Arama

Site İçi Arama

Doğrudan arama yapın Aranıyor... Detaylı Arama
Sonuçlar aranıyor...
Kategorilere Göz Atın
© ideo. Anlatılan senin hikayendir

Röportaj | Prof. Dr. Ergun Türkcan: CHP Programı’nı okuyun; dönüp dolaşıp Kemal Derviş’e geliyorlar

Jurnal, Prof. Dr. Ergun Türkcan ile ulusal ve uluslararası alanda öne çıkan konulara ilişkin bir röportaj gerçekleştirdi. Jurnal: Ergun Hocam, Türkiye’yi konuşmaya başlamadan önce genel bir çerçeve çizebilir miyiz umuduyla, önce belli başlı küresel gelişmeler üzerine konuşabilir miyiz? Geçtiğimiz sene, Ukrayna Savaşı başladığında çok önemli bir tespitte bulundunuz.

15:47 7 dk okuma

Jurnal, Prof. Dr. Ergun Türkcan ile ulusal ve uluslararası alanda öne çıkan konulara ilişkin bir röportaj gerçekleştirdi.

Jurnal: Ergun Hocam, Türkiye’yi konuşmaya başlamadan önce genel bir çerçeve çizebilir miyiz umuduyla, önce belli başlı küresel gelişmeler üzerine konuşabilir miyiz? Geçtiğimiz sene, Ukrayna Savaşı başladığında çok önemli bir tespitte bulundunuz. Yıllardır, Birinci Petrol Krizi’nde Amerika’nın rolünü yazıyordunuz ve Ukrayna Savaşı çıktığında bunu hatırlattınız, 1973 Yom Kippur Savaşı ile Ukrayna Savaşı arasında bağlantı kurdunuz. Okurlarımıza hatırlatmak açısından bunu bir kez daha açabilir misiniz?

Ergun Türkcan: Büyük Petrol Krizinin, 1974-5 hemen gerisinde ABD’nin 1973’de imzalanan Smithsonian Anlaşmasıyla doları altın konvertibilitesinden koparması ve değerinin piyasada belirlenmesine izin vermesi olayı yatar. 1945 IMF anlaşmasıyla ABD elindeki altın stokuna güvenerek doları belli bir altın paritesine bağlamış yani o miktar altın getirene belirtilen miktarda dolar veriyor veya tersi… Ancak Vietnam Savaşı’yla verdiği bütçe ve dış ticaret açıkları doların değerini düşürmüş, herkes elindeki doları belli bir değerden altına çeviriyordu. Nixon durumu gördü ve “Gold window is closed” dedi, dalgalı kurlara geçildi. Sepetteki yılanlar “snakes in the basket” kavramı ortaya çıktı, çünkü eskiden her milli para kendini dolara göre tarif ediyor, kurlar zor değişiyordu; piyasaya bırakınca hem dolar hem de dolara bağlı olan tüm paralar saatten saate değişiyor, grafikle gösterince de karmakarışık bir çizgiler demeti, yılankavi görülüyordu.

ABD doların yerlerde sürünmesine tahammül edemezdi, emrindeki petrol üreticilerine derhal petrol (crude) fiyatlarını yükseltmesini söyledi. Bunun belgesi yok ama çıkarsamayla buluruz: OPEC Yom Kippur savaşını, 1973 Ekim, sebep gösterdi; Süveyş kapalıydı vb. Oysa Süveyş 1967 Altı Gün Savaşı’nda kapanmış, o zaman büyük tankerler doğmuştu. Üstelik yeni savaşı Mısır çıkarmış, sonunda Sina Yarımadası’nı ve Süveyş’in geleceğini kurtarmıştı. Ama OPEC’in başlıca üyeleri, Suudiler, Şah’ın İran’ı, o zamanki Venezüella hep ABD etkisinde devletlerdi; “emir demiri keser”, fiyatları 4-5 misli artırdılar, herkes petrol alabilmek için piyasaya saldırdı (çünkü bugün de ham petrol dolardan başka bir parayla satılmaz, eğer satmağa kalkarsan Saddam’ın başına gelenler başına gelir) ve doğal olarak doların değeri yeniden yükseldi. Gelişmekte olan ülkelerin ve tabii Türkiye’nin en büyük ödemeler açığı o zaman ortaya çıktı.

Jurnal: Yom Kippur Savaşı ile Ukrayna Savaşı’nı hangi açıdan birbirine benzetiyorsunuz? Petrol krizi gibi Ukrayna Savaşı da ABD’nin işine mi yarıyor?

Ergun Türkcan: Yom Kippur Savaşını ABD çıkarmadı ama genelde o yararlandı, doların değerini yükseltmek için manevra yaptı. Ukrayna Savaşını da ABD çıkarmadı ama emperyalist emelleri için yararlanmağa devam ediyor. Aslında bu ikisini ABD çıkarmadı derken sureta (görünüşte) bir açıklama yapıyorum. Her ikisini de pekâlâ ABD çıkarmıştır: İsrail’in Altı Gün Savaşı’nda Mısır topraklarını işgaline ses çıkarmayıp, herhalde gizliden destekleyerek, Mısır’ı gelecek bir savaşa hazırlamıştır. Ukrayna Savaşını, Sovyetler çökünce, verdiği söze rağmen, tüm Doğu Avrupa ülkeleri ve eski Sovyet-Rus toprakları olan 3 Baltık cumhuriyetini (eyaletini) NATO ve AB’ye alarak savaşın zeminini yine ABD ve onun Avrupa’daki kolonileri hazırlamıştır. ABD, Ukrayna’da da kukla Zelensky’yi iktidara taşıyarak aynı mekanizmayı Ukrayna için çalıştırmaya başlayınca, Rusya da Mısır gibi saldırmak zorunda kaldı. Ukrayna, Mısır için Kanal’ın Doğu kıyısı neyse, ondan çok daha fazla öneme sahiptir; “Rusya’nın kalbi”, “midesi” ne derseniz deyin, tarih boyunca ayrılmaz bir parçasıdır, kırmızı çizgisidir. Rusya’nın bu savaşı ne kadar iyi yönettiği ve ne sonuca ulaşacağı ayrı bir konudur. Avrupa’nın ABD tarafında kolonizasyonu hala devam ediyor: birisi 300 diğeri 100 yıldır tarafsız kalmış, İsveç ve Finlandiya’nın NATO’ya sokulması, bunları Rusya’ya karşı korumak amacını mı yoksa Rusya’yı daha da sarmalamak amacını mı güdüyor? Buna Batı propagandası dışında cevap verilmelidir.

Jurnal: Peki, az önce değindiğiniz, “Türkiye’nin ödemeler açığı” meselesini biraz açar mısınız?

Ergun Türkcan: O zaman CHP-MSP Koalisyonu vardı, ilk kez İslamcılar (MSP) Hükümete girmişti. Deniz Baykal Maliye bakanı idi; petrol ürünlerine zam yapmayıp, aklında hep Kıbrıs, 1974 zaferinden sonra seçime gitmek vardı, 20 sayılı fona yüklendi. Türkiye’nin 250-300 m. dolar mertebesindeki petrol ithalatı 2.000 m. dolar üstüne çıktı. Artık IMF, üyelerine “ben bu petrol fiyatlarını karşılayamam”, deyince herkes serbest piyasadan-bankalardan borç almağa başladı tabii faizi ile doların değeri yükseliyor, milli paralar devalüe oluyordu. Kazanan OPEC gibi görünse de, paralar ABD bankalarına gidiyor, recyle ediyordu. Faiz ödemekten kalkınmaya para bulamayan az gelişmiş ülkelerin bugünkü sorunları 50 yıl geriye gider. Biz planlı bir ekonomi ile eldeki KİT’lerle krizi atlatmağa çalıştık. Ama yapısal sorunlar içselleşti.

Jurnal: ABD uzun zamandır tedarik zincirlerinin pandemi ve savaş gibi nedenlerle kopmasından şikayet ediyor. Öte yandan, tıpkı 1. Petrol Krizi’nde petrol fiyatlarının artmasının ABD’ye yaraması gibi, tedarik zincirlerinin kopması da ABD’ye yarıyor gibi görünüyor. ABD bu zincir kopmayı mazeret göstererek “friend-shoring”den söz etmeye başladı. Bunun, bugüne dek bildiğimiz anlamıyla küreselleşme üzerindeki etkisi ne olacaktır?

Ergun Türkcan: Pandeminin tüm iktisadi-sosyal-kültürel faaliyetleri yavaşlattığı açıktır. Bu da küresel talebe menfi bir etki yaptı. Büyük-ölçekli ucuz üretim yapmak için Çin ve diğer ülkelerle büyük firmalar arasında bir üretim-satış bağı kurulmuş ve genişliyordu; buna küreselleşme diyoruz: ucuz emek ve ucuz doğal kaynak kompozisyonu. Talep olmayınca bu sistem de zayıfladı, milli gelirlerde düşme yaşandı. Pandemiden sonra hiçbir şey eskisi gibi olmadı; Çin sadece bir ucuz emek havuzu değil, ABD ve diğerleriyle yarışan bir teknolojik dev haline geldi. Şimdi burada istatistikleri gösteremiyorum ama arayanlar bulur; hem milli gelirde hem de ileri teknolojilerde ABD ile başa baş gelen ve geçme eğilimi gösteren Çin’i başıboş bırakmak, (Sovyetler yerine) yeni bir rakip yaratmak ABD’nin hiç de hoşuna gidecek bir durum değildir.

Çin parası ile ticaret yapıldığı, dolar yerine bunun kullanımının arttığı da anlaşılıyor. Üstelik Çin Merkez bankasının elinde 3 trilyon dolar kadar (Türkiye GSMH’nın yaklaşık 4 katı) ABD Hazine kağıdı var; birbirine göbekten bağlılar.

Jurnal: Geçtiğimiz hafta içinde üç ABD bankasının batışını izledik. Sırada, eğer kurtarılmazsa, görünen o ki İsviçre’den Credit Suisse var. Bankalar neden batıyor, dünya için sonuçları neler olabilir?

Ergun Türkcan: Kapitalizm çok büyük bir iktisadi araçtır. Herkes sadece ideolojik yanı üzerinde duruyor. Oysa Kapitalizm, emek-sömürüsü, her türlü rantlar, tekellerle büyük bir birikim (Primary accumulation) modelidir. Bu da şirketlerin mallarını dünyanın her yerinde satması, bankaların ve diğer kuruluşların her yere borç vermesi (kredi-faiz) ile mümkün olur.

ABD’nin Ukrayna savaşında Rusya’ya yaptırım uygulamasının nedeni, Rus şirketlerini mi, yoksa kendi şirketleri artı Avrupa şirketlerini mi cezalandırmak amacı güdüyor? Tuhaf bir iş, anlayamadım. Diyelim ki en önemli Rus malı petrolü-gazı Avrupa’ya yasak etti ve onun yerine kendi gazını bir misli fiyattan Avrupa’ya satıyor. Buna rağmen Rusya petrolünü başka pazarlara yönlendirdi ve bir kaybı yok. Ancak binlerce ürün ve servis şirketi, en lüksünden en doğal ihtiyaca kadar, hepsi “kahramanca” Rus pazarından çekildiler ve zavallı Ruslar da yeis içinde… Şimdi Louis Vuiton, Hermes mallarını artık Afrika pazarlarına yönlendirir ve daha çok kâr ederler. Zaten her gün binlerce Afrikalı, İtalya sahillerine işte bu malları satın almak için, ölümü göze alıp gelmiyor mu? Kendi talebini, kendisi kısan bir kapitalistin bankaları da eskisi gibi kredi veremeyince klasik bir Kapitalist (banka) krizi doğdu ve genişliyor, çünkü bu yaptırımlara, (çok akıllı! ve artık ABD sömürgesi oldukları için) tüm Avrupa (AB) ülkeleri de katıldı. Tüm Ortadoğu hırsızlarının paralarını işleten İsviçre bankaları bunları krediye çevirmezse nasıl yaşayacak?

Jurnal: Bir önceki röportajımızda CHP’nin altı oktan çoğunu yitirdiğini, neo-liberal olduğunu ve seçimden sonra IMF’ye gideceğini söylemiştiniz. Son yıllarda neo-liberal politikaların eleştirisinin yükseldiğini görüyoruz. Burada ilginç olan bu eleştirilerin artık bu politikaların destekleyicileri ve uygulayıcıları tarafından da dile getiriliyor oluşu. Batı’da gittikçe daha sık rastlıyoruz böyle eleştirilere. Türkiye’de ise, hatırladığım kadarıyla ilk 2020’de Ali Babacan’dan duyduk “Neoliberal politikalar çöküyor,” sözünü. Kılıçdaroğlu da bu eleştirileri dillendirmeye başladı. Geçtiğimiz hafta bu eleştirileri bir kez daha dile getirdi. Bu çıkışları nasıl değerlendiriyorsunuz?

Ergun Türkcan: Bence Bay Kemal bir yerlerden duyduğunu, o gün kendi fikri gibi söylüyor, ertesi gün de başka bir şey. Aslında bu kadar bozuk bir düzen karşısında ne yapacaklarını bilemiyorlar. CHP’li iyi niyetliler tarafından bir reçete olarak düşünülen Programı okuyun; dönüp dolaşıp Kemal Derviş’e geliyorlar. Ben de yeni bir CHP Altı Oku olduğunu ve Atatürk’ün Altı Okunun tarih olduğunu düşünüyorum. Zaten 24 Ocak 1980 kararları, piyasaların serbestisi, Arap sermayesi, Yeşil Kuşak siyasi modeli, “yetmez ama evet modelleri” vb CHP’yi kökten etkiledi ve kendini redde yöneltti. Bana kalırsa CHP’nin Yeni Altı Oku şöyle:

Demokratız

İslamcıyız

Neo-Liberaliz

NATO’cuyuz

Hem Batıcıyız

Hem de Doğucuyuz

Vallahi böyle…

Jurnal: 99 depremi Ecevit’in düşmesinin yolunu açan 2001 Krizi’ni tetiklemişti. Maraş depremlerinin mevcut ekonomik durumu daha da kötüleştireceğini ve daha ağır bir ekonomik krizi tetikleyeceğini düşünüyor musunuz; böyle bir risk görüyor musunuz?

Ergun Türkcan: Ekonomik Kriz çoktan tetiklendi, çığ gibi büyüyor. Ağır uyuşturucularla – Arap sermayesi ve eldeki bazı fonların maksat dışı kullanımıyla – şimdilik hasta uyutuluyor. Seçimden sonra, zaten ortada Üçüncü Dünya Savaşı, ilk ikisinin hayaletini yanına almış dolaşıyor, patlarsa, Türkiye’yi çok hazırlıksız ve yaralı biçimde yakalar. Deprem bizim örgütlenememe hastalığına yakalandığımızı, elde çalışan devlet kurumlarının kalmadığını gösterdi. Etkili çalışan tek sistem devlet-destekli müteahhitler, artık onlar ülkenin tüm sorunlarını çözerler, inşallah!…

Röportaj: Deniz Hakyemez

Kısa Kısa

  1. İstanbul'un enflasyonu eylülde hızlandı

    İstanbul Ticaret Odası (İTO) verilerine göre, İstanbul'da bir önceki ay yüzde 1,66 olan aylık enflasyon eylülde yüzde 2,11'e çıktı. Yıllık enflasyon ise yüzde 34,96'dan yüzde 33,55'e geriledi. Eylül ayının zam şampiyonu yüzde 22,59'luk artışla eğitim grubu oldu.

  2. Fransa'da sağcı cumhurbaşkanı adayından başörtüsü ve göç vaadi

    Fransa'da cumhurbaşkanı adayından başörtüsü ve göç vaadi Eski İçişleri Bakanı Bruno Retailleau, gelecek yıl yapılacak cumhurbaşkanı seçiminde aday olması halinde spor faaliyetleri, okul gezileri ve üniversitelerde başörtüsünü yasaklayacağını açıkladı. Retailleau ayrıca Müslüman Kardeşler bağlantılı kuruluşların feshedilmesini ve Fransa'nın “Yahudi-Hristiyan köklerine” ilişkin bir ifadenin anayasaya eklenmesini vaat etti.

  3. İzmir'de fabrikada patlama: İşçiler yaralandı

    İzmir'in Torbalı ilçesinde İki-El Metal fabrikasında meydana gelen patlamada 7 işçi yaralandı. Olayda 3'ü ağır 7 işçi yaralandı. Yaralılar, ambulanslarla çeşitli hastanelere kaldırıldı.

  4. Can Atalay 24 saatlik açlık grevine başladı

    Anayasa Mahkemesi kararlarına rağmen tutukluluğu devam eden seçilmiş Hatay Milletvekili Can Atalay, TBMM’nin yeni yasama yılının başladığı 1 Ekim’de 24 saatlik açlık grevi kararı aldı. Türkiye İşçi Partisi Hatay Milletvekili Atalay'ın X hesabı üzerinden paylaşılan mesajda karar, "Hatay halkı beni, kendisi adına söz söylemem ve hesap sormam için seçti. O görevden vazgeçmeyeceğim. Artık bıçak kemiğe dayanmıştır" ifadeleriyle duyuruldu.

  5. Fon skandalında iade bilmecesi

    Gazeteci İsmail Saymaz, Fatma Betül Sayan Kaya'nın hisselerden kazandığı 2,2 milyar lirayı iade etmediği iddia ediliyor. Gazeteci İsmail Saymaz katıldığı televizyon yayınında iade iddiasının doğru olmasını ileri sürdü. Dün de Nagehan Alçı benzer bir iddiada bulunmuştu. Ekonomim'in iddiasına göre Kaya ve eşi, söz konusu tutarı Hazine ve Maliye Bakanlığı tarafından bildirilen banka hesabına aktarmıştı.

  6. Tera Portföy yöneticileri hakkında tutuklama kararı

    İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen 'fon soruşturması' kapsamında dün adliyeye sevk edilen Tera Portföy Yönetim Kurulu Başkanı Erdin Özel ve Tera Portföy CEO'su Emir Münir Sarpyener hakkında tutuklama kararı verildi.

  7. Vahap Seçer gözaltına alındı

    Mersin Büyükşehir Belediye Başkanı Vahap Seçer dahil 59 kişi gözaltına alındı. Gözaltına alınanlar arasında aynı zamanda Vahap Seçer'in yanı sıra Vahap Seçer'in yanı sıra Yenişehir Belediye Başkanı Abdullah Özyiğit ve Mezitli Belediye Başkanı Ahmet Serkan Tuncer de bulunuyor.

  8. Akaryakıta zam geldi

    ÖTV artışı nedeniyle benzinin satış fiyatına 4,20, motorine ise 3,70 lira zam geldi. Resmi Gazete'de yayınlanan karara göre, eşel mobil sisteminin sona ermesiyle başlayan yeni dönemde benzindeki ÖTV artışı kasım ve aralık aylarında da kademeli olarak uygulanacak. Böylece benzinde eşel mobil öncesine dönüş nedeniyle beklenen 12,47 liralık fiyat artışı, ÖTV'nin tek seferde değil, kademeli olarak geri getirilmesiyle engellenmiş oldu. LPG'de ise eşel mobil öncesi sisteme dönüldü.

  9. Fon vurgunu: AKP Genel Başkan Yardımcısı Hayat Yazıcı’nın oğlunun malvarlığına konulan tedbir kararı kaldırıldı

    Fon soruşturması kapsamında yönelik kapsamında, eski ticaret bakanı ve AKP Siyasi ve Hukuki İşlerden Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı Hayati Yazıcı’nın oğlu Mustafa Yazıcı’nın tüm mal varlığına hakkında verilen tedbir kararı saatler içinde kaldırıldı. İfadesi alınan Mustafa Yazıcı hakkında, yurt dışına çıkış yasağı şeklinde adli kontrol kararı verildi.

Önceki gün

  1. Fon so­ruş­tur­ma­sın­da AKP'li eski bakan Hayati Yazıcı’nın oğlunun mal varlığına tedbir konuldu

    Fon vurgununa yönelik İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı Terörizmin Finansmanı ve Aklama Suçları Soruşturma Bürosu tarafından yürütülen soruşturma kapsamında, eski ticaret bakanı ve AKP Siyasi ve Hukuki İşlerden Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı Hayati Yazıcı’nın oğlu Mustafa Yazıcı’nın tüm mal varlığına tedbir konuldu.

  2. İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Cemil Tugay, Beştepe’de Cumhurbaşkanı Erdoğan ile görüştü

    Tugay, görüşmenin ardından sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda Erdoğan’a kendisini Beştepe’de kabul ettiği için teşekkür ederken, kente ilişkin projeleri “arz ettiklerini” belirtti. Cemil Tugay, geçtiğimiz aylarda CHP’den istifa etmişti. Tugay’ın Beştepe ziyareti, bir süredir medyada yer alan AKP’ye geçeceğine yönelik iddiaların ardından geldi.

  3. Eylül ayı Milli Güvenlik Kurulu toplantısı sona erdi: Çerçeve Yasa uygulanmaya başlamadı

    Cumhurbaşkanı başkanlığında gerçekleştirilen Milli Güvenlik Kurulu (MGK) toplantısı sonrasında İletişim Başkanlığı tarafından sekiz maddelik bir bildiri yayınlandı. ⁠Bildiride tehdit ve tehlikeler arasında, PKK, KCK ve PYD de yer aldı. Böylece iktidarın "Terörsüz Türkiye" olarak adlandırdığı süreç kapsamında yakın zamanda meclisten geçirilen "Çerçeve Yasa"'nın uygulama aşaması, bir süredir çeşitli kaynaklarca dile getirildiği üzere, ileri bir tarihe kaldı.

  4. Fon vurgunu so­ruş­tur­ma­sın­da yeni gelişme: 5 şirket için TMSF kararı

    Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu (BDDK), fon soruşturması kapsamında Destek Yatırım Bankası, Hedef Yatırım Bankası ve Tera Yatırım Bankası’nın nitelikli paylarına ilişkin temettü dışındaki ortaklık haklarının Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu (TMSF) tarafından kullanılmasına karar verdi. BDDK ayrıca Destek Faktoring ve Tera Finans Faktoring’e pay devri işlemlerinin tamamlanması için altı ay süre tanıdı.

  5. İngiltere Başbakanı Burnham: İngiltere için seçenekler arasında AB’ye yeniden katılmak da var

    İngiltere Başbakanı Andy Burnham, BBC’ye verdiği demeçte mevcut Brexit anlaşmasının “faydadan çok zarar” getirdiğini belirterek, Avrupa ile ilişkileri düzeltmek için neler yapılabileceğini değerlendirmek istediğini söyledi. Burnham İngiltere'nin Avrupa ile uzun vadeli ilişkilerini yeniden şekillendirmek amacıyla hükümetin değerlendirebileceği seçenekler arasında Avrupa Birliği’ne yeniden katılmanın da bulunduğunu ifade etti.

  6. Rusya: S-400 sistemlerinin Türkiye’den çıkarılması için Ankara ile görüşüyoruz

    Kremlin, Türkiye’nin Rusya’dan satın aldığı S-400 hava savunma sistemlerinin başka bir ülkeye konuşlandırılması konusunda Ankara ile temasların sürdüğünü açıkladı. Açıklama, Rusya Dışişleri Bakanı Sergey Lavrov’un geçtiğimiz cumartesi günü S-400’lerin başka bir ülkeye devredilebileceğine ilişkin sözlerinin ardından geldi.

  7. CHP’de ihraçlar devam ediyor

    Mutlak butlan kararıyla CHP’nin başına geçen Kılıçdaroğlu yönetimi, partiden ihraç kararları almaya devam ediyor. Son olarak Kadıköy Belediye Başkanı Mesut Kösedağ, Sarıyer Belediye Başkanı Oktay Aksu ve Sancaktepe Belediye Başkanı Alper Yeğin, kesin ihraç talebiyle disipline sevk edildi.

  8. T24'e erişim engeli

    T24'ün internet haber portalı ve sosyal medya hesapları hakkında kapatma kararı verildi. Karar kapsamında T24'ün son 1 yıl içerisinde 118 LGBT propagandası niteliği taşıyan içerik ürettiği ileri sürüldü. 1. Sulh Ceza Hakimliği tarafından alınan karar uygulanmak üzere Siber Güvenlik Başkanlığı'na gönderildi.

  9. Fon so­ruş­tur­ma­sın­da yeni dalga: 34 kişiye gözaltı

    İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığının yürüttüğü fon soruşturmasında 5'inci dalga operasyonda 34 şüpheli için gözaltı kararı verildi. Bakan Akın Gürlek'in açıklamasına göre şüpheli sayısı 217'ye ulaştı; 56 kişi tutuklandı, 88 kişiye adli kontrol uygulandı. 26 hissedeki manipülatif işlemler de inceleniyor.

  10. Sakarya'da çok sayıda bölge sular altında

    Sakarya’da dünden bu yana etkili olan sağanak yağışların ardından birçok bölgede sel ve su baskınları yaşandı. Karasu ve Darıçayırı'nda Sakarya Nehri ve bölgedeki derelerin taşmasıyla su seviyesi yer yer 1 ila 2 metreye ulaştı. Yaklaşık 60 hanenin etkilendiği bölgede mahsur kalanlar oldu. Ferizli ve Kaynarca'da sokaklar adeta göle dönerken, araçlar tamamen suya gömülürken Erenler'de çok sayıda evi su bastı.

  11. Suriye'de haremlik selamlık düğün kararı: Kadın salonlarına damatlar giremeyecek

    T24'ten Namık Durukan'ın haberine göre, Şam kırsalındaki Sergaya Belde Meclisi 27 Eylül'de kadınlara ayrılan düğün salonlarına damatların girişini yasakladı. Douma Şehir Meclisi de benzer bir karar aldı. Kararlara uymayanlar hakkında yasal işlem uygulanacak.

  12. Fatma Betül Sayan Kaya’nın adı AKP’nin internet sitesinden kaldırıldı

    Fon soruşturması kapsamında gündeme gelen iddiaların ardından AKP’deki görevlerinden ayrılan eski Aile ve Sosyal Politikalar Bakanı Fatma Betül Sayan Kaya’nın adı ve özgeçmişi partinin internet sitesinden kaldırıldı. Kaya’nın MKYK WhatsApp grubundan da çıkarıldığı iddia edildi.

  13. Bilal Erdoğan: "Türkiye belki en normal dönemini yaşıyor"

    AKP'li Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın oğlu Bilal Erdoğan, Konya'da imam hatip öğrencilerine seslendi. İmam hatipleri "normalleşmenin" teminatı ilan eden Erdoğan, dindar muhafazakârlığı "milletin vasatı" olarak tanımladı. İlim Yayma Vakfı Mütevelli Heyeti Başkanı sıfatıyla Konya Anadolu İmam Hatip Lisesi'nde konuşan Erdoğan, "Bu millet galebe çaldı ve bugün hamdolsun Türkiye belki en normal, sosyal olarak kültürel olarak dönemini yaşıyor" dedi

  14. Eski SPK Başkanı ifadeye çağrıldı

    Eski Sermaye Piyasası Kurulu (SPK) Başkanı İbrahim Ömer Gönül, İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı Aklama Suçları Soruşturma Bürosu tarafından yürütülen soruşturma kapsamında şüpheli sıfatıyla bugün savcılığa ifade verecek. Gönül'ün ifadesi, başsavcılığın sermaye piyasasında gerçekleştirilen işlemlere ilişkin yürüttüğü soruşturma kapsamında alınacak.

  15. Kaçırılma alarmının nedeni pilot kavgası çıktı

    İsrail Başbakanlığı, Dubai-Tel Aviv seferini yapan Flydubai uçağında kaçırma olmadığını, acil durumun pilotlar arasında yaşanan kavga nedeniyle ortaya çıktığını açıkladı. Uçak, Ürdün hava sahasında “7500” kaçırılma kodu vermesinin ardından Suudi Arabistan’a yönlendirilmiş, İsrail savaş uçaklarını havalandırmıştı. Olayla ilgili soruşturma sürüyor.

  16. TÜİK verilerine göre “gerçek işsizlik” yüzde 31'e yükseldi

    TÜİK’in “atıl işgücü” olarak tanımladığı geniş işsizlik oranı ağustosta yüzde 31’e yükseldi. İşsiz sayısı ise 2 milyon 740 bin olarak açıklandı. İş aramaktan vazgeçenleri ve eksik çalışanları ayrı kategorilerde değerlendiren TÜİK, yalnızca dar tanımı “işsizlik oranı” olarak sunarak işsizliği olduğundan düşük göstermeye çalışıyor. DİSK-AR’ın hesaplamasına göre geniş tanımlı işsiz sayısı ise 12 milyon 608 bin oldu.

  17. DDK Başkanı Tanrıkulu, Borsa İstanbul'daki görevlerinden ayrıldı

    Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın fon skandalıyla ilgili Devlet Denetleme Kurulu'nu görevlendirmesinin ardından DDK Başkanı Salih Tanrıkulu, Borsa İstanbul'daki yönetim kurulu başkanvekilliği ve denetim komitesi başkanlığı görevlerinden ayrıldı. Tanrıkulu'nun adı kurumun internet sitesindeki listelerden de kaldırıldı.

  18. AKP'li Zeybekci'nin şirketlerinin parası da Tera fonunda kalmış

    Eski Ekonomi Bakanı Nihat Zeybekci'nin ortağı olduğu dört şirketin parası, 17 Eylül'de tasfiye kararı verilen Tera'nın TP2 fonunda kaldı. İsmail Saymaz'a konuşan Zeybekci, kendini 455 bin mağdurdan biri saydı, fona yatırımdan haberi olmadığını söyledi. "Maalesef devletin ihmali var" derken mağduriyetini Erdoğan'a iletmediğini belirtti.

  19. Dubai - Tel Aviv uçağında kaçırılma kodu verildi

    İsrail'de yayın yapan Kanal 12'nin haberine göre, Dubai'den Tel Aviv'e giden yolcu uçağı, uçak kaçırılmasını ifade eden "7500" kodunu yayınladı. Kodun yayınlanması sonrasında, İsrail Hava Kuvvetleri'ne ait savaş uçaklarının yolcu uçağına doğru havalandığı bildirilirdi. Ürdün üzerinde bir süre tur atan ve içerisinde yaklaşık 100 İsrail vatandaşının bulunduğu belirtilen uçak, daha sonra Suudi Arabistan yönüne yönlendirildi.

  20. MEB’den istismarcı Ensar Vakfı’yla iş birliği

    MEB, Ensar Vakfı’nın düzenleyeceği “Sana Emanet Online Bilgi Yarışması”nı ortaokul ve liselere resmi yazıyla duyurdu. Cumhuriyet’ten Ufuk Sepetci’nin haberine göre, yarışmada öğrencilere umre ve teknoloji ödülleri verilecek. Dereceye giren kişilerin öğretmenleri ve okul müdürlerine ise 20 bin TL’ye kadar nakit ödül ödenecek. Ensar Vakfı, Karaman’da 45 çocuğun cinsel istismara maruz bırakıldığı olayla gündeme gelmişti.

  21. AYM, yoksulluk nafakasından "süresiz" ifadesini kaldırdı

    Anayasa Mahkemesi, Türk Medeni Kanunu’nun yoksulluk nafakasını düzenleyen 175. maddesindeki “süresiz olarak” ibaresini iptal etti. Karar, 30 Haziran 2027’de yürürlüğe girecek. Nafakanın süresine ilişkin yeni bir düzenlemenin önümüzdeki dönemde TBMM gündemine gelmesi bekleniyor.

✓