Köşe Yazısı

“Ölenlerin adını unutma” ya da “kimin bu sokaklar”

15:01 6 dk okuma

Başlıkta şarkı sözüyle şiir buluştu. Biri Hüsnü Arıkan’dan diğeri Cengiz Bektaş’tan. Birinde vefa vardır, diğerinde kent kültürü. Vefa ile kentin birleştiği noktada aşağıdaki yazının ilk satırları görülmeye başlar.

İlk satırda şunu yazmak gerekir: Ne çok arkadaşımızı kaybettik. Ne isimlerini eksiksiz hatırlamak mümkün ne de artık onların gözlerini arkada bırakmayacak bir hayat kurmak. Eleştiri değil bu, kimse üstüne alınmasın, kendi halinde bir durum tespiti. Durumumuz budur ve bu durum içimizi burkmakta, biraz canımızı acıtmaktadır. Arkadaşlarımızı hatırlatmanın böyle bir yanı var, bencilce ama az biraz acımızı hafifletiyor; az biraz ama.

Eğer vakti zamanında isimlerinin verildiği o sokaklardan bizi çekip almalarına izin vermeseydik, isimlerinin yazılı olduğu sokak tabelalarını göz bebeğimiz gibi koruyabilseydik, değil mi ki zaten öykü başka yazılmış olacaktı. Olmadı ama. Önce bizi oralardan sürdüler, sonra tabelaları değiştirdiler, daha sonra da unutulmalarını beklediler. Evet 12 Eylül yaptı bunu. Sadece örgütsel yenilgiyi tatmamızı değil aynı zamanda unutmamızı, duygusal kopuş yaşamamızı, ölenlerin öldükleriyle kalmasını istediler.

Bu yazı vesilesiyle Ankara sokaklarında yolculuğa çıkacağız. Genç ömürlerinden tereddüt etmeden vaz geçenlerin isimlerini taşıyan sokaklara uğrak vereceğiz. Sadece “aşkla sana”nın şairine bir ayrıcalık tanıyacak, düştüğü yere ismini vereceğimizi, bir gün mutlaka vereceğimizi beyan edeceğiz.

Yazı kent tarihine bir dokunuş olarak kabul edilebilir belki, belki de “kimindir bu sokaklar, alanlar, kentler” sorusuna yanıt olabilir. Hemen yanıtlayalım: Düştüğümüz her sokak bizimdir, ismimizin tabelaya işlendiği her sokak üstümüze zimmetlidir.

İlk uğrağımız Meşrutiyet Caddesi’dir. Ankaralılar bilir. Çankaya yönünden Atatürk Bulvarı’nı takiben Kızılay’a doğru inerken Milli Eğitim Bakanlığı’nın karşısındaki cadde Meşrutiyet’tir. Cadde Selanik, Hatay gibi sokakları geçer, en son Mithatpaşa Caddesi’ni keserek Libya Caddesi’ne ulaşır. İşte Meşrutiyet ile Libya Caddesi’nin kesiştiği köşeye yakın noktada bir arkadaşımız düşüp kalmıştır. İsmi Arkadaş Zekai Özger’dir. Şairdir. Çok genç yaşta olmasına rağmen unutulmaz şiirlere imza atmıştır. O gece, devrimci gençlerin uğrak yerlerinden olan Zafer Çarşısı’ndan çıkmış, hani Gülten Akın’ın “Seyran Destanı”nda anlattığı mahalleye, Seyranbağları’ndaki evine doğru yürürken Meşrutiyet üzerinde fenalaşmıştır. Neden peki? Nedenini “Yurtlarını yiğitçe savunanlara” adadığı “Adak” isimli şiirde anlatmıştır. Ne demişti Adak’ta: “Kaç saat vuruştuk/ kaç yüzyıl saat/ sayımızın azlığına/ düşmanın çokluğuna bakmadan (…) vurdular, kötü vurdular/ ne savaş kuralları/ ne insanlık onuru/ kara tarihlerinin/ iğrenç bir zaferini daha/ gövdemize kazdılar.”

Evet, 24 Ocak 1971’de polis SBF’nin arkasında bulunan öğrenci yurduna baskın yapmak istemiş, öğrenciler barikat kurup polisin yurda girmesini engellemeye çalışmış, nihayetinde direniş kırılmış, devrimci öğrenciler dövülerek gözaltına alınmış, işkenceye uğramış; Zekai Özger’in başına aldığı darbe beyninde hasara yol açmış, sağlığını bir daha toparlayamamıştır. Meşrutiyet Caddesi’nde düşüp kalması bu nedenle olmuş ve 5 Nisan 1973’te hayata veda etmiştir.

Şimdi ahdimiz olmasın mı, Arkadaş Zekai Özger ismini bir sokak tabelasına işlemeye. Olsun.

Girmeyin Meşrutiyet’e, devam edin. Kızılay Meydanı’ndan sola dönün. Gazi Mustafa Kemal Bulvarı’ndasınız. Milli Müdafaa Caddesi’ni geçin, Şehit Adem Yavuz Sokağı’na ulaşın. Evet Adem Yavuz. Gazeteci olarak Kıbrıs’taydı. “Kıbrıs Barış Harekatını” savaş muhabiri olarak izliyordu. Rumlar esir aldı, yaralıydı. O şartlarda ameliyatı yapıldı, durumu ağırlaşınca Türkiye’ye gönderildi. Adana Tıp Fakültesi yoğun bakımında hayata gözlerini yumdu.

Adem Yavuz AİTİA öğrencisiydi, FKF’li/Dev Genç’liydi. Sokaklardan devrimcilerin isimlerini kaldıranlar Adem Yavuz’a dokunmadı. Bilmiyorlar mıydı, akıllarına mı gelmedi yoksa Kıbrıs nedeniyle mi bıraktılar onu öyle bilinmez. Bize düşen oradan her geçişte 68 kuşağından Adem Yavuz’a selam çakmak olsun.

Bu sefer Akay Yokuşu’nun başlangıcına gidin. Sola dönün, Tunus Caddesi’nden ilerleyin. Solda Beykoz Sokak’ı göreceksiniz. İşte o sokağın ismi 1982’de 12 Eylülcüler tarafından değiştirilene kadar Hakan Yurdakuler Sokak’tı. Bugün Beykoz ismini taşıyan sokak Hakan Yurdakuler’den önce Bade Sokak olarak biliniyor. Hatta kayıtlar yanlış değilse sokağa bir ara 12 Mart sonrası öldürülen ilk işçi olan Hüseyin Örek ismi veriliyor. Hüseyin Örek 1974’te Adana’da CHP mitinginden dönerken sokakta faşistler tarafından dövülerek öldürülüyor. Bade Sokak ikiye bölünüp Esat Caddesi ile birleşen kısmına Hüseyin Örek, Tunus Caddesi ile birleşen kısmına Hakan Yurdakuler’in mi ismi veriliyor, kayıtlarda yok. O yılları bilen Ankaralılar hatırlayacaktır, hafızalarda bugünkü Beykoz Sokak “Hakan Yurdakuler Sokağı” olarak nam salmıştır. Hala öyle mi bilmiyorum ama Hakan Yurdakuler Sokağı’nın çapraz karşısında ODTÜ öğrenci servisler kalkardı.

Hakan Yurdakuler SBF öğrencisidir. Öğrenci derneğinin başkanıdır. Okulun olduğu bölgede varlık gösteremeyen faşistler tarafından dışarıdan açılan ateşle öldürülür. Olay duyulunca diğer okullardan Cebeci’ye öğrenci akını olur. Kalabalık Kızılay’a doğru yürüyüşe geçer. Polis grubun önünü Kurtuluş Parkı hizasında keser. Daha ne olduğu anlaşılmadan gençlerin üzerine kurşun yağdırır. Açılan ateşle dokuzu ağır kırk öğrenci yaralanır. Gençlerden ADMMO öğrencisi Burhan Barın ile Gazi Eğitim öğrencisi Eşari Oran hayatını kaybeder. Tarih 8 Nisan 1976’dır.

Hakan biraz uzağa düşmüştür, Kavaklıdere’ye. Burhan ile Eşari’nin isimleri, bugün Mamak İlçe sınırları içinde bulunan iki sokağa verilmiştir. Sokaklar birbirinden bağımsız değildir. Eşari’nin ismini taşıyan Sancak Sokak, Burhan’ın ismini taşıyan Bucak Sokak’la birleşmektedir. Sokaklar ikisinin birbirine omuz vererek düştükleri yere yakındır.

‘Birbirlerini kalplerinde taşıyan çocuklar’ için Yaşar Miraç “Nisan Ağıdı” isimli içli bir şiir yazar. Şiir “biz üç küçük yıldızcıktık/ gökovadan yola çıktık/ bengiyıldızı bulmaya” diye başlar, “biz üç fidan boylu gençtik/zulme zindana dirençtik/ bengisevinç olunmaya/ karanlık katletti bizi/ üçtük bengiletti bizi/ kendisini yok kılmaya” dizeleriyle biter.

Kızılay’dan Maltepe’ye doğru yola çıkalım. Koç Öğrenci Yurdu’nun karşısında bir sokak görürüz. O sokağın ismi Yükseliş’tir. Sokağın sonunda Gazi Mühendislik binası bulunur. Yükseliş ismi nereden icap etmiştir? Şimdi Gazi Mühendislik’in olduğu binada zamanında Yükseliş Mühendislik Mimarlık Yüksek Okulu vardı, okul özeldi. Birleşme, kamulaştırma, isim değişiklikleri derken bugünkü statüsüne ve ismine kavuştu. Hatta sokağın sol tarafında Yükseliş Koleji bulunuyordu. Üniversitenin aksine o aynı isimle varlığını sürdürdü.

İşte bu sokağın ismi zamanında Ovalıoğulları Sokak’tı. Burada bir ailenin yaşadığı acıyla karşı karşıyayız. ADMMA öğrencisi Sami Ovalıoğlu 29 Mart 1976’da okul yolunda faşistler tarafından ateşli silahla öldürüldü. Bu, ailenin yaşadığı ikinci acıydı. Abi Adil Ovalıoğlu 4 Haziran 1972’de içinde bulunduğu grup tarafından öldürülmüştü. Adil Ovalıoğlu “örgüt içi infazın” bilinen ilk kurbanıydı. Cinayet kamuoyunda “bavul/sandık cinayeti” olarak anılıyordu. Garbis Altınoğlu ismiyle anılan grup tarafından gerçekleştirildiği biliniyor. Grup Adil Ovalıoğlu’nu öldürüyor, cesedi parçalayıp bir sandığa ya da bavula koyuyor, polis bavulu taşıyan Banu Ergüder isimli Boğaziçi Üniversitesi öğrencisinin tavırlarından şüpheleniyor ve cinayet açığa çıkıyor.

Biter mi, bitmiyor ne yazık ki. Aynur Sertbudak’ı unutmak ne mümkün. Aynur Sertbudak Ziraat Fakültesi öğrencisiydi. Tarih 10 Aralık 1976’ydı. Aynur birkaç arkadaşıyla okuldan çıktı ve dolmuşa bindi. Pencerenin kenarına oturdu. Katil Aynur’u hedef alarak dışarıdan ateş etti. Gencecik bir çocuk orada can verdi. O yıllarda Dikimevi-Bahçeli ile Çankaya-Aydınlıkevler arasında taksiden bozma dolmuşların çalıştığı hatlar vardı. Hatırladığım, Günaydın gazetesindeki haberde bir de fotoğraf yer alıyordu. Aynur arka sırada cam kenarındaydı, başı yana doğru cama yaslıydı. Katil kapıyı açıp mı ateş etmişti yoksa camın arkasından mı hatırlamıyorum. Ankara Belediyesi okuluna yakın bir sokağa ismini verdi. Şimdi Altındağ Kaftan Sokak’ta Aynur Sertbudak tabelası vardı. Baktım, kısacık bir sokak, ömrü gibi kısacık.

Arkadaşlarımızın isimleri sokaklara Ali Dinçer ya da Vedat Dalokay dönemlerinde verildi. Hangi dönemde olduğunu bilmiyorum, kayıt yok. Lakin 12 Eylül döneminde değiştirildiği biliniyor, 1982’de.

Evet yazı uzadı. Necdet Bulut, Orhan Yavuz, Bedrettin Cömert, İmran Öktem, Bayram Çıtak sokakları vardı Ankara’da; Ergun Ataca Parkı ve Çeşmesi vardı. Belki daha başkaları da olabilir. Hepsini aktarmaya çalışır, hafızalarımızı tazeler, bu vesileyle arkadaşlarımızı yâd edebiliriz.

Uğur Mumcu ya da İlhan Selçuk Ankara’daki sokak ve cadde isimlerinin öylesine verilmediğini, birbirini kesen, birbirine paralel uzayan, birbirine çıkan sokak ve caddelerden hareketle kurtuluş ve kuruluş döneminin hassasiyetlerinin resmedildiğini yazmıştı bir ara. Yukarıda sıralananlar da devrimci hareketin tarihinin ve Ankara’nın arkadaşlarımıza kucak açtığının resmedilmesi yerine geçsin.

Ne diyelim bir gün isimlerini bu ülkenin en güzel yerine altın harflerle yazmak umuduyla…

Bitiş yine şiirle olsun:

“Sevdiğim çiçek adları gibi/ sevdiğim sokak adları gibi/ bütün sevdiklerimin adları gibi/ adınız geliyor aklıma.”

Kısa Kısa

Önceki gün

  1. Takasbank, İşsizlik Sigortası Fonu kaynaklarının kime gittiğini açıklamadı

    Takasbank, İşsizlik Sigortası Fonu’nun aracı kurum üzerinden para piyasasında işlem yapabildiğini doğruladı, ancak fonun kimi finanse edeceğini seçemeyeceğini savundu. Açıklamada hangi aracı kurumun kullanıldığı, Tera bağlantılı kurumlara kaynak aktarılıp aktarılmadığı ve tedbir kararının tarihi yer almadı. Meclis komisyonunda Tera için 9 milyar TL risk dile getirilmişti.

  2. Menzil’den Orhangazi’ye 180 dönümlük yerleşke

    Cumhuriyet'ten Aytunç Ürkmez’in haberine göre, Eğitim-İş Bursa Şubesi, Menzil cemaatinin Orhangazi’de bir bölümü zeytinlik olan yaklaşık 180 dönümlük arazide külliye kurduğunu açıkladı. Şube, arazide iş makinelerinin çalıştığını ve 22 Ekim’de temel atma töreni yapılacağının duyurulduğunu bildirdi. Şube Başkanı Özkan Röna, kamusal alanın tarikatlara bırakılmasını kabul etmediklerini belirterek “Bursa tarikatların değil, Cumhuriyet’in kentidir” dedi.

  3. İBB davasında 7 tutuklu sanığa tahliye

    İBB davasında ara karar açıklandı. Silivri’de görülen davada İstanbul 33. Ağır Ceza Mahkemesi heyeti, yedi tutuklu sanığın tahliyesine, diğer tutuklu sanıkların ise tutukluluk hallerinin devamına karar verdi. Tahliyesine karar verilen isimler Ümit Polat, Nilgün Cendek, Tolga Kılıç, Fatih Temür, Melih Geçek, Aytekin Karaarslan ve Adem Başer oldu. Ancak Melih Geçek, hakkında başka bir dosyadan verilen tutuklama kararı nedeniyle cezaevinde kalmaya devam edecek.

  4. Danıştay, Akbelen’de acele kamulaştırmayı onayladı

    Danıştay 6. Dairesi, Yeniköy-Kemerköy termik santrallarına kömür sağlamak için Akbelen çevresinde 6 köydeki 679 parselin acele kamulaştırılmasına karşı açılan davayı reddetti. Daire, elektrik arz güvenliğini gerekçe gösterdi; bir üye karşı oy kullandı. Köylüler mücadeleyi sürdüreceklerini açıkladı.

  5. Belçika'da öğrenciler sokakta

    Belçika'nın başkenti Brüksel'de yüzlerce genç, eğitim reformlarına ve kesintilerine karşı bir kez daha protesto düzenledi. Merkez İstasyonu'nda yerel saatle 10.00'da toplanan göstericiler, eğitim kesintilerine tepki göstererek antifaşist sloganlar attı. Eyleme bazı öğretmenler ve sendika üyeleri de katıldı.

  6. Diyanet’te fon krizi iddiası: Filistin için ayrılan paralar fonda mı eridi?

    Sözcü Gazetesi'nden Yavuz Alatan’ın haberine göre, yaşanan fon krizi sonrası Diyanet İşleri Başkanı Safi Arpaguş duruma müdahale ederek fonlardan çıkış yapılması talimatını verdi. Ancak bu panik çıkışı, kurumun yatırımından yüzde 48 oranında zarar etmesiyle sonuçlandı.

  7. Fatma Betül Sayan Kaya’nın ablası büyükelçiliğe resmen başladı

    Fon vurgununda yaklaşık 2 milyar TL kazandığı ortaya çıkan ve malvarlığı dondurulduğu öne sürülen eski bakan Fatma Betül Sayan Kaya'nın kız kardeşi Ayşe Hilal Sayan Koytak, büyükelçilik görevine başladı. AKP'li Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın Helsinki’ye büyükelçi tayin ettiği Ayşe Hilal Sayan Koytak, güven mektubunu Finlandiya Cumhurbaşkanı Alexander Stubb’a önceki gün sundu.

  8. Gazze'de tespit edilebilen can kaybı 74 bin 400'e yükseldi

    Gazze'deki Filistin Sağlık Bakanlığından yapılan açıklamada, İsrail'in Ekim 2023'ten bu yana Gazze Şeridi'ne düzenlediği saldırılarda yaşanan can kayıplarına ilişkin son veriler paylaşıldı. Açıklamada, İsrail'in Gazze Şeridi'ne yönelik saldırılarının başlangıcından bu yana toplam can kaybının 74 bin 469'a, yaralı sayısının ise 175 bin 492'ye ulaştığı ifade edildi.

  9. İSKİ'den 'şebekede kanalizasyon suyu' iddialarına yanıt

    İstanbul Büyükşehir Belediyesi bağlı kuruluşu İSKİ kentteki şebeke suyuna kanalizasyon suyu karıştığı yönündeki iddialara ilişkin açıklama yaptı. İSKİ'nin açıklamasında, "İstanbul İl Sağlık Müdürlüğü tarafından kentimizin 39 ilçesindeki farklı noktalardan düzenli olarak su numuneleri alınmakta ve bağımsız denetimler sürdürülmektedir. İstanbul’un içme suyu şebekesine, yürürlükteki mevzuatta belirlenen kalite kriterlerini karşılamayan suyun verilmesi söz konusu değildir" denildi.

  10. MEB duyurdu: Okullarda 'ortak yazılı sınav' dönemi

    Milli Eğitim Bakanlığı (MEB) tüm okullarda "ortak yazılı sınav" sistemine geçti. Yeni sistemle ortaokul ve liselerde hep aynı sınav uygulanacak. Sorular yapay zeka destekli ve açık uçlu olacak.

  11. Erdoğan: "Sağlıkta Türkiye’yi küresel çekim merkezi haline getireceğiz"

    İstanbul Üniversitesi Hastanesi Çapa ve Esenyurt Yerleşkesi Toplu Açılış ve Temel Atma Töreni’nde konuşan Cumhurbaşkanı Recep Tayip Erdoğan, "Sağlıkta Türkiye'yi küresel çekim merkezi haline getireceğiz. Milletimize her anlamda hizmet etmeye çok güçlü şekilde devam edeceğiz" açıklamasında bulundu.

  12. Öcalan'dan yeni 'süreç' açıklaması: “Hukuki güvenceler olmadan demokratik siyaset kalıcılaşmaz"

    Feshedilen PKK'nın lideri Abdullah Öcalan, fesih ve silah bırakma kararını yeni bir dönemin başlangıcı olarak nitelendirirken, kalıcı barış için Kürt kimliğinin, dilinin ve kültürünün güvence altına alınmasını, demokratik siyasetin önündeki engellerin kaldırılmasını ve eşit yurttaşlığın hukuki güvenceye kavuşturulmasını istedi. Öcalan, “Hukuki güvenceler olmadan demokratik siyaset kalıcılaşmaz, barış süreci de başarıya ulaşamaz” dedi.

  13. İstanbul Valisi Gül: Dere yatağındaki yerler yıkılacak

    İstanbul'da yaşanan sel felaketine ilişkin basın mensuplarına açıklamalarda bulunan İstanbul Valisi Davut Gül şu ifadeleri kullandı: "Dere yatağını işgal eden yerler yıkılacak. Bugün ve yarın yağış var. Ama çok büyük beklemiyoruz. Yağış olacak. Toprak yağışa doydu. Bazı yerlerde toprak kayması olabilir. Toprak kayması ve binaların çökme riski var. Binaların çökmesi ile ilgili kendi binasında risk görenleri misafir etmeye hazırız. Birkaç gün şüphesi olan herkesi bekliyoruz."

  14. Ege Üniversitesi'nde gece yarısı 'köpek baskını'

    Ege Üniversitesi Hayvan Hakları Topluluğu'na ait eğitim merkezine Bornova Belediyesi köpekleri toplamak için gece baskını düzenledi. Polis yardımıyla 200'e yakın köpek toplatıldı. Köpeklerin toplatılmasına karşı eğitim merkezinin önünde bir araya gelen öğrencilerle, belediye ekipleri ve polis arasında arbede yaşandı.

  15. Şamil Tayyar: Esenyurt so­ruş­tur­ma­sın­da ‘hatırlı’ biri devreye girdi

    Eski AKP Milletvekili Şamil Tayyar, kayyum yönetimindeki Esenyurt Belediyesi'ne ilişkin soruşturmada tutuklanan Başkan Yardımcısı Yusuf Ulutaş için 'hatırlı biri'nin devreye girerek Recep Tayyip Erdoğan'a ulaştığını açıkladı. Olayı sosyal medya hesabından paylaşan Tayyar, Erdoğan'ın ise “Bu işe karışmayın” dediğini öne sürdü.

  16. İBB davasında bir soruşturma daha

    Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığı, Silivri'deki İstanbul 33. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülen İBB davasının 15-16 Ekim 2026 tarihli duruşmaları sırasında çekildiği anlaşılan görüntülerin sosyal medya hesaplarında paylaşılması üzerine resen soruşturma başlatıldığını açıkladı.

  17. Etimesgut Belediyesi so­ruş­tur­ma­sın­da 7 tutuklama

    Etimesgut Belediyesi'ne yönelik soruşturma kapsamında 7 kişi tutuklandı. Belediye başkan yardımcılarının da aralarında bulunduğu 7 kişi tutuklanırken, 4 şüpheli hakkında ev hapsi kararı alındı.

  18. İran'dan Trump'ın 'bombaların anası' tehdidine yanıt

    İran Savunma Bakan Vekili Tuğgeneral Seyyid Mecid İbnu’r Rıza, ABD Başkanı Donald Trump’ın İran’a karşı “bombaların anası” olarak bilinen GBU-43/B bombasını kullanma ihtimaline ilişkin açıklamasına yanıt verdi. Rıza, "Bombaların isimlerinin ve boyutlarının bir önemi yok. Sizin bombanız, küresel itibarınızda, ABD ekonomisinde ve hatta seçim hesaplarınızda patlayacak. Sizi bugün 'Merhaba efendim' demek zorunda kaldığınız noktaya getiren, hesapları değiştiren füzelerimizin gücüdür" dedi.

  19. AKOM açıkladı: Kuvvetli sağanak İstanbul'u ne zaman terk edecek?

    İstanbul Büyükşehir Belediyesi (İBB) Afet Koordinasyon Merkezi (AKOM), haftalık hava tahmin raporunu paylaştı. Rapora göre, yaklaşık 1 haftadır kent genelinde etkili olan kuvvetli sağanak, yarından itibaren İstanbul'u terk edecek. Hava sıcaklığı ise tekrar 20 derece civarına yükselecek.

  20. Kripto do­lan­dı­rı­cı­lı­ğı: Interpol tarafından aranan ABD'li İstanbul'da yakalandı

    Adalet Bakanı Akın Gürlek, ABD ve Finlandiya’da 1 milyar dolarlık kripto varlık dolandırıcılığı gerçekleştirdiği iddiasıyla hakkında Interpol tarafından kırmızı bülten çıkarıldığı bildirilen ABD vatandaşı Richard James Schueler'in İstanbul’da yakalanarak gözaltına alındığını duyurdu. 'Kripto balinası' olarak bilinen Schueler, Beşiktaş ilçesinde çarşamba sabah saatlerinde yapılan MİT operasyonuyla yakalanmıştı.

  21. SPK'dan Hedef Portföy kararı

    Sermaye Piyasası Kurulu (SPK), Hedef Portföy Yönetimi AŞ'nin kurucusu olduğu yatırım fonlarının tasfiye işlemlerinin başlatılmasına karar verdi. Tasfiye süreci, daha önce üç portföy yönetim şirketinin fonları için belirlenen esaslar çerçevesinde yürütülecek.

  22. İçişleri Bakanlığı’ndan birçok il için sağanak ve fırtına uyarısı

    İçişleri Bakanlığı, Meteoroloji Genel Müdürlüğü'nün son tahminlerine dayanarak, 17 Ekim Cumartesi günü birçok ilde kuvvetli sağanak yağış ve fırtına beklendiğini duyurarak ani sel, su baskını, yıldırım, dolu ve ulaşımda yaşanabilecek aksamalara karşı dikkatli ve tedbirli olunmasını istedi.

  23. SPK'dan 37 kişi hakkında suç duyurusu

    Sermaye Piyasası Kurulu (SPK), iki şirketin hisselerinde gerçekleştirilen işlemler nedeniyle 37 kişi hakkında suç duyurusunda bulunulmasına karar verdi. Kurul, 42 kişi ve şirkete 2 yıl işlem yasağı getirirken 21 kişinin de lisanslarını iptal etti.

  24. İstanbul'da selde kaybolan Ahmet Derin’in kızı: "Babam katledildi, hesabını soracağız"

    İstanbul’da sağanak yağışın ardından Kağıthane Deresi’nden otomobili çıkarılan Ahmet Derin’den haber alınamıyor. Derin’in kızı Arzu Derin, sosyal medya hesabından babasının bulunması için yardım çağrısında bulundu. Derin, "Parçalanmış arabayı bulduk. Umudum kalmadı. Babamı bulun, gidecek bir yerimiz olsun. Babam katledildi. Hesabını soracağız, söz veriyorum babam. Fırtına gelmeden bulun, babamız soğukta kalmasın" ifadelerini kullandı.

  25. Trump, Rusya yaptırımlarını askıya aldı

    ABD Başkanı Donald Trump, Rusya'yı hedef alan yeni yaptırımların askıya alınmasını öngören kararnameyi imzaladı. Beyaz Saray, karara 'ulusal çıkarlar' gerekçesini gösterdi. Kararname, Rusya'ya yönelik yaptırım ve tarife öngören yasanın yürürlüğe girmesine iki gün kala imzalandı.

✓