Arama

Site İçi Arama

Doğrudan arama yapın Aranıyor... Detaylı Arama
Sonuçlar aranıyor...
Kategorilere Göz Atın
© ideo. Anlatılan senin hikayendir

Köşe Yazısı

AKP bir siyasi parti mi? | Okan İrtem

16:23 5 dk okuma

Kamu kurumlarının ve idari aygıtın işlevsizleştiği, basit idari kararların bile hızlıca alınamadığı sözümona merkezi bir AKP rejimindeyiz.

Kağıt üzerinde, AKP’nin resmi hüviyeti kabul görüyor. Bir başkanı, il başkanları ve kurulları var; belli zamanlarda parti kongrelerini icra ediyor. İl ve ilçe örgütleri de muhtemeldir ki, kiralarını ödüyorlar. Hatta AKP’nin bir tüzüğü dahi var; görenler mevcut. Hazine de AKP’nin bu resmi statüsüne inanıyor olmalı ki, AKP’ye hazine yardımında bulunuyor. Peki, AKP’nin resmi kurumlar nezdindeki evraklarından bağımsız olarak şu sorunun bir yanıtı var mı: AKP bir siyasi parti mi?

Egemenler nezdinde bu sorunun bir anlamı var: AKP alelade bir parti gibi iktidara gelip gitmek için değil, iktidarda tutulmak için kuruldu. DYP, Refah ya da ANAP türünden diğer sağ partiler gibi, iktidarı kaybettiğinde muhalefette kalarak siyasi parti niteliğini sürdürecek bir yapı olarak kurulmadı. AKP Türkiye’nin çağdaşlaşma sürecini ve çağdaş kurumlarını ortadan kaldırmayı hedefleyen bir “proje” bağlamında vücuda getirildi. İşlevini ancak iktidara geldiği ve iktidardan gitmediği, orada kalmayı sürdürdüğü takdirde gösterebilirdi. Öyle de oldu.

AKP’nin ortakları

Tepede kurulmuştu. Daha yolun başında, yurt içi ve yurt dışından önemli isimlerin desteğini almıştı. Örneğin 1999 yılında Erdoğan dikkate alınıyor ve TÜSİAD patronlarıyla toplantılara katılıyordu. 26 Ekim günü “elit sermayedar” Bülent Eczacıbaşı’nın evinde verilen yemekte TÜSİAD’ın önemli isimleri Erdoğan ile bir araya gelmişlerdi. Erdoğan’ın Bülent Eczacıbaşı’ndan görüşme talebi sonrasında, talep TÜSİAD Onursal Başkanı Feyyaz Berker’e iletilmiş ve ardından Eczacıbaşı Erdoğan’a davet göndermişti. Yemeğin katılımcıları Erdoğan dışında Feyyaz Berker, Tuncay Özilhan, Korkmaz İlkorur, Erdoğan Gönül, Can Paker ve Cüneyt Zapsu idi. Erdoğan, kendi deyişiyle bu sıralarda “zengin sofralarına” kabul edilmiş ve AKP’nin kuruluş çalışmalarını görüşmüştü.

Ama TÜSİAD Erdoğan’dan sadece AKP’nin kuruluşu esnasında değil, cezaevinde olduğu dönemde de desteğini esirgememişti. Erdoğan’ın cezaevi ziyaretçileri arasında TÜSİAD’ın en büyük grubu Koç ailesinin mensupları da yer alıyordu. Bununla birlikte, Koç’un Erdoğan’a desteği bundan ibaret değildi. Erdoğan 2002 yılı Ocak ayında Washington’da Richard Perle ile toplantı yapıp Amerikan think-tank kuruluşları ile görüşürken, Mustafa Koç da aynı düşünce kuruluşları ile Erdoğan öncesinde görüşmeler düzenliyordu. Muhtemeldir ki, Erdoğan’ın Washington’daki PR çalışmalarını üstlenmişti. 2002 seçimleri sonrasında Sakıp Sabancı da, Erdoğan’a verilen desteğin meyvalarını verdiğini görerek, yaptıkları seçimi kameralar karşısında, “koalisyonlar dönemi nihayet bitti” nidalarıyla kutlamıştı.

Erdoğan çok erken bir tarihte Amerikan tarafının da dikkatini çekmişti. Erdoğan’ı iktidara hazırlamaya o tarihlerde başladıklarını söylemekte sakınca bulunmuyor. Henüz belediye başkanı iken, 15 Ekim 1996’da belediye başkanlığındaki makamında Amerika’nın önemli isimlerinden Morton Abromowitz’i ağırlıyordu. Çabuk kaynaşmışlardı. 90’ların başında Ankara Büyükelçiliği de yapan Abromowitz, AKP’nin kuruluşunu kaleme alan Nasuhi Güngör’e göre, İsrail çıkarlarına ve istihbarat servislerine güçlü bağlılığı nedeniyle Mısır, Pakistan ve Malezya tarafından büyükelçiliği reddedilmiş bir isimdi. İstanbul Belediye Başkanlığı sırasında Erdoğan’ı gözüne kestiriyordu.

2002 seçimleri öncesinde Erdoğan’ın temas kurduğu bir diğer önemli isim, Jewish Institute for National Security of America elinden ödül almış, 28 Şubat’ın önemli generali Çevik Bir’di. Bu, 28 Şubat döneminin etkilerinin hala hissedildiği sırada yapılmış önemli bir görüşmedir. Çevik Bir cezaevinden çıkan Erdoğan ile samimi bir havada konuşuyor ve ona tavsiyelerde bulunuyordu. Görüşme iki ismin de ABD’de Jewish Committe’nin konuğu olduğu sırada gerçekleşmişti. Erdoğan, Çevik Bir’e askerlerin kuruluş aşamasında bulunan AKP’ye karşı tavrını sormuş ve Bir’den “sizin geçmişinize değil, bugün ne yapacağınıza bakarlar” yanıtını almıştı. Nitekim kısa süre sonra, 2002 seçimleri sırasında AKP ve Erdoğan, seçimleri Amerika’da karşılayan Genelkurmay Başkanı Hilmi Özkök’ten ordu içinden aradıkları desteği buluyorlardı.

200 yıllık savaş

İktidara getirilmek üzere hazırlanmış bir ekipti ve iktidara getirilmişlerdi. İktidarda kaldıkları süre boyunca da devlet örgütü içerisinde, başka herhangi bir partinin olağan idaresi altında yapılamayacak bir dönüşümü gerçekleştirdiler. Batı yanlısı bir araştırmacının, Lilia Şevtsova’nın Boris Yeltsin için kullandığı ifade ile “o doğası itibariyle bir yok ediciydi”. Yeltsin SSCB sosyalizminin tüm kazanımlarını yok ederken, Erdoğan Türkiye’nin 200 yıllık modernizm döneminin tüm kurum ve kazanımlarını ortadan kaldırmayı hedefliyordu. Kamu kurumları Ergenekon ve benzeri diğer operasyonlarla adeta AKP’nin kendi organları haline getirildiler. Kuvvetler ayrılığı tasfiye edilirken, organizasyon şeması gereği hükümet erkinden ayrı örgütlenmesi gereken devlet bürokrasisi yaklaşık on beş yılı bulan çekişmeli bir sürecin ardından bizzat o AKP’nin kendisine dönüştüler.

Cumhuriyet mitinglerinin yapıldığı dönem başlangıç noktası olarak alınırsa, 2007-2008 yılları bu dönüşüm sürecinin miladı olarak kabul edilebilir. Tarihin hızlandığı bir zamandır. Bu iki yıllık sürecin içinde mitinglerin yanı sıra Ergenekon operasyonları ve Anayasa Mahkemesi’nde görülen AKP’yi kapatma davası da yer alıyordu. Anayasanın muhafızı Anayasa Mahkemesi AKP’yi laiklik karşıtı fiillerin odağı ilan ettiği halde, AKP’ye gereken müeyyideyi uygulamaktan imtina etmişti. Böylelikle Anayasa, kendisini korumakla yükümlü olan organ tarafından, Anayasal düzen karşıtlığı tespit edilen hükümet partisi AKP’nin taarruzuna açık bırakılıyordu. Sonucunun kuvvetler ayrılığının ve dolayısıyla Anayasallığın ortadan kaldırılması olması şaşırtıcı değildir.

‘AKP Devleti’nin çöküşü

2007-2008 miladı ile birlikte AKP’nin “devletleştiği” süreç artık başlamıştı; buna uygun olarak tüm bir devlet erki de aşama aşama AKP’ye açılıyordu. Bu sürecin doruk noktası 15 Temmuz’dan sonra ilan edilen büyük olağanüstü hal dönemi oldu. Bu dönemde AKP denetimsiz bir biçimde kendisine kamuda yeni kadro pozisyonları yaratabildi. Ordudan yargıya dek tüm bir devlet organizasyonu bu sırada baştan aşağı elden geçirilmiş ve ayıklanmıştı. Sıradan bir memurun dahi AKP’ye sadakat çerçevesinde işe alındığı ve atandığı bir dönemdir. Böylelikle bu süreç, bir tek parti idaresine dönüşen AKP’nin “devletle özdeşleşmesi” ile sona erecekti.

Artık AKP kamunun tüm birimlerine girmiş bulunuyor. Ancak bu tek parti iktidarı bir çözülme eğlimi içinde. Deprem bunu büyük bir netlikle gösterdi. Kamu kurumlarının ve idari aygıtın işlevsizleştiği, basit idari kararların bile hızlıca alınamadığı sözümona merkezi bir AKP rejimindeyiz. Bunun yeni bir durum olduğu kabul edilmelidir. Devlet AKP’lileşirken deprem ve ağır ekonomik kriz nedeniyle zemin bu tek parti rejiminin altından birden çekildi. Şimdi kamu düzeni yukarıdan aşağıya sallanıyor. Soldan sağa tüm muhalefet partilerinin bu zaafiyet anında çizgi dışı bir yönelimi engellemek üzere ittifaklara doğru bir mıknatısla çekilircesine çekilmelerinin nedeni, AKP’yle özdeşleşmiş bu yeni tip “kamu düzenin” kontrolsüz biçimde yıkılması ihtimalinin yarattığı tehlike. AKP’nin yarattığı korkunç tahribat nedeniyle “düzenin” tekrar sağlanması ve korunabilmesine yönelik büyük bir arzu söz konusu. Kamu idaresi ve düzeninin ellerine aldıklarında çökmesi ihtimali tüm partileri endişeye sevk ediyor. Soldan sağa tüm partilerin ancak katıldıkları “koalisyonlar” ile kendilerini güvende hissettikleri bir ara dönemdeyiz. Öyleyse, kurulan çeşitli ittifaklara destek veren hiçbir partinin tek başına iktidar sorumluluğu üstlenmek istemediği ve aynı zamanda kapıdaki büyük ekonomik krizle ya da “AKP bürokrasisi” ile tek başına baş etmek de istemediği; düzeni yıkabilecek bir siyasi çıkışı ise önleme konusunda uzlaştıkları bir durumdayız. Enkazı kaldırmaya cesaret edenin ayağa kalkacağı bir döneme giriyoruz.

Okan İrtem

Kısa Kısa

  1. İzmir'de fabrikada patlama: İşçiler yaralandı

    İzmir'in Torbalı ilçesinde İki-El Metal fabrikasında meydana gelen patlamada 7 işçi yaralandı. Olayda 3'ü ağır 7 işçi yaralandı. Yaralılar, ambulanslarla çeşitli hastanelere kaldırıldı.

  2. Can Atalay 24 saatlik açlık grevine başladı

    Anayasa Mahkemesi kararlarına rağmen tutukluluğu devam eden seçilmiş Hatay Milletvekili Can Atalay, TBMM’nin yeni yasama yılının başladığı 1 Ekim’de 24 saatlik açlık grevi kararı aldı. Türkiye İşçi Partisi Hatay Milletvekili Atalay'ın X hesabı üzerinden paylaşılan mesajda karar, "Hatay halkı beni, kendisi adına söz söylemem ve hesap sormam için seçti. O görevden vazgeçmeyeceğim. Artık bıçak kemiğe dayanmıştır" ifadeleriyle duyuruldu.

  3. Fon skandalında iade bilmecesi

    Gazeteci İsmail Saymaz, Fatma Betül Sayan Kaya'nın hisselerden kazandığı 2,2 milyar lirayı iade etmediği iddia ediliyor. Gazeteci İsmail Saymaz katıldığı televizyon yayınında iade iddiasının doğru olmasını ileri sürdü. Dün de Nagehan Alçı benzer bir iddiada bulunmuştu. Ekonomim'in iddiasına göre Kaya ve eşi, söz konusu tutarı Hazine ve Maliye Bakanlığı tarafından bildirilen banka hesabına aktarmıştı.

  4. Tera Portföy yöneticileri hakkında tutuklama kararı

    İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen 'fon soruşturması' kapsamında dün adliyeye sevk edilen Tera Portföy Yönetim Kurulu Başkanı Erdin Özel ve Tera Portföy CEO'su Emir Münir Sarpyener hakkında tutuklama kararı verildi.

  5. Vahap Seçer gözaltına alındı

    Mersin Büyükşehir Belediye Başkanı Vahap Seçer dahil 59 kişi gözaltına alındı. Gözaltına alınanlar arasında aynı zamanda Vahap Seçer'in yanı sıra Vahap Seçer'in yanı sıra Yenişehir Belediye Başkanı Abdullah Özyiğit ve Mezitli Belediye Başkanı Ahmet Serkan Tuncer de bulunuyor.

  6. Akaryakıta zam geldi

    ÖTV artışı nedeniyle benzinin satış fiyatına 4,20, motorine ise 3,70 lira zam geldi. Resmi Gazete'de yayınlanan karara göre, eşel mobil sisteminin sona ermesiyle başlayan yeni dönemde benzindeki ÖTV artışı kasım ve aralık aylarında da kademeli olarak uygulanacak. Böylece benzinde eşel mobil öncesine dönüş nedeniyle beklenen 12,47 liralık fiyat artışı, ÖTV'nin tek seferde değil, kademeli olarak geri getirilmesiyle engellenmiş oldu. LPG'de ise eşel mobil öncesi sisteme dönüldü.

  7. Fon vurgunu: AKP Genel Başkan Yardımcısı Hayat Yazıcı’nın oğlunun malvarlığına konulan tedbir kararı kaldırıldı

    Fon soruşturması kapsamında yönelik kapsamında, eski ticaret bakanı ve AKP Siyasi ve Hukuki İşlerden Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı Hayati Yazıcı’nın oğlu Mustafa Yazıcı’nın tüm mal varlığına hakkında verilen tedbir kararı saatler içinde kaldırıldı. İfadesi alınan Mustafa Yazıcı hakkında, yurt dışına çıkış yasağı şeklinde adli kontrol kararı verildi.

Önceki gün

  1. Fon so­ruş­tur­ma­sın­da AKP'li eski bakan Hayati Yazıcı’nın oğlunun mal varlığına tedbir konuldu

    Fon vurgununa yönelik İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı Terörizmin Finansmanı ve Aklama Suçları Soruşturma Bürosu tarafından yürütülen soruşturma kapsamında, eski ticaret bakanı ve AKP Siyasi ve Hukuki İşlerden Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı Hayati Yazıcı’nın oğlu Mustafa Yazıcı’nın tüm mal varlığına tedbir konuldu.

  2. İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Cemil Tugay, Beştepe’de Cumhurbaşkanı Erdoğan ile görüştü

    Tugay, görüşmenin ardından sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda Erdoğan’a kendisini Beştepe’de kabul ettiği için teşekkür ederken, kente ilişkin projeleri “arz ettiklerini” belirtti. Cemil Tugay, geçtiğimiz aylarda CHP’den istifa etmişti. Tugay’ın Beştepe ziyareti, bir süredir medyada yer alan AKP’ye geçeceğine yönelik iddiaların ardından geldi.

  3. Eylül ayı Milli Güvenlik Kurulu toplantısı sona erdi: Çerçeve Yasa uygulanmaya başlamadı

    Cumhurbaşkanı başkanlığında gerçekleştirilen Milli Güvenlik Kurulu (MGK) toplantısı sonrasında İletişim Başkanlığı tarafından sekiz maddelik bir bildiri yayınlandı. ⁠Bildiride tehdit ve tehlikeler arasında, PKK, KCK ve PYD de yer aldı. Böylece iktidarın "Terörsüz Türkiye" olarak adlandırdığı süreç kapsamında yakın zamanda meclisten geçirilen "Çerçeve Yasa"'nın uygulama aşaması, bir süredir çeşitli kaynaklarca dile getirildiği üzere, ileri bir tarihe kaldı.

  4. Fon vurgunu so­ruş­tur­ma­sın­da yeni gelişme: 5 şirket için TMSF kararı

    Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu (BDDK), fon soruşturması kapsamında Destek Yatırım Bankası, Hedef Yatırım Bankası ve Tera Yatırım Bankası’nın nitelikli paylarına ilişkin temettü dışındaki ortaklık haklarının Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu (TMSF) tarafından kullanılmasına karar verdi. BDDK ayrıca Destek Faktoring ve Tera Finans Faktoring’e pay devri işlemlerinin tamamlanması için altı ay süre tanıdı.

  5. İngiltere Başbakanı Burnham: İngiltere için seçenekler arasında AB’ye yeniden katılmak da var

    İngiltere Başbakanı Andy Burnham, BBC’ye verdiği demeçte mevcut Brexit anlaşmasının “faydadan çok zarar” getirdiğini belirterek, Avrupa ile ilişkileri düzeltmek için neler yapılabileceğini değerlendirmek istediğini söyledi. Burnham İngiltere'nin Avrupa ile uzun vadeli ilişkilerini yeniden şekillendirmek amacıyla hükümetin değerlendirebileceği seçenekler arasında Avrupa Birliği’ne yeniden katılmanın da bulunduğunu ifade etti.

  6. Rusya: S-400 sistemlerinin Türkiye’den çıkarılması için Ankara ile görüşüyoruz

    Kremlin, Türkiye’nin Rusya’dan satın aldığı S-400 hava savunma sistemlerinin başka bir ülkeye konuşlandırılması konusunda Ankara ile temasların sürdüğünü açıkladı. Açıklama, Rusya Dışişleri Bakanı Sergey Lavrov’un geçtiğimiz cumartesi günü S-400’lerin başka bir ülkeye devredilebileceğine ilişkin sözlerinin ardından geldi.

  7. CHP’de ihraçlar devam ediyor

    Mutlak butlan kararıyla CHP’nin başına geçen Kılıçdaroğlu yönetimi, partiden ihraç kararları almaya devam ediyor. Son olarak Kadıköy Belediye Başkanı Mesut Kösedağ, Sarıyer Belediye Başkanı Oktay Aksu ve Sancaktepe Belediye Başkanı Alper Yeğin, kesin ihraç talebiyle disipline sevk edildi.

  8. T24'e erişim engeli

    T24'ün internet haber portalı ve sosyal medya hesapları hakkında kapatma kararı verildi. Karar kapsamında T24'ün son 1 yıl içerisinde 118 LGBT propagandası niteliği taşıyan içerik ürettiği ileri sürüldü. 1. Sulh Ceza Hakimliği tarafından alınan karar uygulanmak üzere Siber Güvenlik Başkanlığı'na gönderildi.

  9. Fon so­ruş­tur­ma­sın­da yeni dalga: 34 kişiye gözaltı

    İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığının yürüttüğü fon soruşturmasında 5'inci dalga operasyonda 34 şüpheli için gözaltı kararı verildi. Bakan Akın Gürlek'in açıklamasına göre şüpheli sayısı 217'ye ulaştı; 56 kişi tutuklandı, 88 kişiye adli kontrol uygulandı. 26 hissedeki manipülatif işlemler de inceleniyor.

  10. Sakarya'da çok sayıda bölge sular altında

    Sakarya’da dünden bu yana etkili olan sağanak yağışların ardından birçok bölgede sel ve su baskınları yaşandı. Karasu ve Darıçayırı'nda Sakarya Nehri ve bölgedeki derelerin taşmasıyla su seviyesi yer yer 1 ila 2 metreye ulaştı. Yaklaşık 60 hanenin etkilendiği bölgede mahsur kalanlar oldu. Ferizli ve Kaynarca'da sokaklar adeta göle dönerken, araçlar tamamen suya gömülürken Erenler'de çok sayıda evi su bastı.

  11. Suriye'de haremlik selamlık düğün kararı: Kadın salonlarına damatlar giremeyecek

    T24'ten Namık Durukan'ın haberine göre, Şam kırsalındaki Sergaya Belde Meclisi 27 Eylül'de kadınlara ayrılan düğün salonlarına damatların girişini yasakladı. Douma Şehir Meclisi de benzer bir karar aldı. Kararlara uymayanlar hakkında yasal işlem uygulanacak.

  12. Fatma Betül Sayan Kaya’nın adı AKP’nin internet sitesinden kaldırıldı

    Fon soruşturması kapsamında gündeme gelen iddiaların ardından AKP’deki görevlerinden ayrılan eski Aile ve Sosyal Politikalar Bakanı Fatma Betül Sayan Kaya’nın adı ve özgeçmişi partinin internet sitesinden kaldırıldı. Kaya’nın MKYK WhatsApp grubundan da çıkarıldığı iddia edildi.

  13. Bilal Erdoğan: "Türkiye belki en normal dönemini yaşıyor"

    AKP'li Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın oğlu Bilal Erdoğan, Konya'da imam hatip öğrencilerine seslendi. İmam hatipleri "normalleşmenin" teminatı ilan eden Erdoğan, dindar muhafazakârlığı "milletin vasatı" olarak tanımladı. İlim Yayma Vakfı Mütevelli Heyeti Başkanı sıfatıyla Konya Anadolu İmam Hatip Lisesi'nde konuşan Erdoğan, "Bu millet galebe çaldı ve bugün hamdolsun Türkiye belki en normal, sosyal olarak kültürel olarak dönemini yaşıyor" dedi

  14. Eski SPK Başkanı ifadeye çağrıldı

    Eski Sermaye Piyasası Kurulu (SPK) Başkanı İbrahim Ömer Gönül, İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı Aklama Suçları Soruşturma Bürosu tarafından yürütülen soruşturma kapsamında şüpheli sıfatıyla bugün savcılığa ifade verecek. Gönül'ün ifadesi, başsavcılığın sermaye piyasasında gerçekleştirilen işlemlere ilişkin yürüttüğü soruşturma kapsamında alınacak.

  15. Kaçırılma alarmının nedeni pilot kavgası çıktı

    İsrail Başbakanlığı, Dubai-Tel Aviv seferini yapan Flydubai uçağında kaçırma olmadığını, acil durumun pilotlar arasında yaşanan kavga nedeniyle ortaya çıktığını açıkladı. Uçak, Ürdün hava sahasında “7500” kaçırılma kodu vermesinin ardından Suudi Arabistan’a yönlendirilmiş, İsrail savaş uçaklarını havalandırmıştı. Olayla ilgili soruşturma sürüyor.

  16. TÜİK verilerine göre “gerçek işsizlik” yüzde 31'e yükseldi

    TÜİK’in “atıl işgücü” olarak tanımladığı geniş işsizlik oranı ağustosta yüzde 31’e yükseldi. İşsiz sayısı ise 2 milyon 740 bin olarak açıklandı. İş aramaktan vazgeçenleri ve eksik çalışanları ayrı kategorilerde değerlendiren TÜİK, yalnızca dar tanımı “işsizlik oranı” olarak sunarak işsizliği olduğundan düşük göstermeye çalışıyor. DİSK-AR’ın hesaplamasına göre geniş tanımlı işsiz sayısı ise 12 milyon 608 bin oldu.

  17. DDK Başkanı Tanrıkulu, Borsa İstanbul'daki görevlerinden ayrıldı

    Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın fon skandalıyla ilgili Devlet Denetleme Kurulu'nu görevlendirmesinin ardından DDK Başkanı Salih Tanrıkulu, Borsa İstanbul'daki yönetim kurulu başkanvekilliği ve denetim komitesi başkanlığı görevlerinden ayrıldı. Tanrıkulu'nun adı kurumun internet sitesindeki listelerden de kaldırıldı.

  18. AKP'li Zeybekci'nin şirketlerinin parası da Tera fonunda kalmış

    Eski Ekonomi Bakanı Nihat Zeybekci'nin ortağı olduğu dört şirketin parası, 17 Eylül'de tasfiye kararı verilen Tera'nın TP2 fonunda kaldı. İsmail Saymaz'a konuşan Zeybekci, kendini 455 bin mağdurdan biri saydı, fona yatırımdan haberi olmadığını söyledi. "Maalesef devletin ihmali var" derken mağduriyetini Erdoğan'a iletmediğini belirtti.

  19. Dubai - Tel Aviv uçağında kaçırılma kodu verildi

    İsrail'de yayın yapan Kanal 12'nin haberine göre, Dubai'den Tel Aviv'e giden yolcu uçağı, uçak kaçırılmasını ifade eden "7500" kodunu yayınladı. Kodun yayınlanması sonrasında, İsrail Hava Kuvvetleri'ne ait savaş uçaklarının yolcu uçağına doğru havalandığı bildirilirdi. Ürdün üzerinde bir süre tur atan ve içerisinde yaklaşık 100 İsrail vatandaşının bulunduğu belirtilen uçak, daha sonra Suudi Arabistan yönüne yönlendirildi.

  20. MEB’den istismarcı Ensar Vakfı’yla iş birliği

    MEB, Ensar Vakfı’nın düzenleyeceği “Sana Emanet Online Bilgi Yarışması”nı ortaokul ve liselere resmi yazıyla duyurdu. Cumhuriyet’ten Ufuk Sepetci’nin haberine göre, yarışmada öğrencilere umre ve teknoloji ödülleri verilecek. Dereceye giren kişilerin öğretmenleri ve okul müdürlerine ise 20 bin TL’ye kadar nakit ödül ödenecek. Ensar Vakfı, Karaman’da 45 çocuğun cinsel istismara maruz bırakıldığı olayla gündeme gelmişti.

  21. AYM, yoksulluk nafakasından "süresiz" ifadesini kaldırdı

    Anayasa Mahkemesi, Türk Medeni Kanunu’nun yoksulluk nafakasını düzenleyen 175. maddesindeki “süresiz olarak” ibaresini iptal etti. Karar, 30 Haziran 2027’de yürürlüğe girecek. Nafakanın süresine ilişkin yeni bir düzenlemenin önümüzdeki dönemde TBMM gündemine gelmesi bekleniyor.

✓