Köşe Yazısı

Türkiye ekonomisi fasit dairede

13:31 3 dk okuma

Türkiye ekonomisinde sınırlı da olsa gevşeme işaretleri belirginleşiyor. Merkez Bankası'nın bankaların likiditeye erişimini kolaylaştıran düzenlemeleri, KOBİ kredilerindeki büyüme sınırını yükseltmesi ve alışverişte taksit sınırlarına ilişkin düzenlemeler, bu yöndeki adımlar arasında yer alıyor.

Ekonomi yönetiminin önünde küresel belirsizlikler başta olmak üzere çok fazla zorluk olmasına rağmen bu arayışın siyasi takvimle ilişkisi de göz ardı edilmemeli.

TCMB, 17 Eylül'de haftalık repo ihaleleriyle sağlanacak fonlama miktarı ile ilgili yaptığı teknik değişikliklerle bankaların likiditeye erişimini kolaylaştırdı. 1 Ekim’de ise KOBİ kredilerinde büyüme sınırı yükseltildi ve TL zorunlu karşılıklarda bloke tesis oranları düşürüldü. Böylece kredi büyümesine ilişkin sınırlama bir miktar gevşetilirken bankaların likidite yönetimi de rahatlatıldı.

15 Ekim'de yayımlanan düzenlemeyle sıfır cep telefonlarında 12 ay taksit uygulanabilen fiyat sınırı 20 bin liradan 40 bin liraya çıkarıldı. Diğer birçok ürün grubunda taksit sınırlarının değişmesi ise Ticaret Bakanlığı yetkisine bağlandı. Böylece bakanlığın anlık kararlarla taksit sınırlamaları konusunda hızlı hareket edebilmesinin önü açıldı.

Son olarak Bloomberg, TCMB Başkanı Fatih Karahan’ın Bangkok’ta yatırımcılarla yaptığı toplantıda Türk Lirası’ndaki değer kaybının hızlandırılmasına izin verildiğini söylediğini ileri sürdü.

Tüm bunlar birlikte değerlendirildiğinde, ekonomide kontrollü bir finansal gevşeme arayışından söz etmek mümkün. Yine de tam bir seçim ekonomisi, Türkiye için kamu bankaları üzerinden ucuz konut, tüketici ve ticari kredilerin yaygınlaştırılması, vergi ve kamu borçlarına dönük aflar, sosyal yardım ve ücretlerde anlamlı sayılabilecek artışlar demek. Yani yukarıda anlattığımız adımların seçim amacı taşıdığını söylemek için henüz erken olsa da siyasi takvim göz önüne alındığında ekonomi yönetiminin harekete geçmeye başlaması da olası görülüyor.

Takvim işliyor

Cumhurbaşkanı danışmanı Mehmet Uçum, geçtiğimiz günlerde 2028 seçimlerinin mayıs yerine mart veya nisanda yapılmasının artık büyük ölçüde netleştiğini söylemişti. Burada da kahinlik yapıp seçimlerin 2027’de mi yoksa 2028’de mi olacağını tartışmanın çok büyük bir anlamı yok. Zaten seçimler planlandığı gibi 2028 ilk baharında yapılsa da zaten iktidarın yavaştan seçim ekonomisine başlaması gerektiği açık.

Yani Türkiye’de 2027’de yapılması planlanan bir erken seçimden bahsedemesek de iktidarın 2028 için de yavaştan muslukları açması gerekiyor. AKP iktidarı, yargı aracılığı ile iktidar yolunu temizlese bile gerek 2018, gerekse 2023 seçimlerinin kredi musluklarının açık olduğu, yüksek kur, değersiz TL ve düşük faiz ortamında kazandığının bilincinde.

Üstelik Türkiye 2023 seçimlerinden sonraki dönemi enflasyonla mücadele programı adı altında hem mali hem parasal sıkılaşma ile geçirdi. Yüksek faiz ortamı ve kredi musluklarının daralması, 2023 öncesi büyük genişleme ve kârlılık yaşayan sanayi ve inşaat başta olmak üzere pek çok sektörde ciddi bir durgunluğa sebep oldu.

Ayrıca kamu personelleri, asgari ücretli işçiler ve dolaylı olarak emekçi kesimin büyük bir bölümü, sözde enflasyonla mücadele gerekçesi ile düşük ücretlere mahkûm edildi ve çok ciddi geçim sorunları ile boğuşmak zorunda kaldı.

Türkiye ekonomisinin döviz ve enerji bağımlısı olduğu mevcut sistemde gevşeme hamlelerinin de bir bedeli var. Bu bedel, enflasyon ve hayat pahalılığının artmasının yanı sıra geçici rahatlamanın ardından yeni bir sıkılaşma ihtiyacının doğması ve ekonomik sorunların bir döngü halinde tekrarlanması oluyor. Üstelik savaş ortamında ve enerji krizi koşullarında ödenecek bedeller geçmiştekilerden çok daha ağır olabilir.

Ekonomi kısır döngüde

Son birkaç seçim döneminde görüldüğü gibi Türkiye ekonomisi, genişleme ve daralma arasında gidip gelen bir döngüye sıkışıyor. Seçim ekonomisiyle gelen gevşeme, şirketler yüksek kârlar elde ederken ithal enerjiye ve döviz girdisine bağımlı ekonomide maliyetleri ve hayat pahalılığını artırıyor. Ücretlilerin ve emeklilerin alım gücü ise aynı ölçüde artmıyor. Seçimlerin ardından yeniden sıkı para politikasına dönüldüğünde yüksek faiz, daralan kredi olanakları ve zayıflayan talep bu kez üretimi, istihdamı ve hane gelirlerini baskılıyor.

Son dönemde enerji fiyatlarındaki sıçramalar ve savaşların yarattığı belirsizlikler bu döngünün maliyetini daha da ağırlaştırıyor. Hem gevşeme hem de sıkılaşma dönemlerinde faturanın önemli bir bölümü geniş halk kesimlerine kesiliyor. Bir aşamada artan fiyatlar ücretleri eritirken diğer aşamada işsizlik ve gelir kaybı geçim koşullarını ağırlaştırıyor. Şirket kârlılığını ve kısa vadeli büyümeyi önceleyen bu düzenin temel sorunu, ekonomik genişlemenin toplumsal refaha kalıcı biçimde dönüşmemesi ve krizlerin maliyetinin yeniden emekçilerin üzerine yıkılması. Çözüm ise bu döngüyü kırmaktan geçiyor.

Kısa Kısa

Önceki gün

  1. Der Spiegel’in iddiası: Polonya’daki sabotajın izi Daltonlar’a uzanıyor

    Der Spiegel, Polonya’da 23 Eylül’de kundaklanan Starlink tesisine yönelik saldırının arkasında Rus istihbaratı adına hareket eden “Daltonlar” çetesinin olabileceğini öne sürdü. Polonya’nın talebi üzerine Almanya’nın Nürtingen kentinde iki Türk vatandaşı, Ümit E. ve Müslüm T. gözaltına alındı. Polonya ikisini kundakçılıkla suçluyor. İadelerine Stuttgart Yüksek Eyalet Mahkemesi karar verecek.

  2. Muğla Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Aras CHP’den istifa etti

    Muğla Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Aras, CHP üyeliğinden istifa etti. Aras, görevini bağımsız belediye başkanı olarak sürdüreceğini açıkladı. Kararına ilişkin açıklamasında “Benim tarafım Muğla’dır. Önceliğim hemşehrilerimizin huzuru, refahı ve kentimizin geleceğidir” ifadelerini kullandı.

  3. Küba’dan ABD’nin banka yaptırımına tepki

    Küba merkezli Banco Internacional de Comercio S.A.’nın (BICSA) ABD’nin yaptırım listesine alınmasına Küba hükümetinden sert tepki geldi. Dışişleri Bakanı Bruno Rodriguez, bankanın tamamen meşru olduğunu savundu. Yaptırımı Küba halkını topluca cezalandırmaya dönük “cani bir kararlılığın göstergesi” diye niteledi. Rodriguez, ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio’yu 28 Ekim’deki BM Genel Kurulu oylaması öncesinde ambargo karşıtı ülkelere baskı ve şantaj yapmakla suçladı.

  4. İstanbul’da şiddetli yağış nedeniyle hafta sonu eğitim ve sınavlara ara verildi

    İstanbul Valiliği, hafta sonu beklenen şiddetli yağış nedeniyle 17-18 Ekim tarihlerinde bazı eğitim faaliyetleri ve sınavların yapılmayacağını duyurdu. Bilim ve Sanat Merkezlerindeki yüz yüze eğitimlere, e-Sınav Merkezlerindeki sınavlara, Destekleme ve Yetiştirme Kurslarına (DYK) ve Halk Eğitim Merkezlerindeki yüz yüze eğitimlere iki gün ara verildi.

  5. Safa Vakfı, “Toplumsal çürümeye sessiz kalamayız” açıklamasını reddetti

    AKP’ye yakın Erenköy Cemaati’nin “fon vurgunu” konusunda yaptığı “Toplumsal çürümeyi kabul etmiyoruz” açıklamasının ardından Nakşibendi tarikatının Yahyalı koluyla bağlantılı Safa Vakfı’nın da benzer bir açıklama yayımladığı gündeme gelmişti. Ancak Safa Vakfı, sosyal medya hesabından yaptığı duyuruda söz konusu açıklamanın bilgisi ve onayı dışında paylaşıldığını belirterek metnin vakfın kurumsal görüşünü ve resmî duruşunu yansıtmadığını bildirdi.

  6. Kocaeli’de sele kapılan eski mahalle muhtarının cansız bedeni bulundu

    Kocaeli’de etkili olan şiddetli sağanak yağışın yol açtığı selde, Eski Yaylacık Mahallesi Muhtarı Mustafa Gedikli sel sularına kapılarak yaşamını yitirdi. Kent genelinde etkisini artıran sağanak yağış sırasında sel sularına kapılan Gedikli’nin cansız bedenine ulaşıldı.

  7. İsrail’in yıktığı Gazze’de ihale yarışı: İsrailli şirketler sırada

    İsrail’in büyük inşaat şirketleri, İsrail ordusunun yıkıma uğrattığı Gazze’nin yeniden inşası için açılacak ihalelerde yarışıyor. Haaretz’in haberine göre, ABD Başkanı Donald Trump öncülüğündeki Barış Kurulu denetimindeki projelerin değerinin 70 milyar dolara ulaşması bekleniyor. Kurul, işgal altındaki bölgelerde 60 ihale açmayı planlıyor. Teklif veren Danya Cebus, Electra ve Shapir gibi firmaların çoğu, İsrail Savunma Bakanlığına da tedarik sağlıyor.

  8. Ankara Valiliği'nden kuvvetli yağış uyarısı

    Ankara Valiliği, kent genelinde etkili olan yağışın akşam saatlerinde şiddetini artırmasının ve yarın geceye kadar sürmesinin beklendiğini belirtti. Valilik, vatandaşlara olası olumsuzluklara karşı dikkatli ve tedbirli olmaları çağrısı yaptı.

  9. RTÜK'ten Sözcü TV ve KOZA TV’ye “fon soruşturması” cezası

    RTÜK, fon soruşturmasına ilişkin yayınları nedeniyle Sözcü TV ve KOZA TV’ye üst sınırdan yüzde 3 idari para cezası verdi. Sözcü TV’ye İsmail Saymaz ve Murat Ağırel’in Ticaret Bakanı Ömer Bolat’a ilişkin iddiaları, KOZA TV’ye ise “iktidarın bütün isimleri içinde” ifadesi gerekçe gösterildi. Karara karşı oy kullanan RTÜK üyesi Tuncay Keser, cezaların halkın haber alma hakkını ve basın özgürlüğünü zedeleyeceğini söyledi.

  10. Soyer davasında “kamu zararı yok” diyen Cemil Tugay, AKP’ye geçince fikir değiştirdi

    Cemil Tugay yönetimindeki İzmir Büyükşehir Belediyesi, daha önce mahkemeye “kamu zararı yok” yazısı gönderdiği kooperatif davasına bu kez “kamu zararı ihtimali” gerekçesiyle müdahil oldu. Tugay, dokuz gün önce AKP’ye katılmıştı.

  11. Bahadır Özgür adli kontrolle serbest

    Fon vurgunuyla ilgili haberleri nedeniyle “soruşturmanın gizliliğini ihlal” suçlamasıyla gözaltına alınan gazeteci Bahadır Özgür, yurt dışına çıkış yasağı ve haftada iki gün imza yükümlülüğüyle serbest bırakıldı.

  12. AKOM: İstanbul'da yağış yarın şiddetlenecek

    İstanbul Büyükşehir Belediyesi Afet Koordinasyon Merkezi (AKOM), kentte aralıkla devam eden yağışların yarın Beykoz, Sarıyer, Şile ve Eyüp başta olmak üzere kent genelinde şiddetleneceğini belirtti.

  13. İstanbul'daki selde hayatını kaybedenlerin sayısı 4'e yükseldi

    İstanbul'da etkili olan sağanak yağış sonrasında meydana gelen sel ve su baskınlarında can kaybı sayısı 4'e yükseldi. Kayıp 3 kişiyi arama çalışmaları sürüyor.

  14. Butlan CHP'sinde ihraçlar sürüyor

    Kemal Kılıçdaroğlu'nun liderliğindeki Butlan CHP'sinde aralarında Aylin Nazlıaka, İlhan Cihaner, Gül Çiftçi ve Selin Sayek Böke'nin de olduğu 48 isim ihraç edildi.

  15. Gaziantep'te iş cinayeti: 1 işçi öldü, 1 işçi yaralandı

    Dün yaşanan olayda Gaziantep'in Şahinbey ilçesinde işçilerin üzerine mermer blok devrildi. Hüseyin G. isimli işçi yaralanırken Suriye uyruklu Yusuf Hacşeh El Ahmed de hayatını kaybetti. İşçi Sağlığı ve İş Güvenliği (ISİG) meclisinin raporuna göre bu yılın eylül ayında da toplam 226 işçi, iş cinayetlerine kurban edildi.

  16. Erenköy’ün ardından AKP’ye yakın bir tarikattan daha “çürüme” çıkışı

    AKP’ye yakın Erenköy Cemaati’nin “fon vurgunu” konusunda yaptığı “Toplumsal çürümeyi kabul etmiyoruz” açıklamasına bir tarikattan daha üstü kapalı destek geldi. Nakşibendi tarikatının Yahyalı koluyla bağlantılı Safa Vakfı, “Toplumsal çürümeye sessiz kalamayız” başlıklı bir açıklama yayımladı. Açıklamada fon soruşturmasına değinilmezken şiddet, bağımlılık ve kumar gibi sorunlar sıralandı. Açıklamanın zamanlaması ve başlığı, “fon vurgununa” dolaylı gönderme yapıldığı ihtimalini güçlendiriyor.

  17. Rojin Kabaiş dosyasında gelişme

    Rojin Kabaiş'in şüpheli ölümüne ilişkin soruşturmada 6 telefon numarası, ilgili saatlerde sahili indiği belirtilen bir araç ve aynı zaman diliminde bölgede bulunduğu belirtilen 11 beyaz araç inceleme altında. Van Yüzüncü Yıl Üniversitesi öğrencisi Kabaiş 27 Eylül 2024 tarihinde kaybolmuş, cansız bedeni 14 gün sonra Van Gölü sahilinde ve kaybolduğu yere yaklaşık 24 kilometre uzaklıkta bulunmuştu.

  18. Gazeteci Murat Ağırel gözaltında

    Fon soruşturması nedeniyle ev hapsinde bulunan gazeteci Murat Ağırel gözaltına alındı. Evinde arama yapılan Ağırel, daha önce "dezenformasyon" iddiası ile ifade vermişti.

✓