Soma, bir kez daha madenci ölümleriyle gündemde. İmbat Madencilik’e ait maden ocağında 1 Ekim’de meydana gelen göçükte 7 işçi mahsur kaldı. İlk etapta 2 işçinin cansız bedenine ulaşılırken, arama kurtarma çalışmalarının ardından göçük altında kalan 3 işçinin daha hayatını kaybettiği açıklandı. Yaralı kurtarılan 2 işçi ise hastaneye kaldırıldı.
Manisa Valiliği tarafından yapılan son açıklamada, "Soma ilçemizde meydana gelen maden göçüğünde sürdürülen arama kurtarma çalışmaları sonuçlanmış olup, göçük altında kalan ve hayatını kaybeden 3 maden işçimize de ulaşılmıştır" ifadelerine yer verildi. Soma’da 5 işçinin yaşamını yitirdiği maden göçüğünün ardından soruşturma başlatıldı.
İMBAD MADENCİLİK'TE İLK İŞ CİNAYETİ DEĞİL
Beş maden işçisinin hayatını kaybettiği göçük, İmbat Madencilik'in işlettiği ocaklarda meydana gelen ilk ölümlü iş kazası değil. Şirketin Soma'daki faaliyetleri sırasında geçmiş yıllarda da çok sayıda madenci iş cinayetlerinde yaşamını yitirdi.
Basına ve resmi kayıtlara yansıyan olaylardan biri 2 Eylül 2014'te meydana geldi. İmbat Madencilik'te çalışan Metin Keskin, madende üzerine kömür düşmesi ve tahkimat bölgesinde sıkışması sonucu yaşamını yitirdi.
27 Şubat 2015'te ise 35 yaşındaki Yusuf Çakıroğlu, İmbat Madencilik tarafından işletilen linyit ocağında meydana gelen iş cinayetinde hayatını kaybetti.
Şirkete ait madende ölümler sonraki yıllarda da devam etti. 6 Ocak 2017'de gece vardiyasında çalışan İsmail Kahraman, iş makinesiyle bağlantılı bir kazada yaşamını yitirdi.
13 Ocak 2019'da tahkimat çalışması sırasında meydana gelen kazada hayatını kaybederken Ramazan Çüm yaralandı. Söz konusu olay daha sonra TBMM'ye sunulan bir soru önergesine de konu oldu.
Aynı yıl, 29 Ağustos 2019'da Selahattin Göktepe bant temizliği yaptığı sırada tambura sıkışarak yaşamını yitirdi.
2020'DEKİ GÖÇÜKTE 3 İŞÇİ ÖLDÜ
İmbat Madencilik'teki en ağır iş cinayetlerinden biri ise 10 Nisan 2020'de yaşandı. Madenin galeri bölümünde bakım ve onarım çalışmaları sırasında göçük meydana geldi.
Göçükte 47 yaşındaki Ersin Özdoğan, 22 yaşındaki Salih Ayber ve 40 yaşındaki Erdinç Karaveli yaşamını yitirdi. Bir işçi ise yaralı olarak kurtarıldı.
Ekim 2022'de de Durmuş Şahan, İmbat Madencilik'in kömür sahasında bir iş makinesinin altında kalarak hayatını kaybetti.
Böylece açık kaynaklara yansıyan kayıtlara göre, 1 Ekim'deki son göçükten önce İmbat Madencilik'in faaliyetleri sırasında meydana gelen bu kazalarda en az 9 işçi yaşamını yitirdi.
Son göçükte hayatını kaybeden 5 madenci de eklendiğinde, açık kaynaklardan tespit edilebilen can kaybı en az 14'e yükselmiş oldu. Bu sayı yalnızca kamuoyuna ve basına yansıyan vakaları kapsıyor.
İmbat'ın faaliyetleriyle bağlantılı kayıtlarda yaralanmalı kazalar ve taşeron işçilerin yaşamını yitirdiği olaylar da bulunuyor. 2014 yılında şirketin dekapaj işlerini yapan taşeron şirkette çalışan İbrahim Yuba yaşamını yitirirken, aynı yıl Şakir Koç ve Engin Şahan'ın da ayrı kazalarda yaralandığı kayıtlara yansıdı.
İMBAT'A 13 YILLIK UZATMA: 2.5 MİLYAR TL'LİK AVANTAJ İDDİASI
İmbat Madencilik'in adı, yıllar önce de kamudan sağlandığı öne sürülen milyarlarca liralık avantajla Meclis gündemine taşındı.
2014'te verilen gensoruda, şirketin 2015'te bitecek sözleşmesinin 2013'te yapılan ek protokolle 2028'e kadar uzatıldığı belirtildi.
Meclis'teki görüşmelerde, 13 yıllık uzatmayla İmbat'a yaklaşık 2,5 milyar TL'lik avantaj sağlandığını ve işlemin ihalesiz gerçekleştirildiğini öne sürdü. Gensoruda dönemin Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Taner Yıldız, şirketleri “kollamakla” suçlandı.
Yıldız ise TBMM'deki görüşmeler sırasında iddiaları reddetti. İşlemlerin hukuka uygun olduğunu savunan Yıldız; Teftiş Kurulu, savcılık, mahkeme ve Kamu İhale Kurumu belgelerini dayanak gösterdi.
Gensorunun gündeme alınması ise TBMM Genel Kurulunda AKP oyları ile kabul edilmedi.
İMBAT İŞÇİLERİ SIFIR ZAM DAYATMASINA KARŞI İŞ BIRAKMIŞTI
İmbat Madencilik, son göçükten aylar önce de işçilerin ücret ve sosyal hakları için başlattığı eylemle gündeme gelmişti.
Şubat 2026'da İmbat Madencilik'te çalışan işçiler, toplu iş sözleşmesinden doğan haklarının verilmemesi ve “sıfır zam” dayatmasına karşı iş bırakmıştı. Ocak önünde toplanan yüzlerce madenci, baretlerini yere vurarak çalışma koşullarını ve hak kayıplarını protesto etmişti.
Türkiye Maden İşçileri Sendikası Ege Bölge Şubesi Başkanı Cumhur Yılmaz, İmbat ve Demirexport yöneticilerinin ücret artışı konusunda ortak hareket ettiğini öne sürmüştü. İşçilerin talepleri arasında ücretlere zam yapılmasının yanı sıra son bir yıldır ödenmediği belirtilen 6 yevmiye ikramiyesi, bayram yardımları ve diğer sosyal hakların ödenmesi de yer almıştı.
Eylem, 2 Mart'ta şirket yönetiminin enflasyon oranında zam ve ödemelerin yapılacağı yönünde söz vermesinin ardından sona ermiş, işçiler yeniden üretime dönmüştü. Ancak işçilerin geçmişten kalan ikramiye ve sosyal hak alacaklarının tamamının ödenip ödenmediğine ilişkin kamuoyuna yansıyan net bir bilgi bulunmuyor.
KAR SERMAYEYE, FATURA MADENCİYE
Soma’da kömür üretiminin yıllar içinde özelleştirmelerle özel sermayenin kârlılık hesabına teslim edilmesinin faturası bir kez daha işçilere çıktı. Kamu kaynaklarının şirketlere açıldığı, üretimin kâr üzerinden örgütlendiği bu düzende, maliyet arttığında ilk vazgeçilen şey işçinin ücreti ve sosyal hakları oluyor. İş güvenliğindeki eksikliklerin bedeli ise madencilerin yaşamıyla ödeniyor.
İmbat’ta daha birkaç ay önce işçiler “sıfır zam” dayatmasına karşı üretimi durdururken, bugün aynı ocakta 5 işçi, iş cinayeti sonucunda hayatını kaybediyor. Kömürden yaratılan değer tümüyle sermayeye gidiyor fakat üretimin bütün riski ve bedeli madenciye çıkarılıyor.
DEVRİM PARTİSİ: BEDELİ İŞÇİLER GÜVENCESİZLİK, SEFALET VE ÖLÜMLE ÖDÜYOR
Devrim Partisi, 5 işçinin yaşamını yitirdiği İmbat Madencilik tarafından işletilen madende meydana gelen göçüğün ardından yaptığı açıklamada, “Patronlar daha fazla kâr elde etsin diye bedeli işçiler güvencesizlik, sefalet ve ölümle ödüyor” ifadelerini kullandı.
Devrim Partisi, maden göçüklerinin “kader”, işçi ölümlerinin ise “fıtrat” olarak açıklanmayacağını, bu söylemlerle gerçek sorumluların gizlenmeye çalışıldığı söyleyerek; “Tüm sorumlular hesap verene, ülkemizin kaynaklarını yağmalayan ve işçileri güvencesizliğe ve ölüme mahkum eden bu düzen son bulana kadar mücadelemizi sürdüreceğiz” açıklamasında bulundu.