Rekabet Kurumu'nun Google'a karşı verdiği tedbir kararı haber kuruluşlarını epey sevindirmiş görünüyor. Peki gerçekte bu karar haber sitelerini kurtarmaya yetecek mi? Ya da bu sitelerde üretilen haberin niteliğini artıracak mı? Bu soruya iyimser bir cevap vermek kolay değil.
Hatırlanacağı gibi, hafta başında Rekabet Kurumu, Google’ın arama motorunda kullanıma sunduğu yapay zeka destekli arama özetleri hakkında soruşturma açılmasına ve haber yayıncılarını korumak amacıyla geçici tedbir uygulanmasına karar vermişti.
Google son yıllarda pazar gücünü artırırken büyük haber merkezlerinin kaderi üzerinde tek söz sahibi olmaya başladı. Hem arama motoru, hem Google News hem de Google Keşfet üzerinden trafik sağlayan şirket, aynı anda reklam teknolojisi üzerinden kendi sağladığı trafiği gelire dönüştürdüğü için habercilerin şikayetleri de iyiden iyiye arttı.
Haber sitelerinin temel gelir modelleri
Türkiye'de haber sitelerinin temel gelir modeli, yüksek trafik üzerinden reklam geliri elde etmeye dayanıyor. Bunun yanında Basın İlan Kurumu'ndan (BİK) gelen resmi ilanlar, sponsorlu içerikler ve şirketlere (veya belediyelere ve siyasi partilere) kiralanan bannerlar da diğer önemli gelirler.
Kimi siteler ise abonelik/üyelik, bağış-hibe, etkinlik ve çeşitli ticari iş birlikleri üzerinden para kazanmaya çalışıyor. Ancak bu denemeler ilk modele göre daha kısıtlı.
Haber siteleri reklam alanlarını Google AdSense, Google Ad Manager ve diğer reklam ağları üzerinden satıyor. Teknik detayları olmakla birlikte reklam verenler genellikle 1000 reklam gösterimi başına veya reklama yapılan tıklama başına ödeme yapıyor. Büyük sitelerde reklam alanları, farklı reklam ağlarının teklif verdiği açık artırmalarla da satılıyor. Bu da yüksek trafiği zorunluluk haline getiriyor.
Kısacası sistem, ziyaretçilerin görüntülediği sayfalara reklam yerleştirilmesi ve bu gösterimlerden gelir elde edilmesi üzerine kurulu.
Türkiye'deki haber sitelerinin trafik kaynaklarına bakıldığında, geçmişte üç önemli kanaldan gelen ziyaretlerin bugün büyük ölçüde iki kanalda yoğunlaştığı görülüyor.
Google nasıl tekel oldu?
Facebook ve X (geçmişte Twitter) platformlarının haber içeriği gösterimlerinde 2016'dan itibaren başlayan, 2018'de hızlanan ve 2022-2024 döneminde belirginleşen bir dönüşüm yaşandı. Her iki platform da zaman içinde haber bağlantılarını kullanıcıların karşısına çıkarma biçimini değiştirdi. Bunun sonucunda haber siteleri eskisi kadar sosyal medya erişimi ve yönlendirme trafiği alamamaya başladı.
Parse.ly verilerine göre, 2016 ABD seçimleri öncesinde Facebook, başlıca yayıncıların trafiğinin yüzde 40'ından fazlasını sağlıyordu. 2017 sonunda bu oran yüzde 26'nın altına inmişti.
2016 ABD seçimlerinin ardından Facebook'un siyasi manipülasyon ve sahte haberlerin yayılmasındaki rolü tartışma konusu oldu. 2018'de Cambridge Analytica skandalının ortaya çıkması ve Mark Zuckerberg'in Kongre'de ifade vermesiyle şirket üzerindeki baskı arttı. Bu süreçte Facebook, haber akışının algoritmasını da değiştirdi. Söz konusu değişiklikler haber sitelerinin erişimini ve trafiğini önemli ölçüde etkiledi.
Haber kaynağı algoritması değişirken sitelerin trafiği de bundan büyük ölçüde etkilendi. 2023 ve 2024'e gelindiğinde ise buradan gelen trafik neredeyse sıfırlandı. Burada amaç sahte habercilikle mücadele gibi görünse de esas hedef kuşkusuz platformların kullanıcıyı içeride tutma çabasıydı.
X'teki değişim ise daha farklı ilerledi. Elon Musk'ın Twitter'ı Ekim 2022'de satın almasından sonra platformun politikası değişmeye başladı. Reuters Institute'un aktardığı Chartbeat verilerine göre, bu değişimle birlikte X'in haber sitelerine gönderdiği trafik 2023'te yüzde 27 azaldı. 2024'te ise iki yıllık toplam düşüş yüzde 50'ye yaklaştı.
Yani sosyal medya kaynaklı trafiğin kesilmesi ile birlikte internet siteleri Google'a adeta mahkûm kaldı. Bu yıllardan sonra haber kuruluşları yatırımlarını da Google'a yapmaya başladı. Bu nedenle SEO (arama motoru optimizasyonu) ve Google Keşfet yatırımları arttı.
Belki kimilerine şaka gibi gelecektir ama Türkiye'nin en büyük haber siteleri bu dönemde dış haber, ekonomi, politika gibi alanlardaki editör sayılarını azaltıp 'Keşfet editörleri' istihdam etmeye başladı. Bu da sitelerin nitelikli haber üretip sadık okur kazanmak yerine, mobil kullanıcının önüne "bağırsaklara iyi gelen yeşil çay" haberleri düşürerek serseri trafik üretmesine yol açtı.
Sonuç olarak internet siteleri, birincil gelir kaynağı haline getirdikleri Google'ın yaptığı çekirdek güncellemeler ve algoritma değişiklikleri karşısında dönem dönem büyük trafik kaybetti.
Bu tür dönemlerde kimi muhalif haber kurumlarının internet siteleri kendilerinin Google tarafından politik nedenlerle sansürlendiğini dahi iddia etti. Ancak buna ilişkin hiçbir delil sunmadılar. Zaten ortadaki durum tamamen elini Google'a kaptırmaya teşne yöneticilerin iş bilmezliğinin sonucuydu.
Bağımlılık siteleri batırıyor
Hatta Google trafiğine ve BİK gelirlerine güvenen ancak gerekli şartları sağlayamayan Gazete Duvar, iki büyük algoritma değişiminin de altında kalmış ve batmıştı. Bunun üzerine önde gelen haber siteleri bir deklarasyon yayınlayıp Google'ı protesto ettiklerini açıklamış ve Rekabet Kurumu'nu göreve çağırmıştı.
Geçen yıl gelen yapay zeka özeti düzenlemesi ile birlikte pek çok haber sitesi yine suçu Google'ın bu teknolojisinde bulmuştu. Onlara göre, bir internet kullanıcısı, "Galatasaray-Stuttgart maçı saat kaçta?" diye arattığı zaman Google maç bilgilerini yukarda özetlememeli, okur internet sitesine girip 10 fotoğraflık galeriyi sonuna kadar gezmeli. Veya bir kullanıcı mercimek çorbası tarifi arattığı zaman haber sitesine girip onu oradan okumalı. Bu insanlara, "Ortadaki gazetecilik faaliyeti nedir?" diye soracak olursanız da herhangi bir cevap alınabileceğini sanmıyorum.
Tüm bu gelişmelerin sonucunda internet sitelerinin doğrudan trafiği de gerilerken okurlar zamanla niteliksiz içeriklere daha fazla maruz kaldı. Bu duruda Türkiye'deki haber okuyucularının en büyük haber kaynağı da X ve Instagram gibi platformlardaki haber sayfaları oldu. Buradaki büyük sayfaların önemli bir bölümü herhangi bir gazetecilik bilgisi olmayan kişiler tarafından yönetildiği için manipülatif, provokatif ve yalan haberlerin de önü iyiden iyiye açılmış oldu.
Sadık okur kazanmak gerek
Bugün gelinen noktada, Google'ın kurmuş olduğu hakim güce karşı şapkadan tavşan çıkartacak önerilerle gelmek gerçekçi olmayabilir. 'Haberlerinize ödeme duvarı koyun', 'başka gelir modelleri arayın' demek de hayalcilikten öteye geçmez.
Yine de çözümün serseri trafiği artırmaya çalışıp, haberle alakası olmayan kullanıcıyı siteye çekmeye çalışmaktan geçmediği açık.
Net duruşu olan, yalpalamayan, gerçeğe sadık kalan, nitelikli habere yatırım yapan ve sabırlı olup sadık okurlarını kazanabilenler bu bataklıktan sıyrılabilir. Geride kalanların ise geleceği maalesef karanlık...