Türkiye’nin Suudi Arabistan ve Pakistan’la imzaladığı Mekke Ortak Savunma Anlaşması, bölgesel çatışmalarda Ankara’yı ve Suudilerin bölgedeki hesaplarına doğrudan bağlıyor.
Türkiye, Suudi Arabistan ve Pakistan arasında imzalanan Mekke Ortak Savunma Anlaşması'nın TBMM'ye sunulması ile birlikte detaylar da ortaya çıktı.
Anlaşmanın açıklanması ile birlikte maddelerin, kısa vadede en çok Suudi Arabistan'ın işine yaracağı da belli oldu.
Yıllardır Yemen'e çok ağır bir şekilde müdahalede bulunan Suudiler, son aylarda Husilerle sert askeri çatılmalara giriyor.
Mekke Anlaşması'na göre, Husilerin askeri operasyonları bu kapsamda rahatlıkla yorumlanabilir.
Madde, taraflardan” herhangi birine yönelik dış kaynaklı bir silahlı saldırının tüm “taraflara” yönelik bir saldırı olarak kabul edilmesini öngörüyor.
Dikkat çeken 2. madde
Anlaşmanın 2. maddesine göre, "taraflardan" birinin başka bir ülke veya ülke grubu tarafından silahlı saldırıya veya askeri saldırganlığa uğraması halinde, yardım imkanlarının tamamını kullanarak o ülkeye derhal yardım etmesi gerekiyor.
Bu madde, NATO Anlaşması'nın meşhur 5. maddesinden bile daha güçlü bir yükümlülük dili kullanıyor. NATO Anlaşması'nın 5. maddesine göre, taraflardan birine yöneltilecek silahlı bir saldırının hepsine yöneltilmiş bir saldırı olarak değerlendirilmesi ve silahlı kuvvet kullanımı da dahil olmak üzere gerekli görülen eylemlerde bulunması öngörülüyor.
Dolayısıyla Mekke Anlaşması, NATO’nun 5. maddesinden farklı olarak, saldırıya uğrayan tarafa yardım konusunda müttefiklerin takdir alanını daraltırken, askeri yardım yükümlülüğünü daha doğrudan ve bağlayıcı bir dille tanımlıyor.
'Tehdit'ler karşısında eylem öngörüyor
Üstelik iki anlaşma arasındaki fark yalnızca silahlı saldırı durumunda ortaya çıkmıyor. NATO’nun 4. maddesi, bir müttefikin güvenliğine yönelik tehdit karşısında ortak istişareyi yeterli görürken Mekke Anlaşması’nın 1. maddesi, saldırı gerçekleşmesini beklemeden tehditleri ortadan kaldırmak için “gerekli tüm yöntemlerin” kullanılmasını öngörüyor.
Böylece anlaşma, henüz silahlı çatışmaya dönüşmemiş tehditlere karşı bile tarafları ortak ve aktif bir müdahale yükümlülüğü altına sokan daha geniş bir çerçeve çiziyor.
Meclis'e sunuldu
TBMM Başkanlığına sunulan kanun teklifi, ilk olarak Dışişleri Komisyonunda değerlendirildikten sonra Genel Kurulda oylanarak kanunlaşacak.
Anlaşma kapsamında TSK'nın dış bir ülkede askeri güç konuşlandırılması için ise Meclis'in ayrıca bir asker gönderme tezkeresini onaylaması gerekiyor.
Mekke Ortak Savunma Anlaşması'nın 16 maddesi şöyle:
Madde 1
“Taraflar” birbirlerinin bağımsızlığının, egemenliğinin, toprak bütünlüğünün ve uluslararası alanda tanınan hudutlarının ihlal edilemezliğinin sağlanması ve korunmasını teminen işbirliği yaparlar. “Taraflardan” herhangi birinin toprak bütünlüğünün, egemenliğinin ve uluslararası alanda tanınan sınırlarının tehdit edilmesi veya tehlikeye düşmesi durumunda, “Taraflar” bu tehdit(ler) veya tehlike(ler)i bertaraf etmek maksadıyla gerekli tüm yöntemleri kullanırlar.
Madde 2
“Taraflardan” herhangi birine yönelik dış kaynaklı bir silahlı saldırı, tüm “Taraflara” yönelik bir saldırı olarak kabul edilir. “Taraflardan” birinin başka bir ülke veya ülke grubu tarafından silahlı saldırıya veya askeri saldırganlığa uğraması halinde, “Taraflar” saldırıya uğrayan “Tarafa” birbirlerine sağlayabilecekleri karşılıklı yardım imkanlarının tamamını kullanarak derhal yardım edecektir. Bu amaçla “Taraflar”, Birleşmiş Milletler Şartı’nın 51’inci Maddesinin tanıdığı meşru müdafaa hakkının kullanılmasını teminen, ihtiyaç duyulan yardımın objektif değerlendirmesini müteakip sağlanacak desteğin kapsam ve niteliğine karar vererek; askeri imkan ve kabiliyetler de dahil olmak üzere mevcut imkanları çerçevesinde işbirliği yaparlar.
Madde 3
“Taraflar”, işbu Anlaşma’nın 2’nci Maddesi gereğince savunma, savunma sanayii ve güvenlik alanlarında yakın işbirliği yapar; Silahlı Kuvvetleri arasındaki ilişkileri geliştirir ve savunma alanındaki işbirliğini güçlendirmeye yönelik mutabık kalınan faaliyetleri uygular.
Madde 4
“Taraflar” uluslararası güvenlik konularında düzenli olarak istişarelerde bulunurlar. “Taraflar” hayati çıkarlarını ve ulusal güvenliklerini korumak ve milli güvenliklerine karşı tehdit ve tehlikeleri bertaraf etmek maksadıyla ortak değerlendirmeler temelinde bireysel ve müşterek tedbirler geliştirmek üzere sürekli ve etkili bir şekilde birbirlerine yardım eder ve işbirliği yaparlar.
Madde 5
“Taraflar”, bölgesel ve uluslararası istikrar ve güvenliği olumsuz etkileyen terörizmin tüm çeşit ve tezahürleriyle mücadelede operasyonel seviye de dahil olmak üzere mevcut işbirliğini ve müşterek çabaları güçlendirirler.
Madde 6
Savaşta ve barışta, “Taraflar”, savunma yeteneklerini geliştirmek maksadıyla, savunma kurumları arasında karşılıklı personel değişimi, ortak eğitim programları ve tatbikatlar ile “Tarafların” Silahlı kuvvetlerinin birlikte çalışabilirliğinin artırılmasına yönelik, konuşlanma ve faaliyetleri teşvik ederler.
Madde 7
Savunma yeteneklerini güçlendirmek maksadıyla “Taraflar” karşılıklı mutabakat temelinde aşağıdaki alanlarda savunma sanayii kurumları arasında teknoloji paylaşımını, ortak teknoloji geliştirilmesini, ortak üretimi ve savunma sanayii kuruluşları arasındaki işbirliğini desteklerler:
a) Savunma alanında ortak üretimin teşvik edilmesi,
b) Uzmanlık gerektiren teknolojilerde ortak Ar-Ge projeleri ile savunma inovasyonunun hayata geçirilmesi,
c) “Tarafların” topraklarında, herhangi bir “Tarafın” uzmanları vasıtasıyla insan kaynağının yetiştirilmesi ve askeri sanayinin desteklenmesi,
d) Savunma sanayii ile savunma Ar-Ge ve inovasyonu alanlarında uzmanlık ve edinilen derslerin paylaşılması,
e) “Tarafların” karşılıklı mutabakata varacağı diğer işbirliği alanları.
Madde 8
“Çekirdek Taraflar”, ortak savunmaya stratejik yön vermek, “Taraflar” arasındaki savunma ve güvenlik işbirliğini geliştirmek ve işbu Anlaşmanın uygulanması sırasında ortaya çıkabilecek engelleri ele almak maksadıyla, “Tarafların” Dışişleri Bakanları, Savunma Bakanları ile Genelkurmay Başkanlarından oluşan “Stratejik Siyasi ve Savunma Komitesi”ni kurar. Komite “Taraflar” arasında dönüşümlü evsahipliğiyle yılda iki defa toplanır. “Tarafların” Liderleri, gerekli görüldüğü takdirde, yılda bir kez toplanabilir.
İşbu Anlaşmada öngörülen işbirliği alanlarının uygulanmasına yönelik işbirliği alanlarının uygulanması maksadıyla, gerektiğinde “Taraflar” arasında anlaşmalar veya protokoller müzakere edilir
“Stratejik Siyasi ve Savunma Komitesi”, “Çekirdek Tarafların” oydaşmasıyla, bu Anlaşmaya diğer “Tarafların” katılımına ilişkin usul ve esasları belirlemeye ve onaylamaya yetkilidir.
“Stratejik Siyasi ve Savunma Komitesi”ne hizmet vermek üzere, merkezi Suudi Arabistan Krallığı’nda bulunan bir Sekretarya ihdas edilir. Sekretarya, Suudi Arabistan Krallığı ile bir merkez anlaşması akdeder. Sekretaryanın işleyişi, teşkilat yapısı ve kuruluşuna ilişkin usul ve esaslar, “Çekirdek Tarafların” oydaşmasıyla bilahare kararlaştırılır.
Sekretaryaya, “Çekirdek Taraflar” arasında dönüşümlü olarak üç yıllık bir süre için görevlendirilen bir Genel Sekreter başkanlık eder. İlk Genel Sekreter Pakistan İslam Cumhuriyeti vatandaşı olacaktır.
Bu maddenin hükümleri, “Taraflar” arasında mevcut askeri işbirliği komitelerinin çalışmalarına halel getirmez.
Madde 9
İstihbarat alanındaki işbirliğini derinleştirmek ve bu doğrultuda gerekli eşgüdümü sağlamak amacıyla “Taraflar”, bilgi güvenliği, verilerin korunması ve gizliliğe riayet ederek, karşılıklı mutabakata varılan güvenli kanallar üzerinden istihbarat paylaşımında bulunacaktır.
Madde 10
“Taraflar”, lojistik destek hizmetlerinin mevcudiyeti ve uyumluluğuna bağlı olarak, barışta, savaşta ve diğer olağanüstü durumlarda, silah, mühimmat, yakıt, yedek parça ve diğer teçhizat dahil olmak üzere birbirlerine lojistik destek sağlar.
Madde 11
Uluslararası hukuk ve “Tarafların” ilgili iç hukukları saklı kalmak kaydıyla, “Taraflar”, bu Anlaşmanın hükümlerinin uygulanmasında işbu Anlaşmayı hukuki dayanak olarak kabul edecek ve ihtiyaç halinde ilave yasal düzenlemeler önerecektir.
Madde 12
İşbu Anlaşma, “Tarafların” daha önce akdetmiş oldukları uluslararası anlaşmalardan doğan hak ve yükümlülüklerine halel getirmez.
Madde 13
“Taraflar”, işbu Anlaşma kapsamında elde edecekleri gizlilik dereceli bilgi ve belgelerin mahremiyetine riayet ederler ve milli mevzuatlara saygı gösterirler.
Gizlilik dereceli bilgi ve belgeler, “Taraflar” dışındaki bir devlet, şirket ya da kişiyle paylaşılmaz.
Gizlilik dereceli bilgi ve belgelere erişimin “bilmesi gereken” prensibiyle ve sadece uygun seviyede güvenlik yetkisine sahip kişilere sağlanması temin edilir.
Madde 14
İşbu Anlaşmanın yorumundan veya uygulanmasından doğacak herhangi bir anlaşmazlık, “Taraflar” arasında istişareler ve görüşmeler vasıtasıyla dostane bir şekilde çözülür.
Madde 15
İşbu Anlaşma “çekirdek Taraflar” arasında istişareler ve oybirliğiyle tadil edilebilir.
Madde 16
İşbu Anlaşma, her bir “Tarafın” tabi olduğu usuller uyarınca onaylanacak ve son onay belgesinin “Stratejik Siyasi ve Savunma Komitesi” Sekretaryasına tevdi edildiği tarihte yürürlüğe girecektir.
İşbu Anlaşma süresiz olarak yürürlükte kalacaktır.
Herhangi bir “Taraf”, işbu Anlaşmanın yürürlüğe giriş tarihinden itibaren on yıl geçmesinin ardından, çekilme niyetini en az üç ay önceden diğer “Taraflara” diplomatik kanallardan yazılı bilgilendirme yapmak suretiyle Anlaşmadan çekilebilecektir.
İşbu Anlaşmanın sonlandırılması ya da Anlaşmadan çekilinmesi, sona erme ya da çekilme tarihinden önce “Taraflarca” mutabık kalındığı üzere halihazırda devam etmekte olan hiçbir faaliyet ve projeyi etkilemez.
“Tarafların” gizlilik dereceli bilgi ve belgelerin korunması ve ifşasının önlenmesi konusundaki sorumlulukları, işbu Anlaşmanın sona ermesi ve Anlaşmadan çekilinmesinden sonra da devam eder.
İşbu Anlaşma, Türkçe, Arapça ve İngilizce dillerinde, her bir metin aynı derecede geçerli olmak üzere, üç asıl nüsha halinde imzalanmıştır. Metinlerin yorumunda farklılık bulunması halinde İngilizce metin esas alınır.
İşbu Anlaşma 7 Ağustos 2026 (24/2/1448H) Cuma günü Mekke’de imzalanmıştır.