Köşe Yazısı

Fransa sana söylüyorum Türkiye sen anla

16:27 4 dk okuma

Gündemimiz Fransa geneline yayılan eylemler.

Eylül ayında liselilerin eğitim reformu talebiyle sokağa çıkması yoğun bir polis şiddeti ile karşılanmıştı. Kemer sıkma politikaları başta olmak üzere emekçi halka yönelik süregiden sermaye saldırılarının biriktirdiği gerilim Fransa’daki isyan kültürü ile birleşince eylemler ülke geneline yayılmış oldu.

Tüm dünyada olduğu gibi Türkiye’de de eylemler tartışma konusu. Ancak bu tartışmaların önemli bir bölümünde Fransa’nın iktisadi durumu, siyasi kültürü ve merkez kapitalist ülkelerdeki genel gidişat değerlendirme dışı bırakılıyor.

Daha ziyade, sokağın siyasi bir araç olarak kullanılması, eylem tarzı gibi konular ele alınırken eylemlerin başarı ölçütü faşizm öcüsünün iktidara gelişine olan etkisi üzerinden değerlendiriliyor.

En çok kullanılan argüman olan sokak eylemlerinin Marine Le Pen’in oylarının artışına neden olduğu iddiasının verilerle uyuşmadığı ideo tarafından ortaya konmuştu.

Verilerin ötesinde büyük bir saçmalık daha var: Mevcut düzene başkaldıran toplulukların başarı kıstası olarak o düzenin mevcut halini muhafaza edilmesi konuyor. Örselenmiş, hakları elinden alınmış öfkeli yığınlar; düzenin bekçisi olmamakla suçlanıyor.

Özellikle sosyal medya araçları üzerinden Fransız eylemcilerine sesleniyormuş gibi yazan kimi “muhalif” isimlerin ortak özellikleri ise yakın dönemde önemli bir itibar kaybı yaşamış olmaları.

Elbette Fransa’daki gençler, işçiler, sokağa çıkan her yaştan halk bu isimleri dinleyip de ne yapacağına karar vermeyecek. Fransa’ya hepimizin görebileceği bir şekilde ve Türkçe seslenmenin başka bir anlamı var.

Aslında Fransa üzerinden bir muhalefet stratejisi, rezil olmuş ve halkı da karşı-devrim koşullarında esarete itmiş bir strateji yeniden muteber kılınmak isteniyor. Fransa’ya dönük cılız seslerin sebebi bu.

Fransa sana söylüyorum, Türkiye sen anla deniyor yani.

Aslında konu Türkiye.

Ülke tarihinin en büyük halk isyanının, Gezi’nin ardından sokak eylemleri mahkum edildi. Karşı-devrimden kurtulmaya en çok yaklaştığımız günler, “AKP’nin ekmeğine yağ sürmek” olarak anılmaya başlandı. İktidarın siyasete katılımı sandığa sıkıştırma ve nihayet orada yok etme çabası ile kurulan ortaklık, akıllı muhalefet diye halka yutturuldu.

Halk işin dışında kalsın, sandık önüne konduğunda “kazanacak adaylara” delege etsin kendi görevini, onlar da kurtarsınlar memleketi. Güzel hesap…

AKP’nin bu “müthiş” stratejiye yanıt vermesi zor olmadı: Seçimlerin sonucu beğenilmeyince sayılmadı ve ortalık yangın yerine dönüştürülerek tekrarlandı. Mühürsüz oylarla Anayasa değiştirildi. “OHAL koşullarında seçim” diye bir olgu ile tanıştık. Devletin tüm olanakları iktidara sonsuz bir biçimde sunulurken ucu iktidara dokunacak diye gazetecilik faaliyetleri fiilen yasaklandı. Yetmezse de 19 Mart ile birlikte başlayan süreçle umudun emanet edildiği insanların kimisi hapsedildi, kimisi satın alındı, kimleri ise öyle bir unutturdu ki kendilerini; akıbetlerini bilen de merak eden de kalmadı.

Halka susup beklemeyi strateji diye satanlar ise ödüllerini aldılar.

Amerikan siyasetinin yanlış varsayımlarını ezberleyerek edindikleri parantez içi “PhD” ünvanlarıyla kanal kanal gezdiler. Uluslararası dengeleri bilen gazeteci edaları ile muhalif yurttaşa seçim kazanmanın inceliklerini pazarladılar. Cahil yobazların iktisat bilmemesi sayesinde gelen ünlerini paralı abonelikle bozdurup bozdurup harcarken halka uslu durun demekten de geri durmadılar.

Şimdi Fransa’da aksi bir yolu, gençliğin ve halkın düzen siyasetinin teamüllerine uymadan kendi geleceğini aradığını görmek; onları hem ürkütüyor hem de heyecanlandırıyor.

Korkuyorlar. Çünkü halkın cesaretinin bulaşıcı olduğunu hissediyorlar. Herhangi bir yerde halk çıkışı başarılı olursa kesinkes kaybedeceklerini biliyorlar.

Heyecanlanıyorlar. Fransa’da da devrimci bir öncülüğün henüz bir kuvvet olarak kendisini ortaya koyamadığını görüyorlar çünkü. Karşı-devrimin halkın isyanını şiddetle bastırmasının onlara bir kez daha aynı oyunu sürdürme şansı vereceğini düşünüyorlar.

Basmakalıp bir sözdür. Dost başa düşman ayağa bakar derler. Halk düşmanları o yüzden “Z kuşağı” gibi pazarlama kavramlarıyla andıkları ve siyasete ilgileri yok diye ezberledikleri liselilerin ülkelerinin geleceği için ayağa kalktığını değil, yağmalanan dükkanları öne çıkarıyorlar. Düşman oldukları için Fransa’nın mücadele kültürünün geleceğe devredebileceklerini yok sayıyor, Le Pen’in oylarını ne kadar artırdığını sayma yarışına giriyorlar.

Onlar kendi açılarından değerlendiriyorlar. Kendilerine yol açmaya çalışıyorlar. Kapılmamak yetmez. Bizim de kendi görevlerimizi hatırlamamız gerekiyor.

Konumuz Türkiye dedik. Fransa’daki eylemler, Türkiye açısından da bazı hatırlatmaları zorunlu kılıyor. Halkı evine kapatmayı hedeflemek nasıl halk düşmanlığı ise, kendiliğinden ortaya çıkmış her harekete amigoluk yapmak da halka kötülük anlamına geliyor.

İşçi sınıfının, halkın, gençliğin, devrimcilerin; düzeni korumak gibi bir sorumluluğu olamaz. Bizim eylemimiz düzenin teamüllerine uyup uymamak üzerinden değerlendirilemez. Düzenin kendi yarattığı faşistler gelmesin diye ona hizmet etme zorunluluğu ise asla doğurmaz. Bizim faşizmi önleme yöntemimiz iktidarı almaktır.

Halkın haklı öfkesi yerinde durmaz. Mutlaka bir kanala akar. Kitlesel patlamalar, önceden planlanmış olgular olmadığı için kaotiktir, farklı olasılıkları barındırır. Doğru hedefe odaklanmış örgütlü bir birikimin olmadığı yerde yağma da kör şiddet de işin doğası gereğidir. Ayrıca, öfkeli yığınlar kendi haline bırakıldığında egemenlerin provokasyonlarına açık hale gelirler. Bu zaaflardan kurtulmanın yolu ise halkı sokaktan çekmek değil, onu örgütlü kılmak ve öfkeyi doğru hedefe yöneltmektir.

Biz yağmalanan dükkanlardan, yanan sokaklardan dehşete düşmediğimiz gibi heyecanlanmıyoruz da. Hedefini bulamayan bu öfke patlamalarında yerine getirilememiş devrimci görevleri, ıskalanan devrimci olanakları görüyoruz.

Bizim sorumluluğumuz düzeni değiştirme sorumluluğu. Fransa’daki eylemlere eleştirel bakıp ders çıkarılacaksa bu hedefe bakarak çıkaracağız.

Mevcut eylem yöntemleri ile devrimci bir güç birikiyor mu? Gidişattan rahatsız olanlara moral ve cesaret veriyor mu? Örgütlülüğü artırıyor mu? Henüz izleyici konumunda çoğunluğun içerisinde hangi bölmeleri lehimize hangi bölmeleri aleyhimize harekete geçiriyor? Attığımız adımlar halk düşmanlarını nasıl etkiliyor?

Her bir soru aynı anda sorulabilir ya da farklı dönemlerde biri daha yüksek önem taşıyabilir. Ancak tek bir soru değişmezdir: “Bizi devrime yakınlaştıracak hamle nedir?”

İşte öncülük bu temel sorunun doğru yanıtlanması için gereklidir.

Halk ise evinde değil alanlarda öncüsü ile birlikte mücadele ederken güzeldir.

Fransa halkının güzel geleceğine selam olsun.

Kısa Kısa

  1. İddia: Bakü, Oktay Saral’ın görevden alınmasını istedi

    Middle East Eye’ın (MEE) haberine göre Azerbaycan, okullardaki başörtüsü yasağına karşı çıkan Cumhurbaşkanı Başdanışmanı Oktay Saral’ın görevden alınmasını Ankara’dan istedi. Habere göre üç yetkili ve bir kaynak bu iddiayı doğruladı. Bakü’nün, Aliyev’e hakaret ettiğini öne sürdüğü sosyal medya hesaplarının listesini de Türkiye’ye ilettiği iddia edildi. Türk yetkililer ise Saral’ın kişisel görüşünü dile getirdiğini ve iki ülkenin stratejik müttefik olduğunu söyledi.

  2. Barrack: Şara, İsrail ile saldırmazlık paktına hazır

    ABD’nin Ankara Büyükelçisi ve Suriye Özel Temsilcisi Tom Barrack, Şara’nın İsrail ile ilişkilerin normalleşmesinin önünü açabilecek bir saldırmazlık paktına hazır olduğunu söyledi. Doha’daki Küresel Güvenlik Forumu’nda konuşan Barrack, İsrail’in Suriye topraklarındaki askeri operasyonlarına son verilmesini istedi. Barrack, İsrail ile Türkiye’nin de doğrudan çatışma istemediğini, ancak sahada yanlış hesaplama riskinin bulunduğunu söyledi.

  3. Mekke İttifakı Anlaşması Meclis’e sunuldu

    Türkiye, Pakistan ve Suudi Arabistan arasında 7 Ağustos’ta Mekke’de imzalanan ortak savunma anlaşmasına ilişkin kanun teklifi Meclis’e sunuldu. Türkiye’nin Suudi Arabistan’a asker gönderebilmesi için anlaşmanın onaylanması, ardından ayrı bir tezkerenin Meclis’ten geçmesi gerekiyor.

  4. Şimşek'ten fon açıklaması: Kazandırılacak kaynaklarla kişiler çok büyük ihtimalle yatırdıkları parayı alabilecek

    Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, Bloomberg HT-Habertürk ortak yayınında konuştu. Şimşek, "Kazandırılacak kaynaklarla kişiler çok büyük ihtimalle yatırdıkları parayı alabilecekler, tabii fondan fona bu değişiklik gösterebilir" dedi. Fon rehberindeki tarihlerin geçerli olduğunu söyleyen Şimşek, "Fon piyasasındaki gelişmeleri küçümsemiyoruz" dedi.

  5. Üsküdar’da CHP ve Yeni Parti seçime girmedi: Başkanvekili AKP’li Sarıoğlu oldu

    CHP ve Yeni Parti’nin katılmadığı Üsküdar Belediyesi başkanvekili seçimini, tek aday olan AKP’li Muhammed Emin Sarıoğlu 24 oyla kazandı. İki parti daha önce ayrı aday çıkaracaklarını açıklamıştı.

  6. 7 hakemden İbrahim Hacıosmanoğlu’na suç duyurusu

    7 hakem, Türkiye Futbol Federasyonu (TFF) Başkanı İbrahim Hacıosmanoğlu ve Ferhat Gündoğdu hakkında iftira, görevi kötüye kullanma, hukuka aykırı tasfiye ve asılsız terör örgütü isnadı iddialarıyla suç duyurusunda bulundu. Spor yorumcusu Ersin Düzen’in aktardığı yazışmalara göre Hacıosmanoğlu, Gündoğdu’ya “Sana söylediğim liste bu. Operasyonu FETÖ yaptırdı. Bunların hepsini temizle” dedi. Gündoğdu’nun yanıtı “Anlaşıldı başkanım” oldu.

  7. ABD’den eski Küba lideri Raúl Castro için yakalama kararı

    Florida Başsavcısı James Uthmeier, 95 yaşındaki eski Küba lideri Raúl Castro hakkında yakalama kararı çıkarıldığını duyurdu. Suçlama, Küba Hava Kuvvetleri’nin 1996'da Kübalı göçmenlere ait iki sivil uçağı düşürdüğü ve dört kişinin öldüğü olaya dayanıyor. Castro o dönem savunma bakanıydı. Küba Devlet Başkanı Miguel Díaz-Canel suçlamayı “siyasi bir manevra” olarak niteledi.

  8. Yeni Parti önseçiminde kamera iddiası: Oy kabinleri kayda alınmış

    Yeni Parti’nin Samsun il başkanlığı önseçiminde, Atakum’da oyların kullanıldığı düğün salonundaki güvenlik kameralarının oy verme kabinlerine çevrildiği ve üyelerin tercihlerinin kaydedildiği öne sürüldü. Mehmet Özdağ’a 203 oy farkla kaybeden Turgay Özçelik, görüntüleri divan başkanı Reşat Karagöz’e verdi. İtiraz üzerine kararı partinin Merkez Yönetim Kurulu verecek.

  9. 8 ilde vize şirketlerine “bot” operasyonu: 60 gözaltı kararı

    Vize randevularını “bot” adı verilen otomatik yazılımlarla toplayıp ücretli sattığı öne sürülen şirketlere yönelik soruşturmada sekiz ilde operasyon düzenlendi. İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı 60 şüpheli hakkında gözaltı kararı verdi. İddiaya göre şirketler “garantili randevu” vaadiyle para aldı, işlem başına 300-400 avro ek ücret istedi. Ön mali incelemeye göre tahsilatlar 370 milyon lirayı buldu. İlk operasyonda 37 kişi tutuklanmıştı.

  10. ABD Savaş Bakanı Hegseth’ten seçimler öncesinde İsrail’e habersiz ziyaret: Netanyahu ile görüştü

    ABD Savaş Bakanı Pete Hegseth, önceden duyurulmayan bir ziyaret kapsamında İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu ile bir araya geldi. Axios’un iki kaynağa dayandırdığı habere göre görüşme, İsrail’in güneyindeki Ovda Hava Üssü’nde gerçekleşti. Ziyaret, İsrail’deki seçimlere sekiz gün kala ve ABD ile İsrail'in İran’a karşı savaşı yeniden başlatmayı değerlendirdiği bir dönemde gerçekleşti.

  11. 30 milyonluk rüşvet iddiası: Eski SPK Başkanı helallik istemiş

    Sözcü’nün haberine göre, Saadet Partisi Bursa Milletvekili Mehmet Atmaca, Bursalı bir sanayicinin borsaya girebilmek için iktidar ortağı bir milletvekiline 600 bin dolar (30 milyon lira) rüşvet verdiğini öne sürdü. Atmaca’nın anlattığına göre ödemenin ardından dönemin Sermaye Piyasası Kurulu (SPK) Başkanı Ömer Gönül, sanayiciden parayı helal etmesini istedi. Atmaca, “Savcının beni araması lazım, rüşvet alan belli” dedi.

  12. Milas Belediyesi’ne operasyon

    Muğla’nın Milas ilçesinde polis, sabaha karşı belediye binasında arama yaptı. Çevik kuvvetin önlem aldığı binanın giriş ve çıkışları geçici olarak kapatıldı, çevrede geniş güvenlik önlemleri alındı. Operasyonun hangi soruşturma kapsamında yapıldığı ve gözaltı olup olmadığı henüz açıklanmadı.

  13. Tutuklu Bolu Belediye Başkanı Tanju Özcan: "Suya sabuna dokunmadan evdeki kedi gibi oturacağım"

    İrtikap soruşturması kapsamında 3. duruşması görülen davada tutuklu Bolu Belediye Başkanı Özcan savunmasını yaptı. Şu ifadeler ise dikkat çekti: “Serbest kalmak istiyorum. Oğluma kız istemek istiyorum. Suya sabuna dokunmadan evdeki kedi gibi oturacağım. İsterse Öcalan’ı çıkarsınlar, isterlerse mültecileri doldursunlar umrumda değil. Evimde kedi gibi hiçbir şeye karışmadan oturacağım.” Duruşma salonuna doğrudan katılım talebi kabul görmeyen Özcan, duruşmaya SEGBİS aracılığı ile bağlandı.

Önceki gün

  1. "Sarıgül so­ruş­tur­ma­sın­da" gazeteci Murat Ağırel ve Ömer Sarıgül dahil 15 kişi tutuklandı

    İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığının “suçtan kaynaklanan mal varlığı değerlerini aklama” iddiasıyla yürüttüğü soruşturmada, gazeteci Murat Ağırel ve Ömer Sarıgül'ün de aralarında bulunduğu on beş kişi tutuklandı. Savcılık, gazeteci Murat Ağırel’in de bulunduğu 15 kişi için tutuklama, iki kişi için adli kontrol talep etmişti.

  2. Tera Yatırım Teknoloji Holding’e TMSF kayyum olarak atandı

    Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu (TMSF), İstanbul 5. Sulh Ceza Hakimliğinin 14 Ekim tarihli kararıyla Tera Yatırım Teknoloji Holding’e kayyum olarak atandı. Şirketin Kamuyu Aydınlatma Platformuna (KAP) yaptığı açıklamaya göre yönetim kurulu yeniden oluşturuldu. Yönetim Kurulu Başkanlığına Enis Güçlü Şirin, Başkan Vekilliğine ise Cüneyt Ardağ getirildi. Karar, SPK’nin 17 Eylül’de yedi portföy yönetim şirketine ait 131 yatırım fonunun tasfiyesine karar vermesinin ardından geldi.

  3. "Sarıgül so­ruş­tur­ma­sın­da" 15 kişi hakkında tutuklama talebi

    İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından “suçtan kaynaklanan mal varlığı değerlerini aklama” iddiasıyla yürütülen soruşturmada gözaltına alınan 17 kişi adliyeye sevk edildi. Aralarında gazeteci Murat Ağırel’in de bulunduğu şüphelilerin ifadeleri beş ayrı savcı tarafından alındı. Savcılık işlemlerinin ardından Murat Ağırel’in de aralarında bulunduğu 15 kişi tutuklama, 2 kişi ise adli kontrol talebiyle mahkemeye sevk edildi.

  4. Rusya Dışişleri Bakanı Lavrov Tahran’da: Gündem ABD-İran savaşı

    Rusya Dışişleri Bakanı Sergey Lavrov, ABD ve İsrail’in 28 Şubat’ta İran’a karşı başlattığı savaşın sona erdirilmesine yönelik diplomatik girişimler kapsamında Tahran’a gitti. İran Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi ile görüşen Lavrov, bölgesel güvenlik ve Hürmüz Boğazı’ndaki deniz trafiğinin yeniden sağlanması konularını ele aldı. Arakçi, bölgedeki sorunların askeri çözümü olmadığını vurgularken Lavrov, Rusya’nın İran’la stratejik ortaklık anlaşmasına bağlılığını yineledi.

  5. İddia: Esenyurt kayyumu Can Aksoy görevden alındı

    Ahmet Özer’in yerine Esenyurt Belediyesi’ne kayyum olarak atanan İstanbul Vali Yardımcısı Can Aksoy’un görevden alındığı öne sürüldü. Gazeteci Muratcan Altuntoprak’ın haberine göre Aksoy, belediyeye yönelik yolsuzluk soruşturmasının ardından kayyumluk görevinden alınarak vali yardımcısı olarak merkeze çekildi.

  6. Hazine ve Maliye Bakan Yardımcısı Osman Çelik emekliliğini istedi

    Hazine ve Maliye Bakan Yardımcısı Osman Çelik, emeklilik dilekçesini sundu. Çelik’in, fon krizinden yaklaşık iki hafta önce Özata Denizcilik’in yönetim kurulu üyeliğinden ayrılan İskender Balcı’nın kayınpederi olduğu ortaya çıkmıştı. Çelik’in emeklilik talebiyle aynı gün, Sermaye Piyasası Kurulu (SPK) Başkanı Mahmut Sütcü de sağlık sorunlarını gerekçe göstererek istifasını sundu.

  7. Fon so­ruş­tur­ma­sı­nın gölgesinde SPK Başkanı Mahmut Sütçü istifa etti

    Sermaye Piyasası Kurulu (SPK) Başkanı Mahmut Sütçü’nün sağlık sorunları nedeniyle görevinden istifa ettiği bildirildi. İstifa, milyarlarca liralık fon soruşturmasının sürdüğü dönemde geldi.

  8. Süleyman Soylu’dan Hüdayi Vakfı’na tepki: “Bu ülkeyi kimse çürütemez”

    Süleyman Soylu, Hüdayi Vakfı’nın fon skandalı sonrası yayımladığı “Toplumsal Çürümeyi Kabullenmiyoruz” bildirisine sert tepki gösterdi. Soylu, “Çürüme Batı’ya hamledilir, bize edilmez” diyerek “Bu ülkeyi kimse çürütemez” dedi. Erenköy cemaatine yakın vakıf, 13 Ekim’deki bildiride fon krizini denetimsizlik ve kayırmacılığın sonucu saymıştı.

  9. Fransa’da bölgesel sokağa çıkma yasakları bu akşam başlıyor

    Başbakan Lecornu, hafta sonu protestolarındaki şiddet ve yağmanın ardından valilere kısmi sokağa çıkma yasağı talimatı verdi. Bölgelerin listesi bugün açıklanacak; Paris’in bazı bölgeleri, Lyon, Marsilya ve Lille’in kapsama girmesi bekleniyor. Denain’de 25 Ekim’e kadar 21.00-06.00 arası yasak başladı. Gözaltı sayısı 2 bini aştı. Olağanüstü hal seçeneği de masada.

  10. Volkswagen krizin faturasını 660 bin çalışanına kesecek

    Krizdeki Volkswagen, faturayı emekçilere kesmeye hazırlanıyor. Yönetimin 660 bin çalışanının maaşını 2030’a kadar dondurma planı büyük tepki toplarken, sendikalar bu dayatmaya sert karşı çıktı. Şirket ise iddiaları geçiştirmeye çalışarak masayı işaret ediyor.

  11. İZBETON davasında İzBB’nin müdahillik talebi bilirkişi raporuna bırakıldı

    İZBETON’un araç ve iş makinesi kiralama alımlarına ilişkin 56 sanıklı davada savcı, İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin davaya katılma talebinin kabulünü istedi. Mahkeme, talebi bilirkişi raporu geldikten sonra değerlendirmeye ve adli kontrolün sürmesine karar vererek davayı 18 Ocak 2027'ye erteledi.

  12. Paris’te Louvre Müzesi protestolar nedeniyle kapatıldı

    Fransa’da hayat pahalılığı protestoları sürüyor. Paris’te Louvre Müzesi, önünde başlayan eylem nedeniyle kapatıldı. Eylemlerde 1000'den fazla kişi yaralandı, 6 bin 800'ü aşkın kişi gözaltına alındı.

  13. Özgür Özel ve Kemal Kılıçdaroğlu cenaze töreninde tokalaştı

    YENİ Parti Genel Başkanı Özgür Özel ile butlan CHP'sinin Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, eski Manisa Milletvekili Hasan Gülay için TBMM’de düzenlenen cenaze töreninde tokalaştı.

  14. Karaburun Belediye Başkanı İlkay Girgin Erdoğan YENİ Parti’den istifa etti

    Karaburun Belediye Başkanı İlkay Girgin Erdoğan, sosyal medya hesabından paylaştığı açıklamada YENİ Parti’den istifa ettiğini duyurdu. Erdoğan, siyasi kariyerine bağımsız olarak devam edeceğini söyledi.

  15. İsrail'den Avusturya'ya giden uçakta bomba ihbarı

    İsrail'in Tel Aviv kentinden Avusturya'nın başkenti Viyana'ya giden yolcu uçağı, bomba ihbarı üzerine Bulgaristan'ın başkenti Sofya'ya acil iniş yaptı. Yapılan aramalarda herhangi bir tehlikeli unsura rastlanmadığı açıklandı. Aramaların tamamlanmasının ardından uçak tüm yolcularıyla birlikte Sofya'dan havalanarak Viyana seferini tamamladı.

  16. Şili’de 2019 pro­tes­to­la­rı­nın yıl dönümü yürüyüşünde 29 gözaltı

    Santiago’da binlerce kişi, 2019 protestolarının 7. yıl dönümünde hayatını kaybeden 30'a yakın kişiyi ve binlerce yaralıyı andı, karşılanmayan toplumsal talepleri dile getirdi. Yürüyüşe polis saldırdı, 29 kişi gözaltına alındı.

  17. Gazeteci Murat Ağırel’in aralarında bulunduğu 17 kişi adliyede

    İstanbul’da yürütülen kara para aklama soruşturmasında gözaltına alınan Murat Ağırel’in aralarında bulunduğu 17 kişi sabah saatlerinde adliyeye sevk edildi. Hakkında gözaltı kararı bulunan Mustafa Sarıgül’ün oğlu Emir Sarıgül ise avukatıyla birlikte emniyete gidip teslim oldu.

  18. Süleymancılar so­ruş­tur­ma­sın­da 12 ilde operasyon: 22 gözaltı

    Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı’nın Süleymancılar cemaatine yönelik soruşturmasında, 12 ilde 44 adrese eş zamanlı baskın yapıldı. Gözaltı kararı bulunan 38 kişiden 22'si yakalandı, 14'ünün yurt dışında olduğu belirlendi. 2 kişi aranıyor.

  19. İstanbul’daki selde can kaybı 6'ya çıktı

    İstanbul’da 14 Ekim’deki selde kaybolan Haşim Ciritlioğlu’nun cansız bedeni Haliç’te, Ayvansaray İskelesi yakınında bulundu. Böylece hayatını kaybedenlerin sayısı 6'ya çıktı. Kayıp Ahmet Derin’i arama çalışmaları devam ediyor.

  20. Çukurova Belediyesi’ne jandarma operasyonu

    Adana’da jandarma, Çukurova Belediyesi’ne operasyon düzenledi. Belediye Başkanı Emrah Kozay dahil 44 kişi gözatına alındı. Soruşturmanın kapsamı, "belediyede ihale ve doğrudan teminlerde usulsüzlük" olarak açıklandı.

✓