ABD dolarının küresel ekonomideki hâkimiyeti, ülkenin yalnızca ekonomik büyüklüğüne değil, dünya çapında sermayeyi kendisine çekme gücüne de dayanıyor.
Yıllardan bu yana dolar, ABD'nin ekonomik ve siyasi nüfuzunu sürdürmesinin başlıca araçlarından biri oldu. Ancak son yıllarda doların gücü günden güne azalıyor.
Reuters’ın analizine göre, Güvenli liman olarak görülen ABD doları, yapay zeka sektöründeki olası bir sarsıntı nedeniyle bu konumunu kaybedebilir.
Analize göre yapay zeka sektöründeki büyüme beklentileri dünyanın dört bir yanından yatırımcıları ABD piyasalarına çekiyor. Yabancı sermaye akışı, ABD ekonomisinin güçlü büyümesini sürdüreceği beklentisini beslerken dolara da destek sağlıyor. Ancak ülkeye giren sermayenin önemli bir bölümü uzun vadeli yatırımlardan ziyade hisse senetleri ve tahvillere yöneliyor.
Bu durum, dolar açısından önemli bir risk oluşturuyor. Piyasalardaki beklentilerin değişmesi halinde söz konusu yatırımlar hızla ABD’den çıkarak başka ülkelere yönelebiliyor.
Nitekim yapay zeka şirketlerinin yüksek piyasa değerlerine ilişkin şüpheler artmaya başladığında bazı yatırımcılar dolardan uzaklaşarak Japon yeni ve İsviçre frangına yöneldi.
Diğer yandan, dolar hakimiyetinin geleceğine dair tartışma uzun bir sürece dayanıyor.
Wall Street analistleri, dolardaki hegemonya sorgulanmasının Trump iktidarı ile paralel olduğunu belirtse de, bu durum Çin'in ve Hindistan'ın yükselişi, Güney Amerika'daki arayışlar ve dünyadaki politik dengelerle birlikte anlam kazanıyor.
Doların ağırlığı azaldı
JPMorgan'a göre, ABD Doları'nın küresel ekonomideki egemenliği ciddi bir güven ve itibar kaybı yaşayarak sarsılıyor. Ancak piyasaları tamamen devralabilecek güçte tek bir alternatif para birimi henüz bulunmadığı için bu çöküş kısa vadeli bir yok oluştan ziyade, zamana yayılan "kademeli bir zayıflama" (de-dolarizasyon) süreci olarak ilerliyor.
Doların 2001 yılında yüzde 72 olan küresel rezerv payı, bu zirveden yüzde 56 bandına geriledi. Buradaki ortaya çıkan yaklaşık yüzde 15-16'lık kaybın tamamı sanılanın aksine Euro veya Çin Yuanı gibi büyük rakiplere gitmedi.
Pay, diğer para birimlerine ve fiziki altına kaydı. Diğer yandan Çin Yuanı da bu dönemde sıfırdan başlayıp yaklaşık yüzde 2'lik bir pay kaptı ancak doların yerini alabilecek bir sıçrama yapamadı.
Doların geleceği...
Nihayetinde, doların karşı karşıya olduğu riskler, yapay zeka sektöründeki olası bir düzeltmeyle sınırlı değil. Yani, yapay zeka desteğinin kalıcılığı, ABD'nin küresel sermayeyi kendisine çekme gücü ile ilişkili.
Küresel rezervlerdeki payının gerilemesi ve ülkelerin alternatif para birimlerine yönelme arayışları ise doların uluslararası para sistemindeki ağırlığının uzun vadede aşınabileceğine işaret ediyor.