Arama

Site İçi Arama

Doğrudan arama yapın Aranıyor... Detaylı Arama
Sonuçlar aranıyor...
Kategorilere Göz Atın
© ideo. Anlatılan senin hikayendir

Maximilien Robespierre, zorbalara karşı “özgürlüğün diktatörlüğü”

Robespierre, cumhuriyeti eşitliğe dayalı bir toplumsal düzen olarak görüyordu. Onun devrimci mirası, halk egemenliğini ve ayrıcalıksız yurttaşlığı esas alan ve gerektiğinde mülkiyet hakkını es geçebilecek radikal bir cumhuriyet anlayışında yatar.

14:55 6 dk okuma

Robespierre, cumhuriyeti eşitliğe dayalı bir toplumsal düzen olarak görüyordu. Onun devrimci mirası, halk egemenliğini ve ayrıcalıksız yurttaşlığı esas alan ve gerektiğinde mülkiyet hakkını es geçebilecek radikal bir cumhuriyet anlayışında yatar.

Maximilien Robespierre, Fransız Devrimi’nin önde gelen figürlerinden olarak cumhuriyetin kurumsallaşması, krallık düzeninin silinmesi ve yeni bir toplum yaratmak adına en ileri adımları atan devrimcilerden biri.

Fransa Kralı XVI. Louis döneminde, 1758 yılında doğan Robespierre baba mesleği olan avukatlığı seçti. 1781 yılında Arras kentinde mesleğine başladı. Hukuk eğitiminin ışığında Fransa’nın krallık düzeni ve toplumsal koşulları ile uzlaşma tanımayacak fikirler geliştirdi. Fransız aydınlanmasının güçlü bir temsilcisi ve teorisyeni olan Jean-Jacques Rousseau’nun siyasi felsefesinin sıkı bir takipçisi oldu. Robespierre’e göre soyluluğa karşı halk egemenliğinin yükseltilmesi insanın onurlu yaşamı için zorunluluk, eşit ve özgür yaşamın tek yoluydu.

Arras halkını temsil etmek için 1789’un nisan ayında toplanacak olan Genel Tabakalar Meclisi’ne (Fr: États Généraux) Üçüncü Tabaka (Fr: Tiers État) temsilcisi olarak seçildi. Siyasi kariyerine temsilcilik görevinden önce devrimci fikirlerini yayma gayretiyle başlayan Robespierre, Fransa halkını sömüren soyluluğa karşı uzlaşmaz tutumu ile dikkatleri üzerinde topladı. Aynı yılın 14 Temmuz tarihinde gerçekleşen Bastille Hapishanesi baskını ile Fransa’da krallığa karşı devrim çanlarının çalmasıyla yerel derneklerde, kulüplerde ve belediyelerde sivri siyasi sözünü örgütledi.

Burjuva kökenli bir aileden gelmesine rağmen bu sınıfın ileri bir unsuru olarak görünüyor, kendisini aşırı solda konumluyordu. Mecliste Üçüncü Tabaka temsilcisi olarak yaptığı konuşmalarda soyluluk ayrıcalıklarının kaldırılması ve kralın yetkilerinin sınırlandırılması konusunda ısrarcı bir tutum sergiliyordu.

Radikalleşen cumhuriyetçilik anlayışı

Genel Tabakalar Meclisi, Kral XVI. Louis tarafından vergi reformunu tartışmak üzere Haziran 1789’da bir araya getirildi. Robespierre gibi burjuvaziye mensup diğer devrimcilerin de bulunduğu Üçüncü Tabaka, burada eşit oy hakkı talep etti ancak soylular ve din adamları buna karşı çıktı. Üçüncü Tabaka temsilcilerinin meclisten kral tarafından kovulmasıyla birlikte, devrimci burjuvazi tarafından Ulusal Meclis’in kurulduğu ilan edildi. Bu, soylulara ve krala karşı kurulan kamu otoritesinin ilk resmi organı olacaktı.

Robespierre ideolojik tutumunu göze alarak 1789 yılının sonunda döneminin aydınlanmacı ve özgürlükçü örgütü olan Jakoben Kulübü’nün bir üyesi oldu.

Siyasi hayatının ilk yıllarında aristokrasiye karşı hukuki önlemlerin alınması ve ayrıcalıklarının sınırlandırılması gibi ılımlı denebilecek talepleri sahiplenmesine rağmen, halkın devrimdeki coşkusu ve krallığın askeri güçlerine karşı gösterdiği şiddetli direnç Robespierre’i devrimci fikirleri daha da sahiplenmeye ve onları yoksul halk tabakaları içerisinde örgütlemeye itti.

Kişisel karizması ve fikirlerini aşılama konusundaki becerisi sayesinde kısa sürede Jakobenlerin lideri oldu ve kulübün ılımlı kanatlarını pasifize ederek örgütü radikal cumhuriyetçi bir zemine oturttu.

Bastille baskını ardından Üçüncü Tabaka temsilcilerinin ve dolayısıyla Jakobenlerin gücü, Genel Tabakalar Meclisi’nde çığ gibi arttı. Senyörlerin, din adamlarının ve soylu toprak sahiplerinin hakları adım adım sınırlandırıldı. Bir vakitten sonra aristokrasinin tüm hakları kökten kaldırılacaktı.

Haziran 1791’de Kral XVI. Louis’in Fransa’dan kaçmaya yeltenmesi Robespierre’in aristokrasiye karşı doğrudan saldıracağı dönemin kapılarını açtı. Monarşinin geri dönüşü olmayacak şekilde yıkılmasını talep etti ve “Kral halktan kaçtıysa halk onu temsil etmiyor demektir” diyerek cumhuriyet çağrısı yaptı.

Halk tabakalarının devrimci isyanı

Fransa’nın yerel kulüpleri ve dernekleri arasında Jakobenlerin etkisi gittikçe arttı. Halkın demokratik talepleri yükselişe geçti. Jakobenlerin dernekleri gittikçe kamu görevlilerinin atanmasını denetlemekte ve belediye meclislerinde görev almakta ve halkı demokratikleştiriliyordu. Böylece Jakobenler Kulübü modern bir siyasi parti görünümü almaya başladı. Halkı yönlendirici ve radikalleştirici pozisyondaydılar.

1788 yılından itibaren görülen kötü hasatlar, tarım ürünlerinde fiyat artışı, hayat pahalılığı ve yüksek enflasyon mülksüz köylülerin, işçilerin ve esnafların öfkesini krallığa karşı tırmandırdı. Ekonomik huzursuzluk halkın ayaklanmasını tetikleyici bir etkiye sahipti.

Kral XVI. Louis ve ailesi, 1789’daki Bastille baskınından beri zorunlu olarak Paris’teki Tuileries Sarayı’nda ikamet ettiriliyordu. XVI. Louis’ye verdikleri destek sebebiyle Avusturya ve Prusya yeni Fransa hükümetine tehdit oluşturuyordu. Avusturya İmparatorluğu ve Prusya Krallığı da Fransa’ya müdahale edebileceklerini duyurdu. Üçüncü Tabaka temsilcileri önderliğinde böylelikle Avusturya’ya 20 Nisan 1792’de savaş ilan edildi.

Halkın XVI. Louis ve hanedanına karşı öfkesi savaş koşullarının ağırlığıyla had safhaya çıktı. 10 Ağustos 1792’de halk ve devrimciler silahlanarak Tuileries Sarayı’nı bastı ve hanedan mensuplarının tutuklanmasının yolunu açtı. Devrimi ileriye götürmek için bunu bir fırsat gören Jakobenler 21 Eylül’de monarşinin yıkıldığını ve cumhuriyetin kurulduğunu ilan ettiler. Devrimin öncülüğü bu süreçte Robespierre ve Jakobenlere geçti.

Terör Dönemi ve devrim iktidarı

Jakobenlerin iktidarında Eski Rejim ve böylelikle eski toplum anlayışı silinmeliydi. Aristokratların, yani “zorbaların diktatörlüğü” yerini devrimci diktatörlüğe bıraktı. “Özgürlüğün diktatörlüğü” olarak adlandırdıkları bu dönem soyluluğun haklarının silindiği, senyörlerin topraklarının kamulaştırıldığı, genel oy hakkının revizelerle beraber tanındığı bir dönem olarak kendisini gösterdi.

Bu yeni dönem daha genişçe Konvansiyon Dönemi olarak bilinecekti. Robespierre, Saint-Just, Lazare Carnot, Georges Couthon ve Billaud-Varenne gibi radikal cumhuriyetçilerden oluşan Kamu Selameti Komitesi, eski Yasama Meclisi’nin yerini aldı. Ulusal Konvansiyon üzerine denetleme yetkisini de elinde bulunduran bu komite, devrimin yürütücülüğünü elinde topladı.

Kamu Selameti Komitesi hem yasama organı ve hem de devletin idarecisiydi. Ulusal Konvansiyon, komitenin kararlarını onaylardı, ardından komite yine bu kararların uygulanmasını denetlerdi. Senyörler, soylular, kralcılar, din adamları kamu hizmetlerinden uzaklaştırıldı, oturdukları ilin belediyesine her gün görünme gibi zorunluluklar verildi. Bunlar yumuşak önlemler olmakla beraber; açıktan karşı-devrimci olduğu anlaşılanlar, krallığı ve feodalizmi cumhuriyet karşısında önerenler ise ölümle cezalandırıldı.

Saint Just’a göre “Cumhuriyet, monarşik azınlık üzerinde fetih hakkına dayanarak hüküm sürecektir. Adaletle yönetilemeyecek olanı güce dayanarak yönetecektir. Zorbaları ezmek gerekir”di.

Maximilien Robespierre’e göre “Cumhuriyetin selameti, hükümetin baştan aşağı yeniden örgütlenmesinde” idi. Cumhuriyette yurttaş olanların sadece cumhuriyetçiler olabileceğini düşünüyordu.

5 Eylül 1793’te devrimci hükümet resmen kuruldu. Böylelikle Fransız Devrimi en radikal evresine girdi. Jakoben liderler Robespierre, Marat ve Danton, “halkın düşmanlarına karşı terör” çağrısını yükselttiklerinde, bu çağrı Paris halkı ve Ulusal Konvansiyon nezdinde karşılık buldu. Aristokratların ve halk düşmanlarının yargılanmasını alkışla karşılayan halk, sonradan “Terör Dönemi” olarak adlandırılacak bu süreçte sahip olduğu siyasal alanlarda kayıplar yaşamaya başladı.

İlerleyen yılda, halkın siyasi katılım alanı büyük ölçüde daraldı; devrim, halk adına ama halksız yürütülen bir iktidar formuna büründü.

Jakobenlerin tasfiyesiyle devrim geri çekiliyor

Devrimci iktidar, güvenlik ve düzenin sağlanması amacıyla Kamu Selameti Komitesi ve Genel Güvenlik Komitesi gibi olağanüstü yetkilerle donatılmış organlarını ihtiyatsızca kullandı. Bu yapı, yalnızca karşı-devrimcileri değil, devrim içindeki muhalifleri de hedef aldı. Takvimler 9 Thermidor Yılı II (27 Temmuz 1794)’yi gösterdiğinde Robespierre ve destekçileri Kamu Selameti Komitesi’nden ve Konvansiyon’dan tasfiye edildi. Ertesi gün, 28 Temmuz tarihinde ise idam edildiler.

Jakobenler dağıtıldı ve devrim süreci geri çekildi. Böylece burjuvazinin gerici unsurlarının idaresine dayalı, mülkiyet haklarını ön plana yerleştiren daha ılımlı bir düzen kuruldu.

Bu geçişle birlikte Jakobenlere ait faaliyetler donduruldu, siyasi ve toplumsal denetim aygıtları polis gözetimine devredildi. Terör Dönemi’nin hukuki ve ideolojik dayanaklarından biri olan 1793 İnsan ve Yurttaş Hakları Bildirisi, eşitliği temel ilke olarak özgürlük ve mülkiyetin önüne koymuştu. Ancak bu anlayış Jakobenlerden sonra, Yıl III (1795) Anayasası’yla birlikte tersine döndü: yeni bildiride özgürlük, eşitliğin önüne alınmış ve yurttaşlara yönelik görevler arasında “mülkiyete saygı” ilkesi öne çıkarılmıştı. Bildiride açıkça şöyle deniyordu: Sosyal düzen, mülkiyetin sürekliliğine dayanır.

Tersine, tasfiye edilmeden önce Robespierre Şubat 1794’te yaptığı bir konuşmada, Jakoben cumhuriyet anlayışını şu sözlerle dile getirmişti:

“Cumhuriyetin ruhu erdem ve eşitliktir. Amacımız, cumhuriyeti kurmak ve sağlamlaştırmaktır. O halde ilk hareket kuralınız, bütün eyleminizi erdemin gelişmesine ve eşitliğin korunmasına yöneltmek olacaktır.”

Onun bu sözleri, Terör Dönemi’nin siyasal şiddet kadar ideolojik bir eşitlik arayışı olduğunu da ortaya koyar. Ancak eşitliği yücelten bu cumhuriyet ideası, 9 Thermidor ile birlikte sona ermiş ve yerini mülkiyeti esas alan liberal cumhuriyet anlayışına bırakmıştır.

Robespierre’in devrimci mirası, cumhuriyetin eşitliğe dayanan bir toplumsal düzen olduğu tezinde yatar. Onun için cumhuriyetin tek mümkün biçimi, yurttaşlar arasında ayrıcalıkların olmadığı, halk egemenliğinin hüküm sürdüğü bir rejimdi.

Terör Dönemi’nin tüm çelişkilerine rağmen Robespierre’in cumhuriyetçiliği, eşitliği yalnızca bir hak olarak görmüyordu. Onu çağdaşlarından daha ileride konumlandıracak bir anlayışla, cumhuriyeti insanın bir varlık koşulu olarak gören radikal bir duruşu benimsiyordu. Bu nedenle onun mücadelesi, sadece krallığın yıkılmasıyla değil, toplumun eşitlik temelinde yeniden inşası üzerinden ancak okunabilir.

Kaynaklar

Tanilli, S. (2000). Yüzyılların gerçeği ve mirası: 18. yüzyıl – Aydınlanma ve devrim (Cilt 4). Alkım Yayınları.

Robespierre, M. (2004). cumhuriyetin İç Yönetiminde Ulusal Konvansiyon’a Kılavuzluk Edecek Siyasal Ahlak İlkeleri Üstüne, Siyasal düşünceler tarihi (Cilt 2, ss. 545–570). Bilgi Yayınevi.

Kısa Kısa

  1. İstanbul'un enflasyonu eylülde hızlandı

    İstanbul Ticaret Odası (İTO) verilerine göre, İstanbul'da bir önceki ay yüzde 1,66 olan aylık enflasyon eylülde yüzde 2,11'e çıktı. Yıllık enflasyon ise yüzde 34,96'dan yüzde 33,55'e geriledi. Eylül ayının zam şampiyonu yüzde 22,59'luk artışla eğitim grubu oldu.

  2. Fransa'da sağcı cumhurbaşkanı adayından başörtüsü ve göç vaadi

    Fransa'da cumhurbaşkanı adayından başörtüsü ve göç vaadi Eski İçişleri Bakanı Bruno Retailleau, gelecek yıl yapılacak cumhurbaşkanı seçiminde aday olması halinde spor faaliyetleri, okul gezileri ve üniversitelerde başörtüsünü yasaklayacağını açıkladı. Retailleau ayrıca Müslüman Kardeşler bağlantılı kuruluşların feshedilmesini ve Fransa'nın “Yahudi-Hristiyan köklerine” ilişkin bir ifadenin anayasaya eklenmesini vaat etti.

  3. İzmir'de fabrikada patlama: İşçiler yaralandı

    İzmir'in Torbalı ilçesinde İki-El Metal fabrikasında meydana gelen patlamada 7 işçi yaralandı. Olayda 3'ü ağır 7 işçi yaralandı. Yaralılar, ambulanslarla çeşitli hastanelere kaldırıldı.

  4. Can Atalay 24 saatlik açlık grevine başladı

    Anayasa Mahkemesi kararlarına rağmen tutukluluğu devam eden seçilmiş Hatay Milletvekili Can Atalay, TBMM’nin yeni yasama yılının başladığı 1 Ekim’de 24 saatlik açlık grevi kararı aldı. Türkiye İşçi Partisi Hatay Milletvekili Atalay'ın X hesabı üzerinden paylaşılan mesajda karar, "Hatay halkı beni, kendisi adına söz söylemem ve hesap sormam için seçti. O görevden vazgeçmeyeceğim. Artık bıçak kemiğe dayanmıştır" ifadeleriyle duyuruldu.

  5. Fon skandalında iade bilmecesi

    Gazeteci İsmail Saymaz, Fatma Betül Sayan Kaya'nın hisselerden kazandığı 2,2 milyar lirayı iade etmediği iddia ediliyor. Gazeteci İsmail Saymaz katıldığı televizyon yayınında iade iddiasının doğru olmasını ileri sürdü. Dün de Nagehan Alçı benzer bir iddiada bulunmuştu. Ekonomim'in iddiasına göre Kaya ve eşi, söz konusu tutarı Hazine ve Maliye Bakanlığı tarafından bildirilen banka hesabına aktarmıştı.

  6. Tera Portföy yöneticileri hakkında tutuklama kararı

    İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen 'fon soruşturması' kapsamında dün adliyeye sevk edilen Tera Portföy Yönetim Kurulu Başkanı Erdin Özel ve Tera Portföy CEO'su Emir Münir Sarpyener hakkında tutuklama kararı verildi.

  7. Vahap Seçer gözaltına alındı

    Mersin Büyükşehir Belediye Başkanı Vahap Seçer dahil 59 kişi gözaltına alındı. Gözaltına alınanlar arasında aynı zamanda Vahap Seçer'in yanı sıra Vahap Seçer'in yanı sıra Yenişehir Belediye Başkanı Abdullah Özyiğit ve Mezitli Belediye Başkanı Ahmet Serkan Tuncer de bulunuyor.

  8. Akaryakıta zam geldi

    ÖTV artışı nedeniyle benzinin satış fiyatına 4,20, motorine ise 3,70 lira zam geldi. Resmi Gazete'de yayınlanan karara göre, eşel mobil sisteminin sona ermesiyle başlayan yeni dönemde benzindeki ÖTV artışı kasım ve aralık aylarında da kademeli olarak uygulanacak. Böylece benzinde eşel mobil öncesine dönüş nedeniyle beklenen 12,47 liralık fiyat artışı, ÖTV'nin tek seferde değil, kademeli olarak geri getirilmesiyle engellenmiş oldu. LPG'de ise eşel mobil öncesi sisteme dönüldü.

  9. Fon vurgunu: AKP Genel Başkan Yardımcısı Hayat Yazıcı’nın oğlunun malvarlığına konulan tedbir kararı kaldırıldı

    Fon soruşturması kapsamında yönelik kapsamında, eski ticaret bakanı ve AKP Siyasi ve Hukuki İşlerden Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı Hayati Yazıcı’nın oğlu Mustafa Yazıcı’nın tüm mal varlığına hakkında verilen tedbir kararı saatler içinde kaldırıldı. İfadesi alınan Mustafa Yazıcı hakkında, yurt dışına çıkış yasağı şeklinde adli kontrol kararı verildi.

Önceki gün

  1. Fon so­ruş­tur­ma­sın­da AKP'li eski bakan Hayati Yazıcı’nın oğlunun mal varlığına tedbir konuldu

    Fon vurgununa yönelik İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı Terörizmin Finansmanı ve Aklama Suçları Soruşturma Bürosu tarafından yürütülen soruşturma kapsamında, eski ticaret bakanı ve AKP Siyasi ve Hukuki İşlerden Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı Hayati Yazıcı’nın oğlu Mustafa Yazıcı’nın tüm mal varlığına tedbir konuldu.

  2. İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Cemil Tugay, Beştepe’de Cumhurbaşkanı Erdoğan ile görüştü

    Tugay, görüşmenin ardından sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda Erdoğan’a kendisini Beştepe’de kabul ettiği için teşekkür ederken, kente ilişkin projeleri “arz ettiklerini” belirtti. Cemil Tugay, geçtiğimiz aylarda CHP’den istifa etmişti. Tugay’ın Beştepe ziyareti, bir süredir medyada yer alan AKP’ye geçeceğine yönelik iddiaların ardından geldi.

  3. Eylül ayı Milli Güvenlik Kurulu toplantısı sona erdi: Çerçeve Yasa uygulanmaya başlamadı

    Cumhurbaşkanı başkanlığında gerçekleştirilen Milli Güvenlik Kurulu (MGK) toplantısı sonrasında İletişim Başkanlığı tarafından sekiz maddelik bir bildiri yayınlandı. ⁠Bildiride tehdit ve tehlikeler arasında, PKK, KCK ve PYD de yer aldı. Böylece iktidarın "Terörsüz Türkiye" olarak adlandırdığı süreç kapsamında yakın zamanda meclisten geçirilen "Çerçeve Yasa"'nın uygulama aşaması, bir süredir çeşitli kaynaklarca dile getirildiği üzere, ileri bir tarihe kaldı.

  4. Fon vurgunu so­ruş­tur­ma­sın­da yeni gelişme: 5 şirket için TMSF kararı

    Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu (BDDK), fon soruşturması kapsamında Destek Yatırım Bankası, Hedef Yatırım Bankası ve Tera Yatırım Bankası’nın nitelikli paylarına ilişkin temettü dışındaki ortaklık haklarının Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu (TMSF) tarafından kullanılmasına karar verdi. BDDK ayrıca Destek Faktoring ve Tera Finans Faktoring’e pay devri işlemlerinin tamamlanması için altı ay süre tanıdı.

  5. İngiltere Başbakanı Burnham: İngiltere için seçenekler arasında AB’ye yeniden katılmak da var

    İngiltere Başbakanı Andy Burnham, BBC’ye verdiği demeçte mevcut Brexit anlaşmasının “faydadan çok zarar” getirdiğini belirterek, Avrupa ile ilişkileri düzeltmek için neler yapılabileceğini değerlendirmek istediğini söyledi. Burnham İngiltere'nin Avrupa ile uzun vadeli ilişkilerini yeniden şekillendirmek amacıyla hükümetin değerlendirebileceği seçenekler arasında Avrupa Birliği’ne yeniden katılmanın da bulunduğunu ifade etti.

  6. Rusya: S-400 sistemlerinin Türkiye’den çıkarılması için Ankara ile görüşüyoruz

    Kremlin, Türkiye’nin Rusya’dan satın aldığı S-400 hava savunma sistemlerinin başka bir ülkeye konuşlandırılması konusunda Ankara ile temasların sürdüğünü açıkladı. Açıklama, Rusya Dışişleri Bakanı Sergey Lavrov’un geçtiğimiz cumartesi günü S-400’lerin başka bir ülkeye devredilebileceğine ilişkin sözlerinin ardından geldi.

  7. CHP’de ihraçlar devam ediyor

    Mutlak butlan kararıyla CHP’nin başına geçen Kılıçdaroğlu yönetimi, partiden ihraç kararları almaya devam ediyor. Son olarak Kadıköy Belediye Başkanı Mesut Kösedağ, Sarıyer Belediye Başkanı Oktay Aksu ve Sancaktepe Belediye Başkanı Alper Yeğin, kesin ihraç talebiyle disipline sevk edildi.

  8. T24'e erişim engeli

    T24'ün internet haber portalı ve sosyal medya hesapları hakkında kapatma kararı verildi. Karar kapsamında T24'ün son 1 yıl içerisinde 118 LGBT propagandası niteliği taşıyan içerik ürettiği ileri sürüldü. 1. Sulh Ceza Hakimliği tarafından alınan karar uygulanmak üzere Siber Güvenlik Başkanlığı'na gönderildi.

  9. Fon so­ruş­tur­ma­sın­da yeni dalga: 34 kişiye gözaltı

    İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığının yürüttüğü fon soruşturmasında 5'inci dalga operasyonda 34 şüpheli için gözaltı kararı verildi. Bakan Akın Gürlek'in açıklamasına göre şüpheli sayısı 217'ye ulaştı; 56 kişi tutuklandı, 88 kişiye adli kontrol uygulandı. 26 hissedeki manipülatif işlemler de inceleniyor.

  10. Sakarya'da çok sayıda bölge sular altında

    Sakarya’da dünden bu yana etkili olan sağanak yağışların ardından birçok bölgede sel ve su baskınları yaşandı. Karasu ve Darıçayırı'nda Sakarya Nehri ve bölgedeki derelerin taşmasıyla su seviyesi yer yer 1 ila 2 metreye ulaştı. Yaklaşık 60 hanenin etkilendiği bölgede mahsur kalanlar oldu. Ferizli ve Kaynarca'da sokaklar adeta göle dönerken, araçlar tamamen suya gömülürken Erenler'de çok sayıda evi su bastı.

  11. Suriye'de haremlik selamlık düğün kararı: Kadın salonlarına damatlar giremeyecek

    T24'ten Namık Durukan'ın haberine göre, Şam kırsalındaki Sergaya Belde Meclisi 27 Eylül'de kadınlara ayrılan düğün salonlarına damatların girişini yasakladı. Douma Şehir Meclisi de benzer bir karar aldı. Kararlara uymayanlar hakkında yasal işlem uygulanacak.

  12. Fatma Betül Sayan Kaya’nın adı AKP’nin internet sitesinden kaldırıldı

    Fon soruşturması kapsamında gündeme gelen iddiaların ardından AKP’deki görevlerinden ayrılan eski Aile ve Sosyal Politikalar Bakanı Fatma Betül Sayan Kaya’nın adı ve özgeçmişi partinin internet sitesinden kaldırıldı. Kaya’nın MKYK WhatsApp grubundan da çıkarıldığı iddia edildi.

  13. Bilal Erdoğan: "Türkiye belki en normal dönemini yaşıyor"

    AKP'li Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın oğlu Bilal Erdoğan, Konya'da imam hatip öğrencilerine seslendi. İmam hatipleri "normalleşmenin" teminatı ilan eden Erdoğan, dindar muhafazakârlığı "milletin vasatı" olarak tanımladı. İlim Yayma Vakfı Mütevelli Heyeti Başkanı sıfatıyla Konya Anadolu İmam Hatip Lisesi'nde konuşan Erdoğan, "Bu millet galebe çaldı ve bugün hamdolsun Türkiye belki en normal, sosyal olarak kültürel olarak dönemini yaşıyor" dedi

  14. Eski SPK Başkanı ifadeye çağrıldı

    Eski Sermaye Piyasası Kurulu (SPK) Başkanı İbrahim Ömer Gönül, İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı Aklama Suçları Soruşturma Bürosu tarafından yürütülen soruşturma kapsamında şüpheli sıfatıyla bugün savcılığa ifade verecek. Gönül'ün ifadesi, başsavcılığın sermaye piyasasında gerçekleştirilen işlemlere ilişkin yürüttüğü soruşturma kapsamında alınacak.

  15. Kaçırılma alarmının nedeni pilot kavgası çıktı

    İsrail Başbakanlığı, Dubai-Tel Aviv seferini yapan Flydubai uçağında kaçırma olmadığını, acil durumun pilotlar arasında yaşanan kavga nedeniyle ortaya çıktığını açıkladı. Uçak, Ürdün hava sahasında “7500” kaçırılma kodu vermesinin ardından Suudi Arabistan’a yönlendirilmiş, İsrail savaş uçaklarını havalandırmıştı. Olayla ilgili soruşturma sürüyor.

  16. TÜİK verilerine göre “gerçek işsizlik” yüzde 31'e yükseldi

    TÜİK’in “atıl işgücü” olarak tanımladığı geniş işsizlik oranı ağustosta yüzde 31’e yükseldi. İşsiz sayısı ise 2 milyon 740 bin olarak açıklandı. İş aramaktan vazgeçenleri ve eksik çalışanları ayrı kategorilerde değerlendiren TÜİK, yalnızca dar tanımı “işsizlik oranı” olarak sunarak işsizliği olduğundan düşük göstermeye çalışıyor. DİSK-AR’ın hesaplamasına göre geniş tanımlı işsiz sayısı ise 12 milyon 608 bin oldu.

  17. DDK Başkanı Tanrıkulu, Borsa İstanbul'daki görevlerinden ayrıldı

    Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın fon skandalıyla ilgili Devlet Denetleme Kurulu'nu görevlendirmesinin ardından DDK Başkanı Salih Tanrıkulu, Borsa İstanbul'daki yönetim kurulu başkanvekilliği ve denetim komitesi başkanlığı görevlerinden ayrıldı. Tanrıkulu'nun adı kurumun internet sitesindeki listelerden de kaldırıldı.

  18. AKP'li Zeybekci'nin şirketlerinin parası da Tera fonunda kalmış

    Eski Ekonomi Bakanı Nihat Zeybekci'nin ortağı olduğu dört şirketin parası, 17 Eylül'de tasfiye kararı verilen Tera'nın TP2 fonunda kaldı. İsmail Saymaz'a konuşan Zeybekci, kendini 455 bin mağdurdan biri saydı, fona yatırımdan haberi olmadığını söyledi. "Maalesef devletin ihmali var" derken mağduriyetini Erdoğan'a iletmediğini belirtti.

  19. Dubai - Tel Aviv uçağında kaçırılma kodu verildi

    İsrail'de yayın yapan Kanal 12'nin haberine göre, Dubai'den Tel Aviv'e giden yolcu uçağı, uçak kaçırılmasını ifade eden "7500" kodunu yayınladı. Kodun yayınlanması sonrasında, İsrail Hava Kuvvetleri'ne ait savaş uçaklarının yolcu uçağına doğru havalandığı bildirilirdi. Ürdün üzerinde bir süre tur atan ve içerisinde yaklaşık 100 İsrail vatandaşının bulunduğu belirtilen uçak, daha sonra Suudi Arabistan yönüne yönlendirildi.

  20. MEB’den istismarcı Ensar Vakfı’yla iş birliği

    MEB, Ensar Vakfı’nın düzenleyeceği “Sana Emanet Online Bilgi Yarışması”nı ortaokul ve liselere resmi yazıyla duyurdu. Cumhuriyet’ten Ufuk Sepetci’nin haberine göre, yarışmada öğrencilere umre ve teknoloji ödülleri verilecek. Dereceye giren kişilerin öğretmenleri ve okul müdürlerine ise 20 bin TL’ye kadar nakit ödül ödenecek. Ensar Vakfı, Karaman’da 45 çocuğun cinsel istismara maruz bırakıldığı olayla gündeme gelmişti.

  21. AYM, yoksulluk nafakasından "süresiz" ifadesini kaldırdı

    Anayasa Mahkemesi, Türk Medeni Kanunu’nun yoksulluk nafakasını düzenleyen 175. maddesindeki “süresiz olarak” ibaresini iptal etti. Karar, 30 Haziran 2027’de yürürlüğe girecek. Nafakanın süresine ilişkin yeni bir düzenlemenin önümüzdeki dönemde TBMM gündemine gelmesi bekleniyor.

✓