Arama

Site İçi Arama

Doğrudan arama yapın Aranıyor... Detaylı Arama
Sonuçlar aranıyor...
Kategorilere Göz Atın
© ideo. Anlatılan senin hikayendir

Trump’ın Gazze planı: Filistinlilere sürgün, sermayeye yeni cennet

Plan, “yeniden inşa” adı altında bölgeyi ABD vesayetine devretmeyi ve Filistinlilerin sürgününü öngörüyor. İsrail’in yıkıma uğrattığı Gazze, lüks tatil köyleri ve akıllı şehirlerle emperyalist sermayeye açılmak isteniyor. Filistinlilerin yaşam hakkı hiçe sayılırken, emperyalizm kâr uğruna yeni bir yağma düzeni kurmaya hazırlanıyor.

Plan, “yeniden inşa” adı altında bölgeyi ABD vesayetine devretmeyi ve Filistinlilerin sürgününü öngörüyor. İsrail’in yıkıma uğrattığı Gazze, lüks tatil köyleri ve akıllı şehirlerle emperyalist sermayeye açılmak isteniyor. Filistinlilerin yaşam hakkı hiçe sayılırken, emperyalizm kâr uğruna yeni bir yağma düzeni kurmaya hazırlanıyor.

ABD Başkanı Donald Trump, 2024 seçim kampanyası sırasında Gazze’deki savaşı en kısa sürede durdurma sözü vermişti. Görevine başladıktan iki gün sonra Trump Oval Ofis’te imzaladığı bir dizi başkanlık kararnamesi sonrasında gazetecilere şunları söylemişti: “Gazze’nin bir fotoğrafını gördüm; büyük bir yıkım alanı gibiydi. Farklı şekilde yeniden inşa edilmesi gerekiyor. Denize sıfır, harika hava koşullarına sahip olağanüstü bir yer burası. Orada çok güzel şeyler yapılabilir.”

İki hafta sonra, İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu ile Beyaz Saray’da düzenlediği basın toplantısında Trump, “Amerika Birleşik Devletleri Gazze Şeridi’ni devralacak” diyerek herkesi şaşırtmıştı. “Bu konuyu aylarca çok yakından inceledim ve her açıdan değerlendirdim” diyen Trump, “Kurnazlık yapmak istemiyorum, bilge adam rolüne girmek istemiyorum. Ama Ortadoğu’nun Rivierası… bu olağanüstü bir şey olabilir.” sözleriyle Gazze Şeridi’ni bir turizm beldesine çevirme planını duyurmuştu. Trump’ın yanı başında gülümseyen Netanyahu ise yüzündeki şaşkınlığı gizleyemese de bunu “cesur bir vizyon” olarak nitelendirmiş ve İsrail ile ABD’nin “ortak bir strateji” izlediğini belirtmişti.

Aradan geçen zamanda Trump’ın Gazze’deki savaşı bitirme sözü Gazze’ye yağan yüzlerce İsrail bombası ile birlikte defalarca suya düştü. Trump’ın Gazze planı ise, özellikle Filistin’e komşu Arap ülkelerinden yükselen tepkiler nedeniyle bir süreliğine gündemden uzaklaştı.[1]

Trump’ın Gazze planı, geçtiğimiz günlerde The Washington Post’un ABD yönetiminin hazırladığı kapsamlı bir taslağı ortaya çıkarmasıyla yeniden uluslararası gündemi işgal eder hale geldi.

Planın genel hatları

Geçtiğimiz hafta Trump, iki yıla yaklaşan savaşı nasıl sona erdirebileceğini ve savaş sonrası Gazze’nin yeniden inşa sürecinin tartışmak üzere Beyaz Saray’da bir toplantı düzenledi. Toplantıya katılanlar arasında Dışişleri Bakanı Marco Rubio ve özel başkanlık temsilcisi Steve Witkoff’un yanı sıra –Irak işgali konusundaki deneyimlerinden yararlanmak amacıyla olsa gerek(!)– görüşlerine başvurulan eski İngiltere Başbakanı Tony Blair ve Trump’ın Gazze planını büyük bir iştahla bekleyen emlak patronu damadı Jared Kushner da vardı. Toplantı hakkında herhangi bir resmî açıklama yapılmadı; ancak Witkoff, toplantıdan önceki gece yönetimin “çok kapsamlı bir planı” olduğunu söylemişti.

Gazze Yeniden Yapılanma, Ekonomik Hızlanma ve Dönüşüm Vakfı veya GREAT Vakfı (Gaza Reconstitution, Economic Acceleration and Transformation Trust) olarak adlandırılan bu plan, şu anda bölgede gıda yardımı dağıtımı yapan ABD ve İsrail destekli Gazze İnsani Yardım Vakfını (GHF)[2] kuran ve faaliyete geçiren bazı İsrailliler tarafından geliştirildi. Planın finansal planlama ise Boston Consulting Group (BCG) için çalışan bir ekip tarafından yapıldı. Gazze Şeridi’nde yaşayan Filistinlileri ülkelerinden sürgün etmeyi ve bölgeyi uluslararası sermaye için yeni bir birikim alanına dönüştürmeyi hedefleyen bu planın öne çıkan noktalarını şu şekilde sırlamak mümkün:

  • ABD gözetiminde yeniden yapılanma: Trump yönetimi tarafından geliştirilen plan, Gazze’yi en az on yıl boyunca fiilen ABD’nin yöneteceği bir vesayet konseyine (trusteeship) devretmeyi amaçlıyor.
  • Geçici ya da “gönüllü” yer değiştirme: Gazze’deki yaklaşık 2 milyon Filistinlinin başka ülkelere ya da Gazze sınırları içinde oluşturulacak tecrit alanlarına taşınması planlanıyor. Bu süreç “gönüllülük” üzerinden tanımlanıyor olsa da planın yürürlüğe girmesi halinde Filistinliler fiili zorunlu yer değiştirmeyle karşı karşıya kalacak.
  • Teşvikler ve dijital tokenlar: Yerlerinden ayrılmayı kabul eden Filistinlilere 5.000 $ nakit, dört yıl kira desteği, bir yıllık gıda yardımı verilecek. Ayrıca dijital tokenler aracılığıyla Gazze’de yeni yapılacak evlerden faydalanmaları sağlanacak. Plan, aynı zamanda Gazze’den ayrılan her Filistinlinin, kalıcı konut maliyeti ve kalanlar için ayrılan bölgelerdeki “yaşam desteği” hizmetleri maliyetine kıyasla, 23.000 dolar “tasarruf” sağlayacağını tahmin ediyor.
  • Riviera ve akıllı şehirler: Plan, Gazze sahil şeridini “Ortadoğu’nun Rivierası”na dönüştürmeyi, yapay zekâ destekli akıllı şehirler, teknoloji merkezleri ve lüks tatil yerleri geliştirmeyi içeriyor. Tesisteki mega projeler arasında lüks tatil köyleri, sanayi bölgeleri, yeni liman ve havalimanı, ring yol ve tramvay hattı gibi altyapılar yer alıyor.
  • Finansman modeli: Plan dahilindeki hesaplamalar, 10 yıl sonra 100 milyar dolarlık bir yatırımın yaklaşık dört katı getiri sağlayacağını ve sürekli “kendi kendini üreten” gelir akışları olacağını öngörüyor. Planın maliyeti, ABD bütçesinden değil, özel yatırımcılar ve kurumlar tarafından karşılanması hedeflenen bir yapı üzerine kurulmuş ki bunun söz konusu planı Trump’ın gözünde cazip hale getiren en önemli faktörlerden olduğunu belirtmeliyiz.

Plan, Gazze’nin “İran’ın ileri karakolu” olmaktan çıkıp “Amerikan yanlısı” bir bölge haline gelerek bölgesel bir “kavşak” işlevi üstlenmesini, ABD’ye enerji kaynakları ve kritik minerallere erişim sağlayacağını, ayrıca Biden döneminde gündeme gelen ancak savaş nedeniyle akamete uğrayan Hindistan-Orta Doğu-Avrupa Ekonomik Koridoru için bir lojistik merkez niteliği taşıyacağını vurguluyor.

Gazze’nin yeniden düzenlenmesinin “Arap ve diğer ülkelerin” yer alacağı çok taraflı bir yatırım projesi aracılığıyla yapılmasını öngörülüyor. Yatırımcıların finanse edeceği “mega projeler” arasında, Gazze çevresine bir çevre yolu ve tramvay hattı inşası da yer alıyor. Planlamacılar bu projeyi, Suudi Veliaht Prensi Muhammed bin Selman’ın adını taşıyan “MBS Otoyolu” olarak adlandırıyor. Gazze’nin merkezinden geçecek modern kuzey-güney otoyoluna ise Birleşik Arap Emirlikleri lideri Muhammed bin Zayed el-Nahyan’ın adı verilmiş durumda. Filistin meselesinde ikircikli bir tutum sergileyen, emperyalizm işbirlikçisi Körfez ülkelerinin bu plana onay vermesi, projenin hayata geçirilmesi açısından kritik görülüyor. Suudi Veliaht Prens ile BAE Emiri’ne adeta “ağızlarına çalınan bir parmak bal” gibi sunulan bu jestlerin nedeni de büyük ölçüde bu ihtiyaçtan kaynaklanıyor olsa gerek.

Plana göre İsrail, ilk yıl boyunca “güvenlik ihtiyaçlarını karşılamak için genel haklarını” koruyacak, ancak iç güvenliğin neredeyse tamamı belirtilmemiş “üçüncü ülke vatandaşları” ile Irak İşgali’nden bu yana emperyalizmin bütün kirli operasyonlarının asli eşlikçilerinden olan “Batılı” özel askeri şirketlere devredilecek.

Gazze’nin yeniden inşası, öncelikle büyük miktardaki enkaz ve patlamamış mühimmatın temizlenmesiyle başlayacak; ardından kamu hizmetleri ve elektrik şebekesinin yeniden inşasıyla devam edecek. Plan ayrıca, Mısır, Suudi Arabistan ve İsrail’e kara bağlantısı olan en güneyde yeni bir liman ve havaalanı yapılmasını öngörüyor. Plan kapsamında, Gazze’ye su ve elektrik sağlamak amacıyla Sina Yarımadası’nda bir su arıtma tesisi ve güneş enerjisi santrali kurulması planlanıyor. Gazze’nin İsrail ile doğu sınırı, Amerikan elektrikli araç şirketleri ve bölgesel veri merkezlerine ev sahipliği yapacak “akıllı” bir sanayi bölgesi olarak tasarlanıyor. Gazze’nin batı sahili ise BAE’nin Dubai’de inşa ettiği palmiye biçimli yapay adalara benzer adalarla donatılarak “dünya standartlarında tatil köyleri” barındıracak. Gazze Şeridi’nin merkezinde, sahil beldeleri ile sanayi bölgesi arasında, altı ila sekiz yapay zekâ destekli akıllı planlı şehir inşa edilmesi öngörülüyor.

Buna karşılık belgede nihai bir Filistin devletine atıfta bulunulmuyor. Yalnızca net olarak tanımlanmamış bir “Filistin yönetim biriminden” bahsediliyor ve bu yapının, Trump’ın ilk döneminde imzalanan İbrahim Anlaşmaları’na katılması öngörülüyor.

Nihai hedef: Tehcir

Trump yönetimi, Gazze planını hayata geçirebilmek için ilk etapta Hamas’ın İsrail tarafından silahsızlandırılmasını ya da Hamas’ın bunu gönüllü olarak gerçekleştirmesini öngörüyor. Netanyahu da daha önce Hamas’sız bir Gazze’yi ele geçirme niyetinde olduklarını dile getirmişti. Bu açıdan plan, ABD ile İsrail arasında bir uyuma işaret etse de Netanyahu, Hamas’ın silahsızlandırılması gerektiğini söylemek dışında, Gazze’nin geleceğine dair hiçbir zaman net bir vizyon sunmadı. Trump’ın planı ise bir bakıma bu boşluğu dolduruyor.

Gazze’nin 1967’de Altı Gün Savaşı’yla Mısır’ın kontrolünden koparılıp İsrail tarafından işgal edilmesinden bu yana Siyonizm’in gündeminde hep Filistinlileri Gazze’den çıkarma hedefi yer aldı. İsrail’in Gazze’yi “dünyanın en büyük açık hava hapishanesine” dönüştürmesi ve Aksa Tufanı operasyonunun ardından bölgeyi fiilen yaşanmaz hale getirmesi de bu hedefin bir parçası. Görünen o ki, Filistinlilerin yurtlarından “temizlenmesi” Netanyahu açısından, Gazze’nin zaten Filistinlilerden “arındırılmış” geleceğinin şekillendirilmesinden çok daha öncelikli bir hedef. Böyle olunca, Trump’ın İsrail’in dümdüz ettiği bu topraklarda yeni bir sermaye merkezi yaratma planı, her iki tarafı da memnun edebiliyor.

Sonuç yerine

İsrail’in 7 Ekim’den bu yana aralıksız devam eden saldırılarına karşın halen Gazze’de yaşayan 2 milyon Filistinlinin insan yerine konmadığını ve akıbetlerinin emperyalistlerin gündeminde olmadığını ayrıca belirtmeye gerek yok.

Tam da bu noktada, emperyalist kapitalizmin gerçeği bütün çıplaklığıyla karşımızda duruyor: Sermaye birikimi ile şiddet birbirinden ayrı olgular olarak değil, tek bir sömürü düzeninin iç içe geçmiş iki yüzü olarak gerçekleşiyor. Gazze’de katledilen Filistinliler, yurtlarından sürülmek istenen milyonlar, emperyalizmin halklara dayattığı bu yağma düzeninin en yakıcı örneklerinden biri olarak yaşanıyor.

Bugün emperyalizme karşı direnen halklarla dayanışmanın yolu ise, kendi ülkemizde bu zinciri kırmaktan geçiyor. Çare açık: Ülkemizi emperyalizmden ve işbirlikçilerinden kurtarmak, halkın iktidarını kurmak.


Notlar:

Bu süreçte Trump’ın sosyal medya platformu Truth Social’da Gazze’ye dair planını yapay zekâ ile görselleştiren bir “utanç vesikası” videoya da maruz kalmıştık.

GHF, İsrail’in Birleşmiş Milletler (BM) başta olmak üzere uluslararası insani kuruluşların Gazze’de gıda yardımı dağıtmasını engellemesi üzerine, Filistinlilerin gıdaya erişimini stratejik bir silaha dönüştürmek amacıyla ABD ve İsrail’in ortak girişimiyle kurulmuştu.

Kısa Kısa

  1. İzmir'de fabrikada patlama: İşçiler yaralandı

    İzmir'in Torbalı ilçesinde İki-El Metal fabrikasında meydana gelen patlamada 7 işçi yaralandı. Olayda 3'ü ağır 7 işçi yaralandı. Yaralılar, ambulanslarla çeşitli hastanelere kaldırıldı.

  2. Can Atalay 24 saatlik açlık grevine başladı

    Anayasa Mahkemesi kararlarına rağmen tutukluluğu devam eden seçilmiş Hatay Milletvekili Can Atalay, TBMM’nin yeni yasama yılının başladığı 1 Ekim’de 24 saatlik açlık grevi kararı aldı. Türkiye İşçi Partisi Hatay Milletvekili Atalay'ın X hesabı üzerinden paylaşılan mesajda karar, "Hatay halkı beni, kendisi adına söz söylemem ve hesap sormam için seçti. O görevden vazgeçmeyeceğim. Artık bıçak kemiğe dayanmıştır" ifadeleriyle duyuruldu.

  3. Fon skandalında iade bilmecesi

    Gazeteci İsmail Saymaz, Fatma Betül Sayan Kaya'nın hisselerden kazandığı 2,2 milyar lirayı iade etmediği iddia ediliyor. Gazeteci İsmail Saymaz katıldığı televizyon yayınında iade iddiasının doğru olmasını ileri sürdü. Dün de Nagehan Alçı benzer bir iddiada bulunmuştu. Ekonomim'in iddiasına göre Kaya ve eşi, söz konusu tutarı Hazine ve Maliye Bakanlığı tarafından bildirilen banka hesabına aktarmıştı.

  4. Tera Portföy yöneticileri hakkında tutuklama kararı

    İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen 'fon soruşturması' kapsamında dün adliyeye sevk edilen Tera Portföy Yönetim Kurulu Başkanı Erdin Özel ve Tera Portföy CEO'su Emir Münir Sarpyener hakkında tutuklama kararı verildi.

  5. Vahap Seçer gözaltına alındı

    Mersin Büyükşehir Belediye Başkanı Vahap Seçer dahil 59 kişi gözaltına alındı. Gözaltına alınanlar arasında aynı zamanda Vahap Seçer'in yanı sıra Vahap Seçer'in yanı sıra Yenişehir Belediye Başkanı Abdullah Özyiğit ve Mezitli Belediye Başkanı Ahmet Serkan Tuncer de bulunuyor.

  6. Akaryakıta zam geldi

    ÖTV artışı nedeniyle benzinin satış fiyatına 4,20, motorine ise 3,70 lira zam geldi. Resmi Gazete'de yayınlanan karara göre, eşel mobil sisteminin sona ermesiyle başlayan yeni dönemde benzindeki ÖTV artışı kasım ve aralık aylarında da kademeli olarak uygulanacak. Böylece benzinde eşel mobil öncesine dönüş nedeniyle beklenen 12,47 liralık fiyat artışı, ÖTV'nin tek seferde değil, kademeli olarak geri getirilmesiyle engellenmiş oldu. LPG'de ise eşel mobil öncesi sisteme dönüldü.

  7. Fon vurgunu: AKP Genel Başkan Yardımcısı Hayat Yazıcı’nın oğlunun malvarlığına konulan tedbir kararı kaldırıldı

    Fon soruşturması kapsamında yönelik kapsamında, eski ticaret bakanı ve AKP Siyasi ve Hukuki İşlerden Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı Hayati Yazıcı’nın oğlu Mustafa Yazıcı’nın tüm mal varlığına hakkında verilen tedbir kararı saatler içinde kaldırıldı. İfadesi alınan Mustafa Yazıcı hakkında, yurt dışına çıkış yasağı şeklinde adli kontrol kararı verildi.

Önceki gün

  1. Fon so­ruş­tur­ma­sın­da AKP'li eski bakan Hayati Yazıcı’nın oğlunun mal varlığına tedbir konuldu

    Fon vurgununa yönelik İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı Terörizmin Finansmanı ve Aklama Suçları Soruşturma Bürosu tarafından yürütülen soruşturma kapsamında, eski ticaret bakanı ve AKP Siyasi ve Hukuki İşlerden Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı Hayati Yazıcı’nın oğlu Mustafa Yazıcı’nın tüm mal varlığına tedbir konuldu.

  2. İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Cemil Tugay, Beştepe’de Cumhurbaşkanı Erdoğan ile görüştü

    Tugay, görüşmenin ardından sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda Erdoğan’a kendisini Beştepe’de kabul ettiği için teşekkür ederken, kente ilişkin projeleri “arz ettiklerini” belirtti. Cemil Tugay, geçtiğimiz aylarda CHP’den istifa etmişti. Tugay’ın Beştepe ziyareti, bir süredir medyada yer alan AKP’ye geçeceğine yönelik iddiaların ardından geldi.

  3. Eylül ayı Milli Güvenlik Kurulu toplantısı sona erdi: Çerçeve Yasa uygulanmaya başlamadı

    Cumhurbaşkanı başkanlığında gerçekleştirilen Milli Güvenlik Kurulu (MGK) toplantısı sonrasında İletişim Başkanlığı tarafından sekiz maddelik bir bildiri yayınlandı. ⁠Bildiride tehdit ve tehlikeler arasında, PKK, KCK ve PYD de yer aldı. Böylece iktidarın "Terörsüz Türkiye" olarak adlandırdığı süreç kapsamında yakın zamanda meclisten geçirilen "Çerçeve Yasa"'nın uygulama aşaması, bir süredir çeşitli kaynaklarca dile getirildiği üzere, ileri bir tarihe kaldı.

  4. Fon vurgunu so­ruş­tur­ma­sın­da yeni gelişme: 5 şirket için TMSF kararı

    Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu (BDDK), fon soruşturması kapsamında Destek Yatırım Bankası, Hedef Yatırım Bankası ve Tera Yatırım Bankası’nın nitelikli paylarına ilişkin temettü dışındaki ortaklık haklarının Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu (TMSF) tarafından kullanılmasına karar verdi. BDDK ayrıca Destek Faktoring ve Tera Finans Faktoring’e pay devri işlemlerinin tamamlanması için altı ay süre tanıdı.

  5. İngiltere Başbakanı Burnham: İngiltere için seçenekler arasında AB’ye yeniden katılmak da var

    İngiltere Başbakanı Andy Burnham, BBC’ye verdiği demeçte mevcut Brexit anlaşmasının “faydadan çok zarar” getirdiğini belirterek, Avrupa ile ilişkileri düzeltmek için neler yapılabileceğini değerlendirmek istediğini söyledi. Burnham İngiltere'nin Avrupa ile uzun vadeli ilişkilerini yeniden şekillendirmek amacıyla hükümetin değerlendirebileceği seçenekler arasında Avrupa Birliği’ne yeniden katılmanın da bulunduğunu ifade etti.

  6. Rusya: S-400 sistemlerinin Türkiye’den çıkarılması için Ankara ile görüşüyoruz

    Kremlin, Türkiye’nin Rusya’dan satın aldığı S-400 hava savunma sistemlerinin başka bir ülkeye konuşlandırılması konusunda Ankara ile temasların sürdüğünü açıkladı. Açıklama, Rusya Dışişleri Bakanı Sergey Lavrov’un geçtiğimiz cumartesi günü S-400’lerin başka bir ülkeye devredilebileceğine ilişkin sözlerinin ardından geldi.

  7. CHP’de ihraçlar devam ediyor

    Mutlak butlan kararıyla CHP’nin başına geçen Kılıçdaroğlu yönetimi, partiden ihraç kararları almaya devam ediyor. Son olarak Kadıköy Belediye Başkanı Mesut Kösedağ, Sarıyer Belediye Başkanı Oktay Aksu ve Sancaktepe Belediye Başkanı Alper Yeğin, kesin ihraç talebiyle disipline sevk edildi.

  8. T24'e erişim engeli

    T24'ün internet haber portalı ve sosyal medya hesapları hakkında kapatma kararı verildi. Karar kapsamında T24'ün son 1 yıl içerisinde 118 LGBT propagandası niteliği taşıyan içerik ürettiği ileri sürüldü. 1. Sulh Ceza Hakimliği tarafından alınan karar uygulanmak üzere Siber Güvenlik Başkanlığı'na gönderildi.

  9. Fon so­ruş­tur­ma­sın­da yeni dalga: 34 kişiye gözaltı

    İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığının yürüttüğü fon soruşturmasında 5'inci dalga operasyonda 34 şüpheli için gözaltı kararı verildi. Bakan Akın Gürlek'in açıklamasına göre şüpheli sayısı 217'ye ulaştı; 56 kişi tutuklandı, 88 kişiye adli kontrol uygulandı. 26 hissedeki manipülatif işlemler de inceleniyor.

  10. Sakarya'da çok sayıda bölge sular altında

    Sakarya’da dünden bu yana etkili olan sağanak yağışların ardından birçok bölgede sel ve su baskınları yaşandı. Karasu ve Darıçayırı'nda Sakarya Nehri ve bölgedeki derelerin taşmasıyla su seviyesi yer yer 1 ila 2 metreye ulaştı. Yaklaşık 60 hanenin etkilendiği bölgede mahsur kalanlar oldu. Ferizli ve Kaynarca'da sokaklar adeta göle dönerken, araçlar tamamen suya gömülürken Erenler'de çok sayıda evi su bastı.

  11. Suriye'de haremlik selamlık düğün kararı: Kadın salonlarına damatlar giremeyecek

    T24'ten Namık Durukan'ın haberine göre, Şam kırsalındaki Sergaya Belde Meclisi 27 Eylül'de kadınlara ayrılan düğün salonlarına damatların girişini yasakladı. Douma Şehir Meclisi de benzer bir karar aldı. Kararlara uymayanlar hakkında yasal işlem uygulanacak.

  12. Fatma Betül Sayan Kaya’nın adı AKP’nin internet sitesinden kaldırıldı

    Fon soruşturması kapsamında gündeme gelen iddiaların ardından AKP’deki görevlerinden ayrılan eski Aile ve Sosyal Politikalar Bakanı Fatma Betül Sayan Kaya’nın adı ve özgeçmişi partinin internet sitesinden kaldırıldı. Kaya’nın MKYK WhatsApp grubundan da çıkarıldığı iddia edildi.

  13. Bilal Erdoğan: "Türkiye belki en normal dönemini yaşıyor"

    AKP'li Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın oğlu Bilal Erdoğan, Konya'da imam hatip öğrencilerine seslendi. İmam hatipleri "normalleşmenin" teminatı ilan eden Erdoğan, dindar muhafazakârlığı "milletin vasatı" olarak tanımladı. İlim Yayma Vakfı Mütevelli Heyeti Başkanı sıfatıyla Konya Anadolu İmam Hatip Lisesi'nde konuşan Erdoğan, "Bu millet galebe çaldı ve bugün hamdolsun Türkiye belki en normal, sosyal olarak kültürel olarak dönemini yaşıyor" dedi

  14. Eski SPK Başkanı ifadeye çağrıldı

    Eski Sermaye Piyasası Kurulu (SPK) Başkanı İbrahim Ömer Gönül, İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı Aklama Suçları Soruşturma Bürosu tarafından yürütülen soruşturma kapsamında şüpheli sıfatıyla bugün savcılığa ifade verecek. Gönül'ün ifadesi, başsavcılığın sermaye piyasasında gerçekleştirilen işlemlere ilişkin yürüttüğü soruşturma kapsamında alınacak.

  15. Kaçırılma alarmının nedeni pilot kavgası çıktı

    İsrail Başbakanlığı, Dubai-Tel Aviv seferini yapan Flydubai uçağında kaçırma olmadığını, acil durumun pilotlar arasında yaşanan kavga nedeniyle ortaya çıktığını açıkladı. Uçak, Ürdün hava sahasında “7500” kaçırılma kodu vermesinin ardından Suudi Arabistan’a yönlendirilmiş, İsrail savaş uçaklarını havalandırmıştı. Olayla ilgili soruşturma sürüyor.

  16. TÜİK verilerine göre “gerçek işsizlik” yüzde 31'e yükseldi

    TÜİK’in “atıl işgücü” olarak tanımladığı geniş işsizlik oranı ağustosta yüzde 31’e yükseldi. İşsiz sayısı ise 2 milyon 740 bin olarak açıklandı. İş aramaktan vazgeçenleri ve eksik çalışanları ayrı kategorilerde değerlendiren TÜİK, yalnızca dar tanımı “işsizlik oranı” olarak sunarak işsizliği olduğundan düşük göstermeye çalışıyor. DİSK-AR’ın hesaplamasına göre geniş tanımlı işsiz sayısı ise 12 milyon 608 bin oldu.

  17. DDK Başkanı Tanrıkulu, Borsa İstanbul'daki görevlerinden ayrıldı

    Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın fon skandalıyla ilgili Devlet Denetleme Kurulu'nu görevlendirmesinin ardından DDK Başkanı Salih Tanrıkulu, Borsa İstanbul'daki yönetim kurulu başkanvekilliği ve denetim komitesi başkanlığı görevlerinden ayrıldı. Tanrıkulu'nun adı kurumun internet sitesindeki listelerden de kaldırıldı.

  18. AKP'li Zeybekci'nin şirketlerinin parası da Tera fonunda kalmış

    Eski Ekonomi Bakanı Nihat Zeybekci'nin ortağı olduğu dört şirketin parası, 17 Eylül'de tasfiye kararı verilen Tera'nın TP2 fonunda kaldı. İsmail Saymaz'a konuşan Zeybekci, kendini 455 bin mağdurdan biri saydı, fona yatırımdan haberi olmadığını söyledi. "Maalesef devletin ihmali var" derken mağduriyetini Erdoğan'a iletmediğini belirtti.

  19. Dubai - Tel Aviv uçağında kaçırılma kodu verildi

    İsrail'de yayın yapan Kanal 12'nin haberine göre, Dubai'den Tel Aviv'e giden yolcu uçağı, uçak kaçırılmasını ifade eden "7500" kodunu yayınladı. Kodun yayınlanması sonrasında, İsrail Hava Kuvvetleri'ne ait savaş uçaklarının yolcu uçağına doğru havalandığı bildirilirdi. Ürdün üzerinde bir süre tur atan ve içerisinde yaklaşık 100 İsrail vatandaşının bulunduğu belirtilen uçak, daha sonra Suudi Arabistan yönüne yönlendirildi.

  20. MEB’den istismarcı Ensar Vakfı’yla iş birliği

    MEB, Ensar Vakfı’nın düzenleyeceği “Sana Emanet Online Bilgi Yarışması”nı ortaokul ve liselere resmi yazıyla duyurdu. Cumhuriyet’ten Ufuk Sepetci’nin haberine göre, yarışmada öğrencilere umre ve teknoloji ödülleri verilecek. Dereceye giren kişilerin öğretmenleri ve okul müdürlerine ise 20 bin TL’ye kadar nakit ödül ödenecek. Ensar Vakfı, Karaman’da 45 çocuğun cinsel istismara maruz bırakıldığı olayla gündeme gelmişti.

  21. AYM, yoksulluk nafakasından "süresiz" ifadesini kaldırdı

    Anayasa Mahkemesi, Türk Medeni Kanunu’nun yoksulluk nafakasını düzenleyen 175. maddesindeki “süresiz olarak” ibaresini iptal etti. Karar, 30 Haziran 2027’de yürürlüğe girecek. Nafakanın süresine ilişkin yeni bir düzenlemenin önümüzdeki dönemde TBMM gündemine gelmesi bekleniyor.

✓