Halkın siyaset sahnesine çıkması yalnızca iktidar sahiplerini huzursuz etmiyor. Türkiye’nin “muhalif” medyasındaki çok sayıda figür de yıllarca sokak hareketlerinin Erdoğan’a yarayacağı propagandasının taşıyıcılığını yaptı. Bununla da yetinmeyip seçimlerde “kazanacak aday” profili üzerine uzun analizler yaptılar.
Bu çevrenin yeni hedefi, Türkiye’de muhalefete yön çizmekteki “başarılarını” Fransa’ya ihraç etmek. Son birkaç gündür sosyal medyada Fransa’daki eylemlerin Le Pen’e yaradığı yönündeki eleştirilerini yoğunlaştırdılar. Üstelik Mélenchon’un çizgisinin Le Pen’in zaferine yol açacağını öne sürerek “kazanacak aday” kavramını Fransa’ya da taşımış görünüyorlar.
Oysa veriler, onların işaret ettiği yönü pek desteklemiyor. Le Pen’in yükselişi; liselilerin, sendikaların ve sarı yeleklilerin sokağa dökülmesinin ürünü değil. Kökleri çok daha eskiye giden bir sağa kayışın uzantısı.
Bu sağa kayışın toplumun geniş kesimlerini etkisi altına almasının temel nedenlerinden biri de Macron tarzı “merkez” politikaların aşırı sağın tek alternatifi olarak öne çıkması.
Eylemlerden sonra sıçrama yok
Fransa’da 2027 cumhurbaşkanlığı seçimine altı ay kala Marine Le Pen anketlerde açık ara önde. Son beş anketin ortalamasına göre Le Pen oyların yaklaşık üçte birini (%33,3) alıyor. Seçimin ilk turu 18 Nisan 2027'de, gerekirse ikinci tur 2 Mayıs’ta yapılacak.
Lise hareketi 17 Eylül’de Créteil’deki bir lisede öğretmen greviyle başladı, kısa sürede ülke geneline yayıldı ve 5 binden fazla gözaltıyla sonuçlandı.
18 Ağustos–16 Ekim arasında yayımlanan 20 anket incelendiğinde, ilk bakışta Le Pen’in oyu %33,1'den %33,9'a çıkmış görünüyor. Ancak aynı şirketin eylem öncesi ve sonrası ölçümleri karşılaştırıldığında değişim neredeyse sıfır: ortalama +0,02 puan. Şirketlerin yarısı artış, yarısı düşüş ölçmüş.
Yükseliş 2002'den beri sürüyor
Le Pen’in partisi Ulusal Birlik’in (Rassemblement National, RN, 2018'e kadar adı Ulusal Cephe’ydi) cumhurbaşkanı adayı 2002'de ilk turda %16,9, 2022'de %23,2 oy aldı. Yükseliş düz bir çizgide ilerlemedi. 2007'de Nicolas Sarkozy aşırı sağın oylarının önemli bir kısmını kendine çekti ve parti %10,4'e geriledi.
Asıl sıçrama 2022 ile 2024 arasında geldi. RN, 2024'te Avrupa Parlamentosu seçiminde %31,4, erken genel seçimde %29,3 oy alarak ilk kez yüzde 30 eşiğine ulaştı. Bugünkü %33 bu yeni seviyenin hemen üzerinde.
Geçmiş seçim sonuçlarına dayanan trend hesabı, 2027 için yaklaşık %30 öngörüyor. Yani bugünkü rakam olağanüstü değil, uzun vadeli eğilimin beklenen aralığında. Yine de temkinli olmak gerekiyor: Seçimden altı ay önce yapılan anketler, gerçek sonuçtan sık sık 4–7 puan saptı. 2016 sonbaharında da Le Pen anketlerde, 2017'de aldığı oydan belirgin biçimde yüksek görünüyordu.
Anketi kimin yaptığı belirleyici
Bu dönemde en büyük fark zaman içinde değil, anket şirketleri arasında. Harris ve YouGov Le Pen’i ortalama %34,5'te ölçerken Cluster17 %30,6 buluyor. Yaklaşık 4 puanlık bu fark, iki ayda yaşanan tüm dalgalanmalardan büyük.
Örneğin Ifop 9–11 Eylül’de Le Pen’i %35'te ölçtü, Cluster17 ise 15–16 Eylül’de %30,8 buldu. Bu iki rakamı yan yana koyan bir haber “Le Pen dört puan eridi” diyebilirdi; oysa farkın neredeyse tamamı şirketler arasındaki ölçüm farkından kaynaklanıyor.
Anketlerde hangi adayların test edildiği de sonucu etkiliyor. 17 Ekim’de yayımlanan Elabe anketinde Le Pen’in oyu, senaryoya göre %31 ile %33,5 arasında değişiyor.
Anket haberlerini okurken şu sorular sorulmalı:
- Karşılaştırılan iki anket aynı şirkete mi ait?
- “Rekor” denilen rakam tek bir anketten mi, yoksa birkaç anketin ortalamasından mı geliyor?
- Saha çalışması olaydan önce mi, sonra mı yapıldı? Fark 2–2,5 puanı aşıyor mu?
RN, sağ oyları konsolide ederek büyüyor
Le Pen’in alacağı oy büyük ölçüde karşısına kimin çıkacağına bağlı. RN Genel Başkanı Jordan Bardella’nın aday olarak test edildiği üç ankette farklı aday listeleri karşılaştırıldığında, solun seçime kaç adayla girdiği RN’nin oyunu neredeyse hiç etkilemiyor (yaklaşık −0,5 puan). Buna karşılık merkezden ikinci bir aday RN’yi yaklaşık 1,4 puan, Cumhuriyetçilerden (LR) Bruno Retailleau’nun adaylığı ise yaklaşık 2 puan geriletiyor.
Kısacası RN oy havuzunu soldan değil, merkezden ve merkez sağdan besliyor. Sağın kendi içindeki rekabette ise büyük ölçüde galip: Éric Zemmour’un oyu %7'den %3,5'e düştü.