Arama

Site İçi Arama

Doğrudan arama yapın Aranıyor... Detaylı Arama
Sonuçlar aranıyor...
Kategorilere Göz Atın
© ideo. Anlatılan senin hikayendir

Sandinista Devrimi: ABD’nin çiftliğinden halk devrimine

Sandinista Devrimi “hiçbir şeyi olmayanların” dahi emperyalizmi yurtlarından kovabileceğini 46 yıl önce gösterdi. Devrimin kazanımlarının korunmasındaki önemi ise bize hala hatırlatmaya devam ediyor. Amerika Birleşik Devletleri’nin 20. yüzyıl boyunca Orta ve Güney Amerika’ya gerçekleştirdiği askeri, mali ve siyasi müdahalelere hedef olan ülkelerden biri de Nikaragua idi.

21:41 6 dk okuma

Sandinista Devrimi “hiçbir şeyi olmayanların” dahi emperyalizmi yurtlarından kovabileceğini 46 yıl önce gösterdi. Devrimin kazanımlarının korunmasındaki önemi ise bize hala hatırlatmaya devam ediyor.

Amerika Birleşik Devletleri’nin 20. yüzyıl boyunca Orta ve Güney Amerika’ya gerçekleştirdiği askeri, mali ve siyasi müdahalelere hedef olan ülkelerden biri de Nikaragua idi. 1912 yılında yaşanan iç savaşı gerekçe göstererek ABD destekli Adolfo Diaz Hükümeti, ABD’nin askeri müdahalesi için çağrıda bulundu. ABD; bu yıldan itibaren Nikaragua topraklarında 21 yıl boyunca doğrudan bir askeri varlık ile, çekildikten sonra ise yönetici sıfatıyla iktidara yerleştirdiği iş birlikçi zengin ailelerle ülkede sözünü geçirecekti.

Nikaragua’nın iç işlerini kontrol eden ABD, bu düzeninin süreklileştirilmesi adına yerel zengin ailelere politik ve mali destek sağlıyordu. 1925 yılında Nikaragua topraklarından askerlerini geri çağırmaya karar veren ABD yönetimi, arkasında Nikaragua Ulusal Muhafızları isimli bir örgüt bıraktı. Bu askeri örgüt, idareyi elinde bulunduran ve hanedanlaşan aileler için tetikçilik görevini ilerleyen on yıllar boyu üstlendi.

Anastasio Somoza García, kahve plantasyonlarına sahip Nikaragualı bir ailenin çocuğuydu. Üniversiteyi ABD’de okuması sayesinde iyi derecede de İngilizce’si vardı. Eğitimini tamamlamasından sonra Nikaragua’ya döndü, başarısız bir iş adamı olarak sürdürdüğü kariyerini kurtarmaya çalışıyordu. 1926 yılında askıya alınan anayasayı yürürlüğe sokmak isteyen isyancılar ve hükümet arasında gerçekleşen bir diğer iç savaşta ise Ulusal Muhafızlar örgütüne katıldı ve varlıklı ailesinin ABD bürokrasisiyle olan bağları sayesinde kısa sürede Ulusal Muhafızlar örgütünün başına geçti.

Politik kariyerine 1933 yılında bu askeri örgüte atanarak başlayan Somoza García, ABD’nin çizdiği sınırlar içerisinde faaliyet gösterecekti.

Emperyalist işgale karşı isyan

Emperyalizmin ülkedeki işgaline karşı başkaldırılar ise yükselmeye devam edecekti. Augusto César Sandino anayasacılar tarafında hükümete karşı savaşan yurtseverlerden biriydi. 1927 yılında ABD müdahalesiyle anayasacıların mağlubiyeti ardından sadece anayasanın yürürlüğe sokulması değil, anti-emperyalist bir devrim için silahlı mücadeleye hazırlandı. Aynı yıl Ulusal Egemenliği Savunma Ordusu (EDSN) isimli direniş örgütünü kurdu. Nikaragua’da ABD’nin “ulusunun ve vatandaşlarının çıkarı için” işgal ettiği toprakların özgürleştirilmesini ülkesinin askeri ve iktisadi bağımsızlığı için bir zorunluluk olarak görüyordu.

Meksika Devrimi ile aynı çağın insanı olan Sandino, ulusal burjuvazinin iktidarına ve eski dünyanın feodal kalıntılarına ve usüllerine karşı silahlandı. Kurulan ordu yoksul köylülerin katılımıyla genişledi. Direniş örgütünün ortaya koyduğu mücadele ile mali kayıplar yaşayan ABD, askeri varlığını 1933 yılında Nikaragua’dan çekmeye zorlandı. Bu yıldan itibaren Sandino liderliğindeki direniş ile hükümet barış görüşmelerine başladı. Ancak Sandino 1934’te Somoza García tarafından tuzağa düşürülüp infaz edildi. Verdiği mücadelenin başarısı ile tüm Orta ve Güney Amerika’da saygı toplayan ve bir halk kahramanına dönüşen Sandino’nun izinden ilerleyen yıllarda başkaları da devam edecekti.

“Nikaragua benim çiftliğimdir”

Somoza García 1937 yılında Nikaragua’nın cumhurbaşkanlığına yükseldi ve ülkeyi 20 yıla yakın süre boyunca demir yumrukla yönetti. “Nikaragua’yı ABD için yönetiyorum ama unutmayın: Nikaragua benim çiftliğimdir.” diyerek yöneticilikte amaçlarını belli eden Somoza García yozluğunu saklamaya gayret etmiyordu. Kişisel serveti olarak gördüğü Nikaragua’nın halkının öfkesi dinmek bilmedi. Şair ve müzisyen Rigoberto López Pérez, 1956 yılında onun bulunduğu bir partiye gizlice sızarak Somoza García’yı göğsünden vurdu ve yaşamına son verdi.

Somoza hanedanından oğul Somoza Debayle cumhurbaşkanlığı tahtını babasından devraldı. Nikaragua’yı sömürmeye devam edecek kukla başkan Somoza Debayle olacaktı.

Sandinistalar doğuyor

Carlos Fonseca Amador, León Üniversitesi’nde hukuk eğitimi sırasında Somoza hanedanına karşı öğrenci lideri olarak öne çıktı ve 1950’lerde Nikaragua Sosyalist Partisi’ne katılarak Marksist fikirlerle tanıştı. Sovyet Sosyalist Cumhuriyetler Birliği’nin bir uzantısı olarak çalışan Sosyalist Parti çizgisinden uzaklaştı ve daha sonraki yıllarda ayrıldı. 1961 yılında Yeni Nikaragua Hareketi (İsp: Movimiento Nueva Nicaragua) adıyla yeni bir örgüt oluşturdu ve Temmuz 1961’de Honduras’ta iken halk kahramanı Sandino’nun ismini yaşatacak olan Sandinista Ulusal Kurtuluş Cephesi’ni (FSLN) kurdu.

Fonseca aynı zamanda örgütün teorisyenliğini üstlenmişti. Fonseca’nın devrim stratejisi, köylüler ve işçi sınıfı gibi farklı sosyal kesimlerle ittifak kurmak üzerineydi. Hem siyasi mücadele hem de gerilla savaşını birleştiren bir çizgi benimsedi. Propaganda ve siyasi eğitimin köylüleri örgütlemede silahlı mücadele kadar zorunlu olduğunu düşünüyordu. Yerel halkın bilinçlenmesini ön plana alan Marksist-Leninist ilkeler çevresinde geniş bir cephe oluşturmak istiyordu.

FSLN’nin ilk yılları çetin siyasal atmosfer ve askeri diktatörlüğün baskılarıyla boğuşarak geçti. 1963 yılında örgüt yok olmak üzereydi. Dağda ancak on gerilla, Managua ve León şehirlerinde toplam yirmi kadar üniversite öğrencisi üyeleri bulunuyordu. Devrimden sonra bir FSLN üyesinin aktardığına göre: O yıllar, hiçbir şeye sahip olmadığımız yıllardı, bunu itiraf etmeliyiz, gerçekten hiçbir şeyimiz yoktu. Afiş yapmak için ahşap bir çerçevemiz, bir gizli evimiz, bir kutu renkli kalemimiz, birkaç metre kumaşımız, en fazla iki tabancamız vardı. Ve bir şeyler yapmak için bolca arzumuz.

Döneminin onca imkansızlığı içerisinde olan FSLN üyelerinin mücadeledeki ısrarı, devrimi gerçekleştiren başat unsur olacaktı.

Fonseca 1976 yılında Ulusal Muhafızlar ile giriştiği bir çatışmada hayatını kaybetti. Örgüt, kurucularının ölümünden sonra mücadelenin strateji tartışmalarından dolayı üçe ayrıldı.

Proletarya Eğilimi (İsp: Tendencia Proletaria) isimli hizip Marksist-Leninist ilkelere bağlı kalarak öncü parti modelini sahipleniyor ve kentlerde işçi mahalleleri içerisinde örgütlenmesini yürütüyordu.

Uzun Süreli Halk Savaşı (İsp: Guerra Popular Prolongada-GPP) hizbi Mao Zedong’un stratejik yaklaşımını benimseyerek köylüleri merkeze alan ve kırsalda yıllar boyu sürdürülecek gerilla savaşının Somoza hanedanının çöküşünü garantileyeceğini savunuyordu.

Üçüncü Yol (İsp: Tercerista) ise bu ikisine göre daha “yerel” bir yaklaşım öneriyordu. Burjuvazinin ilerici unsurlarını, küçük burjuvaziyi, memur-esnaf çevresini, kiliseyi ve öğrenci hareketini örgütlenmesinin merkezine alıyorlardı.

Emperyalizme karşı birleşik cephe

Somozaların rejimlerine karşı muhalefeti yükselten La Prensa gazetesinin editörü Pedro Joaquín Chamorro’un rejim militanları tarafından siyasi suikaste kurban gitmesiyle Nikaragua’da eylemlerin önü kesilemedi. Genel grevler, kitlesel yürüyüşler, sivil itaatsizlik gibi Somoza rejimi tarafından kontrol edilemeyen bu eylemlerle beraber, FSLN’yi oluşturan üç hizbin tekrar birleşmesi için de fırsat ortaya çıktı.

Devrim için tek başlarına şansları olmayan hizipler görüşmelere girişti. 1979 yılında her hizipten üç temsilciyle Ulusal Yönlendirme Komutanlığı (İsp: Dirección Nacional) oluşturuldu. Tercerista askeri eylemlerde, GPP ile Proletarya kitle örgütlenmesinde kendisini gösterdi.

19 Temmuz 1979’da FSLN, Somoza diktatörlüğünü devirmeyi başardı ve Nikaragua tarihinde devrimci iktidarın kapısını araladı. Bu zaferle birlikte yalnızca ABD destekli zengin bir hanedanın sonu gelmedi, aynı zamanda halkçı ve bağımsızlıkçı bir yönetim anlayışı da iktidara taşındı.

Sandinista Devrimi’nin kazanımları

FSLN öncülüğünde kurulan devrimci hükümet, ilk etapta geniş kapsamlı bir tarım reformunu hayata geçirdi; Somoza ailesinin elinde bulunan ve Nikaragua topraklarının yüzde 25’ini ifade eden ve başka büyük toprak sahiplerinden alınan araziler, kooperatifler aracılığıyla yoksul köylülere dağıtıldı. Özellikle pamuk, kahve, şekerkamışı ve sığır yetiştiriciliği için değerli olan bu topraklar, çoğu zaman düşük bedelle özelleştirilen kamu arazilerinden veya zorla el konulan mülklerden oluşuyordu.

Sağlık ve eğitim alanlarında ücretsiz ve kamusal hizmetler yaygınlaştırıldı, okuma yazma seferberliğiyle yüz binlerce kişi okuryazar hale getirildi. Kısa sürede okur yazarlık oranı yüzde 50’nin altından yüzde 92’ye çıkarıldı.

Kadınların siyasal yaşama katılımı desteklendi; sendikalar, öğrenci ve köylü örgütleri anayasal güvence altına alındı.

Dışa bağımlılığı sonlandıracak kamucu iktisadi yöntemler uygulamaya kondu. Devrimin ilk iki yılında sanayi sektörünün yüzde 25’i kamulaştırıldı. İthalat-ihracat sektöründeki büyük şirketlere devlet tarafından el konuldu. Tüm bankalar ve ABD’li sahipleri bulunan mülkler kamulaştırıldı.

İktidara gelen Sandinista yönetimi, hemen geniş çaplı sosyal reformlara ve kamucu bir ekonomi anlayışına yöneldi. Bu adımlar başlarda halktan büyük destek görse de, Amerika Birleşik Devletleri için bir endişe kaynağı oluşturdu. Ronald Reagan’ın başkanlığı döneminde, Nikaragua’daki Sandinista rejimi, Soğuk Savaş bağlamında “sosyalist yayılma” tehlikesi olarak algılandı ve bu nedenle zayıflatılmak, hatta devrilmek istendi.

1981’den itibaren, Merkezi İstihbarat Teşkilatı (CIA), doğrudan destek sağlayarak bir karşı devrimci grup oluşturmaya başladı. “Contra” (karşı devrimciler) olarak tanınan bu oluşum, esas olarak Somoza rejimine yakın eski askerler, yerel toprak sahipleri ve ABD’den yana olan kişilerden meydana geliyordu.

ABD’nin Sandinista rejimine karşı giriştiği müdahaleler devrimin kamucu niteliğine zarar verdi. 1990’lı yıllarda Uluslararası Para Fonu önlemleri alındı, özel sektöre alan açıldı, ticaretteki devlet tekelleri gevşetildi. Contraların yarattığı iç savaş koşulları, Nikaragua’nın devrim hükümetinin tavizler vermesini ve uzun vadede sosyal politikaların zayıflamasıyla sonuçlandı. Bu deneyim bize aynı zamanda devrimci örgütün ideolojik kararsızlığının ve parçalı yapısının emperyalizme verilecek tavizlerle sonuçlanabileceğini gösteriyor.

Kaynaklar

Zimmermann, M. (2001). Sandinista: Carlos Fonseca and the Nicaraguan Revolution. Duke University Press.

Kısa Kısa

  1. İstanbul'un enflasyonu eylülde hızlandı

    İstanbul Ticaret Odası (İTO) verilerine göre, İstanbul'da bir önceki ay yüzde 1,66 olan aylık enflasyon eylülde yüzde 2,11'e çıktı. Yıllık enflasyon ise yüzde 34,96'dan yüzde 33,55'e geriledi. Eylül ayının zam şampiyonu yüzde 22,59'luk artışla eğitim grubu oldu.

  2. Fransa'da sağcı cumhurbaşkanı adayından başörtüsü ve göç vaadi

    Fransa'da cumhurbaşkanı adayından başörtüsü ve göç vaadi Eski İçişleri Bakanı Bruno Retailleau, gelecek yıl yapılacak cumhurbaşkanı seçiminde aday olması halinde spor faaliyetleri, okul gezileri ve üniversitelerde başörtüsünü yasaklayacağını açıkladı. Retailleau ayrıca Müslüman Kardeşler bağlantılı kuruluşların feshedilmesini ve Fransa'nın “Yahudi-Hristiyan köklerine” ilişkin bir ifadenin anayasaya eklenmesini vaat etti.

  3. İzmir'de fabrikada patlama: İşçiler yaralandı

    İzmir'in Torbalı ilçesinde İki-El Metal fabrikasında meydana gelen patlamada 7 işçi yaralandı. Olayda 3'ü ağır 7 işçi yaralandı. Yaralılar, ambulanslarla çeşitli hastanelere kaldırıldı.

  4. Can Atalay 24 saatlik açlık grevine başladı

    Anayasa Mahkemesi kararlarına rağmen tutukluluğu devam eden seçilmiş Hatay Milletvekili Can Atalay, TBMM’nin yeni yasama yılının başladığı 1 Ekim’de 24 saatlik açlık grevi kararı aldı. Türkiye İşçi Partisi Hatay Milletvekili Atalay'ın X hesabı üzerinden paylaşılan mesajda karar, "Hatay halkı beni, kendisi adına söz söylemem ve hesap sormam için seçti. O görevden vazgeçmeyeceğim. Artık bıçak kemiğe dayanmıştır" ifadeleriyle duyuruldu.

  5. Fon skandalında iade bilmecesi

    Gazeteci İsmail Saymaz, Fatma Betül Sayan Kaya'nın hisselerden kazandığı 2,2 milyar lirayı iade etmediği iddia ediliyor. Gazeteci İsmail Saymaz katıldığı televizyon yayınında iade iddiasının doğru olmasını ileri sürdü. Dün de Nagehan Alçı benzer bir iddiada bulunmuştu. Ekonomim'in iddiasına göre Kaya ve eşi, söz konusu tutarı Hazine ve Maliye Bakanlığı tarafından bildirilen banka hesabına aktarmıştı.

  6. Tera Portföy yöneticileri hakkında tutuklama kararı

    İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen 'fon soruşturması' kapsamında dün adliyeye sevk edilen Tera Portföy Yönetim Kurulu Başkanı Erdin Özel ve Tera Portföy CEO'su Emir Münir Sarpyener hakkında tutuklama kararı verildi.

  7. Vahap Seçer gözaltına alındı

    Mersin Büyükşehir Belediye Başkanı Vahap Seçer dahil 59 kişi gözaltına alındı. Gözaltına alınanlar arasında aynı zamanda Vahap Seçer'in yanı sıra Vahap Seçer'in yanı sıra Yenişehir Belediye Başkanı Abdullah Özyiğit ve Mezitli Belediye Başkanı Ahmet Serkan Tuncer de bulunuyor.

  8. Akaryakıta zam geldi

    ÖTV artışı nedeniyle benzinin satış fiyatına 4,20, motorine ise 3,70 lira zam geldi. Resmi Gazete'de yayınlanan karara göre, eşel mobil sisteminin sona ermesiyle başlayan yeni dönemde benzindeki ÖTV artışı kasım ve aralık aylarında da kademeli olarak uygulanacak. Böylece benzinde eşel mobil öncesine dönüş nedeniyle beklenen 12,47 liralık fiyat artışı, ÖTV'nin tek seferde değil, kademeli olarak geri getirilmesiyle engellenmiş oldu. LPG'de ise eşel mobil öncesi sisteme dönüldü.

  9. Fon vurgunu: AKP Genel Başkan Yardımcısı Hayat Yazıcı’nın oğlunun malvarlığına konulan tedbir kararı kaldırıldı

    Fon soruşturması kapsamında yönelik kapsamında, eski ticaret bakanı ve AKP Siyasi ve Hukuki İşlerden Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı Hayati Yazıcı’nın oğlu Mustafa Yazıcı’nın tüm mal varlığına hakkında verilen tedbir kararı saatler içinde kaldırıldı. İfadesi alınan Mustafa Yazıcı hakkında, yurt dışına çıkış yasağı şeklinde adli kontrol kararı verildi.

Önceki gün

  1. Fon so­ruş­tur­ma­sın­da AKP'li eski bakan Hayati Yazıcı’nın oğlunun mal varlığına tedbir konuldu

    Fon vurgununa yönelik İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı Terörizmin Finansmanı ve Aklama Suçları Soruşturma Bürosu tarafından yürütülen soruşturma kapsamında, eski ticaret bakanı ve AKP Siyasi ve Hukuki İşlerden Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı Hayati Yazıcı’nın oğlu Mustafa Yazıcı’nın tüm mal varlığına tedbir konuldu.

  2. İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Cemil Tugay, Beştepe’de Cumhurbaşkanı Erdoğan ile görüştü

    Tugay, görüşmenin ardından sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda Erdoğan’a kendisini Beştepe’de kabul ettiği için teşekkür ederken, kente ilişkin projeleri “arz ettiklerini” belirtti. Cemil Tugay, geçtiğimiz aylarda CHP’den istifa etmişti. Tugay’ın Beştepe ziyareti, bir süredir medyada yer alan AKP’ye geçeceğine yönelik iddiaların ardından geldi.

  3. Eylül ayı Milli Güvenlik Kurulu toplantısı sona erdi: Çerçeve Yasa uygulanmaya başlamadı

    Cumhurbaşkanı başkanlığında gerçekleştirilen Milli Güvenlik Kurulu (MGK) toplantısı sonrasında İletişim Başkanlığı tarafından sekiz maddelik bir bildiri yayınlandı. ⁠Bildiride tehdit ve tehlikeler arasında, PKK, KCK ve PYD de yer aldı. Böylece iktidarın "Terörsüz Türkiye" olarak adlandırdığı süreç kapsamında yakın zamanda meclisten geçirilen "Çerçeve Yasa"'nın uygulama aşaması, bir süredir çeşitli kaynaklarca dile getirildiği üzere, ileri bir tarihe kaldı.

  4. Fon vurgunu so­ruş­tur­ma­sın­da yeni gelişme: 5 şirket için TMSF kararı

    Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu (BDDK), fon soruşturması kapsamında Destek Yatırım Bankası, Hedef Yatırım Bankası ve Tera Yatırım Bankası’nın nitelikli paylarına ilişkin temettü dışındaki ortaklık haklarının Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu (TMSF) tarafından kullanılmasına karar verdi. BDDK ayrıca Destek Faktoring ve Tera Finans Faktoring’e pay devri işlemlerinin tamamlanması için altı ay süre tanıdı.

  5. İngiltere Başbakanı Burnham: İngiltere için seçenekler arasında AB’ye yeniden katılmak da var

    İngiltere Başbakanı Andy Burnham, BBC’ye verdiği demeçte mevcut Brexit anlaşmasının “faydadan çok zarar” getirdiğini belirterek, Avrupa ile ilişkileri düzeltmek için neler yapılabileceğini değerlendirmek istediğini söyledi. Burnham İngiltere'nin Avrupa ile uzun vadeli ilişkilerini yeniden şekillendirmek amacıyla hükümetin değerlendirebileceği seçenekler arasında Avrupa Birliği’ne yeniden katılmanın da bulunduğunu ifade etti.

  6. Rusya: S-400 sistemlerinin Türkiye’den çıkarılması için Ankara ile görüşüyoruz

    Kremlin, Türkiye’nin Rusya’dan satın aldığı S-400 hava savunma sistemlerinin başka bir ülkeye konuşlandırılması konusunda Ankara ile temasların sürdüğünü açıkladı. Açıklama, Rusya Dışişleri Bakanı Sergey Lavrov’un geçtiğimiz cumartesi günü S-400’lerin başka bir ülkeye devredilebileceğine ilişkin sözlerinin ardından geldi.

  7. CHP’de ihraçlar devam ediyor

    Mutlak butlan kararıyla CHP’nin başına geçen Kılıçdaroğlu yönetimi, partiden ihraç kararları almaya devam ediyor. Son olarak Kadıköy Belediye Başkanı Mesut Kösedağ, Sarıyer Belediye Başkanı Oktay Aksu ve Sancaktepe Belediye Başkanı Alper Yeğin, kesin ihraç talebiyle disipline sevk edildi.

  8. T24'e erişim engeli

    T24'ün internet haber portalı ve sosyal medya hesapları hakkında kapatma kararı verildi. Karar kapsamında T24'ün son 1 yıl içerisinde 118 LGBT propagandası niteliği taşıyan içerik ürettiği ileri sürüldü. 1. Sulh Ceza Hakimliği tarafından alınan karar uygulanmak üzere Siber Güvenlik Başkanlığı'na gönderildi.

  9. Fon so­ruş­tur­ma­sın­da yeni dalga: 34 kişiye gözaltı

    İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığının yürüttüğü fon soruşturmasında 5'inci dalga operasyonda 34 şüpheli için gözaltı kararı verildi. Bakan Akın Gürlek'in açıklamasına göre şüpheli sayısı 217'ye ulaştı; 56 kişi tutuklandı, 88 kişiye adli kontrol uygulandı. 26 hissedeki manipülatif işlemler de inceleniyor.

  10. Sakarya'da çok sayıda bölge sular altında

    Sakarya’da dünden bu yana etkili olan sağanak yağışların ardından birçok bölgede sel ve su baskınları yaşandı. Karasu ve Darıçayırı'nda Sakarya Nehri ve bölgedeki derelerin taşmasıyla su seviyesi yer yer 1 ila 2 metreye ulaştı. Yaklaşık 60 hanenin etkilendiği bölgede mahsur kalanlar oldu. Ferizli ve Kaynarca'da sokaklar adeta göle dönerken, araçlar tamamen suya gömülürken Erenler'de çok sayıda evi su bastı.

  11. Suriye'de haremlik selamlık düğün kararı: Kadın salonlarına damatlar giremeyecek

    T24'ten Namık Durukan'ın haberine göre, Şam kırsalındaki Sergaya Belde Meclisi 27 Eylül'de kadınlara ayrılan düğün salonlarına damatların girişini yasakladı. Douma Şehir Meclisi de benzer bir karar aldı. Kararlara uymayanlar hakkında yasal işlem uygulanacak.

  12. Fatma Betül Sayan Kaya’nın adı AKP’nin internet sitesinden kaldırıldı

    Fon soruşturması kapsamında gündeme gelen iddiaların ardından AKP’deki görevlerinden ayrılan eski Aile ve Sosyal Politikalar Bakanı Fatma Betül Sayan Kaya’nın adı ve özgeçmişi partinin internet sitesinden kaldırıldı. Kaya’nın MKYK WhatsApp grubundan da çıkarıldığı iddia edildi.

  13. Bilal Erdoğan: "Türkiye belki en normal dönemini yaşıyor"

    AKP'li Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın oğlu Bilal Erdoğan, Konya'da imam hatip öğrencilerine seslendi. İmam hatipleri "normalleşmenin" teminatı ilan eden Erdoğan, dindar muhafazakârlığı "milletin vasatı" olarak tanımladı. İlim Yayma Vakfı Mütevelli Heyeti Başkanı sıfatıyla Konya Anadolu İmam Hatip Lisesi'nde konuşan Erdoğan, "Bu millet galebe çaldı ve bugün hamdolsun Türkiye belki en normal, sosyal olarak kültürel olarak dönemini yaşıyor" dedi

  14. Eski SPK Başkanı ifadeye çağrıldı

    Eski Sermaye Piyasası Kurulu (SPK) Başkanı İbrahim Ömer Gönül, İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı Aklama Suçları Soruşturma Bürosu tarafından yürütülen soruşturma kapsamında şüpheli sıfatıyla bugün savcılığa ifade verecek. Gönül'ün ifadesi, başsavcılığın sermaye piyasasında gerçekleştirilen işlemlere ilişkin yürüttüğü soruşturma kapsamında alınacak.

  15. Kaçırılma alarmının nedeni pilot kavgası çıktı

    İsrail Başbakanlığı, Dubai-Tel Aviv seferini yapan Flydubai uçağında kaçırma olmadığını, acil durumun pilotlar arasında yaşanan kavga nedeniyle ortaya çıktığını açıkladı. Uçak, Ürdün hava sahasında “7500” kaçırılma kodu vermesinin ardından Suudi Arabistan’a yönlendirilmiş, İsrail savaş uçaklarını havalandırmıştı. Olayla ilgili soruşturma sürüyor.

  16. TÜİK verilerine göre “gerçek işsizlik” yüzde 31'e yükseldi

    TÜİK’in “atıl işgücü” olarak tanımladığı geniş işsizlik oranı ağustosta yüzde 31’e yükseldi. İşsiz sayısı ise 2 milyon 740 bin olarak açıklandı. İş aramaktan vazgeçenleri ve eksik çalışanları ayrı kategorilerde değerlendiren TÜİK, yalnızca dar tanımı “işsizlik oranı” olarak sunarak işsizliği olduğundan düşük göstermeye çalışıyor. DİSK-AR’ın hesaplamasına göre geniş tanımlı işsiz sayısı ise 12 milyon 608 bin oldu.

  17. DDK Başkanı Tanrıkulu, Borsa İstanbul'daki görevlerinden ayrıldı

    Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın fon skandalıyla ilgili Devlet Denetleme Kurulu'nu görevlendirmesinin ardından DDK Başkanı Salih Tanrıkulu, Borsa İstanbul'daki yönetim kurulu başkanvekilliği ve denetim komitesi başkanlığı görevlerinden ayrıldı. Tanrıkulu'nun adı kurumun internet sitesindeki listelerden de kaldırıldı.

  18. AKP'li Zeybekci'nin şirketlerinin parası da Tera fonunda kalmış

    Eski Ekonomi Bakanı Nihat Zeybekci'nin ortağı olduğu dört şirketin parası, 17 Eylül'de tasfiye kararı verilen Tera'nın TP2 fonunda kaldı. İsmail Saymaz'a konuşan Zeybekci, kendini 455 bin mağdurdan biri saydı, fona yatırımdan haberi olmadığını söyledi. "Maalesef devletin ihmali var" derken mağduriyetini Erdoğan'a iletmediğini belirtti.

  19. Dubai - Tel Aviv uçağında kaçırılma kodu verildi

    İsrail'de yayın yapan Kanal 12'nin haberine göre, Dubai'den Tel Aviv'e giden yolcu uçağı, uçak kaçırılmasını ifade eden "7500" kodunu yayınladı. Kodun yayınlanması sonrasında, İsrail Hava Kuvvetleri'ne ait savaş uçaklarının yolcu uçağına doğru havalandığı bildirilirdi. Ürdün üzerinde bir süre tur atan ve içerisinde yaklaşık 100 İsrail vatandaşının bulunduğu belirtilen uçak, daha sonra Suudi Arabistan yönüne yönlendirildi.

  20. MEB’den istismarcı Ensar Vakfı’yla iş birliği

    MEB, Ensar Vakfı’nın düzenleyeceği “Sana Emanet Online Bilgi Yarışması”nı ortaokul ve liselere resmi yazıyla duyurdu. Cumhuriyet’ten Ufuk Sepetci’nin haberine göre, yarışmada öğrencilere umre ve teknoloji ödülleri verilecek. Dereceye giren kişilerin öğretmenleri ve okul müdürlerine ise 20 bin TL’ye kadar nakit ödül ödenecek. Ensar Vakfı, Karaman’da 45 çocuğun cinsel istismara maruz bırakıldığı olayla gündeme gelmişti.

  21. AYM, yoksulluk nafakasından "süresiz" ifadesini kaldırdı

    Anayasa Mahkemesi, Türk Medeni Kanunu’nun yoksulluk nafakasını düzenleyen 175. maddesindeki “süresiz olarak” ibaresini iptal etti. Karar, 30 Haziran 2027’de yürürlüğe girecek. Nafakanın süresine ilişkin yeni bir düzenlemenin önümüzdeki dönemde TBMM gündemine gelmesi bekleniyor.

✓