Köşe Yazısı

“Sünnet değil farzdır Cumhuriyet”

16:19 4 dk okuma

Evet, Can Yücel’in yazdığı gibi “sünnet değil farzdır cumhuriyet”. Yani vazgeçilmezdir. Bir nedenle yerine getirilmezse telafi edilmesi şarttır. Çünkü sonuçları ağırdır. Sünnet ise sıradandır. Yapılmazsa büyük sonuçlar doğurmaz. Bir nedametle işin içinden sıyrılmak mümkündür.

Türkiye, hadi sınırları biraz daraltalım, Türkiye solu Cumhuriyet tartışmasında “farz” ile “sünnet” ikilemini aşamamıştır. Daha doğrusu ne anlama geldiğini henüz idrak edememiştir. Bir başka ifade ile hatları karıştırmakta, kavram kargaşası yaşamakta, dahası Cumhuriyetsiz kalmanın kendisine alan açacağını düşünmektedir. Yanılmaktadır. Biliniyor, geçelim.

Bizi Cumhuriyetsiz bırakma potansiyeli taşıyan ve hatta bu noktada maalesef epey mesafe kat eden güçler ortadadır. Kim bunlar? Ahmet Hakan’ın “gerçek olamayacak kadar iyi” dediği ABD Ankara Büyükelçisi ve Suriye Özel Temsilcisi Tom Barrack’ın etrafına kümelenenlerdir. Onun işaret ettiği “yeni Türkiye” modelinde, “yeni Osmanlı” demek daha doğru, kendisine yer bulacağını umanlardır. Yanılıyorlar. Sır değil, geçelim.

Tekrarlamaya gerek var mı? ABD’nin, kendisini haydut devlet mertebesine taşıyan suçları ortadadır. Dünyanın hemen her bölgesine kan, acı ve gözyaşı taşıyan devletin Türkiye vaadi barış, demokrasi, insan hakları vb. olacak, öyle mi? Bunu da geçelim.

Yazının başlığına çıkartılan Can Yücel dizesi “Yaşasın Cumhuriyet” şiirindendir. Bu şiirin yer aldığı “Rengâhenk” isimli kitap 1982 yılında yayımlanmıştır. Kitabı “Beynin Piri Reisi Gazi Yaşargil’e” diyerek Gazi Yaşargil’e ithaf etmiştir. Can Yücel ile Gazi Yaşargil ilişkisi bir açıdan Cumhuriyet tarihine dair bir öyküdür ve o yıllara öykünmemize vesiledir.

Devam edelim: “Yaşasın Cumhuriyet”in 12 Eylül günlerinde yazıldığını varsayabiliriz. Can Yücel 12 Eylül’e şiirle direnenler arasındadır ve ülkenin Cumhuriyetle bağını kesmeye dönük en sert darbelerin vurulduğu zamanlarda Cumhuriyete sahip çıkmanın farz olduğunu ifade etmiştir. Çünkü bilinmektedir ki 12 Eylülcü paşalar vakti zamanının tanımı ile “gardırop Atatürkçü”leridir ve Cumhuriyeti en fazla ve sadece “sünnet” olarak gören Türk-İslamcı şemsiyenin altına sığınarak iktidarlarını sağlamlaştıranlardır. Gardıropçularla 12 Mart yargılanmaları sırasında da hesaplaşılmıştır. Ulaş Bardakçı savunmasında “Şunu herkes öğrensin ki: Emperyalizm ve yöneticileri, zamanın büyük devrimcilerini aziz, evliya haline getirir, doktrinlerinin devrimci yanlarını küllendirir, statik, statükocu yanlarını ortaya atar, kendileri için kabul edilebilir yanlarını reklam eder (…)” demiştir.

12 Mart ve 12 Eylül’de Türkiye’nin devrimci geleneği büyük oranda tasfiye edilmiş, devrimcilerin devre dışı bırakılmasıyla gericilerin topluma nüfuz etme kanalları açılmış, uzun ve ayrı mevzu ama diğer taraftan “kimlikçilik” sosyalist saflarda etkisini artırmıştır.

Burada biraz duralım.

Irkçılık, gericilik ve kimlikçilik emperyalizm eliyle güçlenmiştir. Emperyalizm, ırkçılık ve gericiliği ki ikiz kardeş gibidir bunlar, halkları birbirine düşürmek için kullanmakta, teslim almak istedikleri ülkeleri dini ve etnik farklılıklar çomağıyla karıştırmakta ve çoğu yerde görüleceği üzere maalesef sonuç almaktadır. Bu girişimlerin “köpeksiz köyde değneksiz gezer” gibi kolayca hayata geçmesi için de devrimcilerin kafasından sopayı eksik etmemekte ve hatta safların kolay gedik vermesi için kimlikçiliği zerk etmektedir. Birbirimizi kandırmayalım. Durum şudur: Devrimciliğin temel kabullerinden küçük bir sapma, yalpalama ya da onları değişen şartlara ve “yeni insanın” ihtiyaçlarına istinaden “güncelleme” girişimi solun güçsüzleşmesiyle sonuçlanmıştır. Hadi burada “beton solculuk” yapalım: Temel kabullerimiz ve bizi diğer akım ve anlayışlardan ayırt eden hassasiyet hareketimizin anti emperyalist, anti kapitalist ve anti faşist olmasıdır.

Buradan kolayca Cumhuriyete geçebiliriz. Geçer geçmez de bizi yine Can Yücel karşılar. Can Yücel’in Mehmet Altan’ı konu ettiği bir şiiri vardır. Şiir “Mehmet Altan Eski Datça’daymış/ Yirmi yıl oluyormuş burayı mesken tutalı” diye başlar. Bitişi ise başta liberaller olmak üzere bilumum Cumhuriyet düşmanlarına verilen ültimatom niteliğindedir. Şiir şöyle biter: “Şunu da söyleyim: İkinci Cumhuriyet taraflısıdır kendisi/ Sayısını artırmakla düzelecekse Cumhuriyet/ ‘Onuncu Cumhuriyet’ diyelim en iyisi.”

İkinci Cumhuriyet denilen Barrack’ın “Türkiye için en iyi sistem Osmanlı millet sistemidir” demesidir. Erdoğan’ın Türklerin, Kürtlerin, Arapların birlikteliği üzerinden yeni bir ülke ve toplumsal hayat tarifidir. Bahçeli’nin Cumhurbaşkanı olarak değil ama iki yardımcılık için bir Kürt ve bir Alevi atanabileceğine dair sözleridir. Hatırlanacaktır: 2013 yılında Öcalan Türklerin ve Kürtlerin İslam bayrağı altına bin yıldır yaşadığını ve geleceğin bu minvalde ortaklaştırılabileceğinden söz etmişti. Bunlar ikinci Cumhuriyetin sözcüleridir.

Biz ise devrimci Cumhuriyetin neferleriyiz. “Küçük burjuvazinin en sol, en radikal kesiminin” nasıl başardığını biliyoruz. Başaracağız.

Lafı dolandırmanın gereği yok. Açık ve net olarak bunlar Cumhuriyeti, laikliği, yurttaşlığı devre dışı bırakarak yerine ümmeti koymak istiyorlar.

Direneceğiz tabii. “Etimiz ne budumuz ne demeden” direneceğiz. “Sayımızın azlığına, düşmanın çokluğuna” bakmadan direneceğiz.

Lakin direnirken Cumhuriyeti, kurtuluş ve kuruluş hassasiyetlerine uygun bir rotaya sokacağız. Bağımsızlıkçı, laik, kamucu, eşitlikçi bir zemine oturtmaya çalışacağız. Bu konularda surda epey gedik açıldığının farkındayız. Gedikleri kapatacağız. Şunun bilincindeyiz: Ortada bir Cumhuriyet kalmazsa, ayaklarımızı basacak zemin de kalmayacaktır. Mahir Çayan da bu minvalde bir şeyler söylemişti, vakti zamanında. Neydi o? “Zaman gerçekten çok kısadır. Toprak hepimizin hissettiği gibi hızla ayağımızın altından kaymaktadır.” Evet toprak hızla ayağımızın altından kaymaya devam etmektedir. Şu açık ki ayaklarımızı hala ülke topraklarında hissetmemizi sağlayan, Cumhuriyet değerlerinden, kazanımlarından eser kalmamış olsa da, örneğin Gezi’de yürüyen yüz binlerce Cumhuriyetçinin varlığıdır. Dolayısıyla bakmayın “sayımızın azlığına” dediğime. Çok olduğumuzu biliyoruz. Nazar değmesin, göz düşmesin diye…

Adettendir, şiirle başlayan yazılar şiirle biter. Can Yücel’le başlayan İlhan Berk’le bitebilir. İlhan Berk aşk şiirinin orta yerinde böyle yazar: “Cumhuriyetin ilk günleri gibiydi yüzün.”

Derdimiz budur. Selam olsun.

Kısa Kısa

Önceki gün

  1. Takasbank, İşsizlik Sigortası Fonu kaynaklarının kime gittiğini açıklamadı

    Takasbank, İşsizlik Sigortası Fonu’nun aracı kurum üzerinden para piyasasında işlem yapabildiğini doğruladı, ancak fonun kimi finanse edeceğini seçemeyeceğini savundu. Açıklamada hangi aracı kurumun kullanıldığı, Tera bağlantılı kurumlara kaynak aktarılıp aktarılmadığı ve tedbir kararının tarihi yer almadı. Meclis komisyonunda Tera için 9 milyar TL risk dile getirilmişti.

  2. Menzil’den Orhangazi’ye 180 dönümlük yerleşke

    Cumhuriyet'ten Aytunç Ürkmez’in haberine göre, Eğitim-İş Bursa Şubesi, Menzil cemaatinin Orhangazi’de bir bölümü zeytinlik olan yaklaşık 180 dönümlük arazide külliye kurduğunu açıkladı. Şube, arazide iş makinelerinin çalıştığını ve 22 Ekim’de temel atma töreni yapılacağının duyurulduğunu bildirdi. Şube Başkanı Özkan Röna, kamusal alanın tarikatlara bırakılmasını kabul etmediklerini belirterek “Bursa tarikatların değil, Cumhuriyet’in kentidir” dedi.

  3. İBB davasında 7 tutuklu sanığa tahliye

    İBB davasında ara karar açıklandı. Silivri’de görülen davada İstanbul 33. Ağır Ceza Mahkemesi heyeti, yedi tutuklu sanığın tahliyesine, diğer tutuklu sanıkların ise tutukluluk hallerinin devamına karar verdi. Tahliyesine karar verilen isimler Ümit Polat, Nilgün Cendek, Tolga Kılıç, Fatih Temür, Melih Geçek, Aytekin Karaarslan ve Adem Başer oldu. Ancak Melih Geçek, hakkında başka bir dosyadan verilen tutuklama kararı nedeniyle cezaevinde kalmaya devam edecek.

  4. Danıştay, Akbelen’de acele kamulaştırmayı onayladı

    Danıştay 6. Dairesi, Yeniköy-Kemerköy termik santrallarına kömür sağlamak için Akbelen çevresinde 6 köydeki 679 parselin acele kamulaştırılmasına karşı açılan davayı reddetti. Daire, elektrik arz güvenliğini gerekçe gösterdi; bir üye karşı oy kullandı. Köylüler mücadeleyi sürdüreceklerini açıkladı.

  5. Belçika'da öğrenciler sokakta

    Belçika'nın başkenti Brüksel'de yüzlerce genç, eğitim reformlarına ve kesintilerine karşı bir kez daha protesto düzenledi. Merkez İstasyonu'nda yerel saatle 10.00'da toplanan göstericiler, eğitim kesintilerine tepki göstererek antifaşist sloganlar attı. Eyleme bazı öğretmenler ve sendika üyeleri de katıldı.

  6. Diyanet’te fon krizi iddiası: Filistin için ayrılan paralar fonda mı eridi?

    Sözcü Gazetesi'nden Yavuz Alatan’ın haberine göre, yaşanan fon krizi sonrası Diyanet İşleri Başkanı Safi Arpaguş duruma müdahale ederek fonlardan çıkış yapılması talimatını verdi. Ancak bu panik çıkışı, kurumun yatırımından yüzde 48 oranında zarar etmesiyle sonuçlandı.

  7. Fatma Betül Sayan Kaya’nın ablası büyükelçiliğe resmen başladı

    Fon vurgununda yaklaşık 2 milyar TL kazandığı ortaya çıkan ve malvarlığı dondurulduğu öne sürülen eski bakan Fatma Betül Sayan Kaya'nın kız kardeşi Ayşe Hilal Sayan Koytak, büyükelçilik görevine başladı. AKP'li Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın Helsinki’ye büyükelçi tayin ettiği Ayşe Hilal Sayan Koytak, güven mektubunu Finlandiya Cumhurbaşkanı Alexander Stubb’a önceki gün sundu.

  8. Gazze'de tespit edilebilen can kaybı 74 bin 400'e yükseldi

    Gazze'deki Filistin Sağlık Bakanlığından yapılan açıklamada, İsrail'in Ekim 2023'ten bu yana Gazze Şeridi'ne düzenlediği saldırılarda yaşanan can kayıplarına ilişkin son veriler paylaşıldı. Açıklamada, İsrail'in Gazze Şeridi'ne yönelik saldırılarının başlangıcından bu yana toplam can kaybının 74 bin 469'a, yaralı sayısının ise 175 bin 492'ye ulaştığı ifade edildi.

  9. İSKİ'den 'şebekede kanalizasyon suyu' iddialarına yanıt

    İstanbul Büyükşehir Belediyesi bağlı kuruluşu İSKİ kentteki şebeke suyuna kanalizasyon suyu karıştığı yönündeki iddialara ilişkin açıklama yaptı. İSKİ'nin açıklamasında, "İstanbul İl Sağlık Müdürlüğü tarafından kentimizin 39 ilçesindeki farklı noktalardan düzenli olarak su numuneleri alınmakta ve bağımsız denetimler sürdürülmektedir. İstanbul’un içme suyu şebekesine, yürürlükteki mevzuatta belirlenen kalite kriterlerini karşılamayan suyun verilmesi söz konusu değildir" denildi.

  10. MEB duyurdu: Okullarda 'ortak yazılı sınav' dönemi

    Milli Eğitim Bakanlığı (MEB) tüm okullarda "ortak yazılı sınav" sistemine geçti. Yeni sistemle ortaokul ve liselerde hep aynı sınav uygulanacak. Sorular yapay zeka destekli ve açık uçlu olacak.

  11. Erdoğan: "Sağlıkta Türkiye’yi küresel çekim merkezi haline getireceğiz"

    İstanbul Üniversitesi Hastanesi Çapa ve Esenyurt Yerleşkesi Toplu Açılış ve Temel Atma Töreni’nde konuşan Cumhurbaşkanı Recep Tayip Erdoğan, "Sağlıkta Türkiye'yi küresel çekim merkezi haline getireceğiz. Milletimize her anlamda hizmet etmeye çok güçlü şekilde devam edeceğiz" açıklamasında bulundu.

  12. Öcalan'dan yeni 'süreç' açıklaması: “Hukuki güvenceler olmadan demokratik siyaset kalıcılaşmaz"

    Feshedilen PKK'nın lideri Abdullah Öcalan, fesih ve silah bırakma kararını yeni bir dönemin başlangıcı olarak nitelendirirken, kalıcı barış için Kürt kimliğinin, dilinin ve kültürünün güvence altına alınmasını, demokratik siyasetin önündeki engellerin kaldırılmasını ve eşit yurttaşlığın hukuki güvenceye kavuşturulmasını istedi. Öcalan, “Hukuki güvenceler olmadan demokratik siyaset kalıcılaşmaz, barış süreci de başarıya ulaşamaz” dedi.

  13. İstanbul Valisi Gül: Dere yatağındaki yerler yıkılacak

    İstanbul'da yaşanan sel felaketine ilişkin basın mensuplarına açıklamalarda bulunan İstanbul Valisi Davut Gül şu ifadeleri kullandı: "Dere yatağını işgal eden yerler yıkılacak. Bugün ve yarın yağış var. Ama çok büyük beklemiyoruz. Yağış olacak. Toprak yağışa doydu. Bazı yerlerde toprak kayması olabilir. Toprak kayması ve binaların çökme riski var. Binaların çökmesi ile ilgili kendi binasında risk görenleri misafir etmeye hazırız. Birkaç gün şüphesi olan herkesi bekliyoruz."

  14. Ege Üniversitesi'nde gece yarısı 'köpek baskını'

    Ege Üniversitesi Hayvan Hakları Topluluğu'na ait eğitim merkezine Bornova Belediyesi köpekleri toplamak için gece baskını düzenledi. Polis yardımıyla 200'e yakın köpek toplatıldı. Köpeklerin toplatılmasına karşı eğitim merkezinin önünde bir araya gelen öğrencilerle, belediye ekipleri ve polis arasında arbede yaşandı.

  15. Şamil Tayyar: Esenyurt so­ruş­tur­ma­sın­da ‘hatırlı’ biri devreye girdi

    Eski AKP Milletvekili Şamil Tayyar, kayyum yönetimindeki Esenyurt Belediyesi'ne ilişkin soruşturmada tutuklanan Başkan Yardımcısı Yusuf Ulutaş için 'hatırlı biri'nin devreye girerek Recep Tayyip Erdoğan'a ulaştığını açıkladı. Olayı sosyal medya hesabından paylaşan Tayyar, Erdoğan'ın ise “Bu işe karışmayın” dediğini öne sürdü.

  16. İBB davasında bir soruşturma daha

    Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığı, Silivri'deki İstanbul 33. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülen İBB davasının 15-16 Ekim 2026 tarihli duruşmaları sırasında çekildiği anlaşılan görüntülerin sosyal medya hesaplarında paylaşılması üzerine resen soruşturma başlatıldığını açıkladı.

  17. Etimesgut Belediyesi so­ruş­tur­ma­sın­da 7 tutuklama

    Etimesgut Belediyesi'ne yönelik soruşturma kapsamında 7 kişi tutuklandı. Belediye başkan yardımcılarının da aralarında bulunduğu 7 kişi tutuklanırken, 4 şüpheli hakkında ev hapsi kararı alındı.

  18. İran'dan Trump'ın 'bombaların anası' tehdidine yanıt

    İran Savunma Bakan Vekili Tuğgeneral Seyyid Mecid İbnu’r Rıza, ABD Başkanı Donald Trump’ın İran’a karşı “bombaların anası” olarak bilinen GBU-43/B bombasını kullanma ihtimaline ilişkin açıklamasına yanıt verdi. Rıza, "Bombaların isimlerinin ve boyutlarının bir önemi yok. Sizin bombanız, küresel itibarınızda, ABD ekonomisinde ve hatta seçim hesaplarınızda patlayacak. Sizi bugün 'Merhaba efendim' demek zorunda kaldığınız noktaya getiren, hesapları değiştiren füzelerimizin gücüdür" dedi.

  19. AKOM açıkladı: Kuvvetli sağanak İstanbul'u ne zaman terk edecek?

    İstanbul Büyükşehir Belediyesi (İBB) Afet Koordinasyon Merkezi (AKOM), haftalık hava tahmin raporunu paylaştı. Rapora göre, yaklaşık 1 haftadır kent genelinde etkili olan kuvvetli sağanak, yarından itibaren İstanbul'u terk edecek. Hava sıcaklığı ise tekrar 20 derece civarına yükselecek.

  20. Kripto do­lan­dı­rı­cı­lı­ğı: Interpol tarafından aranan ABD'li İstanbul'da yakalandı

    Adalet Bakanı Akın Gürlek, ABD ve Finlandiya’da 1 milyar dolarlık kripto varlık dolandırıcılığı gerçekleştirdiği iddiasıyla hakkında Interpol tarafından kırmızı bülten çıkarıldığı bildirilen ABD vatandaşı Richard James Schueler'in İstanbul’da yakalanarak gözaltına alındığını duyurdu. 'Kripto balinası' olarak bilinen Schueler, Beşiktaş ilçesinde çarşamba sabah saatlerinde yapılan MİT operasyonuyla yakalanmıştı.

  21. SPK'dan Hedef Portföy kararı

    Sermaye Piyasası Kurulu (SPK), Hedef Portföy Yönetimi AŞ'nin kurucusu olduğu yatırım fonlarının tasfiye işlemlerinin başlatılmasına karar verdi. Tasfiye süreci, daha önce üç portföy yönetim şirketinin fonları için belirlenen esaslar çerçevesinde yürütülecek.

  22. İçişleri Bakanlığı’ndan birçok il için sağanak ve fırtına uyarısı

    İçişleri Bakanlığı, Meteoroloji Genel Müdürlüğü'nün son tahminlerine dayanarak, 17 Ekim Cumartesi günü birçok ilde kuvvetli sağanak yağış ve fırtına beklendiğini duyurarak ani sel, su baskını, yıldırım, dolu ve ulaşımda yaşanabilecek aksamalara karşı dikkatli ve tedbirli olunmasını istedi.

  23. SPK'dan 37 kişi hakkında suç duyurusu

    Sermaye Piyasası Kurulu (SPK), iki şirketin hisselerinde gerçekleştirilen işlemler nedeniyle 37 kişi hakkında suç duyurusunda bulunulmasına karar verdi. Kurul, 42 kişi ve şirkete 2 yıl işlem yasağı getirirken 21 kişinin de lisanslarını iptal etti.

  24. İstanbul'da selde kaybolan Ahmet Derin’in kızı: "Babam katledildi, hesabını soracağız"

    İstanbul’da sağanak yağışın ardından Kağıthane Deresi’nden otomobili çıkarılan Ahmet Derin’den haber alınamıyor. Derin’in kızı Arzu Derin, sosyal medya hesabından babasının bulunması için yardım çağrısında bulundu. Derin, "Parçalanmış arabayı bulduk. Umudum kalmadı. Babamı bulun, gidecek bir yerimiz olsun. Babam katledildi. Hesabını soracağız, söz veriyorum babam. Fırtına gelmeden bulun, babamız soğukta kalmasın" ifadelerini kullandı.

  25. Trump, Rusya yaptırımlarını askıya aldı

    ABD Başkanı Donald Trump, Rusya'yı hedef alan yeni yaptırımların askıya alınmasını öngören kararnameyi imzaladı. Beyaz Saray, karara 'ulusal çıkarlar' gerekçesini gösterdi. Kararname, Rusya'ya yönelik yaptırım ve tarife öngören yasanın yürürlüğe girmesine iki gün kala imzalandı.

✓