Köşe Yazısı

İsyan üzerine tezler

11:19 6 dk okuma

“Ey suyun güvenli akışı

Sana bir yamaç gerekmez mi

Ki sonun özlemine hızlı varsın”

— Biraz Daha, Turgut Uyar

Bir. Fransa, Arnavutluk, Belçika, İtalya gibi çok sayıda ülkeyi saran kitlesel hareketlenmeler birer anomali değil, aksine içinde bulunduğumuz dönemin normali. Emperyalist-kapitalist sistemin krizi olarak adlandırdığımız süreç, yalnızca uluslararası ilişkiler düzleminde artan çatışmalarla kendisini göstermiyor, aynı zamanda tek tek kapitalist ülkelerin iç siyasal yapı ve süreçlerindeki gerilim ve çelişkileri yönetilemez hale getiriyor. Görece siyasal olarak oturmuş ve istikrarlı olduğu varsayılan merkez kapitalist ülkeler, bu istikrar görünümünü sürdüremiyor. Bu durum, siyasal alanda yeni aktör arayışlarını kuvvetlendiriyor ve hızlandırıyor. Öte yandan, siyasal düzlemdeki değişimlerle kitlelerin talep ve beklentileri arasındaki açının genişlediği bu uğraklar, büyük kitle hareketlerini de beraberinde getiriyor.

İki. Halkın siyaset sahnesine temel aktör olarak çıktığı isyan uğrakları, tarih boyunca kriz çözücü ve hızlandırıcı bir role sahip oldu. Krizin çözülme biçimi ve yönü ise siyasal mücadelenin konusu. Bu anlamda, bütünlüklü değişim beklentileriyle daha güçlü bağ kurabilen devrimci ve karşı-devrimci aktörler, bu süreçlerde siyaset sahnesindeki ağırlıklarını artırıyor. Ancak devrimi ve karşı-devrimi sahneye davet eden uğrakların tümü, iki kuvvet arasındaki hesaplaşmanın nihai bir çözümüyle sonuçlanmıyor. Bazen çatışmayı erteleyen ara dengeler de kurulabiliyor. Bu ara dengelerde unutulmaması gereken nokta, çatışmanın ertelenmesinin çoğunlukla kriz döngüsünü sıklaştırması.

Üç. Kitlelerin sola yönelen arayışlarının yükselmesiyle aşırı sağ aktörlerin öne çıkışının aynı uğrakta yaşanması bir anomali değil, tarihin yasası. Bu süreçlerde devrimci güçlerin görevini, faşizmin ya da aşırı sağın önünü kesmek adına kendi programlarından geri adım atıp merkez koalisyonlar içinde erimeye indirgemek, dönemin karakterini kavrayamamanın ürünü. Sosyalistler, yerleşik düzen aktörlerinin mevcudu sürdürme çabalarıyla değil, kitlelerin değişim arayışıyla bağ kurmalı. Karşı-devrimin karşısına devrimle çıkılır. İçinden geçtiğimiz dönemin temel sorunu, devrimci siyaseti halkın karşısına bir alternatif olarak çıkarması beklenen aktörlerin çoğunun, Sovyetler Birliği’nin çözülüşünün ardından yaşanan siyasal, ideolojik ve örgütsel dağınıklığın etkilerini hâlâ aşamamış olması. Sosyalist hareketi içinde yaşadığımız dönemin gereklerine göre yeniden kurma ihtiyacı, bu anlamda yalnızca Türkiye’de değil, dünya ölçeğinde de kendini dayatıyor.

Dört. Gerçek ve anlamlı bir değişim yaratmak için bütünlüklü toplumsal ve siyasal altüst oluşlara ve bunların ürünü olan devrimlere ihtiyaç duyduğumuzu unutmamalıyız. Bu nedenle, halk hareketindeki yükselişin seçimlere nasıl yansıyacağı basit bir aritmetik meselesine indirgenemez. Devrimci bir siyasal hat, seçim düzlemini de halkın kendi siyasal seçeneklerini yaratması ve belirginleştirmesi için kullanmalı. Bu perspektiften kopuk projelerin ürünü olan, salt seçim başarısına indirgenmiş kazanımlar ihanetleri, dönekleri, halka sırtını dönenleri üretmeye mahkûm. Düzen muhalefeti içinde yer alan siyasi partiler ve politikacılar, başarılı olduklarında dahi bugün tepki duyulan politikaların arkasındaki egemenlerle uzlaşmalar kurmaya eğilimli. Bu eğilim, yalnızca kişisel bir zaaftan değil, aynı zamanda programatik sınırlardan da kaynaklanıyor. Dolayısıyla, seçimler ancak devrimci bir siyasal ilerleyişin içine yerleştirildiğinde anlamlı bir mücadele düzlemi olarak kavranabilir. Seçimlerde de temel hedef, halkın siyaset sahnesindeki varlığının düzen güçlerinden bağımsız, sürekli ve kalıcı hale getirilmesi olmalı.

Beş. Sosyal demokrasinin solundaki alana yerleşen siyasi parti ve figürlerin yükselişi de bu sürecin nesnel bir ürünü. Burada iki ana küme göze çarpıyor. Bunlardan ilki, tarihsel öncülleri sosyalist bir çizgide yer alırken sağa açılarak bu alana gelen Die Linke, Syriza gibi örnekler. İkincisi ise merkez siyasetten çıkıp sola hamle yaparak bu alana yerleşen Sanders, Corbyn ve Mélenchon gibi örnekler. İki alandaki aktörler de yaşadıkları sıkışmaları mevcut hareket yönlerini koruyarak aşma eğiliminde. Bunun anlamı, ilk kümedekiler için sağcılaşma eğiliminin ve bu sağcılaşmanın kaynağı olan sosyalizme ihanet potansiyelinin belirleyici olması. Bu durum, söz konusu hareketlerin kendilerine yönelen halk kesimlerinin talep ve beklentilerine sırtını dönme ihtimalini katlıyor. Dolayısıyla, bu kümenin çıkışsızlığında öznel faktörlerin özel bir etkisi var. İkinci kümede yer alan aktörlerin açmazları ise daha nesnel bir zemine dayanıyor. Bu aktörler, özellikle muhalefet pozisyonunda bulundukları süreçte sıkışma noktalarından kendi sollarına doğru açılım yaparak çıkma eğiliminde olsalar da, bu hamlelerin aşamadığı bir eşik var. Mevcut düzenle devrimci bir hesaplaşmaya girmeden gerçek bir değişim yaratmak mümkün olmadığı ölçüde, bu aktörler o eşiğe dayandıklarında halkın öfkesini taşıma kapasitesini yitiriyor. Her iki kümede de siyasal aktörlerin hareketini şekillendiren ana gerilim, kitlelerin öfkesi ile yerleşik siyasetin normalleşme arayışı arasında yaşanıyor.

Altı. Kitle hareketlerinin kendisini patlamalar şeklinde dışavurmasının temel nedeni, belirleyici olanın gidilecek doğrultudan çok biriken öfke olması. Hareketin salt kendi gelişim dinamikleriyle bütünlüklü bir doğrultuya yerleşmesi beklenmemeli. Böyle bir beklenti, özellikle politik özne olma iddiasına sahip aktörlerde ortaya çıktığında birbiriyle bağlantılı iki ana sonuç doğuruyor. Bunlardan ilki, öznenin harekete bütünlük ve yön kazandırma görevini halka havale etmesinden doğan siyasal tembellik ve halk dalkavukluğu. İkincisi ise kendiliğinden patlamaların doğası gereği sahip olamayacağı ideolojik-politik tutarlılığın yokluğunu, üzerine politika geliştirilecek bir alan olarak değil, harekete mesafe koymanın gerekçesi olarak gören bir apolitizm. Bu iki eğilim, özünde kendiliğindenliğin ortaya çıkardığı potansiyele yön çizememe noktasında ortaklaşıyor. Bu ortaklık nedeniyle iki eğilim, çoğu zaman birbirinin zıttı gibi görünen diğerini üretiyor.

Yedi. Kitle hareketlenmelerini etkilemeye ve yönlendirmeye çalışan tek aktör sosyalistler değil. Çoğu örnekte, kitle hareketinin yarattığı dinamizmi kendi düzen içi hedefleri için kullanmaya çalışan aktörlere de rastlıyoruz. Bu durum, “renkli devrimler” olarak adlandırılan örneklerde kitle hareketinin daha başından itibaren karşı-devrimci ya da emperyalizm işbirlikçisi kuvvetler tarafından şekillendirilmesi biçiminde de kendisini gösterebiliyor. Dolayısıyla, kitle hareketlerine öncülük etme iddiası, benzer bir yönlendirme iddiasına sahip aktörlerle de bir iç mücadeleyi zorunlu kılıyor. “Renkli devrim” örneklerinde, böylesi bir mücadeleyi kazanmanın ya da mevziler elde etmenin nesnel zemini yok. Bundan dolayı, baştan itibaren sürecin karşı-devrimci karakterini tanımlayıp ona göre pozisyon almak gerekiyor. Bu karşı pozisyon, işlerin henüz herkes açısından net olmadığı başlangıç aşamalarında tepki çekebilecek olsa da orta ve uzun vadeli siyasal hamle yeteneğini kuvvetlendiren bir etkiye sahip.

Sekiz. Sokağa dökülen kitlelerin düzen aktörleri tarafından kriminalize edilmesi ve bir çapulcu grubu gibi yansıtılmaya çalışılması yeni bir olgu değil. Provokasyonlarla bu görüntüyü beslemeye çalışmaları da. Ancak şiddet de, bunun yönsüz karakteri ve zaman zaman yağma biçimini alması da, temelde kitlelerin öfkesinin ürünü. Konu kitlesel patlamalar olduğunda, şiddetin büyüklüğü siyasal radikalizmi değil, bunun yokluğunun başka bir yolla ikamesini ifade ediyor. Provokasyonları önlemenin yolu, öfke düzeyini ve bunun ortaya çıkardığı enerjiyi azaltmak değil, bu öfkeyi politik kılarak ona yön vermek. Benzer biçimde, devrimci öncülük de biçimsel radikalizmi politik radikalizm düzeyine yükselttiği ölçüde kitle hareketini besleyen ve ileriye taşıyan bir karakter kazanıyor.

Dokuz. Halk hareketinin başarılı olması ve kalıcı sonuçlar vermesi, ülkedeki mevcut hükümeti düzen sınırları içinde yer alan bir yenisiyle değiştirmesine indirgenemez. Seçimler ve hükümet değişimi dahil olmak üzere sürecin bütünü, halkın siyaset sahnesindeki varlığını kalıcılaştıran bir strateji içerisine yerleştirildiğinde anlamlı hale gelebilir. Bizim için temel gösterge, hareketin uzun vadeli bir devrimci ilerleyişin bir halkası haline gelmesi, onu besleyen ve şekillendiren bir karakter taşıması. Kitlesel hareketlenme süreçleri, aynı zamanda devrimci sıçrama uğrakları olarak kavranmalı. Buradaki temel hedef, halkın kalıcı ve süreklilik taşıyan bir siyasal kategori olarak yeniden inşası olmalı. Egemenlerin, siyasal alanı halksızlaştırma ve yurttaşlığı tasfiye etme çabalarına da tekabül eden karşı-devrimci açılımları karşısında durmanın tek yolu, halkı devrim hedefi çerçevesinde yeniden inşa etmek.

On. Devrimcilerini arayan bir büyük altüst oluş çağındayız. İçinde bulunduğumuz dönemin karşı-devrimci güçlerine yanıt vermenin temel yolu, güncel sorunlara devrimci çözümler sunabilen gerçek bir siyaset kanalını inşa etmek ve halkı onun etrafında bir aktör haline getirmek. Sosyalistlerin, uzunca bir süredir apolitizm ile pragmatizm arasında sıkışmanın yarattığı etkisizlikten çıkması da ancak böyle bir devrimci siyaset kanalının kurulmasıyla mümkün olacak.

Kısa Kısa

  1. Mustafa Sarıgül'ün koruması gözaltına alındı

    Sarıgül ailesine yönelik kara para aklama soruşturmasında yeni bir gelişme yaşandı. Yeni Parti Erzincan Milletvekili Mustafa Sarıgül’ün koruması Ömer D.’nin de aralarında bulunduğu 5 şüpheli gözaltına alındı. Şahısların emniyetteki işlemlerin devam ediyor.

  2. Eski AKP milletvekili Ertan Aydın fon so­ruş­tur­ma­sın­da gözaltına alındı

    Eski AKP milletvekili ve eski Başbakan danışmanı Prof. Dr. Ertan Aydın, İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen fon soruşturması kapsamında Ankara'da gözaltına alındı. Aydın, AKP’nin 2023’teki seçim kampanyasını yönetmiş ve “Türkiye Yüzyılı” sloganının mimarı olmuştu. 2012 yılında dönemin Başbakanı Recep Tayyip Erdoğan’ın siyasi işlerden sorumlu danışmanı olan Aydın, Tera Yatırım bünyesinde Bağımsız Yönetim Kurulu Üyesi olarak da görev yapmıştı.

  3. ABD'den Suudi Arabistan için tahliye kararı

    ABD, Suudi Arabistan'daki acil durum dışı diplomatik personel ve ailelerine ülkeden ayrılma talimatı verdi. Açıklamada “İran destekli Husi milisleri, Suudi Arabistan’a karşı giderek artan bir şekilde düşmanca faaliyetlerde bulunmakta ve bu saldırılar sivil kayıplara ve ciddi seyahat aksaklıklarına yol açmaktadır” denildi. Yakın dönemde Suudi Arabistan, Türkiye ve Pakistan Mekke Anlaşması imzalamış, maddelerin açıklanmasıyla bunun kısa vadede Suudilere kalkan niteliğinde olacağı ortaya çıkmıştı.

  4. Halk TV önünde kayyum protestosu

    Yeni Parti, Halk TV'ye kayyum atanması ve yayınlarının durdurulmasını protesto etti. Dün akşam kanalın İstanbul stüdyosu önünde gerçekleştirilen mitingde YENİ Parti Genel Başkanı Özgür Özel'in konuşma yaptığı mitinge kanal çalışanları da katıldı.

  5. Emir Sarıgül tutuklandı

    Mustafa Sarıgül'ün oğlu Emir Sarıgül dün gece saatlerinde tutuklandı. Sarıgül, kaynağı belirsiz yüksek miktarda paranın aklandığı iddialarına ilişkin yürütülen soruşturma kapsamında gözaltına alınmıştı. Operasyon kapsamında gözaltına alınan iki kişi adli kontrol hükümleri uygulanarak serbest bırakılmış, diğer 15 kişi tutuklanmıştı

Önceki gün

  1. Emir Sarıgül hakkında tutuklama talebi

    İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı, YENİ Parti Erzincan Milletvekili Mustafa Sarıgül’ün oğlu Emir Sarıgül’ün savcılık ifadesinin ardından tutuklama talebiyle sulh ceza hakimliğine sevk edildiğini açıkladı. “Suçtan kaynaklanan mal varlığı değerlerini aklama” iddiasıyla yürütülen soruşturma kapsamında daha önce Mustafa Sarıgül’ün eski eşi Aylin Kotil ve oğlu Ömer Sarıgül’ün de aralarında bulunduğu 15 kişi tutuklanmıştı.

  2. Akın Gürlek: Fon so­ruş­tur­ma­sın­da 88 kişi tutuklandı

    Adalet Bakanı Akın Gürlek, "fon soruşturması" kapsamında 404 kişi hakkında adli işlem yapıldığını açıkladı. Gürlek’in verdiği bilgilere göre 88 kişi tutuklandı, 26 kişi gözaltına alındı ve 195 kişi hakkında adli kontrol tedbiri uygulandı. Firari durumdaki 42 şüphelinin yakalanmasına yönelik çalışmalar sürüyor. Soruşturmada 351 gerçek kişi ve 102 tüzel kişinin banka hesaplarının dondurulması, mal varlıklarına el konulması ve taşınmazlarının devrinin engellenmesine yönelik kararlar alındı.

  3. Cumhurbaşkanı Erdoğan, Azerbaycan Cumhurbaşkanı Aliyev ile görüştü

    Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Azerbaycan Cumhurbaşkanı İlham Aliyev ile bir telefon görüşmesi gerçekleştirdi. İletişim Başkanlığı'ndan yapılan açıklamaya göre görüşmede, Türkiye-Azerbaycan ilişkileri ile bölgesel ve küresel gelişmeler ele alındı. Görüşmenin AKP iktidarı ile Aliyev yönetimi arasında yaşanan “başörtüsü” gerilimi devam ederken gerçekleşmesi dikkat çekiyor.

  4. Palu Belediye Başkanı’nın ardından beş meclis üyesi daha AKP’ye katıldı

    Elazığ’ın Palu ilçesinde, 31 Mart 2024 yerel seçimlerinde Yeniden Refah Partisi’nden belediye başkanı seçilen Muhammet Septioğlu’nun 30 Eylül’de AKP’ye katılmasının ardından beş belediye meclis üyesi de parti değiştirdi. Yeniden Refah Partisi’nden AKP’ye geçen İsmail Erginöz, Ahmet Güven, Fehmi Öztekelli, Erkan Karabulut ve Ağa Yılmaz’ın katılımıyla belediye meclisindeki çoğunluk AKP’ye geçti.

  5. Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin’den Kemal Kılıçdaroğlu’na ziyaret

    Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin, butlan kararıyla CHP Genel Başkanlığına getirilen Kemal Kılıçdaroğlu ile görüşmek üzere CHP Genel Merkezi’ni ziyaret etti. Tekin’i genel merkeze gelişinde, butlan CHP’sinin Genel Başkan Yardımcısı Yıldırım Kaya karşıladı. Bakan Tekin, Kılıçdaroğlu’nu kızının 18 Kasım’da yapılacak nikah törenine davet etmek amacıyla bir “nezaket ziyareti” gerçekleştirdiğini ve görüşmede “ailevi ve özel” konuların konuşulduğunu söyledi.

  6. Fransa’da sokağa çıkma yasakları uzatıldı

    Fransa’da düzenlenen kitlesel protestoların ardından birçok kentte uygulamaya konulan kısmi sokağa çıkma yasakları uzatıldı. Başkent Paris’te Cumhuriyet Meydanı ve Halles bölgesinde 23.00-06.00 saatleri arasında uygulanan yasak bir gün daha uzatıldı. Lyon’da da iki gündür yürürlükte olan yasağın devam edeceği açıklandı.

  7. Butlan CHP’sinde ihraçlar sürüyor: Biri belediye başkanı üç isim hakkında ihraç talebi

    Butlan CHP’si Parti Sözcüsü Müslim Sarı, Merkez Yürütme Kurulu (MYK) toplantısının ardından yaptığı açıklamada üç ismin partiden ihracının istendiğini duyurdu. Sarı, Tarsus Belediye Başkanı Ali Boltaç ile İstanbul Büyükşehir Belediyesi (İBB) Meclis üyeleri Ülkü İnanlı ve Melendiz Dalyan İzgi’nin kesin ihraç talebiyle, tedbirli olarak Yüksek Disiplin Kuruluna sevk edildiğini açıkladı.

  8. İsmail Arı tutuklandı

    İsmail Arı, eski RTÜK Başkanı Ebubekir Şahin’in şikayeti üzerine tutuklandı. İfade için gittiği emniyette dün gözaltına alınan Arı, mart ayında da benzer suçlamalarla tutuklanmış, 75 gün cezaevinde kaldıktan sonra tahliye edilmişti.

  9. AKP’li vekil çocuk işçileri “alın teri” diyerek paylaştı

    AKP Gaziantep Milletvekili İrfan Çelikaslan, Şehitkamil’deki sanayi sitesinde eli yüzü yağ ve boya içindeki iki çocukla çektirdiği fotoğrafı “alın teriyle helal rızkının peşinde” notuyla paylaştı.

  10. Mekke’nin ardından şimdi de Bedir: Katar, Pakistan ve Endonezya ile ortak imza

    Türkiye, 7 Ağustos’ta Suudi Arabistan ve Pakistan ile imzaladığı Mekke Ortak Savunma Anlaşması’nın ardından bu kez Doha’da Katar, Pakistan ve Endonezya ile “Bedir” Mutabakat Zaptı’na imza attı. Zaptı Türkiye adına Milli Savunma Bakanı Yaşar Güler, Pakistan adına Savunma Bakanı Khawaja Muhammed Asıf, Katar adına Başbakan Yardımcısı ve Savunma İşlerinden Sorumlu Devlet Bakanı Şeyh Saud bin Abdulrahman Al Sani, Endonezya adına ise Savunma Bakanı Yardımcısı Yusuf Jauhari imzaladı.

  11. Kıraç Cemevi’nin tahliyesi ertelendi, nöbet sürüyor

    Esenyurt’taki Kıraç Cemevi’nin Cem Vakfı’na devredilerek tahliye edilmesi ertelendi. Mahalle halkı sabah saatlerinde cemevi önünde toplandı, tahliye için beklenen yetkililer gelmedi. Polis bölgeye TOMA ve çevik kuvvet sevk etmişti. Cemevinde nöbet sürüyor.

  12. Kayyum atanan Halk TV’nin X hesabına Türkiye’den erişim engellendi

    Kayyum atanan Halk TV’nin 3 milyon takipçili X hesabı Türkiye’den görünmez kılındı. 14 Ekim’de verilen erişim engeli kararını X bugün uyguladı. Kanalın YouTube, Facebook, Instagram ve TikTok hesapları için de engel kararı verilmişti.

  13. Üsküdar’ın yeni başkan vekilinden ilk ziyaret İsmailağa’ya

    AKP ve MHP’li meclis üyelerinin oylarıyla seçilen Üsküdar Belediye Başkan Vekili Muhammed Emin Sarıoğlu, ilk ziyaretini İsmailağa Cemaati’ne yaptı. Sarıoğlu, cemaatin kaçak otoparkında akıma kapılarak hayatını kaybeden 14 yaşındaki Mahmut Işıldak için taziyede bulundu.

  14. Kurultay davasında mütalaa: AKP’ye geçen Tugay’a beraat talebi

    CHP’nin 38. Olağan Kurultayı’na ilişkin davada savcı mütalaasını açıkladı. Savcı, Ekrem İmamoğlu, Özgür Çelik ve Rıza Akpolat’ın da aralarında bulunduğu 9 sanık için ceza istedi. 7 Ekim’de AKP’ye geçen Cemil Tugay ile Hüseyin Yaşar ve Özgen Nama için ise somut delil olmadığı gerekçesiyle beraat talep edildi.

  15. Anayasa Mahkemesi'den YENİ Parti’nin ismini iptal etme talebine red

    Anayasa Mahkemesi, YENİ Parti’nin isminin hükümsüz sayılması ve sicilden silinmesi talebini reddetti. Talep, Yenilik Partisi’nin isim benzerliği başvurusuyla gündeme gelmişti. Yargıtay Başsavcılığı da iltibas gerekçesiyle isim değişikliği istemişti. Parti, verilen sürede ismini değiştirmeyince dosya AYM’ye taşınmıştı.

  16. Bloomberg: Fon krizi uyarılara rağmen büyüdü

    Bloomberg, fon skandalını 25'i aşkın kişiyle görüşerek araştırdı. Habere göre Tera hisseleri yüzde 2 bin yükselirken yönetimdeki tartışmalar yumruklu kavgaya döndü. Bazı yöneticiler işlemlere imza atmamak için istifa etti. Borsa denetçileri olağan dışı işlemleri defalarca bildirdi. SPK’da ise Tera’ya zarar verecek kurallara direnç gösterildiği öne sürüldü. Karşılanamayan geri alım talepleri 300 milyar lirayı aştı.

  17. Eski SPK Başkanından rüşvet iddiasına gönüllere su serpen açıklama: “Yok, yok, yok Allah korusun”

    Sözcü yazarı Saygı Öztürk’e konuşan eski SPK Başkanı İbrahim Ömer Gönül, bir şirketin halka arzı için 30 milyon liralık rüşvet verildiği iddiasını reddetti. Gönül, böyle konuşan birini kendi eliyle savcılığa teslim edeceğini söyledi. Fon skandalının neden önlenemediği sorusuna ise dosyaların hazırlanmasının uzun sürdüğü yanıtını verdi.

  18. İtalya’da gözaltı yaşı 14'e indirildi

    İtalya’da hayat pahalılığı protestolarındaki şiddet üzerine yeni güvenlik kararnamesi kabul edildi. Önleyici gözaltı 14-18 yaş grubunu da kapsayacak. Gösteride şiddete 5 yıla kadar hapis öngörülüyor. Zararı çocuklar verirse ebeveynler ödeyecek.

  19. Altınbaş ailesinin mal varlıklarına dondurma kararı

    Sermaye piyasası işlemlerine yönelik fon soruşturmasında Altınbaş Holding sahibi Nusret Altınbaş hakkında yakalama kararı çıkarıldı. Kardeşi İnan Altınbaş gözaltına alındı. Diğer aile üyelerinin tüm mal varlıkları donduruldu.

  20. İsmail Arı adliyeye sevk edildi

    İsmail Arı dün, RTÜK eski başkanı Ebubekir Şahin’in şikâyeti üzerine ifade için gittiği Ankara Emniyeti’nde gözaltına alınmıştı. Geceyi emniyette geçiren Arı, bu sabah adliyeye sevk edildi.

  21. Getty Images, ABD’de iflas koruması istedi

    Getty Images, borçlarını yeniden yapılandırmak için ABD’de Chapter 11 iflas koruma başvurusu yaptı. Toplam borcu yaklaşık 2,1 milyar dolar. Şirket faaliyetlerini sürdürecek. Getty ailesi ve Koch Equity Development 533 milyon dolara kadar yatırım yapacak. Şirketin yıl sonunda borsadan çekilmesi bekleniyor.

  22. Gazze’de hastane jeneratörleri için yağ stoku tükendi

    Gazze Sağlık Bakanlığı, hastane jeneratörleri için gereken yağın tamamen tükendiğini açıkladı. Bakanlık, kalan jeneratörlerin her an arızalanabileceğini ve hayati bölümlerin elektriksiz kalabileceğini belirtti. Aylık ihtiyaç 2 bin 500 litreyi aşıyor. Bakanlık, acil yağ ve yedek parça çağrısı yaptı.

  23. Fon so­ruş­tur­ma­sın­da 31 gözaltı kararı: 26 kişi yakalandı

    İstanbul Başsavcılığı fon soruşturmasında 31 kişi hakkında gözaltı kararı verdi. Şüphelilerden 26'sı yakalandı. Soruşturma, SPK raporları doğrultusunda IEYHO, VSNMD, ODINE ve TRHOL hisselerini kapsıyor.

  24. Trump: Savaş çok yakında bitecek, petrol fiyatları dibe çakılacak

    ABD Başkanı Trump, Oval Ofis'te düzenlediği bir basın toplantısının ardından İran gündemine ilişkin konuştu. 3 Kasım'daki Kongre ara seçimleri öncesinde seçmenlerin yüksek akaryakıt fiyatlarından şikayet ettiğini hatırlatan bir muhabire yanıt veren Trump, "Başka çarem yoktu. İran ile savaş biter bitmez, ki çok yakında bitecek, petrol fiyatları kaya gibi dibe çakılacak" dedi. Trump daha önce de pek çok kez askeri müdahalenin amacına ulaştığını söyledikten sonra tavır değiştirmişti.

  25. Alnus, Bulls ve Pusula Yatırım'ın faaliyetleri durduruldu

    SPK'nın 20 Ekim 2026 bülteninde yeni düzenlemeler yayımlandı. SPK, Alnus Yatırım, Bulls Yatırım ve Pusula Yatırım'ın sermaye piyasası faaliyetlerinin 21 Ekim 2026 saat 00.01 itibarıyla geçici olarak durdurulmasına karar verdi. Kararlar, 21 Ekim 2026 saat 00.01 itibarıyla yürürlüğe girdi.

✓