Köşe Yazısı

AKP'nin transferleri ya da kavunun dibini koklamak

10:49 4 dk okuma

Karşı-devrim iktidarının seçme-seçilme hakkını ortadan kaldırmaya yönelik yargı operasyonlarına şimdilerde transferler de eşlik ediyor.

En çok gündem olanı İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Cemil Tugay olan bu transferlerin devam edeceği konuşulurken, başka bir büyükşehir Antalya da işaret edilenler arasında.

Transferler yalnızca belediyelerle sınırlı değil. AKP meclisteki milletvekili sayısını da bu sayede artırmış durumda. AKP’li Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın geçmişte bu tarz transferlere ilişkin makamı da bırakmaları gerektiğine ilişkin sözleri ise elbette unutuldu. Bugünlerde benzer sözleri muhalefet partileri dile getiriyor.

Belediye başkanları ya hapiste ya da AKP’ye geçmiş olan, önceki partisi yargı operasyonları ile ele geçirilen Yeni Parti lideri Özel ise konuya ilişkin hiçbir sorumluluk kabul etmiyor. Israrla gelen sorulara, bunun bir testi varsa söyleyin, cihazı varsa alalım ya da kavun mu ki bu dibini koklayıp anlayalım gibi yanıtlar vermeyi tercih ediyor.

Özel, bir yere kadar haklı. Elbette herhangi bir siyasi hareketten hainler çıkabilir. Havuç ve sopa, bir şekilde insanları taraf değiştirmeye ikna edebilir. Zaman zaman ihanetlerin yaşanması, ilgili siyasi hareketi ya da çizgiyi büsbütün mahkum etmenin gerekçesi olamaz.

Ancak bahsettiğimiz durum neredeyse kural haline gelmişse nedeni önemsiz deyip geçiştirilemez.

Transferlere ilişkin ilk bakışta haklı gibi görülebilecek bir başka yorum ise durumun ideoloji ile dünya görüşü ile ya da siyasi çizgi ile ilişkisi olmadığı. Sonuçta AKP yalnızca Cemil Tugay gibi tescilli işçi düşmanlarını değil de siyasi hayatı tamamen “sol” bir çizgide sürmüş isimleri de transfer edebiliyor. Soldan sağa, sağdan sola transferler yaşanıyor. Eğer orta diye bir konumun olduğuna inananlardansanız, o konumdakiler de yerinde durmuyor.

Ancak parti değiştirenlere biraz dikkat ederseniz şunu fark edersiniz: Dil ve söylem değişiyor, makamların arkasına Erdoğan portresi ekleniyor, saç traşı ve giyim kuşam değişiyor ama pratik hiç mi hiç değişmiyor. Transfer olan isimler önceden ne yapıyorlarsa birebir sürdürüyorlar. Ne eksik, ne fazla.

Yani kavunun dibini koklamaya da gerek yok. Hepsinin hakkını yemeyelim belki biri-ikisi hariçtir ama tüm tezgahlardaki kavunlar üç aşağı beş yukarı aynı.

Yani sorun kavunda değil, “tezgah” benzer mantıkla kuruluyor. Profesyonel siyaset esnaflarının önceki ve sonraki partilerinin programlarını inceleyin. Süslü lafları aradan çıkardığınızda aynı Türkiye tablosu ile karşılaşırsınız: Yabancı sermayeye bağımlı bir Türkiye, NATO üzerinden ABD vassalı olmayı kabul etmiş bir Türkiye, büyük patronlara ve holdinglere sömürüde her türlü kolaylığı sağlayan bir Türkiye, tarikatların ve cemaatlerin cirit attığı bir Türkiye…

O halde topuklayan efelere, Cemil Tugaylara öfkelenmeyle yetinmek hata olur. Amacı cebini doldurmak olan ve bu yolda büyük güçlere hizmet etmekten çekinmeyen kişilerin zoru ve daveti görünce bu işlerini Saray bünyesinde görmesinde hiçbir ilginçlik yok. Bunu anlamak için elbette özel bir teste veya cihaza da gerek yok.

Peki bu durum siyasal alanın büsbütün aynı olduğunu mu gösteriyor?

Elbette hayır. Halkın varlığı görmezden gelinemez. Hatta mevcut durumu açıklayan en önemli etken halkın siyasetten beklentisi.

Zaten şimdi ipliği pazara çıkmış olan düzen siyasetçilerini geçmişte iktidarın karşısında konumlanıyor gibi gösteren de onları destekleyen halk kitlelerinin siyasete bakışıydı.

Türkiye’de toplumun önemli bir bölümü AKP’den kurtulmaya kilitlenmiş durumda. Biraz güçlü gördüğü siyasetçinin arkasına diziliyor, ona hak etmediği kahramanlık rolleri biçiyor. Hatta bu halk desteği zaman zaman siyasetçinin kendisini bile sahip olmadığı bir gücü ve iradeyi taşıdığına inandırabiliyor.

Aynı hedefe kilitlenme hali, halka karşı bir silah olarak da kullanılıyor. Halk, düzen siyasetçileri ve onların programları temelinde örgütlenmiş propaganda aygıtları aracılığıyla kendi çıkarlarına aykırı olan fikirlerin taşıyıcısı haline getirilebiliyor. Bu nedenle, örneğin aynı işçi direnişi AKP’li bir belediyede olsa mutfağında ne var ne yok desteğe götürecek insanlar, Cemil Tugay’ın yanında yer alabiliyor.

Halkın nesnel durumu bu kadar sade. Nesnelliği inkar etmenin anlamı yok, ona teslim olmanın da…

Kendiliğindenliği aşmak

Bu kendiliğindenlik haline teslim olmanın bir göstergesi açık ki düzen siyasetinin akışına kapılmak. Gerçekçi olmak adına büyük güçlerin arkasına dizilmek, kendi iddialarını geri çekmek. Böylece ayrı bir siyasi çizgi olmaktan vazgeçerek fiilen yok olmak.

Ancak gözden kaçan bir başka teslimiyet hali daha var. Üstelik bu durumda kuyruğu dik tutar gibi görünmek de mümkün. Halkın ne kadar da aptalca davrandığını anlatacaksınız, ona kızacaksınız. Neden şunu değil de bunu tercih etti diyeceksiniz. Elbette varacağınız yer “bu halktan hiçbir şey olmaz” çizgisi olacak.

İkinciyi de benzer bir biçimde teslimiyet olarak adlandırmamız şaşırtıcı gelebilir. Ancak iki yaklaşım da aynı hatalı bakış açısından türer: Halka sahip olmadığı roller yüklemek. Halkı yargılayanlar da halk dalkavukları gibi onun nesnel durumunu değişmez varsayar.

Örgütsüz yığınlar nesnedir. Özneleşmeye ihtiyaç duyarlar. İşte öncülük tam da bu gerilime dair bir görev.

Halk kitlelerinin AKP’den kurtulmaya odaklanmış olması bizim lehimizedir. Biraz yakın gördüğü güçlerin hemen arkasına dizilerek kalan her şeye kulak tıkama eğilimi ise şimdilik bize zorluk çıkarıyor.

Ancak devrimci bir kuvvetin kendisini kanıtlaması, emekçi halkın çıkarlarını tek referans bilen programıyla öne çıkması durumunda bu zorluğun da büyük bir avantaja dönüşmesi mümkün.

Kendisini ideolojik olarak sosyalizme yakın hissetmeyen yığınların örgütlü bir halka dönüşmesi ihtimali hiç de uzak değil. Yeter ki görevlerimizden kaçmayalım, doğru çizgiyi siyasal alana bir güç olarak dahil etmeyi başaralım. İktidar sorumluluğu taşıyabileceğimizi ve taşımaya niyetli olduğumuzu mücadele ettiğimiz her alanda gösterelim.

Özetle halkımız ne olursa olsun umutlanmak, umutlandığı kuvvetin peşinden yürümek istiyor. Bu istek o kadar güçlü ki olmayacak isimlerden kahramanlar yaratıyor. Her defasında ama her defasında hayal kırıklığına uğruyor ve fakat yeniden ayağa kalkarak yeniden umutlanacak bir şeye tutunmayı başarıyor.

Bize düşen görev ise doğru çizgiyi siyasi bir kuvvet olarak halkın önüne koyabilmek. Onun bitmek bilmeyen umudunu gerçek kurtuluşa hizmet eder hale getirmek.

Kısa Kısa

  1. Türkiye ile Pakistan arasında üst düzey askerî görüşme

    Genelkurmay Başkanı Orgeneral Selçuk Bayraktaroğlu, Pakistan Savunma Kuvvetleri ve Kara Kuvvetleri Komutanı Mareşal Seyyid Asım Münir ile telefon görüşmesi gerçekleştirdi. Millî Savunma Bakanlığının açıklamasına göre görüşmede, iki ülke arasındaki askerî ilişkilerin yanı sıra savunma sanayii ve askerî eğitim alanlarında iş birliğinin geliştirilmesi ele alındı.

  2. Dışişleri Bakanı Hakan Fidan ile Adalet Bakanı Akın Gürlek bir araya geldi

    Dışişleri Bakanlığı, Hakan Fidan ile Akın Gürlek’in Ankara’da bir görüşme gerçekleştirdiğini duyurdu. Bakanlığın resmi X hesabından yapılan açıklamada, “Bakanımız Hakan Fidan, Adalet Bakanı Akın Gürlek ile Ankara’da bir araya geldi” ifadelerine yer verildi. Görüşmenin içeriğine ilişkin herhangi bir açıklama yapılmadı.

  3. TFF’de skandal: UEFA’ya sahte yazı gönderilmiş

    UEFA Hakem Gözlemcisi Dilan Deniz Gökçek İşcan, eski Merkez Hakem Kurulu Başkanı Ferhat Gündoğdu ve iki yetkili hakkında suç duyurusunda bulundu. İşcan, 2022’de bilgisi dışında UEFA’ya gerçeğe aykırı bir yazı gönderildiğini, Gündoğdu’nun 2024’te yeniden göreve gelmesinin ardından ise baskıların arttığını öne sürdü.

  4. Fon so­ruş­tur­ma­sın­da AKP’li eski Bakan Yardımcısı Mustafa Aksu tutuklandı

    Borsadaki fon vurgununda yaklaşık 100 milyon lira kaybettiğini öne süren eski Tarım ve Orman Bakan Yardımcısı Mustafa Aksu, yürütülen soruşturma kapsamında tutuklandı. Tera’nın likit fonuna yatırım yaptığını ve parasını çekemediğini açıklayan Aksu, geçtiğimiz hafta gazeteci Barış Terkoğlu’na yaptığı açıklamada, “Çok rahatsızım, sinirliyim, rencide oldum, mesele 100 milyon değil kandırılmış olmak” demişti.

  5. Bahçeli’den Suudi Arabistan’a askeri müdahale çağrısı

    MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, partisinin TBMM grup toplantısında Yemen’deki Ensarullah güçlerinin Suudi Arabistan’a yönelik misillemelerini kınayarak Mekke Ortak Savunma Anlaşması kapsamında Suudi Arabistan’a her türlü askeri desteğin sağlanmasını istedi. Bahçeli ayrıca diplomatik girişimlerin yetersiz kalması durumunda askeri caydırıcılığa başvurulması gerektiğini ifade etti.

  6. Abdullah Öcalan’ın başkanlık edeceği silahsızlanma kurulu İmralı’da toplanacak

    İmralı süreci kapsamında oluşturulan ve Abdullah Öcalan’ın başkanlık edeceği belirtilen Silahsızlanma ve Stratejik Koordinasyon Alt Komisyonunun toplantılarını, İmralı’da Öcalan için inşa edilen konutta gerçekleştireceği öne sürüldü. Halk TV’den Helin Yılmaz’ın özel haberine göre kurul, TBMM yerine İmralı’da Öcalan için inşa edilen konutta toplanacak. Kurul üyeleri ise toplantılara katılmak üzere adaya gidip gelecek

  7. İddia: Netanyahu, Yemen’deki savaşa katılmak için Suudi Arabistan’ın onayını almaya çalışıyor

    İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu’nun, Yemen’deki Ensarullah güçlerine karşı yürütülen savaşa katılmak için Suudi Arabistan’ın onayını almaya çalıştığı öne sürüldü. Haaretz’in haberine göre Netanyahu, Yemen’deki savaşa katılarak Suudi Arabistan ile İsrail arasındaki ilişkilerin normalleşmesini hızlandırmayı hedefliyor. Ancak Suudi Arabistan Veliaht Prensi Muhammed bin Selman’ın, ülke içinde oluşabilecek tepkiler nedeniyle İsrail’in savaşa katılmasına karşı çıktığı belirtildi.

  8. İstanbul’da M5 metro hattında patlama: Yolcular tahliye edildi

    İstanbul’da M5 Üsküdar-Sultanbeyli Metro Hattı’nın Ihlamurkuyu İstasyonu’nda, metronun bulunduğu alandaki kablolarda patlama meydana geldi. Patlamanın ardından istasyonu duman kaplarken olay yerine itfaiye ekipleri sevk edildi. Güvenlik amacıyla seferler durduruldu ve istasyonda bekleyen yolcular tahliye edildi. Metro İstanbul, teknik arıza nedeniyle seferlerin yalnızca Üsküdar-Çakmak ve İmam Hatip Lisesi-Sultanbeyli istasyonları arasında sürdürüldüğünü açıkladı.

  9. IMF, Türkiye’nin büyüme tahminini düşürdü

    Uluslararası Para Fonu (IMF), Ekim ayı Dünya Ekonomik Görünüm Raporu’nda Türkiye ekonomisine ilişkin 2026 yılı büyüme tahminini yüzde 2,9’dan yüzde 2,7’ye düşürdü. Raporda, Türkiye ekonomisinin 2027’de yüzde 3,6 büyümesi beklenirken yıl sonu enflasyonunun 2026’da yüzde 31,2, 2027’de ise yüzde 26,5 olacağı öngörüldü. IMF, küresel büyüme tahminini ise 2026 yılı için yüzde 3’ten yüzde 3,1’e yükseltirken 2027 yılı beklentisini yüzde 3,4’te sabit tuttu.

  10. Trump: “Çin ve Rusya’nın İran’a yardım ettiklerini düşünmüyorum”

    ABD Başkanı Donald Trump, sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda, Çin ve Rusya’nın İran’a yardım ettiği yönündeki iddialara ilişkin açıklamalarda bulundu. Bu iddiaların “aşırı solcular” tarafından dile getirildiğini savunan Trump, “Eğer öyleyse, bu çok düşük bir seviyededir ancak yardım ettiklerini düşünmüyorum” dedi. Çin ve Rusya’ya yönelik uyarıda da bulunan Trump, “Kaybedecek çok şeyleri var ve biz bunu anlarız, hem de çok çabuk anlarız” ifadelerini kullandı.

  11. Yandaş Abülkadir Selvi: “Köpek havlamadıysa hırsız tanıdıktır"

    İktidara yakınlığı ile bilinen yazar Abdülkadir Selvi, bugünkü yazısında fon konusunu ele aldı. Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz'la görüşmesini aktaran Selvi, fon krizi için "bunun adı fon krizi değil, organize bir soygun" yorumunu yaparken, borsada ünlü bir söz vardır diyerek “Köpek havlamadıysa hırsız tanıdıktır" ifadesini kullandı. Yazısında sistemdeki gözetim ve denetim eksikliğine dikkat çeken Selvi, AKP iktidarının siyasi sorumluluğuna dair ise yorumda bulunmadı.

  12. Etimesgut Belediyesi'ne yeni operasyon

    Ankara Etimesgut Belediyesi'ne yönelik operasyonda Belediye Başkan Yardımcıları Gültekin Bayındır ve Fikret Gözoğlu dahil çok sayıda kişi gözaltına alındı. Etimesgut Belediye Başkanı Erdal Beşikçioğlu da 30 Temmuz günü gerçekleştirilen operasyonla gözaltına alınmış, 3 Ağustos günü ise tutuklanmıştı.

Önceki gün

  1. AKP’li Şamil Tayyar: “Fon krizinde muhalefetten ziyade AK Parti tabanı daha öfkeli”

    AKP eski milletvekili Şamil Tayyar, sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada, parti tabanında güçlü bir “itiraz kültürü” geliştiğini belirterek “Cumhurbaşkanımıza duyulan sevgi, saygı ve muhabbetle bastırılan bu duygunun, Cumhurbaşkanımızın gücünün istismarı ve artan keyfiyet sebebiyle açığa çıkmaya başladığını gözlemliyoruz” dedi. Fon krizinin AKP tabanında muhalefetten daha fazla tepki çektiğini savunan Tayyar, “Emeklerini zayi edenleri affedemiyorlar." diye de ekledi.

  2. Barzani: Erdoğan’a Nobel Barış Ödülü verilmeli

    Irak Kürdistan Bölgesel Yönetimi Başkanı Neçirvan Barzani, iktidar ile İmralı çizgisi arasında yürütülen sürece ilişkin açıklamalarda bulundu. Rudaw'ın haberine göre Barzani, “Erdoğan’da da Öcalan cephesinde de süreç ciddi” diyerek, “Kürt meselesini çözen kişiye Nobel Barış Ödülü verilmesi gerekir. Bu öncelikle Erdoğan için geçerlidir” ifadelerini kullandı.

  3. Erdoğan’dan Mekke Anlaşması açıklaması: Meclis’e sunulacak

    Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Kabine Toplantısı’nın ardından yaptığı açıklamada, 7 Ağustos’ta Mekke’de Türkiye, Suudi Arabistan ve Pakistan arasında imzalanan ortak savunma anlaşmasına ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Erdoğan, “Bilinmesini isterim ki NATO’da olduğu gibi ortak savunma anlaşması kapsamındaki faaliyetler de ulusal mevzuatımız temelinde yürütülecektir” diyerek anlaşmanın Meclis’e sunulması için çalışmaların sürdüğünü belirtti.

  4. İsmailağa tarikatı Husileri hedef aldı

    İsmailağa tarikatı, Husilerin Gazze’yi “vitrin” olarak kullandığını öne süren bir video yayınladı. Konuşmacı, Husileri mezhepçi bir dille eleştirirken “Husiler Şii inancına mensuptur ve arkalarındaki asıl akıl İran’dır” dedi.

  5. İsrailli askerlerden Gazze itirafı: Tahliye yapılmadan sivil binalar hedef alındı

    İsrail'de Haaretz gazetesine konuşan İsrailli askerler, Gazze Şeridi’nde içinde sivillerin bulunduğu binaları tahliye etmeden “bombalama” talimatı aldıklarını itiraf etti. Adları açıklanmayan dört asker, saldırılarda yüzlerce Filistinlinin öldüğünü ve yaralandığını da anlattı.

  6. Sabahattin Ali’nin ölümü için Adalet Bakanlığı’na başvuru

    Beş basın ve edebiyat kuruluşu, Sabahattin Ali’nin 1948'deki ölümünün aydınlatılması için Adalet Bakanlığı’na ortak başvuru yaptı. TGC, TGS ve PEN’in de aralarında olduğu kuruluşlar, dosyaların yeniden incelenmesini, arşivlerin taranmasını ve mezarın bulunarak DNA incelemesi yapılmasını talep etti.

  7. “70 üyemizi hakim-savcı yaptık” diyen Baro Başkanı Ağdemir adaylıktan çekildi

    Ankara 2 No’lu Baro Başkanı Gökhan Ağdemir, canlı yayında Bakanlığın baroya ayrıcalık tanıdığını ve 70 üyelerinin hakim-savcı olduğunu söylemesinin yol açtığı tartışmalar sonrası başkan adaylığından çekildi. Ağdemir, sözlerinin bağlamından koparıldığını belirterek kararı "baronun itibarını korumak" için aldığını açıkladı.

  8. Karayılan: İstanbul’daki gizli güçlerimizi çektik

    PKK yöneticisi Murat Karayılan, Diyarbakır ve Mardin’in yanı sıra İstanbul ve diğer kentlerde gizli faaliyet yürüten güçlerini de geri çektiklerini, Metina’dan çekilmenin 8 Ekim’de tamamlandığını öne sürdü ve hükümetten yasal düzenleme istedi.

  9. AB’den Rusya’ya 1600 yeni yaptırım

    AB dışişleri bakanları Lüksemburg’da, Rusya’nın askeri-sanayi kompleksini hedef alan yaklaşık 1600 yeni yaptırımı onayladı. AB Yüksek Temsilcisi Kaja Kallas’a göre bunların yarısından fazlası balistik füze üretimiyle bağlantılı ve savaşın başından bu yana listedeki en büyük genişleme.

  10. Saraçhane davasında 45 gençten 44'üne beraat

    İstanbul 65. Asliye Ceza Mahkemesi, 19 Mart’ta Saraçhane protestolarına katıldıkları gerekçesiyle 2911 sayılı Kanun’a muhalefetten yargılanan 45 gençten 44'ünü beraat ettirdi. Bir gence sosyal medya paylaşımı için “suç işlemeye tahrik”ten 7 ay 15 gün hapis verildi, hükmün açıklanması geri bırakıldı.

  11. Sybiha: Erdoğan, Zelenskiy-Putin görüşmesine ev sahipliği yapabilir

    Ukrayna Dışişleri Bakanı Sybiha, Zelenskiy-Putin görüşmesinin Erdoğan’ın arabuluculuğuyla ya da Trump’ın katılımıyla yapılabileceğini söyledi. Böyle bir görüşmenin barış sürecini canlandırabileceğini belirten Sybiha, olası sonuçlar arasında ateşkes, esir takası ve çocukların dönüşünü saydı.

  12. İran Dışişleri Bakanı Arakçi: Yemen'de siyasi çözüm için desteğe hazırız

    İran Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi, Suudi mevkidaşı Faysal bin Ferhan ile telefonda görüştü. Arakçi, Suudi Arabistan ile Yemen’deki Ensarullah Hareketi arasında diyalog başlatılması ve siyasi çözüme ulaşılması için İran’ın her türlü desteği vermeye hazır olduğunu söyledi. Bölgedeki gerilimin tırmanmasından duyduğu endişeyi dile getiren Arakçi, askeri yaklaşımlarda ısrarın durumu daha da karmaşık hale getireceği uyarısında bulundu.

  13. Musk, SpaceXAI’ın adını “SpaceX Super Intelligence” yaptı

    Elon Musk, Trump’ın “yapay zekâ” yerine “süper zekâ” ifadesini kullanma çağrısının ardından SpaceX’in yapay zekâ birimi SpaceXAI’ın adını SpaceXSI yaptı. xAI, SpaceX’e katılmasının ardından temmuzda SpaceXAI olmuştu; şirket birkaç ay içinde ikinci kez isim değiştirdi.

  14. Yeni Parti Adana Milletvekili Bilal Bilici, Obama Vakfı’nın “lider” programında

    Yeni Parti Adana Milletvekili Bilal Bilici, eski ABD Başkanı Barack Obama’nın vakfının yetiştireceği “Avrupa Liderleri” arasında yer aldı. 21 ülkeden 35 siyasetçi ve sivil toplum temsilcisinin katıldığı programda Almanya ve Yunanistan’dan milletvekilleri de yer alıyor. Türkiye’nin dış ilişkilerine dair düzenlemeleri görüşen TBMM Dışişleri Komisyonu’nun üyesi Bilici, program boyunca ABD merkezli vakfın mentorlarıyla düzenli olarak bir araya gelecek.

  15. Mélenchon: “Seçilirsem oy kullanma yaşı 16'ya inecek”

    Liselilerin eylemlerinin sürdüğü Fransa’da Boyun Eğmeyen Fransa (LFI) lideri Jean-Luc Mélenchon, cumhurbaşkanı seçilmesi halinde oy kullanma yaşını 16'ya indireceğini açıkladı. Mélenchon, 16 yaşındakilerin cezai sorumluluk taşıdığını hatırlatıyor. Düzenleme yaklaşık 1,5 milyon genci seçmen yapacak.

  16. MHP’li Yıldız: Süreçte kasım sonuna kadar sonuç alınır

    MHP Genel Başkan Yardımcısı Feti Yıldız, “Terörsüz Türkiye” sürecinde kasım sonuna kadar sonuç alınacağını ve yasadan yaklaşık 2 bin 800 kişinin yararlanacağını söyledi. Yıldız, 230 kişilik kurucu ve üst düzey kadronun kapsam dışında kalacağını belirtti.

  17. Trump okyanusa da göz dikti: Atlantik ya da Pasifik’in adı Trump olsun

    ABD Başkanı Donald Trump, 10 Ekim’de Tennessee’nin Clarksville kentindeki seçim mitinginde Atlantik ya da Pasifik Okyanusu’nun adının değiştirilebileceğini söyledi. Görevden ayrılmadan önce bir okyanusa da isim vermek istediğini belirten Trump, “Trump Okyanusu” ya da “Amerikalar Okyanusu” adlarını önerdi. Trump daha önce Meksika Körfezi’ni “Amerika Körfezi”, Ontario Gölü’nü “Amerika Gölü” olarak değiştirmişti.

  18. Ordu’da “hülle” atamayla genel müdürlük

    AKP’li Ordu Büyükşehir Belediyesi, memur vasfı olmayan Muhammet Günaydın’ı önce Erzurum’da sınavsız özel kalem kadrosuna atadı, ardından OSKİ Genel Müdürü yaptı. Sözcü'den Cem Yıldırım'ın haberine göre, MHP Ordu Milletvekili Naci Şanlıtürk, atamayı ve belediye şirketinden AKP’li yöneticilere maaş ödendiğini öne sürerek Belediye Başkanı Hilmi Güler’i eleştirdi.

  19. Bahçelievler Belediyesi’nden Suriye’ye çöp kamyonu bağışı

    AKP’li Bahçelievler Belediyesi, envanterindeki çöp kamyonunu AFAD aracılığıyla Suriye’ye bağışlama kararı aldı. Belediye, çöp kamyonlarını da kapsayan 564 milyon TL’lik kiralama ihalesini 2024'te Aziz İhsan Aktaş ailesinin şirketi Bilginay Temizlik’e vermişti.

✓