Arama

Site İçi Arama

Doğrudan arama yapın Aranıyor... Detaylı Arama
Sonuçlar aranıyor...
Kategorilere Göz Atın
© ideo. Anlatılan senin hikayendir

Kriz, ayaklanma, devrim: 236. yılında Bastille Baskını

Bastille Hapishanesi’nin basılmasıyla yalnızca mutlak monarşinin simgesel bir yapısı yıkılmakla kalmadı; aynı zamanda halkın doğrudan eylemiyle siyasal egemenliğin meşruiyeti de sarsıldı. Fransa’da 18. yüzyılın sonlarında yaşanan sınıflar arası sermaye aktarımı ve toplumsal dönüşümler, burjuvazinin devrimci bir halk ayaklanmasıyla siyasi iktidarı ele geçirme mücadelesini tetikledi.

13:32 6 dk okuma

Bastille Hapishanesi’nin basılmasıyla yalnızca mutlak monarşinin simgesel bir yapısı yıkılmakla kalmadı; aynı zamanda halkın doğrudan eylemiyle siyasal egemenliğin meşruiyeti de sarsıldı.

Fransa’da 18. yüzyılın sonlarında yaşanan sınıflar arası sermaye aktarımı ve toplumsal dönüşümler, burjuvazinin devrimci bir halk ayaklanmasıyla siyasi iktidarı ele geçirme mücadelesini tetikledi. 14 Temmuz 1789’daki Bastille Hapishanesi Baskını, bu sürecin simgesi olarak Eski Rejim’in sona erdiğini ve cumhuriyetin evrensel değerlerinin ilk kez güçlü şekilde iktidara taşındığını gösterdi.

Fransa’da burjuvazi kuvvet topluyor

Fransa’da şimdi Eski Rejim olarak adlandırılan dönemde 18. yüzyılın son on yıllarında sınıflar arası büyük bir sermaye aktarımı yaşandı. Yedi Yıl Savaşları (1756-1763) Fransa Krallığı’nın bütçe açıkları vermesine sebep oldu. Devlet, borçlarını özel bankalardan temin etmek zorunda kaldı. Fransız hanedanına verilen bu borçlar banker ailelerin güçlenmesine, yani sermayenin feodal aristokrasiden mali burjuvaziye aktarılmasına sebep oldu. Borçların faizleri sayesinde kar elde eden bankerler, devletin de alacaklısı konumundaydı.

Küresel ölçekte sömürgeleri bulunan Fransa Krallığı’nın ticaret kapasitesi Fransız Doğu Hindistan Şirketi gibi vergide ayrıcalık tanınan kurumlarının kısa zamanda zenginleşmesine sebep veriyordu. Yine bu ticareti imkanlı kılan sanayi üretimi de gün geçtikçe artmak zorundaydı ki buradan faydalanan yine büyük sanayi burjuvazisi oldu.

18. yüzyılın sonunda kısa durgunluk dönemleri dışında Fransa için ekonomik büyüme görülüyordu. Artan nüfus, büyüyen kentler ve çoğalan ihtiyaçlar demekti. Kentlerde ev yapımı ve altyapı inşası arttıkça bu ortam yeni çalışma alanları ve iş imkanları sunuyordu. Tekstil, dericilik, metal işlemeciliği gibi büyüyen sektörler, aile emeğine dayalı düşük sermayeli binlerce küçük işletmenin faaliyete geçmesine sebep oldu.

Nüfustaki çoğalma tarım faaliyetlerini de etkiliyordu. Fransa’nın elindeki tarıma uygun arazinin artış hızı, nüfus artış hızına yetişemiyordu. Toprağın veriminin bu hızlar arasındaki farka yetişememesi gıda arzının düşük kalması anlamına geliyordu. Tarım ürünlerindeki fiyatların artmasına yol açmakla kalmayıp bu artış atölye ve sanayi ürünlerinin de pahalanması demekti.

Ama üretim maliyetlerindeki artış hızı, işçilerin ücretinin artış hızından azdı. Burjuvazinin iş hacmi de genişlemekteydi. Bu demek oluyordu ki işçilerin reel ücretleri düşerken sermaye sahiplerinin karları artıyordu. Çalışanlar için dinmeyen hayat pahalılığı söz konusuydu. Bir diğer deyişle, işçiler yoksullaşırken burjuvazi zenginleşiyordu.

İşçi sınıfının devrimdeki edilgen rolü

İşçi sınıfı kentlerde serpilirken dağınık bir görüntü de çiziyordu. Genellikle küçük işletmelerde çalışan işçiler bu aile işletmelerinin doğal bir parçasıydılar. Bazen atölyelerinin patronlarıyla aynı hanede yaşıyorlar, aynı masada yemek yiyorlardı. İşçiler ve küçük işletme sahipleri arasında büyük yaşam standardı farklılıkları gelişmemişti. Daha yeni büyüyüp serpilmekte olan işçi sınıfı aynı zamanda Fransa Krallığı çapında yarım milyondan fazla atölyeye, işletmeye, dükkana dağılmıştı. Bugün görmekte zorlanmayacağımız ekonomik çelişkiler, sınıfsal karakter kazanmakta olan işçi sınıfı ve burjuvazi için 18. yüzyılın sonunda daha olgunlaşmamıştı. Bu, işçileri ilerleyen yıllarda burjuvazinin iktidara karşı yükselteceği ekonomik ve siyasi taleplerin etrafında toplanmaya zorunlu kılacaktı.

Kırsal kesimde ise topraklar küçük ve büyük toprak sahibi ailelerin elinde bölüşmüş haldeydi. Soyluların elindeki topraklarda çalışan köylüler düzenli olarak toprağın sahibi soyluya ve kiliseye vergi vermekle yükümlüydü. Büyük toprak sahipleri dışında küçük toprak sahibi köylüler vergileri ve maliyetleri çıkardıktan sonra sadece kendisini geçindirecek kadar ürün satabiliyordu. Artan ürün fiyatları ve aile nüfusunun artması da yine bu duruma yardımcı olmuyordu. Toprak kiralayarak tarım yapan çiftçiler için artan kira gerçekliği de ortadaydı.

Devrime doğru kriz yoğunlaşıyor

1788 kışında vuran don tarım üretimini felce uğrattı. Tarım ürünlerindeki eksik üretim, ürün fiyatlarının artmasına sebep olur. Tarımdaki eksik üretimin bir uzantısı olarak sanayide de eksik üretim yaşandı. Çalışana işsizlik ve açlık demek olan bu tablo 1789 yılında siyasal ve toplumsal kriz başlıklarının derinleşmesine yol açacaktı. Aynı yıl tetiklenen ekonomik bunalım büyüyen burjuvazi ile aristokrasinin sınıf uzlaşmazlıklarını kopuş noktasına getirecekti.

Eski Rejim’in son çeyrek yüzyılında işçi ve köylülerin hayat şartları zorlaşırken burjuvazi zenginleşiyordu. Fakat burjuvazi sadece sermayesini büyütmeyi değil, siyasal egemenlik alanında da pay sahibi olmayı arzuluyordu. Fransa Krallığı’nın idaresi soylularla sınırlıydı. Ordu içerisinde siyasi etkinlik sağlayabilecek pozisyonlar için kesinlikle soyluluk aranıyordu.

Burjuvazinin aristokrasiyle iktidarı paylaşma yönündeki ılımlı niyetleri Genel Meclis mensuplarınca sert retlerle karşılanıyordu. Fransa’nın toplumsal yapısı, sınıf kavramının bir öncülü olarak anlaşılabilecek “tabaka”lara ayrılmıştı. Burjuvazinin istediği ise bu zümreleşmenin olmadığı yeni bir toplum modeline çıkıyordu. Soyluluğun imtiyazlarını lağvedecek olan eşit yurttaşlık talebi iktidar rejimi ile tabandan zıttı. Burjuvazinin sol kulüpleri, siyasal iktidara doğru açacakları yolu halkın da desteğini örgütleyerek devrimci mücadeleye dönüştürmeye kararlıydı.

Siyasi mücadeleden silahlı mücadeleye

Büyüyen kentler aynı zamanda siyasal alanlar olarak nitelik kazanmıştı. Maximilien Robespierre, Jean-Paul Marat, Georges Danton, Emmanuel Joseph Sieyès gibi döneminin radikal burjuva önderleri ellerinde tuttukları komiteler ve belediyelerde amaçları doğrultusunda faaliyet gösterdiler. Kentlerde siyasal düşünce ve yaşamı denetlerlerken orduda aristokrat kökenli olmayan subaylar ile de ilişki içerisine girerler.

Bugünkü siyasal partilerin bir öncülü olarak görülebilecek “kulüpler”de örgütlenen bu önderler idari yaşama müdahale ederler. Halkın içerisinde nüfuz alanlarını geliştirip aristokrasiye karşı yurtseverleri korurlar. Devrimci mücadeleye bir zarar olarak gördükleri kamu otoritelerine muhalefet ederler ve sivil itaatsizlik eylemleri gerçekleştirirler. Bu kulüpler arasından Jakobenler olarak adlandırılan kulüp, döneminin en radikal örgütlerinden olmakla beraber devrimden sonra alacağı idari ve hukuki önlemlerle aristokrasinin ve ılımlı burjuvaların iktidarda hak sahipliği iddia etme imkanını sıfırlamaya çalışacaktı.

Gazete, afiş ve broşürleriyle beraber ordu içerisine giren devrimci kulüpler, eşit yurttaşlık taleplerini alt kademe subaylara ve erlere ulaştırırlar. Propagandaları o kadar güçlüdür ki burjuvazinin milisi olan Milli Muhafız Ordusu, Fransa genelinde 3 milyon mensuba ulaşacaktı.

Tüm bu birikimle beraber devrimci burjuvazi, aristokrat rejimin karşısında adeta bir kamu iktidarı olarak kendisini gösterir. Burjuvazinin devrimci meclisinin sivil ve askeri örgütlenmesinin, aristokrasinin Genel Meclis’ine (Fr: Etats-Généraux) karşı silahlı çatışmasının başlaması an meselesi olmuştur.

Halk ayaklanması ve silahlı mücadele

Genel Meclis, Haziran 1789’da vergi reformunu görüşmek için Kral XVI. Louis tarafından toplandı. Devrimci burjuvazinin içinde bulunduğu Üçüncü Tabaka (Fr: Tiers Etat), burada eşit oy hakkı talep etti, ancak soylular ve din adamları buna direndi. Üçüncü Tabaka temsilcilerinin meclisten uzaklaştırılması sonucu devrimci burjuvazi önderliğinde Ulusal Meclis ilan edildi. Bu fiilen kurulan kamu iktidarının ilk resmi organı olacaktı.

İlerleyen haftalarda artan gerginlik işçilerin ve köylülerin protestolarına yol açtı. Hayat pahalılığı arttıkça ücretler de erimekteydi. Atölye çalışanları ayaklandı, yollar barikatlarla kapatıldı, rıhtımlar işgal edildi. Paris’teki tahıl ambarları ve kilise mülkleri halk tarafından yağmalanmaya başlandı.

Halkın desteklediği bir figür olan maliye bakanı Jacques Necker’in 12 Temmuz’da görevden alınmasıyla protestolar arttı ve Kral XVI. Louis ayaklanmayı bastırmak üzere birliklerini gönderdi. İşçiler ve köylülere Milli Muhafız Ordusu’nun ulaşmasıyla krallığın askerlerine karşı silahlı çatışmaya girişti.

Bastille Hapishanesi zapt ediliyor

Silahlanmak amacıyla halk, 14 Temmuz 1789 tarihinde silah deposu olarak işlev gören Bastille Hapishanesi’ni bastı. Devrimin ilk kitlesel başarısı sayılabilecek bu işgal, devrimci iktidarın kurulmasıyla beraber gerçekleşecek yapısal değişikliklerin ve aristokrasiye karşı girişilen eylemin ciddiyetini gösteriyordu.

Bastille Hapishanesi’nin basılmasıyla yalnızca mutlak monarşinin simgesel bir yapısı yıkılmakla kalmadı; aynı zamanda halkın doğrudan eylemiyle siyasal egemenliğin meşruiyeti de sarsıldı. Bu olay, Eski Rejim’in çözülüşünü hızlandırırken, burjuvazinin işçi sınıfını arkasına alarak siyasal iktidarı ele geçirmesinin önünü açtı.

Aynı yıl kabul edilen İnsan ve Yurttaş Hakları Bildirgesi, burjuvazinin devrimci taleplerini hukuki bir forma kavuşturdu. Doğuştan gelen eşit haklar, mülkiyetin kutsallığı, yasa önünde eşitlik, ifade ve basın özgürlüğü gibi ilkeler yalnızca mutlak monarşiye değil, aristokrasinin ayrıcalıklarına da doğrudan saldırıydı. Cumhuriyet düzeninde Fransa için özel mülkiyetin korunması, burjuvazinin devrim karşısındaki ılımlı ve gerici unsurların büyümesine yol açacaktı. İktidar içi şiddetli ayrışmalara sebep olacak bu önemli taviz ve ilerleyen yıllarda karşı-devrimci saldırıların cumhuriyeti yıkacağı siyasi atmosferi meydana getirecekti.

Kaynaklar

Kaplan, S. L. (1984). Provisioning Paris: Merchants and millers in the grain and flour trade during the eighteenth century. Cornell University Press.

Tanilli, S. (2000). Yüzyılların gerçeği ve mirası: 18. yüzyıl – Aydınlanma ve devrim (Cilt 4). Alkım Yayınları.

Sieyès, E. J. (2004). Üçüncü Tabaka nedir?, Siyasal düşünceler tarihi (Cilt 2, ss. 523–543). Bilgi Yayınevi.

Kısa Kısa

  1. İstanbul'un enflasyonu eylülde hızlandı

    İstanbul Ticaret Odası (İTO) verilerine göre, İstanbul'da bir önceki ay yüzde 1,66 olan aylık enflasyon eylülde yüzde 2,11'e çıktı. Yıllık enflasyon ise yüzde 34,96'dan yüzde 33,55'e geriledi. Eylül ayının zam şampiyonu yüzde 22,59'luk artışla eğitim grubu oldu.

  2. Fransa'da sağcı cumhurbaşkanı adayından başörtüsü ve göç vaadi

    Fransa'da cumhurbaşkanı adayından başörtüsü ve göç vaadi Eski İçişleri Bakanı Bruno Retailleau, gelecek yıl yapılacak cumhurbaşkanı seçiminde aday olması halinde spor faaliyetleri, okul gezileri ve üniversitelerde başörtüsünü yasaklayacağını açıkladı. Retailleau ayrıca Müslüman Kardeşler bağlantılı kuruluşların feshedilmesini ve Fransa'nın “Yahudi-Hristiyan köklerine” ilişkin bir ifadenin anayasaya eklenmesini vaat etti.

  3. İzmir'de fabrikada patlama: İşçiler yaralandı

    İzmir'in Torbalı ilçesinde İki-El Metal fabrikasında meydana gelen patlamada 7 işçi yaralandı. Olayda 3'ü ağır 7 işçi yaralandı. Yaralılar, ambulanslarla çeşitli hastanelere kaldırıldı.

  4. Can Atalay 24 saatlik açlık grevine başladı

    Anayasa Mahkemesi kararlarına rağmen tutukluluğu devam eden seçilmiş Hatay Milletvekili Can Atalay, TBMM’nin yeni yasama yılının başladığı 1 Ekim’de 24 saatlik açlık grevi kararı aldı. Türkiye İşçi Partisi Hatay Milletvekili Atalay'ın X hesabı üzerinden paylaşılan mesajda karar, "Hatay halkı beni, kendisi adına söz söylemem ve hesap sormam için seçti. O görevden vazgeçmeyeceğim. Artık bıçak kemiğe dayanmıştır" ifadeleriyle duyuruldu.

  5. Fon skandalında iade bilmecesi

    Gazeteci İsmail Saymaz, Fatma Betül Sayan Kaya'nın hisselerden kazandığı 2,2 milyar lirayı iade etmediği iddia ediliyor. Gazeteci İsmail Saymaz katıldığı televizyon yayınında iade iddiasının doğru olmasını ileri sürdü. Dün de Nagehan Alçı benzer bir iddiada bulunmuştu. Ekonomim'in iddiasına göre Kaya ve eşi, söz konusu tutarı Hazine ve Maliye Bakanlığı tarafından bildirilen banka hesabına aktarmıştı.

  6. Tera Portföy yöneticileri hakkında tutuklama kararı

    İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen 'fon soruşturması' kapsamında dün adliyeye sevk edilen Tera Portföy Yönetim Kurulu Başkanı Erdin Özel ve Tera Portföy CEO'su Emir Münir Sarpyener hakkında tutuklama kararı verildi.

  7. Vahap Seçer gözaltına alındı

    Mersin Büyükşehir Belediye Başkanı Vahap Seçer dahil 59 kişi gözaltına alındı. Gözaltına alınanlar arasında aynı zamanda Vahap Seçer'in yanı sıra Vahap Seçer'in yanı sıra Yenişehir Belediye Başkanı Abdullah Özyiğit ve Mezitli Belediye Başkanı Ahmet Serkan Tuncer de bulunuyor.

  8. Akaryakıta zam geldi

    ÖTV artışı nedeniyle benzinin satış fiyatına 4,20, motorine ise 3,70 lira zam geldi. Resmi Gazete'de yayınlanan karara göre, eşel mobil sisteminin sona ermesiyle başlayan yeni dönemde benzindeki ÖTV artışı kasım ve aralık aylarında da kademeli olarak uygulanacak. Böylece benzinde eşel mobil öncesine dönüş nedeniyle beklenen 12,47 liralık fiyat artışı, ÖTV'nin tek seferde değil, kademeli olarak geri getirilmesiyle engellenmiş oldu. LPG'de ise eşel mobil öncesi sisteme dönüldü.

  9. Fon vurgunu: AKP Genel Başkan Yardımcısı Hayat Yazıcı’nın oğlunun malvarlığına konulan tedbir kararı kaldırıldı

    Fon soruşturması kapsamında yönelik kapsamında, eski ticaret bakanı ve AKP Siyasi ve Hukuki İşlerden Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı Hayati Yazıcı’nın oğlu Mustafa Yazıcı’nın tüm mal varlığına hakkında verilen tedbir kararı saatler içinde kaldırıldı. İfadesi alınan Mustafa Yazıcı hakkında, yurt dışına çıkış yasağı şeklinde adli kontrol kararı verildi.

Önceki gün

  1. Fon so­ruş­tur­ma­sın­da AKP'li eski bakan Hayati Yazıcı’nın oğlunun mal varlığına tedbir konuldu

    Fon vurgununa yönelik İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı Terörizmin Finansmanı ve Aklama Suçları Soruşturma Bürosu tarafından yürütülen soruşturma kapsamında, eski ticaret bakanı ve AKP Siyasi ve Hukuki İşlerden Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı Hayati Yazıcı’nın oğlu Mustafa Yazıcı’nın tüm mal varlığına tedbir konuldu.

  2. İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Cemil Tugay, Beştepe’de Cumhurbaşkanı Erdoğan ile görüştü

    Tugay, görüşmenin ardından sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda Erdoğan’a kendisini Beştepe’de kabul ettiği için teşekkür ederken, kente ilişkin projeleri “arz ettiklerini” belirtti. Cemil Tugay, geçtiğimiz aylarda CHP’den istifa etmişti. Tugay’ın Beştepe ziyareti, bir süredir medyada yer alan AKP’ye geçeceğine yönelik iddiaların ardından geldi.

  3. Eylül ayı Milli Güvenlik Kurulu toplantısı sona erdi: Çerçeve Yasa uygulanmaya başlamadı

    Cumhurbaşkanı başkanlığında gerçekleştirilen Milli Güvenlik Kurulu (MGK) toplantısı sonrasında İletişim Başkanlığı tarafından sekiz maddelik bir bildiri yayınlandı. ⁠Bildiride tehdit ve tehlikeler arasında, PKK, KCK ve PYD de yer aldı. Böylece iktidarın "Terörsüz Türkiye" olarak adlandırdığı süreç kapsamında yakın zamanda meclisten geçirilen "Çerçeve Yasa"'nın uygulama aşaması, bir süredir çeşitli kaynaklarca dile getirildiği üzere, ileri bir tarihe kaldı.

  4. Fon vurgunu so­ruş­tur­ma­sın­da yeni gelişme: 5 şirket için TMSF kararı

    Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu (BDDK), fon soruşturması kapsamında Destek Yatırım Bankası, Hedef Yatırım Bankası ve Tera Yatırım Bankası’nın nitelikli paylarına ilişkin temettü dışındaki ortaklık haklarının Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu (TMSF) tarafından kullanılmasına karar verdi. BDDK ayrıca Destek Faktoring ve Tera Finans Faktoring’e pay devri işlemlerinin tamamlanması için altı ay süre tanıdı.

  5. İngiltere Başbakanı Burnham: İngiltere için seçenekler arasında AB’ye yeniden katılmak da var

    İngiltere Başbakanı Andy Burnham, BBC’ye verdiği demeçte mevcut Brexit anlaşmasının “faydadan çok zarar” getirdiğini belirterek, Avrupa ile ilişkileri düzeltmek için neler yapılabileceğini değerlendirmek istediğini söyledi. Burnham İngiltere'nin Avrupa ile uzun vadeli ilişkilerini yeniden şekillendirmek amacıyla hükümetin değerlendirebileceği seçenekler arasında Avrupa Birliği’ne yeniden katılmanın da bulunduğunu ifade etti.

  6. Rusya: S-400 sistemlerinin Türkiye’den çıkarılması için Ankara ile görüşüyoruz

    Kremlin, Türkiye’nin Rusya’dan satın aldığı S-400 hava savunma sistemlerinin başka bir ülkeye konuşlandırılması konusunda Ankara ile temasların sürdüğünü açıkladı. Açıklama, Rusya Dışişleri Bakanı Sergey Lavrov’un geçtiğimiz cumartesi günü S-400’lerin başka bir ülkeye devredilebileceğine ilişkin sözlerinin ardından geldi.

  7. CHP’de ihraçlar devam ediyor

    Mutlak butlan kararıyla CHP’nin başına geçen Kılıçdaroğlu yönetimi, partiden ihraç kararları almaya devam ediyor. Son olarak Kadıköy Belediye Başkanı Mesut Kösedağ, Sarıyer Belediye Başkanı Oktay Aksu ve Sancaktepe Belediye Başkanı Alper Yeğin, kesin ihraç talebiyle disipline sevk edildi.

  8. T24'e erişim engeli

    T24'ün internet haber portalı ve sosyal medya hesapları hakkında kapatma kararı verildi. Karar kapsamında T24'ün son 1 yıl içerisinde 118 LGBT propagandası niteliği taşıyan içerik ürettiği ileri sürüldü. 1. Sulh Ceza Hakimliği tarafından alınan karar uygulanmak üzere Siber Güvenlik Başkanlığı'na gönderildi.

  9. Fon so­ruş­tur­ma­sın­da yeni dalga: 34 kişiye gözaltı

    İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığının yürüttüğü fon soruşturmasında 5'inci dalga operasyonda 34 şüpheli için gözaltı kararı verildi. Bakan Akın Gürlek'in açıklamasına göre şüpheli sayısı 217'ye ulaştı; 56 kişi tutuklandı, 88 kişiye adli kontrol uygulandı. 26 hissedeki manipülatif işlemler de inceleniyor.

  10. Sakarya'da çok sayıda bölge sular altında

    Sakarya’da dünden bu yana etkili olan sağanak yağışların ardından birçok bölgede sel ve su baskınları yaşandı. Karasu ve Darıçayırı'nda Sakarya Nehri ve bölgedeki derelerin taşmasıyla su seviyesi yer yer 1 ila 2 metreye ulaştı. Yaklaşık 60 hanenin etkilendiği bölgede mahsur kalanlar oldu. Ferizli ve Kaynarca'da sokaklar adeta göle dönerken, araçlar tamamen suya gömülürken Erenler'de çok sayıda evi su bastı.

  11. Suriye'de haremlik selamlık düğün kararı: Kadın salonlarına damatlar giremeyecek

    T24'ten Namık Durukan'ın haberine göre, Şam kırsalındaki Sergaya Belde Meclisi 27 Eylül'de kadınlara ayrılan düğün salonlarına damatların girişini yasakladı. Douma Şehir Meclisi de benzer bir karar aldı. Kararlara uymayanlar hakkında yasal işlem uygulanacak.

  12. Fatma Betül Sayan Kaya’nın adı AKP’nin internet sitesinden kaldırıldı

    Fon soruşturması kapsamında gündeme gelen iddiaların ardından AKP’deki görevlerinden ayrılan eski Aile ve Sosyal Politikalar Bakanı Fatma Betül Sayan Kaya’nın adı ve özgeçmişi partinin internet sitesinden kaldırıldı. Kaya’nın MKYK WhatsApp grubundan da çıkarıldığı iddia edildi.

  13. Bilal Erdoğan: "Türkiye belki en normal dönemini yaşıyor"

    AKP'li Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın oğlu Bilal Erdoğan, Konya'da imam hatip öğrencilerine seslendi. İmam hatipleri "normalleşmenin" teminatı ilan eden Erdoğan, dindar muhafazakârlığı "milletin vasatı" olarak tanımladı. İlim Yayma Vakfı Mütevelli Heyeti Başkanı sıfatıyla Konya Anadolu İmam Hatip Lisesi'nde konuşan Erdoğan, "Bu millet galebe çaldı ve bugün hamdolsun Türkiye belki en normal, sosyal olarak kültürel olarak dönemini yaşıyor" dedi

  14. Eski SPK Başkanı ifadeye çağrıldı

    Eski Sermaye Piyasası Kurulu (SPK) Başkanı İbrahim Ömer Gönül, İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı Aklama Suçları Soruşturma Bürosu tarafından yürütülen soruşturma kapsamında şüpheli sıfatıyla bugün savcılığa ifade verecek. Gönül'ün ifadesi, başsavcılığın sermaye piyasasında gerçekleştirilen işlemlere ilişkin yürüttüğü soruşturma kapsamında alınacak.

  15. Kaçırılma alarmının nedeni pilot kavgası çıktı

    İsrail Başbakanlığı, Dubai-Tel Aviv seferini yapan Flydubai uçağında kaçırma olmadığını, acil durumun pilotlar arasında yaşanan kavga nedeniyle ortaya çıktığını açıkladı. Uçak, Ürdün hava sahasında “7500” kaçırılma kodu vermesinin ardından Suudi Arabistan’a yönlendirilmiş, İsrail savaş uçaklarını havalandırmıştı. Olayla ilgili soruşturma sürüyor.

  16. TÜİK verilerine göre “gerçek işsizlik” yüzde 31'e yükseldi

    TÜİK’in “atıl işgücü” olarak tanımladığı geniş işsizlik oranı ağustosta yüzde 31’e yükseldi. İşsiz sayısı ise 2 milyon 740 bin olarak açıklandı. İş aramaktan vazgeçenleri ve eksik çalışanları ayrı kategorilerde değerlendiren TÜİK, yalnızca dar tanımı “işsizlik oranı” olarak sunarak işsizliği olduğundan düşük göstermeye çalışıyor. DİSK-AR’ın hesaplamasına göre geniş tanımlı işsiz sayısı ise 12 milyon 608 bin oldu.

  17. DDK Başkanı Tanrıkulu, Borsa İstanbul'daki görevlerinden ayrıldı

    Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın fon skandalıyla ilgili Devlet Denetleme Kurulu'nu görevlendirmesinin ardından DDK Başkanı Salih Tanrıkulu, Borsa İstanbul'daki yönetim kurulu başkanvekilliği ve denetim komitesi başkanlığı görevlerinden ayrıldı. Tanrıkulu'nun adı kurumun internet sitesindeki listelerden de kaldırıldı.

  18. AKP'li Zeybekci'nin şirketlerinin parası da Tera fonunda kalmış

    Eski Ekonomi Bakanı Nihat Zeybekci'nin ortağı olduğu dört şirketin parası, 17 Eylül'de tasfiye kararı verilen Tera'nın TP2 fonunda kaldı. İsmail Saymaz'a konuşan Zeybekci, kendini 455 bin mağdurdan biri saydı, fona yatırımdan haberi olmadığını söyledi. "Maalesef devletin ihmali var" derken mağduriyetini Erdoğan'a iletmediğini belirtti.

  19. Dubai - Tel Aviv uçağında kaçırılma kodu verildi

    İsrail'de yayın yapan Kanal 12'nin haberine göre, Dubai'den Tel Aviv'e giden yolcu uçağı, uçak kaçırılmasını ifade eden "7500" kodunu yayınladı. Kodun yayınlanması sonrasında, İsrail Hava Kuvvetleri'ne ait savaş uçaklarının yolcu uçağına doğru havalandığı bildirilirdi. Ürdün üzerinde bir süre tur atan ve içerisinde yaklaşık 100 İsrail vatandaşının bulunduğu belirtilen uçak, daha sonra Suudi Arabistan yönüne yönlendirildi.

  20. MEB’den istismarcı Ensar Vakfı’yla iş birliği

    MEB, Ensar Vakfı’nın düzenleyeceği “Sana Emanet Online Bilgi Yarışması”nı ortaokul ve liselere resmi yazıyla duyurdu. Cumhuriyet’ten Ufuk Sepetci’nin haberine göre, yarışmada öğrencilere umre ve teknoloji ödülleri verilecek. Dereceye giren kişilerin öğretmenleri ve okul müdürlerine ise 20 bin TL’ye kadar nakit ödül ödenecek. Ensar Vakfı, Karaman’da 45 çocuğun cinsel istismara maruz bırakıldığı olayla gündeme gelmişti.

  21. AYM, yoksulluk nafakasından "süresiz" ifadesini kaldırdı

    Anayasa Mahkemesi, Türk Medeni Kanunu’nun yoksulluk nafakasını düzenleyen 175. maddesindeki “süresiz olarak” ibaresini iptal etti. Karar, 30 Haziran 2027’de yürürlüğe girecek. Nafakanın süresine ilişkin yeni bir düzenlemenin önümüzdeki dönemde TBMM gündemine gelmesi bekleniyor.

✓