ABD, 2000 yılında ülke içinde sürekli kızamık bulaşının sona erdiğini ilan etmesinden bu yana en ciddi salgınlardan biriyle karşı karşıya. ABD Hastalık Kontrol ve Önleme Merkezleri (CDC), 15 Ekim 2026 itibarıyla yıl başından bu yana 4 bin 410 doğrulanmış kızamık vakası bildirildiğini açıkladı. Bu sayı, 2025'in tamamında kaydedilen 2 bin 289 vakanın neredeyse iki katı.
Salgın artık tek bir eyaletle sınırlı değil. Pennsylvania'da binin üzerinde vaka kaydedilirken Güney Carolina, Utah, Texas ve başka eyaletlerde de önemli kümelenmeler yaşanıyor. CDC verilerine göre 2026'da bildirilen vakaların yüzde 96'sı salgınlarla bağlantılı. Düşen çocukluk çağı aşılama oranları, aşıya erişimdeki sorunlar ve aşı karşıtı yanlış bilgilerin yayılması salgının yeniden büyümesinde öne çıkan etkenler arasında.
2025'in tamamındaki vaka sayısı aşıldı
CDC'nin 16 Ekim'de yayımladığı son ulusal güncelleme, 15 Ekim'e kadar ABD'de 4 bin 410 doğrulanmış vaka kaydedildiğini gösteriyor. Bir önceki haftalık güncellemeye göre 330 fazla vaka.
Ayrıca, 2026'nın henüz tamamlanmamış olmasına rağmen vaka sayısının bir önceki yılın toplamını yaklaşık yüzde 93 oranında aşmış olması, salgının boyutunu gözler önüne seriyor. CDC'ye göre 2026'da bildirilen vakaların 4 bin 392'si ABD'deki 47 yetki alanından gelirken 18 vaka uluslararası ziyaretçiler arasında kaydedildi.
Salgının toplumsal yayılımı da dikkat çekici. CDC, 2026'da bildirilen 4 bin 410 vakanın 4 bin 228'ini, yani yaklaşık yüzde 96'sını, en az üç bağlantılı vaka içeren salgın kümeleriyle ilişkilendiriyor. Bu vakaların 2 bin 844'ü 2026'da başlayan salgınlardan, bin 384'ü ise 2025'te başlayan salgınlardan kaynaklanıyor.
Bu tablo, vakaların yalnızca birbirinden bağımsız olarak ülkeye dışarıdan gelen enfeksiyonlardan ibaret olmadığını; virüsün bazı topluluklar içinde yayılarak bulaş zincirlerini sürdürdüğünü gösteriyor.
Salgın hangi eyaletlerde yoğunlaşıyor?
Salgının ülke çapındaki dağılımı eşit değil. Bazı eyaletlerde az sayıda vaka görülürken, belirli bölgelerde uzun süren ve binin üzerine çıkan salgınlar yaşanıyor.
Pennsylvania ise salgının en fazla vaka görülen merkezlerinden biri haline geldi.
Pennsylvania Sağlık Bakanlığının 16 Ekim tarihli açıklamasına göre, 2026 yılında eyaletin 43 ilçesinde toplam 1.260 vaka doğrulandı. Aynı tarihte bildirilen hastaneye yatış sayısı 238, eyaletin kızamıkla ilişkili kabul ettiği ölüm sayısı ise beşti. Bakanlık, Franklin County'de bildirilen başka bir ölümü de araştırdığını duyurdu.
Eyaletteki mevcut salgının nisan ayında Philadelphia'nın batısında başladığı bildirildi. Birkaç ay içerisinde binin üzerinde vakaya ulaşılması, Pennsylvania'daki durumu son birkaç on yılın en büyük eyalet ölçekli kızamık salgınlarından biri hâline getirdi.
Aşı durumuna ilişkin veriler de dikkat çekici. Pennsylvania Sağlık Bakanlığına göre, 16 Ekim itibarıyla vaka kayıtlarında aşılanmış kişiler arasında yalnızca dört vaka bulunuyordu; bu, eyaletteki toplam vakaların yüzde 1'inden daha azına karşılık geliyor. Bu veri, salgının büyük ölçüde aşılanmamış kişiler arasında yayıldığının bir göstergesi.
Çocuklar mı, yetişkinler mi daha fazla etkileniyor?
Kızamık genellikle çocukluk dönemi hastalığı olarak düşünülse de mevcut salgının yaş dağılımı bundan daha geniş bir tablo ortaya koyuyor.
Reuters'ın 16 Ekim'de aktardığı CDC verilerine göre, 2026'daki vakaların 1.856'sı, yani yaklaşık yüzde 42'si, 5–19 yaş grubunda; 1.787'si, yani yaklaşık yüzde 41'i ise 20 yaş ve üzerindeki kişilerde görüldü.
Dolayısıyla salgının önemli bir bölümü okul çağındaki çocuklar ve ergenlerin yanı sıra yetişkinleri de etkiliyor.
Kızamık neden yeniden yayılıyor?
Salgının arkasındaki temel halk sağlığı sorunu, virüsün son derece bulaşıcı olmasına karşılık toplulukların tamamında yeterli aşı bağışıklığının bulunmaması.
CDC'ye göre kızamık, enfekte kişinin solunum yoluyla yaydığı virüsle bulaşıyor. Virüs havada iki saate kadar kalabiliyor ve bağışıklığı olmayan, virüse maruz kalan kişilerin yaklaşık 10'da 9'u enfekte olabiliyor. Bu özellik, virüsün kalabalık kapalı alanlarda veya aynı topluluk içindeki temas ağlarında hızla yayılmasına olanak tanıyor.
Çocukluk çağı aşılaması geriliyor
CDC'nin 2025–2026 eğitim öğretim yılı verilerine göre, ABD'de anaokuluna başlayan çocukların kızamık, kabakulak ve kızamıkçık (MMR) aşısı kapsamı yüzde 92,4'e düştü. Bu oran 2019–2020 eğitim öğretim yılında yüzde 95,2 seviyesindeydi.
CDC, 2025–2026 yılında yaklaşık 280 bin anaokulu öğrencisinin aşı kapsamındaki eksiklikler nedeniyle kızamık açısından risk altında olduğunu belirtiyor. Kuruma göre, bir toplumda yeterli toplumsal bağışıklık için aşılama kapsamının genel olarak yüzde 95'in üzerinde olması gerekiyor. Ulusal ortalama bu eşiğin altına düşerken yerel düzeydeki oranlar çok daha düşük olabiliyor.
Ölüm sayısı neden tartışma konusu oldu?
Salgınla mücadeledeki en dikkat çekici gelişmelerden biri, eyaletlerin bildirdiği kızamıkla ilişkili ölümler ile federal düzeyde açıklanan ölüm sayısı arasındaki fark.
CDC'nin 15 Ekim itibarıyla yayımladığı ulusal tabloda 2026 yılı için iki kızamıkla ilişkili ölüm yer alıyordu. Buna karşılık Pennsylvania Sağlık Bakanlığı, 16 Ekim'de eyalette beş ölümü kızamıkla ilişkili olarak doğruladığını açıklamıştı.
Bu fark, yalnızca verilerin güncellenme zamanıyla açıklanmıyor. Ölüm nedeninin nasıl sınıflandırıldığı konusunda federal ve eyalet düzeyleri arasında bir yöntem farkı bulunuyor.
Tartışmanın merkezinde, kişinin kızamık enfeksiyonu sırasında ölmesiyle ölümün doğrudan kızamığa bağlanması arasındaki fark var. Örneğin kızamık zatürreye, ardından solunum yetmezliğine yol açabilir; ölüm belgesinde doğrudan neden solunum yetmezliği olarak yazılsa bile hastalığın başlattığı süreçte kızamık belirleyici olmuş olabilir. Ayrıca enfeksiyon, kişinin mevcut sağlık sorunlarını ağırlaştırabilir.
Sağlık uzmanları, ölüm kayıtlarının yalnızca belirli bir nedene bağlanan vakalar üzerinden tutulmasının hastalığın toplam etkisini eksik gösterebileceği ve verilerin kamuoyuna ulaşmasını geciktirebileceği konusunda endişeli.
Kızamık ne kadar tehlikeli?
Kızamık, yalnızca döküntü ve ateşle seyreden hafif bir çocukluk hastalığı değil. Yüksek ateş, öksürük, burun akıntısı ve gözlerde kızarıklık gibi belirtilerle başlayabilir; daha sonra döküntü gelişebilir ve enfeksiyon zatürre, beyin iltihabı, nöbetler ve bağışıklık sisteminin baskılanması gibi ciddi komplikasyonlara neden olabilir. Belirtiler virüse maruz kalındıktan sonra çoğunlukla bir ila üç hafta içerisinde ortaya çıkar.
Hastalığa karşı en etkili korunma araçlarından biri MMR aşısı. CDC'ye göre kızamığa karşı tek dozun etkinliği yaklaşık yüzde 93, iki dozun etkinliği ise yüzde 97. İki doz MMR veya uygun kişilerde MMRV aşısı, korunmanın temelini oluşturuyor. CDC ayrıca aşı bağışıklığı bulunmayan kişilerin maruziyet sonrasında sağlık uzmanına başvurmasını; bazı durumlarda ilk 72 saat içinde aşının, yüksek riskli kişilerde ise ilk altı gün içinde immün globulinin değerlendirilmesini öneriyor.