Arama

Site İçi Arama

Doğrudan arama yapın Aranıyor... Detaylı Arama
Sonuçlar aranıyor...
Kategorilere Göz Atın
© ideo. Anlatılan senin hikayendir

İzmir grevinin dersleri

İzmir Büyükşehir Belediyesi’nde DİSK Genel-İş önderliğinde meydana gelen 7 günlük grev, kendini ‘muhalif’ olarak adlandıran bazı kesimlerin işçi düşmanı tavrını ortaya çıkardı.

16:09 8 dk okuma

İzmir Büyükşehir Belediyesi’nde DİSK Genel-İş önderliğinde meydana gelen 7 günlük grev, kendini ‘muhalif’ olarak adlandıran bazı kesimlerin işçi düşmanı tavrını ortaya çıkardı.

İzmir Büyükşehir Belediyesi’ne bağlı İZELMAN, İZENERJİ ve Egeşehir’de çalışan yaklaşık 23 bin işçi için altı aydır süren toplu iş sözleşmesi görüşmelerinde, belediyenin işçiler tarafından talep edilen zam oranını kabul etmemesi nedeniyle DİSK Genel-İş 28 Mayıs gecesi grev başlattı. Grev 7. gününde, 4 Haziran’da sona erdi.

Neler yaşandı?

Anlaşmazlığın temelinde, grev sürecinde de sloganlaşan “Eşit işe eşit ücret” tartışması bulunuyordu. İzmir Büyükşehir Belediyesi’ne (İzBB) bağlı faaliyet gösteren İZDOĞA, İZBETON ve İZULAŞ anonim şirketlerinde çalışan işçiler 59 bin ile 81 bin TL arasında maaş almalarına rağmen, İZENERJİ VE İZELMAN işçileri aynı işin karşılığı olarak 36-40 bin TL arasında ücret alıyordu. Ücretlerde eşitlik talebiyle, 6 aydır süren toplu iş sözleşmesi görüşmelerinde yüzde 45’lik zam talebi belediye tarafından reddedilen işçiler, görüşmelerin tıkanması sonucunda greve çıktı.

Yani, grevin en önemli nedenlerinden biri, işçilerin belediye iştirakındaki diğer şirketlerin çalışanlarıyla aynı işi yapmalarına rağmen çok daha az ücret almalarıydı. İşçiler ayrıca, eşit maaş taleplerinin yanı sıra, yıllık tüketici enflasyon oranının çok altında verilen zam oranlarını da kabul etmiyorlardı.

TÜİK’in 2025 Ocak ayında açıkladığı tüketici fiyat endeksi (TÜFE) verileri ise, işçileri doğrular nitelikteydi. Belediye, bir önceki yılın Ocak ayına kıyasla yüzde 42,12 artış gösterdiği belirtilen tüketici fiyat endeksine (TÜFE) rağmen, 1 Ocak’ta başlayan toplu iş sözleşmesi sürecinde işçilere yalnızca yüzde 29,16 oranında zam teklif etti.

İşçiler ne istiyordu?

Altı ay boyunca süren zam görüşmelerinde, DİSK Genel-İş tarafından öne sürülen yüzde 80 oranında zam teklifi, görüşmelerin devam ettiği süreçte zamanla yüzde 45’e düşürüldü. Yüzde 29,16 zam oranında ısrarcı olan belediye ise, grev başlayınca bu oranı yalnızca yüzde 0,84 arttırarak yüzde 30’a çıkardı. Belediyenin sadece yüzde 0,84 oranında artışa gitmesini kabul etmeyen işçiler ise, greve devam etti.

Grev nasıl sona erdi?

7 gün süren grevin ardından DİSK Genel-İş, ilk 6 ay için yüzde 30, ikinci 6 ay için yüzde 17’lik TÜFE üzerine yüzde 2’lik refah payı konarak zam yapılmasını kabul etti ve grev sona erdi.

Grevin sona erdiğini, DİSK Genel-iş İzmir 2 No’lu şube Başkanı Ercan Gül, 4 Haziran’da Kültürpark İzBB hizmet binası önünde duyurdu.

Öte yandan, işçilerin “Eşit işe eşit ücret” talepleri yine karşılanmadı. ilk 6 ay için belediyenin ısrarcı olduğu yüzde 30’luk zam oranı kabul edildi. Bu oran TÜİK tarafından sadece Mayıs ayı için açıklanan yüzde 35,41 yıllık enflasyon oranının altında olduğu için reel ücretlerde düşüş oldu.

İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Cemil Tugay ise, işçilerin taleplerinin reddedilmesiyle ilgili yaptığı açıklamalarda, işçilerin taleplerinin belediye bütçesinin çok üzerinde olduğunu iddia etti.

İşçiler halk değil mi?

Tugay, 28 Mayıs’tan itibaren Twitter (X) hesabından yapılan görüşmeler ve grev süreci hakkında çok sayıda açıklama yaptı. Yaptığı açıklamalarda sendikanın taleplerinin makul olmadığını, ülke halkının ve kent halkının zor koşullarda yaşadığı bir ortamda belediyenin bütçesiyle bu talebi karşılayamayacağını söyleyerek işçileri halktan soyutladı ve “Sendikanın taleplerinde ısrar etmeyeceğini umuyorum” dedi.

Tugay, işçilerin ana talebi olan “Eşit işe eşit ücret” hakkında ise “Eşit işe eşit ücret anlayışı elbette haklıdır ve doğrudur. Ancak yapılmış bir sorumsuzluğu, başka bir sorumsuzlukla daha büyük bir sorun haline getirmeye ve belediyeyi altından kalkamayacağı bir yükün altına sokmaya hiç birimizin hakkı olmadığını düşünüyorum” ifadeleriyle, grevi ‘sorumsuzluk’ olarak nitelendirdi.

Yaptığı açıklamalarda sendikayı uzlaşmaz olarak nitelendiren Tugay, yaşanan süreçten eski İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Tunç Soyer’i sorumlu tuttu ve Soyer’in Mart 2024’te, görev süresinin bitimine beş gün kala Türk-İş sendikasına bağlı İZDOĞA çalışanlarına yüksek miktarda zam yapmasının sorumsuzluk olduğunu ifade etti.

DİSK GENEL-İş’in tutumu

DİSK Genel-İş’e bağlı işçiler 31 Mayıs’ta Kültürpark’ta miting düzenleyerek İzBB hizmet binası önüne yürüdü. Belediye hizmet binası önünde basın açıklaması yapan Ercan Gül belediyenin işçileri halkla karşı karşıya getirdiğini ve grev kırıcılık yaptığını belirtti. Aynı günün gece saatlerinde Cemil Tugay’ın sokaklarda çöp toplayıp halka çağrı yapması sonucunda iki taraf karşı karşıya geldi.

Tugay, 31 Mayıs gecesi şehirde çöplerin biriktiği bazı noktalara giderek belediyeden birçok kişi ile birlikte çöp topladı ve yanına gelen Gül’e “İzmir’in belediyesini batıramayacaksınız” dedi. Ercan Gül ve işçiler, Cemil Tugay’ın çöpleri toplamasının ve buna çağrıda bulunmasının grev kırıcılık olduğunu söyleyerek tepki gösterdi.

İşçiler 80-90 bin TL mi kazanıyordu?

Sendika 2 Haziran’da, halihazırdaki maaşları sosyal medyada tartışma konusu olduğu sırada işçilerin Twitter (X) hesabı üzerinden işçilerin maaş bordrolarını paylaştı. Sendika paylaşılan bordrolarda kesintilerden sonra İZELMAN çalışanlarının net 42.481, İZENERJİ çalışanlarının net 37.691 TL kazandığını gösterdi, “Belediyenin önerdiği ücretler, A grubu için 43 bin, D grubu için 46 bin seviyelerinde kalmaktadır ama kamuoyuna sanki 80-90 bin lira alıyoruz gibi bir algı yaratılmaktadır. Bu algı operasyonunu da, emeğin gerçek taleplerini de İzmir halkı görecek, bilecek” açıklamasında bulundu.

Tugay ise, aynı bordroyu paylaşıp yalanladı. Bordroda 26 gün çalışması gereken işçinin 20 gün çalışması nedeniyle kesilen ücret, ücretsiz izin kullanması ve 16.947 TL avans ile 2947,42 TL erzak yardımı alması sonucunda maaş tutarının düşük göründüğünü iddia etti.

Hangisi doğru?

Bordroda toplam brüt çalışma ücreti 85.259,68 TL olarak görünüyor. İşçinin Mart ayında 9 gün hafta tatili nedeniyle çalışamadığı, 1 ay boyunca 8 günlük hafta tatili hakkı olan işçinin bordrosunda 9 gün hafta tatili yaptığı görülüyor. Aynı zamanda 2 gün ücretli izin hakkını kullanan işçinin çalışmadığı günlerin toplam ücretinin 40.827,31 TL olduğu görülüyor.

Ek yardımlar da bordrodan düşüyor

Bordronun sağ tarafında yazılı, işçiye yapılan yardımların toplamı 44.432,37 TL ücretsiz izin, sendika aidatı, toplu taşıma ve erzak için yapılan ₺23.897,24 kesintiler işçiye İzmirim Kart ve İzmar Kart aracılığıyla sağlansa da bordrodan düşülüyor. Brüt çalışma ücretinden kesilen 18.521,29 TL vergiler çıkarıldığında ve avans, ücretsiz izin, sendika aidatı, toplu taşıma ve erzak masrafları eklendiğinde işçinin ikramiye hesaba katılmadan aldığı maaş 66.738,39 TL, üç ayda bir verilen 20 bin TL ikramiyenin aylık karşılığı 6,660 TL, net maaştan 20.000 TL ikramiyeyi çıkarıp 6,600 TL aylık ikramiyeyi eklediğimizde ise bordrosu paylaşılan işçinin aylık net gelirinin 53.398,39 TL olduğu ortaya çıkıyor.

DİSK Genel-İş Twitter (X) hesabından paylaşılan diğer bordrolarda kazançlar toplamı ve kesinti toplamı sonucunda net ödenecek tutarın yaklaşık 37 bin TL ile 42 bin TL civarında olduğu görülüyor. (ikramiyeler hariç)

Ortaya çıkan tablo, işçilerin belediye iştirakindeki diğer şirketlerde çalışanlara kıyasla daha az maaş aldıklarını kanıtlıyor.

CHP’nin greve karşı tutumu

CHP Genel Başkanı Özgür Özel, 2 Haziran’da Anahtar Parti’ye yaptığı bir ziyaret esnasında, 31 Mayıs akşamı yaşanan gerilim ve grev süreci hakkında açıklamalarda bulundu.

Özel, yaptığı açıklamalarda sendikayı hedef alarak şunları söylemişti:

“Haklılık zeminini terk edip çok uçlara savrulduğunuzda, bu sefer toplumsal desteği kaybetmeye başlarsınız. Kendi tecrübelerimden hareketle kamu vicdanında işçinin ve onun taleplerinin destek görmesi gerekirken bu kadar eleştiriliyorsa o zaman bir dönüp bakmak lazım. Bir yerde kantarın topuzunu kaçırdık mı diye. İzmir halkı kendi evinin önündeki çöpü aldı, kaldırdı. İzmir halkına mı grev kırıcı diyeceksiniz?”

Grev sürecinde yaşananlar ne anlama geliyor?

Grev boyunca yaşanan olaylar, Türkiye’deki sınıf çatışmasını ve bunun yansımalarını gözlemlemek için büyük bir fırsat.

Konunun sosyal medya platformlarında gündem olmasıyla birlikte, Cemil Tugay ve CHP tarafından yapılan açıklamalar sonucunda kamuoyunda hızla grev karşıtı söylemler dolaşıma girdi.

Uluslararası ve anayasal hukuka göre herkesin hakkı olan grev kararını alan işçiler birçok kez ayrıştırıcı bir dil kullanılarak hedef gösterildi, CHP’li siyasetçiler ve Belediye Başkanı Tugay, bu türden söylemlerle hakkını arayan işçileri ayrıştırmayı teşvik eden açıklamalarda bulundu. Yüzde 30 zammı kabul ettiren Tugay, uzlaşı sağlandıktan sonra yaptığı basın açıklamasında “İzmir halkı çok değerli bir duruş gösterdi” diyerek bu tutumu sürdürdü.

Sosyal medyada kullanılan ayrıştırıcı söylemler daha çok işçilerin etnik kökenleri ve dini kimlikleri üzerinden yapıldı. (“Kürt, Alevi işçiler” vb.)

Belediye işçilerinin “Öz İzmirli” olmadığına dair ayrıştırıcı söylemler yinelenirken CHP kanadından açıklama yapan siyasetçiler ve Tanju Özcan, Yılmaz Özdil, Fatih Altaylı gibi politik figürler, birçok kez işçileri ve halkı ayrı bir kefede tutup birbirinden bağımsız ve soyutlanmış bir biçimde nitelendirmeyi tercih etti. Yapılan algı çalışmalarında işçilerin “eşit işe eşit ücret” söylemi asla vurgulanmıyor ve 80 bin TL maaş istemeleri ‘nankörlük ve şımarıklık’ olarak gösteriliyordu.

Alım gücü ve refah seviyesi, yıllardır sermaye kanadından süregelen saldırılar sonrası oldukça düşen orta sınıfın biriken öfkesi, grev yapan işçilere yöneltildi. İşçilerin eşit işe eşit ücret talep etmelerinin ‘AKP iktidarının işine yaradığı’ ve ‘sendikanın AKP’li belediyelerde grev yapmamalarının’ ikiyüzlülük olarak nitelendirildiği bu ortamda hiç kimse sorunun gerçek kaynağına odaklanmadı.

Öte yandan, CHP ve İzBB’nin yürütmüş olduğu algı çalışmaları öncesinde kendini muhalif olarak nitelendiren birçok gazeteci ise konuyu yeterince dile getirmedi. İşçilere karşı grevin gizliden gizliye AKP eliyle yürütüldüğüne dair söylemler üretilse de iktidara yakınlığıyla bilinen birçok basın-medya kuruluşu da grevi uzaktan seyretmeyi ve haber yapmamayı tercih etti.

Yaşanan bütçe sorunlarının faturasını emekçi kesime dayatmak isteyen bu politikalar, Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek’in “Kamuda tasarruf” adıyla yürüttüğü politikaları hatırlatıyor. Bu politikalara karşı uzun bir süre siyasi söylem üretmeye yanaşmayan CHP, kendi belediyelerinden birinde yapılan haklı bir greve bu şekilde tepki göstermeyi tercih etti.

CHP, yaklaşık 6 aydır süregelen görüşmelerde bütçe sorunlarına dair işçilerle birlikte hareket edip hükümete taleplerini dile getirebilecekken, örgütsüz yurttaşları da kendi hakları için mücadele etmeye ve sendikalaşmaya çağrı yapabilecekken işçilere karşı cephe almayı ve örgütsüz, sendikasız yurttaşları ve seçmenlerini kışkırtarak kamuoyunda negatif algı oluşturmayı tercih etti. Ekrem İmamoğlu’nun diplomasının iptal edilmesi ve tutuklanması sürecinde DİSK ile ortak açıklamalar yürüten CHP, her ne kadar genel grev çağrısında bulunmasa da, bir anda DİSK’in yaptıklarını sorumsuzluk ve nankörlük olarak nitelendirmeye başladı, bir ‘zorunluluk’ önkabulüyle işçilerin tutuklamalara seslerini çıkarmadığını iddia etti. CHP’ yakınlığıyla bilinen bazı basın-medya kuruluşları ve gazetelerde Genel-İş İzmir 2 No’lu Şube Başkanı Ercan Gül, 58 akrabasının da belediye çalışanı olması üzerinden hedef gösterildi ve sendikalı işçileri tehdit ettiği iddia edildi.

Türkiye siyasetini yorumlarken, mevcut siyasi konjonktürü ‘tek adam rejimi’ olarak isimlendiren CHP, 6356 sayılı Sendikalar ve Toplu İş Sözleşmesi kanununda yasaklanan grev kırıcılığını 31 Mayıs gecesi ihlal ederek siyasi bir yöntem olarak kullanmaya çalıştı.

Resmi enflasyon verilerinin gerçeği yansıtmadığını ve hayat pahalılığının arttığını birçok kez dile getiren CHP, işçilere verdiği zam teklifinde TÜİK verilerini baz aldı ve ilk altı ay için ilk teklifinden sadece yüzde 0,84’lük bir oranda artışa giderek bunu kabul ettirmeye çalıştı.

Söylemler düzleminde sıkça yoksullaşma ve gelir eşitsizliği üzerinden siyaset üreten CHP’nin greve giden süreçte ve grev süresince ürettiği söylemler ve kullandığı yöntemler önemli dersler barındırıyor.

Bu tabloda CHP’nin, her ne kadar işçi sınıfının lehine siyaset yapıyormuş gibi görünse de, özünde sermayeye hizmet eden, neoliberal politikaları benimsemiş ve işçi sınıfına karşı konumlanan bir düzen partisi olduğu gerçeği bir kez daha gün yüzüne çıkıyor.

Kısa Kısa

  1. İstanbul'un enflasyonu eylülde hızlandı

    İstanbul Ticaret Odası (İTO) verilerine göre, İstanbul'da bir önceki ay yüzde 1,66 olan aylık enflasyon eylülde yüzde 2,11'e çıktı. Yıllık enflasyon ise yüzde 34,96'dan yüzde 33,55'e geriledi. Eylül ayının zam şampiyonu yüzde 22,59'luk artışla eğitim grubu oldu.

  2. Fransa'da sağcı cumhurbaşkanı adayından başörtüsü ve göç vaadi

    Fransa'da cumhurbaşkanı adayından başörtüsü ve göç vaadi Eski İçişleri Bakanı Bruno Retailleau, gelecek yıl yapılacak cumhurbaşkanı seçiminde aday olması halinde spor faaliyetleri, okul gezileri ve üniversitelerde başörtüsünü yasaklayacağını açıkladı. Retailleau ayrıca Müslüman Kardeşler bağlantılı kuruluşların feshedilmesini ve Fransa'nın “Yahudi-Hristiyan köklerine” ilişkin bir ifadenin anayasaya eklenmesini vaat etti.

  3. İzmir'de fabrikada patlama: İşçiler yaralandı

    İzmir'in Torbalı ilçesinde İki-El Metal fabrikasında meydana gelen patlamada 7 işçi yaralandı. Olayda 3'ü ağır 7 işçi yaralandı. Yaralılar, ambulanslarla çeşitli hastanelere kaldırıldı.

  4. Can Atalay 24 saatlik açlık grevine başladı

    Anayasa Mahkemesi kararlarına rağmen tutukluluğu devam eden seçilmiş Hatay Milletvekili Can Atalay, TBMM’nin yeni yasama yılının başladığı 1 Ekim’de 24 saatlik açlık grevi kararı aldı. Türkiye İşçi Partisi Hatay Milletvekili Atalay'ın X hesabı üzerinden paylaşılan mesajda karar, "Hatay halkı beni, kendisi adına söz söylemem ve hesap sormam için seçti. O görevden vazgeçmeyeceğim. Artık bıçak kemiğe dayanmıştır" ifadeleriyle duyuruldu.

  5. Fon skandalında iade bilmecesi

    Gazeteci İsmail Saymaz, Fatma Betül Sayan Kaya'nın hisselerden kazandığı 2,2 milyar lirayı iade etmediği iddia ediliyor. Gazeteci İsmail Saymaz katıldığı televizyon yayınında iade iddiasının doğru olmasını ileri sürdü. Dün de Nagehan Alçı benzer bir iddiada bulunmuştu. Ekonomim'in iddiasına göre Kaya ve eşi, söz konusu tutarı Hazine ve Maliye Bakanlığı tarafından bildirilen banka hesabına aktarmıştı.

  6. Tera Portföy yöneticileri hakkında tutuklama kararı

    İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen 'fon soruşturması' kapsamında dün adliyeye sevk edilen Tera Portföy Yönetim Kurulu Başkanı Erdin Özel ve Tera Portföy CEO'su Emir Münir Sarpyener hakkında tutuklama kararı verildi.

  7. Vahap Seçer gözaltına alındı

    Mersin Büyükşehir Belediye Başkanı Vahap Seçer dahil 59 kişi gözaltına alındı. Gözaltına alınanlar arasında aynı zamanda Vahap Seçer'in yanı sıra Vahap Seçer'in yanı sıra Yenişehir Belediye Başkanı Abdullah Özyiğit ve Mezitli Belediye Başkanı Ahmet Serkan Tuncer de bulunuyor.

  8. Akaryakıta zam geldi

    ÖTV artışı nedeniyle benzinin satış fiyatına 4,20, motorine ise 3,70 lira zam geldi. Resmi Gazete'de yayınlanan karara göre, eşel mobil sisteminin sona ermesiyle başlayan yeni dönemde benzindeki ÖTV artışı kasım ve aralık aylarında da kademeli olarak uygulanacak. Böylece benzinde eşel mobil öncesine dönüş nedeniyle beklenen 12,47 liralık fiyat artışı, ÖTV'nin tek seferde değil, kademeli olarak geri getirilmesiyle engellenmiş oldu. LPG'de ise eşel mobil öncesi sisteme dönüldü.

  9. Fon vurgunu: AKP Genel Başkan Yardımcısı Hayat Yazıcı’nın oğlunun malvarlığına konulan tedbir kararı kaldırıldı

    Fon soruşturması kapsamında yönelik kapsamında, eski ticaret bakanı ve AKP Siyasi ve Hukuki İşlerden Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı Hayati Yazıcı’nın oğlu Mustafa Yazıcı’nın tüm mal varlığına hakkında verilen tedbir kararı saatler içinde kaldırıldı. İfadesi alınan Mustafa Yazıcı hakkında, yurt dışına çıkış yasağı şeklinde adli kontrol kararı verildi.

Önceki gün

  1. Fon so­ruş­tur­ma­sın­da AKP'li eski bakan Hayati Yazıcı’nın oğlunun mal varlığına tedbir konuldu

    Fon vurgununa yönelik İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı Terörizmin Finansmanı ve Aklama Suçları Soruşturma Bürosu tarafından yürütülen soruşturma kapsamında, eski ticaret bakanı ve AKP Siyasi ve Hukuki İşlerden Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı Hayati Yazıcı’nın oğlu Mustafa Yazıcı’nın tüm mal varlığına tedbir konuldu.

  2. İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Cemil Tugay, Beştepe’de Cumhurbaşkanı Erdoğan ile görüştü

    Tugay, görüşmenin ardından sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda Erdoğan’a kendisini Beştepe’de kabul ettiği için teşekkür ederken, kente ilişkin projeleri “arz ettiklerini” belirtti. Cemil Tugay, geçtiğimiz aylarda CHP’den istifa etmişti. Tugay’ın Beştepe ziyareti, bir süredir medyada yer alan AKP’ye geçeceğine yönelik iddiaların ardından geldi.

  3. Eylül ayı Milli Güvenlik Kurulu toplantısı sona erdi: Çerçeve Yasa uygulanmaya başlamadı

    Cumhurbaşkanı başkanlığında gerçekleştirilen Milli Güvenlik Kurulu (MGK) toplantısı sonrasında İletişim Başkanlığı tarafından sekiz maddelik bir bildiri yayınlandı. ⁠Bildiride tehdit ve tehlikeler arasında, PKK, KCK ve PYD de yer aldı. Böylece iktidarın "Terörsüz Türkiye" olarak adlandırdığı süreç kapsamında yakın zamanda meclisten geçirilen "Çerçeve Yasa"'nın uygulama aşaması, bir süredir çeşitli kaynaklarca dile getirildiği üzere, ileri bir tarihe kaldı.

  4. Fon vurgunu so­ruş­tur­ma­sın­da yeni gelişme: 5 şirket için TMSF kararı

    Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu (BDDK), fon soruşturması kapsamında Destek Yatırım Bankası, Hedef Yatırım Bankası ve Tera Yatırım Bankası’nın nitelikli paylarına ilişkin temettü dışındaki ortaklık haklarının Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu (TMSF) tarafından kullanılmasına karar verdi. BDDK ayrıca Destek Faktoring ve Tera Finans Faktoring’e pay devri işlemlerinin tamamlanması için altı ay süre tanıdı.

  5. İngiltere Başbakanı Burnham: İngiltere için seçenekler arasında AB’ye yeniden katılmak da var

    İngiltere Başbakanı Andy Burnham, BBC’ye verdiği demeçte mevcut Brexit anlaşmasının “faydadan çok zarar” getirdiğini belirterek, Avrupa ile ilişkileri düzeltmek için neler yapılabileceğini değerlendirmek istediğini söyledi. Burnham İngiltere'nin Avrupa ile uzun vadeli ilişkilerini yeniden şekillendirmek amacıyla hükümetin değerlendirebileceği seçenekler arasında Avrupa Birliği’ne yeniden katılmanın da bulunduğunu ifade etti.

  6. Rusya: S-400 sistemlerinin Türkiye’den çıkarılması için Ankara ile görüşüyoruz

    Kremlin, Türkiye’nin Rusya’dan satın aldığı S-400 hava savunma sistemlerinin başka bir ülkeye konuşlandırılması konusunda Ankara ile temasların sürdüğünü açıkladı. Açıklama, Rusya Dışişleri Bakanı Sergey Lavrov’un geçtiğimiz cumartesi günü S-400’lerin başka bir ülkeye devredilebileceğine ilişkin sözlerinin ardından geldi.

  7. CHP’de ihraçlar devam ediyor

    Mutlak butlan kararıyla CHP’nin başına geçen Kılıçdaroğlu yönetimi, partiden ihraç kararları almaya devam ediyor. Son olarak Kadıköy Belediye Başkanı Mesut Kösedağ, Sarıyer Belediye Başkanı Oktay Aksu ve Sancaktepe Belediye Başkanı Alper Yeğin, kesin ihraç talebiyle disipline sevk edildi.

  8. T24'e erişim engeli

    T24'ün internet haber portalı ve sosyal medya hesapları hakkında kapatma kararı verildi. Karar kapsamında T24'ün son 1 yıl içerisinde 118 LGBT propagandası niteliği taşıyan içerik ürettiği ileri sürüldü. 1. Sulh Ceza Hakimliği tarafından alınan karar uygulanmak üzere Siber Güvenlik Başkanlığı'na gönderildi.

  9. Fon so­ruş­tur­ma­sın­da yeni dalga: 34 kişiye gözaltı

    İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığının yürüttüğü fon soruşturmasında 5'inci dalga operasyonda 34 şüpheli için gözaltı kararı verildi. Bakan Akın Gürlek'in açıklamasına göre şüpheli sayısı 217'ye ulaştı; 56 kişi tutuklandı, 88 kişiye adli kontrol uygulandı. 26 hissedeki manipülatif işlemler de inceleniyor.

  10. Sakarya'da çok sayıda bölge sular altında

    Sakarya’da dünden bu yana etkili olan sağanak yağışların ardından birçok bölgede sel ve su baskınları yaşandı. Karasu ve Darıçayırı'nda Sakarya Nehri ve bölgedeki derelerin taşmasıyla su seviyesi yer yer 1 ila 2 metreye ulaştı. Yaklaşık 60 hanenin etkilendiği bölgede mahsur kalanlar oldu. Ferizli ve Kaynarca'da sokaklar adeta göle dönerken, araçlar tamamen suya gömülürken Erenler'de çok sayıda evi su bastı.

  11. Suriye'de haremlik selamlık düğün kararı: Kadın salonlarına damatlar giremeyecek

    T24'ten Namık Durukan'ın haberine göre, Şam kırsalındaki Sergaya Belde Meclisi 27 Eylül'de kadınlara ayrılan düğün salonlarına damatların girişini yasakladı. Douma Şehir Meclisi de benzer bir karar aldı. Kararlara uymayanlar hakkında yasal işlem uygulanacak.

  12. Fatma Betül Sayan Kaya’nın adı AKP’nin internet sitesinden kaldırıldı

    Fon soruşturması kapsamında gündeme gelen iddiaların ardından AKP’deki görevlerinden ayrılan eski Aile ve Sosyal Politikalar Bakanı Fatma Betül Sayan Kaya’nın adı ve özgeçmişi partinin internet sitesinden kaldırıldı. Kaya’nın MKYK WhatsApp grubundan da çıkarıldığı iddia edildi.

  13. Bilal Erdoğan: "Türkiye belki en normal dönemini yaşıyor"

    AKP'li Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın oğlu Bilal Erdoğan, Konya'da imam hatip öğrencilerine seslendi. İmam hatipleri "normalleşmenin" teminatı ilan eden Erdoğan, dindar muhafazakârlığı "milletin vasatı" olarak tanımladı. İlim Yayma Vakfı Mütevelli Heyeti Başkanı sıfatıyla Konya Anadolu İmam Hatip Lisesi'nde konuşan Erdoğan, "Bu millet galebe çaldı ve bugün hamdolsun Türkiye belki en normal, sosyal olarak kültürel olarak dönemini yaşıyor" dedi

  14. Eski SPK Başkanı ifadeye çağrıldı

    Eski Sermaye Piyasası Kurulu (SPK) Başkanı İbrahim Ömer Gönül, İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı Aklama Suçları Soruşturma Bürosu tarafından yürütülen soruşturma kapsamında şüpheli sıfatıyla bugün savcılığa ifade verecek. Gönül'ün ifadesi, başsavcılığın sermaye piyasasında gerçekleştirilen işlemlere ilişkin yürüttüğü soruşturma kapsamında alınacak.

  15. Kaçırılma alarmının nedeni pilot kavgası çıktı

    İsrail Başbakanlığı, Dubai-Tel Aviv seferini yapan Flydubai uçağında kaçırma olmadığını, acil durumun pilotlar arasında yaşanan kavga nedeniyle ortaya çıktığını açıkladı. Uçak, Ürdün hava sahasında “7500” kaçırılma kodu vermesinin ardından Suudi Arabistan’a yönlendirilmiş, İsrail savaş uçaklarını havalandırmıştı. Olayla ilgili soruşturma sürüyor.

  16. TÜİK verilerine göre “gerçek işsizlik” yüzde 31'e yükseldi

    TÜİK’in “atıl işgücü” olarak tanımladığı geniş işsizlik oranı ağustosta yüzde 31’e yükseldi. İşsiz sayısı ise 2 milyon 740 bin olarak açıklandı. İş aramaktan vazgeçenleri ve eksik çalışanları ayrı kategorilerde değerlendiren TÜİK, yalnızca dar tanımı “işsizlik oranı” olarak sunarak işsizliği olduğundan düşük göstermeye çalışıyor. DİSK-AR’ın hesaplamasına göre geniş tanımlı işsiz sayısı ise 12 milyon 608 bin oldu.

  17. DDK Başkanı Tanrıkulu, Borsa İstanbul'daki görevlerinden ayrıldı

    Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın fon skandalıyla ilgili Devlet Denetleme Kurulu'nu görevlendirmesinin ardından DDK Başkanı Salih Tanrıkulu, Borsa İstanbul'daki yönetim kurulu başkanvekilliği ve denetim komitesi başkanlığı görevlerinden ayrıldı. Tanrıkulu'nun adı kurumun internet sitesindeki listelerden de kaldırıldı.

  18. AKP'li Zeybekci'nin şirketlerinin parası da Tera fonunda kalmış

    Eski Ekonomi Bakanı Nihat Zeybekci'nin ortağı olduğu dört şirketin parası, 17 Eylül'de tasfiye kararı verilen Tera'nın TP2 fonunda kaldı. İsmail Saymaz'a konuşan Zeybekci, kendini 455 bin mağdurdan biri saydı, fona yatırımdan haberi olmadığını söyledi. "Maalesef devletin ihmali var" derken mağduriyetini Erdoğan'a iletmediğini belirtti.

  19. Dubai - Tel Aviv uçağında kaçırılma kodu verildi

    İsrail'de yayın yapan Kanal 12'nin haberine göre, Dubai'den Tel Aviv'e giden yolcu uçağı, uçak kaçırılmasını ifade eden "7500" kodunu yayınladı. Kodun yayınlanması sonrasında, İsrail Hava Kuvvetleri'ne ait savaş uçaklarının yolcu uçağına doğru havalandığı bildirilirdi. Ürdün üzerinde bir süre tur atan ve içerisinde yaklaşık 100 İsrail vatandaşının bulunduğu belirtilen uçak, daha sonra Suudi Arabistan yönüne yönlendirildi.

  20. MEB’den istismarcı Ensar Vakfı’yla iş birliği

    MEB, Ensar Vakfı’nın düzenleyeceği “Sana Emanet Online Bilgi Yarışması”nı ortaokul ve liselere resmi yazıyla duyurdu. Cumhuriyet’ten Ufuk Sepetci’nin haberine göre, yarışmada öğrencilere umre ve teknoloji ödülleri verilecek. Dereceye giren kişilerin öğretmenleri ve okul müdürlerine ise 20 bin TL’ye kadar nakit ödül ödenecek. Ensar Vakfı, Karaman’da 45 çocuğun cinsel istismara maruz bırakıldığı olayla gündeme gelmişti.

  21. AYM, yoksulluk nafakasından "süresiz" ifadesini kaldırdı

    Anayasa Mahkemesi, Türk Medeni Kanunu’nun yoksulluk nafakasını düzenleyen 175. maddesindeki “süresiz olarak” ibaresini iptal etti. Karar, 30 Haziran 2027’de yürürlüğe girecek. Nafakanın süresine ilişkin yeni bir düzenlemenin önümüzdeki dönemde TBMM gündemine gelmesi bekleniyor.

✓