Arjantin’de Merkez Bankası’nın altın işlemlerinde uğradığı zararla ilgili yeni bir bilgi ortaya çıktı. Página/12 muhabiri Raúl Kollmann’ın haberine göre, işlemlerde karşı taraf olarak yer alan bankalardan biri Deutsche Bank. Ekonomi Bakanı Luis Caputo ile Merkez Bankası Başkanı Santiago Bausili, kamu görevine gelmeden önce bu Alman bankasında çalışmıştı.
Arjantin Sayıştayı (AGN) geçen hafta açıkladığı raporda Merkez Bankası’nın 2025'te altın rezervine dayanan türev işlemlerde 1 milyar 23 milyon dolar zarar ettiğini tespit etmişti. ideo bu raporu haberleştirmişti.
İşlem nasıl zarar ettirdi?
Merkez Bankası, bir ya da birkaç bankaya, altını ons başına 3 bin doların biraz üzerinde bir fiyattan satın alma hakkı satmıştı. Altının fiyatı 4 bin doları geçince bu satış 960 milyon dolar zarara yol a.mıştı. Zararın kalan 63 milyon doları ise sigorta amacıyla alınan ikinci bir işlemin primi. Yani Merkez Bankası’nın kaybı, karşı taraftaki bankaların kazancı oldu.
La Política Online’ın haberine göre Merkez Bankası yetkilileri, işlemlerde yabancı özel bankaların “küçük bir payı” olduğunu öne sürmüş, ama bankaların adını vermemişti. Deutsche Bank’ın ne kadar kazandığı ve işleme başka hangi bankaların katıldığı hâlâ bilinmiyor.
Sözleşmeler gizli tutuluyor
Merkez Bankası, sözleşmeleri Sayıştay’a ve hatta kendi çalışanlarına bile göstermiyor. Kurum içinde bunun gerekçesi olarak “ülke rezervleri için ciddi risk” gösteriliyor. Sayıştay, sözleşmelerin yanı sıra işlemlerin tarihlerini, imzalarını ve karşı tarafların tam listesini istiyor.
Deutsche Bank bağlantısı ilk kez gündemde değil
Caputo ile Bausili’nin Deutsche Bank geçmişi daha önce de yargıya taşınmıştı. Caputo, Mauricio Macri döneminde Maliye Bakanı’ydı, Bausili de onun ekibindeydi. O dönemde Deutsche Bank, Arjantin’in borç ihracında aracılık yapıp komisyon almıştı. Yargıç Sebastián Casanello, Bausili’nin eski işvereni lehine işlem yaptığı şüphesiyle hakkında dava açmıştı. Federal istinaf mahkemesi Aralık 2023'te davayı yeterli delil olmadığı gerekçesiyle düşürdü, ama Yargıtay Kasım 2024'te savcılığın itirazını kabul ederek kararı yeniden incelemeye aldı.