Riyad saldırıları: Yemen’deki savaş bölgesel krize mi dönüşecek?

Suudi Arabistan’ın başkenti Riyad’daki Kral Halid Uluslararası Havalimanı, ekim ayının ilk haftasında başlayan saldırıların ardından yeniden gündemde. 10 Ekim’de düzenlenen ve 12 kişinin hayatını kaybettiği, 309 kişinin yaralandığı saldırının ardından 11 Ekim’de de havalimanı yeni bir saldırının daha hedefi oldu.

11:12 4 dk okuma

Ensarullah Hareketi, Suudi Arabistan’ın Yemen’deki askeri operasyonlarına karşılık olarak saldırılarını sürdüreceğini açıklarken, Riyad yönetimi de Yemen’e yönelik saldırılarını yoğunlaştırdı. ABD’nin çatışmaya doğrudan katılma ihtimalini gündeme getirmesi ise Yemen’deki savaşın bölgesel bir nitelik kazanması riskini artırıyor.

Kim nereyi kontrol ediyor?

Riyad’da yaşanan gelişmeler, Yemen’deki siyasi durumdan bağımsız değil.

Yemen’deki bugünkü iç savaşın temel dönüm noktası, Mart 2015’te Suudi Arabistan öncülüğündeki askeri koalisyonun saldırılarıyla bölgesel bir savaşa dönüştü.

Bu arada ABD, 2015'ten itibaren Suudi Arabistan öncülüğündeki koalisyona istihbarat, lojistik ve askeri danışmanlık desteği sağladı.

Suudi Arabistan öncülüğündeki saldırılar nedeniyle, bugün Yemen’de tek bir merkezden yönetilen, toprak bütünlüğünü büyük ölçüde koruyan bir devlet yapısı bulunmuyor.

Ensarullah Hareketi

Ülkenin merkezi yönetimine sahip olan, başkent Sana başta olmak üzere ülkenin kuzeyinin ve kuzeybatısının önemli bölümünü kontrol eden Ensarullah Hareketi, Kızıldeniz kıyısındaki bazı stratejik bölgeler üzerindeki hakimiyetini de geliştirdi.

Başkanlık Liderlik Konseyi tarafından temsil edilen ve Suudi Arabistan’ın desteklediği başka bir yönetim ise, ülkenin güneyi ve doğusundaki bölgelerde varlık gösteriyor. Aden, Suudi Arabistan destekli yönetimin başlıca siyasi merkezlerinden biri. Ancak bu bölgelerde de farklı silahlı gruplar ve siyasi aktörler arasındaki rekabet devam ediyor. Örneğin, Birleşik Arap Emirlikleri (BAE) tarafından desteklenen Güney Geçiş Konseyi gibi aktörler, ülkenin güneyinde ayrı siyasi hedeflerle hareket ediyor.

Birleşmiş Milletler arabuluculuğunda 2022’de sağlanan ateşkes, geçici olarak da olsa çatışmaların önemli ölçüde azalmasını sağlamıştı. Ancak kalıcı bir siyasi anlaşma ortaya çıkmadı. 2026’da yeniden tırmanan çatışmalar, Yemen yönetimine dair hedeflerin devam ettiğinin göstergesiydi.

Çatışmalar neden yeniden şiddetlendi?

Son gerilimin temelinde, Yemen’in yalnızca başkentini ve hükümet kurumlarını kontrol etme mücadelesi değil, aynı zamanda Kızıldeniz kıyısındaki stratejik bölgeler ve uluslararası deniz ticaret yolları üzerindeki hakimiyet mücadelesi bulunuyor.

Eylül ayında Ensarullah Hareketi, Kızıldeniz kıyısında Moha çevresi ve Babülmendep Boğazı’na yakın bölgelerde ilerleme sağladı. Babülmendep, Kızıldeniz’i Aden Körfezi’ne bağlayan ve küresel deniz ticareti açısından kritik öneme sahip bir geçiş noktası.

Bu ilerlemeler üzerine Suudi Arabistan, Yemen’de desteklediği güçlere verdiği askeri desteği artırdı. Suudi hava kuvvetlerinin desteklediği karşı operasyonlarla bazı stratejik noktaların yeniden ele geçirilmesi hedeflendi. Suudi Arabistan öncülüğündeki koalisyon, ekim ayının ilk haftasında Ensarullah’ın kontrolündeki bölgelerde çok sayıda askeri hedefi vurduğunu açıkladı.

Ensarullah Hareketi’ne yönelik saldırıların arka planında, hareketin İsrail’in Gazze’ye yönelik saldırılarına karşı aldığı tutum ve Kızıldeniz’de İsrail’le bağlantılı gemileri hedef alan operasyonları da bulunuyor.

Riyad Havalimanı'nda son günlerde neler yaşandı?

Suudi sivil havacılık makamları Riyad ve Abha havalimanlarının hedef alındığını, ölümler ve yaralanmalar yaşandığını açıkladı. Ensarullah Hareketi, Riyad Havalimanı'na yönelik insansız hava aracı saldırılarını üstlendi. Suudi öncülüğündeki koalisyon ise Yemen’de 80’den fazla askerî hedefi vurduğunu duyurdu.

Suudi makamları, Kral Halid Uluslararası Havalimanı’ndaki tesislerin ve Saudia havayoluna ait bir uçağın iki ayrı saldırıda hedef alındığını bildirdi. Saldırıda ayrıca, üç Suudi vatandaşının hayatını kaybettiği, çeşitli milliyetlerden kişilerin yaralandığı açıklandı.

10 Ekim'de Riyad'daki Kral Halid Uluslararası Havalimanı'na düzenlenen saldırıda Suudi makamlarının açıklamasına göre 12 kişi hayatını kaybetti, 309 kişi yaralandı. 11 Ekim'de havalimanının 4 numaralı terminaline yönelik yeni bir saldırıda da bir kişi öldü, 11 kişi yaralandı. Böylece Suudi yetkililerin o tarihte açıkladığı haftalık can kaybı 18'e ulaştı.

Ensarullah Hareketi’nin askeri sözcüsü Yahya Seri, saldırıların ardından yaptığı açıklamalarda Suudi havalimanlarının kullanılmaması yönündeki uyarılarını yineledi.

Ensarullah ayrıca, Riyad’ın yanı sıra ülkenin doğusundaki Dammam Havalimanı’nı ve Suudi petrol şirketi Aramco’ya ait tesisleri de hedef aldığını açıkladı.

Ensarullah neyi hedefliyor?

Ensarullah Hareketi’nin açıklamaları, saldırıların yalnızca tek bir havalimanına yönelik olmadığını gösteriyor. Hareket, Suudi Arabistan’ın Yemen’deki askeri operasyonlarına devam ettiği takdirde karşı saldırılarına devam edeceğini açıklıyor.

Suudi Arabistan, hava gücü ve bölgesel ittifakları üzerinden Yemen’deki askeri dengeleri değiştirmeye çalışırken Ensarullah, yanıtını füze ve insansız hava aracı kapasitesiyle veriyor.

Saldırıların uluslararası boyutu

ABD Başkanı Donald Trump, 10 Ekim’de yaptığı açıklamada ABD’nin Suudi Arabistan’ın Ensarullah’a yönelik saldırılarına katılma ihtimalini değerlendirdiklerini söyledi. Washington henüz doğrudan askeri müdahaleye ilişkin kesin bir karar açıklamış değil. ABD ve İngiltere ise bölgedeki havacılık güvenliği konusunda uyarılarını artırdı.

Diğer taraftan, diplomatik temaslar tamamen kesilmiş değil. İran Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi, 11 Ekim’de Suudi mevkidaşıyla yaptığı görüşmede bölgesel gerilimi ele aldı ve İran’ın Suudi Arabistan ile Yemen arasında diyalog kurulmasını kolaylaştırmaya hazır olduğunu bildirdi. Bu açıklama, askeri tırmanışın yanı sıra diplomatik bir çıkış arayışının da önemli bir göstergesi.

Türkiye, Pakistan, Mısır ve Suudi Arabistan’ın oluşturduğu R4 formatı da 12 Ekim’de Riyad Havalimanı’na yönelik saldırıları kınadı ve Suudi Arabistan’a desteğini açıkladı.

Yemen’de yeniden yoğunlaşan kara çatışmaları, Suudi Arabistan’ın hava harekatı ve Ensarullah Hareketi’nin sınır ötesi saldırıları, askeri düzlemde gündeme gelse de aslında belirli bir siyasi mücadelenin parçaları.

Dolayısıyla bölgede son günlerde artan askeri gerilimde asıl soru, taraflardan hangisinin daha fazla askeri kapasiteye sahip olduğundan ziyade, bu kapasitenin siyasi bir sonuca dönüşüp dönüşemeyeceği.

Suudi Arabistan’ın yoğunlaştırdığı askeri baskı Ensarullah’ı geri adım atmaya ve doğalında İsrail başta olmak üzere emperyalist cephenin hareket alanını genişletecek ve tüm bu süreç İran’a karşı ‘yeni bir zafer’ hanesine yazılabilecek mi, yoksa Yemen’in hukuki konumunda Ensarullah Hareketi lehine bir değişim yaşanacak mı?

Kısa Kısa

Önceki gün

  1. AKP’li Şamil Tayyar: “Fon krizinde muhalefetten ziyade AK Parti tabanı daha öfkeli”

    AKP eski milletvekili Şamil Tayyar, sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada, parti tabanında güçlü bir “itiraz kültürü” geliştiğini belirterek “Cumhurbaşkanımıza duyulan sevgi, saygı ve muhabbetle bastırılan bu duygunun, Cumhurbaşkanımızın gücünün istismarı ve artan keyfiyet sebebiyle açığa çıkmaya başladığını gözlemliyoruz” dedi. Fon krizinin AKP tabanında muhalefetten daha fazla tepki çektiğini savunan Tayyar, “Emeklerini zayi edenleri affedemiyorlar." diye de ekledi.

  2. Barzani: Erdoğan’a Nobel Barış Ödülü verilmeli

    Irak Kürdistan Bölgesel Yönetimi Başkanı Neçirvan Barzani, iktidar ile İmralı çizgisi arasında yürütülen sürece ilişkin açıklamalarda bulundu. Rudaw'ın haberine göre Barzani, “Erdoğan’da da Öcalan cephesinde de süreç ciddi” diyerek, “Kürt meselesini çözen kişiye Nobel Barış Ödülü verilmesi gerekir. Bu öncelikle Erdoğan için geçerlidir” ifadelerini kullandı.

  3. Erdoğan’dan Mekke Anlaşması açıklaması: Meclis’e sunulacak

    Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Kabine Toplantısı’nın ardından yaptığı açıklamada, 7 Ağustos’ta Mekke’de Türkiye, Suudi Arabistan ve Pakistan arasında imzalanan ortak savunma anlaşmasına ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Erdoğan, “Bilinmesini isterim ki NATO’da olduğu gibi ortak savunma anlaşması kapsamındaki faaliyetler de ulusal mevzuatımız temelinde yürütülecektir” diyerek anlaşmanın Meclis’e sunulması için çalışmaların sürdüğünü belirtti.

  4. İsmailağa tarikatı Husileri hedef aldı

    İsmailağa tarikatı, Husilerin Gazze’yi “vitrin” olarak kullandığını öne süren bir video yayınladı. Konuşmacı, Husileri mezhepçi bir dille eleştirirken “Husiler Şii inancına mensuptur ve arkalarındaki asıl akıl İran’dır” dedi.

  5. İsrailli askerlerden Gazze itirafı: Tahliye yapılmadan sivil binalar hedef alındı

    İsrail'de Haaretz gazetesine konuşan İsrailli askerler, Gazze Şeridi’nde içinde sivillerin bulunduğu binaları tahliye etmeden “bombalama” talimatı aldıklarını itiraf etti. Adları açıklanmayan dört asker, saldırılarda yüzlerce Filistinlinin öldüğünü ve yaralandığını da anlattı.

  6. Sabahattin Ali’nin ölümü için Adalet Bakanlığı’na başvuru

    Beş basın ve edebiyat kuruluşu, Sabahattin Ali’nin 1948'deki ölümünün aydınlatılması için Adalet Bakanlığı’na ortak başvuru yaptı. TGC, TGS ve PEN’in de aralarında olduğu kuruluşlar, dosyaların yeniden incelenmesini, arşivlerin taranmasını ve mezarın bulunarak DNA incelemesi yapılmasını talep etti.

  7. “70 üyemizi hakim-savcı yaptık” diyen Baro Başkanı Ağdemir adaylıktan çekildi

    Ankara 2 No’lu Baro Başkanı Gökhan Ağdemir, canlı yayında Bakanlığın baroya ayrıcalık tanıdığını ve 70 üyelerinin hakim-savcı olduğunu söylemesinin yol açtığı tartışmalar sonrası başkan adaylığından çekildi. Ağdemir, sözlerinin bağlamından koparıldığını belirterek kararı "baronun itibarını korumak" için aldığını açıkladı.

  8. Karayılan: İstanbul’daki gizli güçlerimizi çektik

    PKK yöneticisi Murat Karayılan, Diyarbakır ve Mardin’in yanı sıra İstanbul ve diğer kentlerde gizli faaliyet yürüten güçlerini de geri çektiklerini, Metina’dan çekilmenin 8 Ekim’de tamamlandığını öne sürdü ve hükümetten yasal düzenleme istedi.

  9. AB’den Rusya’ya 1600 yeni yaptırım

    AB dışişleri bakanları Lüksemburg’da, Rusya’nın askeri-sanayi kompleksini hedef alan yaklaşık 1600 yeni yaptırımı onayladı. AB Yüksek Temsilcisi Kaja Kallas’a göre bunların yarısından fazlası balistik füze üretimiyle bağlantılı ve savaşın başından bu yana listedeki en büyük genişleme.

  10. Saraçhane davasında 45 gençten 44'üne beraat

    İstanbul 65. Asliye Ceza Mahkemesi, 19 Mart’ta Saraçhane protestolarına katıldıkları gerekçesiyle 2911 sayılı Kanun’a muhalefetten yargılanan 45 gençten 44'ünü beraat ettirdi. Bir gence sosyal medya paylaşımı için “suç işlemeye tahrik”ten 7 ay 15 gün hapis verildi, hükmün açıklanması geri bırakıldı.

  11. Sybiha: Erdoğan, Zelenskiy-Putin görüşmesine ev sahipliği yapabilir

    Ukrayna Dışişleri Bakanı Sybiha, Zelenskiy-Putin görüşmesinin Erdoğan’ın arabuluculuğuyla ya da Trump’ın katılımıyla yapılabileceğini söyledi. Böyle bir görüşmenin barış sürecini canlandırabileceğini belirten Sybiha, olası sonuçlar arasında ateşkes, esir takası ve çocukların dönüşünü saydı.

  12. İran Dışişleri Bakanı Arakçi: Yemen'de siyasi çözüm için desteğe hazırız

    İran Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi, Suudi mevkidaşı Faysal bin Ferhan ile telefonda görüştü. Arakçi, Suudi Arabistan ile Yemen’deki Ensarullah Hareketi arasında diyalog başlatılması ve siyasi çözüme ulaşılması için İran’ın her türlü desteği vermeye hazır olduğunu söyledi. Bölgedeki gerilimin tırmanmasından duyduğu endişeyi dile getiren Arakçi, askeri yaklaşımlarda ısrarın durumu daha da karmaşık hale getireceği uyarısında bulundu.

  13. Musk, SpaceXAI’ın adını “SpaceX Super Intelligence” yaptı

    Elon Musk, Trump’ın “yapay zekâ” yerine “süper zekâ” ifadesini kullanma çağrısının ardından SpaceX’in yapay zekâ birimi SpaceXAI’ın adını SpaceXSI yaptı. xAI, SpaceX’e katılmasının ardından temmuzda SpaceXAI olmuştu; şirket birkaç ay içinde ikinci kez isim değiştirdi.

  14. Yeni Parti Adana Milletvekili Bilal Bilici, Obama Vakfı’nın “lider” programında

    Yeni Parti Adana Milletvekili Bilal Bilici, eski ABD Başkanı Barack Obama’nın vakfının yetiştireceği “Avrupa Liderleri” arasında yer aldı. 21 ülkeden 35 siyasetçi ve sivil toplum temsilcisinin katıldığı programda Almanya ve Yunanistan’dan milletvekilleri de yer alıyor. Türkiye’nin dış ilişkilerine dair düzenlemeleri görüşen TBMM Dışişleri Komisyonu’nun üyesi Bilici, program boyunca ABD merkezli vakfın mentorlarıyla düzenli olarak bir araya gelecek.

  15. Mélenchon: “Seçilirsem oy kullanma yaşı 16'ya inecek”

    Liselilerin eylemlerinin sürdüğü Fransa’da Boyun Eğmeyen Fransa (LFI) lideri Jean-Luc Mélenchon, cumhurbaşkanı seçilmesi halinde oy kullanma yaşını 16'ya indireceğini açıkladı. Mélenchon, 16 yaşındakilerin cezai sorumluluk taşıdığını hatırlatıyor. Düzenleme yaklaşık 1,5 milyon genci seçmen yapacak.

  16. MHP’li Yıldız: Süreçte kasım sonuna kadar sonuç alınır

    MHP Genel Başkan Yardımcısı Feti Yıldız, “Terörsüz Türkiye” sürecinde kasım sonuna kadar sonuç alınacağını ve yasadan yaklaşık 2 bin 800 kişinin yararlanacağını söyledi. Yıldız, 230 kişilik kurucu ve üst düzey kadronun kapsam dışında kalacağını belirtti.

  17. Trump okyanusa da göz dikti: Atlantik ya da Pasifik’in adı Trump olsun

    ABD Başkanı Donald Trump, 10 Ekim’de Tennessee’nin Clarksville kentindeki seçim mitinginde Atlantik ya da Pasifik Okyanusu’nun adının değiştirilebileceğini söyledi. Görevden ayrılmadan önce bir okyanusa da isim vermek istediğini belirten Trump, “Trump Okyanusu” ya da “Amerikalar Okyanusu” adlarını önerdi. Trump daha önce Meksika Körfezi’ni “Amerika Körfezi”, Ontario Gölü’nü “Amerika Gölü” olarak değiştirmişti.

  18. Ordu’da “hülle” atamayla genel müdürlük

    AKP’li Ordu Büyükşehir Belediyesi, memur vasfı olmayan Muhammet Günaydın’ı önce Erzurum’da sınavsız özel kalem kadrosuna atadı, ardından OSKİ Genel Müdürü yaptı. Sözcü'den Cem Yıldırım'ın haberine göre, MHP Ordu Milletvekili Naci Şanlıtürk, atamayı ve belediye şirketinden AKP’li yöneticilere maaş ödendiğini öne sürerek Belediye Başkanı Hilmi Güler’i eleştirdi.

  19. Bahçelievler Belediyesi’nden Suriye’ye çöp kamyonu bağışı

    AKP’li Bahçelievler Belediyesi, envanterindeki çöp kamyonunu AFAD aracılığıyla Suriye’ye bağışlama kararı aldı. Belediye, çöp kamyonlarını da kapsayan 564 milyon TL’lik kiralama ihalesini 2024'te Aziz İhsan Aktaş ailesinin şirketi Bilginay Temizlik’e vermişti.

✓