Pakistan Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Sajjad Haider Khan, 23 Ekim’deki haftalık basın toplantısında Pakistan ile Suudi Arabistan’ın Mekke Ortak Savunma Anlaşması’nın onay süreçlerini tamamladığını açıkladı. Khan, Türkiye’nin de “gerekli işlemleri yürüttüğünü” söyledi. Anlaşma, 20 Ekim’de onay için TBMM’ye gönderilmişti.
Erdoğan, Pakistan Başbakanı Şahbaz Şerif ve Suudi Arabistan Veliaht Prensi Muhammed bin Selman’ın 7 Ağustos’ta Mekke’de imzaladığı anlaşma, taraflardan birine dışarıdan yapılacak silahlı saldırıyı hepsine yapılmış sayıyor. Yardımın biçimi ve düzeyi ise koşullara göre belirleniyor.
Pakistan Dışişleri Bakanlığı daha önce, anlaşmanın imzalanmasının ve askeri kapasitenin taahhüt edilmesinin yürütme yetkisi kapsamında olduğunu ve “mutlaka meclis onayı gerektirmediğini” açıklamıştı.
Suudi Arabistan’a asker konuşlandırma kararı
Anlaşma aslında onay süreci tamamlanmadan uygulamaya geçmeye başladı. Üç ülkenin Stratejik Siyasi ve Savunma Komitesi 5 Ekim’de Riyad’da toplanmış ve ortak savunma taahhütlerinin uygulanmasını istemişti. Komite ayrıca, “ülkelerin iç hukukuna tabi olarak” Suudi Arabistan’a askeri güç ve kapasitenin hızla konuşlandırılması kararı almıştı.
Bu karar, Yemen'deki Ensarullah Hareketi yönetimi ile Suudi Arabistan arasındaki gerilimin yükseldiği bir dönemde alındı. Ensarullah Hareketi yönetimi, eylülden beri Yemen’in Kızıldeniz kıyısını ve Babülmendep Boğazı’nı yönetiyor. O tarihten bu yana iki taraf karşılıklı saldırılar düzenliyor. Pakistan ordu sözcüsü Korgeneral Ahmed Şerif Çaudri de Pakistan’ın Suudi Arabistan’ı savunmak için “ne gerekiyorsa” sağlayacağını açıkladı.
Tahran’da görüşme
Anlaşmaya taraf ülkelerin üst düzey yetkililerinin bugün Tahran’da İranlı yetkililerle “bölgesel koordinasyon” konusunda görüşmesi bekleniyor. Görüşmede Suudi Arabistan’ı Savunma Bakanı Prens Halid bin Selman, Pakistan’ı Genelkurmay Başkanı Mareşal Asım Münir, Türkiye’yi ise MİT Başkanı İbrahim Kalın temsil edecek.
Görüşme, bölgede yeni bir savaş tehlikesinin arttığı bir döneme denk geliyor. ABD ve İsrail orduları, 3 Kasım’daki ABD ara seçimlerinin ardından İran’a yeniden saldırı planları hazırladı. Olası hedefler arasında İran’ın enerji altyapısı, nükleer tesisleri ile füze ve insansız hava aracı kapasitesi var.