Arama

Site İçi Arama

Doğrudan arama yapın Aranıyor... Detaylı Arama
Sonuçlar aranıyor...
Kategorilere Göz Atın
© ideo. Anlatılan senin hikayendir

“Özgürlük” adına halkın sırtından servet transferi: Milei ekonomisinin iç yüzü

Kendisini “anarko-kapitalist” ve “liberteryen” olarak tanıtan, Twitter biyografisinde “Ekonomist” ibaresini gururla taşıyan Javier Milei, Arjantin’i kurtarmak vaadiyle geldiği başkanlık koltuğunda, ülke tarihinin en acımasız ve eşitsiz ekonomik deneylerinden birini halka dayatıyor. Peki, bu politikalar gerçekten “ekonomik başarı” mı, yoksa sermayenin sırtını dayadığı, halkın ise sırtından bıçaklandığı devasa bir servet transferi mi?

10:20 5 dk okuma

Kendisini “anarko-kapitalist” ve “liberteryen” olarak tanıtan, Twitter biyografisinde “Ekonomist” ibaresini gururla taşıyan Javier Milei, Arjantin’i kurtarmak vaadiyle geldiği başkanlık koltuğunda, ülke tarihinin en acımasız ve eşitsiz ekonomik deneylerinden birini halka dayatıyor. Peki, bu politikalar gerçekten “ekonomik başarı” mı, yoksa sermayenin sırtını dayadığı, halkın ise sırtından bıçaklandığı devasa bir servet transferi mi?

Arjantin’de Javier Milei’nin iktidara gelişi, yalnızca yeni bir başkanın seçilmesi değil, neoliberalizmin en keskin biçimlerinden birinin ülke ölçeğinde denenmesidir. Gerçekte ekonomiyi kurtarmaktan çok neoliberal politikalarını ülke halkına dayatan Milei’nin ekonomi politikaları, uluslararası sermaye çevrelerinde “cesur reform” diye alkışlanırken, Arjantin halkı için açlık, işsizlik ve sosyal yıkım anlamına gelmektedir.

Milei’nin başkanlık koltuğuna oturur oturmaz uyguladığı “şok terapi”[1], ülkenin parasını bir gecede yarı yarıya değersizleştirdi. Peso’nun bu sert devalüasyonu[2], işçilerin maaşlarını, emeklilerin birikimlerini, halkın alım gücünü silip süpürdü. Üç haneli enflasyon, temel gıda fiyatlarının birkaç gün içinde katlanması, insanların maaşlarını alır almaz dolara çevirip erzak stoklamaya çalışması, Arjantin’in gündelik manzaraları haline geldi. Milei’nin özgürlük adına sunduğu piyasa reçetesi, halkı her geçen gün yeniden yoksullaştıran bir mekanizmaya dönüştü.

Milei’nin politikasının halk üzerindeki etkisini en çıplak biçimde ulaşım ve enerji sübvansiyonlarının kaldırılmasında görmek mümkün. Daha önce devlet desteğiyle görece düşük seyreden otobüs, metro ve tren biletleri birkaç ay içinde üç-dört katına çıktı. Buenos Aires’in yoksul mahallelerinde yaşayan işçiler, işlerine gitmek için maaşlarının önemli bir kısmını artık yola harcamak zorunda. Benzer şekilde elektrik ve doğal gaz faturaları, tek maaşla geçinmeye çalışan aileler için neredeyse ödenemez hale geldi. Kış aylarında faturalarını ödeyemeyen emekliler soğuk evlerde yaşam mücadelesi verirken, büyük enerji şirketleri rekor kâr açıklıyor.

Liberallerin dillerinden düşürmediği “bir adam geldi, Arjantin’i içinde bulunduğu sefaletten kurtardı” masalları, Milei’nin uyguladığı politikalar ve bu politikaların pratikteki karşılığı ile bağdaşmıyor. Emekli aylıklarını budamak, yoksulluk ödeneklerini tırpanlamak, engelli haklarını gasp etmek… Bunlar Milei’nin “özgürlük” diye sunduğu politikaların gerçek yüzü. Tam tersine bu reçeteler Arjantin’i refaha değil, daha derin bir krize sürükledi. Resmî INDEC verilerine göre 2025’in ilk çeyreğinde işsizlik oranı %7,9’a yükseldi; bu, son dört yılın en yüksek düzeyi ve yaklaşık 250 bin kişinin işsiz kalması demek[3]. Yoksulluk oranı ise, 2024 sonunda kısa bir düşüş göstermesine rağmen, hâlâ şehir nüfusunun üçte birini pençesinde tutuyor. Halk için anlamı ise açık: işsizlik, açlık ve yoksulluk.

Bu politikaların yarattığı öfke, sokakta da kendini gösterdi. Emekçilerin alın terine göz diken, engelli ödemelerini dahi kesen Milei, Buenos Aires eyaletinde taşlı, şişeli bir saldırıya uğradı[4]. Bu yalnızca bir güvenlik olayı değil; yönetimin meşruiyetini hızla tükettiğinin ve halkın sabrının taşmakta olduğunun işaretiydi.

Kamulaştırma politikaları da yerine özelleştirmeye bıraktı, kamusal yatırımlar bir bir tasfiye edildi. Bakanlıkların kapatılması, kamu harcamalarının kesilmesi, sağlık ve eğitimdeki bütçe daralmaları, devletin yurttaşını koruyan değil, sermayenin çıkarlarını daha fazla kollayan bir aparata dönüşmesine yol açtı. Kamu hastaneleri kaynak yetersizliğiyle işlemez hale gelirken özel klinikler kârlarını katladı. Devlet okullarının imkânları daralırken, paralı eğitim kurumları hızla büyüdü. Sosyal yardımların geri çekilmesi, özellikle emekçiler ve kadınlar için hayati sonuçlar doğurdu: bakım yükü bireylere yıkıldı, iş gücü piyasasındaki güvencesizlik derinleşti, emekliler ve işsizler sefaletin kıskacına mahkûm edildi. Liberallerin alkış tuttuğu Milei’nin “özgürlük” sloganı, bu koşullarda yalnızca sermayenin özgürlüğü anlamına geldi; halk için ise en temel hakların parayla satın alınan (çoğunlukla da alınamayan) ayrıcalıklara dönüşmesi demekti.

Kazananların kimler olduğu ise belli. Devletin sübvansiyonları kaldırması ve fiyat kontrollerini ortadan kaldırması, kartellerin ve tekellerin sınırsız bir alan bulmasına yol açtı. Özelleştirme ile birlikte enerji şirketleri faturaları katladı, gıda üreticileri fiyatları istedikleri gibi belirledi, spekülatif fonlar ülkenin krizini kâr hanesine yazdı. Milei eliyle iyice vahşileşen düzen, ülkenin bütünüyle kapitalist saldırganlığa teslim edildiğinde ne olacağını bir kez daha gözler önüne serdi: Aşağıdan yukarıya devasa bir servet transferi. İşçiler, emekliler, gençler, kadınlar her gün biraz daha yoksullaşırken, uluslararası sermaye ve büyük şirketler “ekonomik başarı” adı altında yağmayı sürdürdü.

Uluslararası basının Milei’ye duyduğu hayranlık, onun politikalarının halkı yoksullaştırmasından değil, küresel sermaye için yarattığı “yatırım fırsatlarından” kaynaklanıyor. New York Times, Financial Times ya da Bloomberg gibi merkezler, Milei’nin “cesur” reformlarından söz ederken aslında Arjantin halkının çektiği açlığa değil, ülkenin “piyasa dostu” bir zemine ne kadar güçlü bir biçimde oturtulduğuna bakıyor. Çünkü uluslararası finans dünyasının gözünde başarı, işsizliğin artmaması ya da emeklinin sofrasına yemek koyabilmesiyle değil, ülkenin borçlarını düzenli ödeyip yabancı yatırımcıya güven vermesiyle ölçülüyor. Milei’nin para birimini sert biçimde devalüe etmesi, sübvansiyonları kaldırması, devletin ekonomiye emekçi halk lehine müdahale yollarını tıkaması, bu çevreler için bir “temizlik operasyonu” anlamına geliyor. Onlara göre Arjantin, krizini atlatmak için dibe vurmalı ve sermaye için daha cazip bir pazar haline gelmeli. Bu bakış açısında halkın açlık sınırının altında yaşaması bir sorun değil; aksine, ucuz iş gücünün ve yüksek kâr marjlarının ön koşulu olarak görülüyor. Yani uluslararası basının Milei’yi parlatması, aslında emperyalist kapitalist sistemin kendi çıkarlarını savunmasının başka bir şey değil.

Burada ideolojik bir boyut da var. Milei’nin uyguladığı politikalar, neoliberalizmin krizden çıkış formülü gibi sunuluyor. 1980’lerden bu yana defalarca denenmiş ve her seferinde eşitsizlikleri derinleştirmiş bu reçeteler, yine “özgürlük” ve “serbest piyasa” retoriğiyle pazarlanıyor. Uluslararası medya, bu deneyin başarısızlığının görünür olmasını istemiyor, çünkü başarısızlık yalnızca Arjantin için değil, uluslararası düzeyde kapitalist zihniyetin ve neoliberal dönüşümün meşruiyetini zedeleyecek bir gelişme olurdu. Bu yüzden Milei’nin adımları açlık ve sefalet yaratsa da, haberlerde “reform”, “cesaret” ve “kararlılık” gibi olumlu kelimelerle süsleniyor. Sonuçta, Milei’yi parlatanlar için asıl mesele, Arjantin halkının yaşadığı yıkım değil; uluslararası tekellerin önündeki bariyerlerin kaldırılmasıdır. Halkın sırtındaki yük, onların gözünde yalnızca bir yan etki, hatta bir başarı göstergesidir: çünkü daha ucuz iş gücü ve daha yüksek yatırım getirisi demektir. Milei, bu açıdan bakıldığında, bir ekonomist değil, emperyalistlerin çıkarlarına hizmet eden bir gericidir. Uluslararası basının alkışladığı da tam olarak budur.

Arjantin’de yaşanan, bir ekonomik başarı öyküsü değil; toplumsal yaşamın her alanının piyasalaştırılması, eşitsizliğin kurumsallaştırılması ve büyük bir yağmadır. Milei, halkını kurtaran bir ekonomist olarak değil, ülkesini küresel finansın deney tahtasına çeviren bir aparat olarak tarihe geçecektir. Bugün Wall Street’te yükselen alkışların karşısında, Buenos Aires’in sokaklarında açlıktan yükselen sesler var. Ve yarın, Arjantin halkının hafızasında kalacak olan, Milei’nin adıyla özdeşleşmiş bir yıkım olacak.

Notlar:


[1] https://www.piie.com/blogs/realtime-economics/2024/mileis-shock-therapy-faces-uphill-battle-argentina

[2] Grainger, J. (2025, July 31). Peso posts worst month since Milei’s 2023 devaluation. Buenos Aires Times; BATimes Newspaper. https://www.batimes.com.ar/news/economy/argentine-peso-posts-worst-month-since-mileis-2023-devaluation.phtml

[3][3] Herald, B. A. (2025, June 20). Unemployment in Argentina rises to 7.9%, the highest in four years. Buenos Aires Herald. https://buenosairesherald.com/economics/unemployment-in-argentina-rises-to-7-9-the-highest-in-four-years

[4] (2025). X (Formerly Twitter). https://x.com/serbestiyetweb/status/1960822314238665144

Kısa Kısa

  1. İstanbul'un enflasyonu eylülde hızlandı

    İstanbul Ticaret Odası (İTO) verilerine göre, İstanbul'da bir önceki ay yüzde 1,66 olan aylık enflasyon eylülde yüzde 2,11'e çıktı. Yıllık enflasyon ise yüzde 34,96'dan yüzde 33,55'e geriledi. Eylül ayının zam şampiyonu yüzde 22,59'luk artışla eğitim grubu oldu.

  2. Fransa'da sağcı cumhurbaşkanı adayından başörtüsü ve göç vaadi

    Fransa'da cumhurbaşkanı adayından başörtüsü ve göç vaadi Eski İçişleri Bakanı Bruno Retailleau, gelecek yıl yapılacak cumhurbaşkanı seçiminde aday olması halinde spor faaliyetleri, okul gezileri ve üniversitelerde başörtüsünü yasaklayacağını açıkladı. Retailleau ayrıca Müslüman Kardeşler bağlantılı kuruluşların feshedilmesini ve Fransa'nın “Yahudi-Hristiyan köklerine” ilişkin bir ifadenin anayasaya eklenmesini vaat etti.

  3. İzmir'de fabrikada patlama: İşçiler yaralandı

    İzmir'in Torbalı ilçesinde İki-El Metal fabrikasında meydana gelen patlamada 7 işçi yaralandı. Olayda 3'ü ağır 7 işçi yaralandı. Yaralılar, ambulanslarla çeşitli hastanelere kaldırıldı.

  4. Can Atalay 24 saatlik açlık grevine başladı

    Anayasa Mahkemesi kararlarına rağmen tutukluluğu devam eden seçilmiş Hatay Milletvekili Can Atalay, TBMM’nin yeni yasama yılının başladığı 1 Ekim’de 24 saatlik açlık grevi kararı aldı. Türkiye İşçi Partisi Hatay Milletvekili Atalay'ın X hesabı üzerinden paylaşılan mesajda karar, "Hatay halkı beni, kendisi adına söz söylemem ve hesap sormam için seçti. O görevden vazgeçmeyeceğim. Artık bıçak kemiğe dayanmıştır" ifadeleriyle duyuruldu.

  5. Fon skandalında iade bilmecesi

    Gazeteci İsmail Saymaz, Fatma Betül Sayan Kaya'nın hisselerden kazandığı 2,2 milyar lirayı iade etmediği iddia ediliyor. Gazeteci İsmail Saymaz katıldığı televizyon yayınında iade iddiasının doğru olmasını ileri sürdü. Dün de Nagehan Alçı benzer bir iddiada bulunmuştu. Ekonomim'in iddiasına göre Kaya ve eşi, söz konusu tutarı Hazine ve Maliye Bakanlığı tarafından bildirilen banka hesabına aktarmıştı.

  6. Tera Portföy yöneticileri hakkında tutuklama kararı

    İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen 'fon soruşturması' kapsamında dün adliyeye sevk edilen Tera Portföy Yönetim Kurulu Başkanı Erdin Özel ve Tera Portföy CEO'su Emir Münir Sarpyener hakkında tutuklama kararı verildi.

  7. Vahap Seçer gözaltına alındı

    Mersin Büyükşehir Belediye Başkanı Vahap Seçer dahil 59 kişi gözaltına alındı. Gözaltına alınanlar arasında aynı zamanda Vahap Seçer'in yanı sıra Vahap Seçer'in yanı sıra Yenişehir Belediye Başkanı Abdullah Özyiğit ve Mezitli Belediye Başkanı Ahmet Serkan Tuncer de bulunuyor.

  8. Akaryakıta zam geldi

    ÖTV artışı nedeniyle benzinin satış fiyatına 4,20, motorine ise 3,70 lira zam geldi. Resmi Gazete'de yayınlanan karara göre, eşel mobil sisteminin sona ermesiyle başlayan yeni dönemde benzindeki ÖTV artışı kasım ve aralık aylarında da kademeli olarak uygulanacak. Böylece benzinde eşel mobil öncesine dönüş nedeniyle beklenen 12,47 liralık fiyat artışı, ÖTV'nin tek seferde değil, kademeli olarak geri getirilmesiyle engellenmiş oldu. LPG'de ise eşel mobil öncesi sisteme dönüldü.

  9. Fon vurgunu: AKP Genel Başkan Yardımcısı Hayat Yazıcı’nın oğlunun malvarlığına konulan tedbir kararı kaldırıldı

    Fon soruşturması kapsamında yönelik kapsamında, eski ticaret bakanı ve AKP Siyasi ve Hukuki İşlerden Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı Hayati Yazıcı’nın oğlu Mustafa Yazıcı’nın tüm mal varlığına hakkında verilen tedbir kararı saatler içinde kaldırıldı. İfadesi alınan Mustafa Yazıcı hakkında, yurt dışına çıkış yasağı şeklinde adli kontrol kararı verildi.

Önceki gün

  1. Fon so­ruş­tur­ma­sın­da AKP'li eski bakan Hayati Yazıcı’nın oğlunun mal varlığına tedbir konuldu

    Fon vurgununa yönelik İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı Terörizmin Finansmanı ve Aklama Suçları Soruşturma Bürosu tarafından yürütülen soruşturma kapsamında, eski ticaret bakanı ve AKP Siyasi ve Hukuki İşlerden Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı Hayati Yazıcı’nın oğlu Mustafa Yazıcı’nın tüm mal varlığına tedbir konuldu.

  2. İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Cemil Tugay, Beştepe’de Cumhurbaşkanı Erdoğan ile görüştü

    Tugay, görüşmenin ardından sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda Erdoğan’a kendisini Beştepe’de kabul ettiği için teşekkür ederken, kente ilişkin projeleri “arz ettiklerini” belirtti. Cemil Tugay, geçtiğimiz aylarda CHP’den istifa etmişti. Tugay’ın Beştepe ziyareti, bir süredir medyada yer alan AKP’ye geçeceğine yönelik iddiaların ardından geldi.

  3. Eylül ayı Milli Güvenlik Kurulu toplantısı sona erdi: Çerçeve Yasa uygulanmaya başlamadı

    Cumhurbaşkanı başkanlığında gerçekleştirilen Milli Güvenlik Kurulu (MGK) toplantısı sonrasında İletişim Başkanlığı tarafından sekiz maddelik bir bildiri yayınlandı. ⁠Bildiride tehdit ve tehlikeler arasında, PKK, KCK ve PYD de yer aldı. Böylece iktidarın "Terörsüz Türkiye" olarak adlandırdığı süreç kapsamında yakın zamanda meclisten geçirilen "Çerçeve Yasa"'nın uygulama aşaması, bir süredir çeşitli kaynaklarca dile getirildiği üzere, ileri bir tarihe kaldı.

  4. Fon vurgunu so­ruş­tur­ma­sın­da yeni gelişme: 5 şirket için TMSF kararı

    Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu (BDDK), fon soruşturması kapsamında Destek Yatırım Bankası, Hedef Yatırım Bankası ve Tera Yatırım Bankası’nın nitelikli paylarına ilişkin temettü dışındaki ortaklık haklarının Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu (TMSF) tarafından kullanılmasına karar verdi. BDDK ayrıca Destek Faktoring ve Tera Finans Faktoring’e pay devri işlemlerinin tamamlanması için altı ay süre tanıdı.

  5. İngiltere Başbakanı Burnham: İngiltere için seçenekler arasında AB’ye yeniden katılmak da var

    İngiltere Başbakanı Andy Burnham, BBC’ye verdiği demeçte mevcut Brexit anlaşmasının “faydadan çok zarar” getirdiğini belirterek, Avrupa ile ilişkileri düzeltmek için neler yapılabileceğini değerlendirmek istediğini söyledi. Burnham İngiltere'nin Avrupa ile uzun vadeli ilişkilerini yeniden şekillendirmek amacıyla hükümetin değerlendirebileceği seçenekler arasında Avrupa Birliği’ne yeniden katılmanın da bulunduğunu ifade etti.

  6. Rusya: S-400 sistemlerinin Türkiye’den çıkarılması için Ankara ile görüşüyoruz

    Kremlin, Türkiye’nin Rusya’dan satın aldığı S-400 hava savunma sistemlerinin başka bir ülkeye konuşlandırılması konusunda Ankara ile temasların sürdüğünü açıkladı. Açıklama, Rusya Dışişleri Bakanı Sergey Lavrov’un geçtiğimiz cumartesi günü S-400’lerin başka bir ülkeye devredilebileceğine ilişkin sözlerinin ardından geldi.

  7. CHP’de ihraçlar devam ediyor

    Mutlak butlan kararıyla CHP’nin başına geçen Kılıçdaroğlu yönetimi, partiden ihraç kararları almaya devam ediyor. Son olarak Kadıköy Belediye Başkanı Mesut Kösedağ, Sarıyer Belediye Başkanı Oktay Aksu ve Sancaktepe Belediye Başkanı Alper Yeğin, kesin ihraç talebiyle disipline sevk edildi.

  8. T24'e erişim engeli

    T24'ün internet haber portalı ve sosyal medya hesapları hakkında kapatma kararı verildi. Karar kapsamında T24'ün son 1 yıl içerisinde 118 LGBT propagandası niteliği taşıyan içerik ürettiği ileri sürüldü. 1. Sulh Ceza Hakimliği tarafından alınan karar uygulanmak üzere Siber Güvenlik Başkanlığı'na gönderildi.

  9. Fon so­ruş­tur­ma­sın­da yeni dalga: 34 kişiye gözaltı

    İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığının yürüttüğü fon soruşturmasında 5'inci dalga operasyonda 34 şüpheli için gözaltı kararı verildi. Bakan Akın Gürlek'in açıklamasına göre şüpheli sayısı 217'ye ulaştı; 56 kişi tutuklandı, 88 kişiye adli kontrol uygulandı. 26 hissedeki manipülatif işlemler de inceleniyor.

  10. Sakarya'da çok sayıda bölge sular altında

    Sakarya’da dünden bu yana etkili olan sağanak yağışların ardından birçok bölgede sel ve su baskınları yaşandı. Karasu ve Darıçayırı'nda Sakarya Nehri ve bölgedeki derelerin taşmasıyla su seviyesi yer yer 1 ila 2 metreye ulaştı. Yaklaşık 60 hanenin etkilendiği bölgede mahsur kalanlar oldu. Ferizli ve Kaynarca'da sokaklar adeta göle dönerken, araçlar tamamen suya gömülürken Erenler'de çok sayıda evi su bastı.

  11. Suriye'de haremlik selamlık düğün kararı: Kadın salonlarına damatlar giremeyecek

    T24'ten Namık Durukan'ın haberine göre, Şam kırsalındaki Sergaya Belde Meclisi 27 Eylül'de kadınlara ayrılan düğün salonlarına damatların girişini yasakladı. Douma Şehir Meclisi de benzer bir karar aldı. Kararlara uymayanlar hakkında yasal işlem uygulanacak.

  12. Fatma Betül Sayan Kaya’nın adı AKP’nin internet sitesinden kaldırıldı

    Fon soruşturması kapsamında gündeme gelen iddiaların ardından AKP’deki görevlerinden ayrılan eski Aile ve Sosyal Politikalar Bakanı Fatma Betül Sayan Kaya’nın adı ve özgeçmişi partinin internet sitesinden kaldırıldı. Kaya’nın MKYK WhatsApp grubundan da çıkarıldığı iddia edildi.

  13. Bilal Erdoğan: "Türkiye belki en normal dönemini yaşıyor"

    AKP'li Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın oğlu Bilal Erdoğan, Konya'da imam hatip öğrencilerine seslendi. İmam hatipleri "normalleşmenin" teminatı ilan eden Erdoğan, dindar muhafazakârlığı "milletin vasatı" olarak tanımladı. İlim Yayma Vakfı Mütevelli Heyeti Başkanı sıfatıyla Konya Anadolu İmam Hatip Lisesi'nde konuşan Erdoğan, "Bu millet galebe çaldı ve bugün hamdolsun Türkiye belki en normal, sosyal olarak kültürel olarak dönemini yaşıyor" dedi

  14. Eski SPK Başkanı ifadeye çağrıldı

    Eski Sermaye Piyasası Kurulu (SPK) Başkanı İbrahim Ömer Gönül, İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı Aklama Suçları Soruşturma Bürosu tarafından yürütülen soruşturma kapsamında şüpheli sıfatıyla bugün savcılığa ifade verecek. Gönül'ün ifadesi, başsavcılığın sermaye piyasasında gerçekleştirilen işlemlere ilişkin yürüttüğü soruşturma kapsamında alınacak.

  15. Kaçırılma alarmının nedeni pilot kavgası çıktı

    İsrail Başbakanlığı, Dubai-Tel Aviv seferini yapan Flydubai uçağında kaçırma olmadığını, acil durumun pilotlar arasında yaşanan kavga nedeniyle ortaya çıktığını açıkladı. Uçak, Ürdün hava sahasında “7500” kaçırılma kodu vermesinin ardından Suudi Arabistan’a yönlendirilmiş, İsrail savaş uçaklarını havalandırmıştı. Olayla ilgili soruşturma sürüyor.

  16. TÜİK verilerine göre “gerçek işsizlik” yüzde 31'e yükseldi

    TÜİK’in “atıl işgücü” olarak tanımladığı geniş işsizlik oranı ağustosta yüzde 31’e yükseldi. İşsiz sayısı ise 2 milyon 740 bin olarak açıklandı. İş aramaktan vazgeçenleri ve eksik çalışanları ayrı kategorilerde değerlendiren TÜİK, yalnızca dar tanımı “işsizlik oranı” olarak sunarak işsizliği olduğundan düşük göstermeye çalışıyor. DİSK-AR’ın hesaplamasına göre geniş tanımlı işsiz sayısı ise 12 milyon 608 bin oldu.

  17. DDK Başkanı Tanrıkulu, Borsa İstanbul'daki görevlerinden ayrıldı

    Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın fon skandalıyla ilgili Devlet Denetleme Kurulu'nu görevlendirmesinin ardından DDK Başkanı Salih Tanrıkulu, Borsa İstanbul'daki yönetim kurulu başkanvekilliği ve denetim komitesi başkanlığı görevlerinden ayrıldı. Tanrıkulu'nun adı kurumun internet sitesindeki listelerden de kaldırıldı.

  18. AKP'li Zeybekci'nin şirketlerinin parası da Tera fonunda kalmış

    Eski Ekonomi Bakanı Nihat Zeybekci'nin ortağı olduğu dört şirketin parası, 17 Eylül'de tasfiye kararı verilen Tera'nın TP2 fonunda kaldı. İsmail Saymaz'a konuşan Zeybekci, kendini 455 bin mağdurdan biri saydı, fona yatırımdan haberi olmadığını söyledi. "Maalesef devletin ihmali var" derken mağduriyetini Erdoğan'a iletmediğini belirtti.

  19. Dubai - Tel Aviv uçağında kaçırılma kodu verildi

    İsrail'de yayın yapan Kanal 12'nin haberine göre, Dubai'den Tel Aviv'e giden yolcu uçağı, uçak kaçırılmasını ifade eden "7500" kodunu yayınladı. Kodun yayınlanması sonrasında, İsrail Hava Kuvvetleri'ne ait savaş uçaklarının yolcu uçağına doğru havalandığı bildirilirdi. Ürdün üzerinde bir süre tur atan ve içerisinde yaklaşık 100 İsrail vatandaşının bulunduğu belirtilen uçak, daha sonra Suudi Arabistan yönüne yönlendirildi.

  20. MEB’den istismarcı Ensar Vakfı’yla iş birliği

    MEB, Ensar Vakfı’nın düzenleyeceği “Sana Emanet Online Bilgi Yarışması”nı ortaokul ve liselere resmi yazıyla duyurdu. Cumhuriyet’ten Ufuk Sepetci’nin haberine göre, yarışmada öğrencilere umre ve teknoloji ödülleri verilecek. Dereceye giren kişilerin öğretmenleri ve okul müdürlerine ise 20 bin TL’ye kadar nakit ödül ödenecek. Ensar Vakfı, Karaman’da 45 çocuğun cinsel istismara maruz bırakıldığı olayla gündeme gelmişti.

  21. AYM, yoksulluk nafakasından "süresiz" ifadesini kaldırdı

    Anayasa Mahkemesi, Türk Medeni Kanunu’nun yoksulluk nafakasını düzenleyen 175. maddesindeki “süresiz olarak” ibaresini iptal etti. Karar, 30 Haziran 2027’de yürürlüğe girecek. Nafakanın süresine ilişkin yeni bir düzenlemenin önümüzdeki dönemde TBMM gündemine gelmesi bekleniyor.

✓