Almanya'nın önde gelen iki siyasi vakfı, Gürcistan hükümetinin yabancı kaynaklı fonlara yönelik kısıtlamaları sıkılaştırmasının ardından ülkedeki faaliyetlerini durdurdu.
Konrad-Adenauer-Stiftung (KAS) ile Friedrich-Naumann-Stiftung für die Freiheit (FNF), Tiflis'teki ofislerini 30 Eylül'de kapattı. Her iki kuruluşun da yeni Hibe Yasası kapsamında projelerini ve yerel ortaklarıyla çalışmalarını sürdürebilmek için yaptığı başvurular 28 Temmuz'da reddedilmişti.
KAS, ofisin kapatılmasını ‘zorunlu’ bir karar olarak nitelendirirken, Gürcistan hükümetinin oluşturduğu siyasi ve hukuki çerçevenin vakfın temel çalışmalarını sürdürmesini imkansız hale getirdiğini savundu.
Friedrich-Naumann Vakfı ise Gürcistan makamlarının programlarının her bir bölümünü hükümetin öncelikleriyle uyumlu hale getirmesini ve gerçekleştirilecek faaliyetler için tek tek onay alınmasını istediğini açıkladı.
FNF, bu koşulların vakfın çalışmalarını bağımsız biçimde yürütmesiyle bağdaşmadığını belirterek Gürcistan'da ‘kendi değer ve ilkeleri doğrultusunda çalışmayı sürdürmesinin mümkün olmadığını’ bildirdi. Vakıf ayrıca, ‘demokratik ve liberal bir siyasi sistem için çalışan yerel ortaklarının’ son yıllarda giderek artan kişisel risklerle karşı karşıya kaldığını savundu.
Almanya’dan tepki
Almanya'nın Gürcistan Büyükelçisi Barbara Voss da Tiflis'teki Almanya'nın Birlik Günü etkinliğinde vakıfların kapatılmasına değindi.
Voss, Gürcistan'da faaliyet gösteren dört Alman siyasi vakfının da hükümetin kararları nedeniyle çalışmalarını geçici olarak askıya almak zorunda kaldığını ve gelişmelerin Gürcistan-Avrupa Birliği ilişkilerini de olumsuz etkilediğini söyledi.
Gürcistan hükümeti: Yabancı kuruluşlar hükümetle koordineli çalışmalı
Gürcistan Parlamentosu Başkanı Şalva Papuaşvili ise vakıfların kısıtlamalara ilişkin değerlendirmelerini reddetti.
Papuaşvili, özellikle Konrad-Adenauer Vakfı'nın Almanya'daki Hristiyan Demokrat Birliği (CDU) ile bağlantılı siyasi bir kuruluş olduğunu ve CDU'nun Avrupa Parlamentosu'ndaki Avrupa Halk Partisi'nin (EPP) üyesi olduğunu hatırlattı.
Gürcü yetkili, hükümetin KAS'a siyasi nitelik taşımayan akademik ve eğitim faaliyetleri yürütme imkânı sunduğunu, ancak vakfın siyasi faaliyetlere odaklanmayı tercih ettiğini öne sürdü.
Papuaşvili ayrıca Gürcistan'da faaliyet gösteren yabancı kuruluşlar ve bağışçıların çalışmalarını hükümetle koordineli yürütmesi gerektiğini savundu. Yabancı fonların geçmişte ‘radikal bir siyasi gündemi’ desteklemek amacıyla kullanılması nedeniyle kamuoyunda bu tür finansmanlara duyulan güvenin azaldığını iddia etti.
Alman vakıflarının işlevi
Konrad-Adenauer-Stiftung (KAS), Hristiyan Demokrat Birliği’ne (CDU), Friedrich-Naumann-Stiftung für die Freiheit (FNF) ise liberal Hür Demokrat Parti’ye (FDP) yakın yapılanmalar. Her ikisi de faaliyetlerinin önemli bölümünü Almanya devlet bütçesinden sağlanan kamu kaynaklarıyla yürütüyor; yurtdışında ise hükümetler, siyasi partiler, akademi, medya, aktivistler ve sivil toplum kuruluşlarıyla çalışıyor, siyasi eğitim, danışmanlık, yayın, burs ve ağ oluşturma faaliyetleri yürütüyor.
Söz konusu vakıflar, belirli bir siyasi-ekonomik modeli savunan yerel aktörler, siyasetçiler, genç kadrolar, akademisyenler ve sivil toplum ağlarıyla uzun vadeli ilişkiler kurarak çalışıyor.
Tarihsel olarak Alman siyasi vakıfları, benzer ideolojik çizgideki yabancı partiler ve toplumsal örgütlerle temas kurarak liberal-demokratik kurumların ve piyasa ekonomisinin geliştirilmesini destekledi; günümüzde de seçimler, demokrasi, medya, insan hakları ve AB ilişkileri gibi doğrudan siyasi alanlarda çalışıyorlar.