Dünya çapında pek çok farklı sektörde faaliyet gösteren Amazon’da yeni bir işçi hakları skandalı yaşandı. Amazon’un iade edilen hafif hasarlı ürünlerini indirimli bir şekilde sattığı “Amazon Warehouse”larda işçilerin sendikalılaşma ve örgütlenme haklarını engellemek adına “Atlas” isimli bir yapay zeka modeli çalıştırdığı ortaya çıktı.
Truthout’tan Jonathan Rosenblum’un 30 Eylül 2026 tarihli haberinde ortaya koyduğu üzere Amazon işçilerin davranışları, düşünceleri ve çalışma ortamı hakkında pek çok veriyi işçilerin sendikalılaşma ve örgütlenme ihtimallerine dair bir sınıflandırmada bulunmak için kullanıyor.
Atlas sadece işçilerin aktif memnuniyetsizliklerini ortaya koymakla da kalmıyor. Bunun herhangi bir Amazon Warehouse’daki gelecek örgütlenmeleri ve mücadelelere dair de bir tahmin modeli olarak çalışıyor.
“Atlas”ın Ortaya Çıkışı
Atlas modeli hakkındaki detaylar Amazon ve Unifor, Kanada’nın özel sektör sendikalarından biri, arasında gerçekleşen dava sonucunda ortaya çıktı. Geçtiğimiz sene Britanya Kolombiyası Çalışma İlişkileri Kurulu (British Columbia’s Labour Relations Board) tarafından Unifor’a Amazon’un Vancouver dışındaki YVR2 deposu için yetki tespiti kararı verildi.
Unifor, Amazon’un gerçekleşen mücadelelerde sürekli bir biçimde ayak dirediği gerekçesiyle Çalışma Kurulu’na (Labour Board) haksız işgücü uygulaması suçlamasıyla başvuruyor. Bu yılın başında gerçekleşen bir dizi duruşmanın sonunda Çalışma Kurulu Amazon’un eyalet yasalarını ihlal ettiğine karar verdi. Ağustos ayında dikkat çekici bir gelişme yaşandı. YVR2’de ilk sözleşme tahkim süreci başlatıldı. Buna dair mücadele hâlâ devam ediyor ancak yasal işlemlerin sonucunda Amazon’un ilgili belgeleri Çalışma Kurulu ve Unifor’a teslim etmesi gerekti. Unifor da belgeleri Truthout ile paylaştı.
Yayınlanan belgelerde Atlas modelinin yanında Amazon’un ön saflardaki yöneticilerinin sendika karşıtı faaliyetler için nasıl eğitildiğine dair detaylar da ortaya çıktı.
Peki Nedir Bu Atlas?
Belgelerde Atlas “Amazon’un oluşan işgücü sorunlarını, sendikalılaşma hedeflerini ve iç veya dış işgücü risklerini nasıl değerlendireceğini netleştirmek için bir işgücü riski çerçevesi” olarak tanımlanıyor.
Atlas modeli aralarında gerçekleşen çalışan eğitimleri, basit ilk yardım vakalarından ciddi yaralanmalara kadar uzanan sağlık ve güvenlik olayları, çalışanların yöneticilere dair geri bildirimleri, çalışanların kıdemleri, çalışanların ayrılma oranı, deponun sendikal faaliyetler yaşanan başka bir iş yerine mesafesi, yerel asgari ücretler ve bölgedeki diğer ekonomik durumlar hatta iş yerinin içi ve dışının sıcaklıkları da dâhil olmak üzere yüzlerce veri noktasını işliyor.
Amazon Atlas modeli için işçilerin iletişim ağlarından veri kazımak konusunda özellikle titiz davranıyor. Bu veriler şirketin iç “Voice of the Associate” (Çalışanın Sesi) isimli elektronik bülten panosuna, işçilere günlük olarak yöneltilen dijital sorulara verilen cevaplara ve dış forumlara, Reddit dâhil olmak üzere, uzanıyor. Dokümanlara göre gerçekleştirilenler “site düzeyindeki tartışmanın tonunu anlamak adına” gerçekleştiriliyor.
Atlas işçilerin internet üzerindeki sosyal mecra ve forumlardaki beğenilerini ve yorumlarını ve bu yorumların yarattığı tepkileri de inceliyor. Çok geniş bir çerçevede işlenen bu veriler işçilerin kişisel bilgilerinin kendi çıkarları için örgütlenmelerini engellemek için kullanıldığını gösteriyor.
Tüm bu veri noktaları Atlas’a aktarılıyor ve yöneticilerin “gelişen temaları belirlemek için geleceğe bakmalarına” ve böylece “ortaya çıkan riskleri ele almak için stratejik yanıtlar geliştirmelerine” olanak sağlıyor.
Nasıl Kullanılıyor?
Amazon ayrıca yöneticiler tarafından tespit edilen bütün örgütlenme faaliyetlerini takip ediyor ve bunları “çalışan ilişkileri olayları” kategorisi altında kaydediyorlar. Gerçekleşen faaliyetlerin hepsine bir önem puanlandırmasında bulunuyor. “Yüksek önem” olaylar arasında işçilerin sendika üyelik kartlarını imzalaması, işçi heyetlerinin taleplerle yönetime başvurması, protestolar, toplu hastalık izni kullanımı ve iş durdurma eylemleri yer alıyor.
Atlas iş yerlerinin her birine bir “işgücü puanı” atıyor. Bu skala çeşitli kademelere ayrılıyor. Yüksek puanlı ve “acil bir riskin algılanmadığı” tesisler “5. Kademe” olarak, “yakın gelecekte faaliyetin söz konusu olabileceği” tesisler ise “1. Kademe” olarak sınıflandırılıyor. Amazon’un sendika karşıtı ekipleri çoğunlukla 1. ve 2. kademedeki tesislere odaklanıyor.
Atlas, çeşitli tesisleri sıralayan ve hem ham “işgücü puanlarını” hem de aylık eğilimleri dikkate alan kapsamlı elektronik tablolar hazırlıyor. Belgelerin hazırlandığı 2024’te Amazon, “1. Kademe” olarak sınıflandırdığı 16 depodaki sendikal faaliyetlerden ciddi bir endişeye sahip. Örneğin tablolarda JFK8’in karşısındaki Staten Island LDJ5 ayrıştırma merkezinde işçilerin başlıca kaygıları “tuvalet molaları, ekipman, dinlenme molaları, liderlik/yönetim ve ortam sıcaklığı” iken LDJ5’teki “Risk Artışı” parlak kırmızı bir kutuyla vurgulanıyor. İşçilerin örgütlenme faaliyetleri ise “kurum içi aktivistler” başlığı altında izleniyor. Dört tesisteki sendikal faaliyet tehdidinin ise şirketin küresel ölçekteki örgütlenme karşıtı “hızlı müdahale” ekibinin sahaya sürülmesini gerektirecek kadar yüksek olarak belirlendiği belirtiliyor.
Ancak Atlas’ın Amazon için temel avantajı, öngörü becerisinde yatıyor. Belgedeki 2. Kademe “gelecekte (sendikal) faaliyet yürütülmesi kuvvetle muhtemel” iş yerlerine ilişkin tabloların odaklandığı sorular “Henüz 1. Kademe sahası olarak sınıflandırılmamış olan ancak gelecek için en yüksek riski barındıran sahalar hangileri?” ve “Her bir iş kolundaki risk düzeyi nedir; en yüksek risk hangi alanda; bu risk artıyor mu yoksa azalıyor mu? Riski tetikleyen unsurlar neler?”.
Belgedeki 2. Kademe tabloları yönetimin son bir ay içinde işçilerle ilgili yürüttüğü inceleme sayısını, bu sayının artış-azalış eğilimini, söz konusu incelemelere işçiler tarafından yapılan itirazların sayısını ve özellikle dikkat çekici bir nokta olarak şirket içi bülten panolarında işçilerin olumsuz yorumlarının oranı gibi yine doğrudan işçilerin kişisel bilgilerini örgütlü mücadelelerinin önüne geçmek için kullanıyor.
“Çalışanların Sesi” ve diğer şirket içi bülten panoları sistemin odak noktaları. Belgedeki grafiklerde hava durumu, izinler, mola odası imkânları, yönetimin tutumu ve tuvalet temizliği gibi başlıkların işçiler tarafından gündeme getirilme sıklığı takip ediliyor. Ayrıca bütün bu sorunlara dair tepkinin aylık değişimi gözlenerek sahadaki sendikal faaliyet ve örgütlenme ile mücadele planlanıyor.
Atlas Sadece Kuzey Amerika’ya Özgü Değil
Atlas yalnızca Kuzey Amerika’ya özgü bir araç değil. Dosyadaki grafiklerden biri küresel ölçekteki depolar için de eğilimleri analiz ediyor. Burada “çalışan ilişkileri olayları” –yani işçi örgütlenme faaliyetleri– belgeleniyor. İngiltere’nin Midlands bölgesinde, işçilerin General, Municipal, Boilermakers (Genel, Belediye ve Kazan İmalatçıları) sendikasına örgütlendiği iki depo –iki depo da Atlas sınıflandırmasında “1. Kademe” olarak belirtilmiş– büyük bir yoğunlukta negatif “Çalışanların Sesi” paylaşımları ile Atlas tarafından hedef olarak belirleniyor. Avustralya, Polonya, Almanya ve İtalya’daki depolarda da yine “Çalışanların Sesi” gibi platformlar üzerinden gerçekleştirilen paylaşım ve yorumlar işçilerin çalışma standartlarını yükseltmek değil, örgütlülüklerine ket vurmak amacıyla kullanılıyor.
Yapay zekâ ve makine öğrenmesi teknolojileri geliştikçe işçilerin koşulları ve şikâyetleri çok daha bütünlüklü bir şekilde anlaşılabiliyor. Ancak bu anlayış işçilerin sorunlarının çözülmesi ve çalışma şartlarının iyileştirilmesine kullanılmaktansa onları bu sonuçlara ulaştıracak örgütlenmelerin önüne geçmek adına kullanılıyor. Amazon’un kullandığı sistemin açığa çıkması dünya çapında yapay zekânın aktif ekonomik modeldeki kullanımına dair karanlık bir vizyon ortaya koyuyor.