İsrailli hafif silah üreticisi ARI Arms, Azerbaycan’da tüfek üretimine başladı. İsrail basınında yer alan bilgilere göre, ekim ayının başında düzenlenen açılış törenine Azerbaycan Cumhurbaşkanı İlham Aliyev ile üst düzey yetkililer katıldı.
Tesis Azerbaycan hükümetine ait ve ülkenin Batı tasarımına sahip tüfek üreten ilk fabrikası olarak tanımlanıyor. Tesisin daha önce Kalaşnikov tipi silahlar ürettiği, genişletilen fabrikada ise M4 tipi, AR-15 platformundaki tüfeklerin üretileceği belirtiliyor.
Proje, ARI Arms, Azerbaycan Savunma Sanayii Bakanlığı ve yerel Iqlim Scientific Production Enterprise şirketinin oluşturduğu ortak girişim üzerinden yürütülüyor.
Daha da önemlisi, söz konusu proje yalnızca İsrail'den Azerbaycan'a hazır silah satışı anlamına gelmiyor. Zira anlaşmanın koşullarından biri de, ‘üretimin yerelleştirilmesi’. Yani ARI Arms, kendi teknolojisini ve üretim tecrübesini Azerbaycan'a aktarırken, Bakü yönetimi de ithal edilen silah sistemlerine erişmenin yanı sıra bu sistemleri ülkede üretebilecek bir kapasite oluşturmayı hedefliyor.
Planların temeli 2024’te atıldı
Bu fabrikanın ortaya çıkışı, iki ülke arasındaki askeri-sanayi ilişkilerinin son dönemde nasıl derinleştiğinn en önemli göstergelerinden biri.
Eylül 2024'te İsrailli AS Holdings ve bağlı şirketi ARI Arms, Azerbaycan Savunma Sanayii Bakanlığı'na bağlı devlet şirketi Azersilah ile stratejik bir mutabakat zaptı imzalamıştı. İsrail'in Bakü Büyükelçisi George Deek, anlaşmayı iki ülkenin savunma sanayii alanındaki iş birliğini geliştirecek bir ortaklık olarak duyurdu.
Peki tam olarak hangi tüfek üretilecek?
Azerbaycan’daki fabrikada, ARI Arms'ın OR-4 modeli üretilecek. Bu, AR-15 ailesinden geliştirilen 5,56×45 mm, NATO standardında bir tüfek. Şirket, modelin M4/M16 platformlarıyla uyumlu olduğunu belirtiyor. Söz konusu platform, NATO mermisi kullanan yaygın bir ateşli silah ailesi.
ARI Arms, 2024 sonunda İsrail Savunma Bakanlığı tarafından açılan ihaleyi kazanarak İsrail ordusuna yaklaşık 10 bin OR-4 tüfeği sağlamak üzere anlaşma imzaladı. Sözleşmede miktarın 20 bine çıkarılmasına yönelik bir opsiyon da bulunuyordu.
Bu nedenle İsrail basını, bu anlaşmayı ülkenin küçük silah tedarikindeki önemli ihalelerinden biri olarak aktardı.
Dolayısıyla Azerbaycan'daki üretim hattı, İsrail ordusunun envanterine de girecek silahların başka bir ülkede yerelleştirilmesi anlamına geliyor.
Enerji hattı da büyüyor
İsrail-Azerbaycan ilişkilerinin dikkat çekici tarafı ise savunma sanayiiyle sınırlı değil.
Azerbaycan devlet petrol şirketi SOCAR, Haziran 2025'te İsrail'in önemli doğal gaz sahalarından Tamar'daki yüzde 10'luk payın sahibi oldu. İşlemin bedeli yaklaşık 1,25 milyar dolar olarak açıklandı. Böylece SOCAR ilk kez İsrail'in açık deniz doğal gaz sektöründe doğrudan ortak konumuna geldi.
Enerji ve savunma başlıkları birlikte değerlendirildiğinde, Bakü ile Tel Aviv arasındaki ilişkinin klasik bir silah tedarikçisi-müşteri ilişkisinin ötesine geçtiği görülüyor. Savunma sanayii, teknoloji transferi, enerji yatırımları ve bölgesel güvenlik iş birliği birbirini tamamlayan alanlar.
İsrail açısından da önemli bir gelişme
ARI Arms'ın Azerbaycan'daki yatırımı şirket için de yeni bir aşamaya işaret ediyor. İsrailli firma kendisini yalnızca silah üreticisi olarak değil, başka ülkelerde ‘yerel savunma sanayii kapasitesi’ kuran bir teknoloji sağlayıcısı olarak konumlandırıyor.
Şirketin internet sitesinde de yerel talebe göre silah fabrikası geliştirme, üretim personelinin ve mühendislerin eğitimi, lojistik ve üretim standartlarının oluşturulması gibi hizmetler açıkça sıralanıyor.
Bunun ekonomik tarafında da önemli bir hedef var. Hatırlarsanız, Azerbaycan lideri Aliyev, geçen günlerde partisi Yeni Azerbaycan Partisi'nin 8. Kongresi'nde yaptığı konuşmada savunmaya ve ‘yerel üretime’ de önemli bir yer ayırmıştı.
Aliyev de ‘yerli ve milli’ diyor, ancak bu ‘kendi kendine yetme’ hedefi daha ilk nefeste savunma alanında niteliğini gösterdi.
İhale tartışmaları
Azerbaycan’da ‘üretimi yerelleştirecek’ ARI Arms'ın İsrail'deki geçmişi de oldukça ‘dikkat çekici’...
Şirket, İsrail ordusuna OR-4 tüfekleri satışı için kazandığı ihaleden önce başka bir silah tedarik ihalesinde de seçilmiş, ancak söz konusu süreç daha sonra iptal edilmişti. İsrail Savunma Bakanlığı iptalde ihale şartları ve süreçteki sorunlara işaret ederken, şirket bu değerlendirmeye itiraz etmişti.
Yine de, bütün bu tartışmalara rağmen ARI Arms bugün kendisini İsrail ordusunun resmi tedarikçisi olarak tanımlıyor. Şirketin Azerbaycan'da fabrika kurması, dolayısıyla iki ülke arasındaki askeri ilişkilerin artık yalnızca "İsrail silahı satın alma" aşamasında olmadığını; üretim teknolojisinin, know-how'ın ve sanayi kapasitesinin de ihraç edilmeye başlandığını gösteriyor.
Zaten, Bakü'nün İsrail'den silah alması yeni değil. Yeni olan, İsrail savunma sanayii şirketinin Azerbaycan'da kendi teknolojisiyle yerel üretim altyapısı kurması. Üstelik Batı standartlarında, tam olarak ‘NATO ayarlarında’...
Tek millet, iki devlet, ‘büyük İsrail’…
Azerbaycan ‘ana akım’ medyasında, Azerbaycan-İsrail ilişkilerine dair Türk medyasında çıkan haberlerin ‘provokasyon’ olduğu, ‘kardeşliğe zarar verme amacı’ taşıdığı söylenir.
Aynı medya organlarının bu konudaki ‘sessizliği’ ise çelişki değil, tam olarak bu nedenle anlamlı.
Türk medyasında ise günlerdir Azerbaycan’daki türban yasakları konuşuluyor, Bakü yönetimine sitemler, tepkiler havalarda uçuşuyor, Bakü’nün ‘türban karşıtı adımlarının’ iki ülkenin kardeşliğine zarar verdiği, “Bir millet iki devlet” ilkesine ters düştüğü ifade ediliyor.
Görüldüğü üzere, ‘tek milletin’ kardeşliğini neyin tartışmaya açtığı konusunda iki taraf da kendine uygun konulara yönelerek, oldukça 'seçici' davranıyor.
Hangi konular hakkında 'yokmuş gibi davranılacağı' konusunda ise ‘iki devlette’ tam bir konsensüs hakim.
Gazzeli milyonlara çevrilen namluların üretildiği türden bir konsensüs.