Maricarmen Abascal, 23 Eylül Çarşamba günü Madrid’in Retiro semtindeki evinden tahliye edildi. Babasının 1956 yılında kiraladığı evde 70 yıl yaşayan 87 yaşındaki Maricarmen, uzun süre aylık 500 avro (27.900 TL) kira ödedi.
2018 yılında konutun gayrimenkul yatırım şirketi Urbagestión Desarrollo e Inversión tarafından satın alınmasının ardından kira konusunda anlaşmazlık başladı. Şirket, aylık kiranın 2.650 avroya (147.600 TL) çıkarılmasını talep etti. Maricarmen’in aylık emekli geliri ise yaklaşık 1.400 avroydu (78.000 TL).
Tahliye İspanya’da protestoları büyüttü
Taraflar arasındaki hukuki mücadele sonucunda İspanya Yüksek Mahkemesi şirket lehine karar verdi ve tahliye kesinleşti. 23 Eylül’de polis, evin çevresinde toplanan destekçilerle karşı karşıya gelirken Maricarmen evden çıkarıldı ve daha sonra hastaneye kaldırıldı.
Urbagestión ise işlemin mahkeme kararları doğrultusunda gerçekleştiğini savundu. Şirket, kendisini bir yatırım fonundan ziyade gayrimenkul şirketi olarak tanımlarken, Maricarmen’e daha düşük bir kira bedeliyle yeni bir sözleşme önerdiğini açıkladı. Tahliyeden iki gün sonra da konutun belediyenin ReViVa programına dahil edilmesi yoluyla Maricarmen’in yeniden evine dönmesini önerdi. Sağcı "Halk Partisi" tarafından yönetilen Madrid Belediyesi ise öneriyi mevcut programın yasal şartlarını karşılamadığı gerekçesiyle kabul etmedi.
Tahliye görüntülerinin ülke çapında yayılması, Maricarmen’in hikâyesini kira uyuşmazlığının ötesine taşıdı. İspanya’nın başta Madrid olmak üzere yaklaşık 40 kentinde protestolar düzenlendi. 26 Eylül’de Madrid’de düzenlenen yürüyüşe hükümet temsilcilerine göre 25 bin, Kiracılar Sendikası’na göre ise 300 binden fazla kişi katıldı. Protestoların ardından yüzlerce kişi Puerta del Sol meydanında çadır kurarak eylemini sürdürdü.
İspanya’da son on yılda kiralar yüzde 80, konut fiyatları ise yüzde 63 arttı. Konut fiyatları ile gelirler arasındaki açığın büyümesi ve sosyal konut stokunun sınırlı kalması, barınmaya erişim sorununu derinleştiren başlıca unsurlar arasında gösteriliyor.
Maricarmen’in tahliyesi hükümete yönelik eleştirileri de artırdı. Başbakan Pedro Sánchez, 27 Eylül’de Getafe’de düzenlenen Sosyalist İşçi Partisi mitinginde Maricarmen’e doğrudan seslenerek hükümetin yeni bir konut kararnamesini 29 Eylül Salı günü Bakanlar Kurulu’na sunmak için çalıştığını söyledi ve parlamentodaki siyasi gruplardan düzenlemenin onaylanması için destek istedi.
Maricarmen, tahliyesinden bir gün önce RTVE’ye verdiği röportajda, İspanya’da her gün yaşanan tahliyelerin boyutunun Sánchez tarafından bilinip bilinmediğini sorgulamış ve yaşadığı durumdan hükümeti de sorumlu tutmuştu.
“Lütfen mücadele edin”
Maricarmen, tahliyenin ardından destekçilerine yaptığı açıklamada ise mücadelesini sürdüreceğini söyledi:
“Evimi korumayı başaramadım ama başkalarının kendi evlerini korumak için mücadele etmeyi öğrenmesi için savaştım. Evim benim hayatımdı. Şimdi onu geride bırakmak zorundayım. Ama bu, mücadele etmeye devam etmeyeceğim anlamına gelmiyor.”
Destekçilerine de “Lütfen mücadele edin” diye seslenen Maricarmen, sözlerini “Hepinize kocaman sarılıyorum ve her şey için teşekkür ediyorum” diyerek tamamladı.
Konut krizi İspanya sınırlarını aşıyor
İspanya’daki konut krizi, konutun bir barınma hakkından çok yatırım aracına dönüştüğü bir düzenin sonuçlarını yeniden gündeme getiriyor. ideo’da daha önce yer verdiğimiz konut krizine ilişkin değerlendirmede de barınmanın piyasanın belirleyiciliğine bırakılmaması, konutun yatırım aracı olmaktan çıkarılması ve kamu eliyle konut üretiminin güçlendirilmesi gerektiği savunuluyor. ideo’da yer alan “Büyüyen Konut Krizi ve Çözüm Önerileri” başlıklı yazı için tıklayın.