Arama

Site İçi Arama

Doğrudan arama yapın Aranıyor... Detaylı Arama
Sonuçlar aranıyor...
Kategorilere Göz Atın
© ideo. Anlatılan senin hikayendir

İran hezimeti Epstein Koalisyonu’nda çatlaklara neden oldu

Soykırımcı İsrail ile hamisi Amerika Birleşik Devletleri arasındaki ilişki, ABD’nin diğer kapitalist devletlerle kurduğu patron-vasal ilişkilerinden farklı bir nitelik taşıyor.

16:59 5 dk okuma

Soykırımcı İsrail ile hamisi Amerika Birleşik Devletleri arasındaki ilişki, ABD’nin diğer kapitalist devletlerle kurduğu patron-vasal ilişkilerinden farklı bir nitelik taşıyor. Emperyalist-kapitalist sistemin merkez ülkesi olan ABD, pek çok sözde müttefikini ekonomik, askerî ve siyasi bağımlılık ilişkileri üzerinden hizada tutarken İsrail, ABD iç siyasetinde kurduğu güçlü lobi ağları ve yerleşik çıkar ilişkileri sayesinde Vaşington üzerinde doğrudan etkide bulunabilen özgün bir konuma ve daha geniş bir hareket alanına sahip. Öyle ki, ABD ve İsrail’i Gazze’de yürütülen soykırım ve İran’ı hedef alan savaş örneklerinde bütün çıplaklığıyla karşımıza çıkan aralarındaki bu özel uyumdan dolayı Epstein Koalisyonu olarak nitelemek mümkün. Bu koalisyona neden Epstein adının yakıştırıldığını ise ayrıca açıklamaya gerek dahi yok.

Ancak bu yakınlık, iki devletin her konuda birebir örtüşen çıkarlara sahip olduğu anlamına gelmiyor. ABD ile İsrail, ortak stratejik hedeflere sahip olsalar da sonuçta farklı sermaye gruplarını, farklı devlet aygıtlarını ve zaman zaman farklılaşan öncelikleri temsil ediyorlar. Bu nedenle aralarındaki uyum hiçbir zaman bütünüyle pürüzsüz değil. Ortaklıklarını tümüyle ortadan kaldırmayacak sınırlar içinde kalan çatlaklar zaman zaman derinleşiyor, zaman zaman yeniden kontrol altına alınıyor. Son günlerde ise bu çatlakların daha görünür hale geldiğine tanıklık ediyoruz.

Netanyahu’ya Beyaz Saray’dan Randevu Çıkmadı

Bu gerilimin en dikkat çekici göstergelerinden biri, soykırımcı İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu’nun yaklaşık iki haftadır ABD Başkanı Donald Trump’tan bir türlü randevu alamaması oldu. Trump’ın ikinci kez başkan olmasının ardından Netanyahu, yaklaşık bir buçuk yıl içinde altı kez Beyaz Saray’da ağırlandı. Başka hiçbir devlet başkanı bu sıklıkta kabul edilmedi. Üstelik geçmişte bu görüşmeler çoğu zaman birkaç gün, hatta birkaç saat içinde ayarlanabiliyordu. Bugün ise Netanyahu’nun sürekli bekletilmesi, Trump’ın görüşmeyi bilinçli biçimde ertelediğine işaret ediyor.

Bunun arkasında birden fazla neden bulunuyor. Ankara’daki NATO Zirvesi sırasında Trump’ın Türkiye’ye yönelik CAATSA yaptırımlarının kaldırılabileceğini ve Ankara’nın yeniden F-35 programına dönebileceğini dile getirmesinin ardından Netanyahu, Trump’a en yakın medya organlarından Fox News’e çıkarak ABD-Türkiye ilişkilerindeki bu yakınlaşmayı açıktan eleştirdi. Ancak gerilim bununla sınırlı değil. İsrail, ABD ile İran arasında yürütülen diplomatik temasları sabote etmek amacıyla diplomatik, istihbarî ve askerî girişimler de yürütüyor.

Vance’ten İsrail’e Açık Suçlama

Çatlağın ikinci işareti yine Beyaz Saray’dan geldi. ABD Başkan Yardımcısı JD Vance, İsrail hükümetindeki bazı isimlerin İran’la yürütülen müzakere sürecini sabote etmek amacıyla ABD kamuoyunu etkilemeye çalıştıklarını açıkladı. Muhafazakâr program sunucusu Joe Rogan’a konuşan Vance, son derece iyi finanse edilen gizli bir kampanyanın müzakereleri rayından çıkarmayı amaçladığını, İsrail yönetimindeki bazı çevrelerin İran’la herhangi bir anlaşmaya kesin biçimde karşı çıktığını söyledi.

Vance’in bu açıklaması dikkat çekiciydi çünkü yalnızca birkaç hafta önce Vaşington ile Tahran arasında resmî görüşmelerin önünü açan bir mutabakat zaptı imzalanmış, ateşkes ve Hürmüz Boğazı’nın yeniden açılması gibi başlıklar masaya gelmişti. Süreç geçtiğimiz günlerde ABD’nin İran’a yeniden saldırmasıyla fiilen çöktü. Vance’in açıklamaları, bu çöküşün sorumluluğunun önemli bir kısmını ilk kez açık biçimde İsrail hükümetine yüklemesi bakımından önemliydi.

Kongre’de İlk Gedik

Gerilimin üçüncü göstergesi ise Kongre’de yaşandı. Geçtiğimiz günlerde Temsilciler Meclisi’nde İsrail’e sağlanacak 3,3 milyar dolarlık karşılıksız askeri yardımın Dışişleri Bakanlığı bütçesinden çıkarılmasını öngören bir değişiklik önergesi oylamaya sunuldu. Böylesi bir önergenin Kongre gündemine gelebilmiş olması bile ABD-İsrail ilişkilerinde bugüne kadar örneğine pek rastlanmayan bir çatlağa işaret ediyor.

Önerge 314’e karşı 104 oyla reddedildi. Ancak sonuçlar, Vaşington’daki İsrail mutabakatının eskisi kadar sarsılmaz olmadığını gösterdi. Değişiklik önergesine 103 Demokrat destek verirken, 98 Demokrat aleyhte oy kullandı, 10 Demokrat ise çekimser kaldı. Cumhuriyetçiler arasında önergeyi destekleyen tek isim Kentucky temsilcisi Thomas Massie oldu. Massie, İsrail yanlısı lobi gruplarının yoğun biçimde desteklediği rakibine karşı yürüttüğü yeniden seçilme yarışını kısa süre önce kaybetmişti.

Sonuçta önerge kabul edilmedi. Ancak ABD’de düzen siyasetini işgal eden iki partinin de İsrail’e verdiği koşulsuz destekte ilk ciddi gediklerden birinin açıldığı görülmüş oldu. Üstelik önerge lehine oy kullananlar arasında yıllardır İsrail’e verdiği güçlü destekle bilinen eski Temsilciler Meclisi Başkanı Nancy Pelosi’nin de bulunması, bu değişimin dikkat çekici göstergelerinden biriydi.

İran Lokması Boğazlarında Kaldı

Netanyahu’nun adeta ikinci evi gibi kullandığı Beyaz Saray’dan iki haftadır randevu alamaması, Başkan Yardımcısı Vance’in İsrailli yetkilileri doğrudan suçlayan açıklamaları ve bugüne kadar Netanyahu’nun her konuşmasını ayakta alkışlayan ABD Kongresi’nde İsrail’e koşulsuz askerî yardımı sorgulayan bir önergenin gündeme gelebilmesi aynı gerçeğe işaret ediyor. ABD ile İsrail arasındaki çatlaklar derinleşiyor. Bunu mümkün kılan temel dinamik ise Epstein Koalisyonu’nun İran’da yaşadığı hezimet. Eğer İran bekledikleri gibi kısa sürede teslim alınabilseydi bugün Trump ile Netanyahu yan yana zafer pozları veriyor olacaktı. Ancak hesap tutmadı. İran kolay lokma olmadı ve savaş uzadı. Giderek büyüyen maliyetin faturası Vaşington ile Tel Aviv arasındaki gerilimleri de görünür hale getirdi.

Öte yandan 7 Ekim’den bu yana Gazze’de yürütülen soykırım ve İran’a yönelik saldırganlık, yalnızca dünyada değil ABD kamuoyunda da İsrail’e yönelik tepkiyi önemli ölçüde artırdı. Vance’in kısa süre önce Trump’ın İsrail’e sempati duyan tek dünya lideri olduğunu söylemesi bu gerçeği ABD’de en üst düzey ağızlardan doğruladı. İran’daki başarısızlığın ve kamuoyunda büyüyen İsrail karşıtı tepkinin hesabını vermekten kaçınan ABD’li düzen siyasetçilerinin, İsrail’e yönelik söylemlerinde kısmi de olsa ton değiştirmelerinin arkasında bu gerçek yatıyor. Ancak bu durum, ABD ile İsrail’in işledikleri suçlarda ortak olduğu gerçeğini değiştirmiyor. Nitekim ortaya çıkan çatlaklar, iki devlet arasındaki özgün ortaklığı ortadan kaldıracak ölçüde derinleşmiş değil.

Kriz Derinleştikçe Marazlar Çoğalıyor

Epstein Koalisyonu’ndaki çatlakları görünür kılan şeyin İran’da yaşadıkları hezimet olduğunu not ettikten sonra söz konusu çatlakların ve hatta İran’a yönelik emperyalist savaşın da arkasında yatan ve daha geniş düzeyde işleyen bir dinamiğe daha işaret etmek gerekiyor. Emperyalist-kapitalist sistem uzunca bir süredir kapitalizmin ve emperyalist hiyerarşilerin rıza yoluyla siyasi olarak idare edilmesini zorlaştıran bir kriz sarmalı içinde.

Kriz marazlarını da beraber getiriyor: Eski dengeleri bozuyor, ittifakları yeniden şekillendiriyor ve yeni gerilimler yaratıyor. Trump döneminde ABD’nin geleneksel müttefikleriyle yaşadığı sürtüşmeler ya da İsrail’le ortaya çıkan görüş ayrılıkları, Başkan’ın kişisel tercihlerinden çok içinden çıkılamayan bu kriz sarmalının sonuçları olarak görülmeli. ABD, bir yandan İsrail’in artık hiçbir devletin üstlenmek istemeyeceği boyutlara ulaşan saldırganlığını sınırlamaya çalışırken diğer yandan değişen güç dengelerine uygun yeni ittifak biçimleri kurmaya yöneliyor.

Krizin çağırdığı bir başka dinamik ise rızanın üretilemediği yerde zorun devreye sokulması. Emperyalizm, savaşlarla ülkeleri hizaya getirmeye, askerî harcamalar üzerinden kendi krizini ertelemeye çalışıyor. Ancak İran deneyimi, zorun da mutlak çözüm olmadığını gösterdi. Emperyalist savaş makinesi yıkıcı olabilir fakat yenilmez değildir. İran’da yaşanan hezimet, emperyalizmin zor yoluyla da her hedefini gerçekleştiremeyebileceğini ortaya koydu.

Kısa Kısa

  1. İzmir'de fabrikada patlama: İşçiler yaralandı

    İzmir'in Torbalı ilçesinde İki-El Metal fabrikasında meydana gelen patlamada 7 işçi yaralandı. Olayda 3'ü ağır 7 işçi yaralandı. Yaralılar, ambulanslarla çeşitli hastanelere kaldırıldı.

  2. Can Atalay 24 saatlik açlık grevine başladı

    Anayasa Mahkemesi kararlarına rağmen tutukluluğu devam eden seçilmiş Hatay Milletvekili Can Atalay, TBMM’nin yeni yasama yılının başladığı 1 Ekim’de 24 saatlik açlık grevi kararı aldı. Türkiye İşçi Partisi Hatay Milletvekili Atalay'ın X hesabı üzerinden paylaşılan mesajda karar, "Hatay halkı beni, kendisi adına söz söylemem ve hesap sormam için seçti. O görevden vazgeçmeyeceğim. Artık bıçak kemiğe dayanmıştır" ifadeleriyle duyuruldu.

  3. Fon skandalında iade bilmecesi

    Gazeteci İsmail Saymaz, Fatma Betül Sayan Kaya'nın hisselerden kazandığı 2,2 milyar lirayı iade etmediği iddia ediliyor. Gazeteci İsmail Saymaz katıldığı televizyon yayınında iade iddiasının doğru olmasını ileri sürdü. Dün de Nagehan Alçı benzer bir iddiada bulunmuştu. Ekonomim'in iddiasına göre Kaya ve eşi, söz konusu tutarı Hazine ve Maliye Bakanlığı tarafından bildirilen banka hesabına aktarmıştı.

  4. Tera Portföy yöneticileri hakkında tutuklama kararı

    İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen 'fon soruşturması' kapsamında dün adliyeye sevk edilen Tera Portföy Yönetim Kurulu Başkanı Erdin Özel ve Tera Portföy CEO'su Emir Münir Sarpyener hakkında tutuklama kararı verildi.

  5. Vahap Seçer gözaltına alındı

    Mersin Büyükşehir Belediye Başkanı Vahap Seçer dahil 59 kişi gözaltına alındı. Gözaltına alınanlar arasında aynı zamanda Vahap Seçer'in yanı sıra Vahap Seçer'in yanı sıra Yenişehir Belediye Başkanı Abdullah Özyiğit ve Mezitli Belediye Başkanı Ahmet Serkan Tuncer de bulunuyor.

  6. Akaryakıta zam geldi

    ÖTV artışı nedeniyle benzinin satış fiyatına 4,20, motorine ise 3,70 lira zam geldi. Resmi Gazete'de yayınlanan karara göre, eşel mobil sisteminin sona ermesiyle başlayan yeni dönemde benzindeki ÖTV artışı kasım ve aralık aylarında da kademeli olarak uygulanacak. Böylece benzinde eşel mobil öncesine dönüş nedeniyle beklenen 12,47 liralık fiyat artışı, ÖTV'nin tek seferde değil, kademeli olarak geri getirilmesiyle engellenmiş oldu. LPG'de ise eşel mobil öncesi sisteme dönüldü.

  7. Fon vurgunu: AKP Genel Başkan Yardımcısı Hayat Yazıcı’nın oğlunun malvarlığına konulan tedbir kararı kaldırıldı

    Fon soruşturması kapsamında yönelik kapsamında, eski ticaret bakanı ve AKP Siyasi ve Hukuki İşlerden Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı Hayati Yazıcı’nın oğlu Mustafa Yazıcı’nın tüm mal varlığına hakkında verilen tedbir kararı saatler içinde kaldırıldı. İfadesi alınan Mustafa Yazıcı hakkında, yurt dışına çıkış yasağı şeklinde adli kontrol kararı verildi.

Önceki gün

  1. Fon so­ruş­tur­ma­sın­da AKP'li eski bakan Hayati Yazıcı’nın oğlunun mal varlığına tedbir konuldu

    Fon vurgununa yönelik İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı Terörizmin Finansmanı ve Aklama Suçları Soruşturma Bürosu tarafından yürütülen soruşturma kapsamında, eski ticaret bakanı ve AKP Siyasi ve Hukuki İşlerden Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı Hayati Yazıcı’nın oğlu Mustafa Yazıcı’nın tüm mal varlığına tedbir konuldu.

  2. İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Cemil Tugay, Beştepe’de Cumhurbaşkanı Erdoğan ile görüştü

    Tugay, görüşmenin ardından sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda Erdoğan’a kendisini Beştepe’de kabul ettiği için teşekkür ederken, kente ilişkin projeleri “arz ettiklerini” belirtti. Cemil Tugay, geçtiğimiz aylarda CHP’den istifa etmişti. Tugay’ın Beştepe ziyareti, bir süredir medyada yer alan AKP’ye geçeceğine yönelik iddiaların ardından geldi.

  3. Eylül ayı Milli Güvenlik Kurulu toplantısı sona erdi: Çerçeve Yasa uygulanmaya başlamadı

    Cumhurbaşkanı başkanlığında gerçekleştirilen Milli Güvenlik Kurulu (MGK) toplantısı sonrasında İletişim Başkanlığı tarafından sekiz maddelik bir bildiri yayınlandı. ⁠Bildiride tehdit ve tehlikeler arasında, PKK, KCK ve PYD de yer aldı. Böylece iktidarın "Terörsüz Türkiye" olarak adlandırdığı süreç kapsamında yakın zamanda meclisten geçirilen "Çerçeve Yasa"'nın uygulama aşaması, bir süredir çeşitli kaynaklarca dile getirildiği üzere, ileri bir tarihe kaldı.

  4. Fon vurgunu so­ruş­tur­ma­sın­da yeni gelişme: 5 şirket için TMSF kararı

    Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu (BDDK), fon soruşturması kapsamında Destek Yatırım Bankası, Hedef Yatırım Bankası ve Tera Yatırım Bankası’nın nitelikli paylarına ilişkin temettü dışındaki ortaklık haklarının Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu (TMSF) tarafından kullanılmasına karar verdi. BDDK ayrıca Destek Faktoring ve Tera Finans Faktoring’e pay devri işlemlerinin tamamlanması için altı ay süre tanıdı.

  5. İngiltere Başbakanı Burnham: İngiltere için seçenekler arasında AB’ye yeniden katılmak da var

    İngiltere Başbakanı Andy Burnham, BBC’ye verdiği demeçte mevcut Brexit anlaşmasının “faydadan çok zarar” getirdiğini belirterek, Avrupa ile ilişkileri düzeltmek için neler yapılabileceğini değerlendirmek istediğini söyledi. Burnham İngiltere'nin Avrupa ile uzun vadeli ilişkilerini yeniden şekillendirmek amacıyla hükümetin değerlendirebileceği seçenekler arasında Avrupa Birliği’ne yeniden katılmanın da bulunduğunu ifade etti.

  6. Rusya: S-400 sistemlerinin Türkiye’den çıkarılması için Ankara ile görüşüyoruz

    Kremlin, Türkiye’nin Rusya’dan satın aldığı S-400 hava savunma sistemlerinin başka bir ülkeye konuşlandırılması konusunda Ankara ile temasların sürdüğünü açıkladı. Açıklama, Rusya Dışişleri Bakanı Sergey Lavrov’un geçtiğimiz cumartesi günü S-400’lerin başka bir ülkeye devredilebileceğine ilişkin sözlerinin ardından geldi.

  7. CHP’de ihraçlar devam ediyor

    Mutlak butlan kararıyla CHP’nin başına geçen Kılıçdaroğlu yönetimi, partiden ihraç kararları almaya devam ediyor. Son olarak Kadıköy Belediye Başkanı Mesut Kösedağ, Sarıyer Belediye Başkanı Oktay Aksu ve Sancaktepe Belediye Başkanı Alper Yeğin, kesin ihraç talebiyle disipline sevk edildi.

  8. T24'e erişim engeli

    T24'ün internet haber portalı ve sosyal medya hesapları hakkında kapatma kararı verildi. Karar kapsamında T24'ün son 1 yıl içerisinde 118 LGBT propagandası niteliği taşıyan içerik ürettiği ileri sürüldü. 1. Sulh Ceza Hakimliği tarafından alınan karar uygulanmak üzere Siber Güvenlik Başkanlığı'na gönderildi.

  9. Fon so­ruş­tur­ma­sın­da yeni dalga: 34 kişiye gözaltı

    İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığının yürüttüğü fon soruşturmasında 5'inci dalga operasyonda 34 şüpheli için gözaltı kararı verildi. Bakan Akın Gürlek'in açıklamasına göre şüpheli sayısı 217'ye ulaştı; 56 kişi tutuklandı, 88 kişiye adli kontrol uygulandı. 26 hissedeki manipülatif işlemler de inceleniyor.

  10. Sakarya'da çok sayıda bölge sular altında

    Sakarya’da dünden bu yana etkili olan sağanak yağışların ardından birçok bölgede sel ve su baskınları yaşandı. Karasu ve Darıçayırı'nda Sakarya Nehri ve bölgedeki derelerin taşmasıyla su seviyesi yer yer 1 ila 2 metreye ulaştı. Yaklaşık 60 hanenin etkilendiği bölgede mahsur kalanlar oldu. Ferizli ve Kaynarca'da sokaklar adeta göle dönerken, araçlar tamamen suya gömülürken Erenler'de çok sayıda evi su bastı.

  11. Suriye'de haremlik selamlık düğün kararı: Kadın salonlarına damatlar giremeyecek

    T24'ten Namık Durukan'ın haberine göre, Şam kırsalındaki Sergaya Belde Meclisi 27 Eylül'de kadınlara ayrılan düğün salonlarına damatların girişini yasakladı. Douma Şehir Meclisi de benzer bir karar aldı. Kararlara uymayanlar hakkında yasal işlem uygulanacak.

  12. Fatma Betül Sayan Kaya’nın adı AKP’nin internet sitesinden kaldırıldı

    Fon soruşturması kapsamında gündeme gelen iddiaların ardından AKP’deki görevlerinden ayrılan eski Aile ve Sosyal Politikalar Bakanı Fatma Betül Sayan Kaya’nın adı ve özgeçmişi partinin internet sitesinden kaldırıldı. Kaya’nın MKYK WhatsApp grubundan da çıkarıldığı iddia edildi.

  13. Bilal Erdoğan: "Türkiye belki en normal dönemini yaşıyor"

    AKP'li Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın oğlu Bilal Erdoğan, Konya'da imam hatip öğrencilerine seslendi. İmam hatipleri "normalleşmenin" teminatı ilan eden Erdoğan, dindar muhafazakârlığı "milletin vasatı" olarak tanımladı. İlim Yayma Vakfı Mütevelli Heyeti Başkanı sıfatıyla Konya Anadolu İmam Hatip Lisesi'nde konuşan Erdoğan, "Bu millet galebe çaldı ve bugün hamdolsun Türkiye belki en normal, sosyal olarak kültürel olarak dönemini yaşıyor" dedi

  14. Eski SPK Başkanı ifadeye çağrıldı

    Eski Sermaye Piyasası Kurulu (SPK) Başkanı İbrahim Ömer Gönül, İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı Aklama Suçları Soruşturma Bürosu tarafından yürütülen soruşturma kapsamında şüpheli sıfatıyla bugün savcılığa ifade verecek. Gönül'ün ifadesi, başsavcılığın sermaye piyasasında gerçekleştirilen işlemlere ilişkin yürüttüğü soruşturma kapsamında alınacak.

  15. Kaçırılma alarmının nedeni pilot kavgası çıktı

    İsrail Başbakanlığı, Dubai-Tel Aviv seferini yapan Flydubai uçağında kaçırma olmadığını, acil durumun pilotlar arasında yaşanan kavga nedeniyle ortaya çıktığını açıkladı. Uçak, Ürdün hava sahasında “7500” kaçırılma kodu vermesinin ardından Suudi Arabistan’a yönlendirilmiş, İsrail savaş uçaklarını havalandırmıştı. Olayla ilgili soruşturma sürüyor.

  16. TÜİK verilerine göre “gerçek işsizlik” yüzde 31'e yükseldi

    TÜİK’in “atıl işgücü” olarak tanımladığı geniş işsizlik oranı ağustosta yüzde 31’e yükseldi. İşsiz sayısı ise 2 milyon 740 bin olarak açıklandı. İş aramaktan vazgeçenleri ve eksik çalışanları ayrı kategorilerde değerlendiren TÜİK, yalnızca dar tanımı “işsizlik oranı” olarak sunarak işsizliği olduğundan düşük göstermeye çalışıyor. DİSK-AR’ın hesaplamasına göre geniş tanımlı işsiz sayısı ise 12 milyon 608 bin oldu.

  17. DDK Başkanı Tanrıkulu, Borsa İstanbul'daki görevlerinden ayrıldı

    Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın fon skandalıyla ilgili Devlet Denetleme Kurulu'nu görevlendirmesinin ardından DDK Başkanı Salih Tanrıkulu, Borsa İstanbul'daki yönetim kurulu başkanvekilliği ve denetim komitesi başkanlığı görevlerinden ayrıldı. Tanrıkulu'nun adı kurumun internet sitesindeki listelerden de kaldırıldı.

  18. AKP'li Zeybekci'nin şirketlerinin parası da Tera fonunda kalmış

    Eski Ekonomi Bakanı Nihat Zeybekci'nin ortağı olduğu dört şirketin parası, 17 Eylül'de tasfiye kararı verilen Tera'nın TP2 fonunda kaldı. İsmail Saymaz'a konuşan Zeybekci, kendini 455 bin mağdurdan biri saydı, fona yatırımdan haberi olmadığını söyledi. "Maalesef devletin ihmali var" derken mağduriyetini Erdoğan'a iletmediğini belirtti.

  19. Dubai - Tel Aviv uçağında kaçırılma kodu verildi

    İsrail'de yayın yapan Kanal 12'nin haberine göre, Dubai'den Tel Aviv'e giden yolcu uçağı, uçak kaçırılmasını ifade eden "7500" kodunu yayınladı. Kodun yayınlanması sonrasında, İsrail Hava Kuvvetleri'ne ait savaş uçaklarının yolcu uçağına doğru havalandığı bildirilirdi. Ürdün üzerinde bir süre tur atan ve içerisinde yaklaşık 100 İsrail vatandaşının bulunduğu belirtilen uçak, daha sonra Suudi Arabistan yönüne yönlendirildi.

  20. MEB’den istismarcı Ensar Vakfı’yla iş birliği

    MEB, Ensar Vakfı’nın düzenleyeceği “Sana Emanet Online Bilgi Yarışması”nı ortaokul ve liselere resmi yazıyla duyurdu. Cumhuriyet’ten Ufuk Sepetci’nin haberine göre, yarışmada öğrencilere umre ve teknoloji ödülleri verilecek. Dereceye giren kişilerin öğretmenleri ve okul müdürlerine ise 20 bin TL’ye kadar nakit ödül ödenecek. Ensar Vakfı, Karaman’da 45 çocuğun cinsel istismara maruz bırakıldığı olayla gündeme gelmişti.

  21. AYM, yoksulluk nafakasından "süresiz" ifadesini kaldırdı

    Anayasa Mahkemesi, Türk Medeni Kanunu’nun yoksulluk nafakasını düzenleyen 175. maddesindeki “süresiz olarak” ibaresini iptal etti. Karar, 30 Haziran 2027’de yürürlüğe girecek. Nafakanın süresine ilişkin yeni bir düzenlemenin önümüzdeki dönemde TBMM gündemine gelmesi bekleniyor.

✓