Yüz binlerce yatırımcının para kaptırdığı fon krizi, iktidara yakın kişiler ve medya grupları arasındaki hesaplaşmayı da gün yüzüne çıkardı.
Yeni Şafak yazarlarının isim vermeden iktidar içerisindeki bazı isimleri hedef alan çıkışlarıyla başlayan tartışma, Berat Albayrak cephesine gelen suçlamalar, Turkuvaz-Albayrak medya gruplarının karşı hamleleri ve bazı muhalif milletvekillerine sızdırılan yanlış bilgiler savaşın adeta birer cephesini oluşturdu.
Mehmet Şimşek'ten Berat Albayrak'a, Mahinur Özdemir Göktaş'tan Ömer Bolat'a ve Akın Gürlek'e uzanan tartışmalar, fon soruşturmasının AKP içindeki güç mücadelelerinin de bir parçasına dönüştüğünü gösterdi.
AKP'ye yakın medya gruplarında zaman zaman çeşitli bakanları ve yöneticileri eleştiren isimler oluyordu.
Fon krizi ise bu gruplaşmaların iyiden iyiye ayyuka çıktığı bir dönem oldu.
Yeni Şafak'tan Şimşek yönetimine salvolar
Yeni Şafak yazarları isim vermeden iktidar içerisinden kritik isimleri hedef alan yazılar yazdı.
Yusuf Dinç, 22 Eylül tarihli yazısında "Piyasanın ve yatırımcının hakkı olan piyasa disiplini MSCI sıkıyı gösterene kadar ihmal edilmiştir. Dünyaya rezil olunca eyleme geçilmiştir. Bu ataletin sorumluluğundan kaçılabilir mi?" ifadeleri ile Mehmet Şimşek liderliğindeki mevcut ekonomi yönetimini isim vermeden hedef aldı.
İsmail Kılıçarslan, aynı tarihli yazısında, "Türkiye sevgimizi ve Recep Tayyip Erdoğan’a bağlılığımızı kullanarak bizi 'salak' zannetmenize de en hafif tabirle, içerliyoruz artık" dedi.
Aynı gün gazetenin yazarı Aydın Ünal, "Hukuken sorumluluğu olmasa dahi, ahlaken yanlış yapanlara da siyaseten fatura kesmek kaçınılmaz bir gerekliliktir. Kim olursa olsun, hangi makamda bulunursa bulunsun, bu çamura az ya da çok bulanmış kim varsa derhal kellesi alınmalıdır. Erdoğan'a tuzak kurulmuş olabileceğini belirterek, Ucu nereye dokunursa dokunsun, bu dolandırıcılığın hesabını Erdoğan mutlaka en sert şekilde soracaktır" ifadelerini kullandı.
Yeni Şafak internet sitesi Yazı İşleri Müdürü Ersin Çelik de 23-25 Eylül tarihli yazılarında doğrudan isim vermeden iktidar çevresindeki bazı kişileri hedef aldı.
Çelik, "Böyle bir dönemde içeride birileri iktidara yakın durarak veya yakın görünerek halkın birikimine çökerse; bunun hesabı ikna edici biçimde sorulmaz, mağduriyetler giderilmez, piyasalara çeki düzen verilmez ve makamların emanet edildiği isimler gözden geçirilmezse çok büyük bir siyasi kırılma olur" dedi.
Çelik, "Biriken güvensizlik, Ukrayna’da olduğu gibi, siyasetin dışından gelen bir ismin ülkenin başına geçmesinin önünü açabilir" uyarısında bulundu.
Yani Ersin Çelik, fon krizinin Erdoğan'ın iktidarına mâl olabileceği uyarısında bulunmuş oldu. Çelik'in yanıtına sosyal medyadan sert tepkiler geldi.
Yeni Şafak yazarı İsmail Kılıçarslan, X hesabından Çelik'in gelen eleştirilere karşı şöyle dedi: "Ersin Çelik'in hepinize selamı var. Diyor ki: 'Memleket için ve Tayyip Erdoğan'a çekilen kumpasa karşı durduğumdan dolayı linç yemek şereftir"
Gazeteci Taha Hüseyin Karagöz de "Ersin Çelik adamdır" ifadelerinin yer aldığı bir paylaşım yaptı.
Albayrak krizi
Fon krizi nedeniyle soruşturmalar, operasyonlar ve tutuklamalar devam ederken bir diğer kriz Albayrak cephesinden geldi. Yeni Partili Ümit Özlale ve CHP'li Faik Öztrak, fon soruşturmasında adı geçen ya da kurumlarında usulsüzlük iddiaları bulunan pek çok üst düzey bürokratın Erişah Arıcan’ın eski öğrencileri, tez öğrencileri veya yakın çevresi olduğunu iddia etti.
Erişah Arıcan aynı zamanda Berat Albayrak'ın ve BDDK Başkanı Şahap Kavcıoğlu'nun danışmanı. Diğer yandan Ümit Özlale'nin Bakan Mahinur Özdemir'in babasıyla aynı ismi taşıyan birinin fon vurgununda yanlışlıkla adını geçirmesi de ortalığı adeta ayağa kaldırdı. Özlale savunmasında, "Kaynağımız AKP'nin içinden uçurulan belgeler" dedi.
Yani Özlale'nin söyledikleri doğruysa, AKP içerisinden birileri belge 'uçurarak' Berat Albayrak, Mahinur Aktaş ve Özlale'nin konuşmasında adı geçen Ömer Bolat'a operasyon yapmaya çalışmış oldu.
Hürriyet yazarı Abdulkadir Selvi de fon krizine dair köşesinde Öztrak ve Özlale'den gelen eleştirileri aktardı. Erişah Arıcan, Berat Albayrak’ın doktora tez hocası ve Albayrak ekibine son derece yakın bir isim olarak bilindiği için, Selvi'nin bu çıkışı doğrudan "krizin faturası Berat Albayrak ekibine kesiliyor" şeklinde algılandı.
Albayrak'a yönelik iddialar ise Turkuvaz hem de Albayrak medya gruplarını adeta ayağa kaldırdı. Albayrak, avukatı aracılığı ile verdiği yanıtında, "Öztrak, Özlale'yi kullananlarla Selvi'ye yazısını yazdıranlar aynı kişiler" dedi.
A Haber, 2001 yılında Hazine Müsteşarı olan Faik Öztrak'ın Türkiye'yi IMF'ye mahkum ettiğine dair yayınlar yaptı. Yayınlarda Öztrak ve Özlale için "karanlık lobilerin taşeronları", "aparat" ve "kirli isimler" gibi ifadeler kullanıldı.
Fatih Altaylı'nın yazısı ortalığı karıştırdı
Mehmet Şimşek, Berat Albayrak, Mahinur Aktaş ve Ömer Bolat üzerinden yürütülen medya savaşında bir diğer özne de Adalet Bakanı Akın Gürlek oldu. Daha önce Akın Gürlek ve SPK üyesi eşi ile ilgili çeşitli iddialarını gündeme getiren TİP milletvekili Ahmet Şık bu kez de Gürlek'in avukatı ile ilgili paylaşım yaptı.
Gazeteci Fatih Altaylı, önceki gün kaleme aldığı yazısında, tanıdığı bir iş insanına TFF üyesi bir hukukçu tarafından teklif götürüldüğünü ve borsa üzerinden 300 milyon liralık bir işlem yapılmak istendiğini iddia etmişti.
Altaylı, söz konusu teklifin Tera Yatırım üzerinden birleşme yöntemiyle halka açılma planını içerdiğini, ancak 3 milyon liralık rapor ücretinin ödenmemesi üzerine sürecin tıkandığını ifade etmişti.
Altaylı'nın köşe yazısını alıntılayan Ahmet Şık ise Adalet Bakanı Akın Gürlek'i etiketleyerek paylaşımda bulunmuş ve TFF PFDK Üyesi olan avukatı Abdullah Adır'ı işaret etmişti.
Şık'ın iddialarına sosyal medya hesabından cevap veren Altaylı, "Ahmet Şık’ın bugünkü yazımdan yola çıkarak verdiği ismin konu ile alakası bile yok. Kendisini tanımıyorum ve adını da ilk defa duyuyorum. Konunun adı geçen Abdullah Adır ile ilgisi yok. Şık keşke kafasından isim uydurmadan önce beni arasaydı. Yazımda geçen kişi TFF Yönetim Kurulu’nda yer alıyordu" dedi.