Arama

Site İçi Arama

Doğrudan arama yapın Aranıyor... Detaylı Arama
Sonuçlar aranıyor...
Kategorilere Göz Atın
© ideo. Anlatılan senin hikayendir

Aydınlık yarınlarımızın provası: 15-16 Haziran Direnişi

Türkiye tarihinin en büyük kitlesel işçi ayaklanmalarından birinin üzerinden 55 yıl geçti. İstanbul ve Kocaeli’de, 15-16 Haziran 1970 tarihlerinde iki gün boyunca işçiler konuştu, kalan herkes sustu. Bugün, ülkenin dört bir yanında işçiler direnişteyken, Türkiye emek tarihinin bu önemli deneyimini ayrıntılı biçimde incelemek büyük önem taşıyor.

13:59 7 dk okuma

Türkiye tarihinin en büyük kitlesel işçi ayaklanmalarından birinin üzerinden 55 yıl geçti. İstanbul ve Kocaeli’de, 15-16 Haziran 1970 tarihlerinde iki gün boyunca işçiler konuştu, kalan herkes sustu. Bugün, ülkenin dört bir yanında işçiler direnişteyken, Türkiye emek tarihinin bu önemli deneyimini ayrıntılı biçimde incelemek büyük önem taşıyor.

27 Mayıs 1960 askeri müdahalesinin ardından yürürlüğe giren 1961 Anayasası, toplumun birçok kesimiyle birlikte işçi sınıfını da harekete geçirdi. 27 Mayıs öncesinde Amerikan tipi “partiler üstü” sendikacılık anlayışıyla kurulmuş olan Türk-İş’in dışında bir sendikal örgütlenme yoktu ve işçilerin grev hakkı bulunmuyordu. 1961 Anayasası ile grev hakkı tanındı.[1] Ardından 1963 yılında Grev ve Toplu Sözleşme Kanunu çıkarıldı. Ancak işçilere grev hakkı tanınırken, aynı zamanda patronlara da lokavt hakkı verilmişti.

Bu dönemde işçi sınıfı siyasete ve toplumsal yaşama daha doğrudan katılmaya başladı. 1961’deki Saraçhane mitingi, bazı sendikacıların Türkiye İşçi Partisi’ni kurması, Türk-İş içindeki “Yön” dergisi çevresiyle birlikte Çalışanlar Partisi kurma girişimi ve 1963’teki Kavel grevi işçilerin yükselen mücadele hattının önemli adımlarıydı. 1967 yılında Devrimci İşçi Sendikaları Konfederasyonu (DİSK) kuruldu. Bu, işçilerin artık “partiler üstü” anlayışı terk ettiğini ve sendikal mücadelede solun etkisini arttırdığını gösteriyordu.

1968 yılına gelindiğinde üniversitelerdeki devrimci gençlik hareketi büyüyerek yaygınlaştı. Başta eğitim reformu talebiyle başlayan hareket, zamanla anti-emperyalist bir karakter kazandı. Okullar ve fakülteler işgal edildi, dersler boykot edildi. Ancak yalnızca gençlik değil, işçiler ve köylüler de ayağa kalktı. Fabrika işgalleri ve grevler artarken, yoksul köylüler de toprak ağalarının topraklarını işgal etti. Gençlik, bu mücadelelerde işçilerin ve köylülerin yanında yer aldı. Bu dönemde Derby, Singer, Demir Döküm, Sungurlar, Kazan, Altınel Pres, Kavel Kablo ve Emayetaş gibi fabrikalarda işçiler fabrikayı işgal etti.[2]

Büyüyen sol sendikacılık

Bu süreçte, sol tandanslı bir sendika konfederasyonu olan DİSK’in üye sayısı da hızla artmaya başladı; DİSK, pek çok iş yerinde giderek örgütleniyordu. Bu durum, o sırada görev başında olan Süleyman Demirel liderliğindeki hükümeti telaşlandırmaya başladı. 1970 yılı başından itibaren 274 sayılı Sendikalar ve 275 sayılı Grev, Lokavt ve Toplu İş Sözleşmesi Kanunu’nda değişiklik çalışmalarına başlandı. Türk-İş yönetiminin de desteğini arkasına alan AP’nin tasarladığı değişiklik, sendikalara iş kolundaki toplam işçi sayısının üçte birini üye yapma zorunluluğu getiriyordu. 1317 sayılı bu tasarı, bu haliyle doğrudan DİSK’i boğmaya yönelikti; ayrıca işçilerin sendika seçme özgürlüğü de doğrudan ellerinden alınıyordu. AP’li Çalışma Bakanı Seyfi Öztürk, açıkça “Yakında DİSK’in çanına ot tıkanacak.” demekten de çekinmiyordu.[3]

Tasarı, 3 Haziran 1970’te Meclis’e getirildi. 11 Haziran 1970’te de tasarı üzerinde Meclis’te görüşmelere başlandı. İsmet İnönü’lü, Bülent Ecevit’li CHP ve CHP’den kopmuş olan Turhan Feyzioğlu liderliğindeki Güven Partisi de tasarıyı destekliyordu. Ecevit, Türk-İş’in Erzurum’daki kongresinde yaptığı konuşmada tasarıyı desteklediğini belirtmişti. Millet Meclisi’nde görüşmeleri bir günde (12 Haziran 1970) tamamlanan öneri, 4 ret oyuna (ret oyu verenler: Rıza Kuas, Hilmi İşgüzar, Şeref Bakşık ve Suna Tural) karşılık 230 oyla kabul edildi. Kabul oyu veren sendikacı milletvekilleri arasında ise dört CHP’li milletvekili de (Burhanettin Asutay, Abdullah Baştürk, Emir Postacı ve Osman Soğukpınar) yer alıyordu. Millet Meclisi tarafından kabul edilen tasarı, 16 Haziran 1970 tarihinde Cumhuriyet Senatosu’nun gündemine geldi.[4]

DİSK harekete geçiyor

Bu tasarının Meclis’e gelmesinden itibaren DİSK, tasarının geçmesini önlemek amacıyla harekete geçti. 3 Haziran’da bir “Eylem Komitesi” kuruldu. 9 Haziran 1970’te de bir bildiri yayımlayan DİSK Yönetim Kurulu, “devrimci sendikaların çalışmalarını engellemeyi amaçlayan tasarılara karşı, Anayasa haklarının savunulmasına karar verildiğini” açıkladı. Fabrikalarda, iş yerlerinde “Anayasal Direniş Komiteleri” kuruldu; Başbakana ve Cumhurbaşkanına uyarı mektupları yazıldı; Ankara’da bir Uyarı Heyeti görüşmelere başladı; ancak bunlardan bir sonuç alınamadı. Kemal Türkler, 12 Haziran 1970’te bir basın toplantısı yaparak, “Kesin eylem biçimlerini saptamak üzere, DİSK Yönetim Kurulu’nu 12 Haziran günü, DİSK üyesi sendikaların yönetim kurullarını 13 Haziran günü, işyeri temsilcilerini de 14 Haziran günü toplantıya çağırdıklarını” duyurdu.

14 Haziran 1970 Pazar günü, İstanbul Merter’deki Lastik-İş’in binasında toplanan DİSK üyesi sendikaların işyeri temsilcileri durum değerlendirmesi yaptı. 700 civarında işçinin katıldığı toplantıda 29 kişi söz alarak görüşlerini ve eylem önerilerini dile getirdi. İşçiler, büyük bir kararlılık ve öfke içinde, bu Kanun’a karşı en sert tepkinin ortaya konulması gerektiğini ifade ettiler. İşçilerin yaptığı konuşmaların ardından DİSK Genel Başkanı Kemal Türkler söz aldı:

“Bizler özgür işçiler olarak özgürlüğümüzü asla vermeyeceğimiz ve çıkarılmakta olan yasa Meclis’ten geri alınıncaya kadar şartelleri yarın sabahtan itibaren çekmeliyiz, direnmeye girmeliyiz teklif edildi. Bunun ismi genel grev midir? Direnme midir? Fiili grev midir? Fiili durum mudur? İşgal midir? Tasarılar geri alınıncaya kadar çalışmamak, onu ilgili olanlar düşünsünler, onlar için karar versinler.” Bu toplantıda yasa tasarısına karşı direnişe geçme kararı alındı.

Direniş başlıyor

15 Haziran 1970 Pazartesi günü, DİSK’in örgütlü olduğu pek çok iş yerinde üretim durdu, işçiler fabrikaları terk etmeye başladı ve İstanbul’un önemli merkezlerine yürüyüşe geçildi. Anadolu Yakası’nda başlayan yürüyüş, Kartal ilçesinden yürüyüşe katılan işçilerle birlikte Ankara Asfaltı (E-5 karayolu) boyunca ilerlerken, başka fabrikalardan da katılımlar oldu. Göztepe dolaylarında, Otosan Fabrikası işçileri ile DMO işçileri de yürüyüşe katıldı ve yürüyüş saat 17.00’ye kadar sürdü. Bir başka yürüyüş kolu ise Beykoz ve Paşabahçe’den Üsküdar’a doğru oluştu. 16 Haziran’da ise Gebze’den başlayan işçi yürüyüşü, Kartal’dan katılan işçilerle birleşerek Bağdat Caddesi üzerinden Kadıköy İskele Meydanına kadar ulaştı.

Avrupa Yakası’nda ise 15 Haziran 1970’te, Bakırköy–Topkapı–Sağmalcılar güzergâhında yürüyüş yapıldı. 16 Haziran’da da, kentin Topkapı dışındaki kesimlerinden gelen kollar birleşip Aksaray üzerinden önce Sultanahmet’e, oradan Cağaloğlu ve Eminönü’ne geldiler. Valilik, Haliç üzerinde yer alan o zamanki iki köprüyü de açtırarak eylemcilerin Beyoğlu tarafına geçmesini engelledi. Levent ve Beyoğlu’nda da küçük yürüyüş kolları oluşmuştu.[5]

İşçiler, Başbakan Süleyman Demirel’in kardeşi Şevket Demirel’in ortağı olduğu Haymak Fabrikasını işgal edince, Kartal-Maltepe’deki 2. Zırhlı Tugay’a ait birlikler fabrikayı kuşattı. Tuzla–Çayırova fabrikalarından çıkan işçiler de yolu keserek Gebze’ye doğru yürüyüşe geçti. Kocaeli’de ise İzmit bölgesindeki işçiler iki koldan İzmit’e yürüdü. 15 Haziran’da toplam 75 bin işçi direnişteydi.

16 Haziran günü gerçekleşen eylemler, 15 Haziran’a göre daha kalabalık ve kanlı geçti. Kimi verilere göre işçi sayısı 150 bini geçmişti ve Türk-İş yasanın arkasında olduğunu açıklasa da, eyleme katılan Türk-İş üyesi işçilerin sayısı da bir hayli fazlaydı. Anadolu Yakasında iki koldan yürüyüş yapılırken, Üsküdar yönüne yürüyen işçiler polis barikatının kurulması üzerine polisle çatıştı. Polisin silah kullanmasına karşın dağılmayan işçiler, barikatı aşarak yola devam etti. Katılımlar sürekli artarken, çok büyük bir işçi kitlesi Kartal’a girmeyi başardı.

Bir diğer kol Şaşkınbakkal’a geldiğinde, buradaki polis barikatını aşarak yoluna devam etti. Fenerbahçe Stadyumu önünde kurulan barikatta ise işçilere ateş açıldı. Burada çıkan çatışmada çok sayıda işçi yaralandı. Kadıköy İskelesi civarında da polis, işçilere silahla ateş açtı. Açılan ateş nedeniyle hayatını kaybeden işçiler oldu.[6] Yaşar Yıldırım (Mutlu Akü), Mustafa Bayram (Vinleks) ve Mehmet Gıdak (Cevizli Tekel) adlı üç işçi ile Yusuf Kahraman adlı bir toplum polisi ve Fenerbahçe İşkembecisi’nin sahibi Abdurrahman Bozkurt yaşamını yitirdi. 200 kişi yaralandı, yüzlerce kişi gözaltına alındı.[7]

16 Haziran saat 21.00’de Kocaeli ve İstanbul’da iki aylık sıkıyönetim ilan edildi. Direniş ancak askerin sahaya inmesiyle sona erdirilebildi. Ancak 17 Haziran günü, pek çok iş yerinde direniş; üretim yapmadan makinelerin başında oturma, üretimi düşürme ya da yavaşlatma biçiminde devam etti.

Davalar, yasa iptalleri, işten çıkarmalar

16 Haziran akşamı sıkıyönetimin ilan edilmesini takiben, başta DİSK Genel Başkanı Kemal Türkler olmak üzere, DİSK ve üye sendikaların yöneticileri ile eylemlere öncülük ettiği düşünülen işçiler gözaltına alınıp tutuklandı. Türkler üç ay tutuklu kaldı. Tutuklananlar, “halkı isyana teşvik etmek”, “mala zarar vermek” ve “toplantı ve gösteri yasasını ihlal etmek” gibi suçlamalarla yargılandılar. Toplam 260 kişi hakkında 69 ayrı dava açıldı. Bu davaların bir kısmı sıkıyönetim mahkemelerinde karara bağlanırken, bir kısmı da sıkıyönetimin kaldırılmasından sonra sivil mahkemelerde görülmeye devam etti. Sıkıyönetim döneminde 999 işçi ve 44 temsilci, ihbarsız ve tazminatsız olarak işten çıkarıldı; 131 işçi ve temsilci ise tutuklandı.[8]

1317 sayılı söz konusu kanun tasarısı, TİP tarafından Anayasa Mahkemesi’ne iptal talebiyle götürüldü. Anayasa Mahkemesi, 8-9 Şubat 1972 tarihli ve Esas 1970/48, Karar 1972/3 sayılı kararıyla, yapılan düzenlemelerin bir bölümünü sendika özgürlüğüne aykırı bularak iptal etti. İptal kararı, 19 Ekim 1972 tarihli Resmî Gazete’de yayımlandı. İşçilerin direnişi büyük bir kazanımla sonuçlanmıştı.[9]

15-16 Haziran’ın öğrettikleri

15-16 Haziran Direnişini “Türkiye’yi sarsan iki gün” olarak görenler vardır. Gerçekten de işçiler, bu iki gün boyunca İstanbul ve Kocaeli’de ipleri ellerine almış, hayatı durdurmuş; bu iki şehir fiilen işçilerin denetimi altına girmişti. Her ne kadar 1317 sayılı kanunun sendika özgürlüğünü kısıtlayıcı hükümleri Anayasa Mahkemesi tarafından iptal edilmiş olsa da süreç, sıkıyönetimle, baskılarla ve tutuklamalarla sona ermiş; bir “devrim”e evrilememiştir. Bu noktada, direnişin kendiliğinden bir nitelik taşıması ve politik bir öncüsünün bulunmaması belirleyici bir rol oynamıştır. Aynı durum günümüzde de geçerliliğini korumaya devam ediyor. Emekçilerin iktidarını kuracak politik öznenin ihtiyacı hala güncel.

Notlar:

Tuba Özhazinedar, Sebepleri ve Sonuçlarıyla 15/16 Haziran Büyük İşçi Direnişi, Sayfa 135, Aydın Adnan Menderes Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü Dergisi Yıl: 2022 Cilt: 9 Sayı: 1

Kamil Ateşoğulları, 15-16 Haziran İki Uzun Gün Ve Bir Uzun Yürüyüş, Sayfa 3, Birleşik Metal İş Yayınları

DİSK Tarihi Cilt 1, Sayfa 384, 385

DİSK Tarihi Cilt 1, Sayfa 397

DİSK Tarihi Cilt 1, Sayfa 398, 400

DİSK Tarihi Cilt 1, Sayfa 400

Kısa Kısa

  1. İzmir'de fabrikada patlama: İşçiler yaralandı

    İzmir'in Torbalı ilçesinde İki-El Metal fabrikasında meydana gelen patlamada 7 işçi yaralandı. Olayda 3'ü ağır 7 işçi yaralandı. Yaralılar, ambulanslarla çeşitli hastanelere kaldırıldı.

  2. Can Atalay 24 saatlik açlık grevine başladı

    Anayasa Mahkemesi kararlarına rağmen tutukluluğu devam eden seçilmiş Hatay Milletvekili Can Atalay, TBMM’nin yeni yasama yılının başladığı 1 Ekim’de 24 saatlik açlık grevi kararı aldı. Türkiye İşçi Partisi Hatay Milletvekili Atalay'ın X hesabı üzerinden paylaşılan mesajda karar, "Hatay halkı beni, kendisi adına söz söylemem ve hesap sormam için seçti. O görevden vazgeçmeyeceğim. Artık bıçak kemiğe dayanmıştır" ifadeleriyle duyuruldu.

  3. Fon skandalında iade bilmecesi

    Gazeteci İsmail Saymaz, Fatma Betül Sayan Kaya'nın hisselerden kazandığı 2,2 milyar lirayı iade etmediği iddia ediliyor. Gazeteci İsmail Saymaz katıldığı televizyon yayınında iade iddiasının doğru olmasını ileri sürdü. Dün de Nagehan Alçı benzer bir iddiada bulunmuştu. Ekonomim'in iddiasına göre Kaya ve eşi, söz konusu tutarı Hazine ve Maliye Bakanlığı tarafından bildirilen banka hesabına aktarmıştı.

  4. Tera Portföy yöneticileri hakkında tutuklama kararı

    İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen 'fon soruşturması' kapsamında dün adliyeye sevk edilen Tera Portföy Yönetim Kurulu Başkanı Erdin Özel ve Tera Portföy CEO'su Emir Münir Sarpyener hakkında tutuklama kararı verildi.

  5. Vahap Seçer gözaltına alındı

    Mersin Büyükşehir Belediye Başkanı Vahap Seçer dahil 59 kişi gözaltına alındı. Gözaltına alınanlar arasında aynı zamanda Vahap Seçer'in yanı sıra Vahap Seçer'in yanı sıra Yenişehir Belediye Başkanı Abdullah Özyiğit ve Mezitli Belediye Başkanı Ahmet Serkan Tuncer de bulunuyor.

  6. Akaryakıta zam geldi

    ÖTV artışı nedeniyle benzinin satış fiyatına 4,20, motorine ise 3,70 lira zam geldi. Resmi Gazete'de yayınlanan karara göre, eşel mobil sisteminin sona ermesiyle başlayan yeni dönemde benzindeki ÖTV artışı kasım ve aralık aylarında da kademeli olarak uygulanacak. Böylece benzinde eşel mobil öncesine dönüş nedeniyle beklenen 12,47 liralık fiyat artışı, ÖTV'nin tek seferde değil, kademeli olarak geri getirilmesiyle engellenmiş oldu. LPG'de ise eşel mobil öncesi sisteme dönüldü.

  7. Fon vurgunu: AKP Genel Başkan Yardımcısı Hayat Yazıcı’nın oğlunun malvarlığına konulan tedbir kararı kaldırıldı

    Fon soruşturması kapsamında yönelik kapsamında, eski ticaret bakanı ve AKP Siyasi ve Hukuki İşlerden Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı Hayati Yazıcı’nın oğlu Mustafa Yazıcı’nın tüm mal varlığına hakkında verilen tedbir kararı saatler içinde kaldırıldı. İfadesi alınan Mustafa Yazıcı hakkında, yurt dışına çıkış yasağı şeklinde adli kontrol kararı verildi.

Önceki gün

  1. Fon so­ruş­tur­ma­sın­da AKP'li eski bakan Hayati Yazıcı’nın oğlunun mal varlığına tedbir konuldu

    Fon vurgununa yönelik İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı Terörizmin Finansmanı ve Aklama Suçları Soruşturma Bürosu tarafından yürütülen soruşturma kapsamında, eski ticaret bakanı ve AKP Siyasi ve Hukuki İşlerden Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı Hayati Yazıcı’nın oğlu Mustafa Yazıcı’nın tüm mal varlığına tedbir konuldu.

  2. İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Cemil Tugay, Beştepe’de Cumhurbaşkanı Erdoğan ile görüştü

    Tugay, görüşmenin ardından sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda Erdoğan’a kendisini Beştepe’de kabul ettiği için teşekkür ederken, kente ilişkin projeleri “arz ettiklerini” belirtti. Cemil Tugay, geçtiğimiz aylarda CHP’den istifa etmişti. Tugay’ın Beştepe ziyareti, bir süredir medyada yer alan AKP’ye geçeceğine yönelik iddiaların ardından geldi.

  3. Eylül ayı Milli Güvenlik Kurulu toplantısı sona erdi: Çerçeve Yasa uygulanmaya başlamadı

    Cumhurbaşkanı başkanlığında gerçekleştirilen Milli Güvenlik Kurulu (MGK) toplantısı sonrasında İletişim Başkanlığı tarafından sekiz maddelik bir bildiri yayınlandı. ⁠Bildiride tehdit ve tehlikeler arasında, PKK, KCK ve PYD de yer aldı. Böylece iktidarın "Terörsüz Türkiye" olarak adlandırdığı süreç kapsamında yakın zamanda meclisten geçirilen "Çerçeve Yasa"'nın uygulama aşaması, bir süredir çeşitli kaynaklarca dile getirildiği üzere, ileri bir tarihe kaldı.

  4. Fon vurgunu so­ruş­tur­ma­sın­da yeni gelişme: 5 şirket için TMSF kararı

    Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu (BDDK), fon soruşturması kapsamında Destek Yatırım Bankası, Hedef Yatırım Bankası ve Tera Yatırım Bankası’nın nitelikli paylarına ilişkin temettü dışındaki ortaklık haklarının Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu (TMSF) tarafından kullanılmasına karar verdi. BDDK ayrıca Destek Faktoring ve Tera Finans Faktoring’e pay devri işlemlerinin tamamlanması için altı ay süre tanıdı.

  5. İngiltere Başbakanı Burnham: İngiltere için seçenekler arasında AB’ye yeniden katılmak da var

    İngiltere Başbakanı Andy Burnham, BBC’ye verdiği demeçte mevcut Brexit anlaşmasının “faydadan çok zarar” getirdiğini belirterek, Avrupa ile ilişkileri düzeltmek için neler yapılabileceğini değerlendirmek istediğini söyledi. Burnham İngiltere'nin Avrupa ile uzun vadeli ilişkilerini yeniden şekillendirmek amacıyla hükümetin değerlendirebileceği seçenekler arasında Avrupa Birliği’ne yeniden katılmanın da bulunduğunu ifade etti.

  6. Rusya: S-400 sistemlerinin Türkiye’den çıkarılması için Ankara ile görüşüyoruz

    Kremlin, Türkiye’nin Rusya’dan satın aldığı S-400 hava savunma sistemlerinin başka bir ülkeye konuşlandırılması konusunda Ankara ile temasların sürdüğünü açıkladı. Açıklama, Rusya Dışişleri Bakanı Sergey Lavrov’un geçtiğimiz cumartesi günü S-400’lerin başka bir ülkeye devredilebileceğine ilişkin sözlerinin ardından geldi.

  7. CHP’de ihraçlar devam ediyor

    Mutlak butlan kararıyla CHP’nin başına geçen Kılıçdaroğlu yönetimi, partiden ihraç kararları almaya devam ediyor. Son olarak Kadıköy Belediye Başkanı Mesut Kösedağ, Sarıyer Belediye Başkanı Oktay Aksu ve Sancaktepe Belediye Başkanı Alper Yeğin, kesin ihraç talebiyle disipline sevk edildi.

  8. T24'e erişim engeli

    T24'ün internet haber portalı ve sosyal medya hesapları hakkında kapatma kararı verildi. Karar kapsamında T24'ün son 1 yıl içerisinde 118 LGBT propagandası niteliği taşıyan içerik ürettiği ileri sürüldü. 1. Sulh Ceza Hakimliği tarafından alınan karar uygulanmak üzere Siber Güvenlik Başkanlığı'na gönderildi.

  9. Fon so­ruş­tur­ma­sın­da yeni dalga: 34 kişiye gözaltı

    İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığının yürüttüğü fon soruşturmasında 5'inci dalga operasyonda 34 şüpheli için gözaltı kararı verildi. Bakan Akın Gürlek'in açıklamasına göre şüpheli sayısı 217'ye ulaştı; 56 kişi tutuklandı, 88 kişiye adli kontrol uygulandı. 26 hissedeki manipülatif işlemler de inceleniyor.

  10. Sakarya'da çok sayıda bölge sular altında

    Sakarya’da dünden bu yana etkili olan sağanak yağışların ardından birçok bölgede sel ve su baskınları yaşandı. Karasu ve Darıçayırı'nda Sakarya Nehri ve bölgedeki derelerin taşmasıyla su seviyesi yer yer 1 ila 2 metreye ulaştı. Yaklaşık 60 hanenin etkilendiği bölgede mahsur kalanlar oldu. Ferizli ve Kaynarca'da sokaklar adeta göle dönerken, araçlar tamamen suya gömülürken Erenler'de çok sayıda evi su bastı.

  11. Suriye'de haremlik selamlık düğün kararı: Kadın salonlarına damatlar giremeyecek

    T24'ten Namık Durukan'ın haberine göre, Şam kırsalındaki Sergaya Belde Meclisi 27 Eylül'de kadınlara ayrılan düğün salonlarına damatların girişini yasakladı. Douma Şehir Meclisi de benzer bir karar aldı. Kararlara uymayanlar hakkında yasal işlem uygulanacak.

  12. Fatma Betül Sayan Kaya’nın adı AKP’nin internet sitesinden kaldırıldı

    Fon soruşturması kapsamında gündeme gelen iddiaların ardından AKP’deki görevlerinden ayrılan eski Aile ve Sosyal Politikalar Bakanı Fatma Betül Sayan Kaya’nın adı ve özgeçmişi partinin internet sitesinden kaldırıldı. Kaya’nın MKYK WhatsApp grubundan da çıkarıldığı iddia edildi.

  13. Bilal Erdoğan: "Türkiye belki en normal dönemini yaşıyor"

    AKP'li Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın oğlu Bilal Erdoğan, Konya'da imam hatip öğrencilerine seslendi. İmam hatipleri "normalleşmenin" teminatı ilan eden Erdoğan, dindar muhafazakârlığı "milletin vasatı" olarak tanımladı. İlim Yayma Vakfı Mütevelli Heyeti Başkanı sıfatıyla Konya Anadolu İmam Hatip Lisesi'nde konuşan Erdoğan, "Bu millet galebe çaldı ve bugün hamdolsun Türkiye belki en normal, sosyal olarak kültürel olarak dönemini yaşıyor" dedi

  14. Eski SPK Başkanı ifadeye çağrıldı

    Eski Sermaye Piyasası Kurulu (SPK) Başkanı İbrahim Ömer Gönül, İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı Aklama Suçları Soruşturma Bürosu tarafından yürütülen soruşturma kapsamında şüpheli sıfatıyla bugün savcılığa ifade verecek. Gönül'ün ifadesi, başsavcılığın sermaye piyasasında gerçekleştirilen işlemlere ilişkin yürüttüğü soruşturma kapsamında alınacak.

  15. Kaçırılma alarmının nedeni pilot kavgası çıktı

    İsrail Başbakanlığı, Dubai-Tel Aviv seferini yapan Flydubai uçağında kaçırma olmadığını, acil durumun pilotlar arasında yaşanan kavga nedeniyle ortaya çıktığını açıkladı. Uçak, Ürdün hava sahasında “7500” kaçırılma kodu vermesinin ardından Suudi Arabistan’a yönlendirilmiş, İsrail savaş uçaklarını havalandırmıştı. Olayla ilgili soruşturma sürüyor.

  16. TÜİK verilerine göre “gerçek işsizlik” yüzde 31'e yükseldi

    TÜİK’in “atıl işgücü” olarak tanımladığı geniş işsizlik oranı ağustosta yüzde 31’e yükseldi. İşsiz sayısı ise 2 milyon 740 bin olarak açıklandı. İş aramaktan vazgeçenleri ve eksik çalışanları ayrı kategorilerde değerlendiren TÜİK, yalnızca dar tanımı “işsizlik oranı” olarak sunarak işsizliği olduğundan düşük göstermeye çalışıyor. DİSK-AR’ın hesaplamasına göre geniş tanımlı işsiz sayısı ise 12 milyon 608 bin oldu.

  17. DDK Başkanı Tanrıkulu, Borsa İstanbul'daki görevlerinden ayrıldı

    Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın fon skandalıyla ilgili Devlet Denetleme Kurulu'nu görevlendirmesinin ardından DDK Başkanı Salih Tanrıkulu, Borsa İstanbul'daki yönetim kurulu başkanvekilliği ve denetim komitesi başkanlığı görevlerinden ayrıldı. Tanrıkulu'nun adı kurumun internet sitesindeki listelerden de kaldırıldı.

  18. AKP'li Zeybekci'nin şirketlerinin parası da Tera fonunda kalmış

    Eski Ekonomi Bakanı Nihat Zeybekci'nin ortağı olduğu dört şirketin parası, 17 Eylül'de tasfiye kararı verilen Tera'nın TP2 fonunda kaldı. İsmail Saymaz'a konuşan Zeybekci, kendini 455 bin mağdurdan biri saydı, fona yatırımdan haberi olmadığını söyledi. "Maalesef devletin ihmali var" derken mağduriyetini Erdoğan'a iletmediğini belirtti.

  19. Dubai - Tel Aviv uçağında kaçırılma kodu verildi

    İsrail'de yayın yapan Kanal 12'nin haberine göre, Dubai'den Tel Aviv'e giden yolcu uçağı, uçak kaçırılmasını ifade eden "7500" kodunu yayınladı. Kodun yayınlanması sonrasında, İsrail Hava Kuvvetleri'ne ait savaş uçaklarının yolcu uçağına doğru havalandığı bildirilirdi. Ürdün üzerinde bir süre tur atan ve içerisinde yaklaşık 100 İsrail vatandaşının bulunduğu belirtilen uçak, daha sonra Suudi Arabistan yönüne yönlendirildi.

  20. MEB’den istismarcı Ensar Vakfı’yla iş birliği

    MEB, Ensar Vakfı’nın düzenleyeceği “Sana Emanet Online Bilgi Yarışması”nı ortaokul ve liselere resmi yazıyla duyurdu. Cumhuriyet’ten Ufuk Sepetci’nin haberine göre, yarışmada öğrencilere umre ve teknoloji ödülleri verilecek. Dereceye giren kişilerin öğretmenleri ve okul müdürlerine ise 20 bin TL’ye kadar nakit ödül ödenecek. Ensar Vakfı, Karaman’da 45 çocuğun cinsel istismara maruz bırakıldığı olayla gündeme gelmişti.

  21. AYM, yoksulluk nafakasından "süresiz" ifadesini kaldırdı

    Anayasa Mahkemesi, Türk Medeni Kanunu’nun yoksulluk nafakasını düzenleyen 175. maddesindeki “süresiz olarak” ibaresini iptal etti. Karar, 30 Haziran 2027’de yürürlüğe girecek. Nafakanın süresine ilişkin yeni bir düzenlemenin önümüzdeki dönemde TBMM gündemine gelmesi bekleniyor.

✓