Arama

Site İçi Arama

Doğrudan arama yapın Aranıyor... Detaylı Arama
Sonuçlar aranıyor...
Kategorilere Göz Atın
© ideo. Anlatılan senin hikayendir

Orman yangınları neden önlenemiyor?

Fransa’nın Gironde ormanları ve İspanya’nın Kastilya kırsalı bir haftadır yanarken, bu süreçte üç yüz binden fazla insan evini terk etmek zorunda kaldı. Bu manzara dört yıl önce Türkiye’nin Akdeniz kıyılarını ve Yunanistan’ın adalarını küle çeviren yangınların bir başka versiyonu.

19:30 6 dk okuma

Fransa’nın Gironde ormanları ve İspanya’nın Kastilya kırsalı bir haftadır yanarken, bu süreçte üç yüz binden fazla insan evini terk etmek zorunda kaldı. Bu manzara dört yıl önce Türkiye’nin Akdeniz kıyılarını ve Yunanistan’ın adalarını küle çeviren yangınların bir başka versiyonu. Dört ülkenin de ortak sorunu; yalnızca artan sıcaklar değil, plansız bir ‘devlet aklı’, kâr güdüsüne terk edilmiş elektrik şebekeleri, ormanları rant alanına çeviren kontrolsüz yapılaşma ve ekolojik dengeyi hesaba katmadan sanayi verimini gözeten ağaçlandırma tercihleri oluşturuyor.

Dört ülke, tek tablo

Fransa’nın güneybatısındaki Gironde bölgesinde 22 Temmuz’dan bu yana süren yangın, ülke tarihinin en büyük yangınlarından biri olarak kayda geçti. Yanan alan kısa sürede 32 bin 700 hektara ulaştı ve tahliye edilenlerin sayısı 167 bine dayandı. İspanya’da daha önce başlayan yangınlar da hâlâ söndürülebilmiş değil. İspanya Ekolojik Dönüşüm Bakanı Sara Aagesen, Madrid, Ávila ve Toledo bölgelerinde yaklaşık 77 bin hektarlık alanın yandığını açıkladı.

Bu tablo, dört yıl önce bizim yaşadıklarımızın bugün Avrupa’nın batısında yeniden yaşandığını gösteriyor. 2021 yazında Antalya’nın Manavgat ilçesinde başlayan yangınlar 53 şehire yayılarak 299 ayrı yangına dönüştü. Bu yangınlar 8 kişinin yaşamını yitirmesine ve 150 bin hektardan fazla ormanlık alanın kül olmasına yol açtı. Aynı yaz Yunanistan’da da Attika, Mora Yarımadası ve özellikle Evia adasında toplam yüz binlerce dönümlük alan kül oldu. Aradan geçen dört yılda hiçbir hükümetin yapısal dersler çıkarmadığı, bugün Avrupa’nın batısında yaşanan yangınlarla bir kez daha ortaya çıkıyor.

Önlemek değil söndürmek tercih ediliyor

Bu tekrarın altında yatan ilk neden olarak devletlerin önleyici politikalar yerine kamuoyunda daha “gösterişli” olan söndürme operasyonlarına öncelik vermesi yer alıyor. İspanya’da orman mühendisleri odasının hesaplarına dayanan bir rapora göre, önlemeye ayrılan her avro, söndürmede yaklaşık yüz avroluk bir tasarruf sağlıyor, ama bütçe bu mantığın tam tersi yönde işliyor. İspanya’nın resmi verilerini derleyen bir araştırmaya göre, kamu kaynaklarının yüzde 78’i söndürmeye, yalnızca yüzde 12’si önlemeye harcanıyor. Üstelik bu tablo İspanya için yeni değil; 2009’da rekor düzeyde olan önleme yatırımı o yıl 364 milyon avroyken 2011’de tek yılda yüzde 57 azalarak 142 milyona geriledi, söndürme bütçesiyse 2009’dan bu yana neredeyse hiç değişmeden 417 milyon avro civarında sabit kaldı [1]. Yani tüm hükümetler, krizi önleyecek yatırımlar yerine, kriz ortaya çıktıktan sonra müdahale etmeyi tercih ediyor.

Türkiye’de tablo daha da çarpıcı. Orman Genel Müdürlüğü’nün bütçe uygulamalarını inceleyen bir değerlendirmeye göre 2025 bütçesinde ormanların korunması için 32,5 milyar lira ayrılmasına rağmen yılın ilk yarısında bunun yalnızca yüzde 38’i, yani 12,5 milyar lirasının harcanmasına izin verildi [2]. Bu miktar kamunun faiz ödemelerinin sadece yüzde birine denk geliyor. Aynı dönemde söndürme işleri de fiilen özel şirketlere devredildi. Türk Hava Kurumu’na ait yangın söndürme uçakları atıl bırakılırken, ihaleyle yabancı firmalardan uçak kiralanması tercih edildi. Önlemeyi görünmez bir kamu yatırımı, söndürmeyi ise kiralık ekipman ve taşeron üzerinden yürütülen kısa vadeli bir gösteri haline getiren bu tercih, dört ülkede de aynı siyasi aklın ürünü.

Bakımsız hat, büyüyen kâr

İkinci önemli noktada ise başta elektrik dağıtım altyapısı olmak üzere, orman yangınlarında doğrudan etkisi olan kamu hizmetlerinin özelleştirilmiş olması yer alıyor. İspanya’daki Almería yangınında bölgesel yönetim, yangının kopan bir elektrik hattından çıktığını açıkladı. Hattı işleten ise İtalyan Enel grubunun kontrolündeki özelleştirilmiş bir şirket olan Endesa.

Türkiye’de de benzer bir tablo karşımıza çıkıyor. Gazeteci Murat Ağırel’in resmi raporlara dayanarak yazdığı bir incelemeye göre, 2021’deki Marmaris ve Manavgat yangınlarının enerji nakil hatlarından kaynaklandığı belirlenmişti[3]. Nitekim benzer tespitler Datça, Adana, Çanakkale ve Burdur’daki yangınlar için de dile getirildi. İzmir’deki daha yakın tarihli bir örnekte de bölgenin dağıtım şirketi olan Gediz Elektrik’in enerji nakil hattından çıkan kıvılcımlar iki ayrı orman yangınına yol açtı. Resmi verilere göre elektrik kaynaklı yangınların payı 2010’da yüzde 3,5 iken 2021’de yüzde 4,4’e çıktı. Bu yangınların kapladığı alanın toplam yanan alana oranı ise aynı dönemde yüzde 4,9’dan yüzde 26,8’e yükseldi. Buna karşılık şirketin 2023 yılı kârı, bir önceki yıla göre yüzde 40 artarak 6,5 milyar liraya ulaştı[4]. Bakım yatırımını geciktirip kârını büyüten şirketlerin bedelini ise ormanını ve evini kaybeden yurttaşlar ödedi.

Yunanistan’da özelleştirme hikâyesi ise doğrudan elektrik şebekesinden çok, borç krizinin dayattığı kemer sıkma politikalarıyla ilgili. Yunanistan’ın orman teşkilatına ilişkin bir haberde, yangın önleme personeli sayısının 2000 yılından bu yana yarıdan fazla azalarak 3 binin altına düştüğü aktarılıyor. Atina’yı çevreleyen Penteli Dağı’nda otuzdan az personel görev yapıyor; 2017-2024 arasında Attika’daki orman ve otlak alanının yüzde 37’si yok oldu [5].

Ormanı ranta açan eller

Üçüncü temel unsurda ise ormanların kamusal bir varlık değil, rant alanı olarak görülmesi yer alıyor. Türkiye’de orman köyleriyle iç içe geçmiş yaşamın yerini maden şirketlerinin, enerji tesislerinin, villaların ve turistik yapıların aldığı, bu tesislerin altyapısı için ormanların enerji hatlarıyla delik deşik edildiği biliniyor. Bu sürecin yasal çerçevesini de imar afları sağlıyor. Kaçak yapılaşmalar çoğu durumda bilerek göz ardı ediliyor, daha sonra bu yapılar belirli dönemlerde imar aflarıyla yasallaştırılıyor. Yani kanunsuzluğa önce göz yumuluyor, sonra yasayla ödüllendiriliyor.

Fransa’da rant ilişkisi biraz farklı bir biçimde ama aynı mantıkla işliyor. Gironde ve Landes’i kaplayan geniş çam ormanları doğal oluşumlar değil, endüstriyel plantasyonlardan oluşuyor. Bölgedeki bir incelemeye göre, 974 bin hektarlık orman alanının 803 bin hektarı tek bir türden, aynı yaşta ve sıra halinde dikilmiş çamlardan oluşuyor. 2025’te yayımlanan bilimsel bir çalışmaya göre, tek bir türden oluşan bu tarz plantasyonların yanma olasılığı doğal ormanlara kıyasla yüzde 57 ile 155 arasında daha yüksek [6]. Orman mühendisleri bu riski on dokuzuncu yüzyılın sonundan beri dile getiriyor, ama kâğıt ve reçine sanayisinin ihtiyaç duyduğu tekdüze çam ekimi bir asırdan uzun süredir devam ediyor. Bilimsel ormancılığın uyarılarının yerini sermayenin kısa vadeli verim anlayışının aldığı bu örnek, meselenin yalnızca özelleştirmeden ibaret olmadığını gösteriyor. Piyasa mantığı, kamusal alanda karar verici olduğu her yerde benzer sonuçlar doğuruyor.

Asıl fail: Piyasa mantığı

Bütün bu örnekler, iklim krizinin etkilerini ağırlaştıran ancak ondan bağımsız olarak şekillenen bir dizi siyasi tercihe işaret ediyor. Sıcaklık artışı yangının fitilini ateşliyor olabilir, ancak yangının nerede, ne zaman ve hangi ölçekte büyüyeceğini belirleyen; bakımsız bırakılan elektrik direği, ruhsatsız yükselen villa, imara açılan orman parseli ve önleyici tedbirler almaktan kaçınan piyasacılıktır. Dört ülkede de devletler yangını bir “doğal afet” olarak sunarak kendi planlama sorumluluğunu görünmez kılıyor.

Oysa orman yangınları büyük ölçüde önlenebilir bir olgu; ormanın bakımı, elektrik şebekesinin denetimi ve kırsalın planlaması piyasanın kâr hesabına değil, yurttaşın refahını gözeten kamusal bir düzene bırakıldığı ölçüde önlenebilir. Bugün Fransa’nın Gironde ormanları ve İspanya’nın Kastilya kırsalı yanıyorsa, bunda sıcak hava dalgalarının payı kadar, otuz yılı aşkın süredir uygulanan neoliberal politikaların birikimli etkisi de var.

Notlar:

[1] Infobae, “España reduce casi un 50% en 13 años el presupuesto destinado a la prevención de incendios forestales” – https://www.infobae.com/espana/2025/08/14/espana-reduce-casi-un-50-en-13-anos-el-presupuesto-destinado-a-la-prevencion-de-incendios-forestales/

[2] TMMOB (Türk Mühendis ve Mimar Odaları Birliği), “Yangın Raporu” (Kasım 2021) – https://www.tmmob.org.tr/sites/default/files/tmmobyanginraporu.pdf

[3] Cumhuriyet, Murat Ağırel, “Orman yangınlarının sebebi dağıtım şirketleri mi?” – https://www.cumhuriyet.com.tr/yazarlar/murat-agirel/orman-yanginlarinin-sebebi-dagitim-sirketleri-mi-2113581

[4] soL Haber, “Özelleştirme kül etti: İzmir’deki iki yangının arkasından elektrik çıktı” – https://haber.sol.org.tr/haber/ozellestirme-kul-etti-izmirdeki-iki-yanginin-arkasindan-elektrik-cikti-394690

[5] NTV, “Yunanistan borç krizinin artçılarını hâlâ atlatamadı” – https://www.ntv.com.tr/dunya/galeri-yunanistan-borc-krizinin-artcilarini-hala-atlatamadi-1729912

[6] La Relève et La Peste, “Les Landes en flammes: la monoculture de pins transforme la forêt en boîte d’allumettes et aggrave les incendies” – https://lareleveetlapeste.fr/les-landes-en-flammes-la-monoculture-de-pins-transforme-la-foret-en-boite-dallumettes-et-aggrave-les-incendies/

Kısa Kısa

  1. İzmir'de fabrikada patlama: İşçiler yaralandı

    İzmir'in Torbalı ilçesinde İki-El Metal fabrikasında meydana gelen patlamada 7 işçi yaralandı. Olayda 3'ü ağır 7 işçi yaralandı. Yaralılar, ambulanslarla çeşitli hastanelere kaldırıldı.

  2. Can Atalay 24 saatlik açlık grevine başladı

    Anayasa Mahkemesi kararlarına rağmen tutukluluğu devam eden seçilmiş Hatay Milletvekili Can Atalay, TBMM’nin yeni yasama yılının başladığı 1 Ekim’de 24 saatlik açlık grevi kararı aldı. Türkiye İşçi Partisi Hatay Milletvekili Atalay'ın X hesabı üzerinden paylaşılan mesajda karar, "Hatay halkı beni, kendisi adına söz söylemem ve hesap sormam için seçti. O görevden vazgeçmeyeceğim. Artık bıçak kemiğe dayanmıştır" ifadeleriyle duyuruldu.

  3. Fon skandalında iade bilmecesi

    Gazeteci İsmail Saymaz, Fatma Betül Sayan Kaya'nın hisselerden kazandığı 2,2 milyar lirayı iade etmediği iddia ediliyor. Gazeteci İsmail Saymaz katıldığı televizyon yayınında iade iddiasının doğru olmasını ileri sürdü. Dün de Nagehan Alçı benzer bir iddiada bulunmuştu. Ekonomim'in iddiasına göre Kaya ve eşi, söz konusu tutarı Hazine ve Maliye Bakanlığı tarafından bildirilen banka hesabına aktarmıştı.

  4. Tera Portföy yöneticileri hakkında tutuklama kararı

    İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen 'fon soruşturması' kapsamında dün adliyeye sevk edilen Tera Portföy Yönetim Kurulu Başkanı Erdin Özel ve Tera Portföy CEO'su Emir Münir Sarpyener hakkında tutuklama kararı verildi.

  5. Vahap Seçer gözaltına alındı

    Mersin Büyükşehir Belediye Başkanı Vahap Seçer dahil 59 kişi gözaltına alındı. Gözaltına alınanlar arasında aynı zamanda Vahap Seçer'in yanı sıra Vahap Seçer'in yanı sıra Yenişehir Belediye Başkanı Abdullah Özyiğit ve Mezitli Belediye Başkanı Ahmet Serkan Tuncer de bulunuyor.

  6. Akaryakıta zam geldi

    ÖTV artışı nedeniyle benzinin satış fiyatına 4,20, motorine ise 3,70 lira zam geldi. Resmi Gazete'de yayınlanan karara göre, eşel mobil sisteminin sona ermesiyle başlayan yeni dönemde benzindeki ÖTV artışı kasım ve aralık aylarında da kademeli olarak uygulanacak. Böylece benzinde eşel mobil öncesine dönüş nedeniyle beklenen 12,47 liralık fiyat artışı, ÖTV'nin tek seferde değil, kademeli olarak geri getirilmesiyle engellenmiş oldu. LPG'de ise eşel mobil öncesi sisteme dönüldü.

  7. Fon vurgunu: AKP Genel Başkan Yardımcısı Hayat Yazıcı’nın oğlunun malvarlığına konulan tedbir kararı kaldırıldı

    Fon soruşturması kapsamında yönelik kapsamında, eski ticaret bakanı ve AKP Siyasi ve Hukuki İşlerden Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı Hayati Yazıcı’nın oğlu Mustafa Yazıcı’nın tüm mal varlığına hakkında verilen tedbir kararı saatler içinde kaldırıldı. İfadesi alınan Mustafa Yazıcı hakkında, yurt dışına çıkış yasağı şeklinde adli kontrol kararı verildi.

Önceki gün

  1. Fon so­ruş­tur­ma­sın­da AKP'li eski bakan Hayati Yazıcı’nın oğlunun mal varlığına tedbir konuldu

    Fon vurgununa yönelik İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı Terörizmin Finansmanı ve Aklama Suçları Soruşturma Bürosu tarafından yürütülen soruşturma kapsamında, eski ticaret bakanı ve AKP Siyasi ve Hukuki İşlerden Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı Hayati Yazıcı’nın oğlu Mustafa Yazıcı’nın tüm mal varlığına tedbir konuldu.

  2. İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Cemil Tugay, Beştepe’de Cumhurbaşkanı Erdoğan ile görüştü

    Tugay, görüşmenin ardından sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda Erdoğan’a kendisini Beştepe’de kabul ettiği için teşekkür ederken, kente ilişkin projeleri “arz ettiklerini” belirtti. Cemil Tugay, geçtiğimiz aylarda CHP’den istifa etmişti. Tugay’ın Beştepe ziyareti, bir süredir medyada yer alan AKP’ye geçeceğine yönelik iddiaların ardından geldi.

  3. Eylül ayı Milli Güvenlik Kurulu toplantısı sona erdi: Çerçeve Yasa uygulanmaya başlamadı

    Cumhurbaşkanı başkanlığında gerçekleştirilen Milli Güvenlik Kurulu (MGK) toplantısı sonrasında İletişim Başkanlığı tarafından sekiz maddelik bir bildiri yayınlandı. ⁠Bildiride tehdit ve tehlikeler arasında, PKK, KCK ve PYD de yer aldı. Böylece iktidarın "Terörsüz Türkiye" olarak adlandırdığı süreç kapsamında yakın zamanda meclisten geçirilen "Çerçeve Yasa"'nın uygulama aşaması, bir süredir çeşitli kaynaklarca dile getirildiği üzere, ileri bir tarihe kaldı.

  4. Fon vurgunu so­ruş­tur­ma­sın­da yeni gelişme: 5 şirket için TMSF kararı

    Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu (BDDK), fon soruşturması kapsamında Destek Yatırım Bankası, Hedef Yatırım Bankası ve Tera Yatırım Bankası’nın nitelikli paylarına ilişkin temettü dışındaki ortaklık haklarının Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu (TMSF) tarafından kullanılmasına karar verdi. BDDK ayrıca Destek Faktoring ve Tera Finans Faktoring’e pay devri işlemlerinin tamamlanması için altı ay süre tanıdı.

  5. İngiltere Başbakanı Burnham: İngiltere için seçenekler arasında AB’ye yeniden katılmak da var

    İngiltere Başbakanı Andy Burnham, BBC’ye verdiği demeçte mevcut Brexit anlaşmasının “faydadan çok zarar” getirdiğini belirterek, Avrupa ile ilişkileri düzeltmek için neler yapılabileceğini değerlendirmek istediğini söyledi. Burnham İngiltere'nin Avrupa ile uzun vadeli ilişkilerini yeniden şekillendirmek amacıyla hükümetin değerlendirebileceği seçenekler arasında Avrupa Birliği’ne yeniden katılmanın da bulunduğunu ifade etti.

  6. Rusya: S-400 sistemlerinin Türkiye’den çıkarılması için Ankara ile görüşüyoruz

    Kremlin, Türkiye’nin Rusya’dan satın aldığı S-400 hava savunma sistemlerinin başka bir ülkeye konuşlandırılması konusunda Ankara ile temasların sürdüğünü açıkladı. Açıklama, Rusya Dışişleri Bakanı Sergey Lavrov’un geçtiğimiz cumartesi günü S-400’lerin başka bir ülkeye devredilebileceğine ilişkin sözlerinin ardından geldi.

  7. CHP’de ihraçlar devam ediyor

    Mutlak butlan kararıyla CHP’nin başına geçen Kılıçdaroğlu yönetimi, partiden ihraç kararları almaya devam ediyor. Son olarak Kadıköy Belediye Başkanı Mesut Kösedağ, Sarıyer Belediye Başkanı Oktay Aksu ve Sancaktepe Belediye Başkanı Alper Yeğin, kesin ihraç talebiyle disipline sevk edildi.

  8. T24'e erişim engeli

    T24'ün internet haber portalı ve sosyal medya hesapları hakkında kapatma kararı verildi. Karar kapsamında T24'ün son 1 yıl içerisinde 118 LGBT propagandası niteliği taşıyan içerik ürettiği ileri sürüldü. 1. Sulh Ceza Hakimliği tarafından alınan karar uygulanmak üzere Siber Güvenlik Başkanlığı'na gönderildi.

  9. Fon so­ruş­tur­ma­sın­da yeni dalga: 34 kişiye gözaltı

    İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığının yürüttüğü fon soruşturmasında 5'inci dalga operasyonda 34 şüpheli için gözaltı kararı verildi. Bakan Akın Gürlek'in açıklamasına göre şüpheli sayısı 217'ye ulaştı; 56 kişi tutuklandı, 88 kişiye adli kontrol uygulandı. 26 hissedeki manipülatif işlemler de inceleniyor.

  10. Sakarya'da çok sayıda bölge sular altında

    Sakarya’da dünden bu yana etkili olan sağanak yağışların ardından birçok bölgede sel ve su baskınları yaşandı. Karasu ve Darıçayırı'nda Sakarya Nehri ve bölgedeki derelerin taşmasıyla su seviyesi yer yer 1 ila 2 metreye ulaştı. Yaklaşık 60 hanenin etkilendiği bölgede mahsur kalanlar oldu. Ferizli ve Kaynarca'da sokaklar adeta göle dönerken, araçlar tamamen suya gömülürken Erenler'de çok sayıda evi su bastı.

  11. Suriye'de haremlik selamlık düğün kararı: Kadın salonlarına damatlar giremeyecek

    T24'ten Namık Durukan'ın haberine göre, Şam kırsalındaki Sergaya Belde Meclisi 27 Eylül'de kadınlara ayrılan düğün salonlarına damatların girişini yasakladı. Douma Şehir Meclisi de benzer bir karar aldı. Kararlara uymayanlar hakkında yasal işlem uygulanacak.

  12. Fatma Betül Sayan Kaya’nın adı AKP’nin internet sitesinden kaldırıldı

    Fon soruşturması kapsamında gündeme gelen iddiaların ardından AKP’deki görevlerinden ayrılan eski Aile ve Sosyal Politikalar Bakanı Fatma Betül Sayan Kaya’nın adı ve özgeçmişi partinin internet sitesinden kaldırıldı. Kaya’nın MKYK WhatsApp grubundan da çıkarıldığı iddia edildi.

  13. Bilal Erdoğan: "Türkiye belki en normal dönemini yaşıyor"

    AKP'li Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın oğlu Bilal Erdoğan, Konya'da imam hatip öğrencilerine seslendi. İmam hatipleri "normalleşmenin" teminatı ilan eden Erdoğan, dindar muhafazakârlığı "milletin vasatı" olarak tanımladı. İlim Yayma Vakfı Mütevelli Heyeti Başkanı sıfatıyla Konya Anadolu İmam Hatip Lisesi'nde konuşan Erdoğan, "Bu millet galebe çaldı ve bugün hamdolsun Türkiye belki en normal, sosyal olarak kültürel olarak dönemini yaşıyor" dedi

  14. Eski SPK Başkanı ifadeye çağrıldı

    Eski Sermaye Piyasası Kurulu (SPK) Başkanı İbrahim Ömer Gönül, İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı Aklama Suçları Soruşturma Bürosu tarafından yürütülen soruşturma kapsamında şüpheli sıfatıyla bugün savcılığa ifade verecek. Gönül'ün ifadesi, başsavcılığın sermaye piyasasında gerçekleştirilen işlemlere ilişkin yürüttüğü soruşturma kapsamında alınacak.

  15. Kaçırılma alarmının nedeni pilot kavgası çıktı

    İsrail Başbakanlığı, Dubai-Tel Aviv seferini yapan Flydubai uçağında kaçırma olmadığını, acil durumun pilotlar arasında yaşanan kavga nedeniyle ortaya çıktığını açıkladı. Uçak, Ürdün hava sahasında “7500” kaçırılma kodu vermesinin ardından Suudi Arabistan’a yönlendirilmiş, İsrail savaş uçaklarını havalandırmıştı. Olayla ilgili soruşturma sürüyor.

  16. TÜİK verilerine göre “gerçek işsizlik” yüzde 31'e yükseldi

    TÜİK’in “atıl işgücü” olarak tanımladığı geniş işsizlik oranı ağustosta yüzde 31’e yükseldi. İşsiz sayısı ise 2 milyon 740 bin olarak açıklandı. İş aramaktan vazgeçenleri ve eksik çalışanları ayrı kategorilerde değerlendiren TÜİK, yalnızca dar tanımı “işsizlik oranı” olarak sunarak işsizliği olduğundan düşük göstermeye çalışıyor. DİSK-AR’ın hesaplamasına göre geniş tanımlı işsiz sayısı ise 12 milyon 608 bin oldu.

  17. DDK Başkanı Tanrıkulu, Borsa İstanbul'daki görevlerinden ayrıldı

    Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın fon skandalıyla ilgili Devlet Denetleme Kurulu'nu görevlendirmesinin ardından DDK Başkanı Salih Tanrıkulu, Borsa İstanbul'daki yönetim kurulu başkanvekilliği ve denetim komitesi başkanlığı görevlerinden ayrıldı. Tanrıkulu'nun adı kurumun internet sitesindeki listelerden de kaldırıldı.

  18. AKP'li Zeybekci'nin şirketlerinin parası da Tera fonunda kalmış

    Eski Ekonomi Bakanı Nihat Zeybekci'nin ortağı olduğu dört şirketin parası, 17 Eylül'de tasfiye kararı verilen Tera'nın TP2 fonunda kaldı. İsmail Saymaz'a konuşan Zeybekci, kendini 455 bin mağdurdan biri saydı, fona yatırımdan haberi olmadığını söyledi. "Maalesef devletin ihmali var" derken mağduriyetini Erdoğan'a iletmediğini belirtti.

  19. Dubai - Tel Aviv uçağında kaçırılma kodu verildi

    İsrail'de yayın yapan Kanal 12'nin haberine göre, Dubai'den Tel Aviv'e giden yolcu uçağı, uçak kaçırılmasını ifade eden "7500" kodunu yayınladı. Kodun yayınlanması sonrasında, İsrail Hava Kuvvetleri'ne ait savaş uçaklarının yolcu uçağına doğru havalandığı bildirilirdi. Ürdün üzerinde bir süre tur atan ve içerisinde yaklaşık 100 İsrail vatandaşının bulunduğu belirtilen uçak, daha sonra Suudi Arabistan yönüne yönlendirildi.

  20. MEB’den istismarcı Ensar Vakfı’yla iş birliği

    MEB, Ensar Vakfı’nın düzenleyeceği “Sana Emanet Online Bilgi Yarışması”nı ortaokul ve liselere resmi yazıyla duyurdu. Cumhuriyet’ten Ufuk Sepetci’nin haberine göre, yarışmada öğrencilere umre ve teknoloji ödülleri verilecek. Dereceye giren kişilerin öğretmenleri ve okul müdürlerine ise 20 bin TL’ye kadar nakit ödül ödenecek. Ensar Vakfı, Karaman’da 45 çocuğun cinsel istismara maruz bırakıldığı olayla gündeme gelmişti.

  21. AYM, yoksulluk nafakasından "süresiz" ifadesini kaldırdı

    Anayasa Mahkemesi, Türk Medeni Kanunu’nun yoksulluk nafakasını düzenleyen 175. maddesindeki “süresiz olarak” ibaresini iptal etti. Karar, 30 Haziran 2027’de yürürlüğe girecek. Nafakanın süresine ilişkin yeni bir düzenlemenin önümüzdeki dönemde TBMM gündemine gelmesi bekleniyor.

✓