Berlin seçimlerinden yüzde 25,7 oyla birinci parti çıkan Die Linke’nin koalisyon uğruna verdiği tavizler zincirine bir halka daha eklendi. Partinin Berlin meclis grubu, 13 Ekim’de yapılan kuruluş toplantısında İsrail’in “var olma hakkını” tanıyan ve Hamas’ı “terör örgütü” ilan eden ortak bir açıklama kabul etti. Toplantıya katılan 44 milletvekilinin tamamı metnin altına imza attı. Hastalığı nedeniyle toplantıya katılamayan tek milletvekili dışında grubun tümü metni imzalamış oldu.
Böylece “Berlin Mutabakatı” ile başlayan süreç, Die Linke grubunun bütününün kişisel imzalarıyla tescillenmiş oldu. Grup eş başkanı Tobias Schulze, açıklamanın bazı bölümlerinin “Berlin Mutabakatı”ndan alındığını söyledi.
Tabanın itirazları yeterli olmadı
İmzacılar arasında Filistin dayanışmasıyla tanınan ve bu nedenle haftalardır SPD, Yeşiller ve sağ basın tarafından hedef gösterilen isimler de var. Mutabakat sürecinde ihracı gündeme gelen Vanessa Emde metni imzaladı. İsrail'de Bat Yam belediye başkanını “faşist” olarak nitelediği için hedef alınan ve Emde’nin gruptan çıkarılmasını “tamamen kabul edilemez” diye eleştiren Martha Kleedörfer de imzacılar arasında. Grup başkanı ve eyalet başbakan adayı Elif Eralp’in yanı sıra Ender Atakul, Betül Havva Yılmaz, Eda Terkan ve Rouzbeh Taheri de metni imzalayan isimler arasında yer alıyor.
Mutabakata karşı parti tabanında yükselen itirazlar, açık mektuplar ve “Filistin tasfiyesi” tartışmaları, grup içinde herhangi bir ret oyu ya da çekimser imza getirmedi. Parti tabanından 233 kişinin imzaladığı açık mektup, mutabakatın “partinin bir antisemitizm sorunu olduğu yalanını” kabul etmek anlamına geldiğini söylüyordu.
Emde kendi sözlerini imzasıyla geri aldı
Açıklamanın en çarpıcı imzası Vanessa Emde’ye ait. Emde, mayıs ayında Filistin’le dayanışma mitinginde devletlerin değil insanların var olma hakkı bulunduğunu söylemiş, demokratik tek devletli çözümü savunmuştu. Bu sözler, Emde’nin SPD ve Yeşiller tarafından hedef gösterilmesinin ana gerekçesi olmuştu.
Emde şimdi, İsrail’in “var olma hakkını” açıkça savunan ve “demokratik bir İsrail” ile yan yana “özgür, egemen bir Filistin” hedefini benimseyen metni imzaladı.
Grup eş başkanı Schulze de imzanın bir sadakat sınavı işlevi gördüğünü gizlemedi. Schulze, Emde’nin bugün “açıkça taahhütte bulunduğunu” ve bunun gelecekte de geçerli olmasını beklediklerini söyledi. Schulze, “terör destekçileriyle görüşme” gibi durumlar yaşanması halinde konunun yeniden tartışılacağını da ekledi.
Grup aynı toplantıda tüzüğünü de değiştirmeye hazırlanıyordu. Değişiklikle tüm eyalet meclisi üyelerinin parti kararlarına uymakla yükümlü olacağı, aksi halde gruptan ihraca kadar varan yaptırımlarla karşılaşacağı öngörülüyor.
Teslimiyet de yetmedi
Die Linke’nin bu topyekûn geri çekilişi, koalisyon ortaklarını yine tatmin etmedi. Yeşiller’in adayı Werner Graf ve SPD’nin adayı Steffen Krach, aynı akşam yaptıkları ortak açıklamada Die Linke’nin grup içinde “başka uzlaşmalara” vardığını belirterek ön görüşmeleri durdurduklarını duyurdu. İki isim, geçen hafta imzalanan mutabakatın hâlâ geçerli olup olmadığını değerlendireceklerini ve Die Linke’den mutabakatı nasıl uygulayacağını açıklamasını beklediklerini söyledi.
Tagesspiegel’in iki partiye yakın kaynaklara dayandırdığı bilgiye göre, Emde’nin gruptan çıkarılması ön görüşmelerde kararlaştırılmıştı. Bu kaynaklara göre belirleyici olan açıklamanın içeriği değil, “sözün tutulmaması”ydı. Yeşiller’in federal meclis grubu eş başkanı Katharina Dröge de aynı gün, Emde’nin sözleri nedeniyle grupta yer almamasını “beklediğini” söylemişti. Die Linke ise böyle bir taahhüt verildiğini doğrulamadı. Schulze, görüşmelerin durdurulmasına “şaşırdığını” ve mutabakatın kendileri açısından geçerliliğini koruduğunu söyledi.
Görüşmelerin durdurulmasından bir gün önce Başbakan Friedrich Merz de SPD ve Yeşiller’e “bu radikal sol partiyle” görüşmeleri derhal kesme çağrısı yapmıştı.
Die Linke Berlin meclis grubunun ortak açıklamasının tam metni
Yeni Die Linke grubunun 13.10.2026 tarihli kuruluşu vesilesiyle ortak açıklaması I. Die Linke tarihi bir seçim başarısı elde etti. Yaklaşık 470 bin Berlinli bize oy verdi ve bize siyasi değişim için güçlü bir yetki verdi. Bu oy, kentimizde yaşayan insanlar için kapsamlı iyileştirmeler elde etmemiz için büyük bir fırsat sunuyor. Berlinliler şimdi seçim vaatlerimizi hayata geçirmek ve Berlin’i geçinilebilir kılmak için her şeyi yapmamızı bekliyor. Kira soygununu durdurmamızı, emlak tekellerini kamulaştırmamızı, çöp kaosunu sona erdirmemizi, otobüs ve treni ucuzlatmamızı istiyorlar. Berlin’deki Die Linke eyalet meclisi üyeleri olarak bu sorumluluğun bilincindeyiz.
II. Meclis üyeleri olarak imzaladığımız mutabakat belgeleri uyarınca parti kararlarımız bizim için bağlayıcıdır. Bunlara Erfurt Temel Programı ile partimizin programları ve kararları dahildir. Eyalet meclisindeki siyasi faaliyetlerimizi eyalet ve federal örgütümüzün demokratik olarak alınmış (temel) kararlarına ve yönergelerine göre yürüteceğimizi taahhüt ediyoruz.
III. Bizim açımızdan parti kararlarımıza uyacağımız açıktır. Buna antisemitizm ve ırkçılığa, Yahudi, Müslüman ve Filistinli yaşamın ve her yaşamın korunmasına ilişkin kararlar ile İsrail ve Filistin’e ilişkin tüm kararlar da dahildir. İsrail’de ve Filistin’de adil bir barışın savunulması bizim açımızdan doğaldır.
IV. Özellikle 19.06.2026 tarihli Federal Parti Kongresi kararının (“Orta Doğu / Batı Asya’da eşit haklar için – her türlü ırkçılık ve antisemitizme karşı”) ve 24.11.2023 tarihli Eyalet Parti Kongresi kararının (“Die Linke Berlin antisemitizme ve ırkçılığa hayır, toplanma özgürlüğüne evet diyor”, Karar 28/2/9) arkasında duruyoruz. Bu kararlarda şunlar ifade edilmektedir:
İsrail’in var olma hakkını ve İsrail’deki tüm insanlar için eşit hakları savunuyoruz. Aynı şekilde Filistin’in var olma hakkını ve Filistin’deki tüm insanlar için eşit hakları savunuyoruz.
Yahudi yaşamının korunması evrensel bir insan hakları meselesidir ve yalnızca belirli bir devletin varlığına ya da politikasına bağlanamaz. Bölgedeki her kalıcı barış çözümü; orada yaşayan tüm insanların kökeni, dini ya da milliyeti ne olursa olsun tam medeni ve siyasi eşitliğine dayanmalıdır. Güvenlik, barış ve istikrar ancak hiçbir nüfus grubu bir diğerine siyasi ya da hukuki olarak kalıcı biçimde hükmetmediği takdirde mümkündür. Die Linke olarak tüm insanların eşit haklara sahip olduğu demokratik bir İsrail ve özgür, egemen, yaşayabilir bir Filistin için mücadele ediyoruz.
(Federal Parti Kongresi kararı, 19 Haziran 2026) Bizim için geçerli olan şudur: Hem antisemitik ideolojinin şekillendirdiği İslamcı bir terör örgütü olarak Hamas’ı hem de diğer İslamcı terör gruplarını reddediyor, bunların uluslararası hukuka ve insan haklarına aykırı şiddetini kınıyoruz. Bunlara yakın örgütlere her türlü desteği reddediyoruz.
(Federal Parti Kongresi kararı, 19 Haziran 2026) Antisemitik nefret sloganlarının, Hamas teröründen onay görmenin ya da İsrail’in yok edilmesi taleplerinin engellenmesi gerektiği açıktır. Bu şekilde ifade kullanan gruplar hiçbir zaman Die Linke’nin siyasi ortağı olmayacak ya da bizimle birlikte sokağa çıkmayacaktır. Ancak insanlar bir savaş bölgesindeki halk için duydukları dayanışmayı ve kaygıyı ifade etmek ve barış için gösteri yapmak üzere bir araya geldiğinde, Berlin polisi bunu mümkün kılmalı ve korumalıdır.
(Die Linke Berlin Eyalet Kongresi kararı, 24 Kasım 2023, Karar 28/2/9) Die Linke Berlin; Orta Doğu’daki savaşın etkilerini sağcı ve ırkçı propaganda için araçsallaştırma ve çeşitliliğe sahip, çok kültürlü toplumumuza karşı kışkırtma yönündeki tüm girişimlere karşı çıkar. Özellikle bu dönemde, anayasamızın güvence altına aldığı toplanma ve ifade özgürlüğü temel haklarını herkes için savunmak önemlidir. Die Linke Berlin bunun için mücadele ediyor. Yakınlarını kaybetmenin yarattığı yas, kaygı ve öfke toplumumuzda konuşulabilmelidir. Toptancı genellemeler, Berlin’de barış içinde bir arada yaşama zarar verir.
(Die Linke Berlin Eyalet Kongresi kararı, 24 Kasım 2023, Karar 28/2/9) İmzacılar (13.10.2026, Berlin Eyalet Meclisi):
Ender Atakul, Dr. Julia Behrens, Sarah Bigall, Maria Bigos, Sarah Bremer, Franziska Brychcy, Pilar Caballero Alvarez, Ruby Cichon, Philipp Dehne, Leonhard Diederich, Dr. Michael Efler, Vanessa Emde, Claudia Engelmann, Elif Eralp, Jessica Gerke, Frederike-Sophie Gronde-Brunner, Maxi Häber, Deike Janssen, Martha Kleedörfer, Hendrikje Klein, Dr. Hans Kromrey, Antonio Leonhardt, Katharina Marg, Steffen Ostehr, Marcus Otto, Lisa Pfitzmann, Dr. Sonja Radde, Niklas Schenker, Maximilian Schirmer, Niklas Schrader, Tobias Schulze, Ekkehard Spiegel, Enja Springob, Elisabeth Staudt, Rouzbeh Taheri, Eda Terkan, Bjoern Tielebein, Dr. Andreas Umgelter, Damiano Valgolio, Moritz Warnke, Kerstin Wolter, Thomas Wulfes, Betül Havva Yılmaz, Christian Zebisch
Die Linke Berlin meclis grubunun ortak açıklamasının tam metni
Yeni Die Linke grubunun 13.10.2026 tarihli kuruluşu vesilesiyle ortak açıklaması
I. Die Linke tarihi bir seçim başarısı elde etti. Yaklaşık 470 bin Berlinli bize oy verdi ve bize siyasi değişim için güçlü bir yetki verdi. Bu oy, kentimizde yaşayan insanlar için kapsamlı iyileştirmeler elde etmemiz için büyük bir fırsat sunuyor. Berlinliler şimdi seçim vaatlerimizi hayata geçirmek ve Berlin’i yaşanabilir/karşılanabilir kılmak için her şeyi yapmamızı bekliyor. Kira soygununu durdurmamızı, emlak tekellerini toplumsallaştırmamızı, çöp kaosunu sona erdirmemizi, otobüs ve treni ucuzlatmamızı istiyorlar. Berlin’deki Die Linke milletvekilleri olarak bu sorumluluğun bilincindeyiz.
II. Milletvekilleri olarak, imzaladığımız görevli sözleşmeleri uyarınca parti kararlarımız bizim için bağlayıcıdır. Bunlara Erfurt Temel Programı ile partimizin programları ve kararları dahildir. Abgeordnetenhaus’taki siyasi faaliyetlerimizi eyalet ve federal örgütümüzün demokratik olarak alınmış (temel) kararlarına ve yönergelerine göre yürüteceğimizi taahhüt ediyoruz.
III. Parti kararlarımıza uyacağımız bizim için açıktır. Buna antisemitizm ve ırkçılığa, Yahudi, Müslüman ve Filistinli yaşamın ve her yaşamın korunmasına ilişkin kararlar ile İsrail ve Filistin’e ilişkin tüm kararlar da dahildir. İsrail’de ve Filistin’de adil bir barışı savunmamız bizim için doğaldır.
IV. Özellikle 19.06.2026 tarihli Federal Parti Kongresi kararının (“Orta Doğu / Batı Asya’da eşit haklar için – her türlü ırkçılık ve antisemitizme karşı”) ve 24.11.2023 tarihli Eyalet Parti Kongresi kararının (“Die Linke Berlin antisemitizme ve ırkçılığa hayır, toplanma özgürlüğüne evet diyor”, Karar 28/2/9) arkasında duruyoruz. Bu kararlarda şunlar ifade edilmektedir:
- İsrail’in var olma hakkını ve İsrail’deki tüm insanlar için eşit hakları savunuyoruz. Aynı şekilde Filistin’in var olma hakkını ve Filistin’deki tüm insanlar için eşit hakları savunuyoruz.
Yahudi yaşamının korunması evrensel bir insan hakları meselesidir ve yalnızca belirli bir devletin varlığına ya da politikasına bağlanamaz. Bölgedeki her kalıcı barış çözümü, orada yaşayan tüm insanların kökeni, dini ya da milliyeti ne olursa olsun tam medeni ve siyasi eşitliğine dayanmalıdır. Güvenlik, barış ve istikrar ancak hiçbir nüfus grubu bir diğerine siyasi ya da hukuki olarak kalıcı biçimde hükmetmediği takdirde mümkündür. Die Linke olarak, tüm insanların eşit haklara sahip olduğu demokratik bir İsrail ve özgür, egemen, yaşayabilir bir Filistin için mücadele ediyoruz.
(Federal Parti Kongresi kararı, 19 Haziran 2026)
- Bizim için geçerli olan şudur: Hem antisemitik ideolojinin şekillendirdiği İslamcı bir terör örgütü olarak Hamas’ı hem de diğer İslamcı terör gruplarını reddediyor, bunların uluslararası hukuka ve insan haklarına aykırı şiddetini kınıyoruz. Bunlara yakın örgütlere her türlü desteği reddediyoruz.
(Federal Parti Kongresi kararı, 19 Haziran 2026)
- Antisemitik nefret sloganlarının, Hamas teröründen onay görmenin ya da İsrail’in yok edilmesi taleplerinin engellenmesi gerektiği açıktır. Bu şekilde ifade kullanan gruplar hiçbir zaman Die Linke’nin siyasi ortağı olmayacak ya da bizimle birlikte sokağa çıkmayacaktır. Ancak insanlar bir savaş bölgesindeki halk için duydukları dayanışmayı ve kaygıyı ifade etmek ve barış için gösteri yapmak üzere bir araya geldiğinde, Berlin polisi bunu mümkün kılmalı ve korumalıdır.
(Die Linke Berlin Eyalet Kongresi kararı, 24 Kasım 2023, Karar 28/2/9)
- Die Linke Berlin, Orta Doğu’daki savaşın etkilerini sağcı ve ırkçı propaganda için araçsallaştırma ve çeşitliliğe sahip, çok kültürlü toplumumuza karşı kışkırtma yönündeki tüm girişimlere karşı çıkar. Özellikle bu dönemde, anayasamızın güvence altına aldığı toplanma ve ifade özgürlüğü temel haklarını herkes için savunmak önemlidir. Die Linke Berlin bunun için mücadele ediyor. Yakınlarını kaybetmenin yarattığı yas, kaygı ve öfke toplumumuzda konuşulabilir olmalıdır. Berlin’de barış içinde bir arada yaşam için genellemeler ters etki yaratır.
(Die Linke Berlin Eyalet Kongresi kararı, 24 Kasım 2023, Karar 28/2/9)
İmzacılar (13.10.2026, Berlin Abgeordnetenhaus):
Ender Atakul, Dr. Julia Behrens, Sarah Bigall, Maria Bigos, Sarah Bremer, Franziska Brychcy, Pilar Caballero Alvarez, Ruby Cichon, Philipp Dehne, Leonhard Diederich, Dr. Michael Efler, Vanessa Emde, Claudia Engelmann, Elif Eralp, Jessica Gerke, Frederike-Sophie Gronde-Brunner, Maxi Häber, Deike Janssen, Martha Kleedörfer, Hendrikje Klein, Dr. Hans Kromrey, Antonio Leonhardt, Katharina Marg, Steffen Ostehr, Marcus Otto, Lisa Pfitzmann, Dr. Sonja Radde, Niklas Schenker, Maximilian Schirmer, Niklas Schrader, Tobias Schulze, Ekkehard Spiegel, Enja Springob, Elisabeth Staudt, Rouzbeh Taheri, Eda Terkan, Bjoern Tielebein, Dr. Andreas Umgelter, Damiano Valgolio, Moritz Warnke, Kerstin Wolter, Thomas Wulfes, Betül Havva Yılmaz, Christian Zebisch