Yakıttan ilaca kadar her şeyi ablukayla kesilen Küba halkına Vaşington’dan bu kez açık bir ihanet çağrısı geldi. ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio, sosyal medya hesabından Kübalılara seslendi ve onlara CIA ile gizli işbirliği önerdi. Rubio'nun paylaşımında, “CIA ile gizli bir ortaklık kurarak arzu ettiğiniz değişimi gerçekleştirmek için bu fırsatı değerlendirin” ifadesi yer aldı.
Rubio'nun çağrısı, ABD Başkanı Donald Trump’ın tehditlerinin hemen ardından geldi. Trump, 23 Ekim’de Florida’da yaptığı konuşmada İran’dan dönen savaş gemilerinin Küba açıklarından geçeceğini, gemilerden birinin kıyıya yaklaşık 45 metre mesafede demirleyeceğini anlattı. Trump’a göre Kübalılar bunun üzerine ellerini kaldırıp teslim olacak, anlaşmayı da Rubio tamamlayacak.
Küba Dışişleri Bakanı Bruno Rodríguez Parrilla tehditlere X hesabından yanıt verdi. Ada kıyılarında güzel plajların yanında jilet gibi keskin kireç taşı oluşumlarının da bulunduğunu hatırlatan Rodríguez, düşmanca niyetle gelenleri hiç de konuksever olmayan bir ortamın beklediğini söyledi.
Sağlık altyapısı yarı kapasitenin altında
Ablukanın en ağır bedelini sağlık sistemi ödüyor. Küba Yoğun Bakım ve Acil Tıp Derneği Başkanı Dr. Frank Daniel Martos, Trump yönetiminin sıkılaştırdığı yaptırımların tıbbi malzeme ve ekipman tedarikini aksattığını söyledi. Martos’a göre sağlıktaki teknolojik altyapı, yıpranma, yedek parça bulunamaması ve yeni teknolojilere erişilememesi yüzünden kapasitesinin yüzde 50'sinden azıyla çalışıyor.
Tablo çocuk hastalarda daha da ağırlaşıyor. Martos, doğuştan anomaliler ve ileri uzmanlık gerektiren vakalarda karmaşık ameliyatlar için gereken malzemenin ya yetersiz kaldığını ya da hiç bulunamadığını anlattı. Çocuklar ve hamileler Küba sağlık sisteminde öncelikli gruplar arasında yer alıyor, ancak eldeki kısıtlı kaynak çoğu zaman ihtiyaç anında ulaştırılamıyor. Yüksek tansiyon ve kronik kalp-damar hastalıklarının tedavisinde de sürekli kaynak sıkıntısı yaşanıyor. Martos, hasta hayatta kalsa bile kaynak eksikliğinin kalıcı sakatlıklara yol açabileceği konusunda uyardı.
Birleşmiş Milletler (BM) yetkilileri de mayısta adaya yaptıkları ziyaretin ardından benzer bir tablo çizmişti. BM İnsani İşler Koordinasyon Ofisi (OCHA) ve Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ) yetkililerine göre bazı bölgelerde 20 saate varan elektrik kesintileri hastaneleri acil olmayan ameliyatları askıya almaya zorluyor. Aralarında 11 bin çocuğun da bulunduğu 100 binden fazla hasta, ertelenen ameliyatını bekliyor.
Elektrik yok, su yok, ulaşım durma noktasında
Enerji krizi, Vaşington’un ocak ayında adaya yakıt girişini kesmesiyle derinleşti. ABD yönetimi mayısta çıkardığı yeni bir başkanlık kararıyla, Küba’ya yakıt göndermeyi planlayan ülkelere de yaptırım yolunu açtı. Termik santralleri çalıştıracak yakıtı ve eskiyen altyapı için gereken yedek parçayı getiremeyen ülkede kesintiler gündelik yaşamın parçası oldu. Ulusal elektrik şebekesi ocaktan bu yana en az altı kez tümüyle çöktü. Ada, en son eylül ortasında karanlığa gömüldü.
Kesintilerin bedelini su şebekeleri de ödüyor. Elektrik kesintileri ve pompa arızaları suyun dağıtımını aksatıyor, eskiyen altyapıdaki bozulmalar giderilemiyor. Havana’dan Santiago de Cuba’ya, Granma’dan Matanzas ve Pinar del Río’ya kadar pek çok bölgede su temini sorun olmayı sürdürüyor. Cumhurbaşkanı Miguel Díaz-Canel, önceliğin su sıkıntısı çeken insanların yaşam koşullarını iyileştirmek olduğunu söyledi.
Ulaşımda da tablo farklı değil. Toplu taşıma neredeyse durma noktasına geldi. Gıda ve ilaç fiyatları fahiş düzeylere tırmandı. Yakıt yokluğu çalışma saatlerinin kısaltılmasına ve uçuşların iptal edilmesine yol açtı. Granma’da yeni açılan tren hattının sefer sayısı bile yakıt bulunup bulunamamasına bağlı.
BM oylaması öncesi baskı
Vaşington, ablukaya yönelik uluslararası tepkiyi bastırmak için de harekete geçti. BM Genel Kurulu, ablukanın kaldırılmasını isteyen karar tasarısını 27-28 Ekim’de ele alacak. Rodríguez, ABD’nin Küba’yı destekleyen hükümetlerden oylamada çekimser kalmalarını ya da salonu terk etmelerini istediğini, buna uymayanları vize kısıtlamaları ve tek taraflı gümrük vergileriyle tehdit ettiğini açıkladı.
Baskı yargı eliyle de sürüyor. Florida Başsavcısı James Uthmeier, 1996'da Brothers to the Rescue örgütüne ait iki uçağın düşürülmesine ilişkin dosyada Küba Devrimi’nin tarihsel önderlerinden Raúl Castro hakkında tutuklama emri çıkarıldığını duyurdu. Havana, girişimi siyasi amaçlı bir müdahale olarak niteledi ve uçakların Küba hava sahasını ihlal ettiğini hatırlattı. Çin ve İran da kararı kınadı.
Genel Kurul, geçen yıl ekimde benzer tasarıyı 165 kabul, 7 ret ve 12 çekimser oyla onaylamıştı. Küba’nın Malezya Büyükelçisi Yadira Ledesma Hernández’e göre abluka, bugüne kadar adaya 178,7 milyar doları aşan zarar verdi.