Arama

Site İçi Arama

Doğrudan arama yapın Aranıyor... Detaylı Arama
Sonuçlar aranıyor...
Kategorilere Göz Atın
© ideo. Anlatılan senin hikayendir

Köşe Yazısı

NATO sağlığımıza da göz dikti: ‘Savaş durumunda’ üye ülkelerin sağlık hizmetlerini neler bekliyor?

09:57 6 dk okuma

Militarize edilen sağlık hizmetleri, NATO üyeliğinin ‘yük paylaşımı’ görevi savaş durumunda hızla ‘kaynak paylaşımına’ dönüştüğünde, kime ne kadar ulaştırılacak?

Dünya kamuoyu, 7-8 Temmuz tarihlerinde başkentimiz Ankara’da düzenlenecek NATO Zirvesi’ni bekliyor.

Zirvede elbette, İran’a yönelik emperyalist saldırganlık ve Rusya-Ukrayna savaşındaki son gelişmeler ana konu gibi görünecek. Ancak asıl can alıcı başlık, üye ülkelerin Gayrisafi yurt içi hasılalarının (GSYİH) yüzde 5’ini savunmaya harcamaları hedefi.

İspanya hariç tüm müttefikler, 2035 yılına kadar yüzde 5’lik savunma harcaması hedefine ulaşmayı taahhüt etti. Bunun ülkelerin ulusal ekonomilerine bindireceği yükü ve başta sosyal harcamalarda yaşanacak kesintiler olmak üzere olası sonuçlarını daha önce yazmıştık.

Ancak NATO, artık malumun ilanı olan ‘büyük savaş’ hazırlıklarını beklendiği üzere çok katmanlı bir program dahilinde yürütüyor. İttifak, yazın gerçekleşecek tarihi zirve ve yaşanacak dönüşüme, komite ve çeşitli alt kurul toplantılarıyla hazırlanıyor.

Bu hazırlığa dair bir diğer eşik, geçtiğimiz günlerde Kuzey Makedonya’da aşıldı. Medyaya çok yansımayan bu kritik gelişme, üye ülkelerin sağlık sistemlerini de beklenen ‘büyük savaşa’ hazırlamaya odaklanıyor.

Toplantıyı kim düzenledi?

Toplantı, NATO Askeri Sağlık Hizmetleri Başkanları Komitesi (COMEDS) tarafından düzenlendi.

Kökeni, NATO’nun Avrupa’daki üyelerinin lojistik koordinasyonu gerekçesiyle 1968’de kurulan EUROGROUP’un tıbbi hizmet liderliği tarafından 1970’de kurulan EUROMED’e dayanıyor.

90’lı yıllara gelindiğinde, EUROMED hariç tüm EUROGROUP faaliyetleri -2011’de feshedilecek- Batı Avrupa Birliği’ne (BAB) devretti, EUROMED ise NATO bünyesine katıldı. EUROMED ise, 1993–1994 sürecinde NATO Askeri Komitesi tarafından kurumsallaştırılarak bugünkü COMEDS yapısına dönüştü.

O günden beri bu yapı, askeri personelin sağlık hizmetlerini organize etmek, tıbbi tahliye gibi alanlarda çalışıyor. Ancak bu yapı yalnızca askeri değil, sivil alanlarda da faaliyet yürütmekle görevli. Üye ülkelerdeki salgın hastalıklar, doğal afetler, acil durumlar ve benzeri… Bu ‘sivil’ olayların hepsinde de bu komite, tıbbi malzeme, hasta nakli gibi oldukça hassas konularda ‘koordinasyonu’ sağlamakla görevli.

Toplantıda ne konuşuldu?

NATO COMEDS 65. Genel Kurul Toplantısı olarak kayıtlara geçen toplantı, 1-4 Haziran tarihlerinde Kuzey Makedonya’nın Üsküp kentinde düzenlendi.

Toplantıda konuşan üst düzey yetkililerin açıklamalarından, iki noktanın önemsendiği anlaşılıyor.

Bunlardan birincisi, yaralıların tedavi ve cepheye geri gönderilme süreçlerinin hızlandırılması.

Toplantının açılış konuşmasını yapan, NATO’nun Lojistik ve Kaynaklar Bölümü Direktörü Belçikalı Tümgeneral (Major General) Luc Vanbockryck, tıbbi desteğin ‘herhangi bir silah sistemiyle eşdeğer kritik bir yetenek’ olarak ele alınması gerektiğini söyledi.

Komitenin başkanlık görevini üstlenen Norveçli Tuğgeneral Petter Iversen da, ‘yeni bir gerçeklik’ tarifi yaparak şu ifadeleri kullandı:

“Askeri sağlık hizmetleri, kapsamlı bir destek alanı olmaktan çıkarak herhangi bir silah sistemi kadar temel bir unsur haline geliyor. Askerlerin cepheye dönüş sürecini hızlandırmalıyız. Bunun stratejik bir önemi var.”

Yani NATO, yaralanan askerlerini yalnızca bir hasta olarak değil, en kısa sürede ‘tamir edilmesi gereken’ kaynaklar olarak görüyor. Bu tutum aynı zamanda, NATO’nun olası bir savaş durumunda ciddi kayıplar öngördüğünün göstergesi.

Toplantıda, Ocak 2025’te yürürlüğe giren NATO Tıbbi Eylem Planı (MAP) üzerindeki çalışmalar da temel konulardan biriydi. ‘Gizlilik’ kararı nedeniyle bu eylem planının tam metni henüz açıklanmadı, ancak plandaki ana eğilimleri, bu tür toplantılardan ve yetkililerin açıklamalarından çıkarabiliyoruz.

Bu da bizi, ikinci önemli noktaya götürüyor:

Askeri-sivil sağlık entegrasyonu

Resmi belgelere göre NATO, MAP’i açık biçimde bir “Whole-of-government, whole-of-society” (Tüm devlet – tüm toplum) yaklaşımıyla anlatıyor. Yani bu planlarda yalnızca askeri sağlık sistemi değil, devletin ve toplumun sağlık kapasitesi de işin içine giriyor.

Bu entegrasyonun pratikte neye benzediğini de yine kamuya açık NATO belgelerinden öğreniyoruz.

NATO’nun 7 Aralık 2023’te düzenlediği ilk ortak askeri-sivil sağlık toplantısında COMEDS ile görüştüğü konular oldukça çarpıcıydı:

Ulusal sağlık otoriteleri; kitlesel yaralı planlaması, kan ve kan ürünleri ile tıbbi karşı önlemlerde tedarik güvenliği, hasta tahliyesi ve transferi…

Bir sonraki yıl, COMEDS ile NATO’nun Joint Health Group’u (Müşterek Sağlık Grubu) arasındaki görüşmede de ana konu yine sivil-askerî işbirliği oldu.

Bu görüşmenin en çarpıcı yanı ise, NATO’nun ‘sivil otoritelerin sivil sağlık sistemlerinin, çatışmalı ortamda daha uzun süre çalışabilir olması gerekliliği’ yönündeki tespitiydi. Yani NATO, sağlık alanında askeri sistemi büyütmeyi değil, doğrudan sivil sağlık kapasitesini de savaş koşullarına dayanıklı hale getirmeyi amaçlıyor.

İttifakın sağlık kılavuzlarında yer alan yönergeler de tam olarak işaret ettiğimiz yeri gösteriyor:

Stratejik stoklar, sivil/askeri tıpta ortak erişim düzenlemeleri, ortak hastalık/sağlık gözetimi, iletişim hatları ve daha fazlası…

Bütün bunlar ne anlama geliyor?

Bütün bu düzenleme ve düzenleme önerilerinin, halklar üzerindeki etkisini anlamanın en iyi yolu, bir nevi yazılı simülasyondan geçiyor.

Tamamen NATO belgelerine göre, ABD önderliğindeki NATO, üye ülkelerle birlikte ‘büyük bir düşmana’ karşı sıcak savaşa başladığını ve ülkemizin de bu savaşa askeri gücüyle dahil olduğunu düşünelim.

Böyle bir senaryoda, tıp alanında ‘başımıza gelecekleri’ şu şekilde özetlemek mümkün:

Ülkemiz NATO’nun herhangi bir topyekun savaşına dahil olduğunda, ilk kırılma önce tedarik zincirinde, ulaşımda ve haberleşmede yaşanır, bütün bu sektörler yoğun bir baskı altına girer. Yani savaşın cepheden şehirlere ulaşması büyük bir hızla gerçekleşir ve kamu hizmetleri anında kilitlenir.

Böyle bir savaşta Türkiye’de beklenen tablo; yaralanma ve ölüm dışında, sağlık hizmetine erişimde daralma, ilaç ve tıbbi malzeme kıtlığı, psikolojik travma, göç ve iç göç, fiyat artışları, ulaşım ve iletişim kesintileri ve kamu kaynaklarının savaşa kaydırılması olacaktır.

Türkiye’nin sağlık altyapısı, halkın ihtiyaçlarına göre değil, büyük bir hızla savaş temposuna göre yeniden dizayn edilir. Şehir hastaneleri, devlet hastaneleri, askeri hastaneler, üniversite hastaneleri ve özel sağlık zincirleri, kime nasıl hizmet edeceğini ülkenin değil, ittifakın ve içerisinde bulunduğu savaşın kanunlarına göre öğrenir.

Buradan sonra mesele yalnızca tıbbi kapasite meselesi olmaktan çıkar; doğrudan bir egemenlik meselesine dönüşür. Çünkü sağlık, savaş zamanında sadece ‘yaralıyı kurtarma’ değil, kimin tedavi edileceğini, hangi yaralının önce taşınacağı, hangi ilacın kime verileceği, hangi hastanenin askerî önceliklerle çalışacağına karar verme meselesidir.

Örneğin COMEDS, savaşın ilk anlarında merkeze hazırladığı tıbbi durum değerlendirmesinde hangi ülkelerde sağlık sistemi baskısı oluştuğunu, hangi bölgelerde hasta transferinin mümkün olduğunu ve hangi alanlarda sivil-askerî koordinasyon gerektiğini belirler.

MAP’a göre oluşturulacak plana göre bazı müttefik ülkeler ileri cerrahi ve yoğun bakım kapasitesini üstlenirken, diğerleri tahliye, rehabilitasyon, kan ürünleri, ilaç sevkiyatı veya lojistik merkez rolünü alır. Peki bu rolleri kim dağıtacak? Cevabı yine NATO belgelerinde: “Lead nations”, yani öncü ülkeler…

Cevabı NATO belgelerinde olmayan soru ise şu: Görev dağılımı neye göre yapılacak? Askeri güce göre mi, siyasi güce göre mi, ittifak içerisindeki yere göre mi, yoksa ittifaka asıl rengini veren, Atlantik merkezli stratejik reflekslere göre mi?

NATO belgelerinden devam edelim… Eğer olur da askeri sağlık hizmetleri tek başına yetersiz kalırsa -ki beklenti o yönde- COMEDS, sivil sağlık otoriteleriyle işbirliğine başlar. NATO’nun arz güvenliği, hasta sevk ve transferi gibi ‘sağlık odaklı’ görünen kavramlarla açıkladığı bu işbirliğinin ürkütücü bir başka gerekliliği daha var: Ulusal ve bölgesel stokların kullanımı.

Yani NATO, gerekli gördüğünde, örneğin sivil sağlık hizmetlerinin elindeki kan stoğunu askeri personel için kullanabilir. Bu aslında her ülkede geçerli olan bir kanun. Ancak bu, kendi ordusuyla, kendi çıkarları gereği savaşa giren bir devletin kendi stoğunu ülke içerisinde kullanma ehliyetinden çok daha fazlası.

Özetle, insan hayatının merkezinde bulunan sağlık hizmetlerini düşünelim…

Onu silah sistemleriyle eşdeğer önemde gören yetkililerce militarize edilen sağlık hizmetleri, NATO üyeliğinin ‘yük paylaşımı’ görevi savaş durumunda hızla ‘kaynak paylaşımına’ dönüştüğünde, kime ne kadar ulaştırılacak?

Ve bir ülke düşünelim…

Emperyalist-kapitalist sistemin ‘üst sıralarında’ bulunmasa da, iktidarlar tarafından ne pahasına olursa olsun ittifakın içerisinde tutulan, ekonomisi oldukça ‘kırılgan’, sağlık başta olmak üzere kamu hizmetlerinin zaten ağır aksak yürüdüğü ancak kalabalık bir askeri/sivil nüfusa sahip bir ülke, böyle bir senaryoda kaç yıl da değil, kaç ay tutunabilir ve ‘ittifaklarından’ hangisi böyle bir enkazın kurtulması için omuz verecek cesarete sahip olabilir?

Kaynaklar:

https://ideo.org.tr/once-ankara-sonra-izmir-nato-2026da-ulkemizden-ne-bekliyor/

https://www.nato.int/en/news-and-events/articles/news/2023/12/07/nato-hosts-first-joint-meeting-of-senior-military-and-civilian-representatives-from-the-medical-sector

https://www.nato.int/en/news-and-events/articles/news/2025/11/20/nato-health-officials-meet-to-discuss-medical-support-for-collective-defence

https://www.nato.int/content/dam/nato/legacy-wcm/media_pdf/2024/8/pdf/240830-human-security-en.pdf

https://www.nato.int/content/dam/nato/legacy-wcm/media_pdf/2022/2/pdf/220222-0407-21_Guidelines-Civil-Military-Medical-Cooperation_en.pdf

https://www.nato.int/en/news-and-events/articles/news/2024/06/07/nato-committee-of-chiefs-of-military-medical-services-discuss-medical-support-to-collective-defence-and-meet-with-nato-joint-health-group

https://www.nato.int/en/news-and-events/articles/news/2023/12/07/nato-hosts-first-joint-meeting-of-senior-military-and-civilian-representatives-from-the-medical-sector

https://www.nato.int/en/news-and-events/articles/news/2026/06/05/nato-comeds-65th-plenary-medical-readiness-an-important-part-of-national-and-collective-security

Kısa Kısa

  1. İzmir'de fabrikada patlama: İşçiler yaralandı

    İzmir'in Torbalı ilçesinde İki-El Metal fabrikasında meydana gelen patlamada 7 işçi yaralandı. Olayda 3'ü ağır 7 işçi yaralandı. Yaralılar, ambulanslarla çeşitli hastanelere kaldırıldı.

  2. Can Atalay 24 saatlik açlık grevine başladı

    Anayasa Mahkemesi kararlarına rağmen tutukluluğu devam eden seçilmiş Hatay Milletvekili Can Atalay, TBMM’nin yeni yasama yılının başladığı 1 Ekim’de 24 saatlik açlık grevi kararı aldı. Türkiye İşçi Partisi Hatay Milletvekili Atalay'ın X hesabı üzerinden paylaşılan mesajda karar, "Hatay halkı beni, kendisi adına söz söylemem ve hesap sormam için seçti. O görevden vazgeçmeyeceğim. Artık bıçak kemiğe dayanmıştır" ifadeleriyle duyuruldu.

  3. Fon skandalında iade bilmecesi

    Gazeteci İsmail Saymaz, Fatma Betül Sayan Kaya'nın hisselerden kazandığı 2,2 milyar lirayı iade etmediği iddia ediliyor. Gazeteci İsmail Saymaz katıldığı televizyon yayınında iade iddiasının doğru olmasını ileri sürdü. Dün de Nagehan Alçı benzer bir iddiada bulunmuştu. Ekonomim'in iddiasına göre Kaya ve eşi, söz konusu tutarı Hazine ve Maliye Bakanlığı tarafından bildirilen banka hesabına aktarmıştı.

  4. Tera Portföy yöneticileri hakkında tutuklama kararı

    İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen 'fon soruşturması' kapsamında dün adliyeye sevk edilen Tera Portföy Yönetim Kurulu Başkanı Erdin Özel ve Tera Portföy CEO'su Emir Münir Sarpyener hakkında tutuklama kararı verildi.

  5. Vahap Seçer gözaltına alındı

    Mersin Büyükşehir Belediye Başkanı Vahap Seçer dahil 59 kişi gözaltına alındı. Gözaltına alınanlar arasında aynı zamanda Vahap Seçer'in yanı sıra Vahap Seçer'in yanı sıra Yenişehir Belediye Başkanı Abdullah Özyiğit ve Mezitli Belediye Başkanı Ahmet Serkan Tuncer de bulunuyor.

  6. Akaryakıta zam geldi

    ÖTV artışı nedeniyle benzinin satış fiyatına 4,20, motorine ise 3,70 lira zam geldi. Resmi Gazete'de yayınlanan karara göre, eşel mobil sisteminin sona ermesiyle başlayan yeni dönemde benzindeki ÖTV artışı kasım ve aralık aylarında da kademeli olarak uygulanacak. Böylece benzinde eşel mobil öncesine dönüş nedeniyle beklenen 12,47 liralık fiyat artışı, ÖTV'nin tek seferde değil, kademeli olarak geri getirilmesiyle engellenmiş oldu. LPG'de ise eşel mobil öncesi sisteme dönüldü.

  7. Fon vurgunu: AKP Genel Başkan Yardımcısı Hayat Yazıcı’nın oğlunun malvarlığına konulan tedbir kararı kaldırıldı

    Fon soruşturması kapsamında yönelik kapsamında, eski ticaret bakanı ve AKP Siyasi ve Hukuki İşlerden Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı Hayati Yazıcı’nın oğlu Mustafa Yazıcı’nın tüm mal varlığına hakkında verilen tedbir kararı saatler içinde kaldırıldı. İfadesi alınan Mustafa Yazıcı hakkında, yurt dışına çıkış yasağı şeklinde adli kontrol kararı verildi.

Önceki gün

  1. Fon so­ruş­tur­ma­sın­da AKP'li eski bakan Hayati Yazıcı’nın oğlunun mal varlığına tedbir konuldu

    Fon vurgununa yönelik İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı Terörizmin Finansmanı ve Aklama Suçları Soruşturma Bürosu tarafından yürütülen soruşturma kapsamında, eski ticaret bakanı ve AKP Siyasi ve Hukuki İşlerden Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı Hayati Yazıcı’nın oğlu Mustafa Yazıcı’nın tüm mal varlığına tedbir konuldu.

  2. İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Cemil Tugay, Beştepe’de Cumhurbaşkanı Erdoğan ile görüştü

    Tugay, görüşmenin ardından sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda Erdoğan’a kendisini Beştepe’de kabul ettiği için teşekkür ederken, kente ilişkin projeleri “arz ettiklerini” belirtti. Cemil Tugay, geçtiğimiz aylarda CHP’den istifa etmişti. Tugay’ın Beştepe ziyareti, bir süredir medyada yer alan AKP’ye geçeceğine yönelik iddiaların ardından geldi.

  3. Eylül ayı Milli Güvenlik Kurulu toplantısı sona erdi: Çerçeve Yasa uygulanmaya başlamadı

    Cumhurbaşkanı başkanlığında gerçekleştirilen Milli Güvenlik Kurulu (MGK) toplantısı sonrasında İletişim Başkanlığı tarafından sekiz maddelik bir bildiri yayınlandı. ⁠Bildiride tehdit ve tehlikeler arasında, PKK, KCK ve PYD de yer aldı. Böylece iktidarın "Terörsüz Türkiye" olarak adlandırdığı süreç kapsamında yakın zamanda meclisten geçirilen "Çerçeve Yasa"'nın uygulama aşaması, bir süredir çeşitli kaynaklarca dile getirildiği üzere, ileri bir tarihe kaldı.

  4. Fon vurgunu so­ruş­tur­ma­sın­da yeni gelişme: 5 şirket için TMSF kararı

    Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu (BDDK), fon soruşturması kapsamında Destek Yatırım Bankası, Hedef Yatırım Bankası ve Tera Yatırım Bankası’nın nitelikli paylarına ilişkin temettü dışındaki ortaklık haklarının Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu (TMSF) tarafından kullanılmasına karar verdi. BDDK ayrıca Destek Faktoring ve Tera Finans Faktoring’e pay devri işlemlerinin tamamlanması için altı ay süre tanıdı.

  5. İngiltere Başbakanı Burnham: İngiltere için seçenekler arasında AB’ye yeniden katılmak da var

    İngiltere Başbakanı Andy Burnham, BBC’ye verdiği demeçte mevcut Brexit anlaşmasının “faydadan çok zarar” getirdiğini belirterek, Avrupa ile ilişkileri düzeltmek için neler yapılabileceğini değerlendirmek istediğini söyledi. Burnham İngiltere'nin Avrupa ile uzun vadeli ilişkilerini yeniden şekillendirmek amacıyla hükümetin değerlendirebileceği seçenekler arasında Avrupa Birliği’ne yeniden katılmanın da bulunduğunu ifade etti.

  6. Rusya: S-400 sistemlerinin Türkiye’den çıkarılması için Ankara ile görüşüyoruz

    Kremlin, Türkiye’nin Rusya’dan satın aldığı S-400 hava savunma sistemlerinin başka bir ülkeye konuşlandırılması konusunda Ankara ile temasların sürdüğünü açıkladı. Açıklama, Rusya Dışişleri Bakanı Sergey Lavrov’un geçtiğimiz cumartesi günü S-400’lerin başka bir ülkeye devredilebileceğine ilişkin sözlerinin ardından geldi.

  7. CHP’de ihraçlar devam ediyor

    Mutlak butlan kararıyla CHP’nin başına geçen Kılıçdaroğlu yönetimi, partiden ihraç kararları almaya devam ediyor. Son olarak Kadıköy Belediye Başkanı Mesut Kösedağ, Sarıyer Belediye Başkanı Oktay Aksu ve Sancaktepe Belediye Başkanı Alper Yeğin, kesin ihraç talebiyle disipline sevk edildi.

  8. T24'e erişim engeli

    T24'ün internet haber portalı ve sosyal medya hesapları hakkında kapatma kararı verildi. Karar kapsamında T24'ün son 1 yıl içerisinde 118 LGBT propagandası niteliği taşıyan içerik ürettiği ileri sürüldü. 1. Sulh Ceza Hakimliği tarafından alınan karar uygulanmak üzere Siber Güvenlik Başkanlığı'na gönderildi.

  9. Fon so­ruş­tur­ma­sın­da yeni dalga: 34 kişiye gözaltı

    İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığının yürüttüğü fon soruşturmasında 5'inci dalga operasyonda 34 şüpheli için gözaltı kararı verildi. Bakan Akın Gürlek'in açıklamasına göre şüpheli sayısı 217'ye ulaştı; 56 kişi tutuklandı, 88 kişiye adli kontrol uygulandı. 26 hissedeki manipülatif işlemler de inceleniyor.

  10. Sakarya'da çok sayıda bölge sular altında

    Sakarya’da dünden bu yana etkili olan sağanak yağışların ardından birçok bölgede sel ve su baskınları yaşandı. Karasu ve Darıçayırı'nda Sakarya Nehri ve bölgedeki derelerin taşmasıyla su seviyesi yer yer 1 ila 2 metreye ulaştı. Yaklaşık 60 hanenin etkilendiği bölgede mahsur kalanlar oldu. Ferizli ve Kaynarca'da sokaklar adeta göle dönerken, araçlar tamamen suya gömülürken Erenler'de çok sayıda evi su bastı.

  11. Suriye'de haremlik selamlık düğün kararı: Kadın salonlarına damatlar giremeyecek

    T24'ten Namık Durukan'ın haberine göre, Şam kırsalındaki Sergaya Belde Meclisi 27 Eylül'de kadınlara ayrılan düğün salonlarına damatların girişini yasakladı. Douma Şehir Meclisi de benzer bir karar aldı. Kararlara uymayanlar hakkında yasal işlem uygulanacak.

  12. Fatma Betül Sayan Kaya’nın adı AKP’nin internet sitesinden kaldırıldı

    Fon soruşturması kapsamında gündeme gelen iddiaların ardından AKP’deki görevlerinden ayrılan eski Aile ve Sosyal Politikalar Bakanı Fatma Betül Sayan Kaya’nın adı ve özgeçmişi partinin internet sitesinden kaldırıldı. Kaya’nın MKYK WhatsApp grubundan da çıkarıldığı iddia edildi.

  13. Bilal Erdoğan: "Türkiye belki en normal dönemini yaşıyor"

    AKP'li Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın oğlu Bilal Erdoğan, Konya'da imam hatip öğrencilerine seslendi. İmam hatipleri "normalleşmenin" teminatı ilan eden Erdoğan, dindar muhafazakârlığı "milletin vasatı" olarak tanımladı. İlim Yayma Vakfı Mütevelli Heyeti Başkanı sıfatıyla Konya Anadolu İmam Hatip Lisesi'nde konuşan Erdoğan, "Bu millet galebe çaldı ve bugün hamdolsun Türkiye belki en normal, sosyal olarak kültürel olarak dönemini yaşıyor" dedi

  14. Eski SPK Başkanı ifadeye çağrıldı

    Eski Sermaye Piyasası Kurulu (SPK) Başkanı İbrahim Ömer Gönül, İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı Aklama Suçları Soruşturma Bürosu tarafından yürütülen soruşturma kapsamında şüpheli sıfatıyla bugün savcılığa ifade verecek. Gönül'ün ifadesi, başsavcılığın sermaye piyasasında gerçekleştirilen işlemlere ilişkin yürüttüğü soruşturma kapsamında alınacak.

  15. Kaçırılma alarmının nedeni pilot kavgası çıktı

    İsrail Başbakanlığı, Dubai-Tel Aviv seferini yapan Flydubai uçağında kaçırma olmadığını, acil durumun pilotlar arasında yaşanan kavga nedeniyle ortaya çıktığını açıkladı. Uçak, Ürdün hava sahasında “7500” kaçırılma kodu vermesinin ardından Suudi Arabistan’a yönlendirilmiş, İsrail savaş uçaklarını havalandırmıştı. Olayla ilgili soruşturma sürüyor.

  16. TÜİK verilerine göre “gerçek işsizlik” yüzde 31'e yükseldi

    TÜİK’in “atıl işgücü” olarak tanımladığı geniş işsizlik oranı ağustosta yüzde 31’e yükseldi. İşsiz sayısı ise 2 milyon 740 bin olarak açıklandı. İş aramaktan vazgeçenleri ve eksik çalışanları ayrı kategorilerde değerlendiren TÜİK, yalnızca dar tanımı “işsizlik oranı” olarak sunarak işsizliği olduğundan düşük göstermeye çalışıyor. DİSK-AR’ın hesaplamasına göre geniş tanımlı işsiz sayısı ise 12 milyon 608 bin oldu.

  17. DDK Başkanı Tanrıkulu, Borsa İstanbul'daki görevlerinden ayrıldı

    Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın fon skandalıyla ilgili Devlet Denetleme Kurulu'nu görevlendirmesinin ardından DDK Başkanı Salih Tanrıkulu, Borsa İstanbul'daki yönetim kurulu başkanvekilliği ve denetim komitesi başkanlığı görevlerinden ayrıldı. Tanrıkulu'nun adı kurumun internet sitesindeki listelerden de kaldırıldı.

  18. AKP'li Zeybekci'nin şirketlerinin parası da Tera fonunda kalmış

    Eski Ekonomi Bakanı Nihat Zeybekci'nin ortağı olduğu dört şirketin parası, 17 Eylül'de tasfiye kararı verilen Tera'nın TP2 fonunda kaldı. İsmail Saymaz'a konuşan Zeybekci, kendini 455 bin mağdurdan biri saydı, fona yatırımdan haberi olmadığını söyledi. "Maalesef devletin ihmali var" derken mağduriyetini Erdoğan'a iletmediğini belirtti.

  19. Dubai - Tel Aviv uçağında kaçırılma kodu verildi

    İsrail'de yayın yapan Kanal 12'nin haberine göre, Dubai'den Tel Aviv'e giden yolcu uçağı, uçak kaçırılmasını ifade eden "7500" kodunu yayınladı. Kodun yayınlanması sonrasında, İsrail Hava Kuvvetleri'ne ait savaş uçaklarının yolcu uçağına doğru havalandığı bildirilirdi. Ürdün üzerinde bir süre tur atan ve içerisinde yaklaşık 100 İsrail vatandaşının bulunduğu belirtilen uçak, daha sonra Suudi Arabistan yönüne yönlendirildi.

  20. MEB’den istismarcı Ensar Vakfı’yla iş birliği

    MEB, Ensar Vakfı’nın düzenleyeceği “Sana Emanet Online Bilgi Yarışması”nı ortaokul ve liselere resmi yazıyla duyurdu. Cumhuriyet’ten Ufuk Sepetci’nin haberine göre, yarışmada öğrencilere umre ve teknoloji ödülleri verilecek. Dereceye giren kişilerin öğretmenleri ve okul müdürlerine ise 20 bin TL’ye kadar nakit ödül ödenecek. Ensar Vakfı, Karaman’da 45 çocuğun cinsel istismara maruz bırakıldığı olayla gündeme gelmişti.

  21. AYM, yoksulluk nafakasından "süresiz" ifadesini kaldırdı

    Anayasa Mahkemesi, Türk Medeni Kanunu’nun yoksulluk nafakasını düzenleyen 175. maddesindeki “süresiz olarak” ibaresini iptal etti. Karar, 30 Haziran 2027’de yürürlüğe girecek. Nafakanın süresine ilişkin yeni bir düzenlemenin önümüzdeki dönemde TBMM gündemine gelmesi bekleniyor.

✓