Arama

Site İçi Arama

Doğrudan arama yapın Aranıyor... Detaylı Arama
Sonuçlar aranıyor...
Kategorilere Göz Atın
© ideo. Anlatılan senin hikayendir

Silikon Pampa: Milei’nin tekno-liberteryen hayali Arjantin’i nasıl bir veri kolonisine dönüştürüyor?

Arjantin Devlet Başkanı Javier Milei’nin ekonomi danışmanı ve tekno-liberteryen ideologu Damián Reidel, hiçbir ölçü gözetmeden “Gezegenler, Arjantin’in dünyanın dördüncü yapay zekâ merkezi hâline gelmesi için hizaya girdi” diye ilan etti. Bu söylem baştan sona büyüklenme ve abartı doluydu.

21:09 6 dk okuma

Çeviri: Mehmet Yaşar Kaya

Arjantin Devlet Başkanı Javier Milei’nin ekonomi danışmanı ve tekno-liberteryen ideologu Damián Reidel, hiçbir ölçü gözetmeden “Gezegenler, Arjantin’in dünyanın dördüncü yapay zekâ merkezi hâline gelmesi için hizaya girdi” diye ilan etti. Bu söylem baştan sona büyüklenme ve abartı doluydu.

20 Aralık 2024’te Arjantin hükümeti Casa Rosada’da, ülkeyi yapay zekâ alanında küresel bir merkez haline getirme stratejisinin temeli olarak tanıttığı iddialı “Nükleer Plan”ı açıkladı. Sahne özenle hazırlanmıştı: Milei’nin yanında NA-SA (Nucleoeléctrica Argentina S.A.) başkanı Damián Reidel ve İran’la ilgili diplomatik rolü nedeniyle son dönemde tartışmalara konu olan Uluslararası Atom Enerjisi Ajansı (IAEA) Genel Direktörü Rafael Grossi vardı.

Asgari etik kısıtlamalara sahip liberteryen bir cennet tasavvuru

Mevcut bilgiler sınırlı olsa da planın ana hatları oldukça net: yapay zekâ veri merkezlerinin artan enerji ihtiyacını nükleerle karşılamak; soğuk iklim, yetenekli işgücü ve esnek düzenleyici çerçeveler sunarak teknoloji şirketlerini Arjantin’e çekmek. Seçilen reaktör ACR-300; INVAP tarafından geliştirildiği söylenen modüler bir Arjantin tasarımı olarak sunuluyor ve geleneksel büyük reaktörlere kıyasla daha verimli ve ekonomik olduğu iddia ediliyor. Plan ayrıca ihracata dönük bir uranyum değer zinciri geliştirmeyi de içeriyor. İlk bakışta her şey yüksek teknoloji, modernlik ve enerji zenginliği vaat ediyormuş gibi görünüyor.

Ancak Nükleer Plan’ın beş yıl içinde bu reaktörleri inşa edeceği vaadi, somut adımlar ve altyapı olmadan çok iddialı duruyor. Mevcut kapasite ve kaynaklar göz önüne alındığında uzmanlar zaman çizelgesini gerçekçi bulmuyor ve projeyi, Arjantin’in bilimsel altyapısının tahribatını meşrulaştırmak için ortaya konmuş popülist bir illüzyon olarak eleştiriyorlar.

Projenin öne çıkan figürü Damián Reidel; INVAP, NA-SA ilişkileri ve nükleer alana dair teknik geçmişinin ötesinde, kariyerinin önemli bölümünü finans sektöründe — örneğin JP Morgan Chase gibi kurumlarla — geçirmiş biri olarak tanımlanıyor. Birçok Arjantinli nükleer uzman, planın gerçek dışı hedeflerini Reidel’in finansal vizyonuna, bilimsel temelden ziyade sermaye odaklı bakışına bağlıyor.

Paradoks: Milliyetçi retorik ile kuralsızlaştırılmış çıkarların birleşimi

Sahnedeki paradoks net: Bir yandan atom enerjisi üzerinden milliyetçi-kalkınmacı bir tahayyül; öte yandan aynı projenin, yeni liberteryen rejimin kuralsızlaştırılmış, ekstraktivist mantığına eklemlenme çabası. Reidel’in açıklamaları bunu açıkça gösteriyor: Arjantin’in üstünlüğünün yalnızca doğal kaynaklar veya beşerî sermaye değil, esasen “düzenlemeleri kaldırma” konusunda siyasi irade olduğunu vurgulaması bu zihniyeti özetliyor.

Ona göre Arjantin’in gerçek değeri, ülkeyi liberteryen bir cennet olarak sunabilme kapasitesinde yatıyor — düşük ücretler, zayıf işçi ve çevre korumaları ile yapay zekâ geliştirmede asgari etik kısıtlamalar. Bu yaklaşım, Arjantin’i düzenlemelerle sıkı denetlenen Avrupa Birliği veya verileri güçlü biçimde kontrol eden Çin gibi merkezlerin önüne koymayı amaçlıyor.

İnovasyon olarak pazarlanan şeyin gerçekte bağımlılığın hızlandırılması olduğu söylenebilir: ihracata dönük enerji üretimi, ülkeye yerleştirilecek yabancı sunucular ve stratejik özerkliğinden arındırılmış nitelikli emek. Bu proje, Küresel Güney’in teknolojik tabiiyetinin kopuşunu temsil etmekten çok, aynı bağımlılık yapılarını yeni biçimlerde yeniden üretiyor: Arjantin, veriyi işleyip kazanç sağlayacak aktörler için enerji ve kolay koşullar sunan bir bağlantı hâline gelme riskiyle karşı karşıya.

Bilimsel altyapının erozyonu: “Bilimkırım” ve motorlu testere politikası

Aynı hükümet nükleer yatırımlardan söz ederken kamu eğitimine ayrılan bütçeleri kısıyor, bilimsel araştırmaları zayıflatıyor ve devletin inovasyon sisteminden binlerce bilim insanı ile teknik çalışanı işten çıkarıyor. Üniversitelere ve araştırmaya yönelik bu saldırının şiddeti eleştirmenler tarafından “bilimkırım” olarak adlandırılıyor; bazıları projeyi destekleyen bilim insanları ve INVAP çalışanlarının bile projeden uzaklaştığını belirtiyor.

Bu bağlamda, devlet kaynaklarını ve uzmanlıkları boşaltan politikalar —bazıları “motorlu testere politikası” olarak tanımlanan—, Arjantin’i dünyanın dördüncü yapay zekâ merkezi yapma hayalini besleyen temel birikimleri ortadan kaldırıyor; yani tekno-ütopyacı fanteziyi besleyecek altyapı sistematik olarak tahrip ediliyor.

Algoritmik tasfiye ve “nesnellik” kisvesi

Milei hükümetinin yapay zekâ ajandası enerjiyle sınırlı değil. Haziran 2024’te Milei, Google, Apple, Meta ve OpenAI yöneticileriyle görüşerek Google Distributed Cloud’un uygulanmasına dayalı bir “Devlet Dijital Reformu” modelini tartıştı. Plan, eğitimden sağlığa kadar kamu hizmetlerinde büyük veri, makine öğrenimi ve algoritmaların kullanımını içeriyor. Ancak kitlesel kamu işten çıkarmalarının eşlik ettiği bir ortamda bu reform, modernleşmeden çok algoritmik bir tasfiye izlenimi veriyor.

Yapay zekâ burada, siyaseti ve demokratik müzakereyi ortadan kaldıran “nesnel” algoritmalar kisvesi altında, toplumsal karar alma süreçlerini yerinden etmek için kullanılabilecek güçlü bir araç olarak sunuluyor. Bu gerici yön, Milei’nin “Devletin içinde bir köstebek olmayı seviyorum. Onu içeriden yok eden benim.” şeklindeki söylemiyle de uyumlu bir retorik sergiliyor. Bu yalnızca teknik bir çözümcülük değil; toplumsal haklar, iş ve çevre düzenlemeleri, kamu politikaları ve demokratik süreçlerin tasfiyesi yönünde sistematik bir ideolojik taarruzdur.

Reidel’in yatırımcılara yönelik konuşmalarında açığa çıkan ifade durumu dramatize ediyor: Arjantin’in yapay zekâ yatırımları için avantajları sıraladıktan sonra, “Tek sorun, Arjantinlilerin burada yaşıyor olması,” diyerek sözlerini bitirdi ve “…ama biz bu sorunu hallediyoruz,” şeklinde ekledi. Bu sözler planın özünü sembolik biçimde yansıtıyor: ülke ve halk, tekno-ütopyacı çıkarlar uğruna bir feda bölgesine dönüştürülmek isteniyor.

Lityum düşleri ve yeni madunlaşma biçimleri

Bu tekno-ütopyacı vizyon, Milei’nin liberteryen çevreleriyle paylaştığı eski ekstraktivist tahayyülle sıkı sıkıya bağlıdır. Lityum, fosil sonrası dönemin yeni değer objesi olarak ayrıcalıklı bir konumda yer alıyor: taşınabilir cihazlarda yüksek enerji yoğunluğu sağlayan pillerin hammadde kaynağı. Lityum, kapitalizmin süreklilik fantezisini besleyerek, iklim krizi sonrası bile tüketimi ve birikimi sürdürme vaadi sunuyor.

2011 civarından itibaren “Lityum Üçgeni” anlatısı—Arjantin’deki Hombre Muerto, Bolivya’daki Uyuni ve Şili’deki Atacama’yı içeren, dünya rezervlerinin önemli bir kısmını barındırdığı iddia edilen bölge—kronik krizle boğuşan ülkelere yeni bir el dorado olarak pazarlanıyor. Bu anlatı, lityum madenciliğini steril, temiz ve teknolojik bir ilerleme estetiğiyle süslüyor; oysa gerçekte büyük su tüketimi, yerel ve yerli topluluklarla çatışmalar ve sınırlı katma değer üretimi gibi ciddi sorunlar var.

Arjantin’de Milei hükümeti, ekstraktivist yaklaşımı derinleştiren düzenlemeler getiriyor. 2024 tarihli Arazi Yasası ve Büyük Yatırımlar için Teşvik Rejimi (RIGI) paketleri, mekânsal ve çevresel hakları ulusötesi sermayenin çıkarlarına daha elverişli hâle getiren hukuki çerçeveler sunuyor. 200 milyon doları aşan projeler için sağlanan vergi sabitliği, döviz muafiyetleri ve vergi indirimleri gibi avantajlar kısa vadede yatırımcıları çekebilir; ancak uzun vadede etkili denetim eksikliği, madenciliğin toplum ve çevre lehine rant yaratmasını engelliyor.

Bu mekanizma sadece ekonomik teşviklerle ilgili değil; madencilik bölgelerinin planlı şekilde inşası ve yerel demokratik kontrollerin zayıflatılması anlamına geliyor. Milei’nin kampanya dönemi söylemleriyle tutarlı biçimde, “Bir şirket isterse bir nehri kirletme hakkına sahiptir” gibi ifadeler, bu ideolojinin pratik yansımalarını gözler önüne seriyor.

Tekno-ütopyacılığın ötesine geçmek: demokratik ve adil teknoloji politikaları

Yapay zekâ ile ekstraktivizmin birleşimi — veri merkezlerini çalıştırmak için nükleer enerji, pilleri beslemek için lityum kullanma projesi — yeni bir tâbi kılma modeli sunuyor. Teknolojik sıçrama retoriği, gerekli kamusal ve bilimsel kapasiteyi tüketmeden ya da güçlendirmeden uygulanamaz; düzenleme, yeniden dağıtım ve planlama olmadan adil bir enerji dönüşümünden söz edilemez.

Milei hükümetinin politikası, Latin Amerika’da teknoloji, liberteryen ekonomi ve otoriter eğilimlerin birleştiği bir gerilimi en uç biçimiyle somutlaştırıyor. İlerleme vaatleriyle süslenen lityum, reaktörler ve yapay zekâ vitrinleri, artan eşitsizlik, yoksulluk ve ekolojik yıkımı kamufle edebilir.

Gerçek ilerleme, teknolojinin dışlayıcı ve yağmacı vizyonlardan kurtarılmasıyla mümkün olacaktır. İnovasyon demokratikleştirilmeli; şirketlerin yağması için değil, toplumun özgürlüğü, sosyal adalet ve çevresel sorumluluk için kullanılmalıdır. Teknolojik ilerleme ancak bu ilkelerle gerçek siyasi ve ekonomik özgürlükle uyumlu olabilir.

Kaynak: Gustavo Robles, Untoldmag

Metinde yer alan görüşler, değerlendirmeler ve yorumlar yazara aittir; yayımlayan kurumun veya editoryal ekibin görüşlerini, yayın politikasını ya da kurumsal duruşunu yansıtmak zorunda değildir.

Kısa Kısa

  1. İstanbul'un enflasyonu eylülde hızlandı

    İstanbul Ticaret Odası (İTO) verilerine göre, İstanbul'da bir önceki ay yüzde 1,66 olan aylık enflasyon eylülde yüzde 2,11'e çıktı. Yıllık enflasyon ise yüzde 34,96'dan yüzde 33,55'e geriledi. Eylül ayının zam şampiyonu yüzde 22,59'luk artışla eğitim grubu oldu.

  2. Fransa'da sağcı cumhurbaşkanı adayından başörtüsü ve göç vaadi

    Fransa'da cumhurbaşkanı adayından başörtüsü ve göç vaadi Eski İçişleri Bakanı Bruno Retailleau, gelecek yıl yapılacak cumhurbaşkanı seçiminde aday olması halinde spor faaliyetleri, okul gezileri ve üniversitelerde başörtüsünü yasaklayacağını açıkladı. Retailleau ayrıca Müslüman Kardeşler bağlantılı kuruluşların feshedilmesini ve Fransa'nın “Yahudi-Hristiyan köklerine” ilişkin bir ifadenin anayasaya eklenmesini vaat etti.

  3. İzmir'de fabrikada patlama: İşçiler yaralandı

    İzmir'in Torbalı ilçesinde İki-El Metal fabrikasında meydana gelen patlamada 7 işçi yaralandı. Olayda 3'ü ağır 7 işçi yaralandı. Yaralılar, ambulanslarla çeşitli hastanelere kaldırıldı.

  4. Can Atalay 24 saatlik açlık grevine başladı

    Anayasa Mahkemesi kararlarına rağmen tutukluluğu devam eden seçilmiş Hatay Milletvekili Can Atalay, TBMM’nin yeni yasama yılının başladığı 1 Ekim’de 24 saatlik açlık grevi kararı aldı. Türkiye İşçi Partisi Hatay Milletvekili Atalay'ın X hesabı üzerinden paylaşılan mesajda karar, "Hatay halkı beni, kendisi adına söz söylemem ve hesap sormam için seçti. O görevden vazgeçmeyeceğim. Artık bıçak kemiğe dayanmıştır" ifadeleriyle duyuruldu.

  5. Fon skandalında iade bilmecesi

    Gazeteci İsmail Saymaz, Fatma Betül Sayan Kaya'nın hisselerden kazandığı 2,2 milyar lirayı iade etmediği iddia ediliyor. Gazeteci İsmail Saymaz katıldığı televizyon yayınında iade iddiasının doğru olmasını ileri sürdü. Dün de Nagehan Alçı benzer bir iddiada bulunmuştu. Ekonomim'in iddiasına göre Kaya ve eşi, söz konusu tutarı Hazine ve Maliye Bakanlığı tarafından bildirilen banka hesabına aktarmıştı.

  6. Tera Portföy yöneticileri hakkında tutuklama kararı

    İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen 'fon soruşturması' kapsamında dün adliyeye sevk edilen Tera Portföy Yönetim Kurulu Başkanı Erdin Özel ve Tera Portföy CEO'su Emir Münir Sarpyener hakkında tutuklama kararı verildi.

  7. Vahap Seçer gözaltına alındı

    Mersin Büyükşehir Belediye Başkanı Vahap Seçer dahil 59 kişi gözaltına alındı. Gözaltına alınanlar arasında aynı zamanda Vahap Seçer'in yanı sıra Vahap Seçer'in yanı sıra Yenişehir Belediye Başkanı Abdullah Özyiğit ve Mezitli Belediye Başkanı Ahmet Serkan Tuncer de bulunuyor.

  8. Akaryakıta zam geldi

    ÖTV artışı nedeniyle benzinin satış fiyatına 4,20, motorine ise 3,70 lira zam geldi. Resmi Gazete'de yayınlanan karara göre, eşel mobil sisteminin sona ermesiyle başlayan yeni dönemde benzindeki ÖTV artışı kasım ve aralık aylarında da kademeli olarak uygulanacak. Böylece benzinde eşel mobil öncesine dönüş nedeniyle beklenen 12,47 liralık fiyat artışı, ÖTV'nin tek seferde değil, kademeli olarak geri getirilmesiyle engellenmiş oldu. LPG'de ise eşel mobil öncesi sisteme dönüldü.

  9. Fon vurgunu: AKP Genel Başkan Yardımcısı Hayat Yazıcı’nın oğlunun malvarlığına konulan tedbir kararı kaldırıldı

    Fon soruşturması kapsamında yönelik kapsamında, eski ticaret bakanı ve AKP Siyasi ve Hukuki İşlerden Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı Hayati Yazıcı’nın oğlu Mustafa Yazıcı’nın tüm mal varlığına hakkında verilen tedbir kararı saatler içinde kaldırıldı. İfadesi alınan Mustafa Yazıcı hakkında, yurt dışına çıkış yasağı şeklinde adli kontrol kararı verildi.

Önceki gün

  1. Fon so­ruş­tur­ma­sın­da AKP'li eski bakan Hayati Yazıcı’nın oğlunun mal varlığına tedbir konuldu

    Fon vurgununa yönelik İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı Terörizmin Finansmanı ve Aklama Suçları Soruşturma Bürosu tarafından yürütülen soruşturma kapsamında, eski ticaret bakanı ve AKP Siyasi ve Hukuki İşlerden Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı Hayati Yazıcı’nın oğlu Mustafa Yazıcı’nın tüm mal varlığına tedbir konuldu.

  2. İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Cemil Tugay, Beştepe’de Cumhurbaşkanı Erdoğan ile görüştü

    Tugay, görüşmenin ardından sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda Erdoğan’a kendisini Beştepe’de kabul ettiği için teşekkür ederken, kente ilişkin projeleri “arz ettiklerini” belirtti. Cemil Tugay, geçtiğimiz aylarda CHP’den istifa etmişti. Tugay’ın Beştepe ziyareti, bir süredir medyada yer alan AKP’ye geçeceğine yönelik iddiaların ardından geldi.

  3. Eylül ayı Milli Güvenlik Kurulu toplantısı sona erdi: Çerçeve Yasa uygulanmaya başlamadı

    Cumhurbaşkanı başkanlığında gerçekleştirilen Milli Güvenlik Kurulu (MGK) toplantısı sonrasında İletişim Başkanlığı tarafından sekiz maddelik bir bildiri yayınlandı. ⁠Bildiride tehdit ve tehlikeler arasında, PKK, KCK ve PYD de yer aldı. Böylece iktidarın "Terörsüz Türkiye" olarak adlandırdığı süreç kapsamında yakın zamanda meclisten geçirilen "Çerçeve Yasa"'nın uygulama aşaması, bir süredir çeşitli kaynaklarca dile getirildiği üzere, ileri bir tarihe kaldı.

  4. Fon vurgunu so­ruş­tur­ma­sın­da yeni gelişme: 5 şirket için TMSF kararı

    Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu (BDDK), fon soruşturması kapsamında Destek Yatırım Bankası, Hedef Yatırım Bankası ve Tera Yatırım Bankası’nın nitelikli paylarına ilişkin temettü dışındaki ortaklık haklarının Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu (TMSF) tarafından kullanılmasına karar verdi. BDDK ayrıca Destek Faktoring ve Tera Finans Faktoring’e pay devri işlemlerinin tamamlanması için altı ay süre tanıdı.

  5. İngiltere Başbakanı Burnham: İngiltere için seçenekler arasında AB’ye yeniden katılmak da var

    İngiltere Başbakanı Andy Burnham, BBC’ye verdiği demeçte mevcut Brexit anlaşmasının “faydadan çok zarar” getirdiğini belirterek, Avrupa ile ilişkileri düzeltmek için neler yapılabileceğini değerlendirmek istediğini söyledi. Burnham İngiltere'nin Avrupa ile uzun vadeli ilişkilerini yeniden şekillendirmek amacıyla hükümetin değerlendirebileceği seçenekler arasında Avrupa Birliği’ne yeniden katılmanın da bulunduğunu ifade etti.

  6. Rusya: S-400 sistemlerinin Türkiye’den çıkarılması için Ankara ile görüşüyoruz

    Kremlin, Türkiye’nin Rusya’dan satın aldığı S-400 hava savunma sistemlerinin başka bir ülkeye konuşlandırılması konusunda Ankara ile temasların sürdüğünü açıkladı. Açıklama, Rusya Dışişleri Bakanı Sergey Lavrov’un geçtiğimiz cumartesi günü S-400’lerin başka bir ülkeye devredilebileceğine ilişkin sözlerinin ardından geldi.

  7. CHP’de ihraçlar devam ediyor

    Mutlak butlan kararıyla CHP’nin başına geçen Kılıçdaroğlu yönetimi, partiden ihraç kararları almaya devam ediyor. Son olarak Kadıköy Belediye Başkanı Mesut Kösedağ, Sarıyer Belediye Başkanı Oktay Aksu ve Sancaktepe Belediye Başkanı Alper Yeğin, kesin ihraç talebiyle disipline sevk edildi.

  8. T24'e erişim engeli

    T24'ün internet haber portalı ve sosyal medya hesapları hakkında kapatma kararı verildi. Karar kapsamında T24'ün son 1 yıl içerisinde 118 LGBT propagandası niteliği taşıyan içerik ürettiği ileri sürüldü. 1. Sulh Ceza Hakimliği tarafından alınan karar uygulanmak üzere Siber Güvenlik Başkanlığı'na gönderildi.

  9. Fon so­ruş­tur­ma­sın­da yeni dalga: 34 kişiye gözaltı

    İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığının yürüttüğü fon soruşturmasında 5'inci dalga operasyonda 34 şüpheli için gözaltı kararı verildi. Bakan Akın Gürlek'in açıklamasına göre şüpheli sayısı 217'ye ulaştı; 56 kişi tutuklandı, 88 kişiye adli kontrol uygulandı. 26 hissedeki manipülatif işlemler de inceleniyor.

  10. Sakarya'da çok sayıda bölge sular altında

    Sakarya’da dünden bu yana etkili olan sağanak yağışların ardından birçok bölgede sel ve su baskınları yaşandı. Karasu ve Darıçayırı'nda Sakarya Nehri ve bölgedeki derelerin taşmasıyla su seviyesi yer yer 1 ila 2 metreye ulaştı. Yaklaşık 60 hanenin etkilendiği bölgede mahsur kalanlar oldu. Ferizli ve Kaynarca'da sokaklar adeta göle dönerken, araçlar tamamen suya gömülürken Erenler'de çok sayıda evi su bastı.

  11. Suriye'de haremlik selamlık düğün kararı: Kadın salonlarına damatlar giremeyecek

    T24'ten Namık Durukan'ın haberine göre, Şam kırsalındaki Sergaya Belde Meclisi 27 Eylül'de kadınlara ayrılan düğün salonlarına damatların girişini yasakladı. Douma Şehir Meclisi de benzer bir karar aldı. Kararlara uymayanlar hakkında yasal işlem uygulanacak.

  12. Fatma Betül Sayan Kaya’nın adı AKP’nin internet sitesinden kaldırıldı

    Fon soruşturması kapsamında gündeme gelen iddiaların ardından AKP’deki görevlerinden ayrılan eski Aile ve Sosyal Politikalar Bakanı Fatma Betül Sayan Kaya’nın adı ve özgeçmişi partinin internet sitesinden kaldırıldı. Kaya’nın MKYK WhatsApp grubundan da çıkarıldığı iddia edildi.

  13. Bilal Erdoğan: "Türkiye belki en normal dönemini yaşıyor"

    AKP'li Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın oğlu Bilal Erdoğan, Konya'da imam hatip öğrencilerine seslendi. İmam hatipleri "normalleşmenin" teminatı ilan eden Erdoğan, dindar muhafazakârlığı "milletin vasatı" olarak tanımladı. İlim Yayma Vakfı Mütevelli Heyeti Başkanı sıfatıyla Konya Anadolu İmam Hatip Lisesi'nde konuşan Erdoğan, "Bu millet galebe çaldı ve bugün hamdolsun Türkiye belki en normal, sosyal olarak kültürel olarak dönemini yaşıyor" dedi

  14. Eski SPK Başkanı ifadeye çağrıldı

    Eski Sermaye Piyasası Kurulu (SPK) Başkanı İbrahim Ömer Gönül, İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı Aklama Suçları Soruşturma Bürosu tarafından yürütülen soruşturma kapsamında şüpheli sıfatıyla bugün savcılığa ifade verecek. Gönül'ün ifadesi, başsavcılığın sermaye piyasasında gerçekleştirilen işlemlere ilişkin yürüttüğü soruşturma kapsamında alınacak.

  15. Kaçırılma alarmının nedeni pilot kavgası çıktı

    İsrail Başbakanlığı, Dubai-Tel Aviv seferini yapan Flydubai uçağında kaçırma olmadığını, acil durumun pilotlar arasında yaşanan kavga nedeniyle ortaya çıktığını açıkladı. Uçak, Ürdün hava sahasında “7500” kaçırılma kodu vermesinin ardından Suudi Arabistan’a yönlendirilmiş, İsrail savaş uçaklarını havalandırmıştı. Olayla ilgili soruşturma sürüyor.

  16. TÜİK verilerine göre “gerçek işsizlik” yüzde 31'e yükseldi

    TÜİK’in “atıl işgücü” olarak tanımladığı geniş işsizlik oranı ağustosta yüzde 31’e yükseldi. İşsiz sayısı ise 2 milyon 740 bin olarak açıklandı. İş aramaktan vazgeçenleri ve eksik çalışanları ayrı kategorilerde değerlendiren TÜİK, yalnızca dar tanımı “işsizlik oranı” olarak sunarak işsizliği olduğundan düşük göstermeye çalışıyor. DİSK-AR’ın hesaplamasına göre geniş tanımlı işsiz sayısı ise 12 milyon 608 bin oldu.

  17. DDK Başkanı Tanrıkulu, Borsa İstanbul'daki görevlerinden ayrıldı

    Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın fon skandalıyla ilgili Devlet Denetleme Kurulu'nu görevlendirmesinin ardından DDK Başkanı Salih Tanrıkulu, Borsa İstanbul'daki yönetim kurulu başkanvekilliği ve denetim komitesi başkanlığı görevlerinden ayrıldı. Tanrıkulu'nun adı kurumun internet sitesindeki listelerden de kaldırıldı.

  18. AKP'li Zeybekci'nin şirketlerinin parası da Tera fonunda kalmış

    Eski Ekonomi Bakanı Nihat Zeybekci'nin ortağı olduğu dört şirketin parası, 17 Eylül'de tasfiye kararı verilen Tera'nın TP2 fonunda kaldı. İsmail Saymaz'a konuşan Zeybekci, kendini 455 bin mağdurdan biri saydı, fona yatırımdan haberi olmadığını söyledi. "Maalesef devletin ihmali var" derken mağduriyetini Erdoğan'a iletmediğini belirtti.

  19. Dubai - Tel Aviv uçağında kaçırılma kodu verildi

    İsrail'de yayın yapan Kanal 12'nin haberine göre, Dubai'den Tel Aviv'e giden yolcu uçağı, uçak kaçırılmasını ifade eden "7500" kodunu yayınladı. Kodun yayınlanması sonrasında, İsrail Hava Kuvvetleri'ne ait savaş uçaklarının yolcu uçağına doğru havalandığı bildirilirdi. Ürdün üzerinde bir süre tur atan ve içerisinde yaklaşık 100 İsrail vatandaşının bulunduğu belirtilen uçak, daha sonra Suudi Arabistan yönüne yönlendirildi.

  20. MEB’den istismarcı Ensar Vakfı’yla iş birliği

    MEB, Ensar Vakfı’nın düzenleyeceği “Sana Emanet Online Bilgi Yarışması”nı ortaokul ve liselere resmi yazıyla duyurdu. Cumhuriyet’ten Ufuk Sepetci’nin haberine göre, yarışmada öğrencilere umre ve teknoloji ödülleri verilecek. Dereceye giren kişilerin öğretmenleri ve okul müdürlerine ise 20 bin TL’ye kadar nakit ödül ödenecek. Ensar Vakfı, Karaman’da 45 çocuğun cinsel istismara maruz bırakıldığı olayla gündeme gelmişti.

  21. AYM, yoksulluk nafakasından "süresiz" ifadesini kaldırdı

    Anayasa Mahkemesi, Türk Medeni Kanunu’nun yoksulluk nafakasını düzenleyen 175. maddesindeki “süresiz olarak” ibaresini iptal etti. Karar, 30 Haziran 2027’de yürürlüğe girecek. Nafakanın süresine ilişkin yeni bir düzenlemenin önümüzdeki dönemde TBMM gündemine gelmesi bekleniyor.

✓