Türkiye ekonomisinde sanayisizleşme eğilimi derinleşiyor. İmalat sanayisinde faaliyetler 31 aydır kesintisiz daralma eğiliminde devam ederken üretimdeki gerileme istihdam kaybıyla birlikte ilerliyor. Bunun en büyük sebebi ise plansızlık ve özel sektöre bağımlılık.
İmalat sanayindeki satın alma yöneticileri ile yapılan anketlere dayanan PMI (Satın Alma Yöneticileri Endeksi) de düşüşü doğruladı.
Sanayide daralma işaretleri
İstanbul Sanayi Odası (İSO) Türkiye İmalat PMI anketinin Ekim 2026 dönemi sonuçlarına göre, eylülde 47,9 olan manşet PMI ekimde 47,3'e geriledi. Endekste eşik değer olan 50 seviyesinde. Bu değerin altındaki rakamlar sektörde kötüleşmeye işaret ediyor.
Faaliyet koşullarında aylık bazda belirgin bozulmaya işaret eden endeksteki bozulma 31. ayına ulaşmış durumda.
Türkiye'de sanayi üretiminin de düşmeye devam ettiği görülüyor. TÜİK verilerine göre Ağustos 2026'da takvim etkisinden arındırılmış sanayi üretimi yıllık bazda yüzde 1,9, aylık bazda ise yüzde 1,0 azaldı ve yıllık düşüş dördüncü ayına girdi. Sanayinin lokomotifi olan imalat sanayisinde yıllık küçülme yüzde 2,5'i buldu.
Öte yandan sanayideki sert düşüş istihdama da yansıyor. TÜİK'in 2026 ikinci çeyrek verilerine göre, mevsim etkisinden arındırılmış istihdam edilenlerin sayısı bir önceki çeyreğe göre sanayi sektöründe 121 bin kişi azaldı.
Verilere göre sanayi sektöründe 6 milyon 392 bin kişi istihdam ediliyor. Bu rakam 3 yıl öncesine göre 500 bin kişilik azalış anlamına geliyor. İmalat sanayide ise bu düşüş 360 bin civarında.
Normal şartlarda gelişmekte olan ülkeler büyüme sürecinde sanayi payını ve üretimini artırır. Ancak son yıllarda Türkiye'de ters bir eğilim söz konusu.
Türkiye'de sanayisizleşmenin sebepleri
Peki neden böyle oluyor?
Bazı iktisatçılar buna erken sanayisizleşme diyor. Bunun sebepleri arasında Türkiye'deki kapitalist gelişimin kronik sorunları ve son yıllarda uygulanan makroekonomik politikalar yatıyor.
Bunun en büyük sebebi kuşkusuz Türkiye'deki özel sektöre ve ithalata bağımlı üretim yapısı.
Yüksek faizler ve ticari kredi maliyetlerinin artması nedeniyle patronlar üretim yerine gayrimenkul ve para piyasası araçlarında nakitlerini değerlendirmeyi tercih ediyor.
Ayrıca patronlar kendilerince pahalı bulduğu işçilik, enerji ve lojistik maliyetler nedeniyle üretimden çekilmeyi tercih ediyor.
Diğer taraftan kârlılık odaklı sistem ve ekonomideki plansızlık nedeniyle yatırımlar maliyetli görülen sanayi yerine inşaat, ticaret, turizm ve finans gibi daha hızlı kâr edilebilecek sektörlere kayıyor.