Fransa'da lise öğrencilerinin eğitim koşullarına karşı başlattığı eylemler üçüncü haftasına girerken, 5 Ekim Pazartesi günü ülkenin kuzeyindeki Lens kentinde 15 yaşındaki bir öğrenci elini kaybetti.
Olay, Auguste-Béhal Meslek Lisesi yakınlarında meydana geldi. Polis kaynakları AFP'ye, öğrencinin çevik kuvvet tarafından kullanılan bir dağıtma bombasını geri fırlatmak üzere yerden aldığını ve bombanın elinde patladığını söyledi.
Polisin müdahalesine tepki
Lens'teki olay, polisin lise eylemlerine müdahalesine yönelik eleştirileri yeniden gündeme getirdi.
Fransa İnsan Hakları Birliği (LDH) Başkanı Nathalie Tehio, güvenlik güçlerinin orantısız yöntemler kullandığını savundu. Tehio, polislerin karşılarında çocuklar bulunmasına rağmen kendilerine itidalli davranmaları yönünde bir talimat verilmediğini söyledi.
Uluslararası Af Örgütü de 2 Ekim'de yayımladığı açıklamada, güvenlik güçlerinin lise öğrencilerine karşı orantısız güç kullandığı yönünde çok sayıda bildirim aldığını duyurdu. Örgüt, Saint-Ouen-l'Aumône'da 14 yaşındaki bir öğrencinin yakın mesafeden yapılan göz yaşartıcı gaz bombası atışıyla çenesinden ağır yaralandığını ve çok sayıda dişini kaybettiğini bildirdi.
Polis şiddeti iddiasıyla en az üç olay hakkında iç soruşturma açıldı. İçişleri Bakanı Laurent Nuñez ise güvenlik güçlerinin "gençlere baskı uygulamadığını", aksine taleplerini barışçıl biçimde dile getirmek isteyen öğrencileri "koruduğunu" savundu.
5 binden fazla gözaltı
Yetkililerin verilerine göre 28 Eylül'den bu yana lise eylemleri sırasında 5 binden fazla kişi gözaltına alındı. Bunların yaklaşık yüzde 85'ini 18 yaşından küçükler oluşturuyor.
Eğitim Bakanı Édouard Geffray, şimdiye kadar en az 190 öğrencinin yaralandığını açıkladı. Geffray, yaralanmaların "kazalardan ya da başta havai fişekler olmak üzere sorun çıkaranların neden olduğu yaralanmalardan" kaynaklandığını öne sürdü. Bakana göre 78 eğitim çalışanı yaralandı, 24 okul ise yakıldı ya da tahrip edildi.
Okulların sekizde biri kapalı
Eğitim Bakanlığı'na göre ülkedeki 3 bin 700 lisenin 400'den fazlası bugün kısmen ya da tamamen kapalıydı. Geffray, okulların "güvenlik koşulları sağlanamadığı için" kapatıldığını söyledi. Başkent Paris'in de içinde bulunduğu bölgede 468 lisenin üçte biri eğitime ara verdi.
Öğrenciler; öğretmen açığından, aşırı yüklü ders programlarından, yıpranmış sınıflardan ve artan sıcaklıklara uygun olmayan okul binalarından şikayet ediyor. Eylemler, 17 Eylül'de Paris'in banliyösü Créteil'deki bir lisede, personel ve kaynak yetersizliğine karşı greve çıkan öğretmenlere destek vermek amacıyla başlamıştı.
Gösterilerde taşınan pankartlarda öğrencilerin eğitim koşullarına yönelik tepkisi öne çıkıyor. Pankartlarda “Uykudan çok derste geçen saatler”, “Baskıya değil eğitime para ayırın” ve “Geleceğim için değil, matematik sınavım için endişelenmek isterdim” gibi ifadeler yer aldı.
Hükümet “zararı veren ödesin” tasarısını hızlandırıyor
Hükümet, kamusal alandaki tahribatın maliyetinin doğrudan sorumlularına yüklenmesini amaçlayan ve daha önce hazırlanan yasa tasarısının görüşülmesini hızlandırdı. Tasarının 27 Ekim'de Senato'da ilk kez ele alınması bekleniyor.
Başbakan Sébastien Lecornu, bu tutarların asgari bir gelir korunarak aile yardımlarından ve konut yardımlarından kesilebileceğini söyledi.
Genel Emek Konfederasyonu (CGT) Genel Sekreteri Sophie Binet ise düzenlemeye karşı çıktı. Binet, bu tür önerilerin en yoksul aileleri hedef alacağını belirterek hükümetin yaklaşımını “popülist” olarak niteledi.
Öğrenciler “somut” adım istiyor
Hükümet, öğrencilerin şikayetlerine yanıt vermeye çalıştığını söylerken eylemleri "aşırı solcu aktivistlerin" ele geçirdiğini öne sürüyor. Geffray, aşırı soldan aktivistlerin hareketin içine sızarak onu öğrencilerin elinden aldığını iddia etti. Bakan, eylemlerin "saygı duyulması ve korunması gereken bir özgürlük" olduğunu da söyledi, ancak okul müdürlerine yönelik saldırılar dahil "aşırı şiddet eylemlerini" kınadı.
Öğrenci örgütleri ise hükümetin şimdiye kadar yeterli “somut önlem” almadığını savunarak eylemlerin süreceğini açıkladı. Öğrenci örgütleri, 6 Ekim Salı günü düzenlenecek ülke çapındaki eylemi hareketin “Üçüncü Perdesi” olarak adlandırıyor.
Lise eylemleri, Emmanuel Macron'un halefinin belirleneceği 2027 cumhurbaşkanlığı seçimine yaklaşık altı ay kala Fransa'daki siyasi ve toplumsal tartışmaların önemli başlıklarından biri haline geldi.