediyor.
Üstelik bu tartışma, ücretli izni zorunlu kılan federal bir yasanın bile bulunmadığı ABD’de yaşanıyor. Orada izin, devletin güvence altına aldığı bir hak değil, patronun “yan hak paketi” içinde sunduğu bir ayrıcalık. Çalışan bu ayrıcalığı aylar öncesinden biriktirip kendi seçtiği bir güne ayırdığında bile, manşetler onu kaytarmakla suçluyor.
Bu yeni bir refleks değil. İşçi hareketinin “sekiz saat iş, sekiz saat dinlenme, sekiz saat ne istersek” talebiyle başlayan mücadelesi, boş zamanın da bir hak olduğu fikri üzerine kuruluydu. Bugün “verimlilik kaybı” hesapları, o “ne istersek” kısmını bile sermayenin bilançosuna yazıyor. Bir futbol finali, bir dizi finali ya da bir oyun: İnsanların kendi keyifleri için ayırdığı her gün, birileri için “milyar dolarlık kayıp” haberine dönüşebiliyor.
Kazanan belli, unutulan da
Hikâyenin öteki yüzünde oyunun yayıncısı Take-Two var. Şirket bu mali yıl için 1 milyar doları aşan faaliyet nakit akışı bekliyor. Yani çalışanların bir günlük izni “ekonomiye zarar” diye hesaplanırken, aynı oyunun yaratacağı kâr kimsenin gözüne batmıyor.
Oyunu üretenlerin durumu ise manşetlere pek yansımıyor. Rockstar, geçen yıl İngiltere ve Kanada ofislerinde 30'dan fazla çalışanı işten çıkardı. Şirket gerekçe olarak gizli bilgi paylaşımını gösterse de, çıkarılanların hepsi sendikal örgütçülerin de bulunduğu bir Discord grubunun üyesiydi. İngiltere Bağımsız İşçiler Sendikası (IWGB) da çıkarılan çalışanların yanında durarak Take-Two’nun Londra ofisi önünde eylem yaptı.
Bunun yanında, Hindistan’dan ABD’ye uzanan anonim çalışan yorumlarında, oyunun teslim tarihi yaklaşırken uzun mesailerden ve ücretsiz fazla çalışmadan şikâyet ediliyor. Bu deneyimlerin hepsinin doğrudan GTA 6'yla ilgili olup olmadığı net değil.
Tablo ortada: Oyunu üretenler fazla mesai ve sendikasızlaştırma baskısı altında çalışırken, oyunu oynamak için izin kullananlar “ekonomiye zarar veren” kitle olarak sunuluyor. Her iki durumda da hesap aynı yerden yapılıyor: Emeğin zamanı, sermayenin malı sayılıyor.