Orman yangınları neden önlenemiyor?

Fransa’nın Gironde ormanları ve İspanya’nın Kastilya kırsalı bir haftadır yanarken, bu süreçte üç yüz binden fazla insan evini terk etmek zorunda kaldı. Bu manzara dört yıl önce Türkiye’nin Akdeniz kıyılarını ve Yunanistan’ın adalarını küle çeviren yangınların bir başka versiyonu.

19:30 6 dk okuma

Fransa’nın Gironde ormanları ve İspanya’nın Kastilya kırsalı bir haftadır yanarken, bu süreçte üç yüz binden fazla insan evini terk etmek zorunda kaldı. Bu manzara dört yıl önce Türkiye’nin Akdeniz kıyılarını ve Yunanistan’ın adalarını küle çeviren yangınların bir başka versiyonu. Dört ülkenin de ortak sorunu; yalnızca artan sıcaklar değil, plansız bir ‘devlet aklı’, kâr güdüsüne terk edilmiş elektrik şebekeleri, ormanları rant alanına çeviren kontrolsüz yapılaşma ve ekolojik dengeyi hesaba katmadan sanayi verimini gözeten ağaçlandırma tercihleri oluşturuyor.

Dört ülke, tek tablo

Fransa’nın güneybatısındaki Gironde bölgesinde 22 Temmuz’dan bu yana süren yangın, ülke tarihinin en büyük yangınlarından biri olarak kayda geçti. Yanan alan kısa sürede 32 bin 700 hektara ulaştı ve tahliye edilenlerin sayısı 167 bine dayandı. İspanya’da daha önce başlayan yangınlar da hâlâ söndürülebilmiş değil. İspanya Ekolojik Dönüşüm Bakanı Sara Aagesen, Madrid, Ávila ve Toledo bölgelerinde yaklaşık 77 bin hektarlık alanın yandığını açıkladı.

Bu tablo, dört yıl önce bizim yaşadıklarımızın bugün Avrupa’nın batısında yeniden yaşandığını gösteriyor. 2021 yazında Antalya’nın Manavgat ilçesinde başlayan yangınlar 53 şehire yayılarak 299 ayrı yangına dönüştü. Bu yangınlar 8 kişinin yaşamını yitirmesine ve 150 bin hektardan fazla ormanlık alanın kül olmasına yol açtı. Aynı yaz Yunanistan’da da Attika, Mora Yarımadası ve özellikle Evia adasında toplam yüz binlerce dönümlük alan kül oldu. Aradan geçen dört yılda hiçbir hükümetin yapısal dersler çıkarmadığı, bugün Avrupa’nın batısında yaşanan yangınlarla bir kez daha ortaya çıkıyor.

Önlemek değil söndürmek tercih ediliyor

Bu tekrarın altında yatan ilk neden olarak devletlerin önleyici politikalar yerine kamuoyunda daha “gösterişli” olan söndürme operasyonlarına öncelik vermesi yer alıyor. İspanya’da orman mühendisleri odasının hesaplarına dayanan bir rapora göre, önlemeye ayrılan her avro, söndürmede yaklaşık yüz avroluk bir tasarruf sağlıyor, ama bütçe bu mantığın tam tersi yönde işliyor. İspanya’nın resmi verilerini derleyen bir araştırmaya göre, kamu kaynaklarının yüzde 78’i söndürmeye, yalnızca yüzde 12’si önlemeye harcanıyor. Üstelik bu tablo İspanya için yeni değil; 2009’da rekor düzeyde olan önleme yatırımı o yıl 364 milyon avroyken 2011’de tek yılda yüzde 57 azalarak 142 milyona geriledi, söndürme bütçesiyse 2009’dan bu yana neredeyse hiç değişmeden 417 milyon avro civarında sabit kaldı [1]. Yani tüm hükümetler, krizi önleyecek yatırımlar yerine, kriz ortaya çıktıktan sonra müdahale etmeyi tercih ediyor.

Türkiye’de tablo daha da çarpıcı. Orman Genel Müdürlüğü’nün bütçe uygulamalarını inceleyen bir değerlendirmeye göre 2025 bütçesinde ormanların korunması için 32,5 milyar lira ayrılmasına rağmen yılın ilk yarısında bunun yalnızca yüzde 38’i, yani 12,5 milyar lirasının harcanmasına izin verildi [2]. Bu miktar kamunun faiz ödemelerinin sadece yüzde birine denk geliyor. Aynı dönemde söndürme işleri de fiilen özel şirketlere devredildi. Türk Hava Kurumu’na ait yangın söndürme uçakları atıl bırakılırken, ihaleyle yabancı firmalardan uçak kiralanması tercih edildi. Önlemeyi görünmez bir kamu yatırımı, söndürmeyi ise kiralık ekipman ve taşeron üzerinden yürütülen kısa vadeli bir gösteri haline getiren bu tercih, dört ülkede de aynı siyasi aklın ürünü.

Bakımsız hat, büyüyen kâr

İkinci önemli noktada ise başta elektrik dağıtım altyapısı olmak üzere, orman yangınlarında doğrudan etkisi olan kamu hizmetlerinin özelleştirilmiş olması yer alıyor. İspanya’daki Almería yangınında bölgesel yönetim, yangının kopan bir elektrik hattından çıktığını açıkladı. Hattı işleten ise İtalyan Enel grubunun kontrolündeki özelleştirilmiş bir şirket olan Endesa.

Türkiye’de de benzer bir tablo karşımıza çıkıyor. Gazeteci Murat Ağırel’in resmi raporlara dayanarak yazdığı bir incelemeye göre, 2021’deki Marmaris ve Manavgat yangınlarının enerji nakil hatlarından kaynaklandığı belirlenmişti[3]. Nitekim benzer tespitler Datça, Adana, Çanakkale ve Burdur’daki yangınlar için de dile getirildi. İzmir’deki daha yakın tarihli bir örnekte de bölgenin dağıtım şirketi olan Gediz Elektrik’in enerji nakil hattından çıkan kıvılcımlar iki ayrı orman yangınına yol açtı. Resmi verilere göre elektrik kaynaklı yangınların payı 2010’da yüzde 3,5 iken 2021’de yüzde 4,4’e çıktı. Bu yangınların kapladığı alanın toplam yanan alana oranı ise aynı dönemde yüzde 4,9’dan yüzde 26,8’e yükseldi. Buna karşılık şirketin 2023 yılı kârı, bir önceki yıla göre yüzde 40 artarak 6,5 milyar liraya ulaştı[4]. Bakım yatırımını geciktirip kârını büyüten şirketlerin bedelini ise ormanını ve evini kaybeden yurttaşlar ödedi.

Yunanistan’da özelleştirme hikâyesi ise doğrudan elektrik şebekesinden çok, borç krizinin dayattığı kemer sıkma politikalarıyla ilgili. Yunanistan’ın orman teşkilatına ilişkin bir haberde, yangın önleme personeli sayısının 2000 yılından bu yana yarıdan fazla azalarak 3 binin altına düştüğü aktarılıyor. Atina’yı çevreleyen Penteli Dağı’nda otuzdan az personel görev yapıyor; 2017-2024 arasında Attika’daki orman ve otlak alanının yüzde 37’si yok oldu [5].

Ormanı ranta açan eller

Üçüncü temel unsurda ise ormanların kamusal bir varlık değil, rant alanı olarak görülmesi yer alıyor. Türkiye’de orman köyleriyle iç içe geçmiş yaşamın yerini maden şirketlerinin, enerji tesislerinin, villaların ve turistik yapıların aldığı, bu tesislerin altyapısı için ormanların enerji hatlarıyla delik deşik edildiği biliniyor. Bu sürecin yasal çerçevesini de imar afları sağlıyor. Kaçak yapılaşmalar çoğu durumda bilerek göz ardı ediliyor, daha sonra bu yapılar belirli dönemlerde imar aflarıyla yasallaştırılıyor. Yani kanunsuzluğa önce göz yumuluyor, sonra yasayla ödüllendiriliyor.

Fransa’da rant ilişkisi biraz farklı bir biçimde ama aynı mantıkla işliyor. Gironde ve Landes’i kaplayan geniş çam ormanları doğal oluşumlar değil, endüstriyel plantasyonlardan oluşuyor. Bölgedeki bir incelemeye göre, 974 bin hektarlık orman alanının 803 bin hektarı tek bir türden, aynı yaşta ve sıra halinde dikilmiş çamlardan oluşuyor. 2025’te yayımlanan bilimsel bir çalışmaya göre, tek bir türden oluşan bu tarz plantasyonların yanma olasılığı doğal ormanlara kıyasla yüzde 57 ile 155 arasında daha yüksek [6]. Orman mühendisleri bu riski on dokuzuncu yüzyılın sonundan beri dile getiriyor, ama kâğıt ve reçine sanayisinin ihtiyaç duyduğu tekdüze çam ekimi bir asırdan uzun süredir devam ediyor. Bilimsel ormancılığın uyarılarının yerini sermayenin kısa vadeli verim anlayışının aldığı bu örnek, meselenin yalnızca özelleştirmeden ibaret olmadığını gösteriyor. Piyasa mantığı, kamusal alanda karar verici olduğu her yerde benzer sonuçlar doğuruyor.

Asıl fail: Piyasa mantığı

Bütün bu örnekler, iklim krizinin etkilerini ağırlaştıran ancak ondan bağımsız olarak şekillenen bir dizi siyasi tercihe işaret ediyor. Sıcaklık artışı yangının fitilini ateşliyor olabilir, ancak yangının nerede, ne zaman ve hangi ölçekte büyüyeceğini belirleyen; bakımsız bırakılan elektrik direği, ruhsatsız yükselen villa, imara açılan orman parseli ve önleyici tedbirler almaktan kaçınan piyasacılıktır. Dört ülkede de devletler yangını bir “doğal afet” olarak sunarak kendi planlama sorumluluğunu görünmez kılıyor.

Oysa orman yangınları büyük ölçüde önlenebilir bir olgu; ormanın bakımı, elektrik şebekesinin denetimi ve kırsalın planlaması piyasanın kâr hesabına değil, yurttaşın refahını gözeten kamusal bir düzene bırakıldığı ölçüde önlenebilir. Bugün Fransa’nın Gironde ormanları ve İspanya’nın Kastilya kırsalı yanıyorsa, bunda sıcak hava dalgalarının payı kadar, otuz yılı aşkın süredir uygulanan neoliberal politikaların birikimli etkisi de var.

Notlar:

[1] Infobae, “España reduce casi un 50% en 13 años el presupuesto destinado a la prevención de incendios forestales” – https://www.infobae.com/espana/2025/08/14/espana-reduce-casi-un-50-en-13-anos-el-presupuesto-destinado-a-la-prevencion-de-incendios-forestales/

[2] TMMOB (Türk Mühendis ve Mimar Odaları Birliği), “Yangın Raporu” (Kasım 2021) – https://www.tmmob.org.tr/sites/default/files/tmmobyanginraporu.pdf

[3] Cumhuriyet, Murat Ağırel, “Orman yangınlarının sebebi dağıtım şirketleri mi?” – https://www.cumhuriyet.com.tr/yazarlar/murat-agirel/orman-yanginlarinin-sebebi-dagitim-sirketleri-mi-2113581

[4] soL Haber, “Özelleştirme kül etti: İzmir’deki iki yangının arkasından elektrik çıktı” – https://haber.sol.org.tr/haber/ozellestirme-kul-etti-izmirdeki-iki-yanginin-arkasindan-elektrik-cikti-394690

[5] NTV, “Yunanistan borç krizinin artçılarını hâlâ atlatamadı” – https://www.ntv.com.tr/dunya/galeri-yunanistan-borc-krizinin-artcilarini-hala-atlatamadi-1729912

[6] La Relève et La Peste, “Les Landes en flammes: la monoculture de pins transforme la forêt en boîte d’allumettes et aggrave les incendies” – https://lareleveetlapeste.fr/les-landes-en-flammes-la-monoculture-de-pins-transforme-la-foret-en-boite-dallumettes-et-aggrave-les-incendies/

Kısa Kısa

Önceki gün

  1. Takasbank, İşsizlik Sigortası Fonu kaynaklarının kime gittiğini açıklamadı

    Takasbank, İşsizlik Sigortası Fonu’nun aracı kurum üzerinden para piyasasında işlem yapabildiğini doğruladı, ancak fonun kimi finanse edeceğini seçemeyeceğini savundu. Açıklamada hangi aracı kurumun kullanıldığı, Tera bağlantılı kurumlara kaynak aktarılıp aktarılmadığı ve tedbir kararının tarihi yer almadı. Meclis komisyonunda Tera için 9 milyar TL risk dile getirilmişti.

  2. Menzil’den Orhangazi’ye 180 dönümlük yerleşke

    Cumhuriyet'ten Aytunç Ürkmez’in haberine göre, Eğitim-İş Bursa Şubesi, Menzil cemaatinin Orhangazi’de bir bölümü zeytinlik olan yaklaşık 180 dönümlük arazide külliye kurduğunu açıkladı. Şube, arazide iş makinelerinin çalıştığını ve 22 Ekim’de temel atma töreni yapılacağının duyurulduğunu bildirdi. Şube Başkanı Özkan Röna, kamusal alanın tarikatlara bırakılmasını kabul etmediklerini belirterek “Bursa tarikatların değil, Cumhuriyet’in kentidir” dedi.

  3. İBB davasında 7 tutuklu sanığa tahliye

    İBB davasında ara karar açıklandı. Silivri’de görülen davada İstanbul 33. Ağır Ceza Mahkemesi heyeti, yedi tutuklu sanığın tahliyesine, diğer tutuklu sanıkların ise tutukluluk hallerinin devamına karar verdi. Tahliyesine karar verilen isimler Ümit Polat, Nilgün Cendek, Tolga Kılıç, Fatih Temür, Melih Geçek, Aytekin Karaarslan ve Adem Başer oldu. Ancak Melih Geçek, hakkında başka bir dosyadan verilen tutuklama kararı nedeniyle cezaevinde kalmaya devam edecek.

  4. Danıştay, Akbelen’de acele kamulaştırmayı onayladı

    Danıştay 6. Dairesi, Yeniköy-Kemerköy termik santrallarına kömür sağlamak için Akbelen çevresinde 6 köydeki 679 parselin acele kamulaştırılmasına karşı açılan davayı reddetti. Daire, elektrik arz güvenliğini gerekçe gösterdi; bir üye karşı oy kullandı. Köylüler mücadeleyi sürdüreceklerini açıkladı.

  5. Belçika'da öğrenciler sokakta

    Belçika'nın başkenti Brüksel'de yüzlerce genç, eğitim reformlarına ve kesintilerine karşı bir kez daha protesto düzenledi. Merkez İstasyonu'nda yerel saatle 10.00'da toplanan göstericiler, eğitim kesintilerine tepki göstererek antifaşist sloganlar attı. Eyleme bazı öğretmenler ve sendika üyeleri de katıldı.

  6. Diyanet’te fon krizi iddiası: Filistin için ayrılan paralar fonda mı eridi?

    Sözcü Gazetesi'nden Yavuz Alatan’ın haberine göre, yaşanan fon krizi sonrası Diyanet İşleri Başkanı Safi Arpaguş duruma müdahale ederek fonlardan çıkış yapılması talimatını verdi. Ancak bu panik çıkışı, kurumun yatırımından yüzde 48 oranında zarar etmesiyle sonuçlandı.

  7. Fatma Betül Sayan Kaya’nın ablası büyükelçiliğe resmen başladı

    Fon vurgununda yaklaşık 2 milyar TL kazandığı ortaya çıkan ve malvarlığı dondurulduğu öne sürülen eski bakan Fatma Betül Sayan Kaya'nın kız kardeşi Ayşe Hilal Sayan Koytak, büyükelçilik görevine başladı. AKP'li Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın Helsinki’ye büyükelçi tayin ettiği Ayşe Hilal Sayan Koytak, güven mektubunu Finlandiya Cumhurbaşkanı Alexander Stubb’a önceki gün sundu.

  8. Gazze'de tespit edilebilen can kaybı 74 bin 400'e yükseldi

    Gazze'deki Filistin Sağlık Bakanlığından yapılan açıklamada, İsrail'in Ekim 2023'ten bu yana Gazze Şeridi'ne düzenlediği saldırılarda yaşanan can kayıplarına ilişkin son veriler paylaşıldı. Açıklamada, İsrail'in Gazze Şeridi'ne yönelik saldırılarının başlangıcından bu yana toplam can kaybının 74 bin 469'a, yaralı sayısının ise 175 bin 492'ye ulaştığı ifade edildi.

  9. İSKİ'den 'şebekede kanalizasyon suyu' iddialarına yanıt

    İstanbul Büyükşehir Belediyesi bağlı kuruluşu İSKİ kentteki şebeke suyuna kanalizasyon suyu karıştığı yönündeki iddialara ilişkin açıklama yaptı. İSKİ'nin açıklamasında, "İstanbul İl Sağlık Müdürlüğü tarafından kentimizin 39 ilçesindeki farklı noktalardan düzenli olarak su numuneleri alınmakta ve bağımsız denetimler sürdürülmektedir. İstanbul’un içme suyu şebekesine, yürürlükteki mevzuatta belirlenen kalite kriterlerini karşılamayan suyun verilmesi söz konusu değildir" denildi.

  10. MEB duyurdu: Okullarda 'ortak yazılı sınav' dönemi

    Milli Eğitim Bakanlığı (MEB) tüm okullarda "ortak yazılı sınav" sistemine geçti. Yeni sistemle ortaokul ve liselerde hep aynı sınav uygulanacak. Sorular yapay zeka destekli ve açık uçlu olacak.

  11. Erdoğan: "Sağlıkta Türkiye’yi küresel çekim merkezi haline getireceğiz"

    İstanbul Üniversitesi Hastanesi Çapa ve Esenyurt Yerleşkesi Toplu Açılış ve Temel Atma Töreni’nde konuşan Cumhurbaşkanı Recep Tayip Erdoğan, "Sağlıkta Türkiye'yi küresel çekim merkezi haline getireceğiz. Milletimize her anlamda hizmet etmeye çok güçlü şekilde devam edeceğiz" açıklamasında bulundu.

  12. Öcalan'dan yeni 'süreç' açıklaması: “Hukuki güvenceler olmadan demokratik siyaset kalıcılaşmaz"

    Feshedilen PKK'nın lideri Abdullah Öcalan, fesih ve silah bırakma kararını yeni bir dönemin başlangıcı olarak nitelendirirken, kalıcı barış için Kürt kimliğinin, dilinin ve kültürünün güvence altına alınmasını, demokratik siyasetin önündeki engellerin kaldırılmasını ve eşit yurttaşlığın hukuki güvenceye kavuşturulmasını istedi. Öcalan, “Hukuki güvenceler olmadan demokratik siyaset kalıcılaşmaz, barış süreci de başarıya ulaşamaz” dedi.

  13. İstanbul Valisi Gül: Dere yatağındaki yerler yıkılacak

    İstanbul'da yaşanan sel felaketine ilişkin basın mensuplarına açıklamalarda bulunan İstanbul Valisi Davut Gül şu ifadeleri kullandı: "Dere yatağını işgal eden yerler yıkılacak. Bugün ve yarın yağış var. Ama çok büyük beklemiyoruz. Yağış olacak. Toprak yağışa doydu. Bazı yerlerde toprak kayması olabilir. Toprak kayması ve binaların çökme riski var. Binaların çökmesi ile ilgili kendi binasında risk görenleri misafir etmeye hazırız. Birkaç gün şüphesi olan herkesi bekliyoruz."

  14. Ege Üniversitesi'nde gece yarısı 'köpek baskını'

    Ege Üniversitesi Hayvan Hakları Topluluğu'na ait eğitim merkezine Bornova Belediyesi köpekleri toplamak için gece baskını düzenledi. Polis yardımıyla 200'e yakın köpek toplatıldı. Köpeklerin toplatılmasına karşı eğitim merkezinin önünde bir araya gelen öğrencilerle, belediye ekipleri ve polis arasında arbede yaşandı.

  15. Şamil Tayyar: Esenyurt so­ruş­tur­ma­sın­da ‘hatırlı’ biri devreye girdi

    Eski AKP Milletvekili Şamil Tayyar, kayyum yönetimindeki Esenyurt Belediyesi'ne ilişkin soruşturmada tutuklanan Başkan Yardımcısı Yusuf Ulutaş için 'hatırlı biri'nin devreye girerek Recep Tayyip Erdoğan'a ulaştığını açıkladı. Olayı sosyal medya hesabından paylaşan Tayyar, Erdoğan'ın ise “Bu işe karışmayın” dediğini öne sürdü.

  16. İBB davasında bir soruşturma daha

    Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığı, Silivri'deki İstanbul 33. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülen İBB davasının 15-16 Ekim 2026 tarihli duruşmaları sırasında çekildiği anlaşılan görüntülerin sosyal medya hesaplarında paylaşılması üzerine resen soruşturma başlatıldığını açıkladı.

  17. Etimesgut Belediyesi so­ruş­tur­ma­sın­da 7 tutuklama

    Etimesgut Belediyesi'ne yönelik soruşturma kapsamında 7 kişi tutuklandı. Belediye başkan yardımcılarının da aralarında bulunduğu 7 kişi tutuklanırken, 4 şüpheli hakkında ev hapsi kararı alındı.

  18. İran'dan Trump'ın 'bombaların anası' tehdidine yanıt

    İran Savunma Bakan Vekili Tuğgeneral Seyyid Mecid İbnu’r Rıza, ABD Başkanı Donald Trump’ın İran’a karşı “bombaların anası” olarak bilinen GBU-43/B bombasını kullanma ihtimaline ilişkin açıklamasına yanıt verdi. Rıza, "Bombaların isimlerinin ve boyutlarının bir önemi yok. Sizin bombanız, küresel itibarınızda, ABD ekonomisinde ve hatta seçim hesaplarınızda patlayacak. Sizi bugün 'Merhaba efendim' demek zorunda kaldığınız noktaya getiren, hesapları değiştiren füzelerimizin gücüdür" dedi.

  19. AKOM açıkladı: Kuvvetli sağanak İstanbul'u ne zaman terk edecek?

    İstanbul Büyükşehir Belediyesi (İBB) Afet Koordinasyon Merkezi (AKOM), haftalık hava tahmin raporunu paylaştı. Rapora göre, yaklaşık 1 haftadır kent genelinde etkili olan kuvvetli sağanak, yarından itibaren İstanbul'u terk edecek. Hava sıcaklığı ise tekrar 20 derece civarına yükselecek.

  20. Kripto do­lan­dı­rı­cı­lı­ğı: Interpol tarafından aranan ABD'li İstanbul'da yakalandı

    Adalet Bakanı Akın Gürlek, ABD ve Finlandiya’da 1 milyar dolarlık kripto varlık dolandırıcılığı gerçekleştirdiği iddiasıyla hakkında Interpol tarafından kırmızı bülten çıkarıldığı bildirilen ABD vatandaşı Richard James Schueler'in İstanbul’da yakalanarak gözaltına alındığını duyurdu. 'Kripto balinası' olarak bilinen Schueler, Beşiktaş ilçesinde çarşamba sabah saatlerinde yapılan MİT operasyonuyla yakalanmıştı.

  21. SPK'dan Hedef Portföy kararı

    Sermaye Piyasası Kurulu (SPK), Hedef Portföy Yönetimi AŞ'nin kurucusu olduğu yatırım fonlarının tasfiye işlemlerinin başlatılmasına karar verdi. Tasfiye süreci, daha önce üç portföy yönetim şirketinin fonları için belirlenen esaslar çerçevesinde yürütülecek.

  22. İçişleri Bakanlığı’ndan birçok il için sağanak ve fırtına uyarısı

    İçişleri Bakanlığı, Meteoroloji Genel Müdürlüğü'nün son tahminlerine dayanarak, 17 Ekim Cumartesi günü birçok ilde kuvvetli sağanak yağış ve fırtına beklendiğini duyurarak ani sel, su baskını, yıldırım, dolu ve ulaşımda yaşanabilecek aksamalara karşı dikkatli ve tedbirli olunmasını istedi.

  23. SPK'dan 37 kişi hakkında suç duyurusu

    Sermaye Piyasası Kurulu (SPK), iki şirketin hisselerinde gerçekleştirilen işlemler nedeniyle 37 kişi hakkında suç duyurusunda bulunulmasına karar verdi. Kurul, 42 kişi ve şirkete 2 yıl işlem yasağı getirirken 21 kişinin de lisanslarını iptal etti.

  24. İstanbul'da selde kaybolan Ahmet Derin’in kızı: "Babam katledildi, hesabını soracağız"

    İstanbul’da sağanak yağışın ardından Kağıthane Deresi’nden otomobili çıkarılan Ahmet Derin’den haber alınamıyor. Derin’in kızı Arzu Derin, sosyal medya hesabından babasının bulunması için yardım çağrısında bulundu. Derin, "Parçalanmış arabayı bulduk. Umudum kalmadı. Babamı bulun, gidecek bir yerimiz olsun. Babam katledildi. Hesabını soracağız, söz veriyorum babam. Fırtına gelmeden bulun, babamız soğukta kalmasın" ifadelerini kullandı.

  25. Trump, Rusya yaptırımlarını askıya aldı

    ABD Başkanı Donald Trump, Rusya'yı hedef alan yeni yaptırımların askıya alınmasını öngören kararnameyi imzaladı. Beyaz Saray, karara 'ulusal çıkarlar' gerekçesini gösterdi. Kararname, Rusya'ya yönelik yaptırım ve tarife öngören yasanın yürürlüğe girmesine iki gün kala imzalandı.

✓