Fatma Betül Sayan Kaya’nın adı son olarak Türkiye’de yüz binlerce yurttaşı etkileyen fon kriziyle gündeme geldi. Kamuoyuna yansıyan bilgilere göre, Kaya ile eşi İlyas Kaya’nın Özata Denizcilik hisselerinde gerçekleştirdiği işlemlerde dikkat çekici tutarlar ortaya çıktı.
İddiaya göre Kaya, Nisan 2026’da yaklaşık 63 milyon 359 bin liralık hisse aldı ve eylül ayında yaptığı satışlarla yaklaşık 1 milyar 344 milyon lira elde etti. Eşi İlyas Kaya’nın ise yaklaşık 99 milyon 687 bin liralık yatırım karşılığında 826 milyon liralık satış yaptığı öne sürüldü. Böylece çiftin yaklaşık 163 milyon liralık yatırımla bağlantılı olarak 2 milyar 170 milyon liraya ulaşan satış gerçekleştirdiği iddia edildi.
Kaya, iddiaların gündeme gelmesinin ardından 26 Eylül’de Cumhurbaşkanı ve AKP Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan’dan parti görevlerinden “affını” istediğini açıkladı. İstifa açıklamasında, soruşturmanın sağlıklı yürütülebilmesi için “siyasi ve vicdani sorumluluk” aldığını söylerken, kendisi ve eşine ilişkin kamuoyuna yansıyan hisse alım-satım rakamlarına doğrudan yanıt vermedi. Ancak üç gün sonra Kaya ve eşi İlyas Kaya’nın, Özata Denizcilik hisselerindeki işlemlerden elde ettikleri öne sürülen yaklaşık 2,2 milyar lirayı Hazine ve Maliye Bakanlığı tarafından bildirilen hesaba aktardığı haberleri yayımlandı. Söz konusu aktarımın, kamuoyuna yansıyan yaklaşık 2,17 milyar liralık satış tutarıyla büyük ölçüde örtüşmesi dikkat çekerken, Kaya bu işlemlere ilişkin sessizliğini koruyor.
Mühendislikten Erdoğan’ın danışmanlığına
1981 İstanbul doğumlu Fatma Betül Sayan Kaya, Bilkent Üniversitesi Elektrik-Elektronik Mühendisliği Bölümünden mezun oldu. Ardından New York Üniversitesinde yüksek lisans, İstanbul Üniversitesi Cerrahpaşa Tıp Fakültesinde de tıp eğitimi aldı. Sayan Kaya’nın siyasi kariyerindeki önemli eşik ise 2009 yılı oldu. 2009 yılında AKP İstanbul İl Yönetim Kurulu üyeliğine seçildi. 2010-2012 yılları arasında dönemin Başbakanı ve AKP Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın danışmanlığını yürüttü. 2012’de yeniden İstanbul İl Yönetim Kuruluna seçildi ve Tanıtım ve Medyadan Sorumlu İl Başkan Yardımcılığına getirildi.
2015’te yükseliş daha da hızlandı. AKP MKYK üyeliğine seçilen Kaya, 13 Eylül 2015’te AR-GE’den Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı, 25 Kasım’da ise Dış İlişkilerden Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı oldu. Haziran 2015 seçimlerinde milletvekili adayı olmuş ancak seçilememişti. Aynı yıl gerçekleşen 1 Kasım seçimlerinde ise İstanbul milletvekili olarak Meclise girdi. Milletvekilliğinin üzerinden yaklaşık altı ay geçmişken, 24 Mayıs 2016’da, Kaya 35 yaşındayken, Binali Yıldırım döneminde Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığına getirildi. İstanbul teşkilatından Erdoğan’ın danışmanlığına, oradan AKP’nin merkez yönetimine ve genel başkan yardımcılığına, milletvekilliğinden de birkaç ay içinde bakanlığa uzanan hızlı bir yükseliş.
Erdoğan’la bağ eskilere dayanıyor
Sayan ailesinin Recep Tayyip Erdoğan’ın siyasi çevresiyle ilişkisi, Kaya’nın AKP İstanbul İl Yönetimine girmesinden yıllar önce başlamıştı.Kaya’nın annesi Hatice Sayan, 1994 yılında Refah Partisi İstanbul İl Hanımlar Komisyonu’nda görev alan isimler arasındaydı. Refah Partisi döneminde kadın teşkilatında çalışan Saliha Can da yıllar sonra yaptığı bir konuşmada, dönemin İstanbul İl Başkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın isteğiyle il kadın yönetimine geçtiğini ve burada Hatice Sayan’la birlikte çalıştığını anlattı.
Döneme ilişkin haberlerde Hatice Sayan’ın Emine Erdoğan’la Refah Partisi teşkilatında birlikte çalıştığı ve iki aile arasındaki ilişkinin bu yıllara dayandığı da aktarılıyor. Ailenin iktidar çevresindeki geçmişi, Kaya’nın 2016’da bakanlık koltuğunu devraldığı törende de açık biçimde görünür hale geldi. Görevi Kaya’ya devreden Sema Ramazanoğlu, yeni bakanı “ailece birçok şey paylaştığımız çok değerli kardeşim, aziz dostum Hatice Hanım’ın kızı” sözleriyle tanıttı. Erdoğan’ın da Kaya’dan daha sonra “elimizde büyüyen bir kızımız” diye söz ettiği basına yansıdı.
İSBAK’a girdiği gün gelen burs onayı
Sayan Kaya’nın siyasi kariyerinden önceki döneme ilişkin en çok tartışılan konulardan biri ise İstanbul Büyükşehir Belediyesi iştiraki İSBAK ile ilişkisi oldu.2021’de kamuoyuna yansıyan İBB Teftiş Kurulu raporuna göre Kaya, 14 Kasım 2008’de İSBAK’ta elektrik-elektronik mühendisi olarak işe alındı. Aynı gün New York’taki lisansüstü eğitimi için eğitim desteği bursu aldı. Rapora göre kendisine toplam 85 bin 791 dolar ve 20 bin 289 TL ödeme yapıldı.
İmamoğlu yönetimindeki İBB, önceki dönemlerde yapılan bu ödemeler nedeniyle çeşitli isimler hakkında suç duyurusunda bulundu ve ödemelerin faiziyle geri alınmasını talep etti. Kaya’yla ilgili dosyada ise takipsizlik kararı verildi. 2024 yılında İstanbul Anadolu 9. Sulh Ceza Hakimliği, söz konusu burs meselesini konu alan 71 internet adresine erişim engeli getirdi.
Çocuk yaşta evlilik düzenlemesini “ailelerin mağduriyeti” üzerinden savundu
Kaya, Mayıs 2016’dan Temmuz 2018’e kadar Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı görevini yürüttü. Kasım 2016’da AKP’nin Meclise getirdiği cinsel istismar düzenlemesi Kaya’nın bakanlık döneminin en tartışmalı başlıklarından biri oldu. Önergeye göre 16 Kasım 2016’dan önce, cebir ve tehdit olmaksızın işlenen bazı çocuklara yönelik cinsel istismar suçlarında failin mağdurla evlenmesi halinde hükmün açıklanmasının geri bırakılması veya cezanın ertelenmesi mümkün olacaktı. Meclis'e gelen düzenleme kamuoyunda "tecavüzcüye af" olarak anıldı. Birçok kadın örgütü, hukukçu ve muhalefet yoğun tepki gösterdi. Hükümete yakın bazı kadın örgütleri de önergeye karşı çıktı.
Kaya ise tartışmayı cinsel istismardan ziyade erken evlilikler ve ailelerin yaşadığı mağduriyet üzerinden değerlendirdi. Önergenin geri çekilmesinin ardından yaptığı açıklamada düzenlemenin “binlerce ailenin mağduriyetini gidermeyi” amaçladığını belirtirken aynı zamanda erken yaşta evliliklere karşı olduklarını belirterek önceliklerinin çocukların yararı ve “aile bütünlüğünün korunması” olduğunu ifade etti. Yoğun tepkilerin ardından önerge komisyondan geri çekildi.
Önerilen düzenlemeden yalnızca birkaç yıl sonra Ocak 2018’de İstanbul Kanuni Sultan Süleyman Eğitim ve Araştırma Hastanesine beş aylık sürede başvuran 18 yaş altındaki 115 çocuğun hamile olduğunun ortaya çıkması da Kaya’nın bakanlığı dönemindeki en ağır sosyal politika gündemlerinden biri oldu. Kamuoyuna yansıyan kayıtlarda çocuklardan 38’inin 15 yaşından küçük olduğu belirtildi. Fatma Betül Sayan Kaya bakanlığı sırasında gerçekleşen bu olay, bakanlığın denetim ve koruma mekanizmalarını da tartışmaya açtı.
Bir aile, çok sayıda kamu görevi
Fatma Betül Sayan Kaya’nın kariyeriyle birlikte Sayan ailesinin diğer üyelerinin kamu görevleri de yıllardır tartışılıyor. Ağabey Ömer Fatih Sayan, BTK Başkanlığı'ndan sonra tam sekiz yıl Ulaştırma Bakan Yardımcılığı yaptı, aynı anda Türk Telekom'un yönetim kurulu başkanlığını yürüttü ve bu yıl EPDK kurul üyeliğine atandı. Aynı anda birçok göreve atanması, liyakat tartışmalarını da beraberinde getirdi. Kız kardeş Ayşe Hilal Sayan Koytak, Kuveyt ve Bahreyn büyükelçiliklerinin ardından Eylül 2026'da Finlandiya büyükelçisi oldu. Bir dönem de ablasının bakanlığında vekaleten müsteşar yardımcılığı yaptığı aktarılıyor. Üçüncü kardeş Nazmiye Sümeyye Sayan ise AKP’den Fatih Belediyesi ve İBB Meclis Üyesi olduğu dönemde sahibi olduğu DİGİMED şirketiyle Gaziosmanpaşa Belediyesi’nden çeşitli psikolojik destek hizmeti ihaleleri aldı. Şirketin 2015 ve 2016’da aldığı üç işin toplam bedelinin 1 milyon lirayı aştığı, 2017’de de 673 bin 200 liralık yeni bir ihale aldığı kamuoyuna yansıdı. Sayan’ın daha sonra şirketinin iş yaptığı Gaziosmanpaşa Belediyesi’nin bütçesine İBB Meclisinde kabul oyu vermesi de tartışma yarattı.
Kaya’nın eşi İlyas Kaya’nın ailesinin de AKP ile geçmişe dayanan siyasi bağlantıları bulunuyor. Basına yansıyan bilgilere göre, çocuk ve ergen psikiyatrisi alanında çalışan İlyas Kaya’nın babası Resul Kaya, Hakkari’nin Durankaya beldesinde bir dönem AKP’den belediye başkanlığı yaptı. İlyas Kaya’nın adı ise geçmişte ByLock kullandığı yönündeki iddialarla da gündeme gelmişti.
Bakanlıktan fon soruşturmasına
Böylece yıllar içinde Erdoğan’ın danışmanlığından AKP yönetimine, milletvekilliğinden 35 yaşında bakanlığa uzanan Fatma Betül Sayan Kaya’nın hızlı siyasi yükselişi, bu kez partisindeki görevlerinden ayrılması ve hakkında yürütülen mali incelemelerle yeni bir döneme girmiş oldu. İSBAK bursundan aile üyelerinin kamudaki yükselişine kadar daha önce farklı başlıklarda tartışılan Kaya’nın siyasi kariyerinin son halkasını şimdi milyarlarca liralık hisse işlemlerinin nasıl gerçekleştiği ve bu işlemlerin devam eden fon soruşturmasındaki yerinin ne olacağı oluşturuyor.