Portekiz'de konut hakkı için düzenlenen protestolar sürerken, 1 Kasım Pazar günü sabaha karşı Lizbon ve Porto'da eylemcilerin kurduğu çadırlara polis yeniden müdahale etti. Başkent Lizbon'daki Rossio Meydanı ile Porto'daki Dom João I Meydanı'na sabaha karşı giren polis, çadırları kaldırarak göstericileri dağıttı. Müdahalelerde altısı Lizbon'da, yedisi Porto'da olmak üzere 13 kişi gözaltına alındı.
Bir gün önce binlerce kişinin katıldığı yürüyüşlerin ardından göstericiler meydanlara yeniden çadır kurmuş, geceyi burada geçirme kararı almıştı. Sabaha karşı yapılan müdahalede polis cop ve kalkan kullanırken Lizbon'da polis köpekleri de eylem alanına getirildi. Porto'da ise sivil giyimli bir polisin göstericilere silahını çekmesi tepki toplarken polis sözcüsü Sérgio Soares, söz konusu olayın yaşandığını doğruladı.
Eylemcilerin açıklamalarına göre Lizbon'da 30'dan fazla, Porto'da ise yaklaşık 40 kişi yaralandı. Portekiz Ulusal Acil Tıp Enstitüsü (INEM), iki kentte 25 kişiye sağlık müdahalesinde bulunulduğunu ve dokuz kişinin hastaneye kaldırıldığını bildirdi.
Son müdahalenin ardından 1 Kasım akşamı her iki kentte yeniden gösteriler düzenlendi. Porto'daki eylemciler çadırlarını tekrar kurarak meydandaki protestolarına devam ediyor.
Protestolar nasıl başladı?
Portekiz'deki konut protestoları 10 Ekim'de Porto'da başlamıştı. Hükümetin kiralama yasasında değişiklik yapmaya hazırlanması üzerine başlayan eylemler kısa sürede Lizbon'a da yayıldı. Göstericiler, kiracıların haklarını zayıflatacağını savundukları düzenlemenin geri çekilmesini istiyor. Eylemler, meydanlara kurulan çadırlarda gerçekleştirilen açık toplantılarla devam ediyor.
Portekiz'de konut sorunu uzun süredir konuşuluyordu. Turizmin artması ve yabancı yatırımcılar tarafından bölgede gayrimenkul yatırımlarının artması sebebiyle kira fiyatlarında önemli bir artış söz konusu oldu. Özellikle Lizbon ve Porto gibi büyük şehirlerde kiraların yükselmesiyle birçok yurttaş artık kiraları karşılayamaz hale geldi. Portekiz'de konut fiyatları son yıllarda iki katından fazla artarken yeni kira sözleşmelerinde de fiyatlar neredeyse iki katına çıktı.
Hükümet tarafından hazırlanan bu tasarı kanun metni kiracıları daha da zor bir duruma sokacağı gerekçesiyle sert bir şekilde eleştiriliyor. Tasarı ev sahiplerinin evlerini kiraya vermesini hızlandırmayı ve yeni kira sözleşmelerindeki fiyat artışına ilişkin sınırlamaları kaldırmayı içeriyor. Tasarı, aşırı sağcı Chega partisinin çekimser kalmasının ardından parlamentodaki ilk oylamadan geçti. Sol partiler ise düzenlemeye karşı oy kullandı. Başbakan Luís Montenegro liderliğindeki merkez sağ hükümet ise, değişikliklerin ev sahiplerini konutlarını kiraya vermeye teşvik edeceğini savunuyor.
Eylemciler ne istiyor?
Protestolar, Lizbon ve Porto'da kurulan 'Acampada' adlı konut hakkı hareketleri tarafından kurulan çadırlarla örgütleniyor. Eylemciler meydanlarda düzenledikleri halk toplantılarında taleplerini ve protestoların nasıl sürdürüleceğini tartışıyor.
Hareketin öncelikli talebi kiralama yasasına ilişkin düzenlemenin geri çekilmesi. Bunun yanında kiralara üst sınır getirilmesi, alternatif konut sağlanmadan yapılan tahliyelerin durdurulması ve yatırım fonlarının konut satın alımlarının sınırlandırılması isteniyor. Eylemciler, kamuya ait konutların artırılmasını ve boş binaların barınma amacıyla kullanıma açılmasını da talep ediyor.
Gösterilerde hayat pahalılığına ilişkin başka talepler de dile getiriliyor. Temel tüketim ürünleriyle akaryakıt fiyatlarının kontrol altına alınması ve bankaların olağanüstü kârlarının vergilendirilmesi bunlar arasında.
Protestocular, 20 ve 25 Ekim'de de polis müdahalesiyle karşılaşmıştı. Bu müdahalelerde toplam 86 kişi gözaltına alınırken çok sayıda eylemci yaralandı ve polisin güç kullanımına ilişkin soruşturmalar başlatıldı.
1 Kasım'daki son müdahalenin ardından da göstericiler meydanlardan çekilmedi. Konut hakkı hareketleri, hükümet tasarıyı geri çekmediği sürece protestoların devam edeceğini duyuruyor.